ÖZET: Başvuru, Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından başvurana ait olmayan bir su borcunun tahsil edilmek istendiği iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, 1999-2008 yılları arasında Doğsa Konut Yapı Kooperatifi’ne ait toplam 8.358,00 TL’lik su borcunun, kendisinin ikamet ettiği apartmanın sakinlerine eşit olarak paylaştırıldığını ve kendisine düşen 298,00 TL’lik borcun iptal edilmesini talep etmiştir. İdare, bu borcun kooperatiften tahsil edilmediğini kabul etmiş, ancak başvuranın borçla ilgili sorumluluğunu savunmuştur.

Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi, başvuranın kooperatifin ortak kullanım aboneliğinden kaynaklanan borçla ilgili herhangi bir kanıt sunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın borcunun zamanaşımına uğradığına dair tespitler yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre, alacakların on yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin dolduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın tahsil edilmek istenen borcunun hukuka aykırı olduğu belirlenmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan işlemlerin iptali için Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuranın itirazlarına uygun bir şekilde yanıt vermediği ve iyi yönetim ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvurunun kabul edilerek gerekli işlemlerin yapılması yönünde karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/17187-S.21.27487

BAŞVURU NO : 2021/14224

KARAR TARİHİ : 07/12/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERZURUM SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın, tarafına ait olmayan su borcunun kendisinden tahsil

BAŞVURUNUN KONUSU :

edilmek istendiğine ilişkin iddiası ve bu borç tutarının iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran 24.08.2021 tarihli dilekçesinde özetle, ilgili İdarece “ tesisat numaralı su aboneliğinin

Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin ortak kullanım aboneliği olduğu, bu aboneliğin 1999-10. ayı ile 2008-2.

ayları arasındaki döneme ilişkin 8.358,00 TL tutarında su borcu olduğu, bahse konu Kooperatifin isminin

Apartmanı olarak değiştirildiği, bu borcun kendisinin de ikamet ettiği Apartmanı’nın sakinine eşit şekilde paylaştırıldığı, bu kapsamda kendisine isabet eden su borcu tutarının 298,00 TL olduğu” yönünde tarafına bildirim yapıldığını, İdarenin söz konusu kamu alacağını bu güne kadar adı geçen kooperatiften tahsil etmeyerek konuyla ilgili gerekli işlemleri yapmadığı hususunu itiraf ettiğini, tarafına ait olmayan borcun hukuka aykırı bir şekilde kendisinden tahsil edilmek istendiğini iddia ve ifade ederek, tarafından talep edilen 298,00 TL tutarındaki su borcunun ve bu borca ilişkin faizin iptal edilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazına istinaden, Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü tarafından Kurumumuza yazılan 11/10/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1. tesisat numaralı su aboneliğinin Doğsa Konut Yapı Kooperatifi ortak kullanım aboneliği olduğu, bahse konu kooperatifin isminin Hilal Apartmanı olarak değiştirildiği, 1999­10. ayı ile 2008­2. ayları

Belge Doğrulama Kodu: c6b7-3e2b-c40a Belge Doğrulama Adresi: https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/

arasındaki döneme ilişkin 8.358,00 TL’lik su tutarının inşaat yapımında ve sonrasında kullanıldığı, bu borcun ödenmesi için Doğsa Konut Yapı Kooperatifine ihtarname çekildiği, söz konusu borç ödenmediği için 08.05.2021 tarihli Genel Müdürlük Makamından alınan olura istinaden 18.05.2021 tarihinde

Apartmanı sakini olan adet su abonesine söz konusu borcun eşit şekilde bölündüğü, bu kapsamda 83425 tesisat numaralı su abonesi olan başvurana 298,00 TL yansıtıldığı, bu tutarın ödenmesine ilişkin olarak başvurana ihtar çekildiği,

2.2. Konuya ilişkin Hukuk Müşavirliklerinden görüş istendiği; Hukuk Müşavirliği görüşünde, başvuranın iddialarının asılsız olduğunun belirtildiği, başvuranın, söz konusu kamu alacağının kendisinden haksız olarak tahsil edilmek istendiğini iddia ettiği, ancak bu iddialara ilişkin olarak ve özelikle de Kooperatif ile olan münasebetine ve sorumluluklarına dair gerek İdarelerine gerekse de Kamu Denetçiliği Kurumuna herhangi bir kanıt ve belge sunmadığı,

2.3. Başvuru konusu olayla ilgili olarak, başvuran ile Kurumları arasında tesisat numaralı su abonesi ile ilgili yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış (İcra takibi ve dava)

uyuşmazlık bulunmadığı, başvuranın da iş bu hususta dava açtığına dair kanıt sunamadığı, dolayısıyla ortada yargısal bir faaliyetin bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesinde yer alan “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” hükmü uyarınca zamanaşımının söz konusu olmadığı,

2.4. Tüm bu nedenlerle; başvurana yansıtılan borcun ödenmesi veya taksitlendirilmesi gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar … kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun,

6.1. “I. On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146 ncı maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”,

6.2. “II. Sürelerin kesinliği” başlıklı 148 inci maddesinde; “Bu ayırımda belirlenen zamanaşımı süreleri, sözleşmeyle değiştirilemez.”,

6.3. “1. Genel olarak” başlıklı 149 uncu maddesinde; “Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar.”,

6.4. “V. Sürelerin hesaplanması” başlıklı 151 inci maddesinde; “Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.”,

6.5. “B. Bağlı alacaklarda zamanaşımı” başlıklı 152 nci maddesinde; “Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olur.”,

7. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun

7.1. “II – Kooperatifin sorumluluğu” başlıklı 28 inci maddesinde; “Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumludur.”,

7.2. “1. Sınırsız sorumluluk” başlıklı 29 uncu maddesinde; “Anasözleşme, kooperatifin varlığı borçlarını karşılamaya yetmediği hallerde, ortaklarının da şahsan ve sınırsız olarak sorumlu tutulacaklarını hüküm altına alabilir. Bu takdirde alacaklılar kooperatifin iflası veya diğer sebeplerle dağılması halinde alacaklarını tamamen sağlıyamazlarsa, kooperatifin borçlarından dolayı, kooperatif ortakları zincirleme ve bütün varlıklariyle sorumlu olurlar.”,

7.3. “2. Sınırlı sorumluluk” başlıklı 30 uncu maddesinde; “Anasözleşmeye, kooperatif borçları için her ortağın kendi payından fazla olarak şahsan ve belirli bir miktara kadar kooperatiften sonra sorumlu olacakları hususunda bir hüküm konabilir. Ortakların tek başına sorumlu olacakları miktar kooperatifteki paylarının tutarı ile orantılı olarak da gösterilebilir. İflasın sonuna kadar bu sorumluluk iflas idaresi tarafından ileri sürülür.”,

7.4. “5. İflas halinde usul” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Ortakları şahsan sorumlu bulunan veya ek ödemelerle yükümlü olan bir kooperatifin iflası halinde, iflas idaresi sıra cetvelini düzenlemekle beraber ortaklardan her birinin payına düşen borcun ödenmesini kendilerinden ister. Tahsil olunamıyan meblağlar diğer ortaklar arasında bölüşülür. Aktif bakiyesi pay cetvellerinin kesin olarak tespiti üzerine geri verilir.

Ortakların birbirlerine rücu hakları saklıdır. Ortakların geçici olarak tespit olunan borçlarıyla pay cetveli aleyhine İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre itiraz hakları vardır.”,

7.5. “6. Sorumluluk hükümlerinin değiştirilmesi” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Ortakların sorumluluğu ve ek ödemeler yükümleri ile ilgili değiştirmeler ancak ana sözleşmenin tadili ile mümkündür.

Sorumluluk ve ek ödeme yükümleri konulması veya bunların artırılması, bu husustaki kararın tescili ile kooperatifin bütün alacakları lehine hüküm ifade eder. Sorumluluğun azaltılması hakkındaki kararlar, tescilden evvel doğmuş borçları kapsamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuruya konu edilen borç ve faiz tutarının, başvurandan tahsiline yönelik yapılan işlemlerin iptali için gerekli işlemleri makul sürede yapması hususunda Erzurum Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğüne Tavsiyede Bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran özetle, ilgili İdarece “Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin, 1999-10. ayı ile 2008-2. ayları arasındaki döneme ilişkin 8.358,00 TL tutarında su borcu olduğu, bahse konu Kooperatifin isminin

Apartmanı olarak değiştirildiği, bu borcun kendisinin de ikamet ettiği Apartmanı’nın sakinine eşit şekilde paylaştırıldığı, bu kapsamda kendisine isabet eden su borcu tutarının 298,00 TL olduğu” yönünde tarafına bildirim yapıldığını, tarafına ait olmayan söz konusu borcun hukuka aykırı bir şekilde kendisinden tahsil edilmek istendiğini iddia ve ifade ederek, söz konusu su borcu tutarının ve bu borca ilişkin faizin iptal edilmesini talep etmektedir.

10. İlgili İdare, tesisat numaralı su aboneliğinin Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin ortak kullanım aboneliği olduğu, bahse konu kooperatifin isminin Apartmanı olarak değiştirildiği, bu aboneliğe ait 1999­10. ayı ile 2008­2. ayları arası 8.358,00 TL su borcunun ödenmesi için Doğsa Konut Yapı

Kooperatifine ihtarname çekildiği, söz konusu borç ilgili kooperatif tarafından ödenmediği için bu borcun

Apartmanı sakini olan kişiye eşit şekilde bölündüğü, bu doğrultuda bahsi geçen apartmanda ikamet eden başvurana 298,00 TL tutarında borç yansıtıldığı, başvuranın, söz konusu kamu alacağının kendisinden haksız olarak tahsil edilmek istendiğini iddia ettiği, ancak bu iddiasına ilişkin olarak ve özelikle de

Kooperatif ile olan münasebetine ve sorumluluklarına dair gerek İdarelerine gerekse de Kamu Denetçiliği

Kurumuna herhangi bir kanıt ve belge sunmadığı, başvurana yansıtılan borcun ödenmesi veya taksitlendirilmesi gerektiği açıklamalarına yer verilmiştir.

11. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; ilgili İdarece, Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin 1999­10.

ayı ile 2008­2. ayları arası 8.358,00 TL’lik su borcunun ödenmesi için adı geçen Kooperatife 21.03.2021 tarihli yazı yazıldığı, söz konusu borcun ödenmemesi sebebiyle bu borcun Apartmanı (Doğsa Konut

Yapı Kooperatifi kooperatifin isminin Apartmanı olarak değiştirildiğinden bahisle) sakini olan kişiye eşit şekilde bölündüğü, bu kapsamda başvurana 298,00 TL tutarında su borcu yansıtıldığı, bu borcun ödenmesi için başvurana 08.06.2021 tarihli yazı yazıldığı hususları tespit edilmiştir.

12. Ayrıca, Kurumumuzca ilgili İdareye gönderilen bilgi ve belge isteme yazısında “Söz konusu borç tutarının ilgili kooperatiften tahsiline yönelik olarak bu güne kadar hangi iş ve işlemlerin yapıldığına ve bu kapsamda ilgili kooperatif hakkında bu güne kadar herhangi bir işlem yapılmadıysa bu durumun gerekçesinin ne olduğuna ilişkin açıklamaların ve konuya dair bilgi ve belgelerin,” Kurumumuza gönderilmesi istenilmiş ise de; İdarece, ilgili kooperatife 21.03.2021 tarihinde yazılan yazıdan başka borcun

ödenmesine yönelik bir ihtar çekildiğini ve bu kapsamda bir bildirim yapıldığını ispata yarayan herhangi bir belge Kurumumuza gönderilmemiştir. Bu kapsamda; 21.03.2021 tarihli yazıdan önce, 8.358,00 TL’lik borcun ödenmesine yönelik olarak ilgili İdare tarafından bahsi geçen kooperatife herhangi bir tebligat veya bir bildirim yapıldığına ilişkin bir tespit yapılmamıştır.

13. Öte yandan, ilgili İdarenin, adı geçen kooperatifin su boruna ilişkin olarak 08.05.2021 tarihli Genel

Müdürlük Makamından alınan olura istinaden, Apartmanı sakini olan abonelere bahsi geçen kooperatifin su borcunun eşit şekilde böldüğü, bu doğrultuda payına düşen borcu ödemesi için başvurana

08.06.2021 tarihli ihtar çektiği anlaşılmıştır. Bu durum değerlendirildiğinde; İdarece, payına düştüğü

iddia ettiği borcun ödenmesine yönelik olarak 08.06.2021 tarihinden önce başvurana herhangi bir tebligat veya bir bildirim yapılmadığı sonucuna varılmıştır.

14. Yukarıda izah edildiği üzere; ilgili idare, Doğsa Konut Yapı Kooperatifi kooperatifin isminin

Apartmanı olarak değiştirildiği ve başvuranın da bu apartmanın sakini olduğundan bahisle kooperatifin borçları nedeniyle başvuranı sorumlu tutarak başvurandan kooperatifin su borcunun bir kısmını ödenmesini istemiş ise de; idarece, ilgili kooperatifin isminin Apartmanı değiştirildiğine yönelik olarak Kurumumuza herhangi bir belge sunulmamıştır. Öte taraftan, Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin isminin Apartmanı olarak değiştirildiği kabul edilse dahi; bu durumda, ilgili dönemdeki Kooperatif

Kanunu hükümleri uyarınca kooperatiflerin ve üyelerinin sorumluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

15. 1163 sayılı Kooperatif Kanunun, 28 inci maddesinde; ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumlu olduğu, 29 uncu maddesinde; ana sözleşme, kooperatifin varlığı borçlarını karşılamaya yetmediği hallerde, ortaklarının da şahsan ve sınırsız olarak sorumlu tutulacaklarını hüküm altına alabileceği, 30 uncu maddesinde; ana sözleşmeye, kooperatif borçları için her ortağın kendi payından fazla olarak şahsan ve belirli bir miktara kadar kooperatiften sonra sorumlu olacakları hususunda bir hüküm de konabileceği hususları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu Kanun hükümlerden anlaşılacağı üzere; ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatifler, alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumlu olup, ana sözleşmede ortakların sorumluğu ile ilgili hükümlere yer verilebilecektir.

16. İlgili İdare, Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin isminin Apartmanı olarak değiştirildiği ve başvuranın da bu apartmanın sakini olduğundan bahisle adı geçen kooperatifin borçları nedeniyle başvuranı sorumlu tutarak ilgili kooperatifin su borcunun bir kısmının başvuran tarafından ödenmesini istemiş ise de; idarece, ilgili kooperatifin ana sözleşmesindeki yer alan hükümlere göre başvuranın kooperatif ortağı olarak sorumlu tutulabileceğine ilişkin bir belge (ilgili kooperatifin ana sözleşmesi, başvuranın hangi dönemlerde ortak olduğu vb.) Kurumumuza sunulmamıştır. Bu noktada, ilgili kooperatifin su borcunun bir kısmı için başvuranın sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkin olarak Kurumumuzca net bir tespit yapılamamıştır.

17. Ayrıca söz konusu borçtan başvuranın sorumlu tutulabileceği düşünülse dahi; başvuranın, tarafına ait olmayan borcun hukuka aykırı bir şekilde kendisinden tahsil edilmek istendiği iddiası bulunmakta olup, bu kapsamda başvuranın söz konusu borçtan sorumlu tutulabileceği kabul edilebileceği varsayımında, başvuruya konu edilen ve başvurandan tahsil edilmek istenen 298,00 TL tutarındaki borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

18. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun, 146 ncı maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 149 uncu maddesinde; zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu

hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.

19. Konuya ilişkin Yargıtay 3. Dairesi’nin 09.03.2017 tarih sayılı kararında;

“… Taraflar arasındaki uyuşmazlık abone sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kılınmasını ifade eder. … Somut olayda davalı vekili, süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı ise ilk celsede tebliğ aldığı cevap dilekçesini inceleyip beyanda bulunmak ve delillerini bildirmek üzere süre talep etmiş, sunmuş olduğu delil dilekçesinde de zamanaşımı define karşı durmamıştır. Mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.

Zamanaşımı def’i, davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez. (11.01.1940 tarih ve 17/70 sayılı İçtihat Birleştirme Kararı) Davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmesi

usul ve yasaya aykırıdır….” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. (Kaynak:

https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay)

20. Yine Yargıtay 3. Dairesi’nin 24.01.2019 tarih E. 2017/11970, K.2019/639 sayılı kararında ise; “…

Dava; elektrik tüketimi nedeniyle dönemsel tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla davalı abone aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TBK.’nın 146.maddesinde (818 sayılı BK md. 125 ; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, dava konusu alacak, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle ve yasada özel olarak başka bir süre öngörülmediğinden, genel zamanaşımı süresinin düzenlendiği TBK’nun 146. maddesi gereğince

10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi her alacak için o alacağın istenebileceği tarihte

başlar. Bu nedenle somut olay özelinde, elektrik faturalarının her biri yönünden son ödeme tarihleri bu sürenin başlangıcıdır. …” hususlarına yer verilmiştir. (Kaynak: https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay)

21. İdarenin, Doğsa Konut Yapı Kooperatifinin 1999­10. ayı ile 2008­2. ayları arası 8.358,00 TL’lik su borcunun başvuran payına düşen 298,00 TL’lik kısmının başvuran adına ne zaman tahakkuk ettirildiği, başvuru dosyasından net olarak tespit edilemese de; adı geçen kooperatifin su borcuna ilişkin olarak

08.05.2021 tarihli Genel Müdürlük Makamından alınan olura istinaden, Apartmanı sakini olan

abonelere bahsi geçen kooperatifin su borcunun eşit şekilde bölündüğü, bu doğrultuda payına düşen borcu ödemesi için başvurana 08.06.2021 tarihli yazı yazdığı dikkate alındığında, İdarece başvuran adına borç tahakkuk kaydının en erken 08.05.2021 tarihi itibariyle yapılabileceği değerlendirilmiştir.

22. 18 no.lu paragrafta değinilen Kanun hükümleri ve 19 ve 20 no.lu paragraflarda değinilen yargı kararlarında belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146 ncı maddesi uyarınca sözleşmesinden kaynaklanan alacağın talep edilebilmesi 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan, İdarenin, 1999­10. ayı ile 2008­2. aylarına arasındaki her bir döneme ilişkin su borcunu, borcun vade tarihinden itibaren, 10 yıl içinde ilgilisinden talep etmesi gerekmektedir. Başvuranın

Kurumumuza sunduğu faturalardan, su borçları için belirlenen vadenin (son ödeme tarihinin) sayaç okuma tarihinden sonraki en fazla bir aylık sürenin sonu olabileceği değerlendirilmiştir. Bu durumda; ilgili kooperatifin en son (2008­2) dönem borcuna ilişkin olarak 18.02.2008 tarihinde İdarece tahakkuk kaydı yapıldığı hususu dikkate alındığında, bu döneme ilişkin su borcunun vadesinin en geç

18.03.2008 tarihi olabileceği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, ilgili kooperatifin 2008­2 ayından

önceki dönemlere ilişkin su borçlarının vadesinin, 18.03.2008 tarihinden önceki tarihler olacağı açıktır.

23. Bir önceki paragrafta yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; ilgili kooperatifin en son dönem (2008­2) borcunun vadesinin en geç 18.03.2008 tarihi olabileceği, bu dönem borcunun 10 yıllık zamanaşımı süresinin 18.03.2018 tarihinde dolduğu, ilgili kooperatifin 2008­2 ayından önceki dönemlere ilişkin borçlarının zamanaşımı süresinin 18.03.2018 tarihinden önceki tarihlerde dolacağının açık olduğu, öte taraftan, İdarenin 08.06.2021 tarihli yazısıyla başvurandan söz konusu dönemlere ilişkin borçların ödenmesini talep ettiği hususları dikkate alındığında; Doğsa Konut Yapı Kooperatifine ait su borcu tutarlarının başvurandan talep edilebileceği ihtimali kabul edilse dahi, söz konusu borcun 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde başvurandan talep edilmediği sonucuna varılmıştır.

24. Öte yandan, ilgili İdare tarafından her ne kadar yargısal bir faaliyetin bulunmaması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesinde yer alan “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” hükmünün somut olaya uygulanamayacağı iddia edilmekte ise de; bu Kanun hükmü uyarınca söz konusu borcun zamanaşımına uğradığına ve bu kapsamda söz konusu borcun hukuka aykırı şekilde başvurandan tahsil edilmek istendiğine ilişkin tespitin, Anayasa ve 6328 sayılı

Kanun uyarınca idarelerin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceleyen Kurumumuzca ortaya konulabileceği açıktır.

25. Başvuranın iddiaları, İdarenin açıklamaları, konuyla ilgili Mahkeme kararı ve mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Doğsa Konut Yapı Kooperatifi kooperatifine ait su borcu tutarlarının başvurandan talep edebileceği kabul edilse dahi, başvuranın payına düştüğü iddia edilen borcun zamanaşımı süresi içerisinde İdarece başvurandan talep edilmediği, başvuranın, tarafına ait olmayan borcun hukuka aykırı bir şekilde kendisinden tahsil edilmek istendiğine yönelik itirazını ilgili İdareye yaptığı başvuruda ve Kurumumuza yaptığı başvuruda dile getirdiği hususları dikkate alındığında, İdarenin, başvuruya konu edilen borç tutarının başvurandan tahsiline yönelik işlem tesis etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuruya konu edilen borç ve faiz tutarının, başvurandan tahsiline yönelik yapılan işlemlerin iptali için gerekli işlemleri makul sürede yapması hususunda ERZURUM SU VE KANALİZASYON

İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ERZURUM

SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

ERZURUM SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ve BAŞVURANA

TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi