ÖZET: Başvuru, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.03.2017 tarihli 577 sayılı kararıyla onaylanan imar planı değişikliklerine yönelik haksızlık iddialarını içermektedir. Şikayetçi, Yenimahalle ilçesindeki taşınmazının emsal değerinin, belediyeye ait parsellerle karşılaştırıldığında daha düşük olduğunu belirterek bu durumu düzeltmek istemektedir. İlgili idare, yapılan plan değişikliklerinin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini ve şikayetçinin itiraz sürecinde herhangi bir başvuruda bulunmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, imar planı değişikliklerinin hukuka uygun olduğunu ve şikayetçinin taleplerinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. İlgili mevzuat çerçevesinde, imar planlarının hazırlanması ve onaylanması sürecinin belediyelere ait olduğu, ayrıca yürürlükteki planlara itiraz edilmediği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvurunun reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayladığı imar planı değişikliklerinin, ilgili yasal düzenlemelere uygun olduğu ve başvuranın iddialarının geçersiz bulunduğu tespit edilmiştir. Başvuru, hukuki süreçlerin gereklilikleri çerçevesinde sonuçlandırılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/16974-S.21.27169

BAŞVURU NO : 2021/10650

KARAR TARİHİ : 02/12/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.03.2017 tarih ve 577 sayılı meclis kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde haksızlık olduğu iddiası ve buna bağlı haksızlığın giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na verdiği 28/04/2021 tarih sayılı dilekçesinde belirtilen Yenimahalle ilçesi Göksu kentsel dönüşüm projesinde nol.u parsel nolu taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu alanda; mülkiyeti daha önce Büyükşehir Belediyesine ait ada parsel no.lu taşınmazın sağlık alanı kullanımından yapılaşma koşullu konut alanı kullanımına dönüştürülmesine yönelik plan değişikliğinin 17.03.2017 tarih ve 577 sayılı meclis kararı ile kabul edildiğini,

1.1. Plan değişikliğine konu olan ada parsel taşınmaz yanındaki ada parsel nolu taşınmaz konut alanı yapılarak belediye tarafından satıldığını ve aynı alanda mülkiyetinde bulunan ada parsel no.lu taşınmazın olarak kaldığını, plan değişikliğinde plan bütünlüğünün ve eşitlik ilkesinin göz önüne alınmadığını, Belediyeye ait parsellerin emsalinin 1,50, kendi parselinin emsalinin ise

“1” olarak kaldığını ifade ve iddia ederek, bu haksızlığın giderilmesi talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 13/08/2021 tarih ve sayılı yazımız ile şikayet edilen idaren bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınan 25.08.2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle, “… Yapılan incelemede; /

– Etimesgut İlçe sınırları içinde kalan ada 1 sayılı taşınmazın Güney Göksu KDGPA sınırlan içinde olduğu, – Kentsel dönüşüm alanına ilişkin ilk nazım ve uygulama imar planlarının Meclisimizin 17.02.2012 tarih ve 291 sayılı karan ile onaylandığı ve bu planlarda 63407 ada 1 parselin e:0,60 Yençok=Serbest yapılaşma koşullarına sahip Sağlık Tesisi kullanımında kaldığı, – Daha sonra Meclisimizin 28.11.2007 tarih ve 2007 sayılı kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile ada parselin emsal değerinin E: 1,50 olarak revize edildiği ve bu değişikliklere ilan-askı süreci içinde herhangi bir itiraz bulunmadığından planların kesinleştiği, – Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.03.2017 gün ve 577 sayılı kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile 63407 ada 1 parselde kurgulanan sağlık tesisinin aynı yapılaşma koşulları ile ada parsele taşınarak adanın bulunduğu bölgede konut, kreş, park ve sosyal kültürel tesis alanları oluşturulduğu ancak bu planın açılan dava sonucu Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 31.05.2018 gün ve 2017/161 E, 2018/1299 K sayılı kararı ile iptal edildiği, – İptal kararı üzerine Başkanlığımızca yapılan plan revizyonun Meclisimizin 12.10.2018 tarih ve 1687 sayılı kararı ile onaylandığı, halen yürürlükte olan bu plana ilan-askı süreci içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi iptal talepli açılmış bir davanın da bulunmadığı, – İmar planı ve değişikliklerinin yapımı ve ilanının ne şekilde yapılacağının 3194 Sayılı İmar Kanunu ve

Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile belirlendiği, yapılan tüm iş ve işlemlerin bu çerçevede yapıldığı, şikayetçinin imar planlarının askı sürecinde herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi herhangi bir dava sürecine de tevessül etmediği, – Yaklaşık 550 hektar büyüklüğünde olan Göksu KDGPA içinde üç farklı tipolojide konut alanları oluşturulduğu, şikayetçinin maliki olduğu taşınmazın da orta yoğunluklu konut alanı niteliğinde olduğu, imar planı değişikliği ile tek bir parselde salt emsal artışının yapılmasının 3194 Sayılı İmar Kanunu ile ilgili yönetmelikler ve 7221 Sayılı Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün olmadığı, hususları tespit edilmiştir. Gereğini bilgilerinize arz ederim.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

/

6. 3194 sayılı İmar Kanununun,

6.1. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde; “… Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. …”,

6.2. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar

Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alınır. ….”,

6.3. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinde; “… b) İmar

Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. …”,

7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır: a) İlçe belediyelerinin görüşlerini alarak büyükşehir belediyesinin stratejik plânını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak. b) Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. c) Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı

Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak. …”

8. 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım

Yönetmeliğinin,

8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “…h) Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, … i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … ifade eder.”,

8.2. “Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar

Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2)

Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. …”,

8.3. “Genel Planlama Esasları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …”,

8.4. “Standartlar” başlıklı 11 inci maddesinde; “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. …”,

8.5. “İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25 inci maddesinde; “(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut

/

planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.”,

8.6. “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26 ncı maddesinde; “ (1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. … ” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.03.2017 gün ve

577 sayılı kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinde, plan bütünlüğünün ve

eşitlik ilkesinin göz önüne alınmadığını, Belediyeye ait parsellerin emsalinin 1.50, kendi parselinin emsalinin ise “1” olarak kaldığını iddia ederek, bu haksızlığın giderilmesini talep etmektedir.

11. İlgili İdare özetle, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.03.2017 gün ve 577 sayılı kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri ile ada parselde kurgulanan sağlık tesisinin aynı yapılaşma koşulları ile ada parsele taşınarak adanın bulunduğu bölgede konut, kreş, park ve sosyal kültürel tesis alanları oluşturulduğu ancak bu planın açılan dava sonucu Ankara 10. İdare

Mahkemesi’nin 31.05.2018 gün ve 2017/161 E, 2018/1299 K sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararı üzerine idarece yapılan plan revizyonun Belediye Meclisi’nin 12.10.2018 tarih ve 1687 sayılı kararı ile onaylandığı, halen yürürlükte olan bu plana ilan-askı süreci içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi iptal talepli açılmış bir davanın da bulunmadığı, yaklaşık 550 hektar büyüklüğünde olan Göksu KDGPA içinde üç farklı tipolojide konut alanları oluşturulduğu, şikayetçinin maliki olduğu taşınmazın da orta yoğunluklu konut alanı niteliğinde olduğu, imar planı değişikliği ile tek bir parselde salt emsal artışının yapılmasının 3194 Sayılı İmar Kanunu ile ilgili yönetmelikler ve 7221 sayılı Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün olmadığı hususları belirtilmiştir.

12. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin (c) bendinde, “Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak”; 3194 sayılı İmar

Kanununun, 6’ncı maddesinde; mekânsal planlama kademelerine ilişkin 8 inci maddesinde; İmar

Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve

/

ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir. …”, hükümlerine yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6’ncı maddesinde; mekânsal planlama kademeleri ve ilişkilerine, 7’nci maddesinde; genel planlama esaslarına, 11’inci maddesinde; imar planlarının yapımı ve değişikliklerindeki standartlara, 25’inci maddesinde; imar planı revizyonu ve ilavelerine, 26’ncı maddesinde; imar planı değişikliklerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu kapsamda; belediye meclisince yapılacak plan ve plan değişikliklerinde söz konusu mevzuat düzenlemelerinin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir.

13. Başvuranın uyuşmazlık konusuna ilişkin iddiaları ve buna bağlı talebi dikkate alındığında, başvuruya konu taşınmazı da etkileyen imar planında yapılan değişikliklerin, imar mevzuatı hükümlerine uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

14. İmar planlamasının amacı, belediye ve mücavir alanlar ile bu alanların dışında, kamu ve toplum yararını gerçekleştirecek hukuki çerçevenin oluşturulmasıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde hukuki boyut, başta

Anayasa olmak üzere, İmar Kanunu, diğer ilgili kanunlar ve imar yönetmelikleri olup; planlama mevzuatının amacı, Anayasanın belirlediği ilke ve hedefler doğrultusunda kamu yararını sağlamak olmalı, planlar da aynı ilke ve hedefler doğrultusunda uygulanmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2010/5-

662, K: 2010/651, T. 15.12.2010)

15. Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler keyfi ve indi olmamalı; makul bir şekilde, meşru ve kamusal amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35 inci maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, idare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, İmar Hukuku, Ankara 2005, s.101)

16. Anayasa Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. (AYM, Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014)

17. Danıştay 6. Dairesi’nin 18/12/2009 tarihli ve E. 2007/8058, K. 2009/12254 sayılı kararında; “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. … plan

değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılacaktır. Bu irdelemeden sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

Ayrıca, imar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olgular nedeniyle ‘üstün kamu yararı’ ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.” şeklinde hüküm kurmuştur.

18. Söz konusu Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere; özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, imar sınırları içinde girişecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde, notları ve raporuyla bir bütün olarak hazırlanan imar planlarına (Nazım imar planı, uygulama imar planı vb.) uygun davranmak zorunda olduğu gibi, idarelerin de bu uygunluğun sağlanması için gerekli iş ve işlemleri yapması gerekmektedir.

19. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde de, imar planı değişikliğinin; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılacağı belirtilmiştir.

20. Uyuşmazlık konusu somut olayda, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.03.2017 gün ve 577 sayılı kararı ile onaylanan nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin, Ankara 10. İdare

Mahkemesi’nce 31.05.2018 tarihinde iptal edilmesi üzerine yapılan plan revizyonun Belediye Meclisi’nin

12.10.2018 tarih ve 1687 sayılı kararı ile onaylandığı ve halen yürürlükte olduğu, uyuşmazlık konusu

parselinde içinde bulunduğu yaklaşık 550 hektar büyüklüğünde olan Göksu Kentsel Dönüşüm ve Gelişim

Alanı içinde üç farklı tipolojide konut alanları oluşturulduğu, şikayetçinin maliki olduğu taşınmazın da orta yoğunluklu konut alanı niteliğinde olduğuna ilişkin hususlar, idarenin cevabi yazısından anlaşılmıştır.

21. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi

Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca imar planlarını hazırlamanın, görüşmenin, onaylamanın ve imar planına uygun olarak bina yüksekliği ve yapılaşma koşullarını belirlemenin Belediyelerin görev ve yetkisinde olduğu, anılan mevzuat uyarınca Ankara

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.10.2018 tarih ve 1687 sayılı kararı ile onaylanan ve halen yürürlükte olan imar planı hakkında yukarıda yer verilen yargısal içtihatlarda belirtilen ilke ve esasların ihlal edildiğine yönelik bir tespitin yapılamadığı, yürürlükte olan bu plana ilan-askı süreci içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi iptal talepli açılmış bir davanın da bulunmadığı, ayrıca idarenin özetle “İmar planı değişikliği ile tek bir parselde salt emsal artışının yapılmasının ilgili mevzuat çerçevesinde mümkün olmadığı” yönündeki gerekçesi karşısında şikayetçinin “Belediyeye ait parsellerin emsalinin 1,50, kendi parselinin emsalinin ise “1” olarak kaldığını gerekçe göstererek haksızlığın giderilmesi” yönündeki talebinin reddine yönelik idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan

değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret

Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Sadettin KALKAN

Kamu Başdenetçisi V.