|
ÖZET: Başvuruda bulunan kişi, Silifke Belediyesi tarafından kendisine uygulanan üç ayrı idari para cezasının iptalini talep etmiştir. Şikayetçi, pansiyon ve kafe işlettiği alanda, ecrimisil ödediği kayalık bir bölgede masa koyarak müşteri ağırladığını, ancak bu uygulamanın diğer esnaflara ceza uygulanmadan devam ettiğini iddia etmiştir. Silifke Belediyesi, yapılan denetimlerde başvurucunun sözleşmeye aykırı olarak kamuya açık alanı işgal ettiğini tespit etmiş ve bu nedenle cezai işlemler uygulamıştır.
İdare, başvurucunun cezai işleme konu olan alanın, yürüyüş yolunun devamı olan devlet mülkü olduğunu ve bu alanda masa sandalye koymanın yasak olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, başvurucunun ecrimisil ödemesinin, kendisine kullanım hakkı tanımadığını vurgulamıştır. Başvurucu, diğer esnaflara ceza uygulanmadığını öne sürse de, yapılan denetimlerde bu iddianın geçersiz olduğu, çünkü diğer işletmelerin sözleşmeye uygun hareket ettikleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat ve denetim raporları doğrultusunda, başvurucunun iddialarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Başvuru sahibinin, cezai işlemlere karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1151-S.23.1976
BAŞVURU NO : 2022/13288
KARAR TARİHİ : 27/01/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İdari yaptırım kararı hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 14/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda şikâyetçi özetle; Mahallesi Sokak
No: adresinde pansiyon ve kafe işlettiğini, işlettiği kafede müşteri ağırlamak için deniz kenarında bulunan taşlık alana ve yürüyüş yolunun kenarına ve ecrimisilini ödediği alana masa koyduğunu, bu uygulamayı kendisi ile birlikte komşusu olan 4 esnafın daha yaptığını, Silifke Belediyesinin kamu alanına masa atmaktan tarafına 3 defa cezai işlem uyguladığını, en son cezadan sonra müşteri ağırladığı yerin yürüyüş yolu değil yürüyüş yolu altındaki kayalık alan olduğunu, kendisi gibi yapan diğer esnaflara cezai işlem uygulanmadığını, masa koyduğu alan ile ilgili Milli Emlak Müdürlüğüne ecrimisil ödeyerek kullanım hakkı elde ettiğini belirterek belediyeye yazılı itirazda bulunduğunu, ancak cevap olarak sadece işlemin uygun olduğu ve cezanın iptal edilmeyeceği bilgisinin geldiğini iddia ve ifade ederek uygulanan cezaların iptalini ve bölgede bulunan diğer esnafa aynı konuda uygulanan müeyyideler konusunda tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzca yazılan 03.10.2022 tarihli ve sayılı bilgi belge talep yazısına istinaden Silifke Belediye
Başkanlığından alınan 13.10.2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “1- Şikâyetçinin 31/08/2022 tarih ve kayıt sayılı dilekçe ile Belediyeye müracaat ettiği dilekçesinde halka açık olan alana masa sandalye atmak suretiyle müşteri kabul edip sunum yapması nedeni ile idari para cezası uygulandığı, yürüyüş yoluna masa sandalye atmadığı, kullandığı alanın yürüyüş yolunun alt tarafında kalan kayalık bölüm olduğu, bu bölümün halkın denize girdiği yer olduğu, merdivenin de kendisi tarafından yapıldığı belirtilmiş, bu alanı sadece geceleri 4 saat kullandığı, yolun kapatılmaması için jandarma tarafından düzenli olarak uyarıldığı, bu yolun kullanıldığı, Belediye Başkanlığınca kullanıldığı
tespit edildiyse gerek uydu gerekse zaman zaman çektiği fotoğraflar ile kanıtlayacağı, bölgedeki bütün esnafların yapmasına rağmen cezaların sadece kendisine uygulandığı, bu kayalık bölgenin sadece tarafından değil komşu esnafların da kullandığı belirtilmiş ve para cezalarının iptal edilmesi istenmiştir.
Şikâyetçinin dilekçesinde belirtilen konular incelenmiş tarafına uygulanan idari para cezalarının mevzuat hükümlerine uygun olduğu 13/09/2022 tarih ve sayılı yazımız ile tarafına bildirilmiş dilekçe ve yapılan yazışmalar yazımız ekindedir.
Davacının iddialarının maddi dayanağı mevcut olmayıp, benzer şekilde yasa hükmünü ihlal eden esnaflara da zaman zaman yapılan denetimlerde çeşitli müeyyideler uygulanmakta olup, yalnız başvuru sahibinin, kullandığı yerde benzer işgaller söz konusu olmayıp, müeyyide uygulanan yerde sadece ilgili başvuru sahibinin haksız işgali söz konusu olup, başvuru sahibi de bu işgali dilekçesinde kabul etmektedir.
2- Şikâyetçi ile kurumumuz arasında yapılan yazışma şikâyetçinin 31/08/2022 tarih ve kayıt sayılı dilekçesi olup, kurumumuz da şikâyetçiye 13/09/2022 tarih ve sayılı yazımız ile cevap vermiştir.
Silifke Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü ve Silifke İlçe Jandarma Komutanlığı ile gelen şikâyetler konusunda yazışma yapılarak kurumlara bilgi verilmiştir.
3- Cezai işleme konu alan yürüyüş yolunun devamı olan deniz kıyısında bir bölge olup, işletmeye yaklaşık
20 metre mesafede Devletin Hüküm ve Tasarrufunda olan ve diğer işletmelere uzak bir yerdir, Mersin 1.
İdare Mahkemesinin Esas sayılı ve 14/06/2017 tarihli kararı ile Mahallesi 1/5000 ölçekli Uygulama İmar Planlarına İlişkin 03/11/2011 tarih ve sayılı Meclis Kararında hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar vermiş, kullanılan kayalık bölgenin Maliye Hazinesine ait olduğu anlaşılmış, işletmeler ile yapılan sözleşme, kullanılan alan krokisi ve Mahkeme Kararı yazımız ekindedir.
4- İlçemiz Mahallesi Sokak adresinde bulunan altı ( adet esnaf ile belediye arasında yapılan basit sözleşmenin 1. maddesinde kullanıcıların hiçbiri yürüyüş yolu ve deniz kıyısına masa sandalye atmayacaklarına dair imza atmış, ancak 04/07/2022 günü yapılan denetimde işletmeciliğini
’in yaptığı ünvanlı İçkili Kafeterya işletmesinde sözleşmede belirtilen sahil yürüyüş yolu sahil kısımda bulunan yere masa sandalye attığı tespit edilmiş, tutanak ve resimlenerek Belediye
Encümenine havale edilmiştir, Belediye Encümeni işletmenin Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yeri olması nedeniyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 6. maddesine istinaden 3,500.00 TL idari para cezası vermiştir.
02/08/2022 günü yapılan denetimde işletmeciliğini ’in yaptığı ünvanlı İçkili
Kafeterya işletmesinde sözleşmede belirtilen sahil yürüyüş yolu sahil kısımda bulunan yere masa sandalye attığı tespit edilmiş, tutanak ve resimlenerek Belediye Encümenine havale edilmiştir, Belediye Encümeni işletmenin Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yeri olması nedeniyle ve aynı fiili bir yıl içerisinde ikinci kez tekrar ettiğinden 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 6. maddesine istinaden 7,000.00 TL idari para cezası vermiştir.
İlçe Jandarma Komutanlığının 08/08/2022 tarih ve sayılı yazısı ekinde bulunan tutanakta işletmeciliğini ’in yaptığı ünvanlı İçkili Kafeterya işlemenin sahil yürüyüş yolu olarak kullanılan ve halka açık olan alana masa sandalye attığı, yasal alan dışında müşteri kabul ettiği ve müşterilere yasal alan dışında hizmet sunduğu bu hizmetin kamusal alanı işgal ettiği tespit edilmiş, tutanak
Belediye Encümenine havale edilmiştir, Belediye Encümeni işletmenin Umuma Açık İstirahat ve Eğlence
Yeri olması nedeniyle ve aynı fiili bir yıl içerisinde üçüncü kez tekrar ettiğinden 2559 sayılı Polis Vazife ve
Salahiyet Kanununun 6. maddesine istinaden 14,000.00 TL idari para cezası vermiş, yapılan işlemler ile ilgili Sözleşme, Encümen kararları, tutanak ve resimler yazımız ekindedir.
5- Aynı veya benzer alanı kullanan işletmelere ait bilgi belge ve tespitler ile bu işletmeler hakkında yapılan işlemlere ait bilgi ve belgeler ile başvurucunun tarafına çifte standart uygulandığı iddiası hakkında yapılan incelemede; 01/07/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda işletmeciliğini yaptığı ünvanlı İçkili Kafeterya işletmesi şikâyet edilmiş, 16/09/2022 günü yapılan denetimde işletmenin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığı sahilin kullanılmadığı tespit edilmiş herhangi bir idari işlem yapılmamıştır.
16/08/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda ve isimli işletmelerin hazineye ait deniz kıyısında bulunan denize girme bölümünde masa sandalye atılarak halka açık alanın kapatıldığı şikâyeti olmuş, 03/09/2022 günü yapılan denetimde ve isimli işletmelerin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığı sahilin kullanılmadığı tespit edilmiş ve herhangi bir idari işlem yapılmamıştır.
12/09/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda ve isimli işletmelerin mülkiyeti hazineye ait deniz kıyısında bulunan denize girme bölümünde masa sandalye atılarak halka açık alanın kapatıldığı şikâyeti olmuş, 22/09/2022 günü yapılan denetimde ve isimli işletmelerin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığı sahilin kullanılmadığı tespit edilmiş ve herhangi bir idari işlem yapılmamıştır.
İlçe Jandarma Komutanlığının 12/09/2022 tarih ve sayılı yazısı ekinde bulunan tutanak, CİMER ve resimlerde isimli işletmenin denizden yaklaşık olarak 15 metre mesafeye tekerlekli çadır ve ahşap masa koyduğu tespit edilmiş, işgal edilen alanlar hakkında gereğinin yapılması istenmiştir, 16/09/2022 günü yapılan denetimde işletmenin sözleşme ile izin verilen alana masa sandalye attığı tespit edilerek uyarılmış herhangi bir idari işlem yapılmamış olup Silifke İlçe Jandarma
Komutanlığına 21/09/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir.
Silifke Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünün sayılı yazısında iki adet CİMER başvurusu olduğu belirtilmiş, ve denize girme bölümüne masa sandalye atarak halka açık alanın kapatıldığı şikâyeti olmuş, 3621 sayılı Kıyı Kanununa istinaden gerekli işlemlerin yapılması istenmiş, 23/09/2022 günü yapılan denetimde işletmelerin sözleşme ile izin verilen alana masa sandalye attığı tespit edilerek uyarılmış herhangi bir idari işlem yapılmamış olup Silifke Kaymakamlığı Milli Emlak
Müdürlüğüne 29/069/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir.
Şikâyetlerden de anlaşılacağı gibi Devletin Hüküm ve Tasarrufunda bulunan Kamu arazisi hangi işletme tarafından işgal ediliyorsa o işletme hakkında işlem yapılmış, bölgede bulunan diğer işletmelerin buraları kullanmadığı CİMER başvurularından da anlaşılmış, işletme hakkında herhangi bir çifte standart uygulanmamıştır, yapılan işlemler, resimler, İlçe Jandarma Komutanlığı, Silifke Kaymakamlığı Milli
Emlak Müdürlüğü ve CİMER başvuruları yazımız ekindedir.
6- Başvurucunun cezai işleme konu alan ile ilgili ecrimisil ödeyerek kullanım hakkı elde ettiği iddiası olmuş, bilindiği gibi ecrimisil ileriye dönük kiralama hakkı olmadığı, geçmişe dönük kullanımdan ötürü kullanım bedeli anlamına gelebilecek ceza niteliği taşıdığından, şikâyetçinin işgalci olarak kullandığı kendisinin de belirttiği alan için Milli Emlak Müdürlüğünce tazmin edilen cezai müeyyide olup Devletin Hüküm ve
Tasarrufu Altında bulunan yerlerde ecrimisil ödenerek ileriye dönük olarak kullanım hakkı vermez,
şikâyetçi kullandığı yerde haksız işgalci konumunda olup, bu nedenle Belediyece gerçekleştirilen işlemler hukuka uygundur.”
Şeklinde açıklama yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”,
3.2. “Kıyılardan yararlanma” başlıklı 43 üncü maddesi; “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 5393 sayılı Belediye Kanununun;
5.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrası; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;… İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar…. hizmetlerini yapar veya yaptırır.”,
5.2. “Zabıtanın görev ve yetkileri” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrası; “Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular.”,
6. 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 6’ncı maddesi; (Mülga: 13/1/1986 – 3257/13 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2004-5259/1 md.)
“Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden; a) Faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan, b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan, c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen, d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen,
İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarî para cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Âmme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır.”,
7. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun Ecrimisil ve Tahliye başlıklı 75’inci maddesi; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.”,
8. 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun;
8.1. Genel Kanun Niteliği başlıklı 3’üncü maddesi; (Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.) “(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.”,
8.2. İdarî Para Cezası başlıklı 17’nci maddesinin 7’nci fıkrası; “(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.”,
9. 3621 sayılı Kıyı Kanununun;
9.1. “Genel esaslar” başlıklı 5 inci maddesi; “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.
Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur.
Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir.
Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir.
Sahil şeritlerinin derinliği, 4 üncü maddede belirtilen mesafeden az olmamak üzere, sahil şeridindeki ve sahil şeridi gerisindeki kullanımlar ve doğal eşikler de dikkate alınarak belirlenir.
Taşıt yolları, sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırı gerisinde kalan alanda düzenlenebilir.
Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları yönetmelikte belirlenir.”,
9.2. “Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar” başlıklı 6 ncı maddesi; “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.
Kıyılarda, kıyıyı değiştirecek boyutta kazı yapılamaz; kum, çakıl vesaire alınamaz veya çekilemez.
Kıyılara moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici etkisi olan atık ve artıklar dökülemez…”,
9.3. “Kontrol” başlıklı 13 üncü maddesi; “Bu Kanun kapsamında kalan alanlardaki uygulamaların kontrolü; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, dışında ise valilikçe yürütülür. İlgili bakanlıkların teftiş ve kontrol yetkileri saklıdır.”,
9.4. “Ceza Hükümleri” başlıklı 15 inci maddesi; “Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara ikibin Türk
Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır.
Kabahatin tekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir…”,
10. 03/08/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına
Dair Yönetmeliğin Kontrol başlıklı 19’uncu maddesinde;
“Kıyılarda, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlarda ve sahil şeritlerindeki uygulamalar ve bunların kontrolü, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bu alanlar dışında valiliklerce yürütülür.
İlgili Bakanlıkların teftiş ve kontrol yetkileri saklıdır. Yapılan işlemlerden Bakanlığa bilgi verilir.
Kanun kapsamında kalan alanlar belediye veya valiliklerce imar mevzuatına aykırı yapılanmaların önlenmesi amacıyla sürekli denetim altında tutulur. Bu amaçla gerekli tüm önlemler valilik ve belediyelerce alınır.”,
11. 533 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde; “… Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2021 yılı için % 36,20 (otuz altı virgül yirmi) olarak tespit edilmiştir.”,
12. 11/04/2007 tarihli ve 26490 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Belediye Zabıta Yönetmeliğinin;
12.1. “Görevleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası; Belediye zabıtasının görevleri sıralanmış olup, beldenin düzeni ve esenliği ile ilgili görevleri ise a bendinde düzenlenmiştir. Buna göre,
“- Belediye sınırları içinde beldenin düzenini, belde halkının huzurunu ve sağlığını korumak amacıyla ilgili mevzuatta, belediye zabıtasınca yerine getirileceği belirtilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak, …
– Belediye karar organları tarafından alınmış kararları, emir ve yasakları uygulamak, alınan karar, emir ve yasaklara uymayanlar hakkında gerekli müeyyideleri uygulamak, …
– Kanunların belediyelere görev olarak verdiği takip, kontrol, izin ve yasaklayıcı hususları yerine getirmek, …
– 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre, izin verilmeyen yerlerin işgaline engel olmak, işgaller ile ilgili tahsilat görevlilerine yardımcı olmak, …
– 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile verilen görevleri yerine getirmek. , …
– Mülki idare amiri, belediye başkanı veya yetkili kıldığı amirlerin hizmetle ilgili emirlerini yerine getirmek.”,
12.2. “Yetkileri” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrası; “Belediye zabıtasının; ilgili mevzuatın ve yetkili belediye organlarının yüklediği görevleri yerine getirebilmek için belediye sınırları içindeki yetkileri
şunlardır:
a) Görevleri ile ilgili konularda işyerlerinde denetim yapmak, sahip veya işletenlerinden ilgili belgeleri istemek ve haklarında tutanak düzenlemek.
b) Mevzuatla kendilerine verilen görevleri yapmaya mani olanlar ile görev sırasında mukavemet gösterenleri, görevi yaptırmamak için direnen, küfür, hakaret, tehdit edenler ile sözlü veya fiili saldırıda bulunanları kolluğa bildirmek, kovuşturma yapmak üzere tutanak düzenlemek.
…
ç) Umumi yerlerde aşırı derecede gürültü yapanlara, çevreyi kirletenlere, pazar ve panayır yerlerinde geliş ve gidişi zorlaştıranlara gerekli ikaz ve tembihatta bulunmak, uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemi yapmak.”,
13. 02/05/2013 tarihli ve 28635 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit
Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki
Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmeliğin;
13.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin (b), (c), (ç), (d), (f), (k), (l), (m), (p), (ş) fıkraları; “b)
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer: Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgeleri sınırları içerisinde kalan ve Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunlarda Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilen yerleri, …
ç) Ecrimisil: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, Devletin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın fuzuli şagilden talep edilen tazminatı, d) Fuzuli şagil (işgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, İdarenin tasarruf yetkisi bulunduğu taşınmazın zilyetliğini, Devletin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri, f) İdare: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını, k) Kıyı: Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgeleri sınırları içerisinde kalan ve kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alanı, l) Kiraya verme: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin ve bunlarla ilgili hakların kiraya verilmesini, /
m) Kullanma izni: Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde ilgili mevzuat uyarınca yapılması mümkün olan yapı ve tesislerin yapılması ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin kullandırılması veya işlettirilmesi için İdarece kişiler lehine verilen izni,”,
13.2. “Kıyılarda yapılacak düzenlemeler” başlıklı 65’inci maddesi; “Kıyılar, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve 3/8/1990 tarihli ve 20594 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair
Yönetmeliğe uygun olarak kullanılması ve kıyıların kamunun kullanımına açık tutulması kaydı ile Ek-1 ve
Ek-2’deki formlara uygun olarak İdarece kiralanabilir.”,
hükümlerini içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
15. Başvuran, 1 numaralı paragrafta da açıklandığı üzere özetle; ( ve adı altında işletmiş olduğu içkili kafeteryaların bulunduğu yolun karşı tarafında yer alan mülkiyeti hazineye ait taşlık / kayalık alana ve yürüyüş yolunun kenarına müşteri ağırlamak için masa koyduğunu, bu nedenle kendisine 3 defa cezai işlem uygulandığını, söz konusu alan ile ilgili devlete ecrimisil ödediğini, bu nedenle hak sahibi olduğunu ve kendisi gibi yapan diğer işletmelere herhangi bir işlem yapılmadığını iddia ederek cezaların iptal edilmesi ve bölgede bulunan diğer esnafa aynı konuda uygulanan müeyyideler konusunda bilgi verilmesi talebiyle şikâyette bulunmuştur.
16. İdareden alınan bilgi ve belgelerde;
– Cezai işleme konu alanın; yürüyüş yolunun devamı olan deniz kıyısında bir bölge ve işletmeye yaklaşık
20 metre mesafede Devletin Hüküm ve Tasarrufunda olan ve diğer işletmelere uzak bir yer olduğu,
– Mersin 1. İdare Mahkemesi’nin Esas sayılı ve 14/06/2017 tarihli kararında kullanılan kayalık bölgenin Maliye Hazinesine ait olduğunun anlaşıldığı,
– Mahallesi Sokak adresinde bulunan başvurucunun da aralarında bulunduğu altı tane esnaf ile belediye arasında yürüyüş yolu ve deniz kıyısına masa sandalye atmayacaklarına dair sözleşme yapıldığı,
– Şehrin cadde, sokak, meydanları ve yaya kaldırımları her ne suretle olursa olsun kısa bir süreliğine dahi olsa işgal edilemeyeceği, bunun denetiminin zabıta birimi ile mahalli kolluk birimlerince yapıldığı,
– 04/07/2022 günü saat 22:00’da yapılan denetimde işletmeciliğini başvurucunun yaptığı ünvanlı İçkili Kafeterya işletmesinin sözleşmede belirtilen sahil yürüyüş yolunun sahil kısmında bulunan yere masa sandalye attığının tespit edildiği, bunun üzerine olayın tutanak tutularak ve resimlenerek Belediye Encümenine havale edildiği, Belediye Encümenince işletmenin Umuma Açık
İstirahat ve Eğlence Yeri olması nedeniyle 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 6.
maddesine istinaden 3,500.00 TL idari para cezası verildiği ve cezanın 22/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
– 02/08/2022 günü saat 21:05’te yapılan denetimde de aynı işletmeye eylemi bir yıl içinde ikinci defa tekrar yapması nedeniyle 7,000.00 TL idari para cezası verildiği ve cezanın 16/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
– İlçe Jandarma Komutanlığının 08/08/2022 tarih ve sayılı yazısı ekinde bulunan 02/07/2022 tarihinde saat 23:55’te tutulan tutanakta ise başvurucuya ait aynı işletmenin sahil yürüyüş yolu olarak kullanılan ve halka açık olan alana masa sandalye attığının, yasal alan dışında müşteri kabul ettiğinin ve müşterilere yasal alan dışında hizmet sunduğunun, bu hizmet nedeniyle de kamusal alanı işgal ettiğinin tespit edildiği ve söz konusu tutanağın Belediye Encümenine havale edilerek başvurucuya aynı fiili bir yıl içerisinde üçüncü kez tekrar ettiğinden 2559 sayılı Polis Vazife ve
Salahiyet Kanununun 6. maddesine istinaden 14,000.00 TL idari para cezası verildiği ve cezanın 13/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği,
– 01/07/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda işletmeciliğini başvurucunun yaptığı ünvanlı İçkili Kafeterya işlemesinin şikâyet edildiği, 16/09/2022 günü saat 11:07’de yapılan denetimde işletmenin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığının sahili kullanmadığının tespit edilmesi üzerine herhangi bir idari işlem yapılmadığı,
– 16/08/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda ve isimli işletmeler hakkında hazineye ait deniz kıyısında bulunan denize girme bölümünde masa sandalye atılarak halka açık alanın kapatıldığının şikâyet olunduğu, 03/09/2022 günü saat 19:00’da yapılan denetimde ve isimli işletmelerin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığının sahili kullanmadığının tespit edildiği ve herhangi bir idari işlem yapılmadığı,
– 12/09/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusunda ise ve isimli işletmelerce mülkiyeti hazineye ait deniz kıyısında bulunan denize girme bölümünde masa sandalye atılarak halka açık alanın kapatıldığı şikâyetinin olduğu, 23/09/2022 günü saat 11:46’da yapılan denetimde ve isimli işletmelerin sözleşme ile belirtilen yeri kullandığının sahil kullanmadığının tespit edildiği ve herhangi bir idari işlem yapılmadığı,
– İlçe Jandarma Komutanlığının 12/09/2022 tarih ve sayılı yazısı ekinde bulunan tutanakla; isimli işletmeye gidildiği, söz konusu işletmenin isimli işyeri ile arasında bulunan Sokağın başına dükkânına ek olarak yer yaptığı ve kaldırımı kapattığı, dükkânına yaklaşık olarak 15 metre denizden tarafına 2 adet 20×10 çadır ve 6 adet tekli çadır kurarak sıralı olarak 25 adet 6 kişilik 20 adet 4 kişilik ahşap masa koyduğu görülerek kamuya açık alanı işgal ettiğinin görüldüğü, işgal edilen alanlar hakkında gereğinin yapılmasının istenildiği, 16/09/2022 günü saat 11:07’de yapılan denetimde işletmenin sözleşme ile izin verilen alana masa sandalye attığının tespit edilerek işletmenin uyarıldığı ve herhangi bir idari işlemin yapılmadığı,
– Silifke Milli Emlak Müdürlüğünün sayılı yazısında iki adet CİMER başvurusu olduğunun belirtildiği, ve tarafından denize girme bölümüne masa sandalye atılarak halka açık alanın kapatıldığı şikâyeti olduğu, 3621 sayılı Kıyı Kanununa istinaden gerekli işlemlerin yapılmasının istenildiği, 23/09/2022 günü saat 11:46’da yapılan denetimde işletmelerin sözleşme ile izin verilen alana masa sandalye attığının tespit edilerek işletmelerin uyarıldığı ve başka herhangi bir idari işlemin yapılmadığı,
İfade edilmiştir.
17. Şikâyete konu olayda; başvurucunun cezai işleme muhatap olduğu alanın kendi işletmelerinin kullanım alanında olmadığı, başvurucunun da dâhil olduğu 6 işletme ile idare arasında yapılmış olan sözleşmede; “1- Kullanıcıların hiç biri yürüyüş yolu ve deniz kıyısına masa sandalye atmayacaktır. 2Herhangi bir kullanıcı (1) numaralı kurala uymadığı takdirde kullandığı alan boşaltıldığı gibi, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı iptal edilecektir.” maddelerinin bulunduğu, dolayısıyla kendi kullanım alanında olmayan söz konusu alanı işgal ettiği için devlete ecrimisil ödemek durumunda olduğu, söz konusu alanı sadece akşamları 4 saat kullandığını beyan ettiği, bu yere denize girenlere kolaylık olsun diye tarafınca merdiven yaptırıldığı, alanın kamuya açık ve denize girenlerin gelip geçtiği bir yer olduğu, kendi işletmesine de yaklaşık 20 metre mesafe uzaklıkta yer aldığı, kendisi gibi başka işletmelerin de bu alana masa sandalye atmak suretiyle bu yeri kullandıklarını ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
18. Şikâyet dosyasında yer alan ek belgelerde;
– Kullanılan alan krokisinde, şikâyete konu alanın başvurucunun işletmesinin yer aldığı yolun karşısında bulunduğu ve işletmeye yaklaşık 20 metre mesafede yer aldığı,
– Söz konusu alanın yoldan denize gidilen / inilen yer konumunda bulunduğu,
– Başvurucunun işletmeleri ile ilgili muhtelif zamanlarda ve özellikle kendi kullanım alanı dışındaki yerlere masa koyarak mahalle sakinlerinin akşamları denize girip çıktığı yerlere ve merdiven başlarına masa atarak içki satışı yaptığı, mülkiyeti hazineye ait deniz kıyısında bulunan denize girme bölümündeki merdivenlerin önünün orada bulunan kafeler ) tarafından kapatılarak, masa sandalye atılarak halka açık bu alanın kapatılıp denize girme için bulunan alanın kullanılmasının engellendiği, burayı kullanacak olan vatandaşlara “müşterilerimiz rahatsız oluyor” denilerek çalışanlar tarafından insanların kovulduğu, üzerlerine yüründüğü, kavga çıkarıldığı, hakaret ve küfür edildiği, bu yerin halka açılması için belediyeye yaptıkları müracaatlarda cezai işlem dışında hiçbir uygulamanın yapılmadığı, masa ve sandalyelerin mezkûr alanın kullanımını engellediği belirtilerek CİMER’e şikâyette bulunulduğu, başvuruların CİMER tarafından ilgili kurumlara havale edildiği, ilgili kurumlarca da yapılan denetimlerde başvurucuya 3 adet cezai işlem uygulandığı,
– Başvurucunun şikâyete konu alanı geceleri 4 saatliğine kullandığını beyan ettiği, gece yapılan denetimlerde cezaya konu fiili işlediğinin tespit edildiği, diğer taraftan belediye tarafından CİMER şikâyeti üzerine yapılan ancak gündüz vakitlerinde gerçekleştirilen denetimlerde fiilin işlenmediğinin tespit edildiği, beş CİMER şikâyeti hakkında söz konusu alanı geceleri 4 saat kullandığı anlaşılan işletmeye gündüz denetim yapıldığı,
– Başvurucunun gece saatlerinde söz konusu alanı kullandığı, gündüz vakitlerinde ise malzemeleri kaldırmak suretiyle alanı kullanmadığı,
– Başvurucu tarafından 13.12.2022 tarihinde mail yoluyla gönderilen ve cezaya maruz kaldığı yer ile ilgili olduğu belirtilen 10.08.2022 tarihli Silifke Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğünün Ecrimisil
İhbarnamesinde;
— İşgal veya tasarrufun 15.06.2021 tarihinde başlayıp 15.09.2021 tarihinde sona erdiği, işgalin süresinin 3 ay 1 gün olduğu, /
— Ecrimisilin tahsil edilmesinin taşınmazdaki kullanımın devamı hakkını vermediği,
– Ecrimisilin 15 Haziran – 15 Eylül 2021 arası dönemi kapsadığı, ancak başvurucunun cezaya muhatap olduğu dönemin Temmuz – Ağustos 2022 ayları olduğu, dolayısıyla başvurucunun bu husustaki iddiasının yerinde olmadığı,
Tespit edilmiştir.
19. Diğer taraftan devletin hüküm ve tasarrufunda olan alanın işgal edilmesi sonucunda ecrimisil tahsiline ve alanın kullanımına ilişkin yargı kararları incelendiğinde;
19.1. Danıştay 10. Dairesinin 2001/4103 Esas ve sayılı Kararında;
“… Bilindiği gibi, ecrimisil, devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmaz malların yasal bir nedene veya sözleşmeye dayanmadan işgal edilmesi durumunda işgal edenden alınan bedeldir. …
2886 sayılı Devlet İhale Yasasının 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm
ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği, son fıkrasında da, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükme bağlanmış, ayrıca, Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin süre şartı aranmaksızın önlenmesi, tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamayı amaçlayan 3091 sayılı Yasa kapsamına alınmış, aynı mütecaviz tarafından ikinci defa veya onun yararına başkaları tarafından yapılacak tecavüz veya müdahalelere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası getirilmiştir.
Aynı Yasanın 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış
Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesis, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 2. maddesinde; Ecrimisil: Bir malın, sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle şagil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminat; Fuzuli Şagil ise, kusuru aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibinin de rızası veya muvafakati bulunmayan bir malın zilyetliğini eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufta bulunan kimseler olarak tanımlanmıştır. Aynı yönetmeliğin 78. maddesinde, Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz malların milli emlak servislerince bir program dâhilinde fiili durumları mahallinde tespit edilerek, tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruf sebebi ile ecrimisil tespit, takip ve tahsilatı yapılacağı, sonraki sürelere ait fuzuli işgal ve tasarrufun devamına meydan verilmeden denetim ve idare altına alınacağı açık bir şekilde hükme bağlanmıştır.
Dava ve temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; davacının … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … mevkiinde devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan taşınmazın 174,22 m2’lik kısmını restoran ve plaj olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle … lira ecrimisil tahakkuk ettirildiği, … anlaşılmaktadır.
… Ancak işgalin devamı nedeniyle ecrimisil alınmasının, yukarıda sözü edilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri uyarınca işgalin devamına meydan verilmeden yetkililerce yasal işlemlerin öncelikle yapılmasına engel teşkil etmeyeceği de kuşkusuzdur.”,
19.2. Danıştay 13. Dairesinin 2019/3486 Esas ve 2021/789 sayılı Kararında ise;
“… Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kiralama yapılması, kullanma izni verilmesi gibi yetkilerin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu, bu alandaki tasarruf hakkının kullanım biçimiyle ilgili olarak Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin, “Kıyı ve sahil şeritlerinde yapılacak düzenlemeler” başlıklı 81. maddesinde düzenleme yapıldığı, bu düzenleme uyarınca, kıyı ve sahil şeritlerinde, Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması kaydıyla, bu alanların sınırı içinde bulunduğu belediyelere veya mahalli idare birliklerine izin verilebileceği, bu alanlarda yapılacak düzenlemelerin kapsamının, elde edilmesi hâlinde gelirlerin paylaşımının, sona ermeye ve diğer konulara ilişkin hükümlerin İdare ile ilgili kuruluşlar arasında düzenlenecek protokollerle belirleneceği anlaşılmaktadır.”,
19.3. Danıştay 2. Dairesi 2021/4323 Esas ve 2021/841 sayılı Kararında da;
“ … Davacıya ait işyerinde 02/05/2013 tarihinde yapılan kontrolde, işyerinin karşısında bulunan yol ve kaldırıma masa ve sandalye konulmak suretiyle umuma mahsus yerlerin işgal edildiği tespit edilerek bu hususun tutanak altına alındığı, … günlü, … sayılı belediye encümeni kararı ile davacıya ait işyerinin 1608 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca üç gün süre ile faaliyetten men edilmesine ve 182,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın işyerinin üç gün süre ile faaliyetten men edilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. …
Belediye encümenlerinin Kabahatler Kanunu hükümlerine göre idari para cezası ve idari tedbir kararları verebileceğine dair hüküm 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan
1340 tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun’un 1. maddesinde belirtilmiştir.
Kanunun 1. maddesinde; “Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatler Kanununun 32. maddesi hükmüne göre idarî para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.” hükmü yer almakta olup, somut olayda belediye encümeni tarafından verilen üç gün süre ile faaliyetten men kararı bu kapsamdadır.”
şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür.
19.4. Anayasamızda; kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği açık bir şekilde belirtilmektedir. Dolayısıyla Devletin tasarruf ve yararlanmaya ilişkin düzenleme yetkisi sınırsız olmayıp kamu yararıyla sınırlıdır. Bu çerçevede yasa koyucunun ve idarelerin kamu yararını ortadan kaldıracak veya engelleyebilecek biçimde, bu yerlerden herkesin eşit olarak yararlanma hakkını kısıtlayabilecek ve özel mülkiyet ilişkisinin kurulmasına neden olacak şekilde tesis ettiği işlemler Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından devamlı suretle iptal edilmektedir.
20. Gerek Anayasa Mahkemesinin 13/05/2010 tarihli ve E: 2009/29, K: 2010/66 sayılı, 20/05/2010 tarihli
ve E: 2009/51, K: 2010/73 sayılı, gerek Danıştay Ondördüncü Dairesinin 08/01/2014 tarihli ve E:
2013/2967, K: 2014/620 sayılı kararında, gerekse Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesinin 17/07/2008 tarihli ve E: 2007/6748, K: 2008/9130 sayılı kararlarında; kolluk kuvvetleri tarafından yapılan denetimler sonucu tespit edilen mevzuata aykırı hususlarda aynı fiiller için belediyeye gönderilen her bir rapor için ayrı ayrı idari para cezası verilmesi gerektiği; 2559 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde sayılan fiillerin her birinin
kendi içinde ayrı ayrı değerlendirilerek aynılarının ilk fiilden sonra bir yıl içinde tekrarı halinde, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği -Yasa Koyucu tarafından bir üst limit belirlenmediğinden- her bir tekrar için kesinleşmiş en son uygulanan para cezasının bir kat artırılarak uygulanması gerektiği; aynı fiiller olmakla birlikte kesinleşmemiş kabahatlerin art arda işlenmesi halinde bunların müstakil olarak ele alınarak cezalandırılması gerektiği; cezalar tespit edilirken kabahatin işlendiği zaman yürürlükte olan alt ve üst limitlerin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.
21. Başvuru belgesi ve ekleri ile idarenin cevabi yazısı ve ekleri incelendiğinde;
21.1. Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan kamu arazisinin gerek şikâyet üzerine gerekse rutin denetimler esnasında başvurucuya ait işletmeler tarafından kullanıldığının Silifke Belediye Başkanlığı
Zabıta Müdürlüğü ve Silifke İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince tespit edilmesi üzerine 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 6’ncı maddesine göre tutulan tutanaklar gereğinin yapılması için Belediye Encümenine havale edildiği, Belediye Encümenince de Kıyı Kanununun “Kontrol” başlıklı
13 üncü maddesi kapsamında cezai işlemlerin uygulandığı ve usulüne uygun olarak başvurucuya tebliğ
edildiği,
21.2. Başvurucunun “5 esnafın bulunduğu bölgede, hepimizin aynı yaptığı uygulamadan dolayı sadece kendisine ceza verildiği” iddiasına karşın cevabi belgelerin incelenmesinden vatandaşlarca farklı işletmeler hakkında yapılmış bir şikâyet başvurusuna rastlanılmadığı, ayrıca ilgili kurumlarca müteaddit defalar söz konusu alanda denetim yapıldığı ve mezkûr alan hangi işletme tarafından işgal ediliyorsa o işletme hakkında işlem yapıldığı, başvuranın işletmesi hakkında defaten CİMER üzerinden şikayetler yapıldığının anlaşıldığı, yapılan şikayetler üzerine gece yapılan denetlemelerde ihlal eylemleri, fotoğraflı olarak tespit edilip cezai işlem tesis edilirken, gece belirli saatlerde açık olan işletmeye ilişkin 5 defa CİMER şikayeti üzerine gündüz yapılan denetimlerde ihlal tespit edilmediğinden cezai işlem tesis edilmediği,
21.3. Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan kamu arazisine işgalden dolayı ecrimisil ödenmesi bir tazminat niteliğinde olup ödeyenin burasını kullanım hakkına sahip olduğunu ya da kullanım hakkı elde ettiğini göstermediği, ayrıca Devlet tarafından ecrimisil talep edilmesi haksız kullanımın tespiti niteliğinde olduğu ve söz konusu işgalin derhal sonlandırılması gerektiği sonucunu doğurduğu,
21.4. Başvurucunun kullanım hakkı iddia edebilmesi için mevcut bir kiralamanın olması gerektiği, ancak gerek beyanlarında gerekse sunulan belgelerde buna dair herhangi bir bilgi bulunmadığı,
21.5. İdare ile başvurucunun da aralarında bulunduğu işletme sahipleri arasında yapılan sözleşmede, işletmelerin krokide belirlenen kullanım alanları dışında yer alan yürüyüş yolu ve deniz kıyısına kesinlikle masa sandalye atmayacaklarını kabul ettikleri, buna rağmen başvurucunun mezkûr alanı masa sandalye atarak müşteri ağırlamak amacıyla kullandığına dair fotoğraflı tutanaklar ile tespitler yapıldığı, verilen idari yaptırım kararlarına rağmen başvuranın işletmesi hakkında CİMER üzerinden yapılan şikâyetlerin devam ettiği,
21.6. Gerek yargı kararlarında gerekse ecrimisil ihbarnamesinin açıklamalar kısmında yer verilen ifadeye göre ecrimisil ödenmesinin işgal edene taşınmazda ileriye veya geriye dönük kullanım hakkı vermediği, bu nedenle de başvurucunun iddiasının yerinde olmadığı,
anlaşılmıştır.
22. Başvurucunun iddiaları, ilgili mevzuat, idarenin konuyla ilgili açıklamalarının değerlendirilmesi neticesinde; şikâyete konu alanda ilgili kurumlarca müteaddit defalar denetim yapıldığı, idarece mezkûr alan hangi işletme tarafından işgal ediliyorsa o işletme hakkında işlem yapıldığı ve özellikle akşam 20:00’den sonra yapılan fotoğraflı ihlal tespitlerine istinaden başvurucuya cezai işlem tesis edildiği anlaşılmış olup, kamuya ait alanın haksız ve hukuksuz olarak işgal edilerek kullanılması neticesinde başvurucu hakkında Silifke Belediye Başkanlığı tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde Silifke Belediye
Başkanlığı tarafından “kararların gerekçeli olması ilkesi” ile “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
Buna karşın başvuru dosyasındaki belgelerden; 16/08/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusu hakkında, 03/09/2022 günü saat 19:00’da, 12/09/2022 tarih ve sayılı CİMER başvurusu hakkında 23/09/2022 günü saat 11:46’da, Silifke Milli Emlak Müdürlüğünün sayılı yazısında bildirilen iki adet CİMER başvurusu hakkında 23/09/2022 günü saat 11:46’da denetim yapıldığı, İlçe
Jandarma Komutanlığının 12/09/2022 tarih ve sayılı yazısı ekinde bulunan tutanakla; isimli işletmeye gidildiği, söz konusu işletmenin isimli işyeri ile arasında bulunan Sokağın başına dükkânına ek olarak yer yaptığı ve kaldırımı kapattığı, dükkânına yaklaşık olarak 15 metre denizden tarafına 2 adet 20×10 çadır ve 6 adet tekli çadır kurarak sıralı olarak 25 adet 6 kişilik 20 adet 4 kişilik ahşap masa koymak suretiyle kamuya açık alanı işgal ettiğinin görüldüğü, işgal edilen alanlar hakkında gereğinin yapılmasının istenilmesine karşın, 16/09/2022 günü saat 11:07’de yapılan denetim yapıldığı anlaşılmış olup, CİMER şikâyetlerine ve İlçe Jandarma Komutanlığının tespit tutanağına rağmen söz konusu alanı geceleri yaklaşık 4 saat kullanan bir işletmede gündüz denetim yapılmasının iyi yönetim ilkelerine aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiştir. Bundan böyle İdarenin bu ve benzer hususlarda şikâyetin gereklerine uygun şekilde işlem tesis ederek iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Mersin İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/