ÖZET: Başvuru, Erzurum’un Palandöken ilçesindeki Hekimler Parkı’na inşa edilen “Taziye Evi”nin yerinin değiştirilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, parkta yapılan inşaatın, çevresindeki yeşil alanın kaybına yol açtığını ve evinin önünde böyle bir yapıyı istemediğini belirtmiştir. Palandöken Belediyesi, bu yapının kamu yararına hizmet edeceğini ve mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda inşa edildiğini savunmuştur. Ayrıca, parkın mülkiyetinin belediyeye ait olduğu ve yapılan işlemlerin yasal çerçevede gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve belediyenin açıklamalarını değerlendirerek, inşaatın hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, park alanında kamu tesisleri yapılmasının mümkün olduğu, ayrıca başvuranın evinin taziye evine olan mesafesinin yeterli olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde karar alınmıştır. Bu karar, başvuranın itiraz hakkını saklı tutarak, ilgili idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğunu tescil etmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1403-S.23.2400

BAŞVURU NO : 2022/11665

KARAR TARİHİ : 02/02/2023

RET KARARI

PALANDÖKEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Evinin karşısına Belediye tarafından yapılan “Taziye Evi” nin yerinin değiştirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 15/08/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gizlilik kaydıyla yapılan başvuruda özetle, Erzurum İli, Palandöken İlçesi

Mahallesi Sokak Konakları karşısında bulunan Hekimler Parkı’nın içinde yer alan “Afet Toplanma Alanı” tabelasının kaldırıldığı ve 04.08.2022 tarihinde parkta kazı işlemlerinin başlatıldığı, Palandöken Belediyesi’nden park içine “taziye evi“ yapılacağının belirtildiği, Erzurum

Palandöken Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne dilekçe ile başvurulduğu ve ağaçlıklı yeşil alanın bu şekilde değerlendirilmemesi gerektiğinin iletildiği, Palandöken Belediyesi’nin yeşil ve ağaçlıklı alanın en uygun yer olduğunu ifade ettiği, söz konusu yerin yakınında Millet Camisi bulunduğu ve caminin altı ve çevresinin boş olduğu, yine evlerinin yakınında bulunan Düzgün Konutlarının da yan tarafının boş olduğu, taziye evi için kullanılabileceği, ayrıca tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bu dönemde gece gündüz çalışılarak bir an önce bitirilmeye çalışılan bu binanın aciliyetinin anlaşılamadığı, evlerinin önünde taziye evi görmeyi ve psikolojisinin bozulmasını istemediği, halk için yapıldığı belirtilen ancak iyi planlanmamış ve rahatsız edici uygulamaların olmaması gerektiği ifade ve iddia edilerek söz konusu çalışmanın bir an önce sonlandırılması ve parkın eski yeşil ve ağaçlıklı haline getirilmesi talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca 28/10/2022 tarih ve sayılı yazımız ile Palandöken Belediye

Başkanlığı’ndan bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup;

3. İlgili idareden alınan 30/11/2022 tarih ve sayılı yazıda özetle,

3.1. Belediyenin, sınırları dahilinde bulunan alanlarda kanunların kendisine tanıdığı yetkiler ve yükümlülükler kapsamında kamu menfaatini ve toplumun bütününü gözeterek faaliyet gösterdiği,

Bu faaliyetlerden olan Gönül Belediyeciliği esasında “Değer Üreten Şehirler” bakış açısıyla mahallelerinde her türlü mahalleli faaliyetinin icra edilebildiği mahalle konakları, köy konakları ve millet konaklarının inşa edildiği,

Diğer çalışmalarda olduğu gibi çalışmalarında da tasarruf esasına azami gayret gösterdiklerini,yaptıkları millet ve köy konaklarını kendi mülkleri üzerine inşa edildiği,

Nitekim 2021 ve 2022 yılında bir kısmı ilçenin geneline şamil mekânlar olarak Millet Konaklarının; bir kısmı mahalle bütününe hitap edecek şekilde Mahalle Konakları, bir kısmı da bağlı köylerde köy kültürünü devam ettirmek amacıyla Köy Konakları olmak üzere yirmiye yakın Millet, Mahalle, Köy Konağı inşa edildiğini, daha önce Belediye Başkanlığı Konutu olarak kullanılan villanın Millet Konağına çevrilerek

Palandökenlilerin hizmetine sunulduğu;

Yapmış bulundukları konakların ilçe genelinde büyük bir ihtiyaca cevap verdiği, mesela millet konağının üst katının öğrencilerin ders çalıştığı, orta katının ilçe kadınlarının yoğun faaliyet gösterdiği, alt katının ise olgun nüfusun kitap okuyup, çay içip, sohbet edip zaman geçirebildiği bir mekân olduğu,

Mahalle konaklarının da bulundukları mahallelerde yoğun ilgi gören mekânlar olduğunu, ilçe sakinlerinin her türlü mahalleli faaliyetlerini bu mekânlarda icra edebildiğini, sevinçlerini ve üzüntülerini bu mekânlarda komşularıyla paylaşabildikleri,

Nitekim kimi zaman sünnet merasimlerinin, kimi zaman bayan günlerinin, kimi zaman taziye kabullerinin, kimi zaman nişan törenlerinin, kimi zaman gazel gecelerinin, kimi zaman gençlik toplantılarının, kimi zaman Erzurum Herfene Gecelerinin bu mekânlarda yapılan faaliyetlerden olduğu ve ilçe sakinlerinin teveccüh ettiği mekânlar olduklarını, köy konaklarında kış gecelerinde geleneksel hatim ve sıret okumalarının icra edildiğini yaz aylarında şiir ve gazel dinletilerine köylülerin yoğun ilgi gösterdiği,

3.2. Bahse konu mahalle konağının inşa edildiği parkın civarında yüksek duvarlarla çevrili içinde az katlı evlerin bulunduğu siteler ve çok katlı apartmanlar bulunduğunu, bu alanda mahalle konağı talebinin mahalle sakinleri ve muhtarı tarafından yoğun bir şekilde belediyeye iletilip bu talepler üzerine parkta oluşturulan 100 metrekarelik bir mahalle konağı yapımına karar verildiği,

3.3. Konağın inşasına başlanıldıktan bir müddet sonra kurumlarına aynı siteden birkaç sakinin burada yapılan binaya rızalarının olmadığını, burayı parasını elden önceki dönem belediye yönetimine ödeyerek siteleri adına satın alarak park olarak belediyeye hibe ettiklerini beyan edip mahalle konağının yapımının durdurulmasını istedikleri,

Yapmış oldukları incelemelerde Kurum uygulamasının doğru olduğu; parkın mülkiyetinin Belediyeye ait olduğu, kimse tarafından herhangi bir şekilde hibe edilmediği ya da buranın satışına ilişkin bir belgenin

Belediye kayıtlarında olmadığının anlaşıldığı,

3.4. Dilekçelere yazılı cevapların verildiği, şifahen müracaat eden .’e ise durumun şifahi olarak bildirildiği, ardından site sakinleriyle bir toplantı düzenlenip gayet olumlu havada bir görüşme gerçekleştirildiği, mahalle konağının kendilerine hiçbir surette sıkıntı vermeyeceği, kendi site sakinlerinin

bir kısmının ve diğer mahallelilerin buraya yoğun bir ilgisinin olduğu, bitmek üzere olan inşaatını iptal edilmesinin mümkün olmadığı, imar uygulamalarının parklarda toplam metrajın 0,1 i oranında kamu tesis alanına müsaade ettiği hususlarının anlatıldığı,

3.5. Yine burada ne park niteliğinin ne de toplanma alanının iptal edilmediği aksine parkın bütünleşik olarak daha fonksiyonel ve güzel bir görünüme kavuşacağı, o güne kadar sürekli görevli bulunmayan parkta mahalle konağı görevlisinin parkla da ilgili görevi olacağı kendilerine anlatıldığı, kendilerinin de bu hususta memnuniyetlerinin sağlandığı,

3.6. Bahse konu alanın 1/1000 ölçekli İmar planı ve plan notlarının sunulduğu,1/5000 lik imar planının

Büyükşehir Belediyesi uhdesinde olduğu, şikâyetçilerin askı tutanaklarına bir itirazının bulunmadığı,

3.7. Bahçe konu taşınmazda Plan notu kamusal alan tesisine izin verdiği cihetle herhangi bir parselasyon işlemine gerek bulunmadığı,

3.8. Şikâyete konu alanın kullanım amacının izah edilmiş olduğu, kullanım amacında herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, gerek hizmetin niteliği gerekse de mahallin bütününe hitap etmesi açısından alanda en uygun yerin burası olduğu yer tespitinde mahalle sakinlerinin ve mahalle muhtarının da görüşüne başvurulduğu mahallinde incelemeler yapılarak belediyenin de mülkiyeti olduğu cihetle en uygun yer olarak burasının belirlendiği, şikâyetçilerin evleri ile mahalle konağının yapıldığı park arasında en az 50 metre bulunmakta olduğu şikâyetçilerin evlerinin bulunduğu site ile park arasında sitenin yüksek duvarlarının bulunduğu,

3.9. Afet toplanma alanına ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığı, parkta bir ağaç kesiminin de olmadığı, ayrıca güncel afet toplanma alanları arasında bu yerin bulunmamakta olduğu buna ilişkin belgenin ek olarak sunulduğu, mahalle konağının yapıldığı alanın daha önce parkta havuz olarak yapılıp 2015’te havuzun kullanılmaması nedeniyle kapatılan tümsek alanın düzenlenmesiyle oluşturulduğu,

3.10. Gerek mahalle muhtarının gerekse de vatandaşların başvuruları üzerine mülkiyeti belediyeye ait olan

1300 m2 alanda imar planı notları uyarınca kamu tesis alanı niteliğinde 100 m2 mahalle konağının

yapıldığı, bu uygulama ile geniş bir kesimde vatandaş memnuniyetinin sağlanmış olduğu alanın park niteliği de bir zarar görmemiş aksine parkın bakım, onarımı elden geçirilerek eskiden havuzun kapatılması ile oluşan atıl ve kötü görünen tümseğin değerlendirildiği, parkta yeşillendirme ve çiçeklendirmenin çok daha güzel şekilde yapıldığı, oyun grubunun yenilendiği,

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir…”

6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde, “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır. Bu süre içinde inceleme ve araştırmanın sonuçlandırılamaması hâlinde şikâyetçiye sonuçlandırılamama gerekçesi ve dava açma süresinin işlemeye başladığı hususu bildirilerek inceleme ve araştırmaya devam edilir; ancak 29’ uncu madde hükümleri saklıdır.”,

8. 10/07/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun

“Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin birinci

fıkrasında, “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

m) Büyükşehrin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek; gerektiğinde amatör spor kulüplerine nakdî yardım yapmak, malzeme vermek ve gerekli desteği sağlamak, amatör takımlar arasında spor müsabakaları düzenlemek, yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda üstün başarı gösteren veya derece alan sporculara, teknik yönetici, antrenör ve öğrencilere belediye meclis

kararıyla ödül vermek”, üçüncü fıkrasınıda;, “İlçe (…) belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır:

d) Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerden; 775 sayılı Gecekondu Kanununda belediyelere verilen yetkileri

kullanmak, (…) spor, dinlenme ve eğlence yerleri ile parkları yapmak; yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak; mabetler ile sağlık, eğitim, kültür tesis ve binalarının yapım, bakım ve onarımı ile kültür ve tabiat varlıkları ve tarihî dokuyu korumak; kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin geliştirilmesine ilişkin hizmetler yapmak; bölge otoparkı, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat vermek. ”

9. 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır…” düzenlemeleri yer almaktadır.

10. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun,

10.1 “Amaç” başlıklı 1 nci maddesinde, “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların;

plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”;

/

10.2. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.

Nazım İmar Planı; (Değişik tanım: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.

Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır…”,

10.3. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde, “(Başlığı ile Birlikte

Değişik:29/11/2018-7153/11 md.) Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal

Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur.

İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.

Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alınır.

Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmez.”,

10.4. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.

b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”,

10.5. “Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği” nin “Mekansal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı

5 inci maddesinde;

(1) Bu Yönetmelikte geçen mekansal kullanım tanımları ve alan kullanım esasları aşağıda

belirtilmiştir:

a) Belediye hizmet alanı: Belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alandır.

j) Sosyal tesis alanı: Sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı kreş, kurs, yurt, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, yaşlı ve engelli bakımevi, rehabilitasyon merkezi, toplum merkezi, şefkat evleri gibi fonksiyonlarda hizmet vermek üzere ayrılan kamu veya özel mülkiyetteki alanlardır.

10.6 “Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği”nin Genel planlama esasları başlıklı 7 nci maddesinde;

(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak

yapılır:

a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır.

b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür

hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere başvuran özetle, Erzurum İli, Palandöken İlçesi

Mahallesi Sokak karşısında bulunan Hekimler Parkı’nın içinde yer alan “Afet Toplanma Alanı” tabelasının kaldırıldığı; parkın içine “taziye evi” yapılacağının belirtildiği, başka yerlere taziye evi yapılabileceği, evinin karşısında taziye evi görmek istemediği hususlarını iddia ve ifade ederek, söz konusu çalışmanın bir an önce sonlandırılmasını ve parkın eski yeşil ve ağaçlıklı haline getirilmesini talep etmektedir.

13. Anayasanın 56 ncı maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, İmar Kanunun 3 ve 4 ncü maddelerinde; İmar Kanunun yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Belediye Kanunun 14 üncü maddesinde de belediyenin, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; çevre ve çevre sağlığı, ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı belirtilmiştir. Bu bağlamda inşa edilecek yapıların da imar mevzuatına uygun olarak yapılmasının sağlanması ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca ruhsat alınmadan yapılabileceği açıkça düzenlenen yapılar hariç diğer yapıların ruhsata bağlanması suretiyle yapılaşmanın fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun yapılmasının sağlanması; sağlıklı çevrelerinin oluşturulması bakımından önem teşkil etmektedir.

14. Yerleşim yerlerindeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu da; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde

/

yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Bu bağlamda sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından imar mevzuatına aykırılık oluşturan yapılarla ilgili yasal işlemlerin süresi içinde yerine getirilerek mevzuata aykırı yapılara yönelik gerekli işlemlerinin ilgili idarelerce yürütülmesi ve bu konuda gerekli tertip ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.

15. Sağlıklı kentleşmenin önündeki en önemli sorun plansız ve aşırı hızlı kentleşme olgusudur.

Kentsel gelişmenin yönlendirilmesini sağlayan imar planları ise kentsel gelişme ile ilgili tespit ve kıstasları belirlemektedir. Bu bağlamda kamu yararının gerçekleştirilmesi, plan bölgesinde yaşayanların sağlığı ve çevrenin korunması ile düzenli bir kentleşmenin sağlanması amacıyla imar planları hazırlanarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla imar planlarının hazırlanması ve uygulanması sürecinin kentsel büyümenin öncesinde düzenlenmesi önemlidir. Çağdaş bir kentin oluşturulması ve yaşatılması için varlığı zorunlu olan ve aşırı yapılaşmanın etkisinden korunması gereken, kentin bütününe hizmet verecek, kent estetiği ve kentleşme kalitesini yükseltici sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla park, çocuk bahçeleri, oyun alanları, günü birlik kullanım alanları, piknik ve

rekreasyon alanlarının oluşumu bu yolla sağlanabilmektedir. (Danıştay 6. Dairesi, 17/06/1997 E:

1996/5362, K: 1997/3020)

16. İdare hukukunda geçerli olan icrailik ilkesi; idarenin kendi iç işleyişini düzenleyebilme, kamu hizmetini yerine getirebilmek için yürüttüğü faaliyete yönelik düzenleme yapabilme ve karar alma imkanını ifade etmektedir.

17. Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan bir takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için birtakım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Kamu hizmetlerinde meydana gelen nitelik ve nicelik artışına paralel olarak, bu hizmetleri yürütmek için gerekli organizasyon, personel, eylem ve işlemlerin artışı sonucu, büyüyen ve yayılan bu etkinliğin kontrol altına alınması ve denetlenmesi her geçen gün daha büyük önem arz etmektedir.

18. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.

19. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi

tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda

Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)

20. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.

Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.

21. Benzer bir şekilde Danıştay 8’inci Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararında; “İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” şeklinde belirtilmiştir.

22. Dolayısıyla idari işlemler yetkili idari mercilerin tek taraflı olarak kamu yararı amacıyla tesis ettikleri icrai iş ve işlemler olup, hukuka uygunluğu yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenir. Bu unsurlardan en az birine ilişkin tespit edilen bir eksiklik idari işlemin iptalini gerektirir.

23. Kamu yararı konusunda karar verecek olanların, bu kararı verirken, o toplum içinde yaşayanların genel eğilimlerini dikkate almaları; mümkün mertebe ferdi çıkarlarla kamunun çıkarları arasında bir denge kurmaya çalışmaları gerekir. (Yusuf Göven “Kamulaştırma İşlemlerinde Kamu Yararı”, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 1999 S.1 s.14)

24. Somut olayda incelemesi yapılan uyuşmazlık konusu da; Hekimler Parkı’nın içinde yer alan

“Afet Toplanma Alanı” tabelasının kaldırıldığı ve ağaçların kesildiği iddiası ile şikayetçinin ikamet ettiği evinin önünde taziye evini istememesi ve söz konusu parkın yeşil alan olarak değerlendirilmesi talepleri hakkındadır. Bu bağlamda söz konusu yapının afet toplanma alanında yapılıp yapılmadığı ile ilgili parkın imar planındaki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

25. Palandöken Belediye Başkanlığı tarafından konuyla ilgili olarak Kurumumuza gönderdiği cevabi yazıda özetle; belediyelerinin, sınırları dahilinde bulunan alanlarda kanunların kendisine tanıdığı yetkiler ve yükümlülükler kapsamında kamu menfaatini ve toplumun bütününü gözeterek faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetler kapsamında “Gönül Belediyeciliği” esasında “Değer Üreten Şehirler” bakış açısıyla mahallelerde her türlü mahalleli faaliyetinin icra edilebildiği mahalle konakları, köy konakları ve millet konaklarının inşa edildiğini, yapılan konakların ilçe genelinde büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini; millet konağının üst katında öğrencilerin ders çalıştığını, orta katında kadınlarının yoğun faaliyet gösterdiğini, alt katında ise olgun nüfusun kitap okuyup, çay içip, sohbet edip zaman geçirebildiği bir mekân olduğunu, mahalle konaklarının da bulundukları mahallelerde yoğun ilgi gören mekânlar

olduğunu, ilçe sakinlerinin her türlü faaliyetlerini bu mekânlarda icra edebildiğini, mahallelinin sevinçlerini ve üzüntülerini bu mekânlarda komşularıyla paylaşabildiklerini, bahse konu mahalle konağının inşa edildiği parkın civarında yüksek duvarlarla çevrili içinde az katlı evlerin bulunduğu siteler ve çok katlı binaların olduğunu; bu alanda mahalle konağı talebinin mahalle sakinleri ve muhtar tarafından yoğun bir şekilde belediyelerine iletildiğini, bu talepler üzerine Belediye mülkü olan parkta 100 metrekarelik bir mahalle konağı yapımına karar verildiğini, konağın inşası sırasında bahse konu sitede ikamet eden bazı kişilerce yapılan binaya rızalarının olmadığı ve söz konusu yerin parasının önceki dönem belediye yönetimine elden ödenerek siteleri adına satın alındığı ve park olarak belediyeye hibe ettiklerini beyan edip mahalle konağının yapımının durdurulmasını istediklerini ancak yapılan incelemede parkın mülkiyetinin

Belediyeye ait olduğu, kimse tarafından herhangi bir şekilde hibe edilmediği ya da parkın bulunduğu yerin satışına ilişkin bir belgenin Belediye kayıtlarında olmadığının anlaşıldığını, söz konusu konağın Belediye imar uygulamalarında parklarda toplam metrajın 0,1’i oranında kamu tesis alanına müsaade ettiğini; askı tutanaklarına bir itirazının bulunmadığını; bahse konu taşınmazda Plan notu kamusal alan tesisine izin vermesi nedeniyle herhangi bir parselasyon işlemine gerek bulunmadığını; Konak yapımı ile park niteliğinin ve toplanma alanının iptal edilmediğini, afet toplanma alanına ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmadığını, parkta ağaç kesimi yapılmadığını, güncel afet toplanma alanları arasında söz konusu parkın bulunmadığını; mülkiyeti Palandöken Belediyesi’ne ait olan 1300 m2 alanda imar planı notları uyarınca kamu tesis alanı niteliğinde 100 m2 mahalle konağı yapıldığını, şikâyetçilerin evleri ile mahalle konağının yapıldığı park arasında en az 50 metre bulunmakta olduğu, şikâyetçilerin evlerinin bulunduğu site ile park arasında sitenin yüksek duvarlarının bulunduğu, mahalle konağının yapıldığı alanın daha önce parkta havuz olarak yapılıp 2015’te havuzun kullanılmaması nedeniyle kapatılan tümsek alanın düzenlenmesiyle oluşturulduğu, alanın park niteliğinin de bir zarar görmediği, aksine parkın bakım, onarımı elden geçirilerek eskiden havuzun kapatılması ile oluşan atıl ve kötü görünen tümseğin değerlendirildiği, parkın bakım, onarımı elden geçirilerek parkta yeşillendirme ve çiçeklendirme yapılarak parkta yer alan oyun grubunun yenilendiği ifade edilmiştir.

26. Bu bağlamda öncelikle başvuru dilekçesinde ifade edilen ağaç kesilmesine ilişkin iddialara yönelik detaylı bilgi edinilmesini teminen başvuran ile 04/01/2023 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde başvuran ağaç kesimi olarak parktaki küçük çam ağaçlarının kesildiğini; ancak esas olarak taziye evini görmek istemediğini mahalle konağının evinin karşısındaki parka değil başka bir parka yapılmasını istediğini ifade etmiştir.

27. Başvuranın “Afet Toplanma Yerleri” nin kaldırılması iddiasına ilişkin olarak https://www.turkiye.gov.tr/afet-ve-acil-durum-yonetimi-acil-toplanma-alanisorgulama?harita=goster sayfasında yapılan incelemede ise söz konusu alanda diğer bir ifadeyle şikayetin mevcut olduğu yerde 3 farklı “Afet Toplanma Alanı” olduğu ve parkın söz konusu afet toplanma yerleri içinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

28. Başvuran dilekçesinde evinin karşısına taziye evi yapıldığını ve Cami altı dahil başka yerlerde taziye evi yapılabileceğini iddia etmiştir. İdare taziye evi değil tüm mahallenin toplanabileceği ve başka pek çok örneği bulunan bir mahalle konağı yapılacağını beyan etmiş ve başka yerlerin daha uygun olduğu iddiasına ilişkin olarak ise cevaplarında, “Bahse konu olan alanda yapılan incelemede, mahalle konağı yapılması için bölgesel değerlendirme yapılarak en uygun alan olarak belirlenmiştir. Park alanı olması ve afet toplanma alanlarına yakın olması ile umumi bina olan yapıya engel teşkil etmemektedir” ifadelerine yer verilmiştir. Aynı şekilde ağaçların kesilmediğini, afet toplanma yerinin değiştirilmediğini, eskiden havuz olduğu için tümsek olan bir yerin değerlendirildiğini ifade etmiştir. Palandöken Belediyesi Uygulama İmar

Plan Notları’nın 57. Parklar bölümünde “… toplamda 0.1’i geçmemek kaydıyla … kamusal tesis alanı yapılabildiği”, düzenlenmiştir. Bu noktada 1300 metrekarelik parkın içinde tüm mahallenin yararlanacağı tesis alanı için en uygun yerin seçimi İdarenin takdirindedir. İnceleme kapsamında takdir yetkisinin hukuka aykırı ya da kamu yararına aykırı şekilde kullanıldığı yönünde bir tespit yapılmamıştır.

29. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır…” hükmüne istinaden, 2

Palandöken Belediyesi tarafından Uygulama İmar Plan notlarına uygun olarak 1300 m park alanı içerisinde 2

100 m alana yapıldığı ve sadece taziye amacıyla değil mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlara göre farklı

amaçlarla da kullanıldığı bildirilen “Mahalle Konağı” yapılması işleminde, plan notuyla belirlenen hususlara, yer seçimi, konum ve büyüklük açısından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığından ve ayrıca idarenin takdir yetkisini hukuka aykırı ya da kamu yararına aykırı şekilde kullanıldığı yönünde bir tespit yapılamadığından başvuranın mahalle konağı yapılması işleminin sonlandırılması talebinin idarece reddedilmesi işleminde mevzuat düzenlemelerine aykırı bir husus tespit edilememiştir.

/

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

30. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

31. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret

Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Erzurum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre

BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN ile PALANDÖKEN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi