ÖZET: Başvuru, Çorum İli İskilip ilçesindeki Göl Köyü muhtarının, köydeki su hattının onarılması ve yeni bir su kaynağı sağlanması talebine ilişkindir. Muhtar, mevcut su hattının coğrafi koşullar ve doğal afetler nedeniyle zarar gördüğünü, köyde su akmadığını ve iki yıl boyunca ödenek eksikliği nedeniyle onarım çalışmalarının başlamadığını belirtmiştir. Ayrıca, köy halkının yaz aylarında su sıkıntısı yaşayacağı ve bu durumun temel ihtiyaçların karşılanmasını olumsuz etkilediği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi için Çorum İl Özel İdaresi’nden bilgi talep etmiştir. İdare, köyde içme suyu sıkıntısının yaşandığını kabul etmiş, ancak mevcut su kaynağına dair bir ihtilaf olduğunu ve bu nedenle yenileme çalışmalarının yapılamadığını belirtmiştir. İdare, köyün içme suyu ihtiyacının yeterli olduğunu savunarak ilave kaynak çalışması yapılmayacağını ifade etmiştir. Ancak, köy muhtarı ile yapılan görüşmede komşu köy ile olan ihtilafın çözüldüğü bilgisi verilmiştir.

Kamu Denetçisi, başvurunun kabul edilmesi gerektiğini ve içme suyu isale hattının yenilenmesi ile su ihtiyacının karşılanması için Çorum İl Özel İdaresi’ne tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun olarak gerekli işlemleri makul bir süre içinde gerçekleştirmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/705-S.22.1104

BAŞVURU NO : 2021/12610

KARAR TARİHİ : 17/01/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇORUM İL ÖZEL İDARESİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, köylerinde bulunan su hattının onarılması ve köylerine yeni su kaynağı sağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/07/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TC: özetle, Çorum ili, İskilip ilçesi,

Göl Köyü muhtarı olduğu, yaklaşık on beş yıl önce köylerine şebeke suyu hattı yapıldığı, bölgenin coğrafi şartları, doğal afetler gibi nedenlerden dolayı boruların aşındığı ve zarar gördüğü, bu nedenle köyde suyun akmadığı, yeni bir su kaynağının bulunması halinde sorunun çözülebileceğinin bildirildiği, köy halkı olarak bireysel çabalarla bir su kaynağı bulunduğu, köy şebeke hattının yenileneceğinin söylenmesine rağmen iki yılı aşkın bir süredir ödenek eksikliğinden dolayı herhangi bir işleme başlanılmadığı, konu hakkında defaten hem şifahi hem de yazılı olarak başvuru yapıldığı, köy halkı olarak yaz aylarında bir çalışmaya başlanılmadığı takdirde iki yıl daha su sorunu çekeceklerini düşündükleri, temel ihtiyaçların karşılanmamasının yanı sıra yakın zamanda depoda su olmadığı için bir evde çıkan yangına müdahale edemedikleri iddia ve ifade edilerek söz konusu şebeke suyuna erişimin sağlanması için ivedilikle çalışmalara başlanılması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan

iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 13/08/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile Çorum İl Özel İdaresinden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 12/09/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1) İskilip ilçesi Göl Köyünde içme ve kullanma suyu sıkıntısı yaşandığı iddiası hakkındaki şikâyet

başvurusunun incelendiği, konu ile ilgili inceleme raporu hazırlandığı,

2.2) İskilip ilçesi Göl Köyünün TÜİK 2020 verilerine göre nüfusunun 56 kişi olduğu, içme suyu ihtiyacının

0.097 litre/saniye olduğu, önceki yıllarda yapılan incelemelerde; köyün mevcut isale hattının bazı

bölümlerinde yaşanan sıkıntılardan dolayı içme suyu isale hattının yenilenmesinin idarelerince uygun bulunduğu, değişmesi gereken hattın ölçümünün yapılarak programa teklif edildiği, ancak yenilenmesi gereken isale hattına yakın bir içme suyu kaynağının da köy muhtarlığı tarafından mevcut hatta ilave edilmesinin talep edildiği, söz konusu su kaynağına ise komşu köylerin ihtilaf ettiği, Göl Köyü muhtarlığının ise yeni su kaynağı dâhil edilmeden isale hattının değiştirilmesini istemediğinden çalışma yapılamadığı,

2.3) İlde yaşanılan olağanüstü kuraklığa rağmen köyün içme suyu deposuna hali hazırda 0,243 lt/sn suyun

aktığının tespit edildiği, bir kişinin günlük içme ve kullanma suyu ihtiyacının 150 litre baz alınarak hesaplandığında, köyün içme suyu deposuna 0,097 lt/sn su akması halinde içme suyunun yeterli olacağı, ayrıca köy içerisinde bulunan çeşmelerde hem sulama amaçlı hem de hayvan sulamasında kullanılmak üzere yeterli miktarda su bulunduğu, dolayısıyla köyün içme suyu ihtiyacının yeterli olduğu,

2.4) Köyün içme suyu yeterli olduğundan ilave kaynak çalışması yapılmayacağı, ancak ihtilafın ortadan

kalkması halinde, köyün uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için çalışma yapılabileceği ifadelerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve

Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

3.1) “Devletin Temel Amaç ve Görevleri ” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve

görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. ” ,

3.2) ” Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması ” başlıklı 56’ncı maddesi birinci fıkrasında; “

Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. ” ,

3.3) ” Devletin İktisadi ve Sosyal Ödevlerinin Sınırları ” başlıklı 65’ inci maddesinde; “ (Değişik:

3/10/2001-4709/22 mad.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

4.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

5) 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Tüzel Kişiliğin Sona Erdirilmesi ” başlıklı

11’inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “ (Ek fıkra: 6/3/2008-5747/3 mad.) Tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin bulunduğu yerleşim birimlerinde, hizmetlerin aksamadan yürütülmesi amacıyla, ilgili belediye veya büyükşehir belediyesi ve köye dönüşen yerlerde il özel idaresi veya köylere hizmet götürme birlikleri tarafından içme suyu, kanalizasyon, temizlik, çöp toplama, ulaşım, itfaiye ve diğer hizmetlerin yürütülmesi için gerekli tedbirler alınır ve ihtiyaç durumuna göre bu hizmetleri yürütmek üzere hizmet birimleri kurulabilir. Büyükşehir belediye sınırları içinde açılacak hizmet birimlerini yönetmek üzere, büyükşehir belediye meclis üyeleri veya diğer belediye personeli arasından görevlendirme yapılabilir.

Mahalli hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için vali veya kaymakamlar ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlar ve gerekli tedbirleri alır.’’,

5.1) “Belediyenin Görev ve Sorumlulukları ” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci(a) fıkrasında;

“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır…”; dördüncü fıkrasında; “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.”; beşinci fıkrasında;

“Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur…”;

5.2) “Belediyelerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 15’inci maddesinin (a) fıkrasında,

“Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak.”,

6) 22/02/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun , “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi

birinci fıkrasında; “Bu Kanunun uygulanmasında; a) İl özel idaresi: İl halkının mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini.”,

6.1) “İl Özel İdaresinin Görev ve Sorumlulukları” başlıklı 6’ncı maddesi ikinci fıkrasında;“ İl özel

idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma (…); orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında,…Yapmakla görevli ve yetkilidir.”, yedinci fıkrasında; “Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, il özel idaresinin malî durumu, hizmetin ivediliği ve verildiği yerin gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak belirlenir. ”, sekizinci maddesinde; “İl özel idaresi hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.”, dokuzuncu fıkrasında; “Hizmetlerin diğer mahallî idareler ve kamu kuruluşları arasında bütünlük ve uyum içinde yürütülmesine yönelik koordinasyon o ilin valisi tarafından sağlanır.”,

7) 09/05/1985 tarihli ve 3202 sayılı Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanunun , “Hizmetler” başlıklı

2’nci maddesinde; “Köye yönelik hizmetler şunlardır:…

d)Köy ve bağlı yerleşim birimlerinin yol, su, elektrik, kanalizasyon tesislerinin inşaatı, bakımı, onarımı, geliştirme ve işletme hizmetlerini düzenlemek üzere gerekli tedbirleri almak, bakım, onarım, işletme ve geliştirme hizmetlerine ait esasları tespit etmek ve yürütmek,

e) Köy ve bağlı yerleşme birimlerine, askeri garnizonlara sağlıklı, yeterli içmesuyu ve kullanma suyu tesislerini yapmak, geliştirmek ve yapımına destek olmak, sondaj kuyuları açmak, bu maksatla umuma ait sular ile kanunlarla köye ve köylüye devir ve tahsis edilmiş veya köyün veya köylerin eskiden beri intifaında bulunmuş olan suları; köylerin ve bağlı yerleşme birimlerinin, askeri garnizonların ihtiyacına göre tevzi etmek, kısmen veya tamamen başka köye, köylere, bağlı yerleşme birimlerine, askeri garnizonlara tahsis etmek ve tahsis şeklini değiştirmek,

…Su tesislerinin vücuda getirilmesine ve su yollarının geçirilmesine lüzumlu olan arazi, Devlet hüküm ve tasarrufu altında veya köyün ve köylerin ve bağlı yerleşme birimlerinin umumi yerleri içinde bulunuyorsa o araziler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır,…

j) (Ek birinci paragraf: 13/1/2005-5286/3 mad.) Yağışların ve sel sularının zararlarını önleyici ve depolayıcı tarım arazileri için sulama suyu ve hayvanlar için içme suyu sağlanmasına yönelik gölet ve diğer tesisleri yapmak ve yaptırmak,

Sulama suyu ihtiyacı saniyede 500 litreye kadar olan suların tesislerini kurmak ve işletilmelerini sağlamak, aynı mahiyette evvelce yapılmış tesisleri ikmal, ıslah ve tevsi etmek ve işletilmelerini sağlamak, (Baraj ve elektrik istihsaline matuf regülatör inşası bu hükmün dışındadır. Saniyedeki sarfiyatı 500 litreden fazla olan sular üzerinde yapılacak tesisler için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün muvafakatı gerekir.)…’’

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve

tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde

ifade edildiği üzere, köy şebeke hattının yenileneceğinin söylenmesine rağmen iki yılı aşkın bir süredir ödenek eksikliğinden dolayı herhangi bir işleme başlanılmadığı, konu hakkında defaten hem şifahi hem de yazılı olarak başvuru yapıldığı iddia ve ifade edilerek söz konusu şebeke suyuna erişimin sağlanması için ivedilikle çalışmalara başlanılması talep edilmektedir.

10) 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 3’üncü maddesi birinci fıkrasında; İl özel idaresinin, İl

halkının mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler

/

tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olarak tanımlandığı, İl Özel

İdaresinin Görev ve Sorumluluklarının ise mezkur Kanunun 6’ncı maddesinde belirlendiği, “ İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma (…); orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında,… yapmakla görevli ve yetkili olduğuna hükmedilmiştir.

11) Suya atfedilen öneme binaen ve güvenilir içme suyu ile şebeke suyuna erişim hususlarında çok sayıda

toplantı, uluslararası zirve ve düzenleme yapılarak somut adımlar atılmış, aşağıda yer alan bir araştırmaya örneğinde, ‘Dünyanın oluşumuyla birlikte ortaya çıkan ve insanlık tarihinden daha eskiye dayanan, aynı zamanda normal sıcaklık ve basınç altında sıvı halde bulunan su; her molekülü bir oksijen ile iki hidrojen atomundan oluşan renksiz, kokusuz ve tatsız bir maddedir. Diğer bir deyişle su, yeryüzünün üçte ikisini kaplayan, bileşiminde çözelti ya da asıltı halinde çeşitli maddeler bulunan sıvı bir maddedir (Ulusoy, 2007:25). Yerine başka bir şeyin ikame edilemeyeceği doğal bir kaynak olarak su, insan hayatı için oksijenden sonra en önemli ögedir… Yaşamın her alanında sahip olduğu önem itibariyle su, en çok ihtiyaç duyulan temel bir unsurdur. Kullanım alanlarının yaygınlığı ve ikame edilememesi suyun önemini daha da arttırmaktadır. Ancak su kaynakları coğrafi dağılımındaki eşitsizliğin yanısıra, her geçen gün ihtiyaçlara cevap veremeyecek derecede azalmaktadır. Sahip olduğu yaşamsal, ekonomik ve stratejik önem nedeniyle su, günümüzün ve yakın geleceğin en çok tartışılan konusu olma potansiyeli arz etmektedir.’ ’ (Seda ÖZSOY, “ Su ve Yaşam: Suyun Toplumsal Önemi ”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler

Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilimdalı Yüksek Lisans Tezi, s.7-9, Ankara 2009, https://sosyalpolitika.fisek.org.tr/wp-content/uploads/sbftez41-seda-ozsoy.pdf Erişim Tarihi, 10/01/2022) ifadelerine yer verilmiştir.

12) ‘Anayasa’nın 2’nci ve 5’nci maddelerinde belirtilen sosyal hukuk devleti, kişilerin, insan onuruna

yaraşır biçimde refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve özgürlüklerini, sosyal adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda, Anayasa’nın 17’nci maddesinde yer alan herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının da güvencesidir. Anayasa’nın 56’ncı maddesinde ise herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu öngörülmektedir. İnsan ve çevre sağlığı için suyun taşıdığı yaşamsal önem dikkate alındığında, kişilerin olabildiğince uygun koşullarla suya ulaşımları sağlanamadıkça söz konusu

Anayasa kurallarının uygulamaya geçirilmesinin olanaklı hale getirilemeyeceği açıktır. Hukuk devletinin en önemli yükümlülüklerinden biri de kuşkusuz, adil ve öngörülebilir kurallarla kişilerin yarınlarından kuşku ve endişe duymadan yaşayabilecekleri bir ortam yaratmaktır. Buna göre, yasal düzenlemelerin, hem kişiler hem de idare yönünden belirlilik içerecek şekilde, açık, net, anlaşılabilir ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir.’(Anayasa Mahkemesi’nin 26/01/2012 tarihli, 2011/06 Esas no.lu ve 2012/16 Karar no.lu

Değişik Gerekçe ve Karşı Oy Gerekçesi)

13) Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan

Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık” başlığı altında da; “Belgede, hukuk kurallarını sosyal ve ekonomik hayatın bir teminatı olarak gören uygulama anlayışına yönelik faaliyetler de öngörülmüştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenliği ilkesini gerçekleştirmeye devam etmesi vurgulanmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması altında olduğuna yönelik güçlü bir mesaj verilmiştir. Bu amaç altında ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, idarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere

/

yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki

Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.

14) Başvuru konusu somut olayda özetle, başvuran tarafından yaklaşık on beş yıl önce köylerine şebeke

suyu hattı yapıldığı, bölgenin coğrafi şartları, doğal afetler gibi nedenlerden dolayı boruların aşındığı ve zarar gördüğü ifade edilen köy şebeke hattının yenileneceğinin söylenmesine rağmen iki yılı aşkın bir süredir ödenek eksikliğinden dolayı herhangi bir işleme başlanılmadığı, konu hakkında defaten hem şifahi hem de yazılı olarak başvuru yapıldığı, temel ihtiyaçların karşılanmamasının yanı sıra yakın zamanda depoda su olmadığı için bir evde çıkan yangına müdahale edemediklerinin iddia edildiği, yapılan başvurunun çözümüne esas teşkil etmesi amacıyla Kurumumuz tarafından İdareden bilgi belge talep edildiği, İdarenin cevabi yazısında ise özetle, köyün mevcut isale hattının bazı bölümlerinde yaşanan sıkıntılardan dolayı içme suyu isale hattının yenilenmesinin idarelerince uygun bulunduğu, değişmesi gereken hattın ölçümünün yapılarak programa teklif edildiği, ancak yenilenmesi gereken isale hattına yakın bir içme suyu kaynağının da köy muhtarlığı tarafından mevcut hatta ilave edilmesinin talep edildiği, söz konusu su kaynağına ise komşu köylerin ihtilaf ettiği, Göl Köyü muhtarlığının ise yeni su kaynağı dâhil edilmeden isale hattının değiştirilmesini istemediğinden çalışma yapılamadığının bildirildiği, başvuran ile 05/01/2022 tarihli yapılan görüşmede ise komşu köylerle olan ihtilafın çözüldüğü bilgisinin verildiği tespit edilmiştir.

15) Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmakta olup, kamu hizmetinin, halkın

beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır. Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir. 31/07/2009 tarihli ve 27305 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Hizmetinin

Sunumunda Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ile etkin, verimli, hesap verebilir, vatandaş beyanına güvenen ve şeffaf bir kamu yönetimi oluşturmak için kamu hizmetlerinin hızlı, kaliteli, basitleştirilmiş ve düşük maliyetli bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere, idarelerin uyması gereken usul ve esaslar düzenlenerek İdarelerin kamu hizmetinin yerine getirilmesindeki hizmet standartları oluşturulmuştur.

15.1) Bu kapsamda İdare tarafından köyün içme suyu yeterli olduğundan ilave kaynak çalışması

yapılmayacağı, ancak ihtilafın ortadan kalkması halinde, köyün uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için çalışma yapılacağı bildirilen işlem hususunda komşu köy ile ihtilafın çözüldüğünün bildirildiği, ayrıca köy şebeke hattının yenileneceğinin söylenmesine rağmen iki yılı aşkın bir süredir ödenek eksikliğinden dolayı herhangi bir işleme başlanılmadığı iddia edilen hizmetin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, benzer birçok kanunda da ifade edildiği üzere İdarenin malî durumu, verildiği yerin gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak belirleneceği ve hizmetin ivediliğinin dikkate alınması gerektiği bilinse de hizmetin ne zaman sağlanacağı konusunun muğlak olması hususunun hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan

‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmiştir.

16) Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden konuyla ilgili iki

tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri olup, bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür. Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin

gerekleri de şu şekilde sıralanmıştır:

1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır.

2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiştir.

3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır.

4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvece niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır.

5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır.

6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır.

7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (Prof. Dr. Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Murat Sezginer, Doç. Dr. Cemil Kaya, Türk

İdare Hukuku, Ankara 2009, s.130-131)

17) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve dosya kapsamında

tarafımıza sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde;

17.1) İl Özel İdaresinin görev ve sorumluluklarının belirlendiği 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun

6’ncı maddesinde; İl özel idaresi mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma (…); orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında yapmakla görevli ve yetkili olduğuna hükmedildiği, söz konusu hizmetin yerine getirilmesinde öncelik sırasının, İdarenin malî durumu, verildiği yerin gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak belirleneceği ve hizmetin ivediliğinin dikkate alınması gerektiği,

17.2) İlgili İdare tarafından gönderilen inceleme raporunda; İskilip ilçesi Göl Köyünün TÜİK 2020

verilerine göre nüfusunun 56 kişi olduğu, içme suyu ihtiyacının 0.097 litre/saniye olduğu, önceki yıllarda yapılan incelemelerde; köyün mevcut isale hattının bazı bölümlerinde yaşanan sıkıntılardan dolayı içme suyu isale hattının yenilenmesinin idarelerince uygun bulunduğu, değişmesi gereken hattın ölçümünün yapılarak programa teklif edildiği, ancak yenilenmesi gereken isale hattına yakın bir içme suyu kaynağının da köy muhtarlığı tarafından mevcut hatta ilave edilmesinin talep edildiği, söz konusu su kaynağına ise komşu köylerin ihtilaf ettiği, Göl Köyü muhtarlığının ise yeni su kaynağı dâhil edilmeden isale hattının değiştirilmesini istemediğinden çalışma yapılamadığı, ayrıca köy içerisinde bulunan çeşmelerde hem sulama amaçlı hem de hayvan sulamasında kullanılmak üzere yeterli miktarda su bulunduğu, dolayısıyla köyün içme suyu ihtiyacının yeterli olduğu, Köyün içme suyu yeterli olduğundan ilave kaynak çalışması yapılmayacağı, ancak ihtilafın ortadan kalkması halinde, köyün uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için çalışma yapılabileceğinin bildirildiği,

17.3) Başvuran ile yapılan görüşmede ise komşu köy ile oluşan ihtilafın sona erdirildiği, köydeki nüfusa

suyun yetmediği, özellikle yaz aylarında nüfusun iyice arttığı, taşıma yöntemi ile gelen suyun sadece 2 saatte tükendiği, tankerlerle su taşındığı, mevcut boru değişiminin yaklaşık iki senedir yapılmadığının ifade edildiği,

17.4) Şebeke suyuna erişimin önem kazandığı bugünlerde, Anayasa’nın 56’ncı maddesinde herkesin,

sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunun öngörüldüğü, İdare tarafından başvuruya konu mevkide içme suyu ihtiyacının giderilmesinin komşu köy ile olan ihtilafın çözülmesi şartına bağlandığı, ayrıca boru değişiminin İdarece uygun bulunarak programa teklif edildiği, ancak söz konusu boru değişimi için hali hazırda bir çalışmaya başlanılmadığı hizmetin makul bir sürede gerçekleştirilmemesinin Anayasa’nın 56’ncı madde hükmüne ve hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine aykırılık oluşturacağı, nitekim İdarenin yetki ve sorumlulukları kapsamında olduğu bilinen şebeke suyuna erişim ve mevcut boru değişimi hususundaki hizmetlerin kamu hizmetinin sürekliliği ve gereklerine istinaden ivedilikle herkesin suya erişiminin sağlanmasına yönelik yapılması gerekliliği değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; başvuruya ilişkin istenilen bilgi ve belgelerin

Kurumumuza süresi içinde gönderilmediği, İdarenin ‘‘kararların gerekçeli olması’’ ilkesine uygun davranmadığı ve başvurana karşı başvurabileceği yollar hakkında bilgilendirme yapmadığı, ‘‘karara karşı başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmesi’’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı

Çorum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULÜNE,

Başvuruya konu mevkide bulunan su ihtiyacının karşılanması ve içme suyu isale hattının yenilenmesinin idarelerince uygun bulunduğu bildirilen işlemin makul sürede yapılması hususunda ÇORUM İL ÖZEL

İDARESİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve ÇORUM İL ÖZEL İDARESİNE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi