|
ÖZET: Başvuran, Elazığ’da bulunan 4.189,36 m² büyüklüğündeki sulu tarla arazisinin parselleştirilerek 3.016,34 m²’ye düşürüldüğünü ve bu durumun kendilerini mağdur ettiğini iddia ederek Yazıkonak Belediye Başkanlığı’na itirazda bulunmuştur. Başvurusunda, eşinin kanser hastası olduğunu ve geçim kaynaklarının tarım arazileri olduğunu belirten başvuran, parselasyon işleminin iptalini talep etmiştir.
Yazıkonak Belediye Başkanlığı, parselasyon işleminin imar planına uygun olarak gerçekleştirildiğini ve tüm maliklerden eşit oranlarda düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildiğini bildirmiştir. İlgili idare, yapılan işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde yürütüldüğünü ve başvuranın itirazının da süresi içerisinde değerlendirildiğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine yönelik önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuş ve yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık tespit edilmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi kararı alınmış ve başvurana yargı yolunun açık olduğu bildirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/10030-S.23.16143
BAŞVURU NO : 2023/2590
KARAR TARİHİ : 10/08/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : YAZIKONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Parselasyon işleminin iptali talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/02/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran tarafından özetle, Elazığ ili beldesinde ikamet ettiği, eşinin kanser hastası olduğu, geçimlerini tarlalarına arpa ve buğday ekerek sağladıkları, 30 yıla yakın süredir şeker pancarı, arpa, buğday ekilen ve hâlihazırda buğday ekili olan 4.189,36 m² olan sulu tarlasının parselleştirilip 3.016,34 m²’ye düşürüldüğü, belediye başkanının tarım arazisi (sulu tarla) alıp parselleştirip sattığı, bu kez ise başvuranın tarlasının bitişiğindeki tarlayı satın alarak parselleştirmek için başvuranın tarlasını kullandığı, deprem bölgesinde bulunan ve tarım arazisi mahiyetinde olan taşınmazlarına yönelik bu uygulamanın kendilerini mağdur ettiği iddia ve ifade edilerek tarlasına uygulanan parselasyon işleminin iptali talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikâyet edilen Belediye Başkanlığından 16.03.2023 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden Belediye
Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 24.04.2023 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. Elazığ ili beldesi Mahallesi ada parsel numaralı taşınmazın belde imar alanı içinde bulunduğu ve tarım alanı vasfından çıkarıldığı, 2.2. Bu alan üzerinde 12.04.2022 tarihinde imar uygulaması gerçekleştirildiği, 2.3. İmar planına uygun olarak 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulandığı,
2.4. Yapılan işlemlerde tüm maliklerden eşit oranda düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildiği ve yapılan kesintilerin yol olarak tescil edildiği, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 3194 sayılı İmar Kanununun, 5.1. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18 inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir.
Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.
…
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez.
Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir. …”, 5.2. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19 uncu maddesinde; “ İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. …” 6. 5393 sayılı Belediye Kanununun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c)
bendinde; “Belediyenin imar plânlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”, 7. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36 ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”, 8. Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Düzenleme sahalarının tespiti esasları” başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir….” 8.2. “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14 üncü maddesinde; “ (1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez.
…
(6) Parselasyon planı yapılmadan ifraz, tevhit ve terk yoluyla; düzenleme ortaklık payına konu alanlara terk edilen ya da bağışlanan alan miktarının, uygulama sahasındaki düzenleme ortaklık payı oranına göre kesilecek alandan az olması durumunda, parselasyon planı sırasında düzenleme ortaklık payına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran Kurumumuza yapılan başvurusunda 1 nolu paragrafta belirtildiği üzere özetle, Elazığ ili beldesinde yer alan ve hâlihazırda buğday ekili olan 4.189,36 m² sulu tarlasının parselleştirilip 3.016,34 m²’ye düşürüldüğünü, belediye başkanının tarım arazileri (sulu tarla) alıp parselleştirip sattığını, bu kez ise başvuranın tarlasının bitişiğindeki tarlayı satın alarak parselleştirmek için başvuranın tarlasını kullandığını, deprem bölgesinde bulunan ve tarım arazisi mahiyetinde olan taşınmazlarına yönelik imar uygulamasının kendilerini mağdur ettiğini iddia ve ifade ederek tarlasına uygulanan parselasyon işleminin iptalini talep etmektedir.
11. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırmada ilgili idare tarafından özetle, Elazığ ili beldesi Mahallesi ada parsel numaralı taşınmazın belde imar alanı içinde bulunduğu ve tarım alanı vasfından çıkarıldığı, bu alan üzerinde 12.04.2022 tarihinde imar uygulaması gerçekleştirildiği, imar planına uygun olarak 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulandığı, yapılan işlemlerde tüm maliklerden eşit oranda düzenleme ortaklık payı (DOP) kesildiği ve yapılan kesintilerin yol olarak tescil edildiği yönünde açıklamalarda bulunulmuştur.
12. Dosya ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Belediyesi Encümeninin
13.04.2022 tarih ve sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine istinaden Elazığ ili
beldesi Mahallesi ada parsel numaralı taşınmazlar hakkında parselasyon işlemi yapıldığı, Belediyesi Encümeninin 14.09.2022 tarih ve sayılı kararı ile onama işleminin yapıldığı, 19.09.2022 tarih ve sayılı yazı ile başvurana parselasyon işlemine itirazlarının otuz günlük askı süreci içinde değerlendirileceğine dair yazı gönderildiği, ada parsel numaralı taşınmazın maliki olan başvuranın bahse konu işleme 06.10.2022 tarih ve sayılı dilekçesi ile itiraz ettiği, yapılan itirazlar neticesinde Belediyesi Encümeninin 26.10.2022 tarih ve sayılı kararı ile yapılan işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine ve yönetmeliklere uygun olduğu gerekçesiyle işlemlerin uygulamasının devam etmesi yönünde karar alındığı, parselasyon işlemleri tesis edilirken Devlet Su İşleri 9. Bölge Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü ve Kadastro
Müdürlüğü ile yazışmalar yapıldığı, parselasyon işlemine tabi tutulan tüm taşınmazlar bakımından %28 oranında DOP uygulandığı, parselasyon işlemi öncesinde sulu tarla statüsünde olan başvurana ait ada parsel numaralı ve 4.189,36 m² olan taşınmazın 1.173.02 m² DOP kesintisi yapılarak 3.016,34 m²’ye düşürüldüğü görülmektedir.
13. Anayasa’nın 35 inci maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13 üncü maddesinde ise; temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
13.1. Anayasa’nın 90 ıncı maddesi uyarınca uygun bulunan ve iç hukukun bir parçası haline gelen Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 nolu Ek Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 inci maddesinde de: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır.
Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü yer almaktadır.
13.2. Anayasa’nın 35 inci maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır (Anayasa Mahkemesi Kararı, Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013). Dolayısıyla malikin mülkünü kullanma, semerelerinden yararlanma ve mülkü üzerinde tasarruf etme yetkilerinden herhangi birinin sınırlanması, mülkiyet hakkına müdahale teşkil eder (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep
Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).
14. Anayasa’nın 13 üncü maddesinde “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca
Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
15. Anayasada mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş; bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13 üncü maddesinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (Anayasa Mahkemesi Kararı, Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017).
16. Parselasyon işlemleri imar planı doğrultusunda yapılan ve düzenleme sahasındaki taşınmazların hukuki statülerinde değişiklikler meydana getiren idari işlemlerdir. İdare burada elinde bulundurduğu kamu gücü sayesinde tek taraflı olarak ve muhatabın muvafakatinin önemi olmaksızın cebren işlem tesis etmektedir.
Parselasyon işlemlerinin bireysel idari işlem olmaları bu işlemlerin yetki, konu, sebep, amaç ve şekil unsurlarını taşımaları gerektiği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Parselasyon işlemlerinin yetkili olan belediye encümenince yapılmaması, dayanağı yani sebep unsuru olan imar planına aykırı olması, kamu yararını amaçlamaması, konu veya şekil unsurları açısından sakat olması halinde her idari işlem gibi iptalleri gündeme gelmektedir.
16.1. 3194 sayılı İmar Kanunuyla yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla, adı geçen Kanunun 7 nci ve 8 inci maddesiyle belirli nüfus kriterini aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiştir.
Aynı Kanunun 10 uncu maddesinde belediyelerin; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları hükmüne yer verilmek suretiyle belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içerisinde imar programını hazırlama zorunluluğu yüklenmiştir.
16.2. 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin birinci fıkrasında; imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleriyle, yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu kuralı yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun 19 uncu maddesinde ise imar planlarına uygun yapılan parselasyon planlarının belediye encümeninin onayı ile yürürlüğe gireceği ifade edilmektedir. Arazi ve
Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Belediye ve mücavir
alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir.” hükmü yer almaktadır.
16.3. Somut olay bakımından yapılan inceleme neticesinde, parselasyon işlemine dair kararların 3194 sayılı
İmar Kanununun 18 inci ve 19 uncu maddesi uyarınca yetkili makam olan Belediyesi Encümeni tarafından alındığı, başvurana 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci ve 19 uncu maddesi uyarınca otuz günlük askı süresi içinde itiraz hakkı olduğunun bildirildiği, başvuranın 06.10.2022 tarihinde ve süresi içinde itiraz ettiği, başvuranın itirazının Belediyesi Encümeninin 26.10.2022 tarih ve sayılı kararı ile reddedildiği, bu itibarla yetki ve şekil unsurları bakımından usûlüne uygun işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır.
17. Diğer taraftan, 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesinin başlıca amacı, imar planı ve mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılaşmaya elverişli imar parselleri elde edilmesini ve düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan, imar planında umumi hizmetlere ayrılan alanların kamulaştırmaya gerek olmaksızın ve karşılığının düzenleme sonrası oluşacak değer artışı yoluyla tanzimi marifetiyle bedelsiz olarak kamu eline geçmesini sağlamak suretiyle, düzenli ve sağlıklı bir yapılaşma ve kentleşmeyi gerçekleştirmektir.
Aynı hükmün ikinci fıkrasında, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalardan düzenleme ortaklık payı düşülebileceği ifade edilmektedir.
17.1. Düzenleme ortaklık payı, düzenleme alanındaki ve bölgedeki yaşayanların kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet ve kamu hizmet alanlarını elde etmek ve/veya düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında; düzenlemeye tâbi tutulan arazi ve arsaların, düzenlemeden önceki yüzölçümlerinden, imar planındaki kullanım kararlarına göre yüzde kırk beşe (%45)
kadar düşülebilen miktardır. Kanunda %45 şeklinde ifade edilen düzenleme ortaklık payı oranı tek ve birden fazla kez uygulanması fark etmeksizin düşürülebilecek azami oranı teşkil etmekle birlikte idare işlemini tesis ederken yapılacak parselasyon işlemleri bakımından takdir hakkını sınırsız kullanmamalı ve işlem tesis ederken orantılılık ve ölçülülük ilkelerine riayet etmelidir. Parselasyon işlemi mahiyetinde olan düzenleme ortaklık payının uygulanması için onaylı uygulama imar planına uygun olma, parselasyon işlemi yapılmasının zorunlu olması, DOP alanlarının umumi hizmet alanları için kullanılması, taşınmazda değer artışının meydana gelmesi, eşitlik ilkesinin bir yansıması olarak tüm parsellerden eşit oranda pay alınması gibi birtakım şartlara riayet edilmesi gerekmektedir.. Nitekim, bütün parsellerden eşit oranda DOP kesileceği yönündeki Danıştay Altıncı Dairesinin 28.09.1994 tarih ve E.1994/169, K.1994/3262 sayılı kararında, “Umumi hizmet alanlarının düzenleme sahası içinde kalan taşınmaz malların %35 kadar olan bölümünün, o saha içerisinde hesap edilen zaiyat miktarı oranında gayrimenkul sahiplerinden bir hizmet karşılığı olarak değer artışı da göz önünde bulundurulmak suretiyle ve herkesten eşit oranda bedelsiz alınması gerektiği yasal olarak öngörülmüş bulunduğundan, aksi yönde hükümler taşıyan idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.” şeklinde hüküm verilmiştir.
17.2. Anayasa Mahkemesi, düzenleme ortaklık payını ihtiva eden hükmün, mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesi ve Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla önüne gelen uyuşmazlıkta “İmar Yasası ile öngörülen uygulamanın temel işlev ve amacının, şehirlerin fiziksel konumunda süregelen, çarpık, düzensiz, sağlıksız
/
yapılaşmaları önlemek; sağlıklı, uygar ve çağdaş kentleşme koşullarını gerçekleştirmek olduğu ve söz konusu etkinliklerde kamu hizmeti ve dolayısıyla kamu yararı ön planda yer aldığına göre mülkiyet hakkının yasa ile sınırlanmasına olanak tanıyan koşulların oluştuğundan ve sosyal nitelik taşıyan mülkiyet hakkının toplum ve toplum yararı ile doğrudan ve yakından ilgili olması karşısında bu konuda bireyle toplum yararının karşılaştığı durumlarda toplum yararının üstün tutulması gerektiğinden” hareketle mülkiyet hakkını ihlal etmediği sonucuna varmıştır. (AYM, T.21.06.1990, E.1990/7, K.1990/11, www.corpus.com.tr, e.t.:12.07.2023)
17.3. Somut olayda, parselasyon işlemine tabi tutulan tüm taşınmazlar bakımından %28 oranında DOP uygulandığı, parselasyon işlemi öncesinde sulu tarla statüsünde olan başvurana ait ada parsel numaralı ve 4.189,36 m² olan taşınmazın 1.173.02 m² DOP kesintisi yapılarak 3.016,34 m²’ye düşürüldüğü görülmektedir. Bu itibarla, yasal mevzuatta azami %45 oranında yapılabileceği hüküm altına alınan düzenleme ortaklık payının, somut olayda başvuran hakkında %28 oranında uygulanması işleminde mevzuata aykırılık tespit edilememiştir. Nitekim başvuranın taşınmazı ile birlikte on bir parsel hakkında uygulandığı ve tüm taşınmazlar bakımından %28 oranında DOP uygulandığı ifade edilmiştir.
18. Öte yandan, başvurana ait ada parsel numaralı taşınmazın sulu tarla statüsündeyken yapılan imar uygulaması neticesinde arsaya dönüştürüldüğü görülmektedir. Tarlanın arsaya dönüştürülmesi üzerine düzenleme ortaklık payı kesildiği, bununla birlikte statünün değişmesi ile değerinin arttığı anlaşılmaktadır.
19. Tarım arazilerinin imar uygulaması ile arsaya dönüştürülmesi hukuken mümkün olmakla beraber bu araziler bakımından parselasyon işlemleri yapılırken ilgili idarelerin izninin alınması gerekmektedir.
19.1. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, başvuru konusu taşınmaz üzerinde parselasyon işlemleri tesis edilirken başvuru konusu idari işlemi tesis eden Belediye Başkanlığı tarafından Elazığ
Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden ilave imar planı çalışmaları yapılmasında sakınca olup olmadığının sorulduğu, Elazığ Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 06.09.2022 tarih ve sayılı yazısında konu ile ilgili olarak daha önce Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım
Reformu Genel Müdürlüğünden görüş sorulduğunun ifade edildiği, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım
Reformu Genel Müdürlüğünün 22.04.2020 tarih ve sayılı yazısında
04.10.2016 tarih ve sayılı yazıları ile verilen tarım dışı amaçlı arazi
kullanım izninin geçerli olduğu ve bu alanın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun 3/(i) bendinde tanımlanan tarım dışı alanlar olarak değerlendirilmesi gerektiği açıklamalarına yer verildiği görülmektedir.
19.2. Benzer şekilde, 22.09.2016 tarihli Arazi Değerlendirme Komisyonu Etüt Raporunda tarım dışı amaçlı kullanım izni verilmesinin uygun görüldüğü; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl
Müdürlüğü, Devlet Su İşleri 9. Bölge Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü 8. Bölge
Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü ve Türkiye Elektrik
İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü ile gerekli yazışmaların yapıldığı anlaşılmaktadır.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarenin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun davrandığı; ancak, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan sonra tesis edeceği işlemlerde bu ilkelere uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Elazığ İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve YAZIKONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi