|
ÖZET: Başvuru, Iğdır Belediye Başkanlığı tarafından zorunlu hale getirilen ön ödemeli kartlı su sayacı uygulamasına yönelik bir itirazı içermektedir. Şikâyetçi, aboneliği için rızası olmadan kartlı su sayacının takıldığını, bu sistemin kendisine uygun olmadığını ve sayaç değişikliği için kendisinden 531 TL ücret alındığını belirterek, mekanik sayaca geçiş talep etmektedir. Belediye ise, bu uygulamanın Belediye Meclisi kararları doğrultusunda yapıldığını ve elektronik kartlı sayaçların sağladığı avantajları vurgulamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi neticesinde, Iğdır Belediye Başkanlığı’nın, abonelere sayaç seçme hakkı tanımadan kartlı sayaç kullanımını zorunlu kılmasının hukuka ve temel tüketici haklarına aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili mevzuat hükümleri ve yargı kararları doğrultusunda, abonelerin tercih hakkının göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, şikâyetçinin mekanik sayaç kullanma talebinin kabul edilmesi ve diğer abonelerin de mağduriyet yaşamaması için gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, Iğdır Belediye Başkanlığı’na, şikâyetçinin taleplerine ilişkin gerekli işlemlerin makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi ve bu kararın uygulanması için otuz gün içinde bildirimde bulunması zorunluluğu getirilmiştir. Bu süreç, kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve abonelerin haklarını korumak adına önem arz etmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16752-S.21.26826
BAŞVURU NO : 2021/12629
KARAR TARİHİ : 29/11/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, ön ödemeli elektronik kartlı su sayacı kullanımının zorunlu hale getirilmesine yönelik işlemlere yaptığı itiraz hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi tarihli dilekçesinde özetle, kendisine ait aboneliği için rızası alınmadan “kartlı su sayacı” takıldığını, bu sayacı kullanırken ne zaman biteceğini, bittiği zaman su almak için müsait olup olmayacağını, bu sistemin bütçesine uygun olup olmadığını öngöremediği için su sayacı değiştirilmesi işlemine itiraz ettiğini ancak bu itirazlarına “Belediye Meclisinin ilgili kararı gereği ilk ve yeni aboneliklerde kartlı sistem uygulanması zorunludur.” cevabı verildiğini, ayrıca sayaç değişim işlemi için kendisinden 531TL ücret alındığını iddia ve ifade ederek kartlı su sayacının mekanik su sayacı ile değiştirilmesini ve ödediği ücretin iadesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca ilgi idareden bilgi belge talep edilmiştir.
Iğdır Belediye Başkanlığının 12/10/2021 tarihli ve 10311 sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
/
2.1. Şikâyetçinin no.lu su aboneliğine ilişkin ön ödemeli kartlı su sayacının, mekanik sayaca geçiş talebinin elektronik su sayacının aşağıda özetlenen avantajları konulu bilgilendirme yazısı doğrultusunda ve Belediye Meclisi Kararları doğrultusunda uygun görülmediği;
2.1.1. Elektronik kartlı akıllı sayaçlarının, güvenilir ve hassasiyeti yüksek sayaçlardan olduğu, bu nedenle söz konusu sayaçlarla daha güvenilir ölçümler yapılabildiği, bu sayaçlar uzaktan okunabileceği için sayaç okuma personelinin sayacın yanına gitmesine gerek bulunmadığı, abonelerin sistemdeki tüketim bilgilerinin anlık olarak kontrol edebileceği, abonenin tüketim bilgileri istenilen zamanda alınarak sayacın kontrol sıklığının arttırılabileceği, bu sayede insan kaynaklı hatalı okuma sorunlarının ortadan kaldırılacağı, tüm bu hususların abonelerin sisteme olan güveni artıracağı,
2.1.2. Söz konusu sayaçlardaki oto kontrol mekanizması sayesinde, bilinçsiz yapılan su tüketiminin önüne geçileceği, bu sayacın kendisini kontrol ederek hat üzerinde herhangi bir sızıntı veya kaçak olduğunda uyarı verdiği, bu sayaçlara müdahale riskinin daha az olduğu, böylelikle su israfının önüne geçileceği gibi kaçak kullanımların da engelleneceği,
2.1.3. Elektronik kartlı akıllı sayacın ilk kullanımında bir defaya mahsus olmak üzere kullanıcısına belli bir tutarda kontör yüklendiği, bu sayaçların aboneyi susuz bırakmadığı, içerisindeki kontör bitliği anda avans kontörün devreye girdiği ve bu avans kontörlerle belli bir süre vatandaşların su ihtiyaçlarını karşılayabildiği,
2.1.4. Bu sayaç uygulamasında, ev sahibi ve kiracılar arasında yaşanan sıkıntıların önüne geçilmiş olacağı, ilgili abonenin, ne kadar su harcaması yaptığının ve yapabileceğinin takip edebildiği,
2.1.5. Söz konusu sayaçlarda bulunan RF/GSM modülleri sayesinde sayaç ile abone etkileşiminin kurulabildiği, özellikle kışın sayaçta meydana gelen donma ve patlama durumlarını önlemek için sıcaklığın sıfıra yaklaştığı durumlarda sayaçtan aboneye donma uyarısı içeren SMS gönderilebileceği ve bu sayede abonenin önlem almasının sağlanacağı, 2.1.6. Uzaktan kontrol ile aboneliğin sonlandırılabileceğinden, sayaçlar sökülmeden merkezden otomatik olarak kapatılmasının sağlanabileceği, yeni abonelik işlemlerinde ortaya çıkan sayaç takma-sökme işlemlerinin ortadan kalkacağı, 2.1.7. Ön ödemeli sayaç uygulamasının, yukarıda da belirtilen abonenin yararına olan birçok özelliğinin olduğu ve bu durumun da İdarelerinin hizmet kalitesinin artıracağının değerlendirildiği, 2.2. Tüm bu durumlar dikkate alınarak; Iğdır Belediyesi Meclisinin, 07/09/2020 tarih ve 105 no.lu Kararıyla
“Çok katlı yeni binalarda su abonesi olacaklar, ortak su sayacı kullanan siteler ve binalarda ön ödemeli kartlı su sayacının takılması” hususunun kararlaştırıldığı, yine Belediye Meclisinin 03/03/2021 tarih ve 53 no.lu Kararıyla “Arızalı su sayaçlarının değişiminde de ön ödemeli kartlı su sayacının takılması” hususunun kararlaştırıldığı, söz konusu Meclis Kararları ve elektronik su sayacının avantajları dikkate
/
alındığında şikayetçinin mekanik sayaç kullanma talebinin İdarelerince kabul görmediği, İdarelerince ön ödemeli sayaç uygulamasına devam edileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar…kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”, “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123 üncü maddesinin
1 inci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”, “Yönetmelikler”
başlıklı 124 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.”, “Mahalli İdareler” başlıklı 127 nci maddesinde; “… Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. …”, “Tüketicileri Korunması” başlıklı 172 nci maddesinde;
“Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, “İnceleme ve araştırma” başlıklı
20 nci maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde
sonuçlandırır. …”,
6. 5393 sayılı Belediye Kanunun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …”, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları”
başlıklı 15 inci maddesinde; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak. … e)
Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek. …”,
7. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;
“… k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, …”, “Satıştan kaçınma” başlıklı 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler; aksine bir teamül, ticari örf veya adet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz.”,
8. 08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçme Suyu Temin ve Dağıtım
Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliğinin, “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu
Yönetmeliğin amacı; su kaynaklarının korunması ve verimliliğin arttırılması doğrultusunda, içmekullanma suyunun etkin kullanılması ve israfının önlenmesi için içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolüne ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”, “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik; su teminine ilişkin hizmetler ile çalışmaların su kaynaklarının korunması doğrultusunda yönlendirilmesi ve yaygınlaştırılmasına, su idarelerinin su temininde, depolanmasında, iletiminde, dağıtımında ve tüketiminde su kayıplarının azaltılmasına yönelik görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları kapsar.”,
9. 16/07/2015 tarih ve 29418 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılan, İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü
Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliğinin, 1 inci maddesinde; “Bu Tebliğin amacı, içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için alınması gereken tedbirleri belirlemektir.”,
22 nci maddesinde; sayaç seçimi ve aranacak özeliklerine, 23 üncü maddesinde; sayaç özelliklerine, 25
inci maddesinde; sayaçların ölçme hassasiyetlerine (asgari ölçme aralığının R≥100 olacağına), 32 nci maddesinde ise; “Bu Tebliğdeki esaslar dikkate alınarak sayaçlar, büyükşehir belediyelerinde idarece, diğer belediyelerde ise abone veya idarece temin edilir. …”,
10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir Yetkisinin
Kullanılmasına İlişkin R(80) 2 Sayılı Tavsiye Kararının “Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin
Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeler” bölümünde; “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4) İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar. (5) İşlemi, her somut olaya göre belirlenen makul bir süre içinde yapar.
(6) Genel idari ilkeleri tutarlı bir şekilde uygular ve aynı zamanda her olayın özelliklerini göz önünde tutar.
“,
11. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Komitenin İyi İdare Konusunda Üye Devletlere
CM/Rec2007) 7 sayılı Tavsiye Kararı’nın ekindeki İyi İdare Yasası’nda; “İdare yasaya uygun faaliyette bulunur. Takdir yetkisini kullandığında da keyfi kararlar alamaz… Yetkilerini ve işleyiş yöntemlerini düzenleyen kendi iç düzen kurallarına uygun davranır. … İdare eşitlik ilkesine uyar. … Yalnızca ilgili verileri dikkate alarak nesnel biçimde davranır. … İdare takdir yetkisi kullandığında, kararının özel kişilerin hak ve çıkarları üzerindeki her türlü olumsuz etkisi ile takip edilen amaç arasında uygun bir denge kurar. Alınan hiç bir önlem aşırı olmamalıdır. … İdare hukuki kesinlik ilkesine uygun faaliyette bulunur.
…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Şikâyetçinin, mekanik sayaç kullanmasının sağlanmasına yönelik olarak gerekli olan iş ve işlemlerin yapılması ve ayrıca diğer abonelerin de bu şekilde mağduriyet yaşamaması için konuyla ilgili gerekli düzenlemelerin veya iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususlarında, Iğdır Belediye Başkanlığına
Tavsiyede Bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikâyetçi, 1 no.lu paragrafta özetle ifade edildiği üzere; aboneliği için rızası alınmadan “kartlı su sayacı” takıldığını, bu sayacın kullanımına uygunluk durumunu öngöremediği için su sayacı değiştirilmesi işlemine itiraz ettiğini ancak dikkate alınmadığını, ayrıca bu işlem için kendisinden 531TL ücret alındığını iddia ve ifade ederek kartlı su sayacının mekanik su sayacı ile değiştirilmesini ve ödediği ücretin iadesini talep etmektedir.
14. İlgili Belediye Başkanlığınca, Iğdır Belediyesi Meclisinin, elektronik su sayacının avantajlarını dikkate alarak, 07/09/2020 tarih ve 105 no.lu Kararıyla “Çok katlı yeni binalarda su abonesi olacaklar, ortak su sayacı kullanan siteler ve binalarda ön ödemeli kartlı su sayacı takılması” hususunun kararlaştırıldığı, yine
Belediye Meclisinin 03/03/2021 tarih ve 53 no.lu Kararıyla “Arızalı su sayaçlarının değişiminde de ön ödemeli kartlı su sayacı takılması” hususunun kararlaştırıldığı, söz konusu Meclis Kararları ve elektronik su sayacının avantajlar dikkate alındığında şikâyetçinin mekanik sayaç kullanma talebinin İdarelerince kabul görmediği, İdarelerince ön ödemeli sayaç uygulamasına devam edileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
15. Şikâyetçinin iddia ve talepleri ile İdarenin konuya ilişkin açıklamalarından, başvuruya konu ihtilafın; abonenin sayaç tercih etme hakkı bulunup bulunmadığı, bu konuda ilgili idare tarafından bir
zorunluluk getirilip getirilemeyeceği ve abonenin izni veya talebi olmadan sayaçların İdare tarafından değiştirilip değiştirilemeyeceği konularına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
16. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun, 14 üncü maddesinde; belediyelerce, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla su ve kanalizasyon gibi kentsel alt yapı hizmetlerini yapılacağı veya yaptırılacağı, 15 inci maddesinde; belediyelerin, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmaya, içme ve kullanma suyu sağlamaya, bunlar için gerekli tesisleri kurmaya, kurdurmaya, işletmeye ve işlettirmeye yetkili olduğu hususları hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu Kanun hükümleri doğrultusunda, Iğdır Belediye Meclisi tarafından, bazı abonelere (çok katlı yeni binalarda su aboneliği alacak olanlara, ortak su sayacı kullanan sitelere, arızalı su sayaçlarını değiştirenlere) ön ödemeli kartlı su sayacı kullanma mecburiyeti getirildiği anlaşılmaktadır.
17. İlgili İdarece, Belediye Meclisinin aldığı kararlar doğrultusunda söz konusu zorunluluğun getirildiği hususunu belirtilmiş olup, buna karşın belli bir kanun hükmü gereği doğrultusunda bu zorunluluğun getirildiğine ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır. İlgili mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; belli aboneler ve/veya abone grupları için elektronik kartı kullanmanın zorunlu olduğuna ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
18. Anayasa’nın 123’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Yine Anayasa’nın 127 nci maddesinde; “Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.” hükmü mevcuttur. Bu maddelerde yer alan düzenlemeler, idarenin kanuniliği ilkesine vücut vermektedir. İdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin açık bir biçimde kanunla düzenlenmesini gerekli kılar. Ayrıca idarenin kanuniliği ilkesinde; idarenin, eylem ve işlemlerinde kanunlara dayanması ve kanundan aldığı bu yetkiyi yine kanunlara uygun olarak kullanması gerektiği bir gerçektir. Bu kapsamda; adı geçen İdare, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kendi görev ve yetki alanında, karar organları aracılığıyla düzenleme yapmaya veya bu konuda karar almada takdir yetkisi bulunmakta ise de; özellikle bireylere belli bir yükümlülük getiren hususlarda karar alırken, bu konuda yetki aldığı kanun hükümlerini ve bu yükümlüğün ilgili kanundan alınan yetki uyarınca getirildiğini ortaya koymak zorundadır.
19. Takdir yetkisi, idareye, idari işlem ve eylemlerini tesis ederken belli ölçüde hareket serbestisi tanınması demektir. (ÇAĞLAYAN, Ramazan, “Türk Hukukunda İdarenin Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi”, Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 7, S. 3-4, s. 173.) İdareye takdir yetkisi tanınmış olması, idareye keyfi biçimde hareket etme serbestisi tanımamaktadır. İdarenin takdir yetkisi de yargısal denetime tabidir. Ancak, yargı organlarınca yapılan denetim sadece hukukilik denetimi ile sınırlı bulunmakta ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde hüküm kurulamamaktadır. Esasen, idarenin takdir yetkisinin sınırı
Anayasa ile teminat altına alınmış hukuk devleti ilkesidir. (YAYLA, Yıldızhan, “İdarenin Takdir
Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 30, S. 1-2, s.201.) İdare takdir yetkisini, objektif ölçüler içerisinde yasal amaca ve kamu hizmeti gereklerine uygun biçimde, (AZRAK, Ülkü, “İdari
Yargı Denetiminin Sınırı Olarak İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Mecmuası, C. 6, S. 1-3, s. 20.) yürüttüğü hizmetin etkin ve verimli işlemesi ve somut kamu yararı amacını
gözeterek ve bu sınırlar çerçevesinde kullanmak, bir başka deyişle, takdir yetkisinin amacı doğrultusunda hareket etmek zorundadır. (ÇAĞLAYAN, s. 171.)
20. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve 2015/50 E. 2015/107 K. sayılı kararında; “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır.
21. Yine Anayasa Mahkemesinin 08/10/2003 tarih ve 2003/31 E. 2003/87 K. sayılı kararında; “…idarenin takdir yetkisini kullanırken “kamu yararını gözetme” yükümlülüğü vardır ve takdirin keyfilik anlamı taşımadığı gözden uzak tutulmamalıdır. Takdir yetkisi, adil, makul ve ölçülü biçimde kullanılmalı, kazanılmış hakları zedelememeli ve kişinin hukuk düzenine olan güvenini sarsmamalıdır.” şeklinde değerlendirmede bulunmak suretiyle, takdir yetkisinin kullanılması esnasında göz önünde bulundurması gereken ilkeleri açıkça belirlemiş bulunmaktadır.
22. Ayrıca, Anayasanın 2 inci maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan devlettir. Nitekim hukuk güvenliği ilkesi de hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden birisidir. Bu kapsamda hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak bir değer olarak tanımlanmaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve E: 2010/73, K:2011/176 sayılı kararı) Bu doğrultuda, idare tarafından kullanılan takdir yetkisinin, Anayasa ile teminat altına alınan hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanması gerektiği de bir gerçektir.
23. Yukarıda belirtilen açıklamalar, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin, belli bir kanun hükmünü gerekçe göstermeden, kendi organı olan
Belediye Meclisinin takdir yetkisinin kullanması kapsamında almış olduğu 07/09/2020 tarihli karar uyarınca, yeni binalarda su abonesi olacak kimselere yönelik olarak elektronik kartlı sayaç kullanma zorunluluğu getirmesi uygulamasının, İdarenin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu ve ayrıca bu uygulamanın adil ve ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır.
24. Öte taraftan, ilgili İdarece, Belediye Meclisinin aldığı kararlar doğrultusunda, ön ödemeli kartlı su sayacı kullanma mecburiyeti getirmiş ise de; İdare tarafından konuyla ilgili karar alınırken Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir. Adı geçen Kanunun 6’ncı maddesinin 3’üncü fıkrasında; ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler; aksine bir teamül, ticari örf veya adet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi
tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, mevzuattan kaynaklanan haklı bir sebep bulunmadan ve İdare tarafından istenen sayaç özelliklerine ilişkin belirleme yapıldıktan sonra sayaç türünün (mekanik sayaç, elektronik kartlı sayaç) seçimi noktasında tüketicilere bir tercih hakkı sunulmadan, yeni bina aboneliklerinde elektronik kartlı sayaç kullanma zorunluluğu getirilmesinin, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasına aykırılık teşkil edecektir.
25. Nitekim Yargıtay 3. Dairesinin 2014/16784 E. ve 2015/12327 K. no.lu kararında; “ASKİ Tarifeler
Yönetmeliği’nin 12. maddesinde yeni abonelikler için mekanik veya kartlı sayaç kullanımı hususunda idareye taktir hakkı tanınmış ise de; idarenin bu taktir hakkı kullanırken objektif iyi niyet kurallarına uygun davranması zorunludur. Ayrıca; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 5/3. maddesinde (6502 sayılı Kanunun 6/3) “Aksine bir teamül, ticarî örf veya âdet yoksa, satıcı bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı veya ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınmasına bağlı kılamaz. Diğer mal satışı ve hizmet sağlama sözleşmelerinde de bu hüküm uygulanır” hükmü amirdir. Bu bağlamda davalı idarenin tek taraflı olarak çıkardığı yönetmeliği gerekçe göstererek, iltihakî nitelikteki sözleşmeyle, kartlı (ön ödemeli) sayacı zorunlu tutması, Türk Borçlar Kanununa, 4077 ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasaların, lafzına, ruhuna, düzenleme amaçlarına ve temel tüketici hakları ile hukukun genel ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Dairemiz uygulaması da sayaç seçiminin (kartlı, ön ödemeli veya mekanik, faturalı, okumalı) aboneye bırakılması gerektiği yönündedir. O hâlde mahkemece; mekanik sayaç veya kartlı sayaç seçimi hususunun davacının muhtariyetinde bulunduğu göz ardı edilerek, davacının mekanik sayaç takılması yönündeki talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple davacı lehine bozulmasına karar verilmiştir. …” şeklinde hüküm tesis etmiştir.
26. Söz konusu Yargıtay kararında da değinildiği üzere; İdarelerin, sayaç seçimi (kartlı, ön ödemeli veya mekanik vb.) hususunda aboneye tercih etme hakkı tanıması gerekmekte olup, bu hususun göz ardı edilerek belli durumda bulunan abonelere kartlı su sayacı kullanma mecburiyeti getirilmesi uygulamasının, Türk
Borçlar Kanununa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna ve bu Kanunların ruhuna, düzenleme amaçlarına ve temel tüketici hakları ile hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil edecektir.
27. Bahsi geçen Belediyesi Meclisi kararıyla, yeni binalarda su abonesi olacaklar için elektronik kartlı sayaç kullanılmasına yönelik karar alınmış ise de; İdarenin, ilgili abonelere karşı “bu sayacın kullanımının zorunlu olduğu” yaklaşımı yerine, bu sayacın kullanımının faydalarını ve avantajlarını ortaya koymasının, elektronik kartlı su sayacı kullanan abonelerin sayısının artmasında daha olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağı sonucuna varılmıştır.
28. İdare tarafından bu sayaç uygulamasında; okuma, kayıp ve kaçak sorunlarının ortadan kalkacağı, kartlı akıllı sayacın ilk kullanımında bir defaya mahsus olmak üzere kullanıcılarına belli bir tutarda kontör yüklendiği, bu sayaçların aboneyi susuz bırakmadığı, içerisindeki kontör bitliği anda avans kontörün devreye girdiği ve bu avans kontörlerle belli bir süre vatandaşların su ihtiyaçlarını karşılayabileceği vb.
makul gerekçeler ileri sürülmekte olup, elektronik kartlı sayaç uygulamasın abonelere sağladığı bu
avantaj ve faydaların basın ve iletişim kanallarıyla dile getirilerek, mevcut abonelerin gönüllü olarak bu sisteme geçmesini teşvik edecek daha çok faaliyet ve tanıtımlarda bulunulmasının objektif iyi niyet kurallarına, temel tüketici haklarına, iyi yönetim ilkelerine ve hakkaniyete uygun olacağı
Açıktır.
29. Nitekim başka bir İdare hakkında daha önce aynı konuda (elektronik kartlı su sayacı kullanımının zorunlu hale getirilmesine yönelik yapılan itiraz hakkında) Kurumumuza yapılan 2020/5504 no.lu şikâyet başvurusuyla ilgili olarak Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; yukarıda değinilen gerekçeler de göz önünde bulundurularak, bahsi geçen İdareye 11/06/2020 tarihli “Tavsiye Kararı” verilmiştir. Söz konusu kararda da; ilgili idarenin şikâyetçiyi kartlı sayaç kullanmaya zorlamasının, hukuka, hakkaniyete, temel tüketici hakları ile hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu hususu belirtilmiş olup, şikâyetçinin konuyla ilgili olarak mağduriyet yaşamaması için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılması hususunda İdareye Tavsiye’de bulunulmuştur. İdarece, Kurumumuza gönderilen 13/07/2020 tarihli ve E. sayılı cevabi yazıda; “…
Genel Müdürlüğümüzce Tavsiye Kararı dikkate alınarak, … nolu abonelikteki elektronik kartlı sayaç
… tarihinde sökülerek yerine mekanik sayaç montajı gerçekleştirilmiştir. …” hususlarına yer verilmiştir.
30. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar ilgi belediye tarafından elektronik su sayacının abone için avantajları ifade edilmiş olsa da, abonelerin seçim hakkı olması gerektiği, Iğdır Belediye Başkanlığı’nın, elektronik kartlı sayaç sistemine geçip geçmeme yönünde şikâyetçiye bir tercih hakkı tanımadan, şikâyetçiyi kartlı su sayacı kullanmaya zorlayacak şekilde iş ve işlemlerde bulunmasının, hukuka, hakkaniyete, temel tüketici hakları ile hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Yukarıdaki paragraflarda da açıklandığı üzere; ilgili kanun hükümlerinde abonelerin sayaçlarının elektronik kartlı sayaçla değiştirilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme olmadığı halde, idarenin aboneleri elektronik kartlı sayaç sistemine geçmeye zorlamasının, iyi yönetim ilkelerinden “kanunlara uygunluk”, “nezaket” ve “dürüstlük” ilkelerine uygun olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, şikayetçinin konuyla ilgili başvurusuna İdarece verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini bilgisinin verilmediği anlaşılmış olup, İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine de uygun davranmadığı tespit edilmiştir. İdarenin söz konusu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Başvuru” başlıklı 68 inci maddesi kapsamında İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvuru yolu, “Karar ve karara itiraz” başlıklı 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tüketici hakem heyetinin kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Tüketici Hakem Heyetinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Şikâyetçinin, mekanik sayaç kullanmasının sağlanmasına yönelik olarak gerekli olan iş ve işlemlerin yapılması ve ayrıca diğer abonelerin de bu şekilde mağduriyet yaşamaması için konuyla ilgili gerekli düzenlemelerin veya iş ve işlemlerin makul sürede yapılması hususlarında IĞDIR BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, IĞDIR
BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
IĞDIR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve ŞİKAYETÇİYE TEBLİĞ EDİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.
/