|
ÖZET: Başvuran, Silifke Belediye Başkanlığı’na geçmişe dönük ödenen emlak vergisi tutarlarının iadesi için başvuruda bulunmuştur. İlgili idare, başvuranın muafiyet talebinin 2021 yılı itibarıyla geçerli olduğunu, dolayısıyla geçmişe yönelik iade talebinin değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Başvuran, herhangi bir gelir getirici işte çalışmadığını ve yalnızca yaşadığı evden başka mülkü bulunmadığını ifade ederek, 4 yıllık emlak vergisi iadesini talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, geçmişe dönük emlak vergisi iadesinin mümkün olduğunu belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, indirimli emlak vergisi oranından yararlanmak için başvuranın sadece taahhüt belgesi vermesinin yeterli olduğu, ek belge talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, başvuranın geçmişe yönelik iade talebinin reddedilmesinin, iyi yönetim ilkeleri açısından da uygun olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne ve Silifke Belediye Başkanlığı’na, geçmişe dönük tahsil edilen emlak vergilerinin iadesi için yeni bir işlem tesis etmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu kararın, ilgili idareye tebliğ edilmesi ve 30 gün içinde işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11314-S.21.18218
BAŞVURU NO : 2021/3536
KARAR TARİHİ : 05/08/2021
TAVSİYE KARARI ,TCKN
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, geçmişe dönük ödemiş olduğu emlak vergisi bedelinin tarafına iade edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TC: ), herhangi bir gelir getirici işte
çalışmadığını, yaşadığı evden başka bir mülkü bulunmadığını, geçmişe yönelik ödenen emlak vergisi iadesi için Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, ancak İdare tarafından 2021 yılı dışında muafiyet sağlanmadığını iddia ederek geçmişe yönelik 4 yıllık emlak vergisi tutarının iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözümü amacıyla 15/03/2021 tarihli ve
sayılı yazımız ile Silifke Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiştir. İlgili İdarenin 30/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Mükellefin dilekçesinde yer alan belgelerde eksiklik olduğu gerekçesiyle emlak vergisi iadesi talebi
hakkındaki talebin değerlendirilmeye alınmadığı,
2.2) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun Geçici Muafiyetlerle ilgili maddesinde; ‘süresinde muafiyet için
bildirimde bulunulmazsa muafiyet bildiriminin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirim yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer’ ibaresinin bulunduğu, ilgilinin İdareye başvuru tarihinin 12/06/2020 olduğu, vergi muafiyeti talebinin 2021 yılı itibari ile gerçekleştirildiği,
2.3) İlgilinin talebine esas olan iadenin yapılabilmesi için mükellefin o dönemde şartları taşıdığını gösterir
belgelerle İdareye müracaat etmesi gerektiği ibaresinin bulunmakta olduğu, bu belgelerin İdareye sunulması halinde iade talebinin işleme alınabileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,
4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
6) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin Gelirleri” başlıklı 59’uncu
maddesinin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”,
7) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
7.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
7.2) “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında; “(Değişik ikinci fıkra: 30/7/2003-4962/15
mad.) Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal
güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
7.3) “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Değişik : 17/7/1972 – 1610/5
mad.) (Değişik birinci fıkra: 3/4/2002-4751/2 mad.) Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.
…”
7.4) “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11’inci maddesinde; “ (Değişik: 3/4/2002-4751/2 mad.)
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve
Şubat aylarında, …
29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
…”
8) 29/12/2006 tarihli ve 26391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları 2 içinde brüt 200 m ’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”
9) 31/12/2003 tarih ve 25333 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu
Genel Tebliğinde; “1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, – Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”,
9.1) “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında; “a) İndirimli
vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.
e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.
Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.
f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.”
10) 12/05/2005 tarihli ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 44 Seri No.lu Emlak Vergisi
Kanunu Genel Tebliğinin, “I- Hiçbir Geliri Olmayan Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi
Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde; “…Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal
Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır. …” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran; herhangi bir gelir getirici işte çalışmadığı, yaşadığı evden başka bir mülkü bulunmadığı
gerekçesiyle 2021 yılı hariç olmak üzere, geçmişte ödemiş olduğu (4 yıllık) emlak vergisi tutarlarının iade edilmesini talep etmektedir.
13) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci
maddesinde; ‘Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.’ olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.”, hükümleri yer almaktadır.
14) 29/07/1970 tarihli 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinin ikinci fıkrası ile yasada
belirtilen şartları taşıyanların indirimli emlak vergisi oranından yararlanmasına imkân sağlanmış olup ve hiçbir geliri olmayanların da faydalanabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. Zikredilen fıkrada, ‘‘Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin
Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dâhil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye’’ ve bu hükmün, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanacağının, ayrıca geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye de Maliye
Bakanlığının yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
15) Söz konusu yetki kapsamında yürürlüğe konulmuş olan 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel
Tebliğinde, geliri olmadığını belgelemek için mükelleflerden bazı belgeler talep edilmiş iken, 44 ve 57 Seri
No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde mükelleflere kolaylık sağlanması açısından hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” ilgili belediyelere vermesinin indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmesi için yeterli olacağı ve başkaca bir belge gerekmeyeceğine ilişkin düzenleme yapılmıştır.
16) 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla
2’ hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanmasının uygun görüldüğü, bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesinin yeterli olduğu, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C.
Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmadığı hüküm altına alınmıştır.
17) 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 2’nci maddesinde ise; 1319 sayılı Kanunda,
emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını 2 gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyeceği, Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği, bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgileri, İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım
Sistemi üzerinden, tapu kayıtları ise Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
18) Başvuru konusu somut olayda; başvuranın herhangi bir gelir getirici işte çalışmadığı, yaşadığı evden
başka bir mülkü bulunmadığı, geçmişe yönelik ödenen emlak vergisi iadesi için Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğu, ancak İdare tarafından ilgilinin muafiyet talebine yönelik dilekçesinin 12/06/2020 olduğu gerekçesiyle söz konusu muafiyet işlemini 2021 yılı itibariyle sağlandığı, geçmişe yönelik 4 yıllık emlak vergisi tutarının iade edilmesi hususunda ise başvuran tarafından o dönemlerde de muafiyet şartları taşıdığını gösterir evrakların sunulması halinde yapılabileceği bildirilmiştir. Ayrıca başvuru ekinde yer alan
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınan hizmet dökümünde 15/12/2014 tarihi itibariyle çıkış yapıldığı ve akabinde işe başlama gibi bir hareketliliğin olmadığı tespit edilmiştir.
19) 2021 yılı Mart ayında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış
olan İnsan Hakları Eylem Planında; detaylı bir mevzuat taramasıyla hak ve özgürlükler alanını genişletici değişikliklerin yanında, kamu hizmetlerinin erişilebilir, hesap verilebilir, eşit, şeffaf ve adil bir şekilde sunulması da hedeflenmektedir. Böylece, insan hak ve özgürlüklerine ilişkin standartlar yükseltilecek, bunun doğal sonucu olarak demokrasinin vatandaş memnuniyeti odaklı güçlenme süreci yeni bir ivme kazanacaktır. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.9) Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.14) İdarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir. (İnsan Hakları Eylem Planı, s.38)
20) Anayasal bir hak arama kurumu olan ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Hakları Eylem Planında
önemine atıf yapılan Kurumumuz tarafından başvuru konusuna benzer konuda yapılan pek çok başvurunun çözüme kavuşturulması kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığına görüş sorulmuş olup,
20.1) 2015/4788 sayılı dosya kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Kurumumuza sunulan
30/11/2015 tarihli ve 113617 sayılı yazısında ; “Emlak Vergisi Kanununun 8’ inci maddesinin ikinci fıkrası ile 38, 44 ve 57 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden
Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen
Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği…” belirtilmiştir.
20.2) Gelir İdaresi Başkanlığının 15/08/2018 tarihli ve E.108083 sayılı yazısında ise; “1319 sayılı
Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Dolayısıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartları geçmiş yıllar itibariyle sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesi mümkün bulunmaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.
21) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’üncü maddesinin (a) bendi, vergi kanunu tabirinin anılan Kanun
ile bu Kanun hükümlerine tabi olan vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiğini ve vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceğini hükme bağlamıştır. Oysaki 213 sayılı Kanunun anılan hükmü, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının konuluşundaki maksadın, ilgili hükmün kanunun yapısındaki yerinin ve diğer maddelerle olan bağlantısının dikkate alınacağını düzenlemiştir. Yani herhangi bir kanun maddesinin uygulanmasında öncelik söz konusu hükmün lafzından çıkan anlama verilecektir. Bu kapsamda, 1319 sayılı Kanunun 8’ inci maddesinde de kimlerin indirimli emlak vergisinden 2’ yararlanabileceği tahdidi olarak belirlenmiş, brüt 200 m yi geçmeyen tek meskeni olanlardan hiçbir geliri olmayanların söz konusu imkândan faydalanabileceği, maddenin lafzında açıkça ortaya konulmuş ve buna ilişkin kısıtlayıcı başkaca bir esas da getirilmemiştir. (2020/3538 başvuru no.lu Tavsiye Kararı)
22) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 126’ncı maddesinde ise, bu Kanunun 114’üncü maddesindeki 5 yıllık
tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Mükellef tarafından dilekçenin İdareye 12/06/2020
tarihinde ibraz edildiği gerekçesiyle söz konusu muafiyet işleminin İdare tarafından 2021 yılı itibariyle sağlandığı, geçmişe yönelik 4 yıllık emlak vergisi tutarının iade edilmesi hususunda ise başvuranın talebinin 12/06/2020 tarihinde yaptığı nazara alındığında, geriye dönük olarak 2020 yılına kadar ödediği emlak vergilerinin iadesinin mümkün olacağı, İdarece başvuran tarafından o dönemlerde de muafiyet şartları taşıdığını gösterir evrakların İdareye sunulması halinde iadenin yapılabileceğinin bildirildiği, ancak muafiyete ilişkin belge dışında ilgili belediyelere başkaca bir belge verilmesi gerektiği ile indirimli (sıfır)
bina vergisi oranı uygulamasından geriye dönük yararlanılamayacağı hususlarında ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle, mükelleflerin söz konusu uygulamadan geçmişe dönük olarak (düzeltme zamanaşımı süresi içinde) yararlanmalarına Gelir İdaresi Başkanlığının 20.1 ve
20.2 no.lu paragraflarda yer alan yazısında da belirtildiği üzere engel bir durum bulunmamaktadır.
23) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ilgili
Tebliğ ekinde bulunan formu idareye vermesinin indirimli (sıfır) bina vergisi uygulamasından yararlanması için yeterli olduğu ve söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenmeden ilgili Belediyece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, buna karşın Belediye Başkanlığının başvurandan geçmiş döneme istinaden belge istemesinin, düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle başvuranın geçmişe dönük indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanma talebinin reddi yönünde işlem tesis etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24) İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderildiği; İdarenin
“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, dolayısıyla idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
25) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Mersin Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
Düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle başvurandan geçmişe yönelik (4 yıl)
tahsil edilen emlak vergilerinin başvurana iadesi ile ilgili olarak makul sürede yeni bir işlem tesisi hususunda SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SİLİFKE BELEDİYE
BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi