ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiş ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile ilgili bir durum hakkında karar verilmiştir. Başvuran, abonelik işlemlerinin engellenmesi ve kişisel verilerinin haksız yere kullanılması nedeniyle mağdur olduğunu iddia etmiştir. Özellikle, TTNET A.Ş. tarafından kendisine ait borçların, icra takibi başlatılmasına rağmen, e-Devlet sisteminde görünmemesi ve bu durumun kara listeye alınmasına neden olması gibi konulara dikkat çekmiştir.

BTK, başvuranın iddialarını değerlendirirken, abonelerin fatura ve ödeme bilgilerinin paylaşımına ilişkin düzenlemelerin varlığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın durumunun, kişisel verilerin korunması ve hukuka uygunluk açısından incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, abonelerin kara listeden çıkarılması için belirli kriterlerin göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede, BTK’nın mevcut uygulamalarının gözden geçirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması önerilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun kabul edilmesiyle birlikte, BTK’ya, abonelerin fatura ve ödeme bilgilerinin paylaşımında yaşanan tereddütleri giderecek düzenlemeler yapması tavsiye edilmiştir. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/79393-S.20.86367

BAŞVURU NO : 2020/6218

KARAR TARİHİ : 02/10/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU

BAŞKANLIĞI

Başvuranın isminin kara listede yer alması nedeniyle

BAŞVURUNUN KONUSU :

abonelik yenileme/devir işlemlerinin yapılmaması hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Şikâyetçi, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kişisel verilerin işlenmesi ve

gizliliğinin korunması” başlıklı 51 inci maddesi ile elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmelerin; abonelere ait borç/ fatura tutarı/ödeme bilgileri gibi kişisel verileri birbiriyle paylaştığını, işletmelerin “riskin yönetilmesi” amacıyla abonelere ait kişisel verileri kullanarak abonelerin taahhütlerini yenilemediğini, nakil taleplerinin gerçekleştirilmediğini ve mevcut aboneliğe ilişkin devir işlemlerini engellendiğini,

1.1) Bu kapsamda; TTNET A.Ş tarafından sağlanan internet hizmetini 09 Mayıs 2014 tarihinde

TTNET Online İşlem Merkezi Sistemi üzerinden iptal ettiğini, iptal işleminden sonra adı geçen firma tarafından Haziran 2014 dönemi için fatura gönderildiğini ve “Kapatma Ücreti” olarak 19,00-TL bedel yansıtıldığını ve işbu bedeli ödediğini,

1.2) Adı geçen firmanın kapatılan internet hizmetlerine ilişkin olarak, hiç kullanılmayan

hizmetler için Mayıs- Haziran- Temmuz ve Ağustos 2014 tarihlerinde toplamda 5 adet fatura kestiğini, ancak söz konusu faturaların tebliğ edilmediğini ve iptali yapılmış bir hat sebebiyle kesildiğini,

1.3) Firma tarafından söz konusu fatura bedelleri hakkında icra takibi başlatıldığını, söz

konusu icra işlemine itiraz etiğini ve icra dosyalarının kapatıldığını, ayrıca Kadıköy Tüketici

Hakem Heyetine yapmış olduğum başvurusunun da firma aleyhine sonuçlandığını, ancak adı geçen firmanın hukuki yollardan tahsil etme imkânı bulunmayan alacak tutarı nedeniyle servis sağlayıcı işletmeler arasında yapmış olduğu protokol ile kendisini “kara listeye” aldığını,

1.4) Söz konusu durum nedeniyle 9 Şubat 2020 tarihinde Superonline İnternet Hizmetleri

A.Ş’den almakta olduğu internet hizmetinde mevcut taahhüdünü yenilemek istediğinde risk yönetimi amacıyla aboneliği üzerinde tarife yenileme, taahhüt yenileme, devir veya nakil işlemlerinin yapılamayacağı bilgisi aldığını,

1.5) BTK’ya konuyla ilgili yapmış olduğu başvuruda kişisel verilerinin işletmeler arasında

aleyhte sonuç doğuracak şekilde işlenmesine rızasının olmadığını ve ilgili verilerin “Aleyhte sonuç” doğurma yasağı kapsamında kaldırılmasını ve taahhüdünün yenilenmesi talebinde bulunduğunu,

1.6) BTK borç sorgulama sayfasında herhangi bir borcunun gözükmemesine ve UYAP

vatandaş portalı üzerinden hiç bir açık icra takip dosyasının bulunmamasına rağmen

Superonline tarafından taahhüt yenileme talebinin 2 kez reddedildiğini,

1.7) İşletmecilerin, kendi aralarında paylaştıkları abonelerin kişisel verileri ile tüketicileri

“karaliste” kapsamına aldıklarını; böylelikle ihtilaflı olan borçları, tüketici tarafından itiraz edilmesine ve icra takibinde dahi olmayan alacak kalemleriyle tüketicilerin mağdur edildiğini ve tüketiciye etkili bir itiraz yolu sunulmadığını,

1.8) Yapmış olduğu başvurular neticesinde iddia olunan borç kalemini (TTNET AŞ) öğrenerek,

ilgili firmaya BTK üzerinden başvuru yaptığını ancak firma tarafından BTK borç sorgulama sistemine yansıtamadığı, icra yoluyla tahsil edemediği borca (icra dosyası üzerinden itirazının bulunması ve dosyanın kapatılması) rağmen işletmeler arasında tarafını haksız ve hukuka aykırı olarak kara listede tutmaya devam ettiğini, iddia edilen borç için Kadıköy İlçe Hakem

Heyetindeki başvurusunun olumlu sonuçlanması rağmen, kişisel verilerinin haksız ve hukuka aykırı olarak işlenmesine karşı BTK tarafından herhangi bir eylem ya da etkili başvuru yolu sağlanamadığını belirterek;

1.8.1) Tüketicileri mağdur eden, kişisel verilerin doğru ve gerçeğe uygun tutulmaması

nedeniyle BTK tarafından tüketicileri koruyucu düzenlemelerin yapılmasını;

1.8.2) Tüketicilerin “kara liste” uygulamasına itiraz yolunun etkili ve sonuç alabilir şekilde

düzeltilmesini,

1.8.3) Açık icra takibi veya BTK Borç Sorgulama bilgilerinin yeterli görülerek Kara Listeden

çıkma hakkının tanınmasını,

1.8.4) İlgili maddenin KVKK kapsamında uygunluğunun denetlenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Başkanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup adı geçen idarenin 21/07/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1) Başvuran tarafından 29/03/2020 tarihinde CİMER başvurusu ile aynı konuya ilişkin olarak

şikayette bulunulduğu, bu kapsamda Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş’den ve Türk

Telekomünikasyon A.Ş.’den (Türk Telekom) ve TTNET A.Ş.’den konuya ilişkin bilgi, belge ve açıklamalar talep edildiği,

2.2) TTNET tarafından Kurumlarına iletilen cevabi yazıda özetle; yapılan incelemelerde

müştekinin internet aboneliği için 17/01/2012 tarihinde yapılan başvurusuna istinaden 18/01/2012 tarihinde “24 ay taahhütlü 24 Ay Sabit Fiyat Kampanyası” kapsamında hat aktivasyonunun yapıldığı, müştekinin 29/04/2014 son ödeme tarihli faturası ve sonraki faturalarının ödenmemesi nedeniyle 1.093,01 TL borcu olduğu, borcun hukuk sürecine intikal ettiği, bu kapsamda EHK’nın 51 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan, “Tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve

Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir.” Hükmü çerçevesinde, kara liste sürecine dahil edildiği ve abonelerin borçlarını ödemeleri halinde, ödemeyi müteakip en geç 24 saat içinde kara listeden çıkarılarak güncelleme işleminin yapılabildiğinin ifade edildiği, şikayet sahibinin e-Devlet kapısı üzerinden yapmış olduğu sorgulamada borcunun bulunmadığını öğrendiğinde ilişkin iddiası nedeniyle TTNET’ten ilave açıklama talep edildiği, söz konusu şirketin cevabi yazısında; Şirketleri tahsilat sistemlerinde ve hukuk borçlarının takip edildiği sistemlerde yer alan abone borç ve alacaklarının tamamının e-Devlet sorgulamalarında gösterildiği, aboneye ait borç bilgilerinin e-Devlet kapısına doğru şekilde iletildiği, takibe düşen borç bilgisine https://www.turkiye.gov.tr/ttnet-abonelik-borc-ve-alacak-sorgulama adresindeki işletmeci hizmet sayfasından ulaşılabileceği, ancak Kurumlarının hizmetleri altındaki https://www.turkiye.gov.tr/btk-mobil-sabit-internet-kablo-tv-uydu-isletmecilerinden-borc-vealacak-sorgulama sayfasında yasal takip borçlarının gösterilmediği, bu sayfada sadece güncel borçların toplamının gösterildiği ve detay düğmesi aracılığı ile takibe düşen borç bilgisine ulaşılabileceğinin ifade edildiği,

2.3) Türk Telekom tarafından Kurumlarına iletilen cevabi yazıda özetle; şikayete konu olan

abonenin 21/08/2015 ve 21/09/2015 son ödeme tarihli faturalarının ödenmediği ve Şirketlerine

25.13 TL borcu olduğu, ancak abonenin bu borçtan dolayı kara listeye alınmadığının ifade

edildiği,

2.4) Superonline tarafından Kurumlarına iletilen cevabi yazıda ise özetle; müştekinin kampanya

yenileme talebinin EHK’nın 51 inci maddesinin on birinci fıkrası kapsamında uygulanan kara liste sürecine taraf olan TTNET’e olan borcu nedeniyle karşılanamadığı, söz konusu işletmeciye olan borcunun ödenmesini müteakip 24 saat içinde ilave bir işleme gerek kalmaksızın talebinin karşılanabileceğinin ifade edildiği,

2.5) EHK’nın 51 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Tahsilata ilişkin risklerin

yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir.” hükmü 17/7/2019 tarihli ve 7186 sayılı Gelir Vergisi

Kanunun 22 nci maddesi ile değiştirilerek mevcut haliyle 19/7/2019 tarihli ve 30836 (Mükerrer)

sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bahse konu fıkranın kanun yapıcının irade ise tecelli etmiş olduğu, söz konusu hükme ilişkin henüz ikincil bir düzenleme yapılmadığı, bununla birlikte konuya ilişkin işletmeci uygulamalarının Kurumları tarafından izlenmekte olduğu, bahsi geçen fıkra kapsamında ihtiyaç hasıl olması durumunda EHK’nın ilgili maddelerine dayanılarak ikincil düzenleme çalışması yapılabileceğinin değerlendirildiği,

2.6) Bahse konu şikayete ilişkin olarak TTNET’in yazısında; Şirketleri tahsilat sisteminde ve

hukuk borçlarının takip edildiği sistemlerde yer alan abone borç ve alacaklarının tamamının e-Devlet sorgulamalarında gösterildiği, aboneye ait borç bilgilerinin e-Devlet kapısına doğru bir şekilde iletildiği, takibe düşen borç bilgisine https://www.turkiye.gov.tr/ttnet-abonelik-borcve-alacak-sorgulama adresindeki işletmeci hizmet sayfasından ulaşılabildiği, ancak Kurumları hizmetleri altındaki https://www.turkiye.gov.tr/btk-mobil-sabit-internet-kablo-tv-uyduisletmecilerinden-borc-ve-alacak-sorgulama sayfasında yasal takip borçlarının gösterilmediği, bu sayfadan sadece güncel borçların toplamının gösterildiği, ancak detay düğmesi aracılığı ile takibe düşen borç bilgisine ulaşılabileceği ve abonenin bu borç nedeniyle kara listeye alındığının ifade edildiği, Superonline ise şikayet sahibinin kara listede yer alması sebebiyle taleplerinin karşılanamadığının ifade edildiğini,

2.7) Bu çerçevede mevcut durumda hiçbir borcu olmayan bir abonenin taahhüdünün

yenilenememesi, nakil veya devir talebinin olumsuz karşılanması gibi bir durumun söz konusu olmadığını,

2.8) Öte yandan benzer uygulamanın Bankacılık sektöründe de yer aldığının bilinmekte olduğu,

EHK’nın 51 inci maddesinin on birinci fıkrasıyla amaçlanan, tüketicilerin hak ve menfaatleri ihlal edilmemek kaydıyla tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ile kötü niyetli kullanımların, sahtecilik ve dolandırıcılık gibi durumların önlenmesi olduğu, bu kapsamda söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin süreçlerin Kurumları tarafından izlenmekte olduğu, bahsi geçen fıkra kapsamında ihtiyaç hasıl olması durumunda EHK’nın ilgili maddelerine dayanılarak ikincil düzenleme çalışması yapılabileceğinin değerlendirildiği,

2.9) Kurumlarının görev ve yetki alanına giren hususlara ilişkin olarak tüketicilerin diledikleri

zaman Kurumlarına başvurma haklarının mevcut olduğu, bu kapsamda Kurumlarına gerek doğrudan gerekse “https://tuketicisikayet.btk.gov.tr/tsys/giris.html” adresinde yer alan Tüketici

Şikayet Yönetim Sistemi üzerinden şikayetlerini iletebildikleri, söz konusu şikayetlere ilişkin olarak ihtiyaç hasıl olması durumunda işletmecilerden bilgi, belge ve açıklamalar talep edilerek başvuruların ilgili mevzuat kapsamında değerlendirildiği ve tüketicilere bilgi verildiği, değerlendirme neticesinde herhangi bir ihlalin ve/veya tüketici mağduriyetinin tespit edilmesi durumunda ilgili işletmeciler hakkında idari yaptırımın uygulanabildiği, bu kapsamda yukarıda da izah edildiği üzere ’nın Cimer üzerinden Kurumlarına ilettikleri şikayetlerine ilişkin olarak TTNET, Türk Telekom ve Superonline’dan gerekli açıklamaların talep edildiği ve gelen açıklamalar çerçevesinde şikayet sahibine bilgi verildiği,

2.10) Öte yandan EHK’nın 51 inci maddesinin on birinci fıkrasının işletmeciler arasında tutarı

ödeme bilgisi ve benzeri birtakım bilgilerin paylaşılmasına ve işletmesine izin verdiği, bununla birlikte, şikayete konu vakada hiçbir borcu olmayan bir abonenin taahhüdünün yenilenmemesi, nakil veya devir talebinin olumsuz karşılanması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, borç tutarının borçlu olunan işletmeciye ödenmesi ile birlikte 24 saat içinde ilave bir işleme gerek kalmaksızın abone taleplerinin karşılanabileceğinin değerlendirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı

2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı

içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”

3.1) “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes,

kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun “Tanımlar ve

kısaltmalar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunda geçen; a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi, b) Abonelik sözleşmesi: İşletmeci ile abone arasında akdedilen ve işletmecinin bir bedel karşılığında dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği ya da her ikisini birden kapsayan sözleşmeyi, c) Abone kimlik ve iletişim bilgileri: İşletmeci tarafından aboneye tahsis edilen özel bilgileri, z) İşletmeci: Yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirketi, ff) MCKS (CEIR): Merkezi mobil cihaz kimlik tanımı veri tabanı sistemini,… ifade eder.”

5.1) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumun

görev ve yetkileri şunlardır:

c) Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.

j) Kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri onaylamak, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmak.

s) Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.”

5.2) “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri başlıklı” 12 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Kurum, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek aşağıdaki hususlar başta olmak üzere, mevzuat

doğrultusunda yükümlülükler getirebilir:

d) Kişisel veri ve gizliliğin korunması.

e) Tüketicinin korunması.”, dördüncü fıkrasında; “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri ile ilgili usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”

5.3) “Abonelik sözleşmeleri” başlıklı 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “İşletmeci

tarafından abonelik sözleşme koşullarında değişiklik yapıldığının aboneye bildirilmesinden sonra, abone herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeyi feshedebilme hakkına sahiptir.

İşletmeciler, sözleşmede yapılacak değişiklikler yürürlüğe girmeden en az bir ay önce abonelerini bilgilendirmekle ve söz konusu değişikliklerin abone tarafından kabul edilmemesi halinde abonelerin herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeyi fesh edebilme haklarının bulunduğunu bildirmekle yükümlüdürler. Aboneler taleplerini bildirmek kaydıyla aboneliklerini her zaman sona erdirebilir.” (18/6/2020 tarihli ve 7247 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan “yazılı olarak” ibaresi “taleplerini” şeklinde değiştirilmiştir.)

5.4) “Kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunması” başlıklı 51 nci maddesinin birinci

fıkrasında; “Kişisel verilerin işlenmesinde; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olması, doğru ve gerektiğinde güncel olması, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenmesi, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ile işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi ilkelerine uyulur.”, on birinci fıkrasında; “Tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve Kurumun

MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir.”, on ikinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında kişisel verilerin gizliliğinin, güvenliğinin ve amacı doğrultusunda kullanılmasının temininden işletmeciler sorumludur.” , on üçüncü fıkrasında; “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

6) 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunun “Tanımlar”

başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; d) Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, e) Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,… ifade eder”

6.1) “Genel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “(2) Kişisel verilerin

işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur:

a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma.

b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma.

c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme.

ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma.

d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme”

6.2) “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel

verilerinin işlenmesi mümkündür:

a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b) Fiili imkansızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.”

7) 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun “Zamanaşımı” başlıklı 39 uncu

maddesinde; “İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.

Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir.”

7.1) 68 inci maddenin birinci fıkrasında; “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası

ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.”

7.2) “Talep müddeti” başlıklı 78 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Haciz talebi

kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır.”, beşinci fıkrasında; “Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınır Yenileme masraf ve harçları borçluya tahmil edilmez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarelerin konu ile ilgili

açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; 5809 sayılı

Kanunun 51 inci maddesinin 11 ve 13 üncü fıkraları kapsamında fatura tutarı ve ödeme bilgilerinin paylaşımı (abonenin kara listede yer alması ve kara listeden çıkması) yönünde yaşanan tereddütleri giderici çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması yönünde hazırlanan

Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, icra takibi başlatılan fatura bedelleri

hakkında söz konusu icra işlemine itiraz ettiğini ve UYAP vatandaş sorgulamasında söz konusu icra dosyasının açık olarak görünmediğini ancak firmanın hukuki yollardan tahsil etme imkânı bulunmayan alacak tutarı nedeniyle servis sağlayıcı işletmeler arasında yapmış olduğu protokol ile kendisini “kara listeye” aldığını belirterek tüketicileri mağdur eden, kişisel verilerin doğru ve gerçeğe uygun tutulmaması nedeniyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)

tarafından tüketicileri koruyucu düzenlemelerin yapılmasını; tüketicilerin “karaliste” uygulamasına itiraz yolunun etkili ve sonuç alabilir şekilde düzeltilmesini, açık icra takibi veya

BTK Borç Sorgulama bilgilerinin yeterli görülerek Kara Listeden çıkma hakkının tanınmasını, ilgili maddenin KVKK kapsamında uygunluğunun denetlenmesini talep etmektedir.

10) Telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari

otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon Kurumu 5809 sayılı

Elektronik Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir. (https://www.btk.gov.tr/kurulus) Bağımsız idari otorite olarak adlandırılan kuruluşlar; bir yandan görevli olduğu alanda düzenleme yetkisi kapsamında kurallar koyarken, bir yandan da bu kurallara uygun hareket edilmesini gözetip denetlemekte ve gerektiğinde önemli parasal ve idari yaptırımlar uygulayabilmektedir. (Turgut TAN, “Bağımsız İdari Otoriteler veya Düzenleyici Kurullar”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2, Haziran 2002, s.26) Bu çerçevede; BTK tarafından Elektronik Haberleşme Kanunu, Elektronik

Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde 5809 sayılı Kanun ile Kuruma verilen yetkiler kapsamında gerekli işlemleri uygulamaktadır.

11) Somut olaydaki uyuşmazlık; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 51 inci

maddesinin on birinci fıkrası kapsamında abonelerin fatura ve ödeme bilgilerinin işletmeciler arasında paylaşılması diğer bir ifadeyle elektronik haberleşme sektöründeki kara liste uygulaması hakkındadır.

12) Şikayet belgesinde başvuran; e-devlet sisteminde yer alan BTK borç sorgulama

ekranında hiçbir borcun görüntülenmediğini ayrıca ilgili fatura hakkındaki icra işlemine yasal süresi içinde itiraz ettiğini, firma tarafından da itirazın iptali davasının açılmadığını ifade ederek bu duruma rağmen tarafının haksız ve hukuka aykırı olarak kara listede tutulmaya devam edildiğini belirtmektedir.

13) TTNET tarafından BTK’ya gönderilen belgelerde ise; abone borç ve alacaklarının

tamamının e-Devlet sorgulamalarında gösterildiği, takibe düşen borç bilgisine https://www.turkiye.gov.tr/ttnet-abonelik-borc-ve-alacak-sorgulama adresindeki işletmeci hizmet sayfasından ulaşılabileceği, ancak BTK’nın hizmetleri altındaki https://www.turkiye.gov.tr/btk-mobil-sabit-internet-kablo-tv-uydu-isletmecilerindenborc-ve-alacak-sorgulama sayfasında yasal takip borçlarının gösterilmediği, bu sayfada sadece güncel borçların toplamının gösterildiği ve detay düğmesi aracılığı ile takibe düşen borç bilgisine ulaşılabileceği belirtilmiştir. Ayrıca konu ile ilgili Türksat yetkililerine bilgi verildiği ve bahse konu sorgulama sayfasına ‘yer verilen tutarlara yasal takip borçlarının dahil edilmediğine ilişkin’ bir açıklama eklenmesi ihtiyacının hasıl olduğu hususunun aktarıldığı açıklaması yapılmıştır. Nitekim başvuran tarafından tarihinde gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde de; e-Devlet sisteminde BTK’nın hizmetleri altında yer alan borç sorgulama kısmında yasal takipte olan bir borç bilgisinin görülmediği bununla birlikte 23/09/2020 tarihinde gönderilen belgelerde ise borç sorgulama kısmında “yasal takibe düşen borç” tutarına/bilgisine yer verildiği anlaşılmıştır.

14) Başvuran diğer taraftan UYAP vatandaş portalı üzerinden yapmış olduğu sorgulamada

açık bir icra dosyasının bulunmadığını, söz konusu icra dosyasına itiraz ettiğini ve itirazın iptali davası açılmadığını ifade etmiştir. Başvurana gönderilen cevabi yazıların incelenmesi neticesinde ise firma tarafından; başvuranın 09/05/2014 tarihinde online işlem merkezi üzerinden abonelik iptal talebini ilettiğini ancak 10 gün içerisinde ıslak imzalı iptal dilekçesini iletmemesi üzerine aboneliğin sözleşme gereği faturalandırmaya devam ettiği, bu çerçevede; aboneliğe ait 2014 Nisan (70,00TL), 2014 Mayıs (67,00TL), 2014 Haziran (67,25TL), 2014

Temmuz (71,00TL), 2014 Ağustos (73,75TL), 2014 Eylül (74,50TL) dönem faturaları ve 2015

Şubat (58,59TL) abonelik iptal faturası nedeni ile hat üzerinde İstanbul Anadolu 24. İcra

Müdürlüğü’nden 01/04/2016 tarihinde dosyaya ilişkin hukuksal sürecin başlatıldığı açıklamalarının yapıldığı görülmüştür.

15) Tüm bu açıklamalar çerçevesinde uyuşmazlığa konu olan temel hususun; 5809 sayılı

Kanun kapsamında abonelerin fatura ve ödeme bilgilerinin işletmeciler arasında paylaşılmasına yönelik olduğu anlaşıldığından öncelikle söz konusu bilgi paylaşımına yönelik değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

16) Nitekim yapılan incelemede; Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom Grubu şirketlerinin

birlikte yürütmüş oldukları “Fatura Tahsilat Riskinin Yönetilmesi” başlıklı proje kapsamında

“5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Kapsamında Tahsilata İlişkin Riskin Yönetilmesi ve Kötü Niyetli Kullanımların Önlenmesine Dair Protokol” imzalandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda Protokolün tarafı olan İşletmecilerden en az birine, Protokolde belirlenmiş tutarların üzerinde ve belirlenmiş süreleri geçmiş borcu bulunan (icra takibi başlatılması da dâhil)

abonelerin son ödeme tarihi geçmiş fatura tutarı ve borç bilgilerinin ortak platformda paylaşıldığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan ilgili işletmeci (TTNET) tarafından, abonenin belirtilen kriterlerden birine girmiyor olması halinde sisteme dahil edilmediği, dolayısıyla, abone tarafından kendisine ait borcun ödenmesi halinde sistemden çıkarıldığı açıklaması yapılmıştır. Dolayısıyla abonelerin fatura ve ödeme bilgilerinin paylaşımına (kara liste uygulaması) esas protokolde belirlenen kriterlerin, kişisel verilerin korunması ve gizliliği ile Elektronik Haberleşme Kanunu hükümlerine bir aykırılık oluşturup oluşturmadığının irdelenmesi gerekmiştir.

17) Bilindiği üzere bilişim ve haberleşme teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte veri

transferinin kolaylaşması, kişisel verilere erişim yönündeki risklerin artması gibi nedenler kişisel verilerin korunmasını zorunlu kılmakta ve bu konuda bir takım tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir. Kişisel veri kavramı ise, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu’nun 3 üncü maddesine göre kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Aynı zamanda ülkemizde kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı Anayasada güvence altına alınmış olup Anayasa’nın 20 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Anayasal güvence altında yer alan söz konusu hakkın uygulanmasına yönelik olarak; kişisel verilerin işlenmesi ve paylaşılmasına yönelik ilgili yasal düzenlemelerin açık ve anlaşılabilir olması gerekmekte aynı zamanda kişisel verilerin keyfi müdahalelere karşı korunmasına yönelik tedbirlerin alınması hususu önem arz etmektedir.

18) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 51 inci maddesiyle de elektronik

haberleşme sektörüyle ilgili kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğine yönelik bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu maddenin birinci fıkrası ile kişisel verilerin işlenmesinde; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olması, doğru ve gerektiğinde güncel olması, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenmesi, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ile işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesi ilkelerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır. On birinci fıkrası ile tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve

Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabileceği veya işlenebileceği, on ikinci fıkrasıyla da

Kanun kapsamında kişisel verilerin gizliliğinin, güvenliğinin ve amacı doğrultusunda kullanılmasının temininden işletmecilerin sorumlu oldukları, on üçüncü fıkrası ile de; söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Dolayısıyla ilgili verilerin on birinci fıkra kapsamında işlenmesi ve paylaşılmasında sınırsız bir takdir yetkisi bulunmadığı anlaşılmış olup tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla fıkrada belirtilen bilgilerin işlenebilmesine ve paylaşılmasına imkan tanınmıştır.

19) Bu çerçevede Kurumumuza gönderilen belgeler ve eklerinin incelenmesi sonucunda;

abonelerin borç ve fatura bilgilerinin paylaşılmasına ilişkin olarak (kara listeye alınma konusunda) Protokolde belirlenen kriterler çerçevesinde -Aboneye ait isim, soy isim ve ticaret unvanı (tümü maskeli olarak), -TCKN, VKN, geçici kimlik numarası, yabancılar için TCKN ve/veya VKN bulunmadığı için pasaport numarası, – Borç bilgilerinin İşletmeciler arasında imzalanan protokolde yer alan kurallara ve gizlilik ilkelerine uygun bir şekilde ve Kanunun 51 inci maddesinin 11 inci fıkrasında yer alan amaçlar ile sınırlı ve şifreli olarak sisteme yüklendiği yönünde bilgi verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca İşletmeciler tarafında sistem üzerinden bir sorgulama yapıldığında yalnızca sorguladıkları TCKN ya da VKN’ye ait bildirim kriterini sağlayan amaçla orantılı bilgiye ulaşabildikleri, buna göre, İşletmecilerin yalnızca sorgulamak istedikleri abonenin listede olup olmadığı kapsamında bir bilgiye erişebildiği (başka bir operatöre ait borcu var/yok şeklinde), sorgulamalarına konu olmayan diğer abonelere ilişkin herhangi bir veriye erişim sağlayamadıkları ifade edilmiştir. Nitekim yapılan incelemede de; operatör şirket tarafından yapılan sorgulama ekran görüntüsünde, abonenin diğer operatör şirkete borcunun olduğu yönündeki kayıt bilgisinin bulunduğu, sistemde kişiye ait başkaca bir bilginin yer almadığı görülmüştür. Dolayısıyla Kanunda yer alan amaçlar doğrultusunda fatura tutarı ve ödeme bilgilerinin (borcunun olup olmadığına ilişkin)

paylaşılabilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı bununla birlikte veri güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığı, sistemde (kara liste uygulaması) yer alma ve sistemden çıkarılma kriterlerinin belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi gerekmektedir.

20) Anayasa’nın 2 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğu

belirtilmiş olup hukuk devletinin korumakla yükümlü olduğu ilkelerden birisini de “belirlilik” ilkesi oluşturmaktadır. Belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmekte olup yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla, mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilmekle birlikte hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. (AYM, E:2015/61, K:2016/172, 02.11.2016)

21) Yukarıda da ifade edildiği üzere; Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom Grubu şirketlerinin

imzalandığı Protokolün tarafı olan İşletmecilerden en az birine Protokolde belirlenmiş tutarların üzerinde ve belirlenmiş süreleri geçmiş borcu bulunan (icra takibi başlatılması da dâhil) abonelerin son ödeme tarihi geçmiş fatura tutarı ve borç bilgilerine yönelik borcu olup olmadığı (kara listede yer alıp almadığı) şeklinde ortak platformda paylaşıldığı anlaşılmıştır.

Diğer taraftan söz konusu platformda yer alan bir kişinin bilgisinin, kendisine ait borcun ödenmesi halinde, sistemden çıkarıldığı belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle platformda paylaşım yapılmasına esas olmak üzere, abonenin borcuna ilişkin tutar ve süreye yönelik bir takım kriterler belirlenmiş olsa da söz konusu platformdan çıkmak için yalnızca borcun ödenmesinin kriter olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

22) Ancak borç konusunda ihtilafa düşülen durumlarda, yani borca ya da icra işlemine itiraz

edilmesi, icra dosyalarının işlemden kaldırılması ve yenileme talebinde bulunulmaması, öngörülen süreler içinde icra dosyası ile ilgili bir işlem yapılmaması, zamanaşımı gibi durumlarda kişilerin kara listede yer almaya devam etme konusunda bir belirsizlik yaşandığını, bu nedenle de tarife yenileme/taahhüt yenime/devir gibi bir takım işlemleri yapmasının engellenebildiği anlaşılmaktadır.

23) Yukarıda da ifade edildiği üzere; Kanunun 51 inci maddesi ile abonelerin elektronik

haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgilerinin paylaşılabilmesine imkan tanınmakla birlikte söz konusu işleme ve paylaşma faaliyetinin sınırsız olmadığı açıktır. Kanunda belirtilen

“tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi” amacı ile işleme ve paylaşım faaliyetinin yapılabileceği diğer taraftan söz konusu bilgilerin paylaşım yapılmasına yönelik süre, miktar gibi kıstasların belirlenmesinin yanı sıra kara listeden çıkmak için borcun ödenmesi ile birlikte “zamanaşımı, icraya itiraz edilmesi, icra dosyasının işlemden kaldırılması” gibi durumların da göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmiştir.

24) Diğer taraftan 51 inci maddenin on üçüncü fıkrasında; “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin

usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” hususu hüküm altına alınmıştır. Bilindiği üzere yürütmenin türevselliği ilkesi gereğince, yasama organı tarafından temel kurallar belirlendikten sonra, uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususlar yürütme organınca yapılabilmektedir. Bu bağlamda, Kanun’un 51 inci maddesinde, kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunmasına ilişkin kurallar açık, net, anlaşılır bir şekilde belirtilmiş on birinci fıkrasında da abone ve borç bilgilerinin paylaşım yapılmasına esas amaç belirlenmiştir. On üçüncü fıkrasıyla da maddede belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin teknik ve uygulamayı esas alan detayların belirlenmesi konusunda

BTK’ya yetki verilmiştir. Bu çerçevede ilgili şirketler arasında bir protokol yapıldığı anlaşılmakla birlikte, söz konusu kara liste uygulamasına yönelik yukarıda da yer verildiği üzere bazı tereddütler oluştuğu anlaşıldığından on üçüncü fıkra kapsamında bu tereddütleri giderici çalışmaların yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

25) Ayrıca veri güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak yapılan incelemede de; Kurumumuza

gönderilen belgelerde, veri güvenliğinin sağlanması adına abonelere ilişkin verilerin şifrelenerek ve işletmecilerin birbirlerinin verilerini bütünüyle göremeyeceği şekilde sisteme aktarıldığı, bu kapsamda tüm işletmeciler tarafından ayrı ayrı oldukça yüksek yatırım maliyetlerine katlanıldığının ifade edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca söz konusu belgelerde; söz konusu Protokol ile kişisel verilerin korunması ve gizliliği konusunda, veri paylaşımının güvenli şekilde yapılabilmesi için yüksek teknolojili bir platform üzerinden veri iletimi sağlandığı ayrıca abonelerin hangi işletmeciye borçlu olduğu, borç tutar bilgisinin işletmecilerin bayileri vb. tarafından ilk kontakta veri gizliliği amacıyla gösterilmediği, sorgulamalarda bireysel aboneler için TCKN, kurumsal aboneler için vergi kimlik numarası kullanıldığı ve isim, soy isim ve firma unvanlarında ilk iki harfin açık kalan kısmın maskeli olarak paylaşıldığı ifade edilmiştir.

26) Bu çerçevede, başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat

hükümlerinin incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Kanunun

51 inci maddesinin on birinci fıkrası kapsamında “Tahsilata İlişkin Riskin Yönetilmesi”

doğrultusunda fatura tutarı ve ödeme bilgilerinin paylaşılabilmesine imkan tanındığı değerlendirilmekle birlikte abonelerin fatura tutarı ve ödeme bilgilerinin paylaşım yapılmasına yönelik kriterlerin belirlendiği gibi abonelerin söz konusu paylaşım platformundan (kara listeden) çıkarılabilmesini teminen ödeme yapılmasının yanı sıra zamanaşımı, icraya itiraz, icra dosyasının işlemden kaldırılması, yenileme talebinde bulunulmaması gibi kriterlerin de dikkate alınması gerektiği anlaşılmış olup 51 inci maddenin on bir ve on üçüncü fıkraları kapsamında abone ve borç bilgilerinin paylaşımı (abonenin kara listede yer alması ve kara listeden çıkması) yönünde yaşanan tereddütleri giderici çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması gerektiği TESPİT EDİLMİŞTİR.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

27) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdare tarafından Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ayrıntılı olarak cevap verildiği ve başvuranla ilgili işlemlerinde ‘makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davranıldığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

28) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

5809 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin 11 ve 13 üncü fıkraları kapsamında fatura tutarı ve

ödeme bilgilerinin paylaşımı (abonenin kara listede yer alması ve kara listeden çıkması)

yönünde yaşanan tereddütleri giderici çalışmaların ve düzenlemelerin yapılması yönünde

BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU

BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi