|
ÖZET: Başvuru, Şanlıurfa ili Suruç ilçesinde yer alan bir katı atık transfer istasyonunun çevreye verdiği zararlar nedeniyle yapılmıştır. Şikayetçi, komşu taşınmazda bulunan bu istasyondan kaynaklanan atık ve kötü kokuların, kendisine ait tarla üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve bu durumun sağlık sorunlarına yol açtığını iddia etmektedir. Daha önceki başvurularına rağmen, idarelerin kirliliği önlemek için yeterli önlemleri almadığını belirten şikayetçi, sorunun çözülmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, ilgili belediyelerden bilgi talep etmiş ve yapılan denetimlerde kirliliğin tespit edilmediği bildirilmiştir. Ancak, şikayetçinin iddiaları doğrultusunda, çevre kirliliğinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmadığı sonucuna varılmıştır. Şanlıurfa Büyükşehir ve Suruç belediyeleri, katı atık aktarma istasyonunun standartlara uygun hale getirilmesi ve atıkların kontrol altında tutulması için gerekli çalışmaları ivedilikle tamamlamalıdır. Sonuç olarak, şikayetçinin mağduriyetinin giderilmesi için ilgili idarelere tavsiyelerde bulunulmuş ve bu tavsiyelerin uygulanması için 30 gün içinde gerekli işlemlerin yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu süreç, çevre sağlığının korunması adına büyük önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/14339-S.21.22954
BAŞVURU NO : 2021/7951
KARAR TARİHİ : 06/10/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
SURUÇ BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Komşu taşınmazda yer alan katı atık transfer istasyonundan kaynaklanan ve şikayetçinin malik olduğu taşınmaza sirayet eden atık ve kokudan oluşan çevre kirliliğinin önlenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 15/04/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda şikayetçi tarafından özetle, maliki olduğu
Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi, Dinlence köyü, pafta, ada, parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaza komşu parselde bulunan katı atık transfer istasyonunda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ve Suruç
Belediyesi tarafından sürekli çöp dökülmek suretiyle çevre kirliliğine sebebiyet verildiğini, söz konusu kirlilikten kaynaklı olarak kendisinin verem (tüberküloz) hastalığına yakalandığını, kirlilik ve koku nedeniyle tarlasından istifade edemediğini iddia ederek çöp dökülmesinin önlenmesi yoluyla mağduriyetinin giderilmesi talebiyle 08/12/2020 tarihinde yaptığı başvuru üzerine verilen 26/01/2021 tarih ve -S. sayılı Gönderme Kararına rağmen kirliliğin devam ettiği, Şanlıurfa Çevre ve
Şehircilik İl Müdürlüğü ve Suruç Belediye Başkanlığı ekiplerince yapılan denetimde kirlilik tespit edilmediğinin kendisine yazı ile bildirildiği, başvuru dilekçesine ekli fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere anılan tarlaya çöp dökümüne devam edildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce daha önce kirliliğin varlığı kabul edildiği halde şimdi belediyenin savunulduğu, belediyece hazırlanan proje doğrultusunda ihaleye çıkılacağının belirtilmesine rağmen hiçbir gelişme olmadığı” iddia ve ifade edilerek “yapılan tüm başvuru ve cevaplar incelenmek suretiyle sorununun çözülmesi” talep edilmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzca Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 6328 sayılı Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge isteme” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında
17/05/2021 tarih ve – -S. sayılı yazı ile ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANLIĞI, SURUÇ BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ŞANLIURFA VALİLİĞİ
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Anılan yazıda özetle; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesinde yer alan “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmüne istinaden, tarafınızca başvuru konusu talebe yönelik olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılamayacağına, ilişkin açıklamalar talep edilmiş; eğer somut olay idarelerinizce dostane bir şekilde çözüme kavuşturulamıyor ise Kurumumuza yapılan şikâyet başvurusunun çözümü amacıyla; 26/01/2021 tarih ve -S. sayılı Gönderme Kararında yer alan açıklamalara dayalı olarak
a) URFA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN şikâyet konusu Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi, Dinlence köyünde bulunan şikayetçinin maliki olduğu – – pafta, ada, parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaza herhangi bir çöp, atık, dolgu malzemesi ve benzerlerinin tüzel kişiliğinize ait herhangi bir araçla dökülüp dökülmediği hususundaki açıklamalara ilişkin bilgi ve belgeler; uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik şikayetçi tarafından idarenize yapılan tüm başvuru dilekçeleri ve cevaplar ekleriyle, uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan sahaya yönelik proje ve ihale evrakları, sahada yapılan tespitler mevcut ise tespitlere ilişkin tutanak ve görüntü kayıtları;
b) SURUÇ BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN şikâyet konusu Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi, Dinlence köyünde bulunan şikayetçinin maliki olduğu – pafta, ada, parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaza herhangi bir çöp, atık, dolgu malzemesi ve benzerlerinin tüzel kişiliğinize ait herhangi bir araçla dökülüp dökülmediği hususundaki açıklamalara ilişkin bilgi ve belgeler, uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik şikayetçi tarafından idarenize yapılan tüm başvuru dilekçeleri ve cevapları ekleriyle; uyuşmazlık konusu taşınmazı kapsayan sahaya yönelik proje ve ihale evrakları; sahada yapılan tespitler mevcut ise tespitlere ilişkin tutanak ve görüntü kayıtları; 26/01/2021 tarih ve -S sayılı gönderme kararı üzerine Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğü ekipleriyle taşınmaz mahallinde yapılan incelemelerde tespit edilen taşınmaza bitişik
Katı Atık Aktarma İstasyonu’na ait görüntü kayıtları, proje ve denetim raporları;
c) ŞANLIURFA VALİLİĞİ ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNDEN tarafından kurumunuza yapılan başvurulara ilişkin tüm dilekçeler ve tesis edilen işlemler, uyuşmazlık konusu taşınmaza bitişik olduğu belirtilen katı atık aktarma istasyonuna ilişkin tüm tespit, proje, görüntü kaydı ve benzeri doküman ile istasyonunun hangi tarihte faaliyete başladığı, hakkında başka şikayet bulunup bulunmadığı hususundaki açıklamaların gönderilmesi istemine yer verilmiştir.
3) Kurumumuzun yukarıda yer verilen bilgi ve talebi üzerine gönderilen Şanlıurfa Büyükşehir
Belediye Başkanlığı’nın 08/06/2021 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle; Şanlıurfa ili, Suruç İlçesi, Dinlence mahallesi, parsel sayılı taşınmaz üzerinde Katı Atık Aktarma
İstasyonu bulunduğu, bu sebeple Suruç ilçesinde şikayete konu parsel (9 sayılı) veya farklı bir noktada çöp dökümünün söz konusu olmadığı; ayrıca çöplerin toplanması ve Aktarma İstasyonuna getirilmesi görevinin ilçe belediyesine olduğu, aktarma istasyonunun yeni standartlar doğrultusunda yenilenme projelerinin hazırlanmış olduğu, bütçe tertibine müteakip ihale edileceği belirtilmiştir.
3.1) Bahsi geçen yazı ekinde ayrıca;
a) Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü’nün 18/07/2019 tarihli ve – sayılı yazısına cevaben yazılan, projelendirilen Suruç Aktarma İstasyonu için ihaleye çıkılacağı; bu sebeple projenin gerçekleştirilebilmesi adına birim fiyatlarının 2019 yılına göre güncellenmesi, projenin tekrar gözden geçirilmesi çalışmasının bulunduğu, söz konusu projenin mimari, elektrik, mekanik ve ihale dosyalarının hazırlanarak sunulduğu, ihale aşamasında bilgi verilmesinin talep edildiği yolundaki 08/06/2021 tarih ve – sayılı
Proje ve Planlama Şube Müdürlüğü işlemine;
b) Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü personelince 04/02/2021 tarihinde söz konusu alana gidildiği, taşınmazının bitişiğinde Suruç Belediyesi katı atık aktarma istasyonunun bulunduğu, katı atıkların katı atık toplama araçlarından katı atık transfer aracına tahliyesi sırasında uçabilen katı atıklardan (kağıt, poşet v.b.) çok az bir kısmının uçuşarak yere düştüğü ve Suruç Belediyesi personelince bu atıkların hemen yerden kaldırıldığının beyan edildiğinin tespit edildiği; bu bağlamda; şikayet ile ilgili gerekli hassasiyetin gösterilmesi, söz konusu katı atıkların çevreye uçmasının fiziksel engellerle engellenmesi, Suruç İlçesine Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilen katı atık transfer araçlarının daha sık zaman aralıklarında gönderilmesi gerektiği, yeni inşa edilecek veya revizyona girecek katı atık aktarma istasyonlarında; katı atık transfer araçlarının gönderilememesi ve buna benzer aksaklıklarda katı atıkların çevreye herhangi bir kirlilik vermeden bekletilebileceği (geçirimsiz zeminli, sızıntı sularının toprağa gitmesinin engellendiği, üstünün ve yan duvarlarının tamamen kapalı) katı atık bekletme alanlarının yapılmasının çevre kirliliğini engelleyeceği yolundaki 17/02/2021 tarih ve
E – sayılı işleme;
c) 17/02/2021 tarih ve E- – – sayılı işleme cevaben tesis edilen aktarma istasyonlarında çöplerin yere dökülmesi söz konusu olmayıp silo vasıtasıyla İlçe Belediyesine ait araçlardan Büyükşehir
Belediyesine ait araçlara transferinin yapıldığı, şikayete konu istasyonun etrafının tel örgü ile çevrili olduğu, istasyonda görev yapan personel arasında verem hastalığına yakalanan bulunmadığı, istasyonun mevcut yönetmeliklere uyum sağlaması adına yeniden projelendirildiği ve hibe başvurusu yapıldığı, hibe başvurusu sonuçlandığında ihalesinin gerçekleştirileceği hususundaki 08/06/2021 tarih ve E- – sayılı işleme yer verildiği görülmektedir.
4) Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 03/06/2021 tarih ve E –
sayılı cevabi yazısında özetle; söz konusu şikayet ile ilgili olarak daha önce Kamu
Denetçiliği Kurumu’nun 26/01/2021 karar tarihli, 2020/102230 sayılı Gönderme Kararının tebliğ edildiği; anılan karara dayalı olarak 04/02/2021 tarihinde uyuşmazlık konusu alanda yapılan denetimde şikayetçinin taşınmazının hemen çaprazında yer alan alanda katı atık aktarma istasyonunun bulunduğu, şikayetçinin tarlasının sürülmüş olduğu ve üzerinde herhangi bir atık bulunmadığı tespit edilerek denetim tutanağı ile denetim raporunun hazırlandığı, 17/02/2021 tarih ve sayılı dağıtımlı yazı ile Şanlıurfa Büyükşehir
Belediye Başkanlığı ile Suruç Belediye Başkanlığına gerekli uyarıların yapıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.
5) Kurumumuzun bilgi ve talebine yönelik yazısına Suruç Belediye Başkanlığınca cevap verilmemiştir.
6) Öte yandan; şikayetçi tarafından aynı istemle 08/12/2021 tarihinde yapılan başvuru üzerine verilen
26/01/2021 tarih ve -S. sayılı Gönderme Kararının idarelere tebliğinin ardından sadece
Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Kurumumuz bilgilendirilmiş; 04/02/2021 tarihinde
Suruç Belediyesi personeli ile uyuşmazlık konusu taşınmaza gidildiği, tesis ile taşınmazın bitişik olduğu, tesisin üç yanının tel örgü ile çevrili olduğu, aktarım esnasında az miktarda atığın uçarak etrafa yayılabildiği ancak bu duruma personelce hemen müdahale edildiğinin beyan edildiği, Büyükşehir Belediyesince araç gönderilmediğinde atıkların rampa altındaki beton zemin üzerinde bekletildiği, şikayetçinin tarlasında
herhangi bir atık bulunmadığı, kirliliğin önlenmesi hususunda azami çabanın gösterileceğinin taahhüt edildiği tutanakla iletilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7) 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve
Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
7.1) “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinin birinci fıkrasında
“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
7.2) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”
7.3) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ıncı maddesinin birinci fıkrasında
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.”; ikinci fıkrasında “Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”
7.4) “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddenin beşinci fıkrasında;
“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004- 5170/7 md.)
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”
8) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
9) Onay belgelerinin Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne tevdi edilmesi ile 18/5/1954 tarihinde usulüne
uygun olarak yürürlüğe giren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.” İkinci fıkrasında; “Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
9.1) Sözleşmenin mülkiyet hakkını teminat altına alan 1 No’lu Protokolünün 1’inci maddesinde
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.”
10) Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri
doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla kabul edilen 09/08/1983 tarih ve 2872 sayılı Çevre
Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde;
“Bu Kanunda geçen terimlerden;
a) “Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamı,
b) Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü,
c) Çevre kirliliği: Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etkiyi,
d) Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri,
e) Atık: Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi,
f) Katı atık: Üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından, düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı atık maddeleri,
g) Evsel katı atık: Tehlikeli ve zararlı atık kapsamına girmeyen konut, sanayi, işyeri, piknik alanları gibi yerlerden gelen katı atıkları,
h) İş termin plânı: Atıksu ve evsel nitelikli katı atık kaynaklarının yönetmelikte belirtilen alıcı ortam deşarj standartlarını sağlamak için yapmaları gereken atıksu arıtma tesisi ve/veya kanalizasyon gibi altyapı tesisleri ile katı atık bertaraf tesislerinin gerçekleştirilmesi sürecinde yer alan yer seçimi, proje, ihale, inşaat, işletmeye alma gibi işlerin zamanlamasını gösteren plânı
i) Koku: İnsanda koku alma duygusunu harekete geçiren ve kokunun algılanmasına neden olan uçucu maddelerin yarattığı etkiyi…….
ifade eder.”
10.1) “İlkeler” başlıklı çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel
ilkelere yer verilen 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler.”
10.2) “Kirletme yasağı” başlıklı 8’inci maddesinde “Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek
şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.”
10.3) “İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11’inci maddesinin onbirinci
fıkrasında “Geri kazanım imkânı olmayan atıklar, yönetmeliklerle belirlenen uygun yöntemlerle bertaraf
edilir.”; on ikinci fıkrasında “Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.”
10.4) “Kirletenin Sorumluluğu” başlıklı 28’inci maddesinde “Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar
verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. Kirletenin, meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre de tazminat sorumluluğu saklıdır. (Ek fıkra: 26/4/2006-5491/19 md.) Çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar.”
10.5) “Bilgi edinme ve başvuru hakkı” başlıklı 30’uncu maddesinde “Çevreyi kirleten veya bozan bir
faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkes ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili gerekli önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebilir. Herkes, 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında çevreye ilişkin bilgilere ulaşma hakkına sahiptir. Ancak, açıklanması halinde üreme alanları, nadir türler gibi çevresel değerlere zarar verecek bilgilere ilişkin talepler de bu Kanun kapsamında reddedilebilir.”
11) 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.”
12) 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve
sorumlulukları” başlıklı 7’inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde “Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak”; ilçe belediyelerinin görev ve yetkilerinin sayıldığı ikinci fıkrasının (b) bendinde “Büyükşehir katı atık yönetim plânına uygun olarak, katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonuna taşımak.”
13) 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Yönetimi
Yönetmeliğinin “Genel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (u) bendinde; “(Değişik:RG-23/3/2017-30016) Belediye atıklarının taşınmasının ekonomik olmasının sağlanması amacıyla taşıma hattında trafik yüküne neden olmayacak şekilde çevresel önlemler alınarak uygun yerlerde aktarma istasyonları kurulabilir. Bu istasyonlarda toplanan atıkların atık işleme tesislerine taşınması sağlanır. Aktarma istasyonlarının sızıntı suyu, koku, toz, gürültü ve görünüş yönünden çevreyi kirletmemesi için boşaltma işleminin yapıldığı yerlerin, araç giriş çıkışı hariç diğer tarafları kapalı olarak inşa edilmesi zorunludur.”
13.1) “Belediyelerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 8’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e)
bendinde; “(Ek:RG-23/3/2017-30016) İhtiyaç olması durumunda, belediye atıkları için aktarma istasyonu kurmak/kurdurtmak, işletmek/işlettirmekle yükümlüdürler.”
13.2) Aynı maddenin büyükşehir ilçe belediyelerinin yükümlülüklerinin sayıldığı üçüncü fıkrasının
(ç) bendinde “Belediye atıkları ile ilgili mevzuat kapsamında yönetiminden sorumlu olduğu atıkları kaynağında ayrı toplamak/toplattırmakla, aktarma istasyonuna taşımakla ve ikili toplama sistemi ile atık getirme merkezi kurmak/kurdurtmakla, toplanan atıklara ilişkin bilgi ve belgeleri Bakanlığa sunmakla,……. yükümlüdürler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
14) Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait resmi internet sitesinde “Sık Sorulan
Sorular” başlığı altında “Katı Atık Transfer İstasyonu” hakkında “Katı atıkların taşınmasının ekonomik olmasını sağlamak, taşıma hattındaki trafiğe fazla yüklenmemek için şehirlerin merkezi yerlerinde katı atık transfer istasyonları kurulabilir. Bu istasyonlarda küçük hacimli araçlarla toplanan katı atıkların daha büyük hacimli araçlara aktarılarak, bu araçlarla işleme veya depo yerlerine taşınması sağlanır. Aktarma direkt taşıma aracına yapılabileceği gibi, bir ara depoya boşaltıldıktan sonra, yeni araca doldurmak şeklinde, dolaylı olarak da gerçekleştirilebilir.” şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir. (https://csb.gov.tr/sss/katiatik)
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
15) Kamu Denetçisi tarafından gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde; şikayet konusu hususta;
şikayet muhatabı belediyelerce katı atık transferi hususunda daha özenli olunmasının çevre açısından yarar sağlayacağı kanaatiyle başvurunun kabulü yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
16) 1 numaralı paragrafta kısa açıklamasına yer verildiği üzere başvuran tarafından; Kurumumuza ilk
olarak 08/12/2020 tarihinde mülkiyetindeki tarlanın bitişinde bulunan tesisten kaynaklanan kirliliğin çeşitli idarelere yazılı ve sözlü olarak sürekli bildirildiği halde sonuç alınamadığı, tarlasındaki çöpleri toplaması nedeniyle verem hastalığına yakalandığı, kötü koku ve atıklar nedeniyle tarlada faaliyette bulunulamadığı iddia edilerek mağduriyetin giderilmesi talep edilmektedir.
17) Başvuranın aynı konudaki 2020/102230 dosya numaralı ve 08/12/2020 tarihli başvurusu üzerine
verilen 26/01/2021 tarihli Gönderme Kararında da açıkça yer verildiği üzere daha önce CİMER kanalıyla
yapılan uyuşmazlık konusu aktarma merkezinde yakılan çöplerden sirayet eden ateşin şikayetçiye ait tarladaki ürünleri yaktığı hususundaki başvuruya cevap verilmediği de anımsatılıp dostane çözüm yolu gösterilerek Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Suruç Belediye Başkanlığına gönderildiği,
17.1) Çevre kirliliğine sebebiyet verildiği iddiası nedeniyle gerekli tespitlerin yapılması ve önlemlerin
alınmasını teminen anılan Gönderme Kararının bir örneğinin de Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğüne iletildiği;
17.2) Gönderme Kararı üzerine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Suruç Belediye Başkanlığı
tarafından herhangi bir beyanda bulunulmazken, Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Suruç Belediyesi personeli eşliğinde uyuşmazlık konusu taşınmaz mahallinde tespitlerde bulunularak durumun tutanak altına alındığı, bilahare ilgili belediyelere yazı ile bildirimde bulunulduğunun beyan edildiği,
17.3) Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 2020/102230 sayılı dosyaya ibraz edilen
04/02/2021 tarihli tespit tutanağında özetle; “Suruç Belediyesi personeli ile uyuşmazlık konusu taşınmaza gidildiği, tesis ile uyuşmazlık konusu taşınmazın bitişik olduğu, tesisin üç yanının tel örgü ile çevrili olduğu, aktarım esnasında az miktarda atığın uçarak etrafa yayılabildiği ancak bu duruma personelce hemen müdahale edildiğinin beyan edildiği, Büyükşehir Belediyesince araç gönderilmediğinde atıkların rampa altındaki beton zemin üzerinde bekletildiği, tespit esnasında şikayetçinin tarlasında herhangi bir atık bulunmadığı, tarlanın ekili olduğu, belediye personelince kirliliğin önlenmesi hususunda azami çabanın gösterileceğinin beyan edildiği” ifadelerine yer verildiği;
17.4) Ayrıca 04/02/2021 tarihli tespit tutanağına dayalı olarak Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğünün 17/02/2021 tarih ve sayılı yazı ile “şikayet ile ilgili gerekli hassasiyetin gösterilmesi, söz konusu katı atıkların çevreye uçmasının fiziksel engellerle engellenmesi, Suruç İlçesi’ne Şanlıurfa
Büyükşehir Belediyesi tarafından gönderilen katı atık transfer araçlarının daha sık zaman aralıklarında gönderilmesi gerektiği, yeni inşaa edilecek veya revizyona girecek katı atık aktarma istasyonlarında; katı atık transfer araçlarının gönderilememesi ve buna benzer aksaklıklarda katı atıkların çevreye herhangi bir kirlilik vermeden bekletilebileceği (geçirimsiz zeminli, sızıntı sularının toprağa gitmesinin engellendiği, üstünün ve yan duvarlarının tamamen kapalı) katı atık bekletme alanlarının yapılmasının çevre kirliliğini engelleyeceği hususunda” Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Suruç Belediye Başkanlığına gerekli uyarıların yapıldığı;
17.5) İlgi yazıya cevaben Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca katı atık aktarma tesisinin
projelendirildiği, projenin hayata geçirilmesi için gerekli hibe başvurularının yapıldığı, kaynak sağlandığında ihaleye çıkılacağının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
18) 2020/102230 sayılı dosyasında yer alan fotoğraflar ile işbu dosyadaki fotoğraf ve video
görüntüsünün birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu tarla ile aktarma tesisinin yan yana olduğu, aralarında dikenli tel ve ayrıca yakınlarında su kaynağı bulunduğu, bununla birlikte zaman zaman tarlada kim tarafından atıldığı belli olmayan atıklara rastlanıldığı, aktarma tesisinin iki katlı, karkas beton, dış duvarsız, kiriş-kolon örüntüsünden ibaret olduğu, etrafında atıkların bulunduğu görülmektedir.
19) Yaşamın devamı için arz ettiği önem dolayısıyla tüm canlıların ortak varlığı olan ancak artan üretim
ve tüketim döngüsü nedeniyle her geçen gün daha büyük zararlara maruz kalan ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle gelecek nesillere aktarımı için uluslararası ve ulusal düzeyde çaba gösterilen çevrenin korunması amacıyla son yıllarda ülkemizde ayrıntılı hukuki düzenlemeler yapılmaktadır. Bu kapsamda nispeten yeni
bir kavram olan “katı atık aktarma istasyonları” da hukuk literatüründeki yerini almış olup her şeyden önce kurulması ve işletilmesinin halihazırda yasal bir zorunluluk olmadığını, çevresel ve ekonomik gerekçelerle, kirliliğe karşı gerekli tüm önlemlerin alınması halinde hayata geçirilebileceğini belirtmek gerekmektedir.
20) Şikayetçi ile idareler arasındaki uyuşmazlığın hukuka ve hakkaniyete uygun bir çözüme
kavuşturulabilmesi amacıyla öncelikle uyuşmazlığın temelini oluşturan “çevre” kavramının Türk Anayasa
Yargısı ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında ne şekilde ele alındığının irdelenmesi yararlı olacaktır.
21) “Dayanışma hakları olarak da adlandırılan üçüncü kuşak haklar arasında yer alan çevre hakkı,
1982 Anayasasının 56. maddesinde “Sosyal ve Ekonomik” haklar başlığı altında düzenlenmiştir.
Anayasada 2010 yılında yapılan değişiklikle Anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen hakların ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması mümkündür. Her ne kadar çevre hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde açıkça düzenlenmemişse de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, içtihat yoluyla çevre hakkını Sözleşme içerisinde düzenlenen diğer haklarla ilişkilendirerek çevrenin korunmasını güvence altına almaktadır. Anayasa Mahkemesi de çevre hakkının korunmasına yönelik önüne gelen başvuruları, sağlıklı bir çevrede yaşamayı Anayasanın 17.
maddesinde düzenlenen maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının bir parçası olarak değerlendirmek suretiyle incelemektedir.” (Dr. Öğretim üyesi Bahar KONUK SOMMER, YBHD, Yıl 4, Sayı 2019/2, s.169-
188)
22) AİHM tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan diğer haklarla ilişkilendirilmek
suretiyle koruma sağlanan çevre hakkına ilişkin kararlarında endüstriyel yahut çöp istasyonlarından kaynaklanan kirlilik, genellikle kişinin özel ve aile hayatını tehdit eden bir hak ihlali olarak kabul edilmiştir.
(Guerra ve Diğerleri v. İtalya, Başvuru No : 2021/7951 116/1996/735/932, 19.02.1998. https://hudoc.echr.coe.int/, Giocornelli v. İtalya, Başvuru No : 2021/7951 59909/00, 26.03.2007. https://hudoc.echr.coe.int/, Fadeyeva v. Rusya, Başvuru No : 2021/7951 55723/00, 09.06.2005. https://hudoc.echr.coe.int/, Tatar v. Romanya, Başvuru No : 2021/7951 67021/01, 06.07.2009. https://hudoc.echr.coe.int/, Dubetska ve Diğerleri v. Ukrayna, Başvuru No : 2021/7951 30499/03, 10.05.2011. https://hudoc.echr.coe.int/, Apanesewicz v. Polonya, Başvuru No : 2021/7951 6854/07, 03.05.2011.
https://hudoc.echr.coe.int/)
22.1) Mahkeme bazen de kirliliğin hayati tehlike oluşturduğu durumlarda yaşam hakkı ihlali bulunduğu
yönünde karar almıştır. (Öneryıldız v. Türkiye, Başvuru No : 2021/7951 48939/99, 30.11.2004.
https://hudoc.echr.coe.int/)
23) Çevre hakkının, ister Anayasanın 56’ıncı maddesinde yer alan sağlıklı ve dengeli bir çevrede
yaşama hakkı şeklinde sosyal bir hak olarak ele alınsın; isterse bireysel başvuru korumasına dahil edilmek amacıyla yaşam hakkı, mülkiyet hakkı yahut 17’nci maddesindeki kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkı kapsamında temel haklar çerçevesinde yorumlansın, mutlaka hukuki koruma sağlanması gereken çok önemli ve ihlali telafisiz zararlara sebebiyet verebilecek bir hak olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
24) Başvuru konusu somut uyuşmazlık, şikayetçinin mülkiyetindeki tarlada meydana geldiği iddia
edilen çevre kirliliğinden kaynaklanmaktadır. Söz konusu kirliliğin ve ortaya çıktığı iddia edilen sonuçların çeşitli sebepleri bulunsa dahi çevre kirliğinin önlenmesi konusunda yetkili kurumların her zaman aktif olarak faaliyette bulunması hukuki bir sorumluluktur. Kaldı ki, uyuşmazlık konusu taşınmazın bitişiğindeki aktarma tesisindeki bir takım eksiklikler bulunduğu yerinde yapılan incelemelerle tespit edilmiş olup süratle söz konusu eksikliklerin giderilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
25) Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden ve dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin
incelenmesinden; katı atık aktarma merkezlerinin büyükşehir belediyelerince projelendirilerek inşa edildiği, atık taşımanın ise ilçe belediyelerince gerçekleştirildiği görülmekte olup gerek inşa, gerekse de taşıma süreçlerinin tamamında kirliliğe sebebiyet vermemek ve oluşan kirliliği önlemek İdarenin sorumluluğundadır.
26) Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya
kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçi tarafından mülkiyetindeki taşınmazın bitişiğinde bulunan katı atık aktarma merkezinden kaynaklanan kirlilik nedeniyle tarlasından yeterli düzeyde yararlanamadığı hususundaki şikayetlerin CİMER başta olmak üzere çeşitli mecralarla dile getirildiği, Kurumumuz tarafından bu hususta verilen Gönderme Kararı üzerine de belediyelerce gerekli inceleme ve kirliliği önleyici işlemlerin tesis edilmediği, katı atık aktarma merkezlerinin kurulum ve işletilmesinin mevzuata göre ihtiyari olduğu ancak kurulan merkezlerin mevzuatta belirtilen standartları taşıması gerektiği ve Şanlıurfa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 17/02/2021 tarih ve sayılı yazısında belirtilen hususların gereğinin yerine getirilmediği, bu haliyle sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlali niteliğindeki işlem ve eylemlerde hukuk ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, idarelerin bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Şanlıurfa
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
Katı atık aktarma merkezinin standartlara uygun hale getirilmesine yönelik çalışmaların ivedilikle tamamlanarak şikayetçinin mağduriyetinin giderilmesi hususunda ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA,
Katı atık aktarımı esnasında azami dikkatin gösterilerek atıkların etrafa yayılmasının önlenmesi hususunda SURUÇ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın, BAŞVURANA ve ŞANLIURFA BÜYÜKŞEHİR ve SURUÇ BELEDİYE
BAŞKANLIKLARINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Celile Özlem TUNÇAK
Kamu Başdenetçisi V.