|
ÖZET: Başvuru, Selçuk Belediye Başkanlığı’na yöneltilen ruhsatsız yapı ile ilgili İmar Kanunu’nun 32 ve 42. maddelerinin uygulanması talebini içermektedir. Başvuran, 14 Mayıs Sokak’taki bir dairenin çatı katının izinsiz genişletildiğini ve bu konuda yapılan mühürleme işleminin ardından herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini belirtmiştir. Selçuk Belediyesi, yapılan ihbar üzerine yapı tatil zaptı düzenlendiğini ve gerekli cezanın verildiğini açıklamıştır. Ancak, başvuranın talep ettiği yıkım işlemleri ve ruhsata aykırılığın giderilmesi konularında net bir zaman çizelgesi sunulmamıştır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek Selçuk Belediye Encümeni’nin kararına uygun olarak, ruhsatsız yapılarla ilgili işlemlerin hızlandırılmasını önermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, yapıların imar mevzuatına uygun hale getirilmesi ve hukukun öngördüğü süreçlerin tamamlanması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, hukukun belirliliği ve güvenliği açısından, idarenin bu konudaki işlemlerini zamanında tamamlaması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Selçuk Belediye Başkanlığı’na, ruhsatsız yapı ile ilgili yasal süreçleri ivedilikle tamamlaması için tavsiyede bulunulmuştur. İlgili idarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve işlemlerini otuz gün içinde bildirmesi zorunludur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/15228-S.22.23331
BAŞVURU NO : 2022/8018
KARAR TARİHİ : 28/11/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SELÇUK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Kaçak yapı hakkında İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/06/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza gizlilik kaydıyla yapılan başvuruda özetle; 14 Mayıs Sokak, No:
adresinde bulunan dördüncü kat sahibinin çatı katını genişlettiğini ve ruhsatsız kaçak kat yaptığını, konu hakkında Selçuk Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğunu ve idarece mühürleme işlemi yapıldığı yönünde kendisine bilgi verilmesine rağmen aradan geçen süre içinde yeni bir işlem yapılmadığını iddia ve ifade ederek İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun
tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Selçuk Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup adı geçen idarenin
112683 sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) 14 Mayıs Sokak, No: adresinde tapunun ada, parselinde kayıtlı taşınmazın
son katında yapılan aykırılık hakkında Belediyelerine iletilen ihbar neticesinde 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 32’nci maddesi uyarınca yapı tatil zaptı düzenlendiği ve aynı Kanun’un 42’nci maddesi uyarınca gerekli cezanın Belediye Encümenince verildiği, /
2.2) Bununla birlikte, ilgili mevzuatı gereğince yapılan işleme ilişkin tapu kütüğüne şerh düşülmesi üzerine
Tapu Müdürlüğüne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne ve Cumhuriyet Başsavcılığına konunun intikal ettirildiği ve sürecin devam ettiği,
2.3) Şikayetçiye yapılan işlemler ile ilgili bilgi verildiği, şikayetçi tarafından yapılan işlemlere ilişkin
belgeler istenmiş ise de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişi kimlik bilgilerini içerir bilgiler şikayetçi ile paylaşılmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”
başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ”,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi”
başlıklı 5‘inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanun,
yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”,
6.1) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan
yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.”
6.2) “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinde; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar
için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (…) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.
Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir”,
6.3) “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Bu Kanun hükümlerine göre (…); ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek 3. cümle: 14.02.2020 – 7221 S.K/Madde 10) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir.(Ek 4. cümle: 14.02.2020 – 7221
S.K/Madde 10) Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz”, üçüncü fıkrasında; “Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister”, dördüncü fıkrasında; “Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir”,
6.4) “İdari müeyyideler” başlıklı 42’nci maddesinde; “Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına
aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır”,
7) 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar
Yönetmeliği’nin “Yapı ruhsatına ilişkin genel hükümler” başlıklı 54’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kanun ve bu Yönetmelikle getirilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamaz”,
7.1) “Yapı ruhsatı işlemleri” başlıklı 55’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Yapı ruhsatı işleri bu
maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır”,
7.2) “Esaslı tadilat” başlıklı 58’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Mevcut yapının esaslı tamir ve
tadili, yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olmaması şartı ile imar planı, bu Yönetmelik hükümleri ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur”,
7.3) “Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler” başlıklı 59’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Basit
tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. (Ek 2. cümle: 25.02.2022 –
31761 s. R.G. Yön./4. md.) Ayrıca iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı
sistemi ve yangın güvenliğini etkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi değildir” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Selçuk Belediye
Encümeninin 10/05/2022 tarihli kararı kapsamında yapı ruhsat ve eki projelerine aykırı olarak yapıldığı
tespit edilen mezkur imalatlar hakkında alınmış olunan karara ilişkin işlemleri, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında tamamlaması ve buna yönelik idari iş ve işlemleri hızlandırması hususunda hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, ruhsatsız yapılan yapı hakkında mühürleme
işlemi yapıldığı yönünde kendisine bilgi verilmesine rağmen aradan geçen süre içinde yeni bir işlem yapılmaması nedeniyle İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulanmasını talep etmektedir.
10) İlgili idarece, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi uyarınca yapı tatil zaptı düzenlendiği ve
aynı Kanun’un 42’nci maddesi uyarınca gerekli cezanın Belediye Encümenince verildiği ve sürecin devam ettiği açıklamalarına yer verilmiştir.
11) Anayasa’nın 56’ncı maddesi ile herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu
düzenlenmiş; çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirliliğini önlemenin devlet ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiştir. İnşa edilecek yapıların imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve bu kapsamda ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması; sağlıklı çevrelerin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir.
12) Nitekim yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü
sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir. Nitekim
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci ve 42’nci maddeleri, sayılan amaçların yerine getirilmesine yardımcı
olacak yaptırımları düzenleyerek encümenin yapması gerekenleri kesin bir biçimde hükme bağlamıştır.
13) Somut olayda, başvuran tarafından ruhsatsız yapılan yapı hakkında mühürleme işlemi yapıldığı
yönünde kendisine bilgi verilmesine rağmen aradan geçen süre içinde yeni bir işlem yapılmaması nedeniyle
İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulanması talebiyle Kurumumuza şikâyet başvurusunun yapıldığı anlaşılmıştır.
14) Somut olay incelendiğinde;
14.1) 01/02/2022 tarihli şikayetçinin CİMER başvurusuna yönelik İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün
nolu cevabi yazısında; “İmar ve Şehircilik Müdürlüğü uzmanları yerinde inceleme yaparak ilgili proje dosyası içeriği ile karşılaştırmalı çalışarak tespitte bulunacağı” ifadelerine yer verildiği,
14.2) 11/04/2022 tarihli şikayetçinin CİMER başvurusuna yönelik İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün
nolu cevabi yazısında; “şikayete konu taşınmazın, Yapı Tatil Zaptı düzenlenerek 27/04/2022 tarihinde mühürlendiği” açıklamalarına yer verildiği,
14.3) 16/05/2022 tarihli şikayetçinin CİMER başvurusuna yönelik İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün
108659 sayılı cevabi yazısında; “Konuyla ilgili yasal süresi içerisinde iş ve işlemlerin yürütülecek olup
konunun Mahkemelerce değerlendirileceği, yıkımın bildirilmesi ile ilgili olarak yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi Kişisel Verileri Koruma Kanunu gereğince yürütülen iş ve işlemlerle ilgili üçüncü şahıslara bilgi verilmesi hususunun uygun olmadığı” ifadelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
15) Yukarıda da ifade edildiği üzere belediye sınırları içinde bir yapı inşası için yapı ruhsatı alınması
gerekmekte olup söz konusu belgenin, yerleşim alanlarındaki yapılaşmanın kontrolünü ve takibini sağlama işlevi vardır. Ruhsatsız (izinsiz) yapı, istisnalar haricinde, belediye veya il özel idaresinden izin alınmaksızın malik olunan arsa veya arazi üzerine yapılan yapılardır. Bu tür yapılara “kaçak yapı” denilmektedir. İzinsiz yapılar, inşaat halinde olabileceği gibi kullanılıyor da olabilir (KALABALIK, Prof.
Dr. Halil (2014), “İmar Hukuku Dersleri”, Seçkin Yayıncılık, Ankara, s. 612-613).
16) Yapı ruhsatı alınmaması halinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesinde; “Bu Kanun
hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulca tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır . Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir” kuralı yer almıştır. Kanun’un 42’nci maddesi gereğince de bu durumun varlığı halinde aynı zamanda idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
17) Şikâyete konu edilen yapı hakkında mevcut durumda; 27/04/2022 tarihinde yapı tatil zaptı
düzenlendiği, hazırlanan tutanakta kaçak inşaatın yapı tatil zaptı ile mühürlenerek durdurulduğu ve bir nüshasının yapı mahallinde bir nüshasının da muhtarlığa teslim edilerek tutanağın imza altına alındığının belirtildiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, idarece Kurumumuza verilen cevabi yazıda sürecin devam ettiği belirtilmiş olmakla birlikte İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında ilgili yapıya yönelik ruhsata aykırılığın giderildiği ya da mezkur imalatın yıkımının gerçekleştirilmesine yönelik bir kararın bulunup/bulunmadığı hususlarına yönelik bir bilgi bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca söz konusu işlemlerin ne zaman gerçekleştirileceği konusunda herhangi bir süre öngörülmediği ve konuya ilişkin bir takvim/program bilgisine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel esaslarından biri “belirlilik”tir. Bu esasa göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir…Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Anayasa Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve E.
2017/129, K. 2018/6 sayılı kararı). Dolayısıyla hukuk güvenliğinin sağlanması açısından mevzuatta belirtilen süreçlere ilişkin belli bir süre öngörülmesi ve bu kapsamda yapılacak iş ve işlemlerin belirlenen program kapsamında gerçekleştirilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
18) Başvuru dosyası içeriğinde; idarece konunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğüne ve
Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği ifade edilmekle birlikte söz konusu yapı hakkında ruhsata
aykırılığın giderildiği/yapı kayıt belgesinin bulunduğu gibi hususlara yönelik bir verinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda encümen kararının ilgilisine tebliğ edildiği bilgileri dışında, İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi kapsamında ruhsata aykırılığın giderilmesi/yıkım işlemi gibi süreçlere yönelik herhangi bir bilgiye yer verilmediği hususu da dikkate alındığında, hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin sağlanması amacıyla bahse konu yıkım işlemleri hakkındaki idari iş ve işlemlerin tamamlanarak sürecin hızlandırılması gerektiği değerlendirilmiştir.
19) Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Selçuk Belediye Encümeni tarafından yapı ruhsat ve eki onaylı mimari projesine aykırı olarak yapıldığı tespit edilen imalatlar hakkında alınmış olunan karara ilişkin iş ve işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik esasları kapsamında tamamlanması ve buna yönelik idari süreci hızlandırılması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6‘ncı maddesinde yer verilmiş olup Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye
kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı İzmir İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE,
Selçuk Belediye Encümeninin 10/05/2022 tarihli kararıyla yapı ruhsat ve eki projelerine aykırı olarak yapıldığı ortaya konulan imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun 32’inci maddesi uyarınca tesis edilecek işlemlerin, hukuk güvenliği ve hukuki belirlilik ilkeleri kapsamında ivedilikle tamamlanması için
SELÇUK BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve Selçuk Belediye Başkanlığı’na tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi