ÖZET: Başvuru, Çanakkale Belediye Başkanlığı’na yönelik olarak, geçmiş dönemlerdeki su borcunun iptali talebine ilişkindir. Şikayetçi, 10 Eylül 2020 tarihinde sayaç değişimi sonrası, 2009 yılında yapılan sayaç değişiminden kaynaklanan 59.636 m³ su borcunun tarafına bildirildiğini belirtmiştir. Ancak, su alımlarının devam ettiğini ve sayaç verileri arasında tutarsızlıklar olduğunu iddia ederek, borcun iptal edilmesini talep etmiştir. İdare, bu borcun 10 Eylül 2020 tarihinde tahakkuk ettiğini ve şikayetçiye bildirimde bulunduğunu ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin değerlendirmesinde, idarenin borç tahakkuk işlemlerinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Şikayetçinin, borcun zamanaşımına uğradığına dair itirazları dikkate alınarak, idarenin bu borcu talep etme süresinin dolduğunu tespit etmiştir. Ayrıca, idarenin iyi yönetim ilkelerine uymadığı ve başvurana gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Çanakkale Belediye Başkanlığı’na, şikayetçiden tahsil edilen borç tutarına ilişkin işlemleri iptal etmesi için tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve gerekli işlemleri 30 gün içinde bildirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/6406-S.21.10360

BAŞVURU NO : 2020/102314

KARAR TARİHİ : 22/04/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, geçmiş dönemlere ilişkin olarak çıkarılan su borcu tutarının iptal edilmesine ilişkin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi, 10.09.2020 tarihinde sayacının değişimi sonrasında “mahsuplaşmada 2009 yılında yapılan sayaç değişiminden borcu olduğu” hususunun tarafına bildirildiğini, konuyla ilgili olarak İdareye yapmış olduğu başvuruya “sayacın 25.03.2008 tarihinde arıza yaptığı sayaç değişim tarihi 20.03.2009 tarihine 3 kadar arızalı çalıştığı gerekçesiyle 59.636 m borç oluştuğu ve tahakkuk yapıldığı” şeklinde cevap verildiğini, ancak söz konusu dönemde su alımlarının devam ettiğini, ayrıca su alım listesi incelendiğinde, ön ödemeli sisteme geçildiği 17.01.2004 tarihi ile sayaç değiştirildiği 20.03.2020 tarihleri arasında 672.981

3 3 3

m su almasına karşılık sökülen sayacın 582 m gösterdiği ve aradaki farkın lehine 89 m olduğu hususlarının görüleceğini, bu yönde 01.11.2020 tarihinde İdareye yaptığı başvuruya (17.12.2004

3 3

tarihindeki) bir sayaç değişimindeki su miktarı ilave edilmek suretiyle 59.636 m ’lük borcun 52.685 m olarak düzeltilerek tarafına 194,83 TL tutarında yeni bir tahakkuk yapıldığını, her sayaç değişiminden sonra kartlarının değiştirilmesi ve ilgili tarihte mahsuplaşma yapılması nedenleriyle İdarenin iddia ettiği gibi bir borcunun olmadığını, böyle bir borç varsa dahi bu borcun zamanaşımına uğradığını iddia ederek, söz konusu borcun iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Çanakkale Belediye Başkanlığı’nın (Su İşleri Müdürlüğü’nün) Kurumumuza yazdığı 19/01/2021 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Şikayetçinin, “

” adresinde no.lu su aboneliğinin bulunduğu,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

3 4- İş emrinde belirtilen, 59,636 m ‘lük borç, sistemde askıda tutulduğu geçen süre içerisinde tarafınızdan

yapılan su alımlarında, söz konusu borcun tahsil edilmediği görülmüş olup, 07.09.2020 tarihinde WEB sitesinden yapmış olduğunuz başvuruya istinaden yapılan kontrolde seli no.lu sayacınızın arızalı olduğu tespit edilmiştir. EK-3

5- 10.09.2020 tarihinde adrese ait seri no.lu sayacınızın değişiminde 2020 yılına ait su ücret 3 tarifesine göre tahakkuk işlemi yapılarak, 59,636 m su tüketimi, T.C kimlik numaranıza borç olarak işlenmiştir.

6- Ödemeye esas, T.C kimlik numaranıza 10.09.2020 tarihinde tahakkuk işleminin gerçekleştirildiği, son ödeme tarihinin 10.10.2020 olduğu, bu nedenle gecikme zammı uygulamasının olmadığı Ek-4, …” hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun,

7.1. “I. On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146 ncı maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”,

7.2. “II. Sürelerin kesinliği” başlıklı 148 inci maddesinde; “Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.”,

7.3. “1. Genel olarak” başlıklı 149 uncu maddesinde; “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.”,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

7.4. “V. Sürelerin hesaplanması” başlıklı 151 inci maddesinde; “Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.”,

7.5. “B. Bağlı alacaklarda zamanaşımı” başlıklı 152 nci maddesinde; “Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuruya konu edilen borç tutarının, şikayetçiden tahsili için yapılan işlemlerin iptaline yönelik olarak gerekli işlemleri makul sürede yapması hususunda Çanakkale Belediye Başkanlığı’na Tavsiye’de bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Şikayetçi özetle, 10.09.2020 tarihinde sayacının değişimi sonrasında “mahsuplaşmada 2009 yılında yapılan sayaç değişiminden borcu olduğu” hususunun tarafına bildirildiğini, ancak ilgili dönemde su alımlarının devam ettiğini, ayrıca su alım listesi incelendiğinde, ön ödemeli sisteme geçildiği 17.01.2004 3 tarihi ile sayaç değiştirildiği 20.03.2020 tarihleri arasında 672.981 m su almasına karşılık sökülen sayacın

3 3

582 m gösterdiği ve aradaki farkın lehine 89 m olduğu hususlarının görüleceğini, bu yönde 01.11.2020

3 3

tarihinde İdareye yaptığı başvuru sonrasında 59.636 m ’lük borcun 52.685 m olarak düzeltilerek tarafına 194,83 TL tutarında yeni bir tahakkuk yapıldığını, her sayaç değişiminden sonra kartlarının değiştirilmesi ve ilgili tarihte mahsuplaşma yapılması nedenleriyle İdarenin iddia ettiği gibi bir borcunun olmadığını, böyle bir borç varsa dahi bu borcun zamanaşımına uğradığını iddia ederek, söz konusu borcun iptal edilmesini talep etmektedir.

10. İlgili idare, şikayetçinin 09.03.2009 tarihinde sayacına ilişkin arıza bildirimi yaptığı, bu arıza bildiriminden sonra yapılan hesaplamalara göre şikayetçi aleyhine 52,685 tonluk fark kullanım tespit edildiğini, bu fark su miktarı üzerinden 2020 yılına ait su ücret tarifesine göre su borcu hesaplaması yapıldığı ve bu hesaplama uyarınca şikayetçinin toplam borç tutarının 198,14 TL olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.

11. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; şikayetçinin, ilgili İdarenin no.lu su abonesi olduğu, bu abonelik için ilk olarak 17.01.2004 tarihi itibariyle seri numaralı ön ödemeli su sayacı takıldığı, söz konusu abonelikte kullanılan sayaçlarla ilgili olarak değişik tarihlerde arıza bildirimi yapıldığı ve bu kapsamda ilgili adreste ve no.lu sayaçların montajlarının yapıldığı, sonrasında no.lu sayaçla ilgili olarak 09.03.2009 tarihinde ait arıza bildirimi yapıldığı ve arıza bildiriminden akabinde abonenin 17.12.2004 – 20.03.2009 tarihleri arasındaki verileri (sayaç endeksleri, kartlı su sayacına yapılan 3 su yüklemeleri, kullanım bilgileri vb.) dikkate alınarak idarece şikayetçi aleyhine 59.636 m fark su kullanımı tespit edildiği, bu tespit başvuru belgesi ekindeki ÇASKİM Ayrıntılı İş Emirleri Listesi adlı belgede; “Kapanma Tarih: 20.03.2009 … b: 59,636” şeklinde belirtildiği, abone adresindeki 3 seri no.lu sayacın 10.09.2020 tarihindeki değişiminde söz konusu 59,636 m su tüketiminin aboneden tahsil 3 edilmediğinin anlaşıldığı, bu kapsamda 59,636 m fark su tüketimi üzerinden 2020 yılına ait su ücret tarifesine göre 10.09.2020 tarihi itibariyle abone adına tahakkuk işlemi yapıldığı, bu tahakkukla ilgili olarak

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

şikayetçiye 24.09.2020 tarih ve sayılı yazıyla bilgi verildiği, şikayetçinin bu borca ilişkin olarak yaptığı itiraz sonrasında İdarece yeniden yapılan hesaplama sonrasında fark su kullanım miktarı 52,685 3 olarak tespit edildiği ve bu kapsamda gerekli düzeltme işlemlerinin yapıldığı (59,636 m su tüketim miktarının 52,685 olarak düzeltildiği), en son durumda 52,685 olarak tespit edilen fark su miktarı için idarece 19.11.2020 tarihinde 194,83 TL borç tahakkuku gerçekleştirildiği, düzeltme sonucu yapılan yeni tahakkuk hakkında şikayetçiye 19.11.2021 tarih ve AS. sayılı yazıyla bilgi verildiği tespit edilmiştir.

12. Bir önceki paragraftaki tespitlerimiz değerlendirildiğinde; başvuruya konu borca dayanak teşkil

3 eden 52,685 m fark su kullanımının kesin olarak hangi dönem gerçekleştiğine dair İdarece kesin bir

tespit yapılamadığı, ancak söz konusu fark kullanım miktarının 09.03.2009 tarihinde yapılan arıza bildirimi akabinde tespit edildiği ve bu arıza bildirimi sonrasında fark su kullanımına ilişkin hesaplamada

17.12.2004 – 20.03.2009 tarih aralığının dikkate alındığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu fark su

kullanımının İdarece 20.03.2009 tarihinde tespit edildiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 10.09.2020 3 tarihindeki sayaç değişiminde; 59,636 m fark su kullanımına ilişkin borcun ödenmediğinin tespiti üzerine bu fark tutarın 10.09.2020 tarihinde tahakkukunun (19.11.2020 tarihinde düzeltme tahakkukunun)

yapıldığı, bu tahakkuk uyarınca şikayetçiye borç çıkarıldığı ve yapılan bu tahakkuklardan sonra borcun ödenmesi için şikayetçiye bildirimde bulunulduğu tespit edilmiştir.

13. Şikayetçi, İdarenin iddia ettiği gibi bir borcunun olmadığını, böyle bir borç varsa dahi bu borcun zamanaşımına uğradığını iddiasında bulunmakta olup, bu kapsamda bir önceki paragrafta yapılan tespitlerimiz uyarınca başvuruya konu borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun, 146’ncı maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 149 uncu maddesinde; zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.

15. Konuya ilişkin Yargıtay 3. Dairesi’nin 09.03.2017 tarih E. 2016/6755, 2017/2848 sayılı kararında;

“… Taraflar arasındaki uyuşmazlık abone sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kılınmasını ifade eder. … Somut olayda davalı vekili, süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı ise ilk celsede tebliğ aldığı cevap dilekçesini inceleyip beyanda bulunmak ve delillerini bildirmek üzere süre talep etmiş, sunmuş olduğu delil dilekçesinde de zamanaşımı define karşı durmamıştır. Mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.

Zamanaşımı def’i, davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.01.1940 tarih ve 17/70 sayılı İçtihat Birleştirme Kararı) Davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmesi

usul ve yasaya aykırıdır….” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. (Kaynak:

https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay)

16. Yine Yargıtay 3. Dairesi’nin 24.01.2019 tarih E. 2017/11970, K.2019/639 sayılı kararında ise; “…

Dava; elektrik tüketimi nedeniyle dönemsel tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı abone aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK.’nın 146.maddesinde (818 sayılı BK md. 125 ; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, dava konusu alacak, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle ve yasada özel olarak başka bir

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

süre öngörülmediğinden, genel zamanaşımı süresinin düzenlendiği TBK’nun 146. maddesi gereğince

10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi her alacak için o alacağın istenebileceği tarihte

başlar. Bu nedenle somut olay özelinde, elektrik faturalarının her biri yönünden son ödeme tarihleri bu sürenin başlangıcıdır. …” hususlarına yer verilmiştir. (Kaynak: https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay)

17. İdarenin, başvuruya konu abonelik sözleşmesine konu edilen borca ilişkin fark miktara ilişkin tespiti

20.03.2009 tarihi itibariyle yaptığı durumu dikkate alındığında, söz konusu tarih itibariyle İdarece borç

tahakkuk kaydını yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, dosya kapsamında bulunan tahakkuk fişinden, başvuruya konu borcun 10.09.2020 tarihinde İdarece tahakkuk kaydının yapıldığı ve bu borcun vadesinin bir ay sonrası (10.10.2020 tarihi) olarak belirlendiği hususları dikkate alındığında; İdarece, 20.03.2009 tarihi itibariyle tahakkuk ettirilmesi gereken borcun vadesinin bir ay sonrası (20.04.2009 tarihi) olarak belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

18. 14 no.lu paragraftaki mevzuat hükmü ve 15 ve 16 no.lu paragraflarda değinilen yargı kararlarında belirtildiği üzere; sözleşmesinden kaynaklanan alacağın talep edilebilmesi 6098 sayılı Türk Borçlar

Kanununun 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, İdarenin, başvuruya konu borcun vade tarihi olduğu değerlendirilen 20.04.2009 tarihinden itibaren, 10 yıl içinde (20.04.2019 tarihine kadar) söz konusu borcun ödenmesi için şikayetçiden talepte bulunması gerekmektedir. İdarece, söz konusu borç için 10.09.2020 tarihinde tahakkuk yapıldığı ve bu tahakkuk uyarınca 24.09.2020 tarihli yazıyla şikayetçiden söz konusu borcun talep edildiği hususları dikkate alındığında; söz konusu borcun zamanaşımı süresi içinde şikayetçiden talep edilmediği sonucuna varılmıştır.

19. İlgili İdare, bu fark su miktarına ilişkin tutarın, zamanaşımı süresinin son günü olan 20.04.2019 tarihine kadar şikayetçiden niçin talep edilmediğine ilişkin olarak bir açıklamada bulunmamış, sadece borcun sistemde askıda tutulduğu ve şikayetçi tarafından yapılan su alımlarında söz konusu borcun tahsil edilmediği hususlarını belirtmiştir. Yine İdare, söz konusu fark kullanıma ilişkin olarak zamanaşımı süresinin son günü olan 20.04.2019 tarihine kadar başvuruya konu borç için şikayetçiye belli bir bildirimde bulunduğuna ilişkin bir bilgi ve belgeyi de Kurumumuza sunmamıştır.

20. Başvuranın iddiaları, İdarenin açıklamaları, konuyla ilgili Mahkeme kararı ve mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İdarece, başvuruya konu edilen borcun zamanaşımı süresi içerisinde şikayetçiden talep edilmediği, şikayetçinin, söz konusu borcun zamanaşımına uğradığına yönelik itirazını ilgili İdareye yaptığı başvuruda ve Kurumumuza yaptığı başvuruda dile getirdiği hususları dikkate alındığında, İdarenin, başvuruya konu edilen borç tutarının şikayetçiden tahsiline yönelik işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuruya konu edilen borç tutarının, şikayetçiden tahsili için yapılan işlemlerin iptaline yönelik olarak gerekli işlemleri makul sürede yapması hususunda ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, ÇANAKKALE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ŞİKAYETÇİYE TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr