|
ÖZET: Başvuru, Buca Belediyesi’ne yönelik olarak, Adatepe Mahallesi’ndeki İncisokak’ta bulunan beton engellerin kaldırılması ve yolun imar planına uygun hale getirilmesi ile geçici aydınlatma talebini içermektedir. Şikayetçi, mevcut durumun araç geçişine engel olduğunu ve güvenlik sorunları yarattığını belirtmiş, bu nedenle ilgili idareye başvuruda bulunmuştur. İdare, yolun kamuya terk edilmesi gerektiğini ve mevcut mülkiyet sorunları nedeniyle aydınlatma talebine olumsuz yanıt vermiştir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi, yolun imar planında 10 metre genişliğinde olması gerektiğini, ancak fiilen 4.5 metre açık olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, tarihi duvarların korunması gerektiği belirtilmiş ve bu nedenle yolun açılması için gerekli adımların atılmasının uygun olup olmadığına dair görüş sorulmuştur. İlgili kurumlar, yol çalışmaları tamamlanmadan aydınlatma talebinin değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar almış, Buca Belediyesi’ne yolun imara uygun şekilde açılması ve aydınlatma konusunun çözülmesi için gerekli koordinasyonun sağlanması tavsiyesinde bulunmuştur. Bu süreçte, kamu güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların haklarının korunması adına hızlı ve etkili adımlar atılması gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7985-S.21.12805
BAŞVURU NO : 2020/102625
KARAR TARİHİ : 25/05/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BUCA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şikâyetçinin ikametgâhının bulunduğu sokak üzerindeki beton
BAŞVURUNUN KONUSU :
engellerin kaldırılarak imar planına uygun yol haline getirilmesi ve bu süreç içerisinde yolun geçici olarak ışıklandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; İzmir İli Buca İlçesi Adatepe Mahallesi inci Sokak numaralı binada ikamet ettiğini, evinin girişinin olduğu numaralı sokağın Hasanağa Bahçesi ile bitişik olduğunu, mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planında talep konusu sokak ve sokağın yol olarak birleştiğini ve inci sokağın 10 metre yol olarak gözüktüğünü, mevcut durum itibariyle inci sokaktan üncü sokağa ulaşımın sağlanamadığını, inci sokak içerisinde önceden beton döküldüğü için araç ulaşımının mümkün olmadığını, ayrıca yol üzerinde aydınlatma olmaması nedeniyle güvenliğinden endişe eden eşi tarafından e-Devlet üzerinden sokağın aydınlatılması talebiyle TEDAŞ Anonim Şirketine başvuruda bulunulduğunu ve talebe istinaden verilen cevapta; “Sokak imar planlarına göre oluşmadığından sokak içine direk dikilemediği, imar planlarına göre sokak ulaşıma açıldığı takdirde değerlendirileceği” bilgisinin verildiğini, sokağın mevcut haliyle ulaşıma elverişsiz olmasının kamu güvenliğine aykırı faaliyetlerin meydana gelmesini elverişli hale getirdiğini, bu durumun özellikle geceleri sokak içerisinde alkol ve madde kullanımını ve teminini hayli kolay kıldığını, bu nedenle sokağın ulaşıma açılarak ışıklandırılması için Buca Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, İdare tarafından yolda kamuya terki yapılması gereken taşınmaz bulunduğu, ayrıca yol kenarındaki duvarın da İzmir Büyükşehir
Belediyesi mülkiyetinde bulunduğu, yol üzerinde fiziki ve mülki el atma olduğu gerekçeleriyle görüşmelerin devam ettiği cevabının verildiğini,
2. Mahalde yaşayan kişiler tarafından da yıllardır süregelen başvurular yapıldığını, şikayet olunan
Belediye tarafından bu başvuruların aynı şekilde cevaplandığını, taşınmazı 2019 yılında satın aldığını, /
taşınmaz hakkında yapı kullanım izninin şikayet edilen belediye tarafından yine 2019 yılında verildiğini, taşınmazda, yapı kullanım ruhsatında da yer aldığı şekliyle asansörlü garaj bulunduğunu, garajın girişi talebe konu inci sokaktan aldığını, mevcut haliyle garaja giriş çıkış yapılmasının imkansız bir hal aldığını, kendisi dahil garaja giriş yapmayı deneyen kişilerin araçlarında maddi hasarlar oluştuğunu, İdare tarafından verilen cevapta, yol üzerinde bulunan taşınmazların mülkiyetinin kamuya terk edilmesi gerektiğinden bahsedildiğini, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7 inci maddesinde, yolları yapmanın Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasında sayıldığını, gerek 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gerekse 1/5000 ölçekli nazım imar planında şikayete konu inci sokağın metre yol olarak gözüktüğünü, ancak İdare tarafından mülkiyetlerin kamuya terk edilmesinden bahsedildiğini, yol yapmanın yanında imar planında kamusal alana rastlayan alanların kamulaştırılmasının da gerek 2942 sayılı Kanun gerekse 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11 inci maddesi uyarınca Belediyelerin görevleri arasında yer aldığını, Anayasa’nın 127 nci maddesi ile bölge halkının mahalli müşterek ihtiyacının karşılanması amacıyla kurulan belediyelerin, en temel mahalli müşterek ihtiyaçlardan birisi olan yolu yapması gerektiğini, bu haliyle belediye tarafından yoldan kamusal yararlanmanın sağlanmasına yönelik hiçbir önlem alınmadığını, keza yolun bu haliyle kaldığı sürece kamu düzeninin unsurlarından biri olan genel güvenlik unsurunun da tehlikeye girdiğini, kişilerin akşamları evlerine girerken can ve mal güvenliğinden endişe ettiklerini,
3. Talep dilekçesini Belediye Başkanlığına hitaben yazdığı halde salt Fen İşleri Müdürlüğü tarafından
“altyapı işlerinin kamuya terkleri sağlanmış alanlarda tesis edildiği” gerekçesiyle tarafına belirsiz cevap vermesinin idarenin açıklığı ilkesi ile de bağdaşmadığını, İdarenin görev bilinciyle hareket etmesinin dürüstlük ilkesinin bir gereği olduğunu, Günışığında Yönetilme hakkının, idarenin açıklığının da bir gereği olduğunu, mahalli müşterek bir ihtiyaç olan yolun yapılarak ulaşıma açılması yerine yol üzerindeki mülkiyetin kamuya terkinin beklenmesi yönünde belirsiz bir süre öngören idarenin cevabının demokratik idare anlayışına uygun olmadığının da açık olduğunu” iddia ederek “ inci sokak üzerinde bulunan beton engellerin kaldırılarak yolun mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun hale getirilmesi, bunun gerçekleştirilmesi için kamulaştırma yapma-idareler arası taşınmaz mal devri gibi somut adımların atılması ve bu süreç gerçekleşene kadar kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik koordinasyonun sağlanması (geçici olarak ışıklandırma için TEDAŞ ile iletişim vb.) yönünde Tavsiye Kararı verilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 28/1/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “10/08/2020 tarihli No.lu Meclis Kararı ile kabul edilen
“İzmir Büyükşehir Belediyesi Kıyı ve Sahil Şeridi, Yol, Meydan ve Yeşil Alan Yetki ve Görev Uygulama
Yönetmeliği”nin Yollar başlıklı 4’üncü maddesinin üçüncü bendinde yer alan “Ek-l de belirtilen veya ek-I de bulunmayan ancak Uygulama İmar Planlarına göre en az 17 metrelik yolların dışında kalan yolların, bu yollar üzerindeki yaya alt ve üst geçitlerinin kamulaştırma, yapım, bakım ve onarımından İlçe Belediyeleri sorumludur. ” ifadesine istinaden uygulama imar planında 10 metre genişliğinde olan söz konusu
Sokağın sorumluluğunun ilçe belediyesinde kaldığı”;
5. Buca Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü tarafından gönderilen 28/1/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “konunun incelendiği, ilgi yazıya konu Buca İlçesi, Adatepe Mahallesi, /
65 sokak ve devamında yer alan sokağın yürürlükteki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında 10 metre
genişliğinde belirlenmiş olduğu”;
6. Buca Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından gönderilen 2/4/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle;
6.1. “Yapılan değerlendirmede; şikayete konu olan yolun, Bitişik Nizam 4 kat konut yapılaşma koşuluna sahip ada ile Belediye Çok Amaçlı Piknik ve Halka Açık Sergi Alanı kullanımında olan ada parsel (Hasan Ağa Parkı) arasında kalan ve yürürlükteki imar planlarında 10.00 metrelik imar yolu olarak gözüken yolun fiilen yaklaşık 4.50 metre olarak açık olduğu, konut adasında kalan adanın ve üstündeki ruhsatlı yapıların tamamının imar planına ve imar hattına uygun şekilde yapılaştığı, Hasan Ağa Parkının kurulu olduğu ada no.lu parselin adaya bakan cephesinde yığma taş duvar ile kapalı olduğu, mevcut duvarın her ne kadar ada no.lu parsel mülkiyet sınırında olsa da yürürlükteki imar planındaki 10.00 metrelik yolun orta aksına yakın yerde bulunduğunun belirlendiği, ada no.lu parselin 2863 sayılı yasa uyarınca Doğal Sit Alanı seçildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 02/04/2019 tarih sayılı yazısında anılan parselin tapu kütüğü beyanlar hanesinde bulunan Doğal Sit Alanı şerhinin kaldırılarak, Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı şerhinin konulmuş olması nedeni ile ada no.lu parsel ile ada arsında bulunan 10.00 metrelik imar yolunun açılması için imar planında yol gövdesinde kalan duvarların kaldırılmasının uygun olup olmadığının belirlenmesi için İzmir 1 No.lu Tabiat
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na 14/01/2021 tarih sayılı yazı ile görüş sorulduğu,
6.2. İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26/02/2021 tarih sayılı yazısı ekinde gönderilen 18/02/2021 tarih 11962 sayılı kurul kararında “… ada nolu parselin adaya bakan cephesinde yer alan duvarların İzmir Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun
17.12.2002 tarih savılı ve 26/7/2011 tarih sayılı kararları eki çevre düzenleme projelerinde
mevcut hali ile korunmasına karar verilen Hasan Ağa Bahçesine ait özgün bahçe duvarları olduğundan kaldırılmasının uygun olmadığına, söz konusu duvarlarını koruyacak şekilde hazırlanacak İmar planı değişikliğinin kurula iletilmesi ve taşınmazın sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı sınırları içerisinde kaldığından konunun Çevre ve Şehircilik il
Müdürlüğü’ne iletilmesine” karar verildiğinin aktarıldığı, ilgi kurul kararının imar Planı değişikliği ile ilgili birim olan Plan ve Proje Müdürlüğü’ne 18.03.2021 tarih sayılı yazı ile iletildiği, ilgili müdürlükçe değerlendirme ve çalışmaların yapılacağı” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 7.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “(…)
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. (…) ”, 7.2. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65’inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”, /
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: g) Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek… İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır: …a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullan,, 10. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları
Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. …
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…” hükmüne, 11. 13/04/2005 tarihli ve 25785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik Davranış
İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 11.1. 5’inci maddesinde; “Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindenliği ve beyana güveni esas alırlar.” hükmüne, 11.2. 6’ncı maddesinde; “Kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedeflerler.” hükmüne, 11.3. 7’nci maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütürler, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatırlar.” hükmüne, 11.4. 8’inci maddesinde; “Kamu görevlileri, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranırlar. Ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket ederler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Uyuşmazlık konusu özetle; Buca İlçesi, Adatepe Mahallesi, Sokaktan Sokağa ulaşımın sağlanamadığı, 65 Sokak içerisine önceden beton döküldüğü için araç ulaşımının mümkün olmadığı, Sokak, No:3 adresindeki Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlenmiş yapının asansörlü otoparkının kullanımının yolun bu haliyle mümkün olmadığı ve yol üzerinde aydınlatma bulunmaması nedeniyle kamu güvenliğinin azaldığı iddiasıyla yolun mevcut 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun hale getirilmesi, bunun gerçekleştirilmesi için kamulaştırma yapma-idareler arası taşınmaz mal devri gibi somut adımların atılması ve bu süreç gerçekleşene kadar kamu güvenliğinin sağlanmasına yönelik koordinasyonun sağlanması talebi hakkındadır.
14. Sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı Anayasanın 56’ncı maddesinde düzenlenmiş olup, bir pozitif statü hakkıdır. Bu yüzden devletin hakkın gerçekleşmesine yönelik olumlu edimlerde bulunması gerekmektedir. İmar mevzuatıyla getirilen düzenlemeler, devlete verilen görevlerin yaşama geçirilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Anayasanın 5’inci ve 56’ncı maddeleri ile devlete verilen görevlerin yerine getirilmesi, belli bir plan ve program çerçevesinde gözetim ve denetim ile gerçekleşebilir. Anayasada yer alan “sağlıklı ve dengeli çevre” kavramına, doğal güzelliklerin korunduğu, kentleşme ve sanayileşmenin getirdiği hava ve su kirlenmesinin önlendiği bir çevre kadar, belli bir plan ve programa göre düzenlenmiş çevrenin de gireceği kuşkusuzdur. İmar planları, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin donatımı ve mali, sosyal kültürel ve ticari yönden kullanılışı gibi konularda yapılacak araştırma ve incelemeler sonucu elde edilecek bilgilere göre, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan veya edinilecek olanaklar ölçüsünde, en iyi çözüm yollarına ulaşmak, belde halkına iyi ve uygar bir yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanlar arasındaki bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanmaktadır (Bkz. Anayasa
Mahkemesinin 01/10/2009 tarihli ve sayılı Kararı). Bu kararda da vurgulandığı üzere düzenli bir kentleşmenin aracı olan imar planları ile imar planlarının uygulanması, Anayasa
Mahkemesi tarafından sağlıklı ve dengeli bir çevrenin unsurları arasında değerlendirilmektedir.
15. İlgili İdareler tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından şikâyete konu yoldaki yetki ve sorumluğun ilçe belediyesine ait olduğunun, Buca Belediye Başkanlığı tarafından ise ada ile ada parsel (Hasan
Ağa Parkı) arasında kalan ve yürürlükteki imar planlarında 10.00 metrelik imar yolu olarak gözüken yolun fiilen yaklaşık 4.50 metre olarak açık olduğu, Hasan Ağa Parkının kurulu olduğu ada no.lu parselin
adaya bakan cephesinde yığma taş duvar ile kaplı olduğu, mevcut duvarın her ne kadar 88 ada 1 no.lu parsel mülkiyet sınırında olsa da yürürlükteki imar planındaki 10.00 metrelik yolun orta aksına yakın yerde bulunduğunun belirlendiği, ada no.lu parsele Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve
Kontrollü Kullanım Alanı şerhinin konulmuş olması nedeni ile ada no.lu parsel ile ada arsında bulunan 10.00 metrelik imar yolunun açılması için imar planında yol gövdesinde kalan duvarların kaldırılmasının uygun olup olmadığının belirlenmesi için İzmir No.lu Tabiat Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulu’na 14/01/2021 tarih sayılı yazı ile görüş sorulduğu, İzmir 1 Numaralı Kültür
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26/02/2021 tarih sayılı yazısı ekinde gönderilen 18/02/2021 tarih sayılı kurul kararında “… ada nolu parselin adaya bakan cephesinde yer alan duvarların İzmir Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun 17.12.2002 tarih savılı ve 26/7/2011 tarih 6197 sayılı kararları eki çevre düzenleme projelerinde mevcut hali ile korunmasına karar verilen Hasan Ağa Bahçesine ait özgün bahçe duvarları olduğundan kaldırılmasının uygun olmadığına, söz konusu duvarlarını koruyacak şekilde hazırlanacak imar planı değişikliğinin kurula iletilmesi ve taşınmazın sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı sınırları içerisinde kaldığından konunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne iletilmesine” karar verildiğinin aktarıldığı, ilgi kurul kararının imar Planı değişikliği ile ilgili birim olan Plan ve Proje Müdürlüğü’ne 18.03.2021 tarih sayılı yazı ile iletildiği, ilgili müdürlükçe değerlendirme ve çalışmaların yapılacağı”nın belirtildiği anlaşılmıştır.
16. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 18/2/2021 tarihli ve 11962 Karar No.lu kararı ile “İzmir İli, Buca İlçesi, tapunun ada, parsel numarasında kayıtlı bulunan, kamu mülkiyetine ait, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun 20.03.2002 tarih ve 9808 sayılı kararı ile 2. Grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen, İzmir 2 Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 27.12.2018 tarih ve 597 sayılı kararı İle Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı sınırları içerisinde yer alan, İzmir 1 Numaralı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 31.07.2002 tarih ve 10038 sayılı kararı ile tescilli yapı hariç yasal olmayan yapıların kaldırılmasına, taşınmazın çevresini kuşatan duvarların özgün kısımlarının korunarak hazırlanacak projelerin iletilmesine karar verilen, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu’nun 17.12.2002 tarih ve 10177 sayılı kararı ile bahçe duvarlarının düzenlenmesine yönelik hazırlanan projenin uygun olduğuna, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu’nun 26.07.2011 tarih ve 6197 Sayılı kararı ile çevre düzenleme projesi uygun bulunan taşınmazın
83 adaya bakan cephesinde bulunan kısımda imar planlarına göre yol gövdesinde kalan yığma taş duvarın
kaldırılarak yolun imar planındaki genişliğe (10.00 metre) getirilmesi gerektiği bu nedenle anılan duvarın tescilli olup olmadığı, yıkımına engel bir durum oluşup-oluşmadığı hususlarına dair görüşün iletilmesinin istenildiği, …yapılan görüşmeler sonucunda; İzmir İli, Buca İlçesi, tapunun 88 ada, 1 parsel numarasında kayıtlı bulunan, kamu mülkiyetine ait, 2. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenen ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı sınırları içerisinde yer alan taşınmazın 83 adaya bakan cephesinde yer alan duvarların; İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kurulu’nun 17.12.2002 tarih ve 10177 sayılı ve İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Bölge Kurulu’nun 26.07.2011 tarih ve 6197 sayılı kararlan eki çevre düzenleme projelerinde mevcut hali ile korunmasına karar verilen Hasan Ağa bahçesine ait özgün bahçe duvarları olduğundan kaldırılmasının uygun olmadığına, söz konusu duvarları koruyacak şekilde hazırlanacak imar planı değişikliğinin Kurumumuza iletilmesine, taşınmazın Sürdürülebilir
Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı sınırları İçerisinde kaldığından konunun Çevre ve Şehircilik
İl Müdürlüğü’ne iletilmesine” karar verildiği görülmektedir.
17. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7’nci maddesinde, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yolların,
meydanların, bulvarların, caddelerin ve ana yolların yapımının büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumluluğunda bulunduğu, kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmanın ise ilçe belediyesinin görev, yetki ve sorumluluğunda bulunduğu, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde ise imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı hizmetleri hizmetlerini yapmanın belediyenin görev ve sorumluluğu olduğu hükmüne yer verilmiştir.
18. Şikayetçinin iddiası nazım imar planında ve uygulama imar planında yol olarak ayrılan sokağa ait imar yolunun yapılmadığı ve kamu düzenine aykırı olayların önlenmesi adına gerekli çalışmaların yapılarak sokağın aydınlatılması hususlarına yöneliktir. Somut olayda, aydınlatma konusunda yetkili ve görevli olan Tedaş Gediz Bölge Müdürlüğü cevabi yazısında, bölgede aydınlatma tesisi bulunmadığı, Genel
Aydınlatma Yönetmeliği’ nin “Genel Aydınlatma Yükümlülüğü” başlıklı 5. Maddesinde yer alan “(1)
Dağıtım şirketi; dağıtım bölgesindeki yerleşim yerlerinde bulunan otoyollar ve özelleştirilmiş erişme kontollü karayolları hariç, kamunun genel kullanımına yönelik bulvar, cadde, sokak, köprü, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi aydınlatmasından ve bunlara ait gerekli aydınlatma ve ölçüm sistemlerinin tesis edilmesi ve işletilmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, imar planlarında bulvar, cadde veya çıkmaz sokaklar dahil, sokak olarak belirlenen meskun yerlerin tamamını kapsar…” hükmü doğrultusunda bölgede ilgili Belediye’nin imara uygun olarak yol çalışmalarını tamamlamadığından talebin genel aydınlatma kapsamında değerlendirilemeyeceği, söz konusu çalışmaların tamamlanmasına müteakip
Şirket tarafından gerekli işlemlerin gerçekleştirilerek aydınlatma ihtiyacının karşılanabileceği yönünde cevap verdiği, Kurumumuzca yapılan değerlendirmede, yol çalışması Belediye tarafından tamamlanmadığından TEDAŞ Gediz Bölge Müdürlüğü’ne kusur atfedilemeyeceği, Buca Belediye
Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda belirtilen süreçlerin makul süre içinde tamamlanması akabinde aydınlatma talebine konu olan talebin değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.
19. Dosya kapsamında yer alan Buca Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün Kurumumuza iletilmek üzere
İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne hitaben verdiği 12/1/2021 tarihli ve sayılı cevapta;
19.1. Buca Hasanağa Parkı’nın kuzey cephesine bitişik durumunda bulunan ve Sokak güzergahları ile ilgili belirtilen hususların bilgileri ve takipleri dahilinde olup, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir 1
Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü, Adatepe
Mahallesi Muhtarlığı ve teknik altyapı kuruluşları ile devam etmekte olduğu, 19.2. İzmir İli, Buca İlçesi, Adatepe Mahallesi, Sokak güzergahının yürürlükteki 1/1000 Ölçekli uygulama imar planına güre 10 metre genişliğe sahip imar yoluna isabet ettiği, yol hattının kuzeyinde yer alan, tapunun İzmir İli, Baca İlçesi, Dumlupınar Mahallesi, ada, parsellerin 3194 sayılı İmar Kanunun 16’ncı maddesi hükümlerince kamuya terklerinin sağlandığı ancak, yol hattının güney cephesinde, mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait ve kadastral nitelikli tapunun İzmir
İli, Buca İlçesi, Dumlupınar Mahallesi, 88 ada 1 parsel taşınmazın imar planında belirtilen yol hattına mülki tecavüzü bulunduğu, 19.3. Mevcut durumda, bakım ve sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesine ait olarak Buca
Hasanağa Parkı olarak kullanılan alanın İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu Müdürlüğü’nün 19/08/2019 tarih ve 721 sayılı kararı ile “Sürdürülebilir Koruma Kontrollü
Kullanım Alanı” statüsü kazandığı, parkın ve ’inci Sokak cephelerinin koruma altındaki tarihi duvarlar ile çevrili olduğu, duvarların mülkiyet hattına isabet etmesinin ( ada parsel) imar yoluna fiili el atma durumu oluşturduğu,
19.4. Şikayetçinin dilekçesine verilen cevapta bahsi geçen hususlardan açık ve detaylı biçimde bahsedildiği, mevcut durumun hassasiyet arz eden bölümünün Kurumumuza iletilmediği, mevcut durumun hassasiyet arz eden bölümünün iletilmemesinin eksik ve yanıltıcı bir söylem olduğu, 19.5. Buca Hasanağa Parkı çevresinde yer alan tarihi duvarların bila tarihte İzmir Büyükşehir
Belediyesi tarafından bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı, bu süreçte mevcut duvar yüksekliklerinin düşürüldüğü, ancak ve Sokaklara cepheli duvar hatlarında bu uygulamanın yapılmadığı ve yüksekliklerinde bırakıldığı, 19.6. Belediyeye sunulan talep ve şikayetlerde, yeterli aydınlatma ve caydırıcı güvenlik donanımları bulunmayan yaklaşık 4 metre yüksekliğe sahip duvarın hem sokak hem park taraflarında toplum güvenliğine ve sağlığına aykırı durumların yaşandığının belirtildiği, 19.7. Adatepe Mahallesi, ve Sokaklar kesişiminde, yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre yol gövdesine isabet etmekte olan tapunun İzmir İli, Buca İlçesi, Dumlupınar Mahallesi, 88 ada. 3 parsel ve üzerinde tek katlı kargir yapı bulunduğu, sokak güzergâhının taşıt trafiğine açılabilmesi için taşınmazın zemin/zeminüstü terklerinin tamamlanması gerektiği, 19.8. Sonuç olarak, Adatepe Mahallesi Sokak güzergâhının mevcut hali ile düzeltilmesine yönelik, zemin kaplamasının sökülmesi, molozların kaldırılması, yeni altyapı imalatının yapılmasının ağır iş makinaları gerektiren işlemlerden olduğu, yaklaşık 4 metre genişliğe sahip yol üzerinde bu şekilde bir çalışma yapılmasının fiziki olarak mümkün olmadığı gibi herhangi bir koruması bulunmayan tarihi yapılara verilebilecek telafisi mümkün olmayan hasarların oluşmasından kaçınılması gerektiği, 19.9. Tüm sürecin İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü denetiminde yürütülerek, Komisyondan mevcut duvar sırasının imar planında belirtilen hatta çekilmesine yönelik bir karar durumunda konunun işin uzmanları tarafından yapılması gerektiği, 19.10. ve Sokakların “çıkmaz sokak” durumuna getirerek güvenlik ve toplum sağlığı tehlikesi yaralan ada parsel ve üzerinde yer alan yapının zemin/zeminüstü terklerinin tamamlanması gerektiği, 19.11. Yol güzergahı üzerinde yer alan mülki el atmanın 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerince bertaraf edilmesi veya mülk sahibi durumunda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından altyapı çalışmalarına yönelik olur alınması gerektiği, 19.12. Bu süreç zarfında vatandaşların yaşanan olumsuzluklardan asgari ölçüde etkilenmeleri adına, “geçici” çözümlerin kurulup/kurulamayacağı yönünde TEDAŞ ve Buca İlçe Emniyet Müdürlüğünden görüş alınmasının uygun olacağı, 19.13. Buca Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü olarak konunun hassasiyetle takipçisi olduklarını, kentin gelişmesi, tarihi değerlerin korunması ve vatandaşların huzuruna yönelik yetki ve sorumlulukları çerçevesinde yapılacak yetkilendirmelere personel ve araç envanteri dahilinde ivedilikle iştirak edecekleri şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
20. 19.07.2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve
Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin “Doğal sitlerin tespit ilke ve kriterleri” başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrılmaktadır.
Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı, Yönetmeliğin “Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının ayırt edici özellikleri” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında, barındırdığı siluet, jeolojik ve ekolojik değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla alanın potansiyeli ve kullanım özellikleri göz önünde bulundurularak, kesin korunacak hassas alan ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, entegre tesis, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlar şeklinde tanımlanmıştır.
21. 23.03.2012 tarih ve 28242 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara
Dair Yönetmeliğin “Doğal sit alanlarında yapılacak koruma amaçlı imar planları” başlıklı 5’nci maddesinde, bir alanın doğal sit alanı olarak ilanının, bu alandaki her ölçekteki plan uygulamasını durduracağı, sit alanının etkileşim-geçiş sahası göz önünde bulundurularak varsa çevre düzeni plan kararları ve notlarının, alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirileceği ve Bakanlıkça onaylanacağı, 19/7/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve
Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik gereğince yapılacak yeniden değerlendirme sonucunda; 1. Derece doğal sit alanı iken Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı olarak, 2. ve 3. Derece doğal sit alanı iken Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı olarak ilan edilen alanlarda yeni koruma amaçlı imar planları yapılıncaya kadar Korunan Alanların
Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümleri ile yeni statüler için belirlenen ilke kararlarına aykırı olmamak şartıyla yürürlükteki koruma amaçlı imar planları geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
22. Hukuk devleti ilkesi idarenin “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranmasını gerektirmektedir. Buna göre, idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması gerekir. Hukuk devletinde idareden beklenen açık ve güvenilir olma yükümlülüğüne uygun davranmasıdır. Haklı beklenti, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin bir çıkarları ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ya da edinebileceklerini ümit etmelerini ifade eder (Anayasa Mahkemesinin 31/01/2013 tarihli E. 2011/45
K. 2013/24 sayılı kararı).
23. Anayasa’nın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri de kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
(Anayasa Mahkemesinin 07/04/2016 tarihli ve E.2015/94, K. 2016/27 sayılı kararı) Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır. (Anayasa Mahkemesinin
18.10.2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararı)
24. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan Hakları
Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik Ve Şeffaflık” başlığı altında; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın
Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.
25. Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmakta olup, kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
26. Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte kamu görevlilerinin kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindenliği ve beyana güveni esas alacakları; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedefleyecekleri; kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütecekleri, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacakları, çalıştıkları kurum veya kuruluşun amaçlarına ve misyonuna uygun davranacakları, ülkenin çıkarları, toplumun refahı ve kurumlarının hizmet idealleri doğrultusunda hareket edecekleri belirtilmiştir.
27. Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır. Bilindiği üzere Anayasanın 65 inci maddesinde devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hususu hüküm altına alınmıştır. Belediye Kanununda, belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapılarını; coğrafî ve kent bilgi sistemlerini ya kendisinin yapacağı ya da yaptırabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 65 inci maddesine benzer şekilde Belediye
Kanununun 14 üncü maddesinde de belediye tarafından hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Sınırlı mali kaynaklara sahip olan belediyelerin kendisine verilen görevleri yerine getirmesine yönelik yapacağı plan ve programlarda bu öncelik sıralamasının belirlenmesi büyük önem arz etmektedir.
Nitekim söz konusu öncelik sırasının belirlenmesinde kullanılan ölçütler dikkate alınmadan plan ve program yapmak bazı hizmetlerin aksamasına hatta bir takım hizmetlerin hiç yapılmamasına dahi neden olabilecektir. Belediye Kanununda yer alan hüküm gereğince hizmetlerin yerine getirilmesindeki öncelik sırasının belirlenmesinde temel alınan kıstaslardan biri mali durumdur. Belediyenin mali durumunun yeterli olması halinde yapılacak olan görevin belirlenmesinde hizmetin ivediliği kriteri kıstas alınmaktadır.
Ancak hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
28. Kurumumuza benzer nitelikte başvurular yapılmış olup; bunlardan bazıları “Çayeli-Ardeşen-Hopa
Devlet Yolu Işıklı Meyveli Bağlantı Projesi” ile ilgili 2017/12352 numaralı, “Yol yapılmasının devam etmesi” talebiyle ilgili 2017/12931 numaralı, “Toprak yolun asfaltlanması” talebiyle ilgili 2017/14161 numaralı, “Yol ve duvar çalışması yapılması” talebiyle ilgili 2018/262 numaralı, “Asfalt yapımı” talebiyle ilgili 2018/3887 numaralı, başvurular olup, sözü edilen bu başvurulara Tavsiye Kararları verilmiştir.
Ayrıca 18/12/2020 tarihli ve 2020/89717 Başvuru No.lu yol çalışması yapılması talebiyle yapılan başvuru hakkında “Kamu hizmetinin verilirken “saydamlık”, “hesap verilebilirlik”, “öngörülebilirlik”, “belirlilik” gibi ilkeleri de göz önünde bulundurarak, bahse konu olan bölgede bütçe imkanları dahilinde gerçekleştirme tarihinin belirlenmesi ve asfalt yol yapım işinin yapılması için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda”
Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na; 11/10/2019 tarihli ve 2019/9135 Başvuru No.lu imar yolunun açılması talebiyle yapılan başvuru hakkında 1/1000 uygulama imar planında yer alan yolun yerinde uygulanması hususunda Onikişubat Belediye Başkanlığı’na; 2/9/2019 tarihli ve 2019/5624 Başvuru No.lu işgallerin kaldırılarak imar yolunun açılması talebiyle yapılan başvuru hakkında tüm tarafların işbirliği ve eşgüdümünün sağlaması ve somut olayın bütün özellikleri göz önünde bulundurularak tüm tarafların menfaatleri bakımından hak (yarar) dengesi ve hakkaniyet ilkeleri gözetilerek adilane bir şekilde işlem tesis edilmesi ile kentsel dönüşüme ilişkin yasal mevzuat çerçevesinde gerekli çalışmalara başlanması ve kentsel dönüşüm kararı alınması hususunda, Kağıthane Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur.
29. Somut olayda dosya kapsamında yapılan incelemede; Buca Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda da belirtilen Belediyeye sunulan talep ve şikayetlerde bahse konu sokakta yeterli aydınlatma ve caydırıcı güvenlik donanımları bulunmadığı ve yaklaşık 4 metre yüksekliğe sahip duvarın hem sokak hem park taraflarında toplum güvenliğine ve sağlığına aykırı durumların yaşandığı yönündeki yakınmalardan da anlaşılacağı üzere Adatepe Mahallesi ’inci Sokağa ait imar yolunun açılarak aydınlatılması gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
30. Bu kapsamda yapılan incelemede, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu
Müdürlüğü’nün 19/08/2019 tarih ve 721 sayılı kararı gereği “Sürdürülebilir Koruma Kontrollü
Kullanım Alanı” statüsü kazanan bölgede yer alan yığma taş duvarın kaldırılması İzmir 1 Numaralı
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararıyla uygun görülmediğinden kurul kararında da belirtilen duvarları koruyacak şekilde hazırlanacak imar planı değişikliğinin kurula iletilmesi gerektiği, kamu düzenini bozacak olaylara sebebiyet verilmemesi adına makul süre içerisinde çalışmaların tamamlanması, bölgede ikamet edenlerin mülkiyet hakkını kısıtlayıcı uygulamaya yol açılmaması, dosya kapsamında yer alan bölgeye ait fotoğraflarda da görüleceği üzere sokak içerisinde yer alan beton engeller nedeniyle araç ulaşımının mümkün olmaması hususu göz önüne alındığında, sağlıklı ve dengeli bir çevrenin unsurlarından olan imar planının uygulanması ve planda yer alan yolun, duvarın tarihi dokusu bozulmadan korunarak açılması gerektiği değerlendirilmektedir.
31. Şikâyetçinin iddiaları, İdarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca yoların yapım, bakım ve onarımının belediyelerin görevi olduğunun ve söz konusu hizmetin yerine getirilmesinde öncelik sırasının belirlenmesinde belediyenin mali durumu ile hizmetin ivediliğinin dikkate alınacağının belirtildiği, hizmetin ivediliğinin belirlenmesinde somut olayın durumuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği; şikâyete konu yere ilişkin fotoğrafların incelenmesinden mevcut sokakta beton engellerin ve kargir yapının bulunduğu, Buca Belediye Başkanlığın çeşitli tarihlerde yazmış olduğu yazılardan yolla ilgili çalışma yapılmasına ihtiyaç duyulduğunun kabul edildiğinin anlaşıldığı; İdarenin hukuk devleti ilkelerinden olan “belirlilik”, “istikrar”, “öngörülebilirlik” ve “haklı beklenti” ilkelerine uygun davranması; “idarenin vatandaşların güvenini boşa çıkaracak uygulamalardan kaçınması”, “açık ve güvenilir
olma yükümlülüğü” gibi ilkeleri, Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen kamu görevlilerinin kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde, dürüstlüğü, öngörülebilirliği, hizmette yerindenliği esas almaları; halkın günlük yaşamını kolaylaştırmayı, ihtiyaçlarını en etkin, hızlı ve verimli biçimde karşılamayı, hizmet kalitesini yükseltmeyi, halkın memnuniyetini artırmayı, hizmetten yararlananların ihtiyacına ve hizmetlerin sonucuna odaklı olmayı hedefleyecekleri; kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürütecekleri, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacaklarına ilişkin ilkeler ve 30.04.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan
İnsan Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik Ve Şeffaflık” başlığı altında yer alan “…idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması… gerekmektedir.” şeklinde belirtilen amaç ve “İdarenin İş ve İşlemlerinde
Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefi doğrultusunda şikayete konu yola ilişkin imar planı değişikliği çalışmalarının İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu’nun uygun görüşü alınarak makul süre içerisinde tamamlanması ve yolun kültür varlığı niteliğini bozmayacak şekilde makul süre içinde yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 32. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Buca Belediye Başkanlığı tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine süresi içinde cevap verildiği, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine riayet edildiği, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bundan böyle bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede İzmir İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre ŞİKÂYET BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜ ile
KISMEN REDDİNE,
/
Nazım imar planında ve uygulama imar planında yol olarak ayrılan sokağın kamu düzenine aykırı olayların önlenmesi adına aydınlatılması talebinin imara uygun olarak yol çalışmaları tamamlanmadığından bu aşamada REDDİNE,
1/1000 uygulama imar planında ve 1/5000 nazım imar planında yol olarak planlanan sokağa ait imar yolunun yapılması için Hasan Ağa Bahçesi’ne ait özgün bahçe duvarları korunacak şekilde plan değişikliği çalışmalarının makul süre içerisinde tamamlanması ve yolun kültür varlığı niteliğini bozmayacak şekilde ivedilikle yapılması,
Konu ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, İzmir 1 Numaralı
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü nezdinde koordinasyon sağlanması için gerekli girişimlerin sağlanması hususlarında BUCA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA, BUCA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve bilgi olarak İZMİR
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Buca Belediye Başkanlığı tarafından bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/