|
ÖZET: Başvuru, Samsun’un Ladik ilçesinde bir imar uygulaması ile ilgili olarak yapılmıştır. Şikayetçi, Ladik Belediyesi tarafından gerçekleştirilen imar uygulaması sonucunda hisselerinin kanuna aykırı bir şekilde başka parsellerdeki hisselere aktarıldığını iddia etmektedir. Ayrıca, cami ve yol gibi alanlara giden hisselerinin sadece kendilerinden değil, diğer parsellerden de eşit şekilde gitmesi gerektiğini belirtmiş ve son yapılan imar uygulamasının iptal edilmesini talep etmiştir. Başvuru, 31 Ekim 2022 tarihinde yapılmış ve Ladik Belediye Başkanlığı’na iletilmiştir.
Ladik Belediyesi, şikayetçinin iddialarına ilişkin bir yanıt vermiştir. İlgili yazıda, 2002 yılında yapılan imar uygulamalarının iptal edilmesi sonrası, yeni imar adalarının oluşturulduğu ve bu süreçte şikayetçinin muvafakatinin dikkate alındığı ifade edilmiştir. Ayrıca, şikayetçinin muvafakatname konusunda iki ayrı beyanı olduğu, bunlardan birinde imzanın sahte olduğunu belirttiği, diğerinde ise imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği belirtilmiştir. İdare, tüm işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu ve 2981 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiğini savunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin uygulamalarında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. Şikayetçi, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/3818-S.23.6334
BAŞVURU NO : 2022/15923
KARAR TARİHİ : 27/03/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : LADİK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İmar uygulaması hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi tarafından 04/08/2022 tarihinde Kurumumuza verilen dilekçede özetle, Samsun ili, Ladik ilçesinde bulunan şu anki hali ile ada parsellerde arsalarının Ladik Belediyesi tarafından imar uygulaması yapılmadan önceki hali ile ada numaralı parseller olarak hisselerinin bulunduğunu, şu an numaralı parsellerdeki hisselerinin kanuna aykırı bir şekilde numaralı parsellere taşındığını, ayrıca caminin yeri ve yeni açılacak yola kendi hisselerinden pay gittiğini, yapılan değişikliklerde başka parsellerdeki hissedarların kendilerine babadan kalan yerlerine dahil edildiğini, en son değişiklikle de “hisselerinizi müstakilleştireceğiz” denilerek tekrar bir uygulama yapıldığını, yapılan yeni imar uygulamasında numaralı parsellerdeki hisselerinin haksız bir şekilde numaralı parsellere aktarıldığını, babadan kalan yerlerine 7 senedir imar uygulaması yapılıp sürekli bozulduğunu, yerlerini değerlendirip hiçbir şey yapamadıklarını ifade ve iddia ederek son yapılan imar uygulamasının iptal edilerek başka parsellerdeki kişilerin kendi hisselerine katılmamasını, cami ve yola giden hisselerinin sadece kendilerinden değil adada bulunan parsellerden eşit bir şekilde gitmesini ve numaralı parsellerdeki hisselerinin de eski haline getirilmesi talepleri hakkında Kurumumuzca, Ladik Belediye
Başkanlığına 01/09/2022 tarih ve sayılı Gönderme Kararı verilmiştir.
1.1. Şikayetçi tarihli dilekçesinde özetle, Kurumumuzun sayılı
Gönderme Kararı ile ilgili olarak Ladik Belediyesince hiçbir çözüm önerisinde bulunulmadığını ve hiçbir cevap da verilmediğini iddia ederek başvurusundaki hususların tekrar incelenmesini ve hak kayıplarına neden olan imar uygulamasının kaldırılması talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 21/11/2022 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup Ladik Belediye
Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden alınan 22/12/2022 tarih ve sayılı yazıda özetle; “… Şikayete konusu alanda günümüze kadar yapılmış olan tüm imar uygulama dosyaları yazımız ekindedir.
Bu alanda özetle 2002 yılında imar uygulaması ile birlikte yapılan 2981 sayılı yasanın 3290 sayılı yasayla değişik 10 C uygulamasına Vakıflar Genel Müdürlüğü dava açmış idare mahkemesi iptal kararı vermiştir.
Buna göre iptal edilen imar parselleri ilk kadastral hallerine, yeni malikleri ile birlikte geri dönüşümü ve
3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uygulaması birlikte yapılarak ilgili maddenin amir hükmü gereğince
ve nolu imar adaları oluşmuştur. Ancak bu durum nolu imar uygulamasının iptal edilmeden önce tapuda hisse alarak müstakil imar parseline sahip olan maliğin kadastral parsel geldisi yüzünden birden fazla parsele hissedar olmasına ve yapı bulunan imar parsellerinin çok hisseli olmasına sebep olmuştur. Bu defa sahip bilgileri emin olan yapılar, maliklerin muavafakatı olan yapılar, imar parsellerinin zemin ve eşdeğerlik durumu, iptal öncesi hisse satın almış olanlar dikkate alınarak DOP oranı sıfır olan
3194 sayılı İmar Kanunun 18. madde ve 2981 sayılı yasanın Ek 1 maddesi birlikte uygulanmış ve
nolu imar adaları oluşmuştur.
Başkanlığımızca yazımız ekindeki dosyalar teknik olarak incelendiğinde ve ilgili yazışmalardan konu hakkında yeter çaba gösterildiği anlaşılmaktadır.
Şikayet sahibi ile ilgili kök tapu malik geldileri ve yine muavafakatlıklar ve imar parsellerinin eşdeğerlik durumları dikkate alınarak imar parselleri oluşturulmuştur.
Askı süresi içerisinde Başkanlığımıza sunulan bir itiraz olmamıştır.
Söz konusu alanda Belediye Başkanlığımızca kamulaştırma yapılmamıştır. İptal öncesi nolu kadastral adaya kesilen DOP miktarı eklenerek kök tapu miktarına geri dönülmüştür. Sonrasında DOP kesilmiş ve ve 54 nolu adalar oluşmuştur.
ada, nolu parsel …m2,7 nolu parsel …m2, 8 nolu parsel …m2 ve ada nolu parsel …m2, nolu parsel …m2, nolu parsel … nolu parsel …m2, nolu parsel …m2, nolu parsel …m2 dir.
Şikayetçi ile Başkanlığımızca yapılan yazışmalar dosya içerisinde olup dikkat çekilmesi gerekir ki
Başkanlığımıza muvafakatlık konusunda iki ayrı beyanı yer almaktadır. İlkinde muvafakat imzasının baskı ve sahte olduğu ifade edilmiştir. Başkanlık olarak konuyu savcılığa suç duyurusunda bulunacağımızı sözlü beyan etmemiz üzerine ikinci dilekçesi sunulmuş ve verilen muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olduğu belirtilmiştir. ve nolu imar adaları uygulaması için ilgili tebligatlar yapılmıştır. Şikâyet sahibi boş imar parselinde hisselerinin toplanması talebine yönelik muhataplarından muvafakatname sunmamıştır. Başkanlığımızca tüm imar uygulama sahası içerisinde eşdeğer yer dağıtımında eşitlik ilkesi ile birlikte hareket edilmiştir.
İmar uygulamasının iptali yönünde şikayet sahibinin açmış olduğu bir dava bulunmamaktadır. 3194 ve
2981 sayılı yasaların uygulanma şekilleri ve yönetmelikleri bellidir. Uygulamalar bu amir hükümlere göre
yapılmıştır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri
hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. …
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
6. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun,
6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”,
6.2. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
…
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”,
6.3. “İfraz ve tevhid” başlıklı 15’inci maddesinde; “(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planına uygun olarak öncelikle parselasyon planının yapılması esastır.
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işlemleri, parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda yapılabilir.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edilmiş yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin imar planlarına ve imar mevzuatına uygun olması şarttır.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatırımlarında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planının tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planına uygun şekilde oluşan imar adalarının geri kalan kısımlarında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan hükümlerde belirtilen şartlar aranmaz.
(Ek fıkra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapılaşmaya elverişli olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan, parsel maliklerine kendi aralarında anlaşmaları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaşma sağlanamaması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işlem yapmaya ilgili idare yetkilidir.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.”,
6.4. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.
Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
…
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez.
Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir. …”,
6.5. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde; “İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. …”,
7. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18’inci maddesinin (c)
bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”,
8. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785
Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un,
8.1. “Tapu verme” başlıklı 10’uncu maddesinin (c) bendinde; “İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır. …”,
8.2. Ek 1’inci maddesinde, “İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir.”,
9. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’in “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14’üncü maddesinde; “(1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45)
geçemez.
(2) Düzenleme ortaklık paylarının aşağıdaki öncelik sırasına göre alınması esastır:
…
(6) Parselasyon planı yapılmadan ifraz, tevhit ve terk yoluyla; düzenleme ortaklık payına konu alanlara terk edilen ya da bağışlanan alan miktarının, uygulama sahasındaki düzenleme ortaklık payı oranına göre kesilecek alandan az olması durumunda, parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.”
hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Şikayetçi, Kararın “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer aldığı şekilde özetle, Samsun ili, Ladik ilçesinde bulunan şu anki hali ile ada parsellerde arsalarının
Ladik Belediyesi tarafından imar uygulaması yapılmadan önceki hali ile ada numaralı parseller olarak hisselerinin bulunduğunu, şu an numaralı parsellerdeki hisselerinin kanuna aykırı bir şekilde numaralı parsellere taşındığını ifade ve iddia ederek imar uygulamasının iptal edilerek başka parsellerdeki kişilerin kendi hisselerine katılmamasını, cami ve yola giden hisselerinin sadece kendilerinden değil adada bulunan parsellerden eşit bir şekilde gitmesini ve numaralı parsellerdeki hisselerinin de eski haline getirilmesini talep etmektedir.
12. Uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idarenin cevabi yazısı ve eklerinin tetkiki neticesinde özetle; uyuşmazlık konusu alanda 2002 yılında imar uygulaması ile birlikte yapılan 2981 sayılı Kanun’un 3290 sayılı Kanun’la değişik 10/c uygulamasına Vakıflar Genel Müdürlüğünce açılan dava neticesinde idare mahkemesince iptal kararı verildiği, buna göre iptal edilen imar parsellerinin ilk kadastral hallerine, yeni malikleri ile birlikte geri dönüşümü ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi uygulaması birlikte yapılarak ilgili maddenin amir hükmü gereğince ve nolu imar adaları oluşturulduğu, ancak bu durumun 320 nolu imar uygulamasının iptal edilmeden önce tapuda hisse alarak müstakil imar parseline sahip olan malikin kadastral parsel geldisi yüzünden birden fazla parsele hissedar olmasına ve yapı bulunan imar parsellerinin çok hisseli olmasına sebep olduğu, bu defa sahip bilgileri emin olunan yapılar, maliklerin muvafakati olan yapılar, imar parsellerinin zemin ve eşdeğerlik durumu, iptal öncesi hisse satın almış olanlar dikkate alınarak DOP oranı sıfır olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi ve 2981 sayılı
Kanun’un Ek 1’inci maddesinin birlikte uygulandığı ve ve nolu imar adaları oluşturulduğu,
12.1. Şikayet sahibi ile ilgili kök tapu malik geldileri ve yine muvafakatlıklar ve imar parsellerinin eşdeğerlik durumları dikkate alınarak imar parselleri oluşturulduğu, askı süresi içerisinde idareye sunulan bir itiraz olmadığı, söz konusu alanda kamulaştırma yapılmadığı, iptal öncesi nolu kadastral adaya kesilen DOP miktarı eklenerek kök tapu miktarına geri dönüldüğü, sonrasında kesildiği ve ve nolu adalar oluşturulduğu, şikayetçinin muvafakatlık konusunda iki ayrı beyanının bulunduğu, ilkinde muvafakat imzasının sahte olduğunun ifade edildiği, idare olarak konuyla ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulacağının sözlü olarak beyan edilmesi üzerine ikinci dilekçenin sunulduğu ve verilen muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olduğunun belirtildiği,
12.2. Söz konusu muvafakatname ile ilgili olarak idarenin cevabi yazısı ekinde alınan ve şikayetçi tarafından Ladik Belediye Başkanlığına sunulan 28/01/2022 tarihli dilekçede “Ladik/ mahallesinde bulunan ada parsellerdeki hisselerimi imar uygulaması yapılırken kardeşlerimin arasında anlaşmalı olarak imza atarak hisse birleştirilme işleminin yapılmasını istedik. Herkes kendi imzasını atmıştır. Sahte imza olayı yoktur. Tapuların bu şekilde kalmasını istiyoruz. Gereğinin yapılmasını arz ederim” şeklinde açıklama ve talebin bulunduğu,
12.3. ve nolu imar adaları uygulaması için ilgili tebligatların yapıldığı, şikâyet sahibinin boş imar parselinde hisselerinin toplanması talebine yönelik muhataplarından muvafakatname sunmadığı, tüm imar uygulama sahası içerisinde eşdeğer yer dağıtımında eşitlik ilkesi ile birlikte hareket edildiği, uygulamaların
3194 sayılı Kanun ile 2981 sayılı Kanunun amir hükümlerine göre yapıldığı yönünde açıklamalarda
bulunulduğu tespit edilmiştir.
13. Uyuşmazlık konusu hakkında ilgili mevzuat incelendiğinde; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesinin birinci fıkrasında, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.” hükmü yer almış, 13.1. 2981 sayılı Kanun’un 3290 sayılı Kanun ile değişik Ek-1 maddesinde, “İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları
/
gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir.” kuralına yer verilmiş, 13.2. 2981 sayılı Kanun’un 10/c maddesinde de “İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. Belediye veya valiliklerin talebi halinde bu yetkiler kadastro müdürlüklerince de kullanılır.” hükmü kurala bağlanmıştır.
14. Konuyla ilgili Danıştay kararları incelendiğinde, 14.1. Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu; düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmak olduğu (Dan. 6. D, 09/03/2021 gün ve E. 2019/17447, K. 2021/3317); 14.2. Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek 1’inci maddenin uygulanmasının mümkün olduğu; imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re’sen tescil ettirme imkanı tanındığı; Ek 1’inci maddeyle getirilen kuralların içeriğinin, 3194 sayılı Kanun kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik bir nitelik taşıdığını gösterdiği (Dan. 6. D, 06/04/2021 gün ve E.
2018/1329, K. 2021/5076);
14.3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine, 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı
Kanun’un 9’uncu maddesi ile “Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir.” fıkrasının eklendiği; bu durumda, 2981 sayılı Kanun’un 3290 sayılı Kanun ile değişik Ek 1’inci maddesinin 3194 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı; bu maddenin amacının, 3194 sayılı Kanun uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu; 2981 sayılı Kanun’un Ek 1’inci maddesinin
3194 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinden farklı şekilde, özel
parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı; hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varıldığı (Dan. 6. D, 15/03/2021 gün ve E. 2018/4330, K. 2021/3757)
hususlarının vurgulandığı görülmüştür.
15. Bu kapsamda, şikayetçi tarafından, parselasyon işlemine konu düzenleme sınırında, 2981 sayılı
Kanun’un Ek-1 maddesinin uygulanmasına ilişkin koşulların bulunmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, diğer taraftan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi ile eklenen fıkra hükmü kapsamında, parselasyon sahasında kalan hisseli arsa ve arazilerin, hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilmesine olanak tanındığı, şikayetçinin muvafakat verme konusunda idarenin cevabi yazısında (özetle) “iki ayrı beyanının bulunduğu, ilkinde muvafakat imzasının sahte olduğunun ifade edildiği, ikinci dilekçede verilen muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olduğunun belirtildiği” hususları tespit edilmiştir.
16. Uyuşmazlık konusu somut olayda, şikayetçinin (özetle); Samsun ili, Ladik ilçesinde bulunan şu anki hali ile ada parsellerde arsalarının Ladik Belediyesi tarafından imar uygulaması yapılmadan önceki hali ile ada numaralı parseller olarak hisselerinin bulunduğunu, şu an numaralı parsellerdeki hisselerinin kanuna aykırı bir şekilde numaralı parsellere taşındığı iddiaları ve buna bağlı imar uygulamasının iptal edilerek başka parsellerdeki kişilerin kendi hisselerine katılmamasını, cami ve yola giden hisselerinin sadece kendilerinden değil adada bulunan parsellerden eşit bir şekilde gitmesini ve numaralı parsellerdeki hisselerinin de eski haline getirilmesi talepleri karşısında idarenin cevabi yazısında (özetle); uyuşmazlık konusu alanda 2002 yılında imar uygulaması ile birlikte yapılan 2981 sayılı Kanun’un 3290 sayılı Kanun’la değişik 10/c uygulamasına
Vakıflar Genel Müdürlüğünce açılan dava neticesinde idare mahkemesince iptal kararı verildiği, idarenin cevabi yazısında yer verilen hususlar dikkate alınarak DOP oranı sıfır olan 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 18’inci maddesi ve 2981 sayılı Kanun’un Ek-1 maddesinin birlikte uygulandığı ve ve nolu imar adalarının oluşturulduğu, şikayet sahibi ile ilgili kök tapu malik geldileri ve yine muvafakatlıklar ve imar parsellerinin eşdeğerlik durumları dikkate alınarak imar parsellerinin oluşturulduğu, askı süresi içerisinde idareye sunulan bir itiraz olmadığı, söz konusu alanda kamulaştırma yapılmadığı, iptal öncesi nolu kadastral adaya kesilen DOP miktarı eklenerek kök tapu miktarına geri dönüldüğü, sonrasında DOP kesildiği ve ve nolu adalar oluşturulduğu, şikayetçinin muvafakat verme konusunda iki ayrı beyanının bulunduğu, ilkinde muvafakat imzasının sahte olduğunun ifade edildiği, ikinci dilekçede ise verilen muvafakatnamedeki imzanın kendisine ait olduğunun belirtildiği, şikâyet sahibinin boş imar parselinde hisselerinin toplanması talebine yönelik muhataplarından muvafakatname sunmadığı, uygulamaların 3194 sayılı
Kanun ve 2981 sayılı Kanun’un amir hükümlerine göre yapıldığı yönünde açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
17. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri, Danıştay kararları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespiti yapılamamıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Samsun İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve LADİK BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi