|
ÖZET: Başvuru, bir kişinin bilgisi ve rızası olmaksızın adına açılan sahte GSM hatlarıyla ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) yöneltilen denetim eksikliklerine dair şikâyetleri içermektedir. Şikâyetçi, e-devlet üzerinden yaptığı sorgulama sonucunda toplam 14 adet GSM abonelik kaydı tespit etmiş, bunlardan yalnızca 4’ünün kendi rızasıyla açıldığını, diğer 10 kaydın ise sahte belgelerle oluşturulduğunu belirtmiştir. BTK’nın bu duruma ilişkin yeterli denetim ve yaptırım uygulamadığını iddia eden şikâyetçi, sahte aboneliklerin iptal edilmesini ve ilgili belgelerin kendisine iletilmesini talep etmiştir.
BTK, başvurunun çözümü için gerekli bilgi ve belgeleri talep etmiş ve abonelik sözleşmelerinin işletmeciler tarafından usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kurum, geçmişte benzer ihlaller nedeniyle işletmecilere çeşitli idari yaptırımlar uygulandığını, ancak mevcut şikâyetle ilgili olarak işletmecilerin sorumluluklarını yerine getirmediğini kabul etmiştir. Ayrıca, abonelik sözleşmelerinin muhafaza yükümlülüğünün işletmecilere ait olduğu ve bu yükümlülüğe uymayan işletmelere yaptırım uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, şikâyetçinin talepleri doğrultusunda, mobil telefon işletmelerine yönelik denetimlerin artırılması ve abonelik sözleşmelerinin mevzuata uygun şekilde düzenlenmesi için BTK’ya tavsiyede bulunulmuştur. Bu bağlamda, abonelik sözleşmelerinin bir nüshasının aboneye verilmesi ve belirli sınırların aşılmaması gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/12177-S.18923
BAŞVURU NO : 2019/10972
KARAR TARİHİ : 29/11/2019
TAVSİYE KARARI
BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, bilgisi ve rızası olmaksızın adına açılan sahte hatlara ilişkin BTK tarafından gerekli denetim yapılmadığı ve yaptırımların uygulanmadığı iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/06/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi …, e-devlet sistemi üzerinden yaptığı sorgulama neticesinde adına 13 adet pasif,
1 adet aktif olmak üzere toplam 14 adet GSM abonelik kaydı olduğunu öğrendiğini, söz konusu
kayıtlardan 4’ünün kendi rızası ile imzaladığı abonelik sözleşmesine dayandığını, ancak 10 adet kaydın bilgisi ve rızası dışında kimliğine ait fotokopi ile sahte adres ve imzayı içeren abonelik sözleşmesine dayandığını, konuya ilişkin Türk Telekom, Vodafone ve Turkcell’e başvuru yaparak adına açılan hatlara ilişkin abonelik sözleşmeleri ve dayanak belgeleri istediğini, ancak tarafına cevap verilmediğini, bunun üzerine 22/02/2019 tarihinde Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) başvuru yaparak ilgili bilgi ve belgeler ile 10 adet sahte hat aboneliğinin üzerinden düşürülmesini talep ettiğini, ilgili idare tarafından üç adet (Turkcell) kayıt hakkında detaylı açıklama yapıldığını, iki adet kaydın abonelik sözleşmesi ve kimlik fotokopilerinin tarafına gönderildiğini, diğer operatördeki kayıtlara yönelik herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediğini, BTK tarafından söz konusu belgelerin kendilerinde olmadığı, işletmecilerden istenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak taleplerinin yerine getirilmemesinin tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesiyle bağdaşmadığını, ayrıca
10 adet sahte abonelik kaydının 6 adetinin Türk Telekom işletmecisinin aynı bayisinde
19/03/2009 tarihinde art arda açıldığını, aboneliklerin başlangıç tarihinin ise 29/07/2009 olduğunu, sahte aboneliklerin sözleşme tarihinden dört ay önce kanuna aykırı olarak kullanıma açıldığını, BTK tarafından 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun Geçici 5 inci maddesinde öngörülen düzenlemeler bir yıl içerisinde gerçekleştirilseydi sahte aboneliklerin olmayacağını, BTK tarafından gerekli denetim yapılmadığını ve yaptırımların uygulanmadığını, sahte abonelik kaydının açılmasına engel olacak önlemler alınmadığını iddia ederek adına açılan hatlara ilişkin abonelik sözleşmeleri ve dayanak belgelerin (kimlik fotokopisi vb.) tarafına gönderilmesini, 10 adet sahte hat aboneliğinin ve IMEI numaralarının üzerinden düşürülmesini ve e-devlet sistemi üzerinden yapılan sorgulamada listelenmemesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İlgili idarenin 31/07/2019 tarih ve …
sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1) 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu (EHK) ve ikincil
düzenlemeler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) verilen inceleme-soruşturma yetkisinin kapsamının, işletmecilere mevzuat ile getirilen yükümlülükler ile sınırlı olduğu, işletmecilerin abonelik sözleşmelerini usulüne uygun olarak tesis, temin, kontrol ve muhafaza etmekle yükümlü olduğu, söz konusu yükümlülüğe ilişkin BTK tarafından yapılan denetimler neticesinde müteaddit defalar adı geçen işletmecilere idari yaptırım uygulandığı, bu bağlamda
BTK tarafından yapılan denetimler neticesinde 2012, 2013 ve 2015 yıllarında şikâyete konu dönemleri de kapsayan ihlaller için işletmecilere idari para cezaları uygulandığı, anılan yükümlülüğe ilişkin idari yaptırım ve denetimler noktasındaki gerekli işlemlerin yerine getirildiği, (İşletmecilere uygulanan idari işlemlere ilişkin Kurul Kararları; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 21/03/2012 tarihli ve 2012/DK-16/125 sayılı, 14/11/2012 tarihli ve 2012/DK-16/578 sayılı, 11/09/2013 tarihli ve 2013/DK-SDD/513 sayılı Kararı, 09/07/2015 tarihli ve 2015/DK-SDD/314 sayılı Kararı),
2.2) Öte yandan, BTK tarafından 2017 yılı Denetim Planı kapsamında abonelik sözleşmelerinin
kuruluşu, uygulanması ve açık hatlara ilişkin mevzuat yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi amacıyla yapılan denetime ilişkin sürecin tamamlandığı ve sonuç aşamasına getirildiği, ayrıca kurum tarafından yapılan planlı denetimlerin yanı sıra tüketiciler/savcılıklardan intikal eden şikâyetler/soruşturmalar kapsamında yapılan açık ihlal tespitlerinde de işletmecilere idari para cezası uygulandığı ve abone mağduriyetinin önüne geçilmesinin hedeflendiği, bu kapsamda kuruma gönderilen açıklamalar, bilgi ve belgelerin incelenmesinden, mevzuata aykırı olarak abonelik tesis ettiği tespit edilen işletmecilere yükümlülük ihlalleri nedeniyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından alınan 10/11/2017 tarihli ve 2017/İK-THD/335 sayılı kararı ile dört işletmeciye, 02/09/2018 tarihli ve 2018/İK-THD/270 sayılı kararı ile bir işletmeciye, 21/03/2019 tarihli ve 2019/İK-THD/079 sayılı kararı ile iki işletmeciye, 21/03/2019 tarihli ve 2019/İK-THD/081 sayılı kararı ile bir işletmeciye, 03/04/2019 tarihli ve 2019/DK-THD/093 sayılı kararı ile bir işletmeciye, 05/03/2019 tarihli ve 2019/İK-THD/066 sayılı kurul kararı ile de bir işletmeciye idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, dolayısıyla kurumun kendisine kanunlarla verilmiş olan görevler çerçevesinde düzenleme ve denetleme faaliyetlerini en etkin şekilde yerine getirdiği,
2.3) Bilgi edinme başvurusu çerçevesinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun “Kapsam”
başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Kanun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır” hükmünün yer aldığı, abonenin başvuru yapmış olduğu işletmecilerin elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren özel hukuk hükümlerine tabi şirketler olduğu, anılan hüküm kapsamında abonenin işletmecilere yapmış olduğu bilgi edinme başvurusuna, işletmeciler tarafından ne tür cevap verildiğine ilişkin
Kurumun herhangi bir dahlinin bulunmadığı, özel hukuk hükümlerine tabi şirketler ile tüketici arasında geçen yazışmaların Kurumun arşiv kayıtlarında yer almadığından bilgi edinme başvurusunun neden reddedildiğine dair talebin ilgili işletmecilere yöneltilmesi gerektiği, Kurum mevzuatı çerçevesinde abonelik sözleşmesini muhafaza etmekle işletmeciler yükümlü kılındığından şikâyet konusu sözleşmelerin Kurumun uhdesinde bulunmadığı, ayrıca esasen işletmecilerde bulunan abonelik sözleşmesi, sözleşme tesisinde kullanılan nüfus cüzdanı örneği gibi bilgi ve belgelerin ilgili işletmeciden doğrudan talep edilebileceği gibi Savcılık kanalı ile de istenebileceği, ayrıca mevcutta kullanılan ve ilişkilendirilen hatlara ilişkin abonelik sözleşmelerine, ilgili işletmecinin online işlemler sayfasından ulaşılabileceği,
2.4) Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esasların, Bilgi Teknolojileri
ve İletişim Kurulu’nun 22/09/2014 tarihli ve 2014DK-THD/466 sayılı Kararı ile onaylandığı, e-Devlet Kapısı üzerinden “Mobil/Sabit/İnternet/Kablo TV/Uydu İşletmecilerinden
Borç/Alacak Sorgulama ve Ödeme/İade İşlemleri” başlığı altında sunulan hizmetin esas amacının, abonelerin üzerlerine kayıtlı hatların fesih ve iptali sonrasında aboneye gönderilen faturalar ile abonelerin geçmiş dönem borç/alacaklarına ilişkin bilgilendirilmelerinin sağlanması ve ilerleyen süreçlerdeki olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi olduğu, ayrıca sonrasında yapılan düzenleme kapsamında abonelerin varsa hizmet aldığı işletmeciden iadesini kolaylıkla alabilmesi, borcu olması durumunda ise yine elektronik ortamda ödemesini gerçekleştirebilmesinin sağlandığı, söz konusu hizmetin abonenin e-Devlet şifresi ve TC
Kimlik numarası bilgisi ile abonesi olduğu işletmecide kendi adına gözüken borç ve alacak bilgilerinin işletmeci sistemlerinden aboneye yansıtılmasından ibaret olduğu, abonenin kendisinin dışında söz konusu bilgilere başkası tarafından ulaşılabilmesinin mümkün bulunmadığı, dolayısıyla bu hususta abonelerin herhangi bir mağduriyet yaşamasının da söz konusu olmadığı, Kurum tarafından yapılan düzenlemelerde genellikle geniş tüketici menfaatinin göz önüne alındığı, zaman zaman farklı amaçlarla ortaya çıkan bireysel taleplerin de ilerleyen süreçlerde yapılacak düzenlemelerde göz önünde bulundurulacağı, ayrıca şikâyete konu müştekiye ait sahte olduğu mahkeme veya savcılık kararları ile kesinleşen hatlara ilişkin gerekli belgelerle ilgili işletmeciye başvurulması durumunda gerekli işlemlerin yapılabileceğinin değerlendirildiği,
2.5) EHK’nın “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi” başlıklı geçici 5 inci maddesinde, “GSM
mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan abonelik kayıtlarının tam, doğru ve güncel bilgilerden oluşmasını teminen, tüm abonelik kayıtları bu Kanunun yayımından itibaren bir yıl içinde güncellenir. Bu kapsamda ilgili işletmeciler nezdindeki bilgi ve belgelerinde eksiklik ve yanlışlıkları bulunan tüm aboneler, bu süre içerisinde kimliklerini ispatlayıcı belgelerle birlikte ilgili işletmeciye başvururlar. Başvuru esnasında abonelerden kimliklerini ispata yarar belgelerin birer örneği ile birlikte bireysel abonelerden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları, kurumsal abonelerden ise vergi numaraları alınır. Bu madde kapsamında bilgileri güncellenemeyen hatların elektronik haberleşme şebekesi ile bağlantısı kesilir.” hükmünün yer aldığı, söz konusu madde uyarınca hazırlanan ve 07/05/2009 tarihli ve 2009/DK10/222 sayılı kurul kararı ile kabul edilen “Abonelik Kayıtlarının Güncellenmesi ve Son
Kullanıcıların Aboneliğinin Gerçekleştirilmesi İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar”ın yayımlandığı, abonelere 10/11/2009 tarihine kadar işletmeciye başvurma ve bilgilerini güncelleme olanağının sağlandığı, müteakiben mobil telefon hizmetlerini kendi adlarına abonelik sözleşmesi olmaksızın kullananların, kullandıkları hatları kendi üzerlerine kaydettirebilmeleri amacıyla abonelik işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve bu yöntem ile abonelik kayıtlarının güncelleştirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 26/09/2012 tarihli ve 2012/DK-14/453 sayılı kurul kararı ile “Aboneliğin Güncelleştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın onaylanarak yürürlüğe girdiği, düzenleme ile başkalarına ait cep telefonu hatlarını kullananlar için 1 Ekim 2013 tarihine kadar ilgili işletmecisine başvurup taahhütname imzalayarak, kullandıkları hattı kendi adlarına ücretsiz kaydettirebilmeleri imkânı getirildiği, daha sonra kuruma gelen talepler dikkate alınarak ve açık hatların azaltılmasına yardımcı olmak amacıyla; tüketicilere, kullandıkları hatları kendi üzerlerine kaydettirebilmesinin sağlanması için tanınan sürenin, 21/10/2013 ve 2013/DK-THD/561 sayılı kurul kararı ile 1 Ekim 2014 tarihine kadar uzatıldığı, böylece 1 Ekim 2013 tarihi itibariyle herhangi bir sebeple kullandıkları hatları kendi üzerlerine kaydettirememiş olan kullanıcılara, 1 Ekim 2014 tarihine kadar hatlarını üzerlerine alabilme imkânı sunulduğu, dolayısıyla EHK’nın geçici 5 inci maddesi gereğince kurum tarafından gerekli düzenlemelerin yapıldığı,
2.6) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun elektronik haberleşme sektöründe düzenleme
ve denetlemeye yapmaya EHK ile görevlendirildiği, EHK’nın 60 ıncı maddesi uyarınca kurumun gerek re’sen gerekse şikâyet üzerine tespit ettiği mevzuat ihlallerinde ilgili işletmeciye idari yaptırım uyguladığı, 06/02/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanununun 104 üncü maddesi ile
EHK’nın 56 ncı maddesine eklenen 4 üncü ve 5 inci fıkrası hükümleri ve kurum tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, abonelere ait kişisel bilgilerin işletmeciler nezdinde güvenliğinin ve güncelliğinin sağlanması, abone kimlik ve iletişim bilgilerinin izinsiz olarak kullanılmasının, saklanmasının, dağıtımının, çıkar amaçlı kullanımının ve suistimalinin engellenmesi, mümkün olduğu ölçüde son kullanıcının abone olmasının sağlanması, elektronik haberleşme hizmeti alan tüketicilerin korunması ile açık hat uygulamasının asgari düzeye indirilebilmesi amacıyla oldukça önemli düzenlemeler hayata geçirildiği, 07/05/2009 tarihli ve 2009/DK-10/222 sayılı kurul kararı ile yürürlüğe konulan “Abonelik Kayıtlarının
Güncellenmesi ve Son Kullanıcıların Aboneliğinin Gerçekleştirilmesi İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar” (Söz konusu düzenleme daha sonra 26/09/2012 tarihli ve 2012/DK-14/453 sayılı kurul kararı ile “Aboneliğin Güncelleştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar” olarak revize edilmiştir.) ile mobil telefon hizmetlerini, kendi adlarına abonelik sözleşmesi olmaksızın kullananların, kullandıkları hatları kendi üzerlerine kaydettirebilmelerinin sağlandığı, ayrıca
Usul ve Esaslar’ın 6 ncı maddesinde, “İşletmeciler gerekli kontrol sistemini oluşturmak suretiyle eksik veya hatalı bilgiyi haiz aboneleri tespit etmek, aynı abone adına makul düzeyin üzerinde çok sayıda abonelik kaydının önlenmesi amacıyla bayilerini denetlemek, gereken yaptırımları bayilerine uygulamak ve suiistimalin olduğuna kanaat getirmesi halinde, hatların kapatılması dâhil gerekli tedbirleri almak ve Kurumu bilgilendirmek ile yükümlüdür.” hükmüne yer verilerek açık hat uygulamasının asgari düzeye indirilmesine çalışıldığı,
2.7) 27/10/2009 tarihli ve 2009/DK-10/552 sayılı kurul kararı ile bir kişi adına aynı mobil
telefon işletmecisi tarafından açılabilecek “ön ödemeli bireysel hat” sayısının T.C. vatandaşları için 15 adet, yabancı uyruklular için 3 adet ile sınırlandırılması, abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek “ön ödemeli bireysel hat” sayısının 4 adet ile sınırlandırılması, mobil telefon hizmetlerinde yeni açılan ön-ödemeli bireysel hatta, hattın aktivasyonunu müteakip bir sefere mahsus olmak üzere, bu hattın kimin üzerine kayıtlı olduğuna dair ücretsiz bilgi mesajı gönderilmesi, mobil telefon işletmecileri tarafından abonelerine, yazılı başvurular üzerine, kendi isimlerine kayıtlı “aktif ön-ödemeli bireysel hat” sayısını öğrenme imkânı tanınması, bu olanağın yazılı başvuru olmaksızın, kurul kararının tebliğinden itibaren bir ay içerisinde çağrı merkezi kanalıyla kimlik bilgilerinin teyidini müteakip sağlanmasına yönelik gerekli hazırlıkların tamamlanması, işletmecilere, bayi denetimlerini etkinleştirmesi ve konuya ilişkin gerekli önlemlerin alınması hususunun bildirilmesi hususlarında yükümlülük getirildiği,
2.8) 22/05/2012 tarihli ve 2012/DK-14/216 sayılı Kurul Kararı ile; mobil telefon işletmecileri
abonelerinin üzerlerine kayıtlı hatları, TC kimlik numaralarını kullanarak öğrenebilmelerine imkan sağlayan “mobil hat sorgulama (web-server)” hizmetinin 2 Ocak 2013 tarihinden itibaren sunulmaya başlandığı, daha sonra bu hizmetin “https://www.turkiye.gov.tr/mobil-hatsorgulama” başlığı altında e-Devlet kapısı üzerinden de sunulmaya devam ettiği, anılan uygulama vasıtasıyla abonelerin üzerlerine kayıtlı bulunan tüm aktif mobil hatları öğrenebildiği ve varsa bilgileri ve rızaları dışında adlarına açılan hatları, ilgili işletmeciyle irtibata geçerek hızlı bir şekilde iptal etme imkânına sahip olduğu, ayrıca aynı kurul kararı ile mobil telefon işletmecilerinin bayilerinde abonelik işlemlerini gerçekleştiren personele ait isim, soy isim ve
T.C. kimlik numarası bilgilerinin işlem yapılan abonelik sözleşmesi ve/veya abonelik sözleşmesi ekleri bazında kayıt altına alınması hususunda işletmecilere yükümlülük getirildiği,
2.9) 24/06/2013 tarihli ve 2013/DK-THD/362 sayılı Kararı ile abonelik sözleşmelerinin ve
bu sözleşmelere bağlı taahhütnamelerin bir suretinin, elektronik ortama aktarılması suretiyle bu sözleşmelere aboneler tarafından işletmecilerin internet sayfaları üzerinden erişebilme imkânı getirildiği, yeni açılan ön-ödemeli ve faturalı hatlarda, hattın aktivasyonunu müteakip, hattın kimin üzerine kayıtlı olduğu ve hizmet alınan tarife bilgisini içeren kısa mesajın abonelere gönderilmesinin sağlandığı, abonelik sözleşmesi olmaksızın hizmet sunulan mobil telefon hatları olup olmadığının denetlenmesi ve tespiti halinde bu hatların başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmesi hususunda işletmecilere yükümlülük getirildiği, aynı şekilde 11/08/2014 tarihli ve 2014/DK-THD/395 sayılı Kurul Kararı ile bayiler tarafından işletmecilere gönderilecek abonelik sözleşmelerinin işletmecilere ulaşması için gerekli olan makul sürenin azami 60 (altmış)
gün olarak belirlenmesi ve mobil işletmeciler tarafından abonelik sözleşmesi olmaksızın hizmet sunulan mobil telefon hatların olup olmadığının denetlenmesi ve tespiti halinde bu hatların başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmesi hususunda mobil işletmecilere yükümlülük getirildiği,
2.10) Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin “Abonelik
sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriği” başlıklı 7 nci maddesi gereğince, işletmecilerin mevzuata uygun şekilde düzenlenmiş abonelik sözleşmesini eksiksiz tanzim etmek ve gerekli belgeleri kuruluş şekline göre abonelik sözleşmesi ile birlikte muhafaza etmek ile yükümlü kılındığı, ayrıca söz konusu madde uyarınca, abonenin hattının kullanıma açılabilmesi için, abonelik tesisine ilişkin belgelerin tam olduğu ve söz konusu belgelerdeki bilgilerin doğruluğunun işletmeciler tarafından kontrol edilmesi ve gerekli teyit işleminin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sisteminden yapılması gerektiğinin düzenlendiği,
2.11) Ayrıca e-Devlet üzerinden sunulan “Mobil Hat Sorgulama Hizmeti” kapsamında 2017
yılı Mayıs ve Kasım aylarında BTK imzasını taşıyacak şekilde, “Üzerinize kayıtlı telefon hatlarını https://www.turkiye.gov.tr (e-devlet) üzerinden kontrol ediniz. Bilginiz dışında açılmış telefon hatlarınızın herhangi bir suçta kullanılabileceğini unutmayınız. Usulsüz açılan telefon hatlarınızı en kısa sürede işletmecinize başvurmak suretiyle kapattırınız” içeriğinde SMS gönderilmesi ile konuya ilişkin yapılan tüm çalışmaların 2017 yılı Haziran ve Aralık ayı sonunda Kuruma rapor olarak sunulmasının talep edildiği,
2.12) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel
Müdürlüğü Arasında Veri Paylaşımına İlişkin İşbirliği Protokolü revize edilerek pasaport ve muadili belge ile yapılan aboneliklerde kimlik teyit edilebilmesine yönelik olarak Emniyet
Genel Müdürlüğü ile Kurum arasında kurulan Pasaport Teyit Servisi ile ilgili entegrasyon çalışmalarının tamamlandığı,
2.13) Diğer taraftan Kurum tarafından alınan sıkı tedbirler sonucunda Türk Vatandaşları adına
açılan açık hatlarda önemli oranda bir azalma olduğu görülürken, son zamanlarda yabancılar adına açılan açık hat sayısında artış olduğunun gözlemlendiği, Türk Vatandaşları adına açılan açık hatlar ile yabancılar adına açılan açık hatların önlenmesine ilişkin olarak Kurum tarafından ilave tedbirler alınmaya başlandığı, bu amaçla alınan 24/10/2018 tarihli ve 2018/DK-BSD/314 sayılı Kurul Kararı kapsamında TCKN, YKN gibi bilgileri eksik, boş veya resmi mercilerden doğrulanamayan hatlar için kısıtlama ve kapatma tedbirleri uygulanacağı,
2.14) EHK’nın “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin (s) bendinde,
“Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak…” hükmünün, “Denetim” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikayet üzerine, bu Kanunda belirlenen görevleri ile ilgili olarak elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleyebilir…” hükmünün yer aldığı, Kurumun gerek resen gerekse şikâyet üzerine tespit ettiği ihlallerin önlenmesi, caydırıcılığının sağlanması amacıyla mezkûr Kanunun “Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar” başlıklı 60 ıncı maddesinde yer alan “Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya, belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur halinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir.” hükmü gereğince gerekli yaptırımları uyguladığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun “Amaç” başlıklı
1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve
denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.”,
5.1) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde,
“Abonelik sözleşmesi: İşletmeci ile abone arasında akdedilen ve işletmecinin bir bedel karşılığında dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği ya da her ikisini birden kapsayan sözleşmeyi…ifade eder.”,
5.2) “İlkeler” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “…İlgili merciler tarafından
elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:…b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.”,
5.3) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde, “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.”; (s)
bendinde ise, “Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.”,
5.4) “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında,
“Kurum, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek aşağıdaki hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebilir:…
d) Kişisel veri ve gizliliğin korunması.
e)Tüketicinin korunması.”,
5.5) “Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması” başlıklı 51 inci maddesinin
dördüncü fıkrasında, “İşletmeciler şebekelerinin, abonelerine/kullanıcılarına ait kişisel verilerin ve sundukları hizmetlerin güvenliğini sağlamak amacıyla uygun teknik ve idari tedbirleri alır.”,
5.6) “Abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği” başlıklı 56 ncı maddesinde, “(1) Abone
kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler ile cihazların elektronik kimlik bilgilerini taşıyan her türlü yazılım, kart, araç veya gereç yetkisiz ve izinsiz olarak kopyalanamaz, muhafaza edilemez, dağıtılamaz, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla kullanılamaz.
(2) İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.
(3) Abonelik tesisi için gerekli kimlik belgeleri örneği alınmadan işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik kaydı yapılamaz.
(4) (Ek: 6/2/2014-6518/104 md.) Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.
(5) (Ek: 6/2/2014-6518/104 md.) Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.
(6) Abonelik tesisine ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından yönetmelikle belirlenir.”,
5.7) “Denetim” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum re’sen veya
kendisine intikal eden ihbar veya şikayet üzerine, bu Kanunda belirlenen görevleri ile ilgili olarak elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleyebilir, denetlettirebilir…”,
5.8) “Kurumun yetkisi ve idarî yaptırımlar” başlıklı 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasında, “Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idarî para cezası uygulamaya….yetkilidir.”,
5.9) “Cezai hükümler” başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında, “Bu Kanunun 56
ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”,
5.10) “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi” başlıklı Geçici 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında, “GSM mobil telefon hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan abonelik kayıtlarının tam, doğru ve güncel bilgilerden oluşmasını teminen, tüm abonelik kayıtları bu
Kanunun yayımından itibaren bir yıl içinde güncellenir. Bu kapsamda ilgili işletmeciler nezdindeki bilgi ve belgelerinde eksiklik ve yanlışlıkları bulunan tüm aboneler, bu süre içerisinde kimliklerini ispatlayıcı belgelerle birlikte ilgili işletmeciye başvururlar. Başvuru esnasında abonelerden kimliklerini ispata yarar belgelerin birer örneği ile birlikte bireysel abonelerden Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları, kurumsal abonelerden ise vergi numaraları alınır. Bu madde kapsamında bilgileri güncellenemeyen hatların elektronik haberleşme şebekesi ile bağlantısı kesilir.”,
6) 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Özel belgede sahtecilik”
başlıklı 207 nci maddesinde, “Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”,
7) 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektronik Haberleşme
Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin “Abonelik sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriği” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasında, “İşletmecinin dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği durumlarda tarafların birbirine uygun karşılıklı rızası ile abonelik sözleşmesi yapılır. Abonelik sözleşmeleri, elle atılan imza ve güvenli elektronik imza ile yapılabilir. Sözleşmenin kuruluşu ve uygulanması sürecine ilişkin tüm tedbirlerin alınmasına yönelik sorumluluk işletmecide olmak şartıyla Kurum tarafından belirlenecek usuller ile elektronik ortamda abonelik sözleşmesi akdedilebilir. Kurum abonelik sözleşmeleri ile ilgili işletmecilere ilave yükümlülükler getirebilir.”; altıncı fıkrasında, “Abonelik sözleşmelerinin elle atılan imza ile kurulması halinde, işletmeci abonelik sözleşmesinin yanında; a) Bireysel aboneliklerde T.C. Kimlik Numarası ile kimlik belgesinin,…birer örneğini almakla yükümlüdür. Abonelik tesisi için gerekli kimlik belgesi veya muadili belgelerin aslının ibrazı istenir. İşletmeci tarafından bu belgelerin örneği asılları üzerinden ve yalnızca uygun elektronik ortama aktarılarak alınır.”; yedinci fıkrasında, “İşletmeciler, abonelik sözleşmelerini ve sözleşmenin tesisi için gerekli bilgi ve belgeleri kuruluş şekline uygun olarak muhafaza etmekle yükümlüdür.”; sekizinci fıkrasında, “Abonenin hattının kullanıma açılabilmesi için, abonelik sözleşmesinin tesisine ilişkin belgelerin tam olduğu ve söz konusu belgelerdeki bilgilerin doğruluğu işletmeci tarafından kontrol edilerek gerekli teyit işlemi İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sisteminden yapılır.”, dokuzuncu fıkrasında ise, “Akdedilen abonelik sözleşmelerinin bir nüshası, abone tarafından aksi belirtilmedikçe sözleşmenin kuruluş şekline göre kâğıt üzerinde veya uygun elektronik ortamda aboneye verilir.”,
7.1) “Tüketici şikâyetleri çözüm mekanizması ve Kurumun yetkisi” başlıklı 18 inci
maddesinin birinci fıkrasında, “İşletmeciler, tüketici şikâyetlerinin cevaplanmasında şeffaf, hızlı ve kolay uygulanabilir bir çözüm mekanizması oluşturmakla yükümlüdür.”; dördüncü fıkrasında, “Kurum, tüketici şikâyetlerinin tasnifi neticesinde belirli bir konuya ilişkin şikâyetlerin yoğunlaştığı ve şikâyet konusunun abone mağduriyetine yol açtığına kanaat getirmesi halinde, konuyu inceleyerek konu hakkında düzenleme veya denetleme yapabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından, mobil telefon işletmelerine yönelik denetimlerin sıklaştırılması,
işletmecilerin abonelik sözleşmelerinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılması hususunda bayilere yönelik belli aralıklarla denetim yapılmasının sağlanması ve ihlal durumunda caydırıcı nitelikte yaptırımlar ve cezalar uygulanması, ayrıca abonelik sözleşmesini muhafaza yükümlülüğüne, akdedilen abonelik sözleşmesinin bir nüshasının kağıt veya uygun elektronik ortamda aboneye verilmesi gerekliliğine ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurulu’nun 27/10/2009 tarihli ve 552 sayılı kararı ile, abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek hat sayısı sınırlamasına uymayan işletmeciler hakkında idari yaptırım uygulanması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulmasına ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Şikâyetçi 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, e-devlet sistemi üzerinden yaptığı
sorgulama neticesinde adına 13 adet pasif, 1 adet aktif olmak üzere toplam 14 adet GSM abonelik kaydı olduğunu öğrendiğini, söz konusu kayıtlardan 4’ünün kendi rızası ile imzaladığı abonelik sözleşmesine dayandığını, ancak 10 adet kaydın bilgisi ve rızası dışında kimliğine ait fotokopi ile sahte adres ve imzayı içeren abonelik sözleşmesine dayandığını, BTK tarafından gerekli denetim yapılmadığını ve yaptırım uygulanmadığını, sahte abonelik kaydının açılmasına engel olacak önlemler alınmadığını iddia ederek konuyla ilgili gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
10) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), bağımsız idari otoritelerden biri olup,
telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme işlevini yerine getirmektedir. Bir yandan görevli olduğu alanda düzenleme yetkisi kapsamında kurallar koyarken, bir yandan da bu kurallara uygun hareket edilmesini gözetip denetlemekte ve gerektiğinde önemli parasal ve idari yaptırımlar uygulayabilmektedir. (Turgut TAN, “Bağımsız İdari Otoriteler veya Düzenleyici
Kurullar”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2, Haziran 2002, s.26)
11) BTK tüketici şikâyetleri konusunda, bireysel şikâyetlerden ziyade şikâyetlerin yoğunlaştığı
alanlarda düzenleme ve denetleme yapmaktadır. Buna göre Kurum, tüketici şikâyetlerinin tasnifi neticesinde belirli bir konuya ilişkin şikâyetlerin yoğunlaştığı ve/veya şikâyet konusunun yaygın abone mağduriyetine yol açtığının anlaşılması durumunda, konuyu inceleyerek konu hakkında düzenleme ve denetleme yapmaktadır.
12) Şikâyetçi, GSM firmaları tarafından bilgisi ve rızası olmaksızın adına çok sayıda hat
açıldığını, BTK’nin yeterli denetim yapmadığını ve yaptırım uygulamadığını iddia etmektedir.
Elektronik haberleşme sektöründeki önemli sorun alanlarından biri, açık hat sorunudur.
Açık hat, kişilerin bilgileri ve rızaları olmaksızın kimlik bilgilerinin kötüye kullanılması sonucu onlar adına açılan ve satışa sunulan hatlar olup, üzerine açık hat açılan kişi bu hattın abonesi olarak görünmekte ve bu hatlarla ilgili her türlü iş ve eylemden sorumlu olmaktadır. Anılan sorun çoğunlukla gerçek hat sahibi adına düzenlenmek suretiyle oluşturulan abonelik sözleşmelerine imza atılması ya da imzanın taklidi suretiyle gerçek hat sahibi adına fakat onun bilgisi ve rızası hilafına yeni bir hat düzenlenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. (Bknz. Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığı, Açık Hatlar, Aboneliğin Güncelleştirilmesi ve Mobil Hat Sorgulama Hizmetine İlişkin Rehber, 2014)
13) Elektronik haberleşme sektöründe tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik
usul ve esasların belirlendiği Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları
Yönetmeliğinin 7 nci maddesinde abonelik sözleşmelerinin kuruluşu ve içeriğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, abonelik sözleşmeleri elle atılan imza ve güvenli elektronik imza ile yapılabilir. Ancak idareden edinilen bilgiye göre, elektronik ortamda abonelik işlemlerinin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Anılan
Yönetmelik işletmecilere, abonelik sözleşmesini eksiksiz tanzim etme, abonelik sözleşmesinin yanında bireysel aboneliklerde T.C. Kimlik Numarası ile kimlik belgesinin birer örneğini alma ve muhafaza etme yükümlülüğü getirmiştir. İşletmeci tarafından belgelerin eksiksizliği ve doğruluğu kontrol edilerek, gerekli teyit işlemi İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sisteminden yapıldıktan sonra abonenin hattı kullanıma açılmaktadır. Söz konusu yükümlülüklere uyulmadığı takdirde sorumluluk işletmeciye ait olmaktadır.
14) Açık hat sorununun ortadan kaldırılması ve tüketicinin korunması amacıyla BTK üç önemli
düzenleme yapmıştır. Bu kapsamda BTK tarafından alınan ilk düzenleyici karar, 27/10/2009 tarihli ve 552 sayılı karardır. Söz konusu karar ile, bir kişi adına aynı mobil telefon işletmecisi tarafından açılabilecek ‘ön ödemeli bireysel hat’ sayısının Türk vatandaşları için on beş adet, yabancı uyruklular için üç adet ve abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek hat sayısının ise dört adet ile sınırlandırılması hükme bağlanmıştır. İkinci düzenleme, mobil hat sorgulama hizmetidir. Anılan uygulama ile mobil telefon işletmecilerinden hizmet alan bireysel abonelere, kendi isimlerine kayıtlı ‘aktif hat’ sayısını ve numarasını sorgulama olanağı vermektedir. Sorgulamalar, BTK internet sayfası üzerinden veya e-devlet kapısı üzerinden yapılmaktadır. Son düzenleme ise, aboneliğin güncelleştirilmesine ilişkindir. Düzenleme ile mobil telefon hizmetlerini, kendi adlarına imzaladıkları abonelik sözleşmesi olmadan kullanan kişilerin, kullandıkları hatları kendi üzerlerine kaydettirmek amacıyla abonelik işlemlerini gerçekleştirmelerini sağlamaktadır. Söz konusu düzenlemelere karşılık kişilerin de bilgileri ve rızaları olmaksızın adlarına hat açılması ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunmaları gerekmektedir. Yargıtay tarafından, yasal abone olan kişinin kimlik bilgileri kullanılarak abonelik sözleşmesi düzenlenip üçüncü kişiye hat verilmesi şeklindeki eylemin Türk Ceza
Kanununun 207 nci maddesinde düzenlenen ‘özel belgede sahtecilik’ suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir. (Bknz. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27/05/2014 tarihli ve E.2013/3784, K.2014/10202 sayılı Kararı)
15) Diğer taraftan, BTK’nin denetleme işlevi kapsamında, abonelik tesisinin Kurum
mevzuatına uygun yapılıp yapılmadığı hususunda elektronik haberleşme sektöründe hizmet sunan işletmecilerin denetlendiği, mevzuata aykırılığın tespiti halinde gerekli yaptırımların uygulandığı, nitekim 17/02/2011 tarihli ve 2011/DK-10/73 sayılı Kurul Kararı ile açık hatların denetlenmesi amacıyla işletmeciler hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda şikâyete konu hatların açılış tarihlerini de kapsayan dönemde 21/03/2012 tarihli ve 2012/DK16/125 sayılı Kurul kararı ile mobil işletmecilere idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, müteakiben 11/09/2013 tarihli ve 2013/DK-SDD/513 sayılı Kurul Kararı ile Türk
Telekomünikasyon A.Ş., TTNET A.Ş. ve üç mobil işletmeciye Elektronik Haberleşme
Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 14 üncü ve 15 inci maddeleri kapsamında idari para cezası uygulandığı, ayrıca yine işletmeciler hakkında yürütülen denetimler sonucunda 09/07/2015 tarihli ve 2015/DK-SDD/314 sayılı Kurul Kararı ile de 2009/DK-10/552 ve 2012/DK-14/216 sayılı Kurul Kararlarına uyumun incelendiği ve üç mobil işletmeciye idari para cezası uygulandığı tespit edilmiştir.
16) Açık hatlara ilişkin işletmecilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında alınan
kurul kararları incelendiğinde, ‘aktif ön-ödemeli bireysel hat’ sayısını öğrenme imkânına ilişkin uygulamanın gerektiği gibi ve zamanında yerine getirilmemesi, abonelik sözleşmesi imzalanmadan ve kimlik fotokopisi alınmadan hat verilmesi, abonelere abonelik sözleşmesinin bir nüshasının verilmemesi, abonelik kayıtlarının tam, doğru ve güncel bilgilerden oluşması gerekirken, çok sayıda aboneye ilişkin T.C. Kimlik Numarası bilgilerinde yanlışlık bulunması, abone sözleşmelerini muhafaza etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, bir kişi adına açılabilecek ön ödemeli hat sayısı sınırına aykırı davranılması gibi hususların tespit edildiği ve idari para cezası uygulandığı anlaşılmıştır.
17) Somut olayda şikâyetçi, 10 adet abonelik kaydının bilgisi ve rızası dışında kimliğine ait
fotokopi ile sahte adres ve imzayı içeren abonelik sözleşmesine dayandığını, konuya ilişkin
Türk Telekom, Vodafone ve Turkcell’e başvuru yaparak adına açılan hatlara ilişkin abonelik sözleşmeleri ve dayanak belgeleri istediğini, ilgili idare tarafından üç adet (Turkcell) kayıt hakkında detaylı açıklama yapıldığını, iki adet kaydın abonelik sözleşmesi ve kimlik fotokopilerinin tarafına gönderildiğini, diğer operatördeki kayıtlara yönelik herhangi bir bilgi ve belge gönderilmediğini iddia etmektedir. Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin
Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin yedinci fıkrasına göre işletmecilerin, abonelik sözleşmelerini ve sözleşmenin tesisi için gerekli bilgi ve belgeleri kuruluş şekline uygun olarak muhafaza etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Söz konusu yükümlülüğe uymayan işletmeler hakkında 15/02/2014 tarihli ve 28914 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “…a) İşletmecinin; …8) Abonelik sözleşmesi ve/veya aboneye ait kimliğini ispata yarar herhangi bir belgenin bulunmaması ve/veya muhafaza edilmesi gibi hususlardaki yükümlülüklerini ihlal etmesi,…” hükmü ve aynı Yönetmeliğin 44 üncü maddesinde yer alan ölçütler çerçevesinde idari para cezası uygulanmaktadır. Dolayısıyla abonelik sözleşmesini muhafaza yükümlülüğü işletmeci şirkete ait olup, Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumunun denetim yetkisi bulunmaktadır. Abonelik sözleşmesinin aslını muhafaza etmeyen işletmeciler hakkında idari yaptırım uygulanabilmektedir.
17.1) Bununla birlikte, 24/06/2013 tarihli ve 2013/DK-THD/362 sayılı Kararı ile abonelik
sözleşmelerinin ve bu sözleşmelere bağlı taahhütnamelerin bir suretinin, elektronik ortama aktarılması suretiyle bu sözleşmelere aboneler tarafından işletmecilerin internet sayfaları üzerinden erişebilme imkânı getirildiği, yeni açılan ön-ödemeli ve faturalı hatlarda, hattın aktivasyonunu müteakip, hattın kimin üzerine kayıtlı olduğu ve hizmet alınan tarife bilgisini içeren kısa mesajın abonelere gönderilmesinin sağlandığı, abonelik sözleşmesi olmaksızın hizmet sunulan mobil telefon hatları olup olmadığının denetlenmesi ve tespiti halinde bu hatların başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmesi hususunda işletmecilere yükümlülük getirildiği, aynı şekilde 11/08/2014 tarihli ve 2014/DK-THD/395 sayılı kurul kararı ile bayiler tarafından işletmecilere gönderilecek abonelik sözleşmelerinin işletmecilere ulaşması için gerekli olan makul sürenin azami 60 (altmış) gün olarak belirlenmesi ve mobil işletmeciler tarafından abonelik sözleşmesi olmaksızın hizmet sunulan mobil telefon hatların olup olmadığının denetlenmesi ve tespiti halinde bu hatların başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmesi hususunda mobil işletmecilere yükümlülük getirildiği anlaşılmıştır.
17.2) Somut olayda, abonelik sözleşmelerinin ilgili işletmeciler tarafından başvurana
verilmediği anlaşılmış olup, işletmeci şirketlerin abonelik sözleşmesini muhafaza yükümlülüğü bulunduğu ve akdedilen abonelik sözleşmesinin bir nüshasının kağıt veya uygun elektronik ortamda aboneye verilmesi gerekliliği dikkate alındığında anılan düzenlemelere uymayan işletmeciler hakkında idari yaptırım uygulanması gerektiği tespit edilmiştir.
18) Şikâyetçi ayrıca 10 adet sahte abonelik kaydının 6 adetinin Türk Telekom işletmecisinin
aynı bayisinde 19/03/2009 tarihinde art arda açıldığını, aboneliklerin başlangıç tarihinin ise 29/07/2009 olduğunu iddia etmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 27/10/2009 tarihli ve 552 sayılı kararı ile, abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek hat sayısının ise dört adet ile sınırlandırılmıştır. Anılan Kurul kararına uymayan işletmeciler hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar
Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “…a)
İşletmecinin;…9) Abonelik kayıtlarının eksik tutulması veya açık hatlara ilişkin ilgili mevzuata uymaması,…” hükmüne istinaden idari para cezası uygulanmaktadır. Somut olayda, bir bayi tarafından 29/07/2009 tarihinde başvuran … adına 6 adet abonelik kaydı oluşturulduğu tespit edilmiş olup, Kurul kararına uymayan işletmeci şirket hakkında gerekli inceleme yapılarak yaptırım uygulanması gerektiği tespit edilmiştir.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, elektronik haberleşme sektöründeki
önemli sorun alanlarından biri olan açık hatlarla ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu’nun çeşitli düzenleme ve denetleme faaliyetini yerine getirdiği, ancak söz konusu sorunun halen devam ettiği, somut olayda açısından işletmeci şirketlerin abonelik sözleşmesini muhafaza yükümlülüğü bulunduğu ve akdedilen abonelik sözleşmesinin bir nüshasının kağıt veya uygun elektronik ortamda aboneye verilmesi gerektiği, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve
İletişim Kurulu’nun 27/10/2009 tarihli ve 552 sayılı kararı ile, abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek hat sayısının sınırlandırıldığı tespit edildiğinden başvuranın talebinin ilgili idarece reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’, ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının
idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Mobil telefon işletmelerine yönelik denetimlerin sıklaştırılması, işletmecilerin abonelik sözleşmelerinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yapılması hususunda bayilere yönelik belli aralıklarla denetim yapılmasının sağlanması ve ihlal durumunda caydırıcı nitelikte yaptırımlar ve cezalar uygulanması,
Ayrıca abonelik sözleşmesini muhafaza yükümlülüğüne, akdedilen abonelik sözleşmesinin bir nüshasının kağıt veya uygun elektronik ortamda aboneye verilmesi gerekliliğine ve Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 27/10/2009 tarihli ve 552 sayılı kararı ile, abonelik tesis etmeye yetkili bir bayi tarafından aynı ay içerisinde bir kişi adına açılabilecek hat sayısı sınırlamasına uymayan işletmeciler hakkında idari yaptırım uygulanması hususunda BİLGİ
TEKNOLOJİLERİ ve İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ve İLETİŞİM KURUMU
BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi