ÖZET: Başvuran, Denizli ili Buldan ilçesinde tapuda üzüm bağı olarak kayıtlı 8.139 m² büyüklüğündeki taşınmazının 250 m²’lik kısmına bağ/bakıcı evi yapılması için izin talep etmiştir. Ancak, Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede, arazinin 265 adet zeytin ağacı ile kaplı olduğu tespit edilmiştir. Başvuran, zeytin ağaçlarının kesilmeden bu alana ev inşa edilebileceğini savunarak itirazda bulunmuş, fakat Tarım ve Orman Bakanlığı, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi gereği bu talebi reddetmiştir.

İdare, zeytinlik sahalarının daraltılamayacağı ve mevcut zeytin ağaçlarının kesilmesine izin verilmeyeceği yönündeki mevzuat hükümlerine atıfta bulunarak, başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, benzer durumlarda yapılan değerlendirmelerde de zeytinlik alanlarının korunmasına yönelik uygulamaların devam ettiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesi yönünde karar verilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olarak reddedildiğini ve idarenin iyi yönetim ilkelerine genel olarak uyduğunu, ancak karara itiraz yollarının belirtilmediğini tespit etmiştir. Bu durum, idarenin şeffaflık ilkesine tam olarak uymadığını göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/1811-S.22.2747

BAŞVURU NO : 2021/14015

KARAR TARİHİ : 09/02/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Bağ/bakıcı evi yapılmasına izin verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 20/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, Denizli ili Buldan ilçesi Cumhuriyet mahallesi ada parsel ve 8.139 m² tapuda adına kayıtlı üzüm bağı vasfında olan taşınmazına yaklaşık iki yıl önce kendi imkanlarıyla zeytin fidanları diktiğini, söz konusu arazinin yaklaşık 250 m²’lik köşesini tamamen boş bıraktığını, bu hususun Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkili personeli tarafından yerinde tespit edildiğini ve ekli dokümanlarda görüldüğünü, boş bırakılan 250 m² alanın 75 m²’lik kısmında bağ/bakıcı evi yapmak için başlatmış olduğu izin alma sürecinin Denizli Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından olumsuz olarak cevaplandığını, ilgili cevaba Tarım ve Orman

Bakanlığına itirazda bulunduğunu, Bakanlık tarafından da 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve

Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri gereğince olumsuz cevap verildiğini, ancak tümüyle boş olan 250 m² alanın sadece 75 m²’sine bağ/bakıcı evi yaparken mevcut zeytin fidanlarının kesilmesinin ya da zeytinlik kısmın daraltılmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle 3573 sayılı

Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Zeytincilik sahaları daraltılamaz.” hükmüne aykırılık teşkil etmediğini, 3573 sayılı Kanunun zeytin dikili tüm arazileri kapsadığını, kapama ya da karma dikimlerin yapıldığı bahçelere yönelik bir ayırım bulunmadığını, Mülga Tarımsal Üretim ve

Geliştirme Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatında “Orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan, zeytinlik saha olarak tanımlanmakta, tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.” ifadeleri ile de durumun teyit edildiğini, bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin ağacının bulunduğu alanın zeytinlik saha olarak tanımlandığını, ancak 3573 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuatta kapama ve karma bahçe ayrımı olmamasına rağmen ilgili Genel Müdürlük tarafından kapama bahçe ifadesinin kullanıldığını, itirazı üzerine verilen Kararın mevzuat dayanağı ve hukuki geçerliliği bulunmadığını, Tarım ve Orman

Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün kendi durumuyla birebir örtüşen Bursa İli Karacabey ilçesindeki somut olay için Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu görüşte 0,74 Ha (7,4 da =

7.400 metrekare) alanda 130 zeytin ağacının bulunması sebebi ile dekarda 17,56 ağaç ile 10 ağaçtan fazla

zeytin ağacı bulunan arazinin ilgili mevzuata göre zeytinlik saha olarak değerlendirildiğinin belirtildiğini, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünün ilgili yazısında “… mevcut zeytin ağaçlarının kesilmemesi veya sökülmemesi kaydı ve zeytin ağaçlarının olmadığı alanın kullanılması şartıyla ….” ifadeleri ile bağ/bakıcı evi yapılmasına izin verildiğini, uygun görüşün verildiği ilgili tarihten bu yana mevzuatta herhangi bir değişikliğin olmadığını, tapu senedi suretinde üzüm bağı niteliğinde 0,81 ha büyüklüğündeki taşınmazında 3573 sayılı Kanuna aykırı olarak herhangi bir işlem yapmadığını, arazideki zeytinlik alanı daraltmayacağını, tam tersine yaklaşık 2 yıl önce bomboş olan araziye zeytin fidanı dikerek zeytin bahçesi oluşturduğunu belirterek mevcut zeytin ağaçlarının kesilmemesi veya sökülmemesi kaydı ile 250 m² alanın 75 m²’lik kısmına bağ/bakıcı evi yapmasına ilişkin lehine karar vermesinin sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 17/09/2021 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen

Tarım ve Orman Bakanlığının sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20 nci maddesine göre zeytinlik sahaların korunmasının ve bu sahaların daraltılmamasının esas olduğu, 2.2. Ülkenin zirai gelişimi, tarımla uğraşan özellikle köyde yaşayan vatandaşlara ek gelir oluşması, elde edilen ürünlerin katma değerinin yüksek olması sebebiyle zeytin ve zeytinliklerin Kanunla korunduğu, gerek Kanunun dili gerekse yıllar içerisinde yerleşen istikrar bulmuş uygulamalar ile de bu durumun devam ettiği; bu bağlamda, tapuda zeytinlik olarak tescil edilen taşınmazların tür ve vasıf değişikliğine imkan bulunmadığı gibi, tapu vasfı başka olan (tarla, bağ, arsa) taşınmazlarda zeytin, zeytin bahçesi olduğu tespit edilmesi halinde bu sahaların aynı önem ve katılıkla korunduğu, 2.3. Zeytinlik sahalarda verilecek izinlerin Kanunun 20 nci maddesinde düzenlendiği, verilecek iznin zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine engel olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılarak karar verildiği; bu itibarla Denizli İli, Buldan İlçesi, Cumhuriyet Mahallesinde kayıtlı ada, parsel numaralı üzüm bağı vasıflı araziye bağ evi yapılması talebi anılan Kanunun 20 nci maddesinde yer alan

“Zeytincilik sahaları daraltılamaz.” hükmü gereği uygun görülmediği, 2.4. Bakanlık Mülga Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatının 4 üncü alt sırasında; “Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.” şeklinde düzenleme yer almakta olup Talimat da yer alan bu madde çerçevesinde tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan alanlarda da 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı, 2.5. Bahse konu arazinin tapu vasfı her ne kadar “üzüm bağı” olsa da Denizli Tarım ve Orman İl

Müdürlüğünün teknik elemanlarınca 04/03/2021 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde, 8.139 m² büyüklüğündeki parsel üzerinde “Nizama uygun dikilmiş 3-4 yaşlarında 265 adet zeytin ağacı tespit edilmiştir.” şeklinde tutanak tutulduğu, bilindiği üzere kapama meyve bahçeleri, arazi üzerinde sadece bir meyve türüne ait ağaçların bulunduğu bahçeler olduğu, yerinde tespit sonucu hazırlanan tutanakta arazinin kapama zeytin bahçesi olduğunun doğrulandığı, Kanunda kapama ya da karma dikimlerin yapılmasına yönelik bir ayrım bulunmadığı, ancak kapama zeytinlik ifadesinin, vasfı zeytinlik olmayan

bu arazinin tamamının zeytin ağaçları ile kaplı olduğuna, sahada bütünlük hakim olduğuna vurgu yapmak amacıyla kullanıldığı, 2.6. Başvuran kendi durumu ile birebir örtüştüğünü belirttiği Bursa İli, Karacabey İlçesinde tarla vasıflı arazide bakıcı evi yapılması talebi ile ilgili olarak, yine yerinde yapılan tespit neticesinde sahada 130 adet zeytin ağacı, 17 adet elma ağacı, 28 adet armut ağacı, 11 adet incir ağacı ve 5 adet ceviz ağacı bulunduğunun tespit edildiği, Bakanlık Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce zeytinlik olarak bir bütünlük mevcut olmadığı değerlendirilerek zeytin ağaçlarının bulunduğu kısımda Kanunun “Zeytincilik sahaları daraltılamaz.” hükmü gereği zeytin ağaçlarının kesilmemesi veya sökülmemesi şartı ile diğer ağaçların bulunduğu bölümde 5403 sayılı Kanun çerçevesinde işlem yapılması gerektiğinin Bakanlık Tarım

Reformu Genel Müdürlüğüne bildirildiği, anılan Genel Müdürlüğün de mevzuat çerçevesinde yaptığı değerlendirme neticesinde sahada 75 m²’lik bakıcı evi yapımına izin verildiği, verilen iznin 3573 sayılı

Kanun kapsamında olmadığı, 2.7. Bakanlık aleyhine Ankara 5. İdare Mahkemesine uygulama Talimatında yer alan “Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.” düzenlemenin çıkarılmasına ilişkin başvuru yapıldığı, ancak elverişli alanlarda zeytinliklerin kurulması ve mevcut ürün miktarı ve kalitesinin yükseltilmesi amacıyla yürürlüğe konulmuş olan Kanun ve

Yönetmeliğin, özellikle Kanunun zeytinlik alanlarını korumaya, iyileştirmeye ve yeni zeytinlik alanlar kurmaya yönelik hükümlerinin lafzına ve ruhuna uygun olan anılan Talimat yazısının 3 üncü paragrafının

4 üncü alt sırasında bulunan düzenlemenin yazıdan çıkarılması için yapılan başvurunun reddine yönelik

dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın, usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın onandığı, 2.8. Sonuç itibariyle, söz konusu sahada nizama uygun dikilmiş 3-4 yaşlarında 265 adet ağaç olması sebebiyle sahada bağ/bakıcı evi yapılması ile ilgili talep, 3573 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık teşkil edeceğinden uygun görülmemiş olup benzer konularda oluşan sorunların çözümüne yönelik uygulama talimatı çalışmalarının devam ettiği, 3573 sayılı Kanun niteliği itibariyle sadece zeytinleri koruduğu için son derece özel bir kanun olduğu, bu sebeple 5403 sayılı Kanun ya da diğer kanunların 3573 sayılı

Kanunla çatışması durumunda 3573 sayılı Kanun hükümlerine göre hareket edilmesinin yerinde olacağının değerlendirildiği ifade edilmiştir.

3. Kurumumuz 22/11/2021 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen

Tarım ve Orman Bakanlığının sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce 04/03/2021 tarihinde Denizli İli Buldan İlçesi Cumhuriyet

Mahallesinde tapuda adına kayıtlı üzüm bağı vasfında olan ada parsel ve 8.139 m² büyüklüğündeki taşınmazda yerinde yapılan inceleme neticesinde, parselde nizama uygun olarak dikilmiş 3-4 yaşlarında 265 adet zeytin ağacı tespit edildiği, Bakanlık Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce Tapu

Kadastro Genel Müdürlüğünün web tabanlı “Parsel Sorgu Uygulaması” üzerinden ve Google Earth programı uydu görüntüleri üzerinden yapılan tespitte parselde bulunan zeytin ağaçlarının söküldüğü, söküm işleminin yerinde tespit işleminin yapıldığı tarihten sonra gerçekleştiği anlaşıldığı, bu tespite ilişkin ekran görüntülerinin ekte gönderildiği, teknik ekibe tekrar yerinde tespit yapılması hususunun

Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne talimatlandırılacağı, gelecek tespit raporunun ayrıca iletileceği,

3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun gereği zeytinlik

sahalarda bulunan zeytin ağaçlarının İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin alınmadan sökülmesi durumunda 2021 yılı için geçerli 208 TL/ağaç idari para cezası uygulandığı,

3.2. Başvuranın emsal gösterdiği tapu kayıtlarında vasfı zeytinlik olarak yazmayan Bursa İli, Karacabey

İlçesi numaralı parseldeki gibi başka tür meyve ağaçlarının dikili olması durumunda (karışık meyve bahçelerinde) tarımsal kullanım bütünlüğüne bakılarak değerlendirme yapıldığı, bahse konu 8.139 m² taşınmazda boş olduğu belirtilen 250 m² kısmının ayrı tutularak değerlendirme yapılmasının uygun olmadığı, tapu vasfı zeytinlik olan tarım arazilerinde başka meyve ağaçları dikili olsa dahi bağ evi yapımına izin verilmeyeceği, tapu vasfı zeytinlik olmayan arazilerde arazinin zeytin dikili olmayan ve ekonomik anlamda yetiştiricilik yapılabilecek şekilde diğer meyve ağaçları bulunan kısımlarının kullanılması konusunun 5403 sayılı Kanun mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, 3.3. Başvuran kendi durumu ile birebir örtüştüğünü belirttiği Bursa İli, Karacabey İlçesinde tarla vasıflı arazide bakıcı evi yapılması talebi ile ilgili olarak, yine yerinde yapılan tespit neticesinde sahada 130 adet zeytin ağacı, 17 adet elma ağacı, 28 adet armut ağacı, 11 adet incir ağacı ve 5 adet ceviz ağacı bulunduğunun tespit edildiği, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yapılan değerlendirme neticesinde, zeytinlik olarak bir bütünlük mevcut olmadığı değerlendirilerek zeytin ağaçlarının bulunduğu kısımda

Kanunun “Zeytincilik sahaları daraltılamaz.” hükmü gereği zeytin ağaçlarının kesilmemesi veya sökülmemesi şartı ile diğer ağaçların bulunduğu bölümde 5403 sayılı Kanun çerçevesinde işlem yapılması gerektiğinin Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne bildirildiği, anılan Genel Müdürlüğün de mevzuat çerçevesinde yaptığı değerlendirme neticesinde sahada 75 m²’lik bakıcı evi yapımına izin verildiği, verilen iznin 3573 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, 3.4. Bakanlık Mülga Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatının 4. alt sırasında “Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da mezkur Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.” şeklinde düzenleme yer almakta olup Bursa ili, Karacabey ilçesindeki 7.400 m² yüzölçümlü arazide Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün teknik elemanları tarafından mahallinde yapılan inceleme neticesinde 130 adet zeytin ağacına ilaveten 17 adet elma ağacı,

28 adet armut ağacı, 11 adet incir ağacı, 5 adet ceviz ağacı bulunduğunun tespit edildiğinin bildirildiği,

Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde de zeytin ağaçlarının kesilmemesi veya sökülmemesi şartıyla bakıcı evi talebinin kendi mevzuatları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’ne bildirildiği, 3.5. Üzerinde zeytin ağacı bulunmayan tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım

Kanunu hükümlerinin geçerli olduğu, bu Kanun kapsamında izin şartları yerine getirilerek tesis edilmiş bir yapının (bağ evinin) bulunduğu araziye sonradan zeytin dikilmek suretiyle bu tarım arazisinin 3573 sayılı Kanun kapsamına girmesi durumunda bahse konu bağ evi 3573 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmeyeceği, 3.6. Konu ile ilgili olarak benzer şekilde 2020 yılında Çanakkale ili, Ezine ilçesi, Koçali köyü sınırları içerisinde bulunan ada parsel numaralı 3,7 hektar yüzölçümlü tarla vasıflı araziye tarımsal amaçlı depo ve bağ evi yapılması talebinin, İl Müdürlüğünün yerinde yaptığı tespit ve değerlendirme neticesinde hazırlanan etüt raporunda arazi içerisinde 1-2 yaşlarında 5’e 5 dikilmiş zeytin ağaçları olduğu, fiili olarak kapama bahçe niteliğinde olduğu ve arazinin sulu dikili tarım zeytinlik olarak sınıflandırıldığı belirtilerek uygun görülmediği, 3.7. 3573 sayılı Kanun’da herhangi bir yasa değişikliği yapılmadan şikâyet konusu talebin çözümünün mümkün görülmediği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. …”, 4.3. “Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması” başlıklı 45 inci maddesinde; “Devlet, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.

Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.”, 4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

…”, 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun, 6.1. 17. maddesinde; “Devlet, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar.

Zeytinlik bölgelerin il veya ilçelerinde zeytin hastalık ve zararlıları ile mücadele amacı ile 1580 sayılı

Kanun hükümleri dairesinde birlikler kurulur. Zararlılarla mücadelede Devlet birliklere gerekli araç, gereç ve finans kaynaklarını sağlar ve bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yeterli eleman görevlendirilir. Ürünün elde edilmesinden sonra üretici, birlikçe tespit edilecek payına isabet eden mücadele giderini öder. Ödemeyen üreticiden amme alacağının tahsiline dair usul ve esaslarla bu pay birlikçe tahsil edilir.

(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/98 md.) Yukarıdaki fıkra gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on

Türk Lirası idarî para cezası verilir.”, 6.2. 20. maddesinde; “… (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/99 md.) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez.

Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.

Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.”, 7. 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zeytinciliğin Islahı Ve

Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’in, 7.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmelik; ekolojik yönden uygun bölgelerde ve zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak, mevcut zeytinliklerde ürünün miktar ve kalitesini yükseltmek ve maliyeti düşürmek, birim alandaki verimi artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin işletmelerindeki teknolojik yapıyı günün koşullarına uygun hale getirmek üzere gerekli teknik, ekonomik, ticari ve sosyal tedbir ve organizasyonları sağlamak amacı ile hazırlanmıştır.”, 7.2. “ Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri ile orman sınırları dışında olup da 17.10.1983 tarih ve 2924 Sayılı Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıkların Bakanlıkça tespiti, haritalandırılası, dağıtımı ve buralarda yeni zeytinlikler kurulması, mahsuldar zeytinliklerin bakımı ve muhafazası, zeytin ürününün değerlendirilmesi ile ilgili her türlü tesisin kurulması ve işletilmesi ile ilgili tedbirleri, teşvik ve yatırım esaslarını kapsar.”,

7.3. “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen :

… Zeytinlik Saha: Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin

Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan,” 8. Mülga Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı

Talimatında; “… Bakanlığımız Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce; Orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan, zeytinlik saha olarak tanımlanmaktadır. …

Tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. …” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan , 1 no.lu parafgafta ayrıntılı açıklandığı üzere, Denizli ili Buldan ilçesi Cumhuriyet mahallesinde tapuda adına kayıtlı üzüm bağı vasfında olan ada parsel ve 8.139 m² büyüklüğündeki taşınmazda boş bırakılan 250 m² alanın 75 m²’lik kısmına bağ/bakıcı evi yapmasına izin verilmesinin sağlanmasını talep etmektedir.

11. Başvuranın, 11/02/2021 tarihinde başvuru konusuna ilişkin Buldan Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğu, Belediye Başkanlığı tarafından Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden görüş istendiği, bu kapsamda 09/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “… Denizli Valiliği İl Tarım ve Orman

Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda söz konusu taşınmaz üzerine nizama uygun dikilmiş 3-4 yaşlarında 265 adet zeytin ağacı tespit edildiği, arazi büyüklüğü ve zeytin ağacı sayısı dikkate alındığında taşınmazın 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun kapsamında olan yerlerden olduğunu gördüklerinden taşınmaz üzerine bağ evi yapma talebinizi uygun görmediklerini

…” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.

12. Başvuranın, 05/04/2021 tarihinde Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne ilgili görüş yazısına istinaden başvuruda bulunduğu, bu kapsamda 26/05/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “…

3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20 nci maddesinde

‘Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10 unu geçemez. …’ hükmü yer almakladır. Bakanlığımız Mülga Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 8.6.2011 tarihli ve

12311 sayılı Talimatında belirtildiği üzere orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10

adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan, zeytinlik saha olarak tanımlanmakta, tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeylin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmekledir. İl

Müdürlüğünüz teknik personeli tarafından mahallinde yapılan inceleme neticesinde hazırlanmış olan tutanakta ‘Söz konusu parselde nizama uygun dikilmiş, 3-4 yaşlarında 265 adet zeytin ağacı tespit edilmiştir.’ ifadesi yer almakladır. Kapama zeytin bahçesi niteliğinde olan bahse konu parselde bağ evi kurulmasına yönelik talep, 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ‘Zeytincilik sahaları daraltılamaz.’ hükmüne aykırılık teşkil edeceğinden uygun görülmemiştir. …” şekilde talebin reddedildiği görülmüştür.

13. Bilindiği üzere, Anayasa’nın 45 inci maddesinde, Devletin, tarım arazileri ile çayır ve mer’aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştıracağı hükme bağlanmıştır. Benzer şekilde, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanununun 17 nci maddesinde, Devletin, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlayacağı ifade edilmiştir.

14. 03/04/1996 tarihli ve 22600 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin

Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik’in, ekolojik yönden uygun bölgelerde ve zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak, mevcut zeytinliklerde ürünün miktar ve kalitesini yükseltmek ve maliyeti düşürmek, birim alandaki verimi artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin işletmelerindeki teknolojik yapıyı günün koşullarına uygun hale getirmek üzere gerekli teknik, ekonomik, ticari ve sosyal tedbir ve organizasyonları sağlamak amacı ile hazırlandığı; ayrıca Yönetmelik’in orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve

harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıkların Bakanlıkça tespiti, haritalandırılması, dağıtımı ve buralarda yeni zeytinlikler kurulması, mahsuldar zeytinliklerin bakımı ve muhafazası, zeytin ürününün değerlendirilmesi ile ilgili her türlü tesisin kurulması ve işletilmesi ile ilgili tedbirleri, teşvik ve yatırım esaslarını kapsayacağı belirlenmiştir.

15. Öte yandan, Yönetmelik’te zeytinlik sahanın, orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, Mülga Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatında; Bakanlık Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünce, orman sınırları dışında kalan ve bir dekar alanda en az 10 adet kültür çeşidi veya yabani zeytin bitkisinin bulunduğu alan, zeytinlik saha olarak tanımlandığı, tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan ve tapu vasfı zeytinlik olan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunmayan alanlarda da adı geçen kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

16. Bu bağlamda, Kanunun 20 nci maddesinde, zeytincilik sahalarının daraltılamayacağı, ancak belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemeyeceği, bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabi olduğu, bu iznin verilmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınacağı, bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemeyeceği ve sökülemeyeceği, izinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verileceği düzenlenmiştir.

17. 10/12/2009 tarihli ve 5929 sayılı Kanunla katılmamız uygun bulunan ve 20/02/2010 tarihli ve 27499 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması’nın 1.

maddesinde; sözleşmenin genel amacının, dünya zeytin yetiştiriciliğinin entegre ve sürdürülebilir gelişimi için uluslararası işbirliğini güçlendirmek, ürün kalitesini iyileştirmek ve buna dikkati çekmek için gösterilen çabalar ve atılan adımları ilerletmek, bilhassa çevrenin korunması ve muhafaza edilmesi maksadıyla zeytincilik ve çevre arasındaki etkileşimi iyileştirmek için gösterilen çabalar ve atılan adımları ilerletmek, zeytin ağaçlarının genetik kaynaklarının muhafaza edilmesi için faaliyetler yürütmek olduğu belirtildikten sonra; 34. maddesinde; üyelerin, zeytin ve zeytinyağı üretiminin tüm aşamalarında çevresel ve ekolojik hususlara gereken önemi vereceği ve Üyeler Konseyi tarafından bu alanda karşılaşılan herhangi bir problemin iyileştirilmesi veya çözülmesi için gerekli addedilen faaliyetleri yürütmeyi üstleneceği vurgulanmıştır.

18. Başvuranın, Denizli ili Buldan ilçesi Cumhuriyet mahallesi ada parsel 8.139,73 m² büyüklüğündeki üzüm bağı vasıflı taşınmazın tam hissedarı olduğu, bu kapsamda Mülga Tarımsal Üretim

Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatı gereği, tapu vasfı zeytinlik olmayan ancak üzerinde zeytin ağaçları bulunan alanlarda da 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında başvuruya konu taşınmazın zeytinlik saha olarak değerlendirileceği anlaşılmıştır.

19. Başvuranın emsal gösterdiği Bursa ili, Karacabey ilçesi parsel 7.400 m² yüzölçümlü tarla vasıflı arazide yerinde yapılan tespit neticesinde, 130 adet zeytin ağacı, 17 adet elma ağacı, 28 adet armut ağacı,

11 adet incir ağacı ve 5 adet ceviz ağacı bulunduğu, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yapılan

değerlendirme neticesinde zeytinlik olarak bir bütünlük mevcut olmadığının belirtildiği, zeytin ağaçlarının bulunduğu kısımda Kanunun zeytincilik sahalarının daraltılamayacağı hükmü gereği zeytin ağaçlarının kesilmemesi/sökülmemesi şartı ile diğer ağaçların bulunduğu bölümde 5403 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinin Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne bildirildiği, anılan Genel Müdürlük tarafından mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde taşınmazda 75 m²’lik bakıcı evi yapımına izin verildiği, verilen iznin 3573 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, söz konusu sahada olduğu gibi karışık meyve bahçelerinde tarımsal kullanım bütünlüğüne bakılarak değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, Denizli ili Buldan ilçesi Cumhuriyet mahallesi ada parsel 8.139,73 m² yüzölçümlü üzüm bağı vasıflı arazide, Denizli İl Tarım Müdürlüğünce 04/03/2021 tarihinde yerinde yapılan inceleme neticesinde parsel üzerinde “Nizama uygun dikilmiş 3-4 yaşlarında 265 adet zeytin ağacı tespit edilmiştir.” şeklinde tutanak tutulduğu, arazinin boş bırakılan 250 m²’lik kısmının ayrı tutularak değerlendirilemeyeceği, yine başvuru konusuna benzer şekilde Çanakkale ili, Ezine ilçesi, Koçali köyü sınırları içerisinde bulunan ada parsel numaralı 3,7 hektar yüzölçümlü tarla vasıflı araziye tarımsal amaçlı depo ve bağ evi yapılması talebinin İl Müdürlüğünün yerinde yaptığı tespit ve değerlendirme neticesinde hazırlanan etüt raporunda arazi içerisinde 1-2 yaşlarında 5’e 5 dikilmiş zeytin ağaçları olduğu, fiili olarak kapama bahçe niteliğinde olduğu ve arazinin sulu dikili tarım zeytinlik olarak sınıflandırıldığı gerekçesiyle uygun görülmediği anlaşılmıştır.

20. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, tapu vasfı zeytinlik olan tarım arazilerinde başka meyve ağaçları dikili olsa dahi bağ evi yapımına izin verilmeyeceği, tapu vasfı zeytinlik olmayan arazilerde arazinin zeytin dikili olmayan ve ekonomik anlamda yetiştiricilik yapılabilecek şekilde diğer meyve ağaçları bulunan kısımlarının kullanılması konusunun 5403 sayılı Kanun mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, üzerinde zeytin ağacı bulunmayan tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak

Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu hükümlerinin geçerli olduğu, bu Kanun kapsamında izin şartları yerine getirilerek tesis edilmiş bir yapının bulunduğu araziye sonradan zeytin dikilmek suretiyle tarım arazisinin 3573 sayılı Kanun kapsamına girmesi durumunda bahse konu bağ evinin 3573 sayılı Kanuna aykırılık teşkil etmeyeceği hususları ifade edilerek öncesinde yapılan yapının zeytinlik sahalarının daraltılmasına mahal vermediği değerlendirilmiştir.

21. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya ile birlikte somut olaya bakılarak, Denizli ili Buldan ilçesi Cumhuriyet mahallesi ada parsel 8.139,73 m² yüzölçümlü üzüm bağı vasıflı arazinin boş bırakılan 250 m² kısmında 75 m²’lik bağ/bakıcı evi yapılmasına izin verilmesi talebi incelendiğinde, ilgili arazi üzüm bağı vasıflı olmasına rağmen Mülga

Tarımsal Üretim Genel Müdürlüğünün 08/06/2011 tarihli ve 12311 sayılı Talimatı gereği zeytinlik saha olarak 3573 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 3573 sayılı Kanun hükümlerinin yalnızca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan zeytinliklerde uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Kanunun özellikle 17/1 hükmü çerçevesinde mevcut ve potansiyeli bulunan tüm zeytinlik sahalar için uygulanacağı, bu doğrultuda, zeytinliklerin korunmasının ve amaç dışı kullanılması ile tahribinin önlenmesinin kamu idarelerinin görevi olduğu, bu alanların kullanımına ilişkin şartların Kanun ile saptanması gerektiği, zeytinlik alanlarda faaliyetlerin Tarım ve Orman Bakanlığı direktifi altında yürütüleceği, nitekim Yönetmeliğin 1 inci maddesinde de, Kanunun yöneldiği amaca uygun olarak

Yönetmeliğin ekolojik yönden uygun bölgelerde ve zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak, mevcut zeytinliklerde ürünün miktar ve kalitesini yükseltmek ve maliyeti düşürmek, birim alandaki verimi artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin işletmelerindeki teknolojik yapıyı günün koşullarına uygun hale getirmek üzere gerekli teknik, ekonomik, ticari ve sosyal tedbir ve organizasyonları sağlamak amacı ile hazırlandığı; bu bağlamda, ilgili Kanunun 20 inci maddesinde zeytincilik sahaların daraltılamayacağının açıkça düzenlendiği, başvuruya konu arazinin kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğu, boş bırakılan 250 m² alanın ayrı tutularak değerlendirilmesinin mümkün

olmadığı, arazinin genelindeki tarımsal bütünlüğe bakıldığı, ilgili alanın ayrı düşünülmesi halinde zeytinlik sahalarında ağaçların kesilmesi/sökülmesi suretiyle bağ/bakıcı evi vb. yapılar yapılması durumlarının oluşabileceği; başvuruya konu taşınmaza ilişkin olarak Tarım ve Orman Bakanlığının Tapu

Kadastro Genel Müdürlüğünün web tabanlı “Parsel Sorgu Uygulaması” üzerinden ve Google Earth programı uydu görüntüleri üzerinden yapılan tespitte parselde bulunan zeytin ağaçlarının söküldüğünün ve söküm işleminin yerinde tespit işleminin yapıldığı tarihten sonra gerçekleştiğinin ilgili İdare tarafından belirtildiği, ayrıca yerinde tespit yapılmasına ilişkin Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün talimatlandırılacağının ifade edildiği, 3573 sayılı Kanun gereği zeytinlik sahalarda bulunan zeytin ağaçlarının İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden izin alınmadan sökülmesi durumunda 2021 yılı için geçerli 208 TL/ağaç idari para cezası uygulanacağı dikkate alındığında zeytinlik sahaların 20/02/2010 tarihli ve 27499 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2005 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin

Anlaşması, 3573 sayılı Kanun, Yönetmelik ve Talimat ile korunduğu anlaşılmış olup başvuranın talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Denizli İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi