|
ÖZET: Başvuru, Urla Belediye Başkanlığı’na yönelik olarak, başvuranın kendi imkânlarıyla temizlediği hafriyat ve moloz için yaptığı masrafların yarısının ödenmesi talebini içermektedir. Başvuran, 2019 yılında belediyenin zorunlu yola terk işlemi gerçekleştirdiği alanın üç yıl boyunca atıl kaldığını, bu durumun çevre kirliliğine yol açtığını ve kendisinin bu alanı temizlemek zorunda kaldığını belirtmiştir. Talep edilen 4.897 TL’lik masrafın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenmiştir. Ancak Urla Belediyesi, alanın henüz yola terk edilmediğini ve temizlik işleminin kendi imkanlarıyla yapılamayacağını ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi için Urla Belediyesi’nden bilgi talep etmiştir. Alınan yanıtta, başvuranın taleplerinin değerlendirilmesine rağmen, yola terk işleminin yapılmadığı ve alanın fiilen işgal altında olduğu belirtilmiştir. İdare, çevre sağlığını koruma ve hafriyat atıklarının yönetimi konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmekte olduğunu savunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi gerektiği yönünde bir öneri hazırlanmış ve bu karar, ilgili mevzuat çerçevesinde onaylanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/8111-S.23.13246
BAŞVURU NO : 2023/394
KARAR TARİHİ : 04/07/2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : URLA BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendi imkânlarıyla temizlediğini belirttiği hafriyat ve moloz için yaptığı masrafların yarısının ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran tarafından Kurumumuza yapılan şikâyet başvurusunda özetle; Urla Belediyesinin 2’ kararıyla mecburi olarak 2019 yılı Kasım ayında arsasının yaklaşık 17 m lik kısmının bedelsiz olarak yola terk işleminin gerçekleştirildiği, yola terk edilen alanın haritada ve numaralı parseller arasında kaldığı, üç yıla yakın bir süre geçmesine rağmen Urla Belediyesi tarafından bu alanda herhangi bir işlem yapılmayarak atıl şekilde bırakıldığı, bu alanda kalan toprak ve hafriyat yığınının yıllar içinde rahatsızlık verdiği ve çevreyi kirletmeye başladığı, yapmış olduğu başvuru neticesinde Belediyenin herhangi bir işlem yapmaması nedeniyle söz konusu alanı kendi imkânlarıyla temizlediği, kendi parselinde de bir miktar temizlik yaptığı için hakkaniyet gereği fatura bedelinin yarısını talep ettiği, Belediyenin ise elindeki araç, gereç ve personel ile bu temizlik işlemini yapamayacağını bildirdiği, komşu üç taşınmazda da yola terk işleminin gerçekleştirildiği, Belediyenin 5 yılı aşkın bir süredir herhangi bir işlem yapmadığı, bu alanların halen atıl durumda olduğu, yolun genişletilmesi ve kaldırımların düzeltilmesi taleplerinin reddedildiği, bu durumun toz ve toprağa neden olduğu, araç geçişlerini zorlaştırdığı, yoldaki çukurların tamir edilmediği, bitişiğindeki yeşil alan statüsündeki Belediyeye ait parselin de atıl bırakıldığı, peyzaj düzenlemesi, kademelendirme vs. yapılmadığı, kendisinin yaptığı temizliği ellerindeki makine ve teçhizatla yapmalarının mümkün olmadığının Belediyece kendisine bildirildiği, site ve yazlıklara sunulan hizmetin kendilerine verilmediği iddia ve ifade edilerek, 9.794 TL’lik fatura bedelinin yarısı olan 4.897 TL’lik masrafın yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyete konu hususlarda inceleme ve araştırma yapılarak şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı
18’inci maddesi hükmü uyarınca 08/02/2023 tarihli ve sayılı yazımız ile Urla Belediye
Başkanlığından bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Urla Belediye Başkanlığından alınan 07/03/2023 tarihli ve sayılı yazıda özetle;
2.1. ada parselin henüz yola terk işlemi yapılmadığından şikâyetçinin talepleri ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmadığı, şikayetçinin taleplerinin defalarca değerlendirildiği ve yapmış olduğu
CİMER şikayetlerine cevaplar verildiği, şikâyete konu ada numaralı parselde kamuya terk işleminin yapılmadığının ekteki paftada belirtildiği, ada parselde ise kamuya terk işleminin yapıldığı, akabinde Belediyeden ruhsat alınarak inşaat yapıldığı ve terk edilen alanın kümesler ile işgal edildiğinin tespit edildiği, şikayete konu alanların halen atıl durumda olmasının sebebinin fiili olarak işgal altında bulunması ve ada parselin kamuya terk işleminin yapılmamış olmasından kaynaklandığı, Belediyeye ait yeşil alanın Fen Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkisinde olduğu ve taraflarınca bir işlem yapılamadığı, yollarda bulunan çukurların tamiratının da iş programı dahilinde yapılmakta olduğu belirtilmiştir.
2.2. Dosya kapsamında gönderilen bilgi ve belge eklerinde yer alan ve CİMER aracılığıyla yapılan başvuruların incelenmesinden; başvuranın 06/04/2022 tarihli başvurusunda kamuya terk ettiğini belirttiği alandaki temizlik işlerinin idare tarafından yapılmasının istendiği, yapılmaması durumunda söz konusu temizlik işinin kendi imkânları ile yapılacağının belirtildiği, İdare tarafından 01/07/2022 tarihinde verilen 2 cevapta özetle bina önünde elektrik ve su sayacı olduğu, 17 m ’lik alanda henüz imar uygulaması yapılmadığı, ada parsel numaralı malik tarafından imar mevzuatı açısından gerekli işlemlerin tamamlanması gerektiği açıklamalarına yer verildiği,
2.3. 01/07/2022 tarihli başvuruda başvuran tarafından kendi imkânlarıyla temizlediğini belirttiği hafriyat için yapılan masrafların ödenmesinin idareden istendiği, İdare tarafından 07/09/2022 tarihli cevapta kamuya ait alanda şantiye elektriği ve suyu olduğu için çalışma yapılamadığının belirtildiği,
2.4. Başvuran tarafından benzer yönde talepleri içeren 07/09/2022 tarihli başvuruya idare tarafından ada numaralı parselin Gülgün Sokağa olan cephesinde herhangi bir temizlik veya işgal görülmediği, ada numaralı parsel ile ada numaralı parsel arasında kalan kamuya ait alanın işgal edilerek kullanıldığı, alanın genişliğinin 2 metre olması nedeniyle Belediye bünyesinde yer alan araçlarla çalışma yapılmasının mümkün olmadığı, ada numaralı parselde henüz kamuya terk işlemi yapılmadığı açıklamalarına yer verildiği anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun, 5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “(Değişik: 26/4/2006-5491/1 md.) Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.” 5.2. “İlkeler” başlıklı 3’ncü maddesinde; “Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler. b) Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar”
6. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun;
6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir. …”,
6.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun belediyeleri kapsar.”,
6.3. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;
a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları (Bu Kanunun 75 inci maddesinin son fıkrası, belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler tarafından, orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtları ile Devlete ait her derecedeki okul binalarının yapım, bakım ve onarımı ile tefrişinde uygulanmaz.); sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır.
…
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 24/1/2007 tarihli ve E. 2005/95, K. 2007/5 sayılı Kararı ile)
Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir.
Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda engelli, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar.
Belediye meclisinin kararı ile mücavir alanlara da belediye hizmetleri götürülebilir.
…”,
6.4. “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde; “… o) Gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak;
hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını; sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) depolama sahalarını; inşaat malzemeleri, odun, kömür ve hurda depolama alanları ve satış yerlerini belirlemek; bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almak…”,
6.5. “Belediyenin giderleri” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “ Belediyenin giderleri şunlardır:
a) Belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) Her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri.
d) Vergi, resim, harç, katılma payı, hizmet karşılığı alınacak ücretler ve diğer gelirlerin takip ve tahsili için yapılacak giderler.
e) Belediye zabıta ve itfaiye hizmetleri ile diğer görev ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılacak giderler.
f) Belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri.
g) Mezarlıkların tesisi, korunması ve bakımına ilişkin giderler.
h) Faiz, borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri.
i) Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile engellilere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.
j) Dava takip ve icra giderleri.
k) Temsil, tören, ağırlama ve tanıtım giderleri.
l) Avukatlık, danışmanlık ve denetim hizmetleri karşılığı yapılacak ödemeler.
m) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ile sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve proje giderleri.
n) Sosyo-kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler.
o) Belediye hizmetleriyle ilgili olarak yapılan kamuoyu yoklaması ve araştırması giderleri.
p) Kanunla verilen görevler ve hizmetlerin yürütülmesi için yapılan diğer giderler.
r) Şartlı bağışlarla ilgili yapılacak harcamalar.
s) İmar düzenleme giderleri.
t) Her türlü proje giderleri.”,
6.6. “Belediye bütçesi” başlıklı 61’inci maddesinde; “Belediyenin stratejik plânına ve performans programına uygun olarak hazırlanan bütçe, belediyenin malî yıl ve izleyen iki yıl içindeki gelir ve gider tahminlerini gösterir, gelirlerin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin verir.
Bütçeye ayrıntılı harcama programları ile finansman programları eklenir.
Bütçe yılı Devlet malî yılı ile aynıdır.
Bütçe dışı harcama yapılamaz.
Belediye başkanı ve harcama yetkisi verilen diğer görevliler, bütçe ödeneklerinin verimli, tutumlu ve yerinde harcanmasından sorumludur.”,
7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun;
7.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, büyükşehir belediyesi yönetiminin hukukî statüsünü düzenlemek, hizmetlerin plânlı, programlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlamaktır.”,
7.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanun, büyükşehir belediyesiyle büyükşehir sınırları içindeki belediyeleri kapsar.”,
7.3. “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde; “… i)
Sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak; ağaçlandırma yapmak; gayrisıhhî işyerlerini, eğlence yerlerini, halk sağlığına ve çevreye etkisi olan diğer işyerlerini kentin belirli yerlerinde toplamak; inşaat malzemeleri, hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.”,
8. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
9. Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin;
9.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atıklarının çevreye zarar vermeyecek şekilde öncelikle kaynakta azaltılması, toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik ve idari hususlar ile uyulması gereken genel kuralları düzenlemektir.”,
9.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik; kaynakları ve bileşenleri Ek-1’de detaylı olarak belirtilen, beşeri faaliyetler ve doğal afetler sonrasında meydana gelen hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atıklarının, üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici olarak biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi ve bertaraf edilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır.”,
9.3. “Belediyelerin Görev ve Yetkileri” başlıklı 8’inci maddesinde; “İl belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyeleri, büyük şehirlerde büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyeleri, a) Hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntı atıkları ile doğal afet atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili yönetim planı hazırlamakla, b) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri sahaları ile depolama sahalarını belirlemek, kurmak/kurdurtmak ve işletmek/işlettirmekle, c) Depolama sahası yerinin seçimi, inşaatı veya işletilmesi sırasında çevre ve insan sağlığını olumsuz etkilemeyecek şekilde gerekli tedbirleri almak veya aldırtmakla, d) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf bedelini belirlemekle, e) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları için toplama, taşıma hizmeti verecek firmaların adresleri ve telefon numaraları ile nakliye bedellerini halkın bilgileneceği şekilde ilan etmekle, f) Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle, g) Belediye sınırları içindeki hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri ile depolama sahalarına izin vermek ve gerektiğinde bu izni iptal etmekle,
h) Toplanan inşaat/yıkıntı atıklarını öncelikle altyapı çalışmalarında kullanmak/kullandırmakla, ı) Belediye sınırları içinde oluşan, toplanan, geri kazanılan ve bertaraf edilen hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarına ilişkin istatistiki bilgileri valilikler aracılığı ile yıl sonunda Bakanlığa bildirmekle, j) Doğal afet atıklarının yönetimi konusunda valilik koordinasyonunda oluşturulan Kriz Merkezi kararlarını uygulamakla yükümlüdürler.”,
9.4. “Hafriyat Toprağı ve İnşaat/Yıkıntı Atıkları Üreticilerinin Yükümlülükleri” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları üreticileri, a) Atıkların çevre ve insan sağlığına yönelik olumsuz etkilerini, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak en aza düşürecek şekilde atık yönetimini sağlamakla, b) Atıkların oluşumu, taşınması ve depolanması aşamalarında gerekli izinleri ve onayları almakla, c) Faaliyetleri sırasında atıkları bileşenlerine göre ayrı toplamak, geri kazanmak, biriktirmek ve atığın içinde zararlı, tehlikeli ve yabancı madde bulundurmamakla, d) Faaliyete başlamadan önce, atıkların taşınması ve depolanması ile ilgili olarak EK-2’de verilen Atık
Taşıma ve Kabul Belgesi’ni almakla, e) Atıklarını belediyenin veya mülki amirin izin verdiği geri kazanım veya depolama tesisi dışındaki yerlere dökmemekle, f) Atıklarının yönetimi amacıyla yapılacak harcamaları karşılamakla, g) Atıkların oluşumu, taşınması ve depolanması aşamalarında meydana gelebilecek kazalarda oluşacak zararı tazmin etmek ve kaza sonucu oluşacak kirliliği gidermekle yükümlüdürler.”
9.5. “Atık Bertarafında Mali Yükümlülük” başlıklı 17’nci maddesinde; “Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıkları üreticileri oluşan atıkların toplanması, taşınması ve bertarafı ile ilgili harcamaları karşılamakla yükümlüdürler. Bu amaçla uygulanacak bedel, geri kazanım/depolama sahasının uzaklığı ve oluşan atık miktarı esas alınarak büyükşehirlerde ilçe belediyelerinin teklifi ile büyükşehir belediyesi, diğer illerde ise il ve ilçe belediyeleri, mücavir alan sınırları dışında ise mahallin en büyük mülki amiri tarafından tespit ve ilan edilir.”
hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği hususunda hazırlanan öneri Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran tarafından 1 numaralı paragrafta ifade edildiği üzere özetle; kendi imkânlarıyla temizlediğini belirttiği hafriyat ve moloz için yaptığı masrafın yarısı olan (kendi parselinde de bir miktar temizlik yaptığı için) 4.897 TL’lik masrafın yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmektedir.
12. Urla Belediye Başkanlığından alınan cevabi yazıda özetle; ada parsel için henüz yola terk işlemi yapılmadığı, bu durumun paftada belirtildiği, ada parselde ise kamuya terk işleminin yapıldığı, akabinde Belediyeden ruhsat alınarak inşaat yapıldığı ve terk edilen alanın kümesler ile işgal edildiğinin tespit edildiği, şikâyete konu alanların halen atıl durumda olmasının sebebinin fiili olarak işgal
altında bulunması ve ada parselin kamuya terk işleminin yapılmamış olmasından kaynaklandığı, yollarda bulunan çukurların tamiratının da iş programı dahilinde yapılmakta olduğu açıklamalarına yer verilmiştir. İdarenin CİMER cevabında, alanın genişliğinin 2 metre olması nedeniyle Belediye bünyesinde yer alan araçlarla çalışma yapılmasının mümkün olmadığının ifade edildiği anlaşılmıştır.
13. Anayasa’nın 123’üncü maddesinde, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olup kanunla düzenleneceği, kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye uygun olarak 126’ncı maddede merkezi idareye, 127’nci maddede ise mahallî idarelere ilişkin esaslara yer verilmiştir. Belediyeler, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 127’nci maddesinde, belde halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları seçimlerle oluşturulan kamu tüzel kişileri olarak tanımlanmıştır. Belediyelerin kuruluş, görev ve yetkilerinin yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği Anayasa’da hüküm altına alınmıştır.
14. 1982 Anayasası, sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler başlığı altında çevre hakkını hem hak hem de bir ödev olarak düzenlemiştir. 56’ncı madde, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” diyerek hem devlete hem de vatandaşlara çevrenin korunması görevini vermiştir.
15. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda belediyelerin görev, yetki, sorumlulukları ile organları, teşkilatı, bütçe ve denetimi gibi temel hususlar düzenlenmektedir.
16. İlçe belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları 5393 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesi ile 5216 sayılı Kanun’un 7’nci maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 5393 sayılı Kanun’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde, belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; kentsel altyapı, çevre sağlığı, temizlik, katı atık, zabıta, itfaiye, mezarlıklar, park ve yeşil alanlar, konut, kültür ve sanat, öğrenci yurtları, sosyal hizmetler, nikâh ve benzeri hizmetleri yapacağı veya yaptıracağı, bunun yanı sıra devlet okullarının ve mabetlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği, sağlıkla ilgili tesisler açabileceği, sporu teşvik edebileceği ve gıda bankacılığı yapabileceği hüküm altına alınmıştır.
5216 sayılı Kanun’un “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci
maddesinde de büyükşehir belediyelerinin ve büyükşehir ilçe belediyelerinin görev ve yetkileri ayrıntılı bir şekilde sayılmıştır. Söz konusu görev ve yetkiler genel olarak 5393 sayılı Kanun’da belirtilen görev ve yetkilerin paylaşımından oluşmaktadır. Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyonun büyükşehir belediyesi tarafından sağlanması da maddede hüküm altına alınmıştır.
17. 5216 sayılı Kanun’un “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin (i) bendinde; büyükşehir belediyeleri, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak ile yükümlü kılınmıştır. Öte yandan
Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Belediyelerin Görev ve
Yetkileri” başlıklı 8’inci maddesinde; il belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyeleri, büyük şehirlerde büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyelerinin hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıklarının toplanmasına ilişkin görev yetki ve sorumlulukları sayılmıştır. İlgili mevzuata göre hafriyat toprağı, moloz, kum, çakıl taşı ve yıkıntı atıklarının toplanması, taşınması, depolanması, yeniden değerlendirilmesi ve imha edilmesi belediyelerin hem görevli hem de yetkili olduğu, aynı zamanda bedeli belediye tarafından belirlenen ve belediyeye gelir getirici niteliği olan faaliyetlerdir.
18. 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin (o) bendinde, hafriyat toprağı ve moloz döküm alanlarını belirleme, bu alan ve yerler ile taşımalarda çevre kirliliği oluşmaması için gereken tedbirleri almanın da belediyenin görevleri arasında olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı
Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Belediyelerin Görev ve Yetkileri” başlıklı 8’inci maddesinde belediyelerin görevleri ve yetkileri aynı şekilde ayrıntılı olarak sayılmıştır.
19. Görüldüğü üzere gerek 5393 sayılı Kanun’un 17’nci, gerekse de Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı
Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Belediyelerin Görev ve Yetkileri” başlıklı 8’inci maddelerinde, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerinin hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemek ve bertaraf bedellerini belirlemekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır. Aynı Yönetmelik’in “Atık Bertarafında Mali Yükümlülük” başlıklı 17’nci maddesinde de “Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıkları üreticileri oluşan atıkların toplanması, taşınması ve bertarafı ile ilgili harcamaları karşılamakla yükümlüdürler. Bu amaçla uygulanacak bedel, geri kazanım/depolama sahasının uzaklığı ve oluşan atık miktarı esas alınarak büyükşehirlerde ilçe belediyelerinin teklifi ile büyükşehir belediyesi, diğer illerde ise il ve ilçe belediyeleri, mücavir alan sınırları dışında ise mahallin en büyük mülki amiri tarafından tespit ve ilan edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
20. Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin yukarıda detayları verilen maddelerine göre hafriyat toprağının çevreye zarar verecek şekilde doğrudan ve dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin önlenmesi, görsel kirliliğin önüne geçilmesi ve çevreci bir yaklaşımla bertaraf edilerek miktarının azaltılması faaliyetlerinden ilgili belediyelerin ve mahallin en büyük mülki amirinin sorumlu olduğu, il belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyeleri, büyük şehirlerde büyükşehir belediyeleri, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyelerinin hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf bedelini belirlemekle yükümlü olduğu, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları için toplama ve taşıma hizmeti verecek firmaların adresleri ve telefon numaraları ile nakliye bedellerini halkın bilgileneceği şekilde ilan etmekle sorumlu tutulduğu, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle görevli olduğu, tüm süreçlerdeki izin ve denetim yetkisinin büyükşehir belediyelerinde olduğu, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının üretildiği noktadan araçlarla bertaraf edileceği tesise ulaştırılıncaya kadar denetlenmesi, çevre kirliliği ve kaçak döküm ihlallerinin en aza indirgenmesi, atık lojistiğinin takibi ve yönetimi işlemlerinin ilgili belediye yetki ve sorumluluğunda olduğu görülmektedir.
21. İdare, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yaptığı işlem ve eylemlerden doğan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Anayasa’nın 125’inci maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararı ödemekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Zararın tazmin sorumluluğunu gerektirir nitelikte olabilmesi için belirli bir niteliği haiz olması gerekmektedir. Buna göre zarar, idarenin ya da idarenin yerini alan özel hukuk tüzel kişisinin zarar doğurucu bir davranışı neticesinde oluşan, mevcut/gerçekleşmiş, idarenin tutum ve davranışı ile uygun illiyet bağı mevcut olan, özel nitelikli olarak belli kişileri etkileyen, maddi ya da manevi karakterde olmalıdır (Şeref Gözübüyük, Turgut Tan, İdare Hukuku,
C. 2, Ankara, Turhan Kitabevi, 2016, s. 670 vd.).
22. Danıştay 11. Dairesinin 07/10/1971 tarihli ve E.1971/573, K.1971/2319 sayılı kararında; “… maddi tazminata hükmedilebilmesi için, bir zararın olması ve zarar miktarının inandırıcı belgelerle tevsiki gerektiği…” ifadelerine yer verilerek fiil, zarar, uygun illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılık unsurlarının yanı sıra ayrıca maddi tazminat talebine konu zarar miktarının inandırıcı belgelerle tevsik edilmesi koşulunun da sağlanması gerektiği belirtilmiştir (Benzer yönde karar için bkz. Danıştay 8. Dairesinin 12/10/1989 tarihli ve E. 1987/795, K. 1989/761 sayılı kararı, Danıştay Dergisi, S. 78, s. 411-413).
23. Danıştay 10. Dairesinin 17/03/1993 tarihli ve E.1991/4210, K.1993/1126 sayılı kararında; “…
davalı idarenin eylemi yüzünden meydana geldiği ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan bir tam yargı davasında, zarar ile idarenin eylem veya işlemi arasındaki illiyet bağının, başka bir deyişle sebepsonuç ilişkisinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir…” açıklamalarına yer verilmiştir. Kararda zararın tazmin edilebilmesi için zarar ile idarenin eylem/işlemi arasında var olduğu iddia edilen illiyet bağının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmasının gerektiği vurgulanmıştır.
24. Danıştay 15. Dairesinin 21/02/2017 tarihli ve E. 2016/7912, K. 2017/841 sayılı kararında; “İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; kamu hizmetinin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. İdare mahkemelerince, idarenin sorumluluğuna gidilirken de; hizmet kusurunun varlığı açıkça ortaya konulduktan sonra, uğranılan maddi ve manevi zararın miktarının belirlenmesi gerekmektedir. …” ifadelerine yer verilerek idarenin yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazmin etmekle yükümlü olduğu, nedensellik bağı kurulduktan sonra maddi zararın belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
25. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, hafriyat toprağı, moloz, kum, çakıl taşı ve yıkıntı atıkları gibi çevreye zararlı maddelerin kaynağından toplanması, taşınması, depolanması, yeniden değerlendirilmesi ve imha edilmesi işlemlerinin belediyelerin görev ve sorumluluk alanında bedeli karşılığında yerine getirilen faaliyetler olduğu, mevzuat hükümlerinde moloz atıklarının kişilerin kendi imkânları ile kaldırıldığı durumlarda bedelinin idare tarafından karşılanmasını öngören bir düzenleme bulunmadığı, ada parselde kamuya terk işlemi yapılmadığı, bina önünde su sayacı ile elektrik panosu bulunduğu, bu hususta gerekli işlemlerin tamamlanması gerektiği, ada numaralı parselde kamuya terk işlemi yapıldığı, sonrasında ruhsat alınarak inşaat faaliyetlerine başlandığı, 27/01/2021 tarihli ve 2021/1862 numaralı başvuruda başvuranın inşaat yaparak parselin büyük kısmını kapattığı, bu sebeple iş makinasının çalışabileceği bir alanın kalmadığına dair tespit yapıldığı, kamuya terk işleminin tamamlanmaması ve inşaat faaliyetlerine başlanması nedeniyle söz konusu alanın uzun süre atıl kaldığı, söz konusu alandaki moloz kalıntılarının idarenin yürütmüş olduğu faaliyetler neticesinde oluşmadığı, hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atığı üreticilerinin atıklarının bertarafı için gerekli harcamaları karşılamakla yükümlü olduğu, bu anlamda idarenin yürüttüğü bir hizmetin işleyişindeki bozukluk veya aksaklık olarak nitelendirilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı, dolayısıyla idarenin işlem veya eylemi neticesinde kişinin malvarlığında meydana gelen azalma şeklinde ortaya çıkan bir zarardan söz edilemeyeceği tespit edilmiştir.
26. Yukarıda yer alan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, yargı kararları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın yapmış olduğu masrafların idarece tazmini talebinin idare tarafından reddedilmesi işleminde mevzuat düzenlemelerine aykırı bir husus tespit edilemediğinden başvurunun reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin, süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ancak başvurana verilen cevaplarda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve URLA BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi