ÖZET: Başvuru, Elmalı Belediyesi’nin imar uygulamasına yönelik itirazları içermektedir. Şikayetçi, Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan tescilli parselinin, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereğince yapılan parselasyon işlemleriyle ihlal edildiğini öne sürmektedir. İddialar arasında, düzenleme ortaklık payı kesintisinin eşit oranda yapılmadığı, bazı parsellerin hukuka aykırı şekilde büyütüldüğü ve bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğu yer almaktadır. Şikayetçi, Elmalı Belediyesi’nin imar düzenlemesinin iptal edilmesini talep etmektedir.

Elmalı Belediyesi, şikayetçinin iddialarını yanıtlayarak, imar uygulamasında herhangi bir fazladan kesinti yapılmadığını ve düzenleme ortaklık paylarının yalnızca kamuya yararlı alanlar oluşturmak amacıyla kullanıldığını belirtmiştir. Ayrıca, her parselin yüzölçümünün farklı olması nedeniyle DOP kesinti miktarlarının da farklılık gösterdiği ifade edilmiştir. İdare, şikayetçinin hesaplamalarının yanlış olduğunu ve daha önceki terk oranlarının dikkate alınmadığını vurgulamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan değerlendirmede, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilmediğine karar vermiştir. Başvurunun reddine ilişkin karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Bu süreç, kamu denetimi ve imar uygulamaları açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5226-S.22.7947

BAŞVURU NO : 2021/18375

KARAR TARİHİ : 15/04/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ELMALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İmar planı ve düzenleme ortaklık payı kesintisine itiraz hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi dilekçesinde özetle, Antalya ili, Elmalı ilçesi, Mahalle Sokak, ada ve parsel sayılı ve adına tescilli olan parseli kapsayan alanda,3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca imar uygulaması (parselasyon) yapılmasına ilişkin Elmalı Belediyesi Encümen kararı ile bu kararın eki cetveller ile sahip olduğu tescilli olan parseli yönünden ihlal edildiğini,

1.1. Yapılan imar uygulaması incelendiğinde, belediyenin birçok arsa üzerinden kendisine parsel çıkarma yoluna gittiğini bu uygulamanın açıkça hukuka aykırı olduğunu, düzenleme ortaklık paylarının, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, cami ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarda kullanılamayacağını,

1.2. Düzenleme Ortaklık Payı düzenlenirken imar planında eşit olarak kesinti yapılması gerektiğini ancak imar uygulaması incelendiği zaman eşitlikten tamamen uzak keyfi bir düzenleme olduğunun görüldüğünü, yapılan imar düzenlemesinin bu yönüyle Anayasaya ve kanuna aykırı olduğunu,

1.3. Elmalı Belediyesinin yapmış olduğu imar düzenlemesiyle, arsasında yüzde 31’lik kesintiye gidildiğini ancak imar düzenlemesini incelediğinde, ada parsel de hesaplandığı zaman %2 gibi bir kesinti görüldüğünü, ada parselde %15’lik kesinti, yine ada parselde %15lik kesinti ve yine yan komşusu ada parselde %18’lik kesintiye gidildiğini, düzenlemeye girmiş ama bir kaybı olmamış, parselinin ölçüsü aynı kalmış, ada parselin bulunduğunu, hatta parseli büyümüş kişilerin de bulunduğunu, bu parselin ada parsel olduğunu, yine ada parsel düzenleme ile büyük bir şekilde parselinin büyüdüğünü,

1.4. DOP kesintisinin amacının genel olarak kamuya yararlı alanlar oluşturmak olduğunu, bazı parselleri büyütmek için DOP kesintisinin yapılamayacağını, yapılan DOP kesintisinin en başta Anayasanın eşitlik

/

ilkesine aykırı olduğunu ve Danıştay’ın kararlarının da son derece açık olduğunu, yapılan DOP kesintisinin herkesten eşit bir şekilde alınması gerektiğini,

1.5. Elmalı Belediyesi tarafından yapılan imar planının Anayasaya, kanuna ve yargı kararlarına açık bir şekilde aykırı olduğu için iptal edilmesi gerektiğini, konuyla ilgili itirazına cevap verilmediğini ifade ve iddia ederek, gereğinin yapılması ve haklarının geri verilmesi talebinde bulunmaktadır.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla

27.12.2021 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,

2.1. Elmalı Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden alınan 19.01.2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “ … 1- Dava konusu imar uygulamasında davacıya ait taşınmaz Yenimahalle 109 ada 7 numaralı (kadastro) parsel olarak kayıtlı iken düzenleme içerisinde hesaplanan düzenleme ortaklık payı oranı karşılık gelen DOP miktarı kesintisinden kalan (imara tahsis)

miktarı yine taşınmazın bulunduğu yerde bir imar parseline dağıtımı yapılmıştır. Böylece parsel bulunduğu yerde bırakılmış, imar uygulaması içerisinde hesap edilen ve tüm parsellere uygulanan DOP ORANI dışında fazladan herhangi bir kesinti yapılmamıştır.

2- İmar Kanunun 18. maddesi gereğince “Yenimahalle ada uygulama sahası” olarak, yapılan imar planı uygulaması çalışmasında, düzenlemeye tabi tutulan parsellerden toplam olarak 11728.61 m2 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmıştır. Kesintiyle elde edilen bu miktar ile ada nolu parselde

2038.07 m2 park alanı, ada nolu parselde 1649.93 m2 park alanı ile toplam miktarı 8040.61 m2 olan

bölge içindeki yollar oluşturulmuştur. Dolayısıyla düzenleme ortaklık paylarının umumi hizmetler dışında başka maksatla kullanılması söz konusu değildir.

3- İmar Kanunu ve uygulayıcı yönetmeliklerde düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalardan EŞİT (AYNI)

ORANDA DOP kesintisi yapılması gerektiği açıkça ifade edilmektedir. Düzenlemeye giren parsellerin yüzölçümleri birbirlerinden farklı olduğundan dolayı her bir parselin DOP kesinti miktarı da doğal olarak birbirlerinden farklıdır. EŞİT MİKTARDA DOP KESİNTİSİ bu durumdan dolayı mümkün değildir.

Şikayetçi bu iki kelime (eşit oran-eşit miktar) arasındaki farkı bilmemektedir ya da kasıtlı bir şekilde kelime oyunları ile Kamu Denetçisini yanıltmaya çalışmıştır.

4- Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Yönetmeliğinin 14. maddesinin altıncı fıkrasında; (6) “Parselasyon planı yapılmadan ifraz, tevhit ve terk yoluyla; düzenleme ortaklık payına konu alanlara terk edilen ya da bağışlanan alan miktarının, uygulama sahasındaki düzenleme ortaklık payı oranına göre kesilecek alandan az olması durumunda, parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.” denilmektedir. Daha önce yapılan imar uygulaması işlemlerinde (15. ve 16. madde uygulamaları) kamuya terkleri yapılmış olan ada ve parsellerin daha önceki terkleri dikkate alınarak tamamlayan fark kadar DOP kesintisi yapılmıştır. Ancak ada ve parsellerin terkleri bu uygulamadaki DOP oranından fazla oldukları için DOP kesintisi yapılmadan imar parsellerine tahsisleri yapılmıştır. Şikayetçi taraf daha önceki terk miktarlarını hesaba katmadan kendince farklı hesaplamalar yapmış ve yanlış sonuçlar üzerinden suçlamalarda bulunmuştur. Bu şikâyete konu iddialar tamamen asılsızdır.

5- Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Yönetmeliğinin 11. maddesinin dördüncü fıkrasına göre kadastro müdürlüğünce hazırlanan; arazi ve arsa düzenlemesi yapılacak alana kısmen ya da tamamen giren parseller ve komşu parsellerin, uygulamaya esas onaylı mülkiyet haritaları, koordinatları ve yüzölçümlerine dair bilgileri içeren, mülkiyet raporu esas alınarak imar uygulaması hazırlanmaktadır.

Böylece tapu ve kadastro müdürlüğünün yazılı olarak idareye sunduğu doğru bilgiler üzerinden imar planı uygulaması çalışması hazırlanmıştır. İnternet üzerinden sunulan “Parsel Sorgu” hizmetinin yanlış ve hatalı bilgiler içerme riski olduğundan bu bilgilere riayet edilmemiştir. Bu doğrultuda uygulama dosyası içerisinde yeni yüzölçümü önceki yüzölçümünden (1 santimetrekare dahi) daha fazla olan herhangi bir parsel bulunmamaktadır.

6-Kanun ve yönetmeliklere bağlı kalınarak yapılan parselasyon planı çalışması neticesinde herhangi bir parsel için herhangi bir hak ve menfaat kaybı ve hukuka aykırılık oluşturulmamıştır. Şikâyetçi tarafından yapılan tüm tespit ve şikâyetler asılsız, kendi lehine yönelik talepleri de mevzuat hükümleri içerisinde karşılanamayacak durumdadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36. maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun,

6.1. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.

Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.

Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.

…

Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.

24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez.

Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir. …”,

6.2. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde; “ İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. …”

7. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c)

bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”,

8. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin;

8.1. “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14. maddesinde; “ (1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez.

(2) Düzenleme ortaklık paylarının aşağıdaki öncelik sırasına göre alınması esastır:

…

(6) Parselasyon planı yapılmadan ifraz, tevhit ve terk yoluyla; düzenleme ortaklık payına konu alanlara terk edilen ya da bağışlanan alan miktarının, uygulama sahasındaki düzenleme ortaklık payı oranına göre kesilecek alandan az olması durumunda, parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.”

8.2. “Tapu kayıtlarının ve parsel sınırlarının elde edilmesi” başlıklı 11’nci maddesinde; “ (1)

Düzenleme sahasına ilişkin gerekli tapu ve kadastro bilgi ve belgeleri, 7/3/2015 tarihli ve 29288 sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanan Tapu ve Kadastro Verilerinin Paylaşımı Hakkında Yönetmelik hükümlerince uygulamayı yapan idarece alınır.

…

/

(2) Taşınmaz sahipleri, taşınmaz sahiplerinin yetkilendirdiği kişi ya da firma yetkilisi veya uygulamayı yapan idarenin başvurusuyla, arazi ve arsa düzenlemesine alınacak parsellerin tapu bilgi ve belgeleri; onaylı olarak veya Tapu ve Kadastro Verilerinin Paylaşımı Hakkında Yönetmelik hükümlerince tapu müdürlüklerinden veya tapu verilerini almaya yetkili idare tarafından alınır.

…

(4) Kadastro müdürlüğünce arazi ve arsa düzenlemesi yapılacak alana kısmen ya da tamamen giren parseller ve komşu parsellerin, uygulamaya esas onaylı mülkiyet haritaları, koordinatları ve yüzölçümleri hazırlanacak mülkiyet raporu ile birlikte başvuru sahibine teslim edilir.

….

(6) Parsellerin mülkiyet sınırlarında veya yüzölçümlerinde hataların bulunması halinde, bu hatalar ve uygulamada kullanılacak mülkiyet sınırları ile yüzölçümleri kadastro müdürlüğünce hazırlanacak raporda ayrıntılı olarak belirtilir.”,

hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1. Nolu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, Antalya ili, ilçesi, Mahalle

Sokak, ada ve parsel sayılı ve adına tescilli olan parseli kapsayan alanda,3194 sayılı İmar

Kanunu’nun 18’inci maddesi uyarınca imar uygulaması (parselasyon) yapılmasına ilişkin Elmalı

Belediyesi Encümen kararı ile bu kararın eki cetveller ile sahip olduğu tescilli olan parseli yönünden ihlal edildiğini ifade ve iddia ederek, gereğinin yapılması ve haklarının geri verilmesini talep etmektedir.

11. Uyuşmazlık konusu hakkında ilgili İdare özetle; şikayet konusu imar uygulamasında başvurana ait taşınmazın Yenimahalle ada numaralı (kadastro) parsel olarak kayıtlı iken düzenleme içerisinde hesaplanan düzenleme ortaklık payı oranı karşılık gelen DOP miktarı kesintisinden kalan (imara tahsis)

miktarı yine taşınmazın bulunduğu yerde bir imar parseline dağıtımının yapıldığı, böylece parselin bulunduğu yerde bırakıldığını, imar uygulaması içerisinde hesap edilen ve tüm parsellere uygulanan DOP

ORANI dışında fazladan herhangi bir kesinti yapılmadığını, düzenleme ortaklık paylarının, park alanları ve bölge içinde yollar oluşturulduğu umumi hizmetler dışında başka maksatla kullanılmasının söz konusu olmadığını,

11.1. İmar Kanunu ve uygulayıcı yönetmeliklerde düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalardan eşit (aynı) oranda DOP kesintisi yapılması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, düzenlemeye giren parsellerin yüzölçümlerinin birbirlerinden farklı olması nedeniyle her bir parselin DOP kesinti miktarının da doğal olarak birbirlerinden farklı olduğunu, eşit miktarda DOP kesintisinin bu durumdan dolayı mümkün olmadığını,

11.2. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in 14’üncü maddesinin 6’ncı fıkrası hükmü kapsamında; daha önce yapılan imar uygulaması işlemlerinde (15. ve 16. madde uygulamaları) kamuya terkleri yapılmış olan ada … parsellerin daha önceki terkleri dikkate alınarak tamamlayan fark kadar

DOP kesintisi yapıldığını, ancak ada … parsellerin terkleri bu uygulamadaki DOP oranından fazla

oldukları için DOP kesintisi yapılmadan imar parsellerine tahsisleri yapıldığını, başvuranın daha önceki terk miktarlarını hesaba katmadan kendince farklı hesaplamalar yaptığını ve yanlış sonuçlar üzerinden suçlamalarda bulunduğunu,

11.3. Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün yazılı olarak idareye sunduğu doğru bilgiler üzerinden imar planı uygulaması çalışması hazırlandığını, internet üzerinden sunulan “Parsel Sorgu” hizmetinin yanlış ve hatalı bilgiler içerme riski olduğundan bu bilgilere riayet edilmediğini, bu doğrultuda uygulama dosyası içerisinde yeni yüzölçümü önceki yüzölçümünden (1 santimetrekare dahi) daha fazla olan herhangi bir parsel bulunmadığını, kanun ve yönetmeliklere bağlı kalınarak yapılan parselasyon planı çalışması neticesinde herhangi bir parsel için herhangi bir hak ve menfaat kaybı ve hukuka aykırılık oluşturulmadığını, başvuran tarafından yapılan tüm tespit ve şikâyetler asılsız, kendi lehine yönelik talepleri de mevzuat hükümleri içerisinde karşılanamayacak durumda olduğu, yönünde açıklamalarda bulunmuştur.

12. 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde: “Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.” hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin 8’inci fıkrasında ise: “Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.” kuralı yer almıştır. Bununla birlikte, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğinin 6’ncı fıkrasında; “ Parselasyon planı yapılmadan ifraz, tevhit ve terk yoluyla; düzenleme ortaklık payına konu alanlara terk edilen ya da bağışlanan alan miktarının, uygulama sahasındaki düzenleme ortaklık payı oranına göre kesilecek alandan az olması durumunda, parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.

13. DOP kesintisinden Belediye adına parsel çıkartılamayacağına ilişkin Danıştay 6. Dairesinin

22.10.1991 tarih, , sayılı kararında; “Yukarıda da değinildiği gibi yasada

öngörülen düzenleme ortaklık payı mutlak bir değeri ifade etmeyip, ancak düzenleme alanında umumi hizmetlere giden kısımlar hesaplandıktan sonra alınabileceği cihetle böyle bir hesaplama yapılmaksızın azami oran olan %35 pay alınıp, bunun da belediye adına imar parselleri oluşturmakta kullanılmasında yasaya aykırılık açıktır.” hükmü kurulmuştur.

14. Bütün parsellerden eşit oranda DOP kesileceği yönündeki Danıştay Altıncı Dairesinin 28.09.1994 tarihli, , sayılı kararında, “Umumi hizmet alanlarının düzenleme sahası içinde kalan taşınmaz malların %35 kadar olan bölümünün, o saha içerisinde hesap edilen zaiyat miktarı oranında gayrimenkul sahiplerinden bir hizmet karşılığı olarak değer artışı da göz önünde bulundurulmak suretiyle ve herkesten eşit oranda bedelsiz alınması gerektiği yasal olarak öngörülmüş bulunduğundan, aksi yönde hükümler taşıyan idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm verilmiştir.

15. İfraz aşamasında daha önceki DOP ile aradaki farkı tamamlayacak kadar kesinti yapılacağına ilişkin; Danıştay 6. Dairesinin 13.03.1997 tarih, , sayılı kararında; “Dava, …

İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca

yapılan parselasyon işlemine ilişkin … günlü, … sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılmış.

… Yukarıda sözü edilen yasa ve yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, taşınmazlardan, ifraz sırasında alınan terk oranını düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayacak kadar fark alınabileceğinden

…” yönünde tespitte bulunulmuş, Danıştay 6. Dairesinin 19.10.1992 tarih, sayılı kararında; “ Dava, taşınmazların 3194 sayılı yasanın 18’inci maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış, … Uyuşmazlık konusu olayda, düzenlemeye tabi tutulan taşınmazın düzenlemeden önce, ilk ifraz sırasındaki yüzölçümü toplam olarak

3936 m2 olduğundan, düzenleme ortaklık payı hesabının bu miktar üzerinden yapılması ve ilk parselin

ifrazında alınan terk oranını %35’e tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınması gerekmektedir.” hükmü tesis edilmiştir.

16. Düzenleme ortaklık payı (DOP): Düzenleme alanındaki ve bölgedeki yaşayanların kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet ve kamu hizmet alanlarını elde etmek ve/veya düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında; düzenlemeye tâbi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden, imar planındaki kullanım kararlarına göre yüzde kırk beşe (%45)

kadar düşülebilen miktardır. Bu tanımdan hareketle, DOP oranının düzenlemeye tabi tüm parsellerden yüzölçümleri oranında eşit olarak alınması gerektiği bununla birlikte, İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin 8’inci fıkrası hükmü ile “…ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabileceği”, Arazi ve

Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in 14’üncü maddesinin 6’ncı fıkrası hükmü kapsamında ise “…parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılacağı” şeklinde düzenlemelere yer verildiği tespit edilmiştir.

17. Uyuşmazlık konusu somut olayda, şikayetçinin özetle, Antalya ili, ilçesi, Mahalle

Sokak, ada ve parsel sayılı ve adına tescilli olan parseli kapsayan alanda,3194 sayılı İmar

Kanununun 18.maddesi uyarınca imar uygulaması (parselasyon) yapılmasına ilişkin Elmalı Belediyesi

Encümen kararı ile bu kararın eki cetveller ile sahip olduğu tescilli olan parseli yönünden ihlal edildiği, Düzenleme Ortaklık Payı düzenlenirken imar planında eşit olarak kesinti yapılması gerektiği ancak imar uygulaması incelendiği zaman eşitlikten tamamen uzak keyfi bir düzenleme olduğunun görüldüğü, yapılan imar düzenlemesinin bu yönüyle Anayasaya ve kanuna aykırı olduğunu iddiasıyla gereğinin yapılması ve haklarının geri verilmesi talebi karşısında idarenin cevabi yazısında özetle, imar uygulaması içerisinde hesap edilen ve tüm parsellere uygulanan DOP ORANI dışında fazladan herhangi bir kesinti yapılmadığı, park alanları ve bölge içinde yollar oluşturulduğu düzenleme ortaklık paylarının umumi hizmetler dışında başka maksatla kullanılmasının söz konusu olmadığı, düzenlemeye giren parsellerin yüzölçümlerinin birbirlerinden farklı olması nedeniyle her bir parselin DOP kesinti miktarının da doğal olarak birbirlerinden farklı olduğu, başvuranın daha önceki terk miktarlarını hesaba katmadan farklı hesaplamalar yaptığı, uygulama dosyası içerisinde yeni yüzölçümü önceki yüzölçümünden (1 santimetrekare dahi) daha fazla olan herhangi bir parsel bulunmadığı, kanun ve yönetmeliklere bağlı kalınarak yapılan parselasyon planı çalışması neticesinde herhangi bir parsel için herhangi bir hak ve menfaat kaybı ve hukuka aykırılık oluşturulmadığı yönündeki açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmıştır.

18. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri, Danıştay

Kararları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespiti yapılamamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

/

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret

Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve ELMALI BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/