|
ÖZET: Başvuru, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne yönelik yeni abonelikte sayaç bedeli uygulamasını sorgulayan bir vatandaş tarafından yapılmıştır. Başvuran, 26 Nisan 2022 tarihinde su aboneliği için başvurduğunda, ilk faturasına 184,05 TL sayaç bedeli yansıtıldığını belirtmiş ve bu uygulamanın haksız olduğunu ifade etmiştir. İZSU yetkilileri ise, yeni abonelerin sayaçlarının değiştirilmesinin zorunlu olduğunu ve bu bedelin prosedür gereği alındığını savunmuştur. Başvuran, bu uygulamanın durdurulmasını ve sayaç bedelinin denetlenmesini talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek İZSU’nun uygulamasının hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. İdare, abonelik devri sırasında eski sayacın değiştirilmesinin gerekliliğini ve bunun ekonomik israfa yol açtığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın iddiaları ile idarenin açıklamaları arasında çelişkiler olduğu tespit edilmiştir. İZSU’nun, her yeni abone için sayaç değişikliği yaparak ek maliyet yüklemesi, hukukun genel ilkelerine ve tüketici haklarına aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, İZSU’ya bu uygulamanın yeniden gözden geçirilmesi ve abonelerin mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, abonelik sözleşmesi imzalayanlardan sayaç bedeli talep etme uygulamasının, belirli koşullar altında yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/2033-S.23.3351
BAŞVURU NO : 2022/12248
KARAR TARİHİ : 17/02/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:9
BAŞVURUYA KONU İDARE : İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Yeni aboneliğe uygulanan sayaç bedeli hakkındadır
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 25/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi Kurumumuza yapılan başvurusunda özetle, 26/04/2022 tarihinde İzmir ili, ilçesi, Mahallesi’nde kiralamış olduğu dairesinin suyunu açtırmak için İZSU Çiğli Şubesine müracaat ettiğini, 05/05/2022 tarihli ilk gelen su faturasına sayaç bedeli olarak 184,05 TL’nin yansıtıldığını gördüğünü, 06/05/2022 tarihinde faturaya yansıyan sayaç bedelini sormak için İZSU müşteri temsilcisi ile telefon görüşmesi yaptığını, görüşmede tarafına “sayaç ücretinin prosedür gereği olduğu, bu durumun suyu açtıran diğer abonelere de uygulandığının söylendiğini, 07/05/2022 tarihinde İZSU Çiğli Şubesine yansıtılan sayaç bedelinin yanlış bir uygulama olduğunu söylemeye gittiğini ancak orada da tarafına bu durumun prosedür gereği olduğu ve eski kiracılara su sayacı yanında götürme hakkı verildiğini, dolayısıyla yeni kiracının suyu açtırabilmesi için yeni sayacın takılması gerektiğinin ifade edildiğini, sayaç ücretlerinin yeni kiracılar tarafından ödendiğini, bir senede iki defa kiraladığı yerin değişmesi durumunda iki defa sayaç değişikliğinin yapılacağını, başka belediyelerde sayaç bozuk olmadığı müddetçe on yılda bir değiştiğini, her yeni kiracının aynı durumu yaşadığını, suyu açtırma sırasında sayaçların değiştirilmesinin ekonomik israfa neden olduğunu iddia ve ifade ederek, bahse konu yeni sayaçların takılmasına yönelik yönetim kurulu kararının uygulamasının durdurulmasını, faturaya yansıtılan ve hurdaya çıkan sayaç bedeli işleminin denetlenmesini ve konu hakkında tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca ilgi idareden bilgi-belge talep edilmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen ve Kurumumuzca kayıt altına alındığı 18/10/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuran adına kayıtlı abonenin bilgisayar kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; söz konusu adrese 27/01/2022 tarihinde sözleşme numarası ile tarafından ilişik kesme müracaatı yapıldığından sayaç 02/02/2022 tarihinde sökülerek abonenin sözleşmesi sona erdirildiği,
2.2. İlgili adrese 26/04/2022 tarihinde başvuranın müracaat ederek sözleşme numarası ile idarelerine 490,22 TL teminat bedeli (Tarifeler Yönetmeliği’nin 15’inci maddesinin birinci fıkrasında
‘’Sözleşme imzalayan her aboneden, 45 m³ karşılığı ait olduğu su ve atık su tarifesinin birinci kademesi ile çarpılmak suretiyle teminat bedeli alınır. Alınacak teminatlar peşin olarak tahsil edilir” hükmü bulunmaktadır) yatırarak “Su ve Atıksu Abonelik Sözleşmesi” imzaladığı ve abonelik devri yaptırdığından adrese nolu yeni (sıfır) garantili su sayacı bağlandığından dolayı abonenin 20/05/2022 son ödeme tarihli ilk su faturasına 184,08 TL (KDV hariç) yeni sayaç bedeli yansıtıldığı,
2.3. Tarım ve Orman Bakanlığının 16 Temmuz 2015 tarih ve 29418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği
Teknik Usuller Tebliği’nin “Abonelik Hizmetleri ve İzinsiz Su Kullanımı” üst başlığına bağlı 32’nci maddesine istinaden “Sayaç temin mükellefiyeti” alt başlığında belirtildiği şekilde bu Tebliğ’deki esaslar dikkate alınarak sayaçların, büyükşehir belediyelerinde idarece, diğer belediyelerde ise abone veya idarece temin edildiği, yüksek tüketimli aboneler ile idarelerin, sayaçların arıza yapma ihtimaline karşı yedek sayaç bulundurduğu, idare olarak içme suyunda oluşan kayıp ve kaçakların önüne geçilmesi amacıyla büyükşehir belediyesi olan illerde abonelere ait su sayaçlarının idarelerce takılmasının gerekli kılındığı, 01/04/2017 tarihi itibariyle yasal mevzuat çerçevesinde, idareleri tarafından abonelerine su sayaçlarının 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu ile ihalesi yapılarak takılmasının sağlandığı, idarenin yeni su sayacı alımını 4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu’nun 19’uncu maddesine istinaden “Açık İhale” usulüne göre ve kısmi teklif şeklinde gerçekleştirdiği, ihale sonunda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre üretici firmayla sözleşme sonrası oluşan sayaç ücretinin yönetim kuruluna sunularak yönetim kurulu kararı ile uygulandığı,
2.4. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Tarifeler Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanan “Sayaç
Tamir ve Ayar Ücreti Yönergesi” 04/597 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 07/08/2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu esaslara göre abonelerine takılan sayaçlardan alınacak ücretler, abonelerden sökülen sayaçlar ile ilgili yapılacak işlemler ve bu ücretlerin nasıl bulunarak tahsil edileceğinin belirlendiği, “Sayaç
Tamir ve Ayar Ücreti Yönergesi”nde abonelik sözleşmesi imzalayarak abone olanlardan yeni sayaç takılmasından dolayı yeni sayaç ücreti alınacağının belirtildiği, bu ücretin hesaplanırken 20/11/2013 tarih ve sayılı T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı’nda ve İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğünün 2014 yılı Bütçe Denge Kararnamesi 1’inci maddesinde, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri ile bunlara bağlı katma bütçeli idarelere satılacak malzeme bedellerine, maliyet bedelinin
%10’u ilave edilmek suretiyle satıldığı ve yapılacak işlerden %25 masraf karşılığı alındığının belirtildiği,
2.5. 17/03/2022 tarih ve 311 sayılı (Ek Yönetim Kurulu Kararı) ile oluşan 184,08 TL (KDV hariç) yeni sayaç ücretinin, Yönerge’nin 10’uncu maddesinde belirtildiği şekilde “Sayaç Tamir ve Ayar Ücretinin
Tahsil Edilmesi; Sayaç Tamir ve Ayar Ücreti ilgili abonelerin iş emirleri kapatılmasından sonra ilk su faturasına eklenerek tahsil edilir.” dendiğinden abonenin ilk faturasına yansıtıldığı,
2.6. Sayacın bağlı konumda bırakılmamasının nedeninin, önceki abone tarafından sayaçların içine yapılabilecek yetkisiz müdahale ile sonrasında oluşabilecek hukuksal boyutun yeni aboneye yansımasının önüne geçilmesi; aboneliğe ait tesisat sisteminde oluşabilecek kaçak durumunda doğabilecek su israfının engellenmesi amaçlanmış olup kayıp söz konusu olduğunda burada oluşabilecek tahakkuk miktarından kaynaklı hem önceki abonenin hem de yeni abonenin mağdur edilmesinin önüne geçilmesi düşüncesinin olduğu, ayrıca idare olarak ilişiği kesilen aboneliğe ait sayacın, Sayaç Bakım Onarım ve Kontrol Şube
Müdürlüğünde testinin yapılarak sağlam olup olmadığına bakıldığı,
2.7. İlişik kesme dolayısıyla abonenin sayacının söküldüğü ve 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’na göre hazırlanan “Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği”ne göre metrolojik ve mekanik muayeneye tabi tutularak test sonucu oluşan endeks farkı dışında herhangi bir bedel almadan, güncel teminat bedelinden mahsuplaştırdıktan sonra kalan teminat farkının ilişiğini kesen aboneye iade edildiği, 2.8. “İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Su ve Atıksu Abonelik Sözleşmesi” “Özel
Hükümler” 3’üncü maddesinde belirtildiği şekilde “Abone; bu sözleşmede belirtilen adresten ilişik kesme nedeniyle sökülen kendi malı su sayacını söküm tarihinden itibaren en geç 6 (altı) ay içerisinde müracaat edip İZSU’dan teslim almadığı takdirde sayacın kaybolmasından İZSU’nun sorumlu olmadığını ve muhatap tutulamayacağını kabul eder.” beyanına esas olarak ilişik kesme iş emri ile sayaç atölyesine gelen sayacın sayaç muayenesi sonuçlandırıldıktan sonra abonenin talebi üzerine İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel
Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı Sayaç Bakım Onarım ve Kontrol Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan Sayaç Ayar ve Tamir Yönergesi’nin 9’uncu maddesine istinaden, gerekli işlemlerin tesis edilmesi suretiyle (bu birimlerden alacakları bilgisayar çıktısı, sayaç iade formu ve kimlik fotokopileriyle birlikte) aboneler tarafından Sayaç Bakım Onarım ve Kontrol Şube Müdürlüğünden sayaçlarının iade alınabildiği, 2.9. Abonenin talebi olmaması durumunda alınmayan sayaçların kamu malı esaslarına göre muhafaza edilerek depolandığı, bu sayaçlar içerisinden ekonomik ömrünü tamamlayanların MKE Kurumuna hurda pirinç birim fiyat üzerinden teslim edildiği, ekonomik ömrünü tamamlamayan sayaçların ise ülke ekonomisine tekrar kazandırılması amacıyla sırasıyla tamiri, bakımı ve kalibrasyon ayarı (İzmir Sanayi ve
Teknoloji İl Müdürlüğü personeli nezaretinde) yapılarak iş emir tiplerine göre başka abonelerde
Yönerge’deki tamir ayar ücreti alınarak kullanılmasının sağlandığı, tamir, bakım ve kalibrasyon ayarı yapılmış olan bu sayaçlardan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının her sene tebliğ ettiği “Tamir ve Ayar
Ücretleri”nin göz önüne alınarak bulunan bedel yönetim kurulu kararı ile abonelere uygulandığı, bu sayaçların Yönerge’nin 8’inci maddesinde belirtilen iş emri tiplerine göre abonelere takılarak tahakkuk ettirildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73’üncü maddesinde;
“Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”, “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” başlıklı 123’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.”, “Yönetmelikler” başlıklı 124’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.”, “Mahalli idareler” başlıklı 127’nci maddesinde; “…
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. …”,“Tüketicilerin korunması” başlıklı 172’nci maddesinde; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün
“Mülkiyetin korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. …”,
6. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun’un “Görev ve yetkiler” başlıklı 2’nci maddesinin (a) bendinde; “İçme, kullanma ve endüstri suyu ihtiyaçlarının her türlü yeraltı ve yer üstü kaynaklarından sağlanması ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için; kaynaklardan abonelere ulaşıncaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak, bu projelere göre tesisleri kurmak veya kurdurmak, kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek”,
6.1. “Görev ve yetkiler” başlıklı 2’nci maddesinin (c) bendinde; “Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu
kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak”,
6.2. “Gelirler” başlıklı 13’üncü maddesinde; “… a) Su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler, b) Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca, su ve kanalizasyon tesislerinden yararlananlardan ilgili belediye adına alınacak katılma payları …”,
6.3. “Tarife tespit esasları” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde, yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan (aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafla ve (…) bir kar oranı esas alınır. Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.”
6.4. Ek 5’inci maddesinde; “Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.”,
7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin (r) bendi; “Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak”,
7.1. “Büyükşehir belediyesinin gelirleri” başlıklı 23’üncü maddesinin (g) bendinde; “Hizmetlerin büyükşehir belediyesi tarafından yapılması şartıyla 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda belirtilen oran ve esaslara göre alınacak yol, su ve kanalizasyon harcamalarına katılma payları.”,
7.2. “Büyükşehir belediyesinin gelirleri” başlıklı 23’üncü maddesinin (m) bendinde; “Yapılacak hizmetler karşılığı alınacak ücretler.”
8. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’nun “Muayeneler” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Ölçü ve ölçü aletleri aşağıdaki muayenelere tabi tutulurlar…
b)Periyodik muayene: Belli sürelerde olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren ölçü ve ölçü aletleri için yapılan genel muayenedir…
Bu muayenelerin usul ve esasları, kimler tarafından ne şekilde ve surette yapılacakları ve muayeneye tabi ölçü ve ölçü aletleri sahiplerinin veya bunları kullananların görev ve sorumlulukları ile tabi olacakları yasaklar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.”,
8.1. “Damgalama veya damga yerine belge verme” başlıklı 13’üncü maddesinde; “İlk, periyodik ve stok muayenelerinde doğru oldukları anlaşılan ölçü ve ölçü aletleri damgalanmaya elverişli bulundukları takdirde damgalanır. Damgalanmaya elverişli bulunmayan ölçü ve ölçü aletleri için damga yerine geçmek üzere bir belge verilir.”,
/
8.2. “Belediye ölçüler ve ayar memurluğu” başlıklı 21’inci maddesinde; “Her belediye özellikle muayene ve damgalama işlerinde çalıştırılmak üzere, iş hacmine göre asgari bir ölçüler ve ayar memuru görevlendirmek mecburiyetindedir. …”,
9. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …”, “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır: a) Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak. … e)
Müktesep haklar saklı kalmak üzere; içme, kullanma ve endüstri suyu sağlamak; atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kaynak sularını işletmek veya işlettirmek. …”,
10. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;
“… k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, …”, “Satıştan kaçınma” başlıklı 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler; aksine bir teamül, ticari örf veya adet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz.”,
11. 08/05/2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçme Suyu Temin ve Dağıtım
Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu
Yönetmeliğin amacı; su kaynaklarının korunması ve verimliliğin arttırılması doğrultusunda, içmekullanma suyunun etkin kullanılması ve israfının önlenmesi için içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolüne ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.”, “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik; su teminine ilişkin hizmetler ile çalışmaların su kaynaklarının korunması doğrultusunda yönlendirilmesi ve yaygınlaştırılmasına, su idarelerinin su temininde, depolanmasında, iletiminde, dağıtımında ve tüketiminde su kayıplarının azaltılmasına yönelik görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları kapsar.”,
12. 16/07/2015 tarih ve 29418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçme Suyu Temin ve Dağıtım
Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği’nin 1’inci maddesinde; “Bu Tebliğin amacı, içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıplarının kontrolü için alınması gereken tedbirleri belirlemektir.”, 32’nci maddesinde ise; “Bu Tebliğdeki esaslar dikkate alınarak sayaçlar, büyükşehir belediyelerinde idarece, diğer belediyelerde ise abone veya idarece temin edilir. Yüksek tüketimli aboneler ile idareler, sayaçların arıza yapma ihtimaline karşı yedek sayaç bulundurur”,
13. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği’nin “Sayaç Tamir ve
Ayarı” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Doğru kayıt yapmadığı iddiasıyla şikayette bulunulduğu veya İdarenin lüzumlu gördüğü hallerde abonenin su sayacı kontrol edilir. Kontrol sonucu doğru çalıştığı saptandığında, yapılan kontrol sonucuna göre her yıl Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Resmi Gazetede yayımlanan Su, Elektrik ve Gaz Sayaçları Tamir ve Ayar Ücret Tarifesi’nin su sayaçları ile ilgili maddeleri uygulanır. Sayacı kontrole alınan abonelerin sökülen su veya atıksu sayaçlarından sayaç tamir ve ayar ücreti alınıp alınmayacağı İdarece belirlenir.”, 13.1. “Abone Teminatı” başlıklı 15’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Sözleşme imzalayan her aboneden, 45 m³ karşılığı ait olduğu su ve atıksu tarifesinin birinci kademesi ile çarpılmak suretiyle teminat bedeli alınır. Alınacak teminatlar peşin olarak tahsil edilir.”, aynı maddenin altıncı fıkrasında “Gerek abonenin talebi üzerine gerekse İdarenin lüzumlu gördüğü hallerde, su ve/veya atıksu abone sözleşmesinin feshi durumunda, aboneden alınan teminat fesih tarihindeki su ve/veya atıksu bedeli üzerinden güncelleştirilerek, öncelikle abonenin ödenmemiş dönemlere ilişkin su borcuna mahsup edilir. Mahsup işleminden sonra teminat kalırsa, kalan miktar aboneye iade edilir.”, 14. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir Yetkisinin
Kullanılmasına İlişkin R(80) 2 Sayılı Tavsiye Kararı’nın “Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin
Kullanılmasında Uygulanacak Temel İlkeler” bölümünde; “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4) İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar. (5) İşlemi, her somut olaya göre belirlenen makul bir süre içinde yapar.
(6) Genel idari ilkeleri tutarlı bir şekilde uygular ve aynı zamanda her olayın özelliklerini göz önünde tutar.
“,
15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin İyi İdare Konusunda Üye Devletlere (CM/Rec2007) 7 sayılı Tavsiye Kararı’nın ekindeki “İyi İdare Yasası”nda; “İdare yasaya uygun faaliyette bulunur.
Takdir yetkisini kullandığında da keyfi kararlar alamaz… Yetkilerini ve işleyiş yöntemlerini düzenleyen kendi iç düzen kurallarına uygun davranır. … İdare eşitlik ilkesine uyar. … Yalnızca ilgili verileri dikkate alarak nesnel biçimde davranır. … İdare takdir yetkisi kullandığında, kararının özel kişilerin hak ve çıkarları üzerindeki her türlü olumsuz etkisi ile takip edilen amaç arasında uygun bir denge kurar. Alınan hiç bir önlem aşırı olmamalıdır. … İdare hukuki kesinlik ilkesine uygun faaliyette bulunur. …”
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17. Şikâyetçi, 1 no.lu paragrafta özetle ifade edildiği üzere, İzmir ilinde kiralamış olduğu dairesinin suyunu açtırmak için müracaat ettiğinde su faturasına sayaç bedeli olarak 184,05 TL’nin yansıtıldığını, yaptığı görüşmelerde tarafına “sayaç ücretinin prosedür gereği olduğu, bu durumun suyu açtıran diğer abonelere de uygulandığı”nın söylendiğini, her yeni kiracının aynı durumu yaşadığını, bir senede iki defa sözleşme feshedilse iki defa bu bedelinin alınacağını, hiçbir eski kiracının eski sayacını yanında alıp getirmeyeceği, suyu açtırma sırasında sayaçların değiştirilmesinin ekonomik israfa neden olduğunu iddia ve ifade ederek, bahse konu yeni sayaçların takılmasında faturaya yansıtılan ve tahsil edilen sayaç bedeli işleminin denetlenmesini ve konu hakkında tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.
18. Şikâyete konu idare tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
18.1. Söz konusu adrese 27/01/2022 tarihinde sözleşme numarası ile önceki abone tarafından ilişik kesme müracaatı yapıldığı, sayacın 02/02/2022 tarihinde sökülerek önceki abonenin sözleşmesinin sona erdirildiği, başvuran tarafından 26/04/2022 tarihinde müracaat edildiği ve sözleşme numarasıyla
“Su ve Atıksu Abonelik Sözleşmesi” imzalandığı ve böylece abonelik devrinin yapıldığı, bahse konu adrese no.lu yeni (sıfır) garantili su sayacı bağlandığından dolayı abonenin 20/05/2022 son ödeme tarihli ilk su faturasına 184,08 TL (KDV hariç) yeni sayaç bedelinin yansıtıldığı,
18.2. 16 Temmuz 2015 tarih ve 29418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İçme Suyu
Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği’ne göre, sayaçların, büyükşehir belediyelerinde idarece, diğer belediyelerde ise abone veya idarece temin edildiği, yüksek tüketimli aboneler ile idarelerin, sayaçların arıza yapma ihtimaline karşı yedek sayaç bulundurduğu, idare olarak içme suyunda oluşan kayıp ve kaçakların önüne geçilmesi amacıyla büyükşehir belediyesi olan illerde abonelere ait su sayaçlarının idarelerce takılmasının gerekli kılındığı, 01/04/2017 tarihi itibariyle yasal mevzuat çerçevesinde, idareleri tarafından abonelerine su sayaçlarının 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu ile ihalesi yapılarak takılmasının sağlandığı, ihale sonunda 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri
Kanunu’na göre üretici firmayla sözleşme sonrası oluşan sayaç ücretinin yönetim kuruluna sunularak yönetim kurulu kararı ile uygulandığı,
18.3. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Tarifeler Yönetmeliği’ne uygun olarak hazırlanan “Sayaç
Tamir ve Ayar Ücreti Yönergesi”nin 04/597 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 07/08/2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu esaslara göre abonelerden sökülen sayaçlar ile ilgili yapılacak işlemler ve bu ücretlerin nasıl bulunarak tahsil edileceğinin belirlendiği, abonelik sözleşmesi imzalayarak abone olanlardan yeni sayaç takılmasından dolayı yeni sayaç ücreti alınacağının belirtildiği, bu ücretin hesaplanırken 20/11/2013 tarih ve sayılı İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı’nda, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri ile bunlara bağlı katma bütçeli idarelere satılacak malzeme bedellerine, maliyet bedelinin %10’u ilave edilmek suretiyle satıldığı ve yapılacak işlerden %25 masraf karşılığı alındığı, 17/03/2022 tarih ve 311 sayılı Ek Yönetim Kurulu Kararı ile 184,08 TL (KDV hariç) yeni sayaç ücretinin abonenin ilk faturasına yansıtıldığı,
18.4. Sayacın bağlı konumda bırakılmamasının nedeninin, önceki abone tarafından sayaçların içine yapılabilecek yetkisiz müdahale ile sonrasında oluşabilecek hukuksal boyutun yeni aboneye yansımasının
önüne geçilmesi; aboneliğe ait tesisat sisteminde oluşabilecek kaçak durumunda doğacak su israfının engellenmesi amaçlanmış olup kayıp söz konusu olduğunda burada oluşabilecek tahakkuk miktarından kaynaklı hem önceki abonenin hem de yeni abonenin mağdur edilmesinin önüne geçilmesi düşüncesinin olduğu, ayrıca idare olarak ilişiği kesilen aboneliğe ait sayacın da testinin yapılarak sağlam olup olmadığına bakıldığı, ilişik kesme dolayısıyla önceki abonenin sayacının söküldüğü ve gerekli muayeneye tabi tutularak test sonucu oluşan endeks farkı dışında herhangi bir bedel almadan, güncel teminat bedelinden mahsuplaştırdıktan sonra kalan teminat farkının ilişiğini kesen aboneye iade edildiği, abonenin talebi olmaması durumunda alınmayan sayaçların kamu malı esaslarına göre muhafaza edilerek depolandığı, bu sayaçların içerisinden ekonomik ömrünü tamamlayanların MKE Kurumuna hurda pirinç birim fiyat üzerinden teslim edildiği, ekonomik ömrünü tamamlamayan sayaçların ise ülke ekonomisine tekrar kazandırılması amacıyla sırasıyla tamiri, bakımı ve ölçümleme ayarı yapılarak iş emir tiplerine göre başka abonelerden Yönerge’deki tamir ayar ücreti alınarak kullanılmasının sağlandığı hususları açıklanmıştır.
19. Şikâyetçinin iddia ve talepleri ile idarenin konuya ilişkin açıklamalarından, başvuruya konu ihtilafın, her sözleşme yapıldığında sözleşme süresinin kısalığına ya da uzunluğuna bakılmaksızın eski sayaçta sorun olsun olmasın, abonenin kendi izni ve rızası olmadan yeni sayaç takılması veya değiştirilmesi suretiyle kendisine sayaç bedeli altında birtakım maliyetler çıkartılması hususunda idare tarafından yapılan işleme ilişkindir.
20. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde; belediyelerce, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla su ve kanalizasyon gibi kentsel altyapı hizmetlerinin yapılacağı veya yaptırılacağı, 15’inci maddesinde; belediyelerin, belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmaya, içme ve kullanma suyu sağlamaya, bunlar için gerekli tesisleri kurmaya, kurdurmaya, işletmeye ve işlettirmeye yetkili olduğu hususları hüküm altına alınmıştır.
21. 16 Temmuz 2015 tarih ve 29418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İçme
Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller
Tebliği’nin “Sayaç temin mükellefiyeti” başlıklı 32’nci maddesinde; “bu tebliğdeki esaslar dikkate alınarak sayaçlar, büyükşehir belediyelerinde idarece, diğer belediyelerde ise abone veya idarece temin edilir. Yüksek tüketimli aboneler ile idareler, sayaçların arıza yapma ihtimaline karşı yedek sayaç bulundurur.” denilmiş olup içme suyunda oluşan kayıp ve kaçakların önüne geçilmesi amacıyla büyükşehir belediyesi olan illerde abonelere ait su sayaçlarının büyükşehir belediyesi tarafından takılması gerekmektedir. 17/03/2022 tarih ve 311 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile yeni sayaç ücretleri, Sayaç
Tamir ve Ayar Ücreti Yönergesi’nin “Sayaç Tamir ve Ayar Ücretinin Tahsil Edilmesi” başlıklı 10’uncu maddesindeki, “Sayaç Tamir ve Ayar Ücreti ilgili abonelerin iş emirleri kapatılmasından sonra ilk su faturasına eklenerek tahsil edilir.” hükmüne göre abonelerin ilk su faturalarına yansıtılmaktadır.
22. İlgili idarece, İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği
Teknik Usuller Tebliği ve Büyükşehir Belediye Meclisi ve İZSU Yönetim Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda, söz konusu sayaç bedelinin ödenmesi zorunluluğunun getirildiği hususu belirtilmiş olup buna karşın belli bir kanun hükmü doğrultusunda ya da her sözleşmede sayacın değişmesini gerektiren bir fiili gereklilik tespit edildiği için bu zorunluluğun getirildiğine ilişkin bir açıklamada bulunulmamıştır.
23. Anayasa’nın 123’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Yine Anayasa’nın 127’nci maddesinde, “Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.” hükmü mevcuttur. Bu maddelerde yer alan düzenlemeler, idarenin kanuniliği ilkesine vücut vermektedir. İdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin açık bir biçimde kanunla düzenlenmesini gerekli kılar. Ayrıca idarenin kanuniliği ilkesinde, idarenin, eylem ve işlemlerinde kanunlara dayanması ve kanundan aldığı bu yetkiyi yine kanunlara uygun olarak kullanması gerektiği bir gerçektir. Bu kapsamda; adı geçen idare, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca kendi görev ve yetki alanında, karar organları aracılığıyla düzenleme yapmaya veya bu konuda karar almada takdir yetkisi bulunmakta ise de özellikle bireylere belli bir yükümlülük getiren hususlarda karar alırken, bu konuda yetki aldığı kanun hükümlerini ve bu yükümlülüğün ilgili kanundan alınan yetki uyarınca getirildiğini ortaya koymak zorundadır.
24. Takdir yetkisi, idareye, idari işlem ve eylemlerini tesis ederken belli ölçüde hareket serbestisi tanınması demektir (ÇAĞLAYAN, Ramazan, “Türk Hukukunda İdarenin Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi”, Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 7, S. 3-4, s. 173). İdareye takdir yetkisi tanınmış olması, idareye keyfi biçimde hareket etme serbestisi tanımamaktadır. İdarenin takdir yetkisi de denetime tabidir. Esasen idarenin takdir yetkisinin sınırı Anayasa ile teminat altına alınmış hukuk devleti ilkesidir (YAYLA, Yıldızhan, “İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 30, S. 1-2, s.
201). İdare takdir yetkisini, objektif ölçüler içerisinde yasal amaca ve kamu hizmeti gereklerine uygun biçimde, (AZRAK, Ülkü, “İdari Yargı Denetiminin Sınırı Olarak İdarenin Takdir Yetkisi”, İstanbul
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 6, S. 1-3, s. 20) yürüttüğü hizmetin etkin ve verimli işlemesi, somut kamu yararı amacını gözeterek ve bu sınırlar çerçevesinde kullanmak, bir başka deyişle, takdir yetkisinin amacı doğrultusunda hareket etmek zorundadır (ÇAĞLAYAN, s. 171).
25. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve 2015/50 E., 2015/107 K. sayılı kararında; “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanınmasının gerekliliği hususu vurgulanmaktadır.
26. Yine Anayasa Mahkemesinin 08/10/2003 tarih ve 2003/31 E., 2003/87 K. sayılı kararında; “…idarenin takdir yetkisini kullanırken ‘kamu yararını gözetme’ yükümlülüğü vardır ve takdirin keyfilik anlamı taşımadığı gözden uzak tutulmamalıdır. Takdir yetkisi, adil, makul ve ölçülü biçimde kullanılmalı, kazanılmış hakları zedelememeli ve kişinin hukuk düzenine olan güvenini sarsmamalıdır.” şeklinde değerlendirmede bulunulmak suretiyle, takdir yetkisinin kullanılması esnasında göz önünde bulundurulması gereken ilkeler açıkça belirlenmiştir.
27. Ayrıca Anayasa’nın 2’nci maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan devlettir. Nitekim hukuk güvenliği ilkesi de hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu evrensel ilkelerden birisidir. Bu kapsamda hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ortak bir değer olarak tanımlanmaktadır (Anayasa Mahkemesinin 29/11/2011 tarihli ve 2010/73 E., 2011/176 K. sayılı kararı). Bu doğrultuda, idare tarafından kullanılan takdir yetkisinin, Anayasa ile teminat altına alınan hukuk devleti ilkesine uygun olarak kullanılması gerektiği de bir gerçektir.
28. Yukarıdaki açıklamalar, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde; İZSU Yönetim Kurulunca takdir yetkisinin kullanılması kapsamında alınan 07/08/2014 tarihli karar uyarınca, abonelik sözleşmesi imzalayarak abone olanlardan yeni sayaç takılmasından dolayı yeni sayaç ücreti alınacağı uygulamasının, sayaç değişimin zorunlu kıldığı durumlara ilişkin bir tespit yapılmadan gerçekleştirilen genel bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.
29. Öte taraftan, ilgili idarece, abonelik sözleşmesi imzalayarak abone olanlardan yeni sayaç takılmasından dolayı yeni sayaç ücreti alınacağı hükmü getirilmiş ise de idare tarafından konuyla ilgili karar alınırken Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Adı geçen Kanun’un 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenlerin, aksine bir teamül, ticari örf veya adet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, mevzuattan kaynaklanan haklı bir sebep bulunmadan sözleşme imzalayan her aboneye yeni sayaç takılması ve bunun maliyetinin de sayaç bedeli olarak aboneye yansıtılması, Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık teşkil edecektir.
30. Bahsi geçen Yönetim Kurulu Kararı’yla, abonelik sözleşmesi imzalayarak abone olanlardan yeni sayaç takılmasından dolayı yeni sayaç ücreti alınacağına dair karar alınmış ise de idarenin abonelik sözleşmesi imzalayan her yeni aboneye bu uygulamayı yapma yaklaşımı yerine, söz konusu sayaçların gerekli kontrolleri yapıldıktan sonra sayaçta bir arıza olduğu ya da kullanım süresinin dolduğu tespit edildiği takdirde yeni sayaçların takılması ve bunun maliyetinin aboneye yansıtılması halinde yeni aboneler için gerekli olmadıkça sayaç değişiminden kaynaklanan ilave mali külfet ortaya çıkmayacaktır.
31. Başvuranın dilekçesinde iddia ettiği üzere konu ile ilgili bazı büyükşehir belediyelerinin uygulamalarına bakıldığında, abonelik devir işlemleri esnasında, yeni abone ile sözleşme imzalandığı zaman sayacın değişmediği, sadece 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’na istinaden Çıkarılan Ölçü ve Ölçü Aletleri
Muayene Yönetmeliği ile belirlenmiş olan 10 yılını doldurmuş sayaçların periyodik muayene sonrasında değiştirildiği, bunların dışında arıza hasar veya sayacın kaybolması durumlarında sayaç değişikliği yapılabildiği, takılan yeni sayaç için demirbaş olarak değerlendirilerek kiracıdan değil ev sahibinden tahsilatının yapıldığı yönünde bilgiler verilmiştir
32. 3516 sayılı Kanun’unu 9’uncu maddesinde sayaçların periyodik muayenelerine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Kanun koyucu periyodik muayene konusunda sınıflandırma yapmış; ancak bir süre belirtmemiştir. Usul ve esasların ise çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenmesi hususunu belirtmiştir. Buna istinaden çıkarılan, Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği’nin 9’uncu maddesine göre “elektrik, su ve gaz sayaçlarının periyodik muayenelerinin on yılda bir yaptırılması zorunludur.” Bu sürede yenileme yapılmakla birlikte diğer illerdeki uygulamalarda belirtildiği üzere bazı şartlarda re’sen yapacağı muayeneler neticesinde veya bir şikayet olması durumunda, bir arıza tespit edilmesi neticesinde sayaç değişikliğine gidilebilmektedir. Ancak başvuruya konu olan uygulamada, İZSU idaresinin yönetmelikte ifade edilen 10 yıllık periyodik muayene süresi dolmadan da abonelik değişikliği gerekçesiyle yeni abonelerden sayaç bedeli tahsil etmesinin her ne kadar idareye tanınmış takdir yetkisi bulunsa bile bu takdir yetkisinin kullanılmasının vatandaşa ek bir mali külfet getirmesi sebebiyle uygun olmayacağı, ayrıca bu hususta bazı idarelerden uygulama hakkında bilgi istenmiş olup, diğer idarelerden alınan bilgiler neticesinde uygulamada 10 yıllık süreye riayet edildiği abonelik değişikliği neticesinde hemen sayaç değişikliğine gidilmediği, mevcut sayaç üzerinden sözleşme imzalandığı, periyodik muayene veya vatandaşlardan gelen talep ve re’sen yapılan muayeneler neticesinde herhangi bir arıza, kayıp vs. sebep bulunması durumunda sayaç değişikliği yoluna gidildiği ve sayaç ücretinin aboneden tahsil edildiği hususları dikkate alındığında İZSU İdaresi tarafından gerçekleştirilen uygulamanın diğer idarelerde bulunmadığı dolayısıyla İZSU idaresinin de abonelik değişikliği neticesinde hemen sayaç değişikliğine gitmek yerine mevcut sayaç üzerinden yeni abonelikleri tesis ettirmesinin, periyodik muayene süresinin dolması üzerine veya bazı şartlarda re’sen yapacağı muayeneler neticesinde herhangi bir arıza tespit etmesi neticesinde sayaç değişikliğine gitmesinin daha hakkaniyetli olacağı değerlendirilmiştir.
33. Şikâyetçinin iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; abonelik sözleşmesi imzalayan ve yeni sayaç takılanlardan sayaç takılmasından dolayı ücret alınacağına dair uygulamanın aboneye belli bir yükümlülük getirdiği, özellikle kısa süreli sözleşmelerde sayacın değişmesini gerektirecek fiili bir gereklilik tespit edilmeksizin sözleşme bitiminde tüm sayaçların değişmesi ve sözleşmenin yeni tarafından yeni sayaç bedeli tahsil edilmesi ile bir önceki sözleşmenin süresine bakılmadan, sayacın bağlı konumda bırakılmamasının nedeni olarak idare tarafından öne sürülen “önceki abone tarafından sayaçların içine yapılabilecek yetkisiz müdahale ile sonrasında oluşabilecek hukuksal boyutun yeni aboneye yansımasının önüne geçilmesi, aboneliğe ait tesisat sisteminde oluşabilecek kaçak durumunda doğabilecek su israfının engellenmesi, ilişiği kesilen aboneliğe ait sayacın, Sayaç Bakım Onarım ve Kontrol Şube Müdürlüğünde testinin yapılarak sağlam olup olmadığına bakılması” gerekçelerinin tek başına yeterli olmadığı, ayrıca takdir yetkisinin kullanılması yönünden vatandaşa ek bir mali külfet getirmesi sebebiyle adil, makul ve ölçülü olmayacağı, 3516 sayılı
Kanun ve ilgili Yönetmelik ile yapılan düzenleme amaçlarına ve temel tüketici hakları ile hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, gönderme
kararı üzerine başvurana cevap verilmediği ve bu suretle ilgili idarenin “şeffaflık, hesap verilebilirlik, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edilmiştir. İdare tarafından bahse konu ilkelere riayet edilmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
35. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede 6502 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Başvuru” başlıklı 68 inci maddesi kapsamında İlçe Tüketici
Hakem Heyetine başvuru yolu, “Karar ve karara itiraz” başlıklı 70’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tüketici hakem heyetinin kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Tüketici Hakem
Heyetinin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
KABULÜNE;
Kanuni bir zorunluluk ya da her sözleşmede sayacın değişmesini gerektiren bir fiili gereklilik tespit edilmeksizin kısa ya da uzun süreli her sözleşmede sayacın değiştirilerek yeni sözleşmeciden tekrar sayaç bedeli tahsil edilmesine ilişkin idare tarafından yürütülen uygulamanın ve alınan kararların yeniden gözden geçirilmesi ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesi açısından İZMİR SU VE KANALİZASYON
İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğünün bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi