|
ÖZET: Başvuran, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklediği Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı çerçevesinde Hakkari’de gerçekleştirdiği koyunculuk projesi için yatırdığı nakdi teminatın iadesini talep etmiştir. Başvuru, 16 Ocak 2022 tarihinde yapılmış olup, teminatın iadesi için gerekli belgelerin sunulmasına rağmen, Bakanlık tarafından gerekli işlemlerin yapılmadığı belirtilmiştir. İlgili kurum, başvuruya verdiği yanıtta, teminatın iade edilmesine engel bir durum olmadığını ifade etmesine rağmen, Ziraat Bankası’ndaki hesap bakiyesinin yetersiz olduğunu bildirmiştir. Başvuran, bu nedenle Hakkari İcra Müdürlüğü’nde icra takibi başlatmış, ancak kurum itirazda bulunmuştur.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 9 Mart 2022 tarihli cevabi yazısında, Hakkari İcra Dairesi’ndeki dosya üzerinden ödemenin yapılmadığını ve gerekli işlemlerin başlatılacağını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, idarenin mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve bunun hukuka aykırı olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, başvurunun kabul edilmesine ve alacağın en kısa sürede ödenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. İdare, bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmekle yükümlüdür. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/7393-S.22.11339
BAŞVURU NO : 2022/835
KARAR TARİHİ : 08/06/2022
TAVSİYE KARARI
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ERSİN KUŞ,TCKN:
Adres
BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın nakdi teminat bedelinin ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/01/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza adına başvuruda bulunan Av. , Tarım ve Orman
Bakanlığının desteklemiş olduğu Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 9. Etap
Ekonomik Yatırımlar kapsamında Hakkari ilçesine bağlı köyünde yapılan numaralı ve koyunculuk konulu kalkınma projesinin sözleşmede belirtilen usullere uygun olarak tamamlandığını, söz konusu projeye başvuru sürecinde 04/05/2015 tarihinde Kurumun hesabına TL nakdi teminat bedeli yatırıldığını, projeye ilişkin numaralı Tebliğname’nin 35 inci maddesinde, nihai raporun onaylanmasını ve son ödemenin gerçekleşmesini takiben yatırımcının SGK prim borcu ile vadesi geçmiş vergi borcu olmadığına dair ilgili kurumlardan aldığı belgeler ile birlikte İl Müdürlüğüne müracaatı halinde teminat mektubunun veya hesaba yatırılan tutarın iade edileceğinin belirtildiğini, 17/12/2018 tarihinde Kuruma teminatın iadesi için başvurulduğunu, Kurum’un 20/12/2018 tarihli ve Nakdi Teminat İadesi konulu cevabi yazısında teminatın yatırımcıya iade edilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığı ve nakdi teminat bedelinin Ziraat
Bankası hesabına yatırılması gerektiğinin bildirildiğini, Kurum tarafından verilen yazı ile Ziraat Bankasına başvuruda bulunduğunu, ancak banka yetkililerince Kurumun hesabında para olmadığının belirtildiğini, Kurumun teminatın iadesi konulu yazısına istinaden 10/05/2019 tarihinde Ziraat Bankası Şubesine başvurulduğunu, Ziraat Bankasının 13/05/2019 tarihli cevabi yazısında Kurumun hesap bakiyesinin
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
yetersiz olması sebebiyle işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin belirtildiğini, nakdi teminat bedeli için
Hakkari İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak Kurum tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraza karşı Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada icra takibinin devamına karar verildiğini, mahkemece verilen karar sonrasında Hakkari İcra Dairesinde daha önce başlatılan sayılı dosya üzerinden ilamlı icra ödeme emrinin Kuruma tebliğ edildiğini, Kurum tarafından icranın geri bırakılması talebinde bulunulmadığını, ayrıca herhangi bir ödeme de yapılmadığını, nakdi teminat bedelinin bugün itibariyle TL civarında olduğunu belirterek Hakkari İcra Müdürlüğünün E.
sayılı dosya kapak hesabı esas alınmak suretiyle ödemenin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 07/02/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/03/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Hakkari İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 8/3/2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde yer alan
Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2/3/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile “Hakkari Asliye Hukuk
Mahkemesinin 6/4/2021 tarihli ve sayılı gerekçeli kararı ekte gönderilmiş olup; 22/8/2021 tarihinde istinaf edildiği için kesinleşmemiştir. Hakkari İcra Dairesinin Esas sayılı dosyasına ilişkin yapılan istinaf başvurusunda tehir-i icra kararı alınmadığı, başvuruya konu olan nakdi teminat bedelinin, dosya nezdinde ödenmediğinin anlaşıldığı, Banka tarafından İl Müdürlüğüne verilen cevap esas alındığında; Kurum hesabında yeterli bakiye olmaması sebebiyle ödemenin yapılmadığı, başvuru dilekçesine Hakkari İl Müdürlüğünce verilmiş bir cevap bulunmadığı” belirtilmiş olup Hakkari İl
Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 8/3/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile ödeme emrinin gereğinin yerine getirilmesi için gerekli işlemlerin başlatılacağı ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 3.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
3.5. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükümleri düzenlenmiştir.
4. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17 nci maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir.
5. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 17 nci maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir.
6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.
7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.
Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. …”,
8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”,
9. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun,
9.1. “Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42 nci maddesinde; “Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoliyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder. …”,
9.2. “Hukuku amme boçları” başlıklı 47 nci maddesinde; “Para cezasiyle diğer hukuku amme borçlarının takibi hakkındaki kanunlar hükmü mahfuzdur. Şukadar ki, Devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında bu kanunun hükümleri cereyan eder.”,
9.3. “Ödeme emri ve muhtevası” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “İcra müdürü takip talebinin bu Kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar verirse ödeme emri düzenler. Talebin kabul edilmemesi halinde verilen karar tutanağa yazılır.
Emir: 1. Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları, 2. Borcun ve masrafların yedi gün içinde icra dairesine ait ödeme emrinde yazılı olan banka hesabına ödenmesi, borç, teminat verilmesi mükellefiyeti ise teminatın bu süre içinde gösterilmesi ihtarını, 3. Takibin dayandığı senet altındaki imza kendisine ait değilse yine bu yedi gün içinde bu cihetin ayrıca ve açıkça bildirilmesi; aksi halde icra takibinde senedin kendisinden sadır sayılacağı, Senet altındaki imzayı reddettiği takdirde icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada hazır
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
bulunması; buna uymazsa vakı itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verileceği, Borcun tamamına veya bir kısmına yahut alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunu da aynı süre içinde beyan etmesi, İhtarını, 4. Senet veya borca itirazını bildirmediği takdirde yukarda yazılı yedi günlük süre içinde
74 üncü maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı; mal beyanında
bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarını, 5. Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa cebri icraya devam edileceği beyanını, İhtiva eder.
Ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur.
Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır.
Alacaklıya verilen nüsha hiçbir resim ve harca tabi değildir.”,
9.4. “Ödeme emrinin tebliği” başlıklı 61 inci maddesinde; “Ödeme emri borçluya takip talebinden itibaren nihayet 3 gün içinde tebliğe gönderilir. Takip belgeye dayanıyorsa, belgenin tasdikli bir örneği ödeme emrine bağlanır. …”,
9.5. “Süresi ve şekli” başlıklı 62 nci maddesinde; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. …
Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. …”,
9.6. “İtirazın hükmü” başlıklı 66 ncı maddesinde; “(Değişik: 18/2/1965-538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. …”,
9.7. “İtirazın iptali” başlıklı 67 nci maddesinde; “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. …”,
9.8. “Talep müddeti” başlıklı 78 inci maddesinde; “Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. …”
Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz.
Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir.
Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
dosya muameleden kaldırılır.
Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır.
İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez.”,
9.9. “Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar” başlıklı 82 nci maddesinde; “Aşağıdaki şeyler
haczolunamaz:
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, …” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye
Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, Hakkari İcra Müdürlüğünün sayılı dosyası kapsamında ödemenin yapılmasını talep etmektedir.
12. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa
Mahkemesi E. 2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)
13. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8 inci maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler, Gürsel Kaplan, İdare Hukukuna Giriş, Ekin Basın Yayın
Dağıtım, Ağustos, 2017, s. 28)
14. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
15. Diğer yandan, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. İdarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda bağlı yetki söz konusudur ve idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı verilmemiştir. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.
16. Başvurucuların, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa
Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (Bkz.
Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarihli ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)
17. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra
Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15.
Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412- 417)
18. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 31/03/2010 tarihli ve E. 2010/11-143, K. 2010/196 sayılı kararında; ilamsız icra takibi yapmış ve icra takibi kesinleşmiş olan alacaklının, artık aynı alacak için eda davası açmasında hukuki yararın olmadığını, çünkü alacaklının dava açsa bile dava sonucunda alacağı ilamı da
İcra İflas Kanunu’nun 32 inci maddesi hükmü gereğince icraya koyacağını ve borcun ödenmemesi halinde, haciz isteyebileceğini, oysa ilamsız icra takibinin kesinleşmiş olması nedeniyle alacaklının haciz isteme yetkisinin zaten doğduğunu, yani alacaklının dava ile erişebileceği amaca, esasen ulaşmış durumda olduğunu, bu nedenle alacak davası açmasında korunmaya değer hiçbir hukuki yararı olmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62. Nci maddesine göre, icra takibinde ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlunun, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorunda olduğunu, belirtilen süre içerisinde, ödeme emriyle ilgili itirazını yapmayan borçlu hakkında yürütülen takibin kesinleşeceğini, borçlunun, hakkındaki takipte borca itirazını da kapsayacak şekilde, ihtiyati hacze itiraz için dava açması veya takibin iptali için şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurmasının da icra takibinin kesinleşmesine engel olamayacağını belirtmiştir. Dolayısı ile kesinleşmiş ilamsız icra takibi, dava açılarak alınan ilam sonrasında yapılan ilamlı takip ile hukuken aynı sonucu doğurduğu değerlendirilmiştir.
19. Tarım ve Orman Bakanlığının desteklemiş olduğu Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi
Programı 9. Etap Ekonomik Yatırımlar kapsamında Hakkari ilçesine bağlı köyünde yapılan numaralı ve koyunculuk konulu kalkınma projesine ilişkin imzalanan sözleşme hükümlerine göre ’ın 04/05/2015 tarihinde ilgili Kurumun hesabına TL nakdi teminat bedeli yatırdığı, 17/12/2018 tarihinde teminat bedelinin iadesine ilişkin başvuruda bulunduğu, Kurum’un 20/12/2018 tarihli cevabi yazısında teminatın yatırımcıya iade edilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığının ifade edildiği, Kurum tarafından verilen yazı ile Ziraat Bankasına başvuruda bulunduğu, ancak banka yetkililerince Kurumun hesabında para olmadığının belirtildiği, 10/05/2019 tarihinde Ziraat Bankası Şubesine başvurduğu, Ziraat Bankasının 13/05/2019 tarihli cevabi yazısında Kurumun hesap bakiyesinin yetersiz olması sebebiyle işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin belirtildiği, bu bağlamda Hakkari İcra Müdürlüğü sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi açıldığı, ancak Kurum tarafından takibe itiraz edildiği, itiraza karşı Hakkari Asliye Hukuk
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
Mahkemesinin 06/04/2021 tarihli ve sayılı kararı ile icra takibinin devamına karar verildiği, ilamlı icra ödeme emrinin Kuruma tebliğ edildiği, Kurum tarafından icranın geri bırakılması talebinde bulunulmadığı, ayrıca herhangi bir ödeme de yapılmadığı anlaşılmıştır.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 11/06/2019 tarihinde Hakkari İcra Müdürlüğünün sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibinin başlatıldığı, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davası sonucu davanın kabulüne ve icra takibinin devamına karar verildiği dikkate alındığında Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8 inci maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138 inci maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125 inci maddesinde belirtilen “İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; idare tarafından mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın alacağının tamamının en kısa sürede ödenmesi hususunda Tarım ve Orman Bakanlığı’na
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN VEKİLİ’NE ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr