ÖZET: Başvuru, Nevşehir Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırılan bir taşınmaz için ödenen emlak vergisinin iadesini talep eden bir şikâyetçiden gelmiştir. Şikâyetçi, 2020 yılında kamulaştırılan 73 m² hissesinin ardından, belediye tarafından kendisine 160 TL gecikme faizi ile birlikte emlak vergisi tahakkuk ettirildiğini ileri sürerek, bu verginin iade edilmesini istemiştir. Ancak, belediyenin bu talebi reddetmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunulmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken ilgili mevzuat ve idarenin açıklamalarını dikkate almıştır. Yapılan incelemelerde, kamulaştırma işlemi sonucunda tahakkuk eden emlak vergisinin, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden cezalı olarak hesaplandığı tespit edilmiştir. İlgili yasal düzenlemelere göre, kamulaştırılan taşınmazın emlak vergisi, kesinleşen kamulaştırma bedelinin altında kalması durumunda cezalı vergi tahakkuk ettirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, yapılan değerlendirmeler neticesinde başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu karar, başvuranın ve Nevşehir Belediye Başkanlığı’nın tebliğine sunulmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarının hukuka uygun olmadığını belirterek, ilgili mevzuatın gerekliliklerine uygun bir işlem yapıldığını vurgulamıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/16562-S.21.26544

BAŞVURU NO : 2021/9937

KARAR TARİHİ : 25/11/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : NEVŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, kamulaştırma yapılan taşınmazı için ödemiş olduğu emlak vergisi tutarının tarafına iade edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/05/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TC: ) özetle, Nevşehir İl

2

Özel İdaresi tarafından okul arsası niteliğindeki kısıtlı taşınmazlarda kardeşlerine ve tarafına ait 73m hissenin 2020 yılında kamulaştırıldığı, söz konusu arsaya Belediye tarafından 160-TL gecikme faizi ile birlikte emlak vergisi tahakkuk ettirildiği, konu hakkında Belediyeye itiraz edildiği, ancak talebin reddedildiği iddia ve ifade edilerek emlak vergisi tutarının iade edilmesi talep edilmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan

iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 22/06/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Nevşehir Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 30/06/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) Sayıştay Başkanlığının yıllık olarak yayımladığı ‘Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporunda’ yerel

yönetimlerle ilgili ‘Emlak Vergisi Tahakkuk ve Tahsiline İlişkin Tespitler’ mevzuunda Kamu Kurumları ve Belediye Başkanlıkları tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu gereğince yapılan işlemlerde vergi değerinin kamulaştırma bedelinden az olduğu durumda aradaki farkın cezalı olarak tahakkuk edilmesi gerektiğinin tespitinin yapıldığı,

2.2) Bu kapsamda Sayıştay Başkanlığı ile gerekli yazışmaların yapıldığı, Nevşehir İl Özel İdaresi tarafından

26/11/2020 tarih ve sayılı yazı ile yapılan kamulaştırma işlemlerine ait listenin Belediyeye iletildiği,

gerekli fark tahakkukları yapılarak sonraki senelere vergi tahakkuk etmemesi için kamulaştırması yapılan şahısların ilgili emlak beyanlarının kapatıldığı, bu işlem dâhilinde ilgiliye fark tahakkuku yapılarak kamulaştırma yapılan ada parselin emlak beyanının kapatıldığı,

2.3) Kamulaştırmadan kaynaklı fark tahakkuklarının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 39’uncu maddesi

gereğince yapıldığı, ilgilinin dilekçesinde ifade ettiği 3194 sayılı İmar Kanunu ile bağlantısı olmadığı, ayrıca söz konusu kanunun 13’üncü maddesinde; ‘‘(Başlığı ile Birlikte Değişik:4/7/2019-7181/7 mad.)

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.’’ ve ‘‘Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.’’ ifadesinden de anlaşılacağı üzere imar mevzuatına göre şahısların kullanımına ait olmayan(oyun alanı, park, kamu hizmet tesis alanı, vb.)

taşınmazların ilgili kamu kurumuna hibe edilmesi(bedelsiz devir) durumunda tapu devir işlemlerinden kaynaklı bedel alınmayacağı, ilgili taşınmazların ise 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa istinaden kamulaştırılacağının açıkça belirtildiği,

2.4) Kamulaştırma yapan kurumların kamulaştırma yaptığı taşınmazlardaki yapılacak iş ve işlemler

mevzuatta da görüldüğü üzere açık iken kurumların yazılarında yer alan eksik/noksan ifadelerin kanunu değiştirmeyeceği, ilgiliden talep edilen kamulaştırma yapılan taşınmazın bedel farkından kaynaklı tahakkuk eden emlak vergisinin iadesinin mümkün olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma

Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,

4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”

6) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 12’nci maddesinde;

“Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir.”,

6.1) “Mükellef” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa

intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder.”, ikinci fıkrasında; “Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.”,

6.2) “Mükellefiyetin Başlaması ve Bitmesi” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(Değişik : 19/7/1972 –

1610/12 mad.) Arazi vergisi mükellefiyeti; a) 33’üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar. …”,

6.3) “Verginin Tarh ve Tahakkuku” başlıklı 21’inci maddesinde; “Arazi vergisi, ilgili belediye

tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve

Şubat aylarında

…29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur.

Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir…”,

6.4) “Vergi Değeri” başlıklı 29’uncu maddesi birinci fıkrasında; ‘‘(Değişik : 7/3/2002-4751/2 mad.)

Vergi değeri; a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre, b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir.’’,

7) 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1’inci

maddesinde; ‘‘Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ’’,

7.1) “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesi birinci fıkrasında; ‘‘Kamulaştırılan taşınmazın

kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur.’’, ikinci fıkrasında; ‘‘Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır. ’’,

8) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun “İmar Planlarında Umumi Hizmetlere ve Kamu

Hizmetlerine Ayrılan Yerler” başlıklı 13’üncü maddesinde; ‘‘ Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18’ inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre

Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.

Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.

İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir.

Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.

Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.

Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.

’’ ,

9) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “ Dış Denetim”

başlıklı 68’inci maddesi birinci fıkrasında; ‘‘Sayıştay tarafından yapılacak harcama sonrası dış denetimin amacı, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin hesap verme sorumluluğu çerçevesinde, yönetimin malî faaliyet, karar ve işlemlerinin; kanunlara, kurumsal amaç, hedef ve planlara uygunluk yönünden incelenmesi ve sonuçlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine raporlanmasıdır.’’ dördüncü fıkrasında; ‘‘ Denetimler sonucunda; ikinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hususlarda düzenlenen raporlar, idareler itibarıyla konsolide edilir ve bir örneği ilgili kamu idaresine verilerek üst yönetici tarafından cevaplandırılır. Sayıştay, denetim raporları ve bunlara verilen cevapları dikkate alarak düzenleyeceği dış denetim genel değerlendirme raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.’’ beşinci fıkrasında; ‘‘Sayıştay tarafından hesapların hükme bağlanması; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider ve mal hesapları ile bu hesaplarla ilgili işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olup olmadığına karar verilmesidir.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Kurumumuza yapılan başvuruda şikâyetçi tarafından 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, Nevşehir

İl Özel İdaresi tarafından okul arsası niteliğindeki kısıtlı taşınmazlarının 2020 yılında kamulaştırıldığı, söz konusu arsaya Belediye tarafından 160-TL gecikme faizi ile birlikte emlak vergisi tahakkuk ettirildiği iddia ve ifade edilerek emlak vergisi tutarının iade edilmesi talep edilmektedir.

12) Türkiye’de yerel yönetimler anayasal yapı içerisinde oluşturulmuş ve Anayasanın 127’nci

maddesinde; “il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileri” olarak tanımlanmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59’uncu maddesi birinci fıkrasında Belediyelerin gelirlerinin neler olduğu belirlenmiş ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasında; “Büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. Bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.” hükümleri kapsamında emlak vergisi işlemlerinin ilçe ve ilk kademe belediyelerince gerçekleştirileceği belirlenmiştir.

13) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 12’nci maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve

arsaların bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabi olduğu, söz konusu kanunun 13’üncü maddesinde mükellefiyetin belirlendiği arazi vergisinin, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükellef olacağı, elbirliği mülkiyette maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu olunacağı hüküm altına alınmıştır.

14) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesi birinci

fıkrasında; ‘‘Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur.’’, ikinci fıkrasında; ‘‘Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır. ’’, hükümleri kapsamında kamulaştırma yapılan taşınmazın emlak vergisi tarhiyatının nasıl yapılacağı belirtilmiştir.

2

15) Başvuru konusu somut olayda; şikâyetçinin kardeşlerine ve tarafına ait 73 m hissenin Nevşehir İl

Özel İdaresi tarafından 2020 yılında kamulaştırıldığı, söz konusu arsaya Belediye tarafından 160-TL gecikme faizi ile birlikte emlak vergisi tahakkuk ettirildiği, konu hakkında Belediyeye itiraz edildiği, ancak talebin reddedildiğinin iddia edildiği, İdarenin cevabi yazısı ve eklerinde yer alan belgelerde; şikâyete konu ada parselde yer alan taşınmazın Kamulaştırma Kanununa istinaden 13/05/2020 tarihinde 50.678,00-TL bedelle kamulaştırıldığı, kamulaştırılan arsanın vergiye tabi rayiç bedelinin 10.010,60-TL olduğunun emlak vergisi beyannamesinde belirtildiği, Sayıştay Denetimi neticesinde tespit edilen Dış

Denetim Genel Değerlendirme Raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı,

-2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10’uncu maddesi, belediye dışındaki diğer kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen kamulaştırma ve devir gibi mülkiyet değişimlerinin tapu idaresi tarafından ilgili belediyeye bildirilmesi zorunluluğu getirdiği, aynı Kanunun 39’uncu maddesinde, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerinin, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu durumda kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden cezalı emlak vergisi tarh olunacağının belirtilmektedir.

-Belediye sınırları içerisinde yapılmış olan kamulaştırma işlemlerine ilişkin devir ve ferağ bilgilerinin tapu idaresi tarafından ilgili belediyeye bildirilmemesi ve ilgili belediyelerin de bu yönde bir çalışma yapmaması sonucu bazı belediyelerde, kamulaştırmadan doğan emlak vergisi farklarının tahakkuk ve tahsili ile emlak vergisine ilişkin mükellefiyet tesisinin ve borç takibinin sağlıklı bir şekilde yapılamamaktadır.

Bu kapsamda idare tarafından kamulaştırma farkından doğan bedel üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir.

16) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3’üncü maddesinin (A) bendinde, vergi kanunu tabirinin anılan

Kanun ile bu Kanun hükümlerine tabi olan vergi, resim ve harç kanunlarını ifade ettiğini ve vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceğini hükme bağlamıştır. 213 sayılı Kanunun anılan hükmü, lafzın açık olmadığı hallerde, vergi kanunlarının konuluşundaki maksadın, ilgili hükmün kanunun yapısındaki yerinin ve diğer maddelerle olan bağlantısının dikkate alınacağını düzenlemiştir. Bir başka deyişle herhangi bir kanun maddesinin uygulanmasında öncelik söz konusu hükmün lafzından çıkan anlama verilecektir. Bu kapsamda, Kamulaştırma Kanununun 39’uncu maddesi birinci fıkrasında kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunacağı maddenin lafzında açıkça belirtilmiştir.

17) Şikâyetçinin 20/04/2021 tarihli dilekçesinde belirtmiş olduğu 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13’üncü

maddesine istinaden emlak vergisinin Kamulaştırma yapan Kurum tarafından ödeneceği iddiasına yönelik olarak; parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idarenin devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlü olduğu ve bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti veya herhangi bir ad altında bedel alınmayacağı söz konusu madde hükmünde belirtilmiştir. İmar Kanununa göre yapılan bedelsiz devir ve hibe işlemleri esnasında mezkûr hükmün geçerli olacaktır. Ancak şikâyete konu arsanın 50.678,00-TL bedelle kamulaştırma yapılması sebebiyle, emlak vergisi tahakkuk işleminin Kamulaştırma Kanunu madde hükmüne istinaden yapılması gerekmektedir.

18) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu arsanın

Kamulaştırma Kanunu’nun 39’uncu maddesine istinaden kamulaştırıldığı, taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri olan 10.010,60-TL bedelin kesinleşen kamulaştırma bedeli olan 50.678,00-TL’den az olması sebebiyle kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden cezalı emlak vergisi tarh edildiği tespit edilen işlemin, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu konusunda bir tespit yapılamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresinde ve ayrıntılı gönderildiği, İdarenin “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine ve “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu

kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kayseri Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve NEVŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi