ÖZET: Burdur İli Bucak İlçesi’nde yaşayan bir vatandaş, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yayınlanan Doruk TV ve Vadim TV logolu kanalların, çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler yaratan cinsel içerikli reklamlar yayınladığını iddia ederek şikayette bulundu. Başvurusunda, bu tür içeriklerin engellenmesi ve gerekirse Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yasal düzenleme yapılmasını talep etti. RTÜK, şikayet üzerine yaptığı açıklamada, yayınların önceden engellenemeyeceğini, yalnızca yayınlandıktan sonra mevzuata aykırılık durumunda yaptırımlar uygulanabileceğini belirtti.

RTÜK, ilgili medya kuruluşlarına çeşitli idari yaptırımlar uygulandığını ve bu süreçte, yayın lisanslarının iptali gibi aşamalı yaptırımların mevcut olduğunu ifade etti. Ayrıca, şikayet edilen Vadim TV’nin lisansının iptaline karar verildiği, ancak Doruk TV’nin durumunun devam ettiğini vurguladı. İlgili mevzuat gereği, bu tür reklamların engellenmesi konusunda RTÜK’ün sorumluluğunun bulunmadığı belirtildi. Kamu Denetçiliği Kurumu, bu bağlamda RTÜK ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, mevzuat düzenlemeleri ve hızlı bir çözüm sağlanması yönünde tavsiyelerde bulundu.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/68689-S.20.74714

BAŞVURU NO : 2020/3431

KARAR TARİHİ : 13/08/2020

TAVSİYE KARARI

RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞKANLIĞI

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından Vadim TV ve

Doruk TV logolu kanallarının çocukların, gençlerin ve toplumun ahlak yapısı üzerinde olumsuz etkiler bırakan içerikteki reklamlarının engellenmesi veya bu içerikten arındırılması, bu konuda kanuni düzenleme gerekiyorsa

TBMM tarafından yasal düzenleme yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan Burdur İli Bucak İlçesi’nde ikamet ettiğini, Doruk TV ve Vadim TV logolu medya hizmet sağlayıcılarının Tele-alışveriş yoluyla ürün satışı yaparken cinsel içerikli ve müstehcen reklamlar yaptıklarını, söz konusu içeriklerin çocukların, gençlerin ve toplumun ahlak yapısı üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını, aynı konu ile ilgili Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine RTÜK tarafından kendisine cevap verildiğini, kendisinin Vadim TV’nin daha önce Doruk TV adıyla yayın faaliyeti yürüttüğünü, on gün kapatma cezası alınca kanuna aykırı olarak isim değişikliğine gittiğini belirttiğini, RTÜK’ün ise cevabında, hangi kanallara ne kadar ceza uyguladığını belirtmekle yetindiğini iddia ederek yayınlanan müstehcen içerikli reklamların kaldırılmasını, RTÜK’ün bu tür kanallara tekrar lisans vermemesini, bahsi geçen Vadim TV logolu kanalın bu içerikteki reklamlarının engellenmesini veya bu içerikten arındırılmasını, bu konuda kanuni düzenleme gerekiyorsa TBMM tarafından yasal düzenleme yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 12/3/2020 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Hukuk Müşavirliğinden alınan 7/4/2020 tarih sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Üst Kurul tarafından medya hizmet sağlayıcıların yayınları için uygulanan yaptırımların

6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “İdari

Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesinde düzenlendiği, ilgili düzenlemeler dikkate alındığında, Üst Kurulun yayın hizmetlerini önceden engellemesinin söz konusu olmadığı, yayınlara ancak yayınlandıktan sonra 6112 sayılı Kanun ve ilgili ikincil düzenlemelerde yer alan yayın ilkelerine aykırılık halinde müeyyide uygulanabildiği, bu kapsamda, şikayetçinin “yayın içeriğinden çıkarma ya da lisans iptali” gibi taleplerinin “Dostane Çözüm” adı altında yerine getirilmesinin söz konusu olmadığı, 2.2. Şikayet konusuna benzer nitelikteki emsal Mahkeme kararlarında, benzer nitelikte yayın yapan kuruluşlara mevzuat gereği önce “yayın durdurma” müeyyidesinin uygulandığı, yayın durdurma kararının tebliğinden itibaren kararın gereklerine aykırı olarak yayın yapan kuruluşlara daha sonra “lisans iptali” müeyyidesinin uygulandığı, 2.3. 01/01/2019-23/03/2020 tarihleri arasında Doruk TV logolu Kafkas Radyo Televizyon

Yayıncılık Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa; 94 İdari para cezası, 29 geçici program durdurma, 16 geçici yayın durdurma ile toplamda 139 müeyyide uygulandığı; 01/01/2019-23/03/2020 tarihleri arasında Vadim TV logolu Vadi Kelkit

Radyo Televizyon Yayıncılık Organizasyon Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa; 26 idari para cezası, 8 geçici program durdurma ile toplamda 34 müeyyide uygulandığı, 2.4. 6112 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine göre, Üst Kurulun medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara ihlalin ağırlığı ve bir yıl içindeki tekrar sayısına göre kademeli olarak ağırlığı artan müeyyideler uygulayabildiği, ancak bir üst kademedeki müeyyidenin uygulanabilmesi için bir alt kademedeki müeyyidenin kuruluşa tebliğ edilmesi gerektiği, söz konusu tebligat süreci tamamlanana kadar müeyyidelerin hep bir alt kademeden uygulandığı, ayrıca Üst Kurul tarafından uygulanan program durdurma ve geçici yayın durdurma müeyyidelerinin iptali istemi ile açılan iptal davalarında, mahkemelerin kimi zaman “idarenin savunması alınıncaya kadar işlemin yürütülmesinin durdurulmasına” karar verdiğini, Üst Kurulun bu karar kalkana kadar bir üst kademeden müeyyide uygulayamadığı, bu kapsamda, İzleme ve Değerlendirme Dairesi’nin 24.03.2020 tarihli ve

9845 sayılı yazısından anlaşılacağı üzere ilgili yayıncı, kuruluşlar hakkında mevzuat

gereği şu ana kadar lisans iptali müeyyidesinin uygulanmadığı, 2.5. 20/01/2020 tarihinden itibaren Üst Kurul tarafından Vadim TV logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluş hakkında 26 idari para cezası, 8 program durdurma olmak üzere toplam 34 müeyyide uygulandığı, ayrıca söz konusu kuruluş hakkında hazırlanan 3 adet ihlal raporunun Üst Kurulun gündemde olduğu, Doruk TV logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 20/01/2020 tarihinden itibaren 8 idari para cezası, 5 program durdurma, 5 geçici yayın durdurma olmak üzere toplam 18 müeyyide uygulaması yapıldığı, kuruluşun sağlık beyanı ile ürün satış ve pazarlamasına devam etmesi durumunda lisansının iptal edileceği, 2.6. Kiraladığı uydu kapasitesinin ihtiyaç fazlası bölümünü Üst Kurul’dan lisanslı bir başka medya hizmet sağlayıcı kuruluşa kiralayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların bu yükümlülüklerini ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun bilgilerini ve kiraladıkları ihtiyaç fazlası uydu kapasitesi bölümüne ilişkin teknik parametreleri Üst Kurul’a bildirerek yerine getirmekte olduğu, görüldüğü üzere medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara getirilen bu yükümlülükte kiralanan ihtiyaç fazlası uydu kapasitesi bölümünün değiştirilemeyeceği veya ihtiyaç fazlası uydu kapasitesinin birden fazla bölümler halinde aynı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa birden fazla kez kiralanamayacağı hususunda bir düzenleme bulunmadığı, hal böyleyken, anılan uydu ortamından lisansı bulunan medya hizmet sağlayıcılar ile iletim yetkisi bulunan platform ve altyapı işletmecisi kuruluşlara yönelik mevzuat hükümleri ve 24/08/2015 tarihli tebligat niteliğindeki duyuru bir arada değerlendirildiğinde “Vadi Kelkit Radyo

Televizyon Yayıncılık Organizasyon AŞ.” unvanlı ve “VADİM TV” logolu kuruluşun frekansının “Kafkas Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.” unvanlı ve “DORUK TV” logolu kuruluşun yayın yaptığı frekans üzerinden veya başka bir frekans üzerinden yayın yapacak şekilde değiştirilmesinin mümkün olduğu, konuyla ilgili olarak, “Demirören Uydu Haberleşme

Hizmetleri ve Telekomünikasyon Ticaret A.Ş.” unvanlı uydu altyapı işletmecisi kuruluşun 5 farklı parametreden iletilen “DORUK TV” logolu yayını sonlandırarak farklı bir parametre üzerinden iletimine devam ettiğine ilişkin yazısı ile “DORUK TV” logolu yayından boşalan 5 farklı parametre üzerinden “VADİM TV” logolu yayının iletimine başlanacağı, 2.7. Uygulanan idari yaptırımlara ilişkin Vadim TV tarafından herhangi bir dava açılmadığı, Doruk TV tarafından ise 8 adet iptal davası açıldığı, açılan bu davalarda mahkemelerce “yürütmenin durdurulması isteminin/davanın reddine” karar verildiği, 2.8. Üst Kurul tarafından yapılan idari işlemlerin 6112 sayılı Kanun ve ilgili ikincil mevzuatta yer alan hükümlere göre yapıldığı, medya hizmet sağlayıcıların mevzuatta istenilen şartları sağladıkları takdirde yayın lisansı alma hakkına sahip oldukları, yayın lisansının iptalinin ise mevzuattaki prosedüre göre kademeli olarak gerçekleştirildiği, nihai yaptırım olarak yayın lisansının iptaline karar verildiği, ilgili şikâyet başvurusunda yer alan söz konusu reklamların engellenmesi veya reklamların ilgili içerikten arındırılması konusunun mevzuat gereği mümkün olmadığı, öte yandan basın hürriyetinin ve medya çoğulculuğunun sağlanmasının ön şartının medya hizmet sağlayıcının editoryal bağımsızlığının sağlanması olduğu, hiçbir makam ya da merciin yayın hizmetinin seçimi ve sunumunda medya hizmet sağlayıcısına baskı yapamayacağı, 2.9. Üst Kurul’un internet sitesi üzerinden yayınlanan uydu altyapı ve platform işletmecilerine yönelik 24/08/2015 tarihli tebligat niteliğindeki duyuruda; uydu platform ve altyapı İşletmecisi kuruluşların iletimini gerçekleştirmek istedikleri yayınlarla ilgili olarak Üst Kurul tarafından yapılacak yayınların iletimi hususundaki yazılı bildirimi müteakiben iletimini gerçekleştirmek istedikleri yayınlara ilişkin teknik parametreleri yalnızca Üst Kurul’a bildirmekle yükümlü olduklarının belirtildiği, bunun dışında iletilmek istenen yayınların parametrelerinin değiştirilemeyeceği veya bir yayının birden fazla parametreden yayınlanamayacağı hususunda bir düzenleme bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ” başlıklı 26 ıncı maddesinde; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.” , 3.2. “Basın hürriyeti başlıklı” başlıklı 28 inci maddesinde;

“Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır.

Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz.

Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır.

Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır.

Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.” , 3.3. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde, “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade Özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir.

Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında

Kanunun 6.1. “Medya hizmet sağlayıcının bağımsızlığı ve sorumluluğu” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Yayın hizmetlerinin içeriğine ve yayınlanmasına önceden müdahale edilemez ve yayınların içeriği önceden denetlenemez.” 6.2. “Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci madde, “(1) Medya hizmet sağlayıcılar, yayın hizmetlerini kamusal sorumluluk anlayışıyla bu fıkrada yer alan ilkelere uygun olarak sunarlar. Yayın hizmetleri; c) Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına aykırı olamaz.

ç) İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez.

f) Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz.

m) Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez.

n) Müstehcen olamaz.

s) Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez.

(2) Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz.

(4) (Ek: 17/4/2017-KHK-690/60 md.) Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, arkadaş bulma amacıyla kişilerin tanıştırıldığı ve/veya buluşturulduğu türden programlara, takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına, sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatlarının ve hizmetlerinin tanıtımına yer verilemez.” 6.3. “İdari Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesinde, “(1) Bu Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir. İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir.

(2) 8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu

Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir…

(5) 8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir.

(Ek cümleler: 17/4/2016-KHK-690/61 md.) 8 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d)

bentleri dışındaki bentlerini, aynı maddenin ikinci fıkrasını ve bu Kanunun yayın hizmetlerinde ticari iletişimi düzenleyen hükümlerinden herhangi birini yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde yirmiden fazla ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayını beş güne kadar durdurulur. Bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının beş günden on güne kadar durdurulmasına; ihlalin ikinci tekrarı halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilir. Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.

(8) Bu Kanun hükümlerine göre idarî para cezasına veya idarî tedbire karar vermeye Üst Kurul yetkilidir…” 7. 15/06/2011 tarihli ve 27965 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Radyo ve Televizyon

Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliği’nin 7.1. “Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yükümlülükleri ve yaptırımlar” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Uydu ortamından yayın hizmeti vermek isteyen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar;… g) Uydudan kapasite kiralayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar, kiraladıkları kapasitenin ihtiyaç fazlası bölümünün bir başka kuruluşa kiralanması söz konusu olduğunda ancak Üst Kuruldan uydu yayın lisansı almış bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşa kiralamak ve bu hususu Üst Kurula bildirmekle, … yükümlüdürler.” 7.2. “Uydu yayın lisansının iptali, İdari ve adli yaptırımlar” başlıklı 10 uncu maddesinde, “(I) Yayın lisansı verilmesi için Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi halinde, ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşa gerekli şartları yerine getirmesi için otuz günlük süre verilir.

Verilen süreye rağmen istenen şartları yerine getirmeyen kuruluşun yayınları üç ay süreyle durdurulur. Bu süre zarfında şartın yerine getirilmemesi halinde ise, ilgili kuruluşun uydu yayın lisansı iptal edilir.

(2) Uydu yayın lisansının verilmesi için gerekli şartlara uygunluğunu hile ile elde ettiği tespit edilen kuruluşun uydu yayın lisansı iptal edilir.

(3) Mücbir sebeplerle veya Üst Kurulca kabul edilecek nedenlerle uydudan yayın hizmetini yerine getiremeyen kuruluşların talepleri halinde uydu yayın lisansı iptal edilir.

(4) Uydu yayın lisansı olmadan veya iptal edilmesine rağmen yayınlarına devam eden kuruluşlar hakkında, Kanunun 33 üncü maddesi hükmü uygulanır.

(5) Uydu yayın lisansı olmasına rağmen, lisans tipi dışında yayın yapan ve izinsiz karasal verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar Üst Kurulca uyarılır, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında, Kanunun 33 üncü maddesi hükmü uygulanır.” 7.3. “Uydu platform işletmecilerinin yükümlülükleri ve yaptırımlar” başlıklı 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Uydu platform işletmecileri, a) Platform üzerinden iletimini yapacakları medya hizmet sağlayıcı kuruluşların; iletim sözleşmesi, lisans belgesi, yayın logosu/çağrı işareti ve yayın dilini gösteren belgelerin asılları veya noter tasdikli örnekleri ile medya hizmet sağlayıcının unvanı, adresi, telefon numarası ile

Türksat uyduları üzerinden yabancı bir ülkeden alınan lisansla iletilmek istenen radyo ve televizyon yayınına ilişkin olarak yukarıda belirtilenler dışında, şirket merkezi, yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların alındığı ülke, yayın hizmeti faaliyetinin yürütüldüğü işgücünün bulunduğu ülke ve uplink çıkış yerine dair bilgi ve belgeleri, iletim tarihinden en az

30 gün önce her yayın için ayrı bir dosya halinde Üst Kurula bildirmek zorundadır. Üst Kurulca

yapılan inceleme neticesinde, dosyasındaki bilgi ve belgeleri eksiksiz olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarının iletimi hususu platform işletmeci kuruluşa yazı ile bildirilir.

Dosyasında eksik bulunan kuruluşların dosyaları iade edilir. Türk yargı yetkisinde olduğu anlaşılan kuruluşların yabancı bir ülkeden alınan lisansla Türksat uyduları üzerinden

Türkiye’ye yönelik yayın iletimi sağlanamaz. Üst Kurulca platform işletmecilerine yazı ile yapılan bildirime müteakip, yayın iletimine başlama tarihini ve saatini, uydu yayın frekansı, polarizasyonu, sembol oranı (SR), ileri yönlü hata kodu (FEC), video paket tanıma (VPID), ses paket tanıma (A-PID), servis tanıma (Sil)) bilgilerini en az 24 saat önce Üst Kurulun bildireceği faks numarasına veya e-posta adresine bildirmek zorundadır. ” … c) “Bu fıkrada belirlenen yükümlülüklere uymayan platform işletmecileri hakkında, Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. “, 7.4. “Uydu altyapı işletmecilerinin yükümlülükleri” başlıklı 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Uydu altyapı işletmecileri, (a) Sahip olduğu veya kiraladığı uydu kapasitesi üzerinden iletimini yapacakları medya hizmet sağlayıcı kuruluşların; iletim sözleşmesi, lisans belgesi, yayın logosu/çağrı işareti ve yayın dilini gösteren belgelerin asılları veya noter tasdikli örnekleri ile medya hizmet sağlayıcının unvanı, adresi, telefon numarası ile Türksat uyduları üzerinden yabancı bir ülkeden alınan lisansla iletilmek istenen radyo ve televizyon yayınına ilişkin olarak bu bilgi ve belgelerin dışında, şirket merkezi, yayın hizmetlerine ilişkin editoryal kararların alındığı ülke, yayın hizmeti faaliyetinin yürütüldüğü işgücünün bulunduğu ülke ve uplink çıkış yerine dair bilgi ve belgeleri, iletim tarihinden en az 30 gün önce her bir yayın için ayrı bir dosya halinde Üst Kurula bildirmek zorundadır. Üst Kurulca yapılan inceleme neticesinde, dosyasındaki bilgi ve belgeleri eksiksiz olan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarının iletimi hususu altyapı işletmeci kuruluşa yazı ile bildirilir. Dosyasında eksik bulunan kuruluşların dosyaları iade edilir. Türk yargı yetkisinde olduğu anlaşılan kuruluşların yabancı bir ülkeden alınan lisansla Türksat uyduları üzerinden Türkiye’ye yönelik yayın iletimi sağlanamaz. Üst Kurulca altyapı işletmecilerine yazı ile yapılan bildirime müteakip, yayın iletimine başlama tarihini ve saatini, uydu yayın frekansı, polarizasyonu, sembol oranı (SIZ), ileri yönlü hata kodu ( FEC), video paket tanıma (V-PID), ses paket tanıma (A-PID), servis tanıma (SID ) bilgilerini en az 24 saat önce Üst Kurulun bildireceği faks numarasına veya eposta adresine bildirmek zorundadır.” … c) Bu fıkrada belirlenen yükümlülüklere uymayan altyapı işletmecileri hakkında, Kanunun 29 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır. ” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Doruk TV ve Vadim TV logolu medya hizmet sağlayıcılarının Tele-alışveriş yoluyla ürün satışı yaparken cinsel içerikli ve müstehcen reklamlar yaptıklarını, söz konusu içeriklerin çocukların, gençlerin ve toplumun ahlak yapısı üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını iddia ederek yayınlanan müstehcen içerikli reklamların kaldırılmasını, RTÜK’ün bu tür kanallara tekrar lisans vermemesini, bahsi geçen

Vadim TV logolu kanalın bu içerikteki reklamlarının engellenmesini veya bu içerikten arındırılmasını, bu konuda kanuni düzenleme gerekiyorsa TBMM tarafından yasal düzenleme yapılmasını talep etmektedir.

10. Anayasa’nın ‘Basın hürriyeti’ başlıklı 28 inci maddesinde, basının hür olduğu, ancak

Anayasanın 26 ncı maddesi kapsamında sınırlanabileceği, “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”nin sınırlarının düzenlendiği Anayasa’nın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre bu özgürlüklerin kullanılmasının sınırlanabileceği, üçüncü fıkrasında ise haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

11. Anayasa uyarınca Türk toplumunun temeli olarak ifade edilen aile kurumunun korunması için bu kurumu olumsuz olarak etkileyebilecek unsurlara karşı gerekli tedbirlerin alınması ve müdahalelerde bulunulması devletin aslî vazifelerindendir. Aile kurumunun kurulmasından başlayarak sağlıklı bir biçimde ayakta tutulması sürecinde medyanın yadsınamaz etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin yönetilmesi bakımından devletin yayın hizmeti sunumu alanında düzenleyici ve denetleyici bir aktör olarak yer alması bir ihtiyaçtır.

12. Radyo ve televizyon yayıncılığı, birey ve kitleleri, özellikle çocukların ruh, ahlak ve düşünce bakımında gelişimini etkileme gücü (Anayasa Mahkemesinin 21.09.2004 tarihli ve

E.2002/100, K.2004/109 sayılı kararı), toplumu yönlendirme etkisi ve bu nedenle bu gücün kötüye kullanımının önüne geçilmesi için konan yasakların kamu yararının korunması açısından gerekliliği (Danıştay 13. Dairesinin 21.02.2005 tarihli ve E.2005/914, K.2005/914 sayılı kararı) gibi nedenler ile devletin kontrolünü gerekli kılmıştır. Bu itibarla 6112 sayılı

Kanunla Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuş, Kanunun 8 inci maddesinde yayıncı kuruluşların uyması gereken yayın hizmeti ilkeleri belirlenmiş ve bu ilkelere uymayanlar için

32 nci maddede yer alan müeyyidelerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

13. 17/04/2017 tarihinde çıkarılan 690 sayılı KHK’nın 58 ile 62 nci maddeleri arasında medya hizmet sağlayıcılarına yönelik ilave yayıncılık ilkeleri ve yaptırımları getirilmiştir. 690 sayılı KHK’nın 60 ncı maddesi ile daha önce koruyucu sembol kullanılarak yayınlanmasına cevaz verilen çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programların, “bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz” hükmünün getirilmesi başvuru kapsamında önem arz etmektedir. Söz konusu KHK’nın 60 ncı maddesi ile ayrıca 6112 sayılı RTÜK Kanununun

“Yayın Hizmeti İlkeleri” başlıklı 8 nci maddesine eklenen dördüncü fıkrada yer alan

“…takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına … yer verilemez.” ifadesi ile açıkça bu tür yayınlara yayın hizmetlerinde yer verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

14. RTÜK tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ve eklerinde, medya hizmet sağlayıcıların yayınları için uygulanan yaptırımların 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların

Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “İdari Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesi uyarınca ele alındığı, yayın hizmetlerinin önceden engellemesinin söz konusu olamayacağı ve bu nedenle de yayınlara ancak yayınlandıktan sonra 6112 sayılı Kanun ve ilgili ikincil düzenlemelerde yer alan yayın ilkelerine aykırılık halinde müeyyide uygulanabildiği ifade edilmektedir.

15. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“İdari Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesi incelendiğinde, yayın ilkelerine aykırılık durumunda bir yıl içindeki tekrar sayısına göre sırasıyla ağırlığı artan idari para cezası, geçici program durdurma, geçici yayın durdurma ve lisans iptali olmak üzere aşamalı bir yaptırım silsilesi öngörüldüğü anlaşılmaktadır. RTÜK tarafından şikayete konu Doruk TV logolu Kafkas

Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 01/01/2019-23/03/2020 tarihleri arasında 94 idari para cezası, 29 geçici program durdurma yaptırımı, 16 geçici yayın durdurma yaptırımı ile toplamda 139 müeyyide uygulandığı, kuruluşun sağlık beyanı ile ürün satış ve pazarlamasına devam etmesi durumunda lisansının iptal edileceği ve yine Vadim TV logolu Vadi Kelkit Radyo Televizyon Yayıncılık

Organizasyon Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa 01/01/201923/03/2020 tarihleri arasında 26 idari para cezası ve 8 geçici program durdurma yaptırımı ile toplamda 34 müeyyide uygulandığı, ayrıca söz konusu kuruluş hakkında hazırlanan 3 adet ihlal raporunun Üst Kurulun gündemde olduğu ifadelerine yer verilmiştir.

16. Bilgi belge isteme yazısı üzerine Kurumumuza gönderilen cevabi yazı sonrasında

RTÜK’ün 24/6/2020 tarihli Toplantı No.lu ve Karar No.lu kararında, “VADİ

KELKİT RADYO TELEVİZYON YAYINCILIK ORGANİZASYON A.Ş. unvanlı ve

“VADİM TV” logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, 6112 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “… Programlarının yayını veya yayınları süreli durdurulan medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yaptırım kararının tebliğine rağmen kararın gereklerine aykırı olarak yayınlarına devam etmesi halinde yayın lisansının iptaline karar verilir.” hükmü uyarınca YAYIN LİSANSININ İPTALİNE, Yayın lisansının iptaline rağmen yayınına devam etmesi halinde, 6112 sayılı Kanun’un “Adli Yaptırımlar” başlıklı 33’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Üst Kuruldan yayın lisansı almadan veya yayınları Üst Kurul tarafından geçici olarak durdurulmasına ya da yayın lisansı iptal edilmesine rağmen yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Tüzel kişiler hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesindeki güvenlik tedbirleri uygulanır. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri Üst Kurulca mühürlenerek kapatılır.” hükmü uyarınca işlem yapılacağı hususunun, kuruluşa yapılacak tebligatta bildirilmesine, İlgili kuruluşun yayın lisansının iptal edildiği hususunun Kanun’un 29’uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere TÜRKSAT A.Ş.’ye bildirilmesine” oybirliği ile karar verildiği tespit edilmiştir. (https://www.rtuk.gov.tr/ust-kurul-kararlari/program-yayini-durdurmaidaritedbirinin-uygulanmamasi-nedeniyle-6112-sayili-kanunun-32inci-maddesi/29230; Erişim

Tarihi: 24/7/2020) Vadim TV logolu Vadi Kelkit Radyo Televizyon Yayıncılık

Organizasyon Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun program yayını durdurma idari tedbirini, kararın tebliğine rağmen uygulamaması nedeniyle

RTÜK tarafından yayın lisansının iptaline karar verilmiştir.

16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinin birinci fıkrasında, inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, ikinci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı, “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca

Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen 7. No.lu RTÜK Kararı ile “VADİM TV” logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptaline karar verildiği ve başvuranın talebinin bu yönüyle karşılandığı tespit edildiğinden yukarıda anılan mevzuat hükmü gereğince inceleme ve araştırmanın “VADİM TV” boyutuyla sonlandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

17. “DORUK TV” logolu Kafkas Radyo Televizyon Yayıncılık Anonim Şirketi ticari unvanlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşa uygulanan yayın durdurma müeyyidesine karşı ilgili kuruluş tarafından Ankara 8. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması talepli dava açılmış, anılan mahkemece 19/12/2019 tarihinde yürütmenin durdurulmasına hükmedilmiştir.

8/1/2020 tarihinde ise aynı işleme karşı davacı şirket tarafından talep edilen yürütmenin durdurulması istemi oybirliğiyle reddedilmiştir. 9/1/2020 tarihinde davanın esası hakkında karar verilerek davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

18. RTÜK Kanununun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre yayıncılık hizmetlerinde

“…takviye edici gıdalar ve benzeri destekleyici ürünler de dâhil olmak üzere herhangi bir ürünün ilgili mevzuatına aykırı olarak sağlık beyanıyla satışına, pazarlanmasına ve/veya reklamına …” yer verilemeyeceğinin açıkça hüküm altına alındığı, söz konusu programların yayınların devam ettirilmesi halinde Kanuna göre yayıncılık ilkelerine aykırı hareket edilmiş olacağından Kanunun 32 nci maddesinde yer alan müeyyidelerin uygulanması, RTÜK

Kanununun 8 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz.” hükmünün etkin bir şekilde hayata geçirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte şikâyet başvurusunda belirtilen söz konusu reklamların engellenmesi veya reklamların ilgili içerikten arındırılması konusunda mevzuat gereği

RTÜK’ün sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır.

19. Şikayetçinin “Vadim TV’nin daha önce Doruk TV adıyla yayın faaliyeti yürüttüğü, on gün kapatma cezası alınca kanuna aykırı olarak isim değişikliğine gittiği” iddiası ile ilgili olarak

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri uyarınca medya hizmet sağlayıcı kuruluşların uydu kapasitelerinin ihtiyaç fazlası bölümünü başka bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşa kiralayabildikleri ve bu kuruluşların ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun bilgilerini ve kiraladıkları ihtiyaç fazlası uydu kapasitesi bölümüne ilişkin teknik parametreleri Üst Kurul’a bildirmekle yükümlü oldukları görüldüğünden “Vadi Kelkit Radyo

Televizyon Yayıncılık Organizasyon AŞ.” unvanlı “VADİM TV” logolu kuruluşun frekansının

“Kafkas Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.” unvanlı “DORUK TV” logolu kuruluşun yayın yaptığı frekans üzerinden veya başka bir frekans üzerinden yayın yapacak şekilde değiştirilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; “VADİM TV” logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın lisansının iptaline karar verildiği ve başvuranın talebinin bu yönüyle karşılandığı tespit edildiğinden inceleme ve araştırmanın “VADİM

TV” boyutuyla sonlandırılması, “DORUK TV” logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın ilkelerine aykırı faaliyetine devam etmesi durumunda RTÜK tarafından 6112 sayılı

Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “İdari

Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesinde öngörülen yaptırımların uygulanması konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiği, diğer yandan RTÜK’ün cevabi yazısında da belirtildiği üzere lisans iptali konusunda öngörülen yaptırımın uygulanmasının belli bir süreç alıyor oluşu ve bu süreçte ilgili medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayın ilkelerine aykırı faaliyetlerine devam oluyor oluşu nedenleri hızlı ve etkin işleyişi sağlamaya dönük gerekli mevzuat çalışmalarının başlatılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, ancak İdarece başvurana verilen cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN KABULÜNE;

– “VADİM TV” ile ilgili talepler yönünden RTÜK Kararı ile “VADİM TV”nin yayın lisansının iptali yönünde karar verildiği anlaşıldığından başvuru hakkında DOSTANE

ÇÖZÜM KARARI VERİLMESİNE,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden 8262-284d-26d3 kodu ile yapılabilir.

– “DORUK TV” ile ilgili talepler yönünden bahse konu yayın ilkelerinin ihlali durumunun halen devam ettiği dikkate alındığında RTÜK’ün 6112 sayılı Radyo ve

Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “İdari Yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesi uyarınca ihlalin devamı durumunda uygulanacak yaptırım konusunda GEREĞİNİ YAPMASI hususunda RADYO ve TELEVİZYON ÜST

KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

– RTÜK’ün cevabi yazısında da belirtildiği üzere ilgili şikâyet başvurusunda yer alan söz konusu reklamların engellenmesi veya reklamların ilgili içerikten arındırılması konusunda hızlı ve etkin işleyişi sağlamaya dönük gerekli çalışmaların ve mevzuat düzenlemelerinin yapılması yönünde ilgili kurumlar olarak RADYO ve TELEVİZYON ÜST KURULU

BAŞKANLIĞI ile AİLE, ÇALIŞMA ve SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve RADYO ve TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞINA ve AİLE, ÇALIŞMA ve SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine, Kararın bir örneğinin bilgi için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar

Kuruluna gönderilmesine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Radyo ve Televizyon Üst

Kurulu Başkanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi