|
ÖZET: Başvuru, 4706 sayılı Kanun çerçevesinde Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden satın alınan bir lojmanın 2022 yılına ait emlak vergisi tutarının iadesi talebini içermektedir. Başvuran, bu konutun emlak vergisinden muaf olması gerektiğini belirterek, ödediği vergilerin geri ödenmesini istemiştir. Ancak Karşıyaka Belediye Başkanlığı, konutun özel bütçeli bir idareye ait olduğunu öne sürerek muafiyetin uygulanamayacağını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine gerekli incelemeleri yapmış ve ilgili belgeleri talep etmiştir. Yapılan değerlendirmelerde, 4706 sayılı Kanun’un 7. maddesi gereğince yalnızca Hazineye ait taşınmazların emlak vergisinden muaf tutulabileceği belirtilmiştir. Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nün taşınmazları bu kapsamda değerlendirilmediğinden, başvuranın talebi reddedilmiştir. Ayrıca, başvurunun eşitlik ilkesine aykırılık iddiaları da hukuken geçerli bulunmamıştır. Sonuç olarak, başvuranın emlak vergisi muafiyeti talebi, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda reddedilmiş ve bu karar Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/15839-S.22.24191
BAŞVURU NO : 2022/1911
KARAR TARİHİ : 07/12/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARŞIYAKA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, 4706 sayılı Kanun kapsamında satın aldığı taşınmazı için
2022 yılında ödemiş olduğu emlak vergisi tutarının tarafına iade
edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TCKNO: tarafından özetle,
oturmakta olduğu lojmanı 4706 sayılı Kanun kapsamında Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden satın aldığı, 2022 yılına ait emlak vergisi bedelinin ödendiği, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın başka bir idareye verdiği görüşten “4706 sayılı Kanuna göre satılmış Milli Piyango İdaresine ait kamu konutlarının beş yıl süre ile emlak vergisinden muaf olduğu” hususunu öğrendiğini, bu görüş yazısını da ek yaparak Karşıyaka
Belediye Başkanlığı’na başvuruda bulunduğunu, İdare tarafından söz konusu konutun özel bütçeli idareye ait olduğu gerekçesiyle tarafına emlak vergisi muafiyeti uygulanamayacağı ve bu kapsamda ödediği vergilerin iade edilmeyeceğinin belirtildiği ifade ve iddia edilerek ödemiş olduğu vergilerin muafiyet kapsamına alınarak faiziyle birlikte iade edilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere 6328 sayılı Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca başvuruya yönelik olarak inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir.
6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 11/04/2022 tarihli
ve sayılı yazımız ile Karşıyaka Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarenin 21/04/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 45’inci maddesinde; “… Genel bütçe
kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar
ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur, Hazine adına tescil olan taşınmazlar Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı tarafından yönetilir…” hükmüne yer verildiği, bu hüküm doğrultusunda Milli Piyango
İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazlar Hazineye ait taşınmazlar kapsamında olmadığından, 4706 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan muafiyet kapsamında değerlendirilmediği,
2.2) Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Çankaya Belediye Başkanlığı’na verilen görüş yazısından
tereddüde düşüldüğünden Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan konu ile ilgili görüş talep edildiği, ilgili İdarenin 25/03/2022 tarihli ve sayılı görüş yazısında açık olarak Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazların Hazineye ait taşınmazlar kapsamında olmadığından emlak vergisi muafiyetten yararlanılmasının mümkün olmadığının bildirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma
Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.1) “Vergi Ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler
kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”,
4) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır…”
6) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mevzu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Türkiye sınırları içinde bulunan binalar bu kanun hükümlerine göre Bina Vergisine tabidir.”,
6.1) “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bina Vergisini, binanın maliki, varsa
intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler öder.”,
/
6.2) “Mükellefiyetin başlaması ve bitmesi” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Değişik : 17/7/1972 – 1610/5
mad.) (Değişik birinci fıkra: 3/4/2002-4751/2 mad.) Bina vergisi mükellefiyeti; a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi, b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi, c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan binalardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.
…”,
6.3) “Verginin tarh ve tahakkuku” başlıklı 11’inci maddesinde; “ (Değişik: 3/4/2002-4751/2 mad.)
Bina vergisi, ilgili belediye tarafından; a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılının Ocak ve
Şubat aylarında, …
29’uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29’uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır. …”
6.4) “Yetki” başlıklı 49’uncu maddesinde; “ (Ek:5/12/2019-7194/37 mad.) Bu verginin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye, muafiyetlerin uygulanmasında aranacak belgeleri tespit etmeye, 47’nci maddede yer alan beyanname verme ve ödeme sürelerini üç aya kadar uzatmaya, beyannamenin verileceği yetkili vergi dairesini, beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve verginin beyanname aranmaksızın tahakkuk ettirilmesine Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir. ”
7) 29/06/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma
Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun “Kamu Kurum ve
Kuruluşlarının Yükümlülükleri ve Diğer Hükümler” başlıklı 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz. ”
8) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun ‘‘Taşınır ve
Taşınmaz Edinme’’ başlıklı 45’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, kamu hizmetlerinin zorunlu kıldığı durumlarda gereken nicelikte ve nitelikte taşınır ve taşınmazları, yurt içinde veya yurt dışında, bedellerini peşin veya taksitle ödeyerek veya finansal kiralama suretiyle edinebilirler. Kamu idareleri, taşınmaz satın alma veya kamulaştırma işlemlerini yetki devri yoluyla bir başka kamu idaresi eliyle yürütebilir. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yönetilir. Bu tescil işlemleri, adına tescil yapılan idarenin taşınmazın bulunduğu yerdeki ilgili birimine bildirilir.’’ düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; söz konusu dosya hakkında hazırlanan Ret Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Şikâyetçi tarafından iş bu Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde
ifade edildiği üzere özetle, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nden satın aldığı lojmanın emlak vergisi muafiyeti kapsamına alınması gerektiği iddia edilerek bu gayrimenkul için ödemiş olduğu emlak vergisi tutarlarının iadesi talep edilmektedir.
11) 29/06/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer
Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Hazineye ait taşınmazların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması amaçlanmıştır. Mülkiyeti hazineye veya kamu idaresine ait olan taşınmazlara ilişkin tahsis, irtifak hakkı, satış vb. iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar mezkûr kanunda belirlenmiştir.
Söz konusu Kanunun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu, satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmayacağına hükmedilmiştir.
11.1) 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinde; Türkiye sınırları
içerisinde bulunan binaların bu Kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu, 3’üncü maddesinde de; söz konusu verginin binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.
12) Başvuru konusu somut olayda; şikâyetçi tarafından 4706 sayılı Kanunun Doğrudan Satış başlıklı
4’üncü maddesinin beş ila on birinci fıkraları uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İzmir İl
Müdürlüğünce gerçekleştirilmiş olan ihale kapsamında İzmir ili, ilçesi, Mahallesi’nde bulunan ada, parsel sayılı taşınmaz üzerindeki numaralı bağımsız bölümünde (Kamu Konutu) hak sahibi olduğu, 2022 yılına ait emlak vergisi bedelini ilgili Belediyeye ödediği, akabinde Çankaya Belediye
Başkanlığı’na Gelir İdaresi Başkanlığınca verilen yazıya ulaştığının ifade edildiği, söz konusu yazıya istinaden ilgili Belediyeye başvuruda bulunulduğu, söz konusu konutun özel bütçeli kuruluşlardan olan
Milli Piyango İdaresine ait olduğu gerekçesiyle emlak vergisi muafiyet işleminin yapılmadığı ve ödenmiş olan vergilerin iade edilmediği, genel bütçeli kuruluş personeli 5 yıl süre ile emlak vergisi muafiyetinden yararlanırken özel bütçeli kuruluş personelinin söz konusu haktan yararlanmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiasıyla Kurumumuza başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir.
12.1) Söz konusu başvuruya istinaden Kurumumuzca Karşıyaka Belediye Başkanlığından bilgi ve belge
talep edilmiş olup, söz konusu idare tarafından başvurunun çözümüne katkı sağlayacak bilgi ve belgelerle birlikte Gelir İdaresi Başkanlığınca sunulan görüş yazıları da Kurumumuza iletilmiştir.
13) Bu kapsamda şikâyete konu hususun açıklığa kavuşması için hazine birliği ile genel ve özel bütçeli
kuruluşlara açıklık getirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
13.1) 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda kapsama giren kamu idareleri ve bütçe
türleri sınıflara ayrılarak tanımlanmıştır. Genel bütçe, devlet tüzel kişiliğine dâhil olan ve mezkûr Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir. Özel bütçe ise, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenen ve mezkûr Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde yer alan her bir kamu idaresinin bütçesidir şeklinde ifade edilmiştir.
Hazine birliği kavramı ise merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilat, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetiminin Hazine birliğini sağlayacak şekilde yürütüleceği, mezkûr Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirlerinin Hazine veznelerine gireceği, giderlerinin bu veznelerden ödeneceğine hükmedilmiştir.
13.2) Ayrıca hazine birliği kavramı Katma Değer Vergisi Kanunu Genel Uygulama Tebliğinin “Hazinenin
Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Toplu
Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi Teslimleri ile Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz
Satışları” başlıklı (II/F-4.15.) bölümünde de açık bir şekilde tanımlanmış olup, Hazine ibaresi, 5018 sayılı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerini kapsamakta olup, örneğin söz konusu cetvelde sayılmayan Üniversiteler “Hazine” kavramı içerisinde yer almamaktadır.
Dolayısıyla bunlar tarafından yapılacak taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri verginin konusuna girmesi halinde bu istisna kapsamında değerlendirilmez.” şeklinde örnekleme ile hazine kavramına açıklık getirilmiştir. Şikâyete konu taşınmaz Milli Piyango İdaresi
Genel Müdürlüğüne ait olup, söz konusu idare 5018 sayılı Kanun kapsamında özel bütçeli kuruluşlar arasında sayılmaktadır. Ayrıca web-tapu aracılığıyla alınan tapu kaydı bilgilerinin malik kısmında da Mili
Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünce 23/12/2021 tarihinde satış yapıldığı anlaşılmaktadır.
14) Nitekim Karşıyaka Belediye Başkanlığına Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sunulan 25/03/2022
tarihli ve sayılı hazineye ait taşınmazların satışında emlak vergisi muafiyeti hakkındaki görüş yazısında “… bu itibarla, emlak vergisi muafiyeti satışı yapılan Hazineye ait taşınmazlara tanınmış olup, söz konusu taşınmazların vasıflarında değişiklik olmaması durumunda satış tarihini takip eden yıldan itibaren 5 yıl süre ile emlak vergisi muafiyeti uygulanması gerekmektedir. Ancak, Milli Piyango İdaresi
Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar Hazineye ait taşınmazlar kapsamında olmadığından, adı geçen
Kuruma ait taşınmazların satışının yapılması durumunda söz konusu muafiyetten yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.’ ifadelerine yer verilmiştir.
14.1) Ayrıca, lojmanların satışı hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından( Milli Emlak
Genel Müdürlüğü) 18/06/2020 tarihinde; ‘lojmanların satış ihalelerinin Genel Müdürlükleri internet sitesinde (www.milliemlak.gov.tr) ile birimleri (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) internet sitesinde yayımlandığı, ihale sonucunda, lojmanın satın alınması durumunda 4706 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin dördüncü fıkrasının (p) bendi gereğince, mülkiyeti Hazineye ait kamu konutlarının satış ve devir işlemleri ve bu işlemleri sırasında düzenlenen belgelerin, vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu, satışı yapılan kamu konutunun, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tabi tutulacağı, mülkiyeti diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait lojmanların satışında ise KDV ve tapu işlemleri için vergi, resim ve harç yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerekmektedir.’ şeklinde kamuoyunu bilgilendirdiği tespit edilmiştir.( Bkz.https://milliemlak.csb.gov.tr/kamu-konutlarinin-satisi-duyuru-408513)
15) Şikâyetçi tarafından genel bütçeli kuruluş personeli 5 yıl süre ile emlak vergisi muafiyetinden
yararlanırken özel bütçeli kuruluş personelinin söz konusu haktan yararlanmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiasında bulunmuş ise de; eşitlik kavramına Anayasanın 10’uncu maddesi hükümlerinde yer
verilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin 2015/46 esas ve 2017/130 sayılı kararında: “Anayasa’nın 10.
maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.” şeklinde belirtilmiştir.
15.1) Nitekim eşitlik ilkesinin uygulanmasını isteyen şikâyetçi, taşınmaz sahibi olup emlak vergisi
ödeyenlerden farklı olarak, diğer taşınmaz sahiplerinin ödediği emlak vergisini ödememek için emlak vergisi muafiyetten faydalanma talebinde bulunmaktadır. Bu noktada şikâyetçinin talep ettiği muafiyetin yasal bir dayanağının bulunması gerekmektedir. Yukarıda da değinildiği üzere; ilgili yasada sadece hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri sonucu alınan gayrimenkullere ilişkin olarak emlak vergisi muafiyeti öngörülmüştür. Muafiyet sadece yasada açıkça öngörülen işlemler için geçerlidir. İdarenin yorum yoluyla muafiyetleri genişletme yetkisi bulunmadığı değerlendirilmiştir.
16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun kapsamında oturduğu lojmanı satın aldığı, mezkûr Kanunun 7’nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz hükmüne istinaden şikâyetçi tarafından emlak vergisi muafiyetinden yararlanma talebinde bulunulduğu, ancak satışı yapılan lojmanın Milli Piyango İdaresi Genel
Müdürlüğüne ait olması nedeniyle söz konusu idarenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanununa ekli I sayılı cetvelde sayılan idareler kapsamında olmadığı, nitekim Gelir İdaresi Başkanlığınca
Karşıyaka Belediye Başkanlığına gönderilen görüş yazısında da Milli Piyango İdaresi Genel
Müdürlüğüne ait taşınmazların Hazineye ait taşınmazlar kapsamında olmadığından muafiyet işleminden yararlanamayacağının açıkça zikredilmesi nedeniyle, İdare tarafından şikâyetçinin muafiyete ilişkin talebinin ret edilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuruya ilişkin bilgi ve belgelerin Kurumumuza gönderildiği; İdarenin
“makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Dava Açma Süresinin
Yeniden İşlemeye Başlaması’ başlıklı 21’inci maddesinde; Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda
bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 25/07/2022 tarih ve sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN
REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve KARŞIYAKA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi