|
ÖZET: Başvuruda, yerel dijital haber siteleri ve radyoların resmi ilan alma talepleri ele alınmıştır. Başvuran, dijital dönüşüm sürecinin getirdiği değişiklikler ve halkın haber alma hakkı çerçevesinde, mevcut mevzuatın yerel medya organlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini savunmuştur. Salgın sürecinin ekonomik etkileri nedeniyle yerel medya organlarının finansal zorluklar yaşadığına dikkat çekilmiştir. Başvuru, Basın İlan Kurumu ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na yönlendirilmiş, ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle talep kısmen reddedilmiştir.
İlgili idareler, resmi ilanların yalnızca süreli yayınlar olan gazetelerde yayımlanabileceğini belirtmiş, dijital haber siteleri ve radyoların resmi ilan alma hakkının yasama yetkisi çerçevesinde değerlendirileceğini ifade etmiştir. Bununla birlikte, yerel medyanın desteklenmesi gerektiği yönünde tavsiyelerde bulunulmuş, bu bağlamda mevcut desteklerin çeşitlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuru kısmen kabul edilerek yerel medya desteklerinin artırılması önerilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/10872-S.21.17495
BAŞVURU NO : 2021/1728
KARAR TARİHİ : 26/07/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
Adres:K
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
Adres:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BASIN İLAN KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Yerel dijital haber sitelerine ve yerel radyolara resmi ilan verilmesi talebi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 26/01/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi dilekçesinde özetle; dijital dönüşüm şartlarının beraberinde getirdiği aktüel sosyal ortam, güncel haber alma pratikleri, halkın haber alma hakkının yanıtlanması, 15 Temmuz kalkışmasında da tecrübe edildiği şekli ile önemli toplumsal vakalarda toplumun iletişim kaynaklarının önemli ölçüde yazılı
basından radyo, televizyon ve dijital haber sitelerine ve platformlarına taşındığı, Resmi İlan ve Reklamlar
İle Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 8’inci maddesinin birinci fıkrası gereği resmi ilanların yayınlarının yetkilendirilmiş süreli yerel yayın organları ile sınırlandırılmasının güncel iletişim şartlarına ve iletişim alanında yaşanan sosyal dönüşüme aykırılık, halkın bilgi ve haber alma hakkını kısıtlama içerdiğini, öte yandan salgın hastalık ile birlikte ortaya çıkan ekonomik şartların yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları mali açıdan zayıflattığı ve rollerini icra edebilmek için gerekli mali koşulları olumsuz etkilediği, yerel dijital haber sitelerinin ve Ankara ili sınırları içerisinde yayın yapmakta olan on beş civarındaki yerel radyoların sağladıkları kamusal yararı sürdürebilmeleri için ayakta kalabilmeleri gerektiği iddia ve ifade edilerek, 1961 Tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline
Dair Kanun ve Resmi İlan ve Reklamlar İle Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği kapsamında yer alan resmi ilan yayınlanma şartlarının yerel dijital haber sitelerini ve Ankara’da yayın gerçekleştirmekte olan yerel radyoları da kapsayacak şekilde genişletilmesi talebinin değerlendirilmesi talebinde bulunulmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Basın İlan
Kurumu Genel Müdürlüğü ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 23/03/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle; “…Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 sayılı Kanunla kurulan
Kurumumuzun görevi, resmi ilan ve reklamların gazete ve dergilerde (süreli yayın) yayınlatılmasına aracılık etmektir.
Anılan Kanunun Basın İlan Kurumunun görevlerinin tasrih edildiği 2’nci maddesinin birinci bendi ile aynı
Kanunun sair maddeleri uyarınca 1961 yılının mevcut şartları gözetilmek suretiyle resmi ilanların yayın mecrası günümüzde süreli yayın tanımı içerisinde bulunan “gazeteler” olarak belirlenmiştir.
Resmi ilanların yayınından, ilgili resmi ilanların konuları itibariyle mümkün olduğunca çok sayıda potansiyel muhataplarına ulaşılması, hedef kitle ve kamuoyuna etkili bir şekilde şeffaflık prensibi çerçevesinde duyurulması, rekabet ortamı sağlanması gibi gayeler hedeflenmektedir. Söz gelimi 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu uyarınca sahipleri gerçek/tüzel kişiler olan taşınır-taşınmazların icra yoluyla satışına dair resmi ilanlarda satışa konu taşınır-taşınmazların borçlu ve alacaklısının menfaatlerine halel gelmeyecek şekilde değerinde satılabilmesi için satışa mümkün olduğunca en fazla kişinin iştirak etmesi gayesi güdülürken, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince yapılan ihalelere ilişkin ihale (resmi)
ilanlarında ise ihale konusu kamu ihtiyaçlarının rekabet koşullarında en makul fiyatla temin olunması amaçlanmaktadır.
Benzer şekilde kamu kurum ve kuruluşları personel alımına ilişkin yayınlattıkları ilanlarla en uygun personeli istihdam etmeyi amaçlarken, vatandaşlarımız da fırsat eşitliğinin yanı sıra istihdam ihtiyacına yönelik en doğru tercihi yapmayı hedeflemektedir.
Resmi ilanların yayınını salt bu unsurlarla sınırlamak mümkün olamayacağı gibi, anılan ilanların geçerliliği açısından dünya ölçeğinde kabul görmüş ve önemsenen, ayrıca üzerinde hemfikir olunan dört temel unsur bulunmaktadır.
a) Resmi ilanların bağımsız bir tarafça yayınlanması, b) Resmi ilan yayınının arşivlenebilir olması, c) Resmi ilanın erişilebilir olması, d) Resmi ilanın doğrulanabilir olması.
Resmi ilanların gazetelerde yayınına aracılık görevi Basın İlan Kurumu marifetiyle icra edilmekle, yukarıda (a) bendinde belirtilen unsur, bu ilanların gazetelerde yayınlatılmasıyla da diğer bent unsurları yerine getirilmiş olunmaktadır.
Yukarıda işaret edilen hukuki ve teknik şartların yanı sıra meri mevzuatımızın ilgili madde hükümleriyle resmi ilanların yayın mecrasının gazeteler şeklinde belirlenmesi sadece 1961 yılının mevcut iletişim şartlarına dayalı zorunluluktan dolayı ortaya çıkmamış, resmi ilan ekosisteminin temel unsurları bu konuda göz önünde bulundurulmuştur.
Genelde medya, özelde gazetelerin yayın faaliyetlerinin yatırım ve cari giderleri karşılamadaki ciddi makas açıklığı sebebiyle geçmişte de günümüzde de ekonomik sürdürülebilirlik sorunuyla karşı karşıya olmuşlardır. Bunun da tek çözümü, ekonomik ve etik bakımdan doğruluğu hala akademik olarak tartışılagelen doğrudan veya dolaylı devlet destekleri olmuştur. Nitekim bu anlamda günümüzde tüm devletler farklı usul ve yöntemlerle kendi medyalarını korumakta ve desteklemektedirler.
Fransa gibi kimileri doğrudan nakit yardımı yaparken, İskandinav ülkeleri matbaa ve kağıda kadar nerede ise tüm sarf malzemelerini tedarik ettikleri gibi medya yatırımlarına da ciddi boyutlarda teşvikler sağlamaktadırlar. Almanya ve İngiltere’de ise medyanın desteklenmesi için daha sofistike sistemler kullanılmaktadır.
Şüphesiz devletlerin bu davranışlarının temelinde yukarıda işaret edilen medya işletmeciliğinin ekonomik sürdürülebilirlik meselesinin yanı sıra medyanın kamuoyunu bilgilendirme ve yönlendirme gibi devletlerin menfaatleri hilafına zuhur ettiklerinde başta güvenlik boyutu olmak üzere ülke yönetimini zora sokacak veya zaafa uğratacak birtakım dahili ve harici güç odaklarının tesirine maruz kalma riski yer almaktadır.
İletişim çağında hiçbir ülkenin bu riskleri hafife alma lüksü olamaz. Burada önemli olan husus, desteğin adil ve medya faaliyetlerinin kalitesinin arttırılmasını teminen bu desteğin medyanın kendi içinde rekabeti sağlayacak araçlarla teçhiz edilmesidir.
Gazetelerin resmi ilanları yayınlayabilme hakkı kazanabilmeleri ve bu hakkı kesintisiz bir şekilde sürdürebilmeleri için Basın İlan Kurumu Genel Kurulunun 195 sayılı Kanundan aldığı yetkiyle tespit etmiş olduğu ve günün şartlarına göre değişiklik yapılan başta yüzölçümü, fiili satış adedi, istihdam edilmesi zorunlu fikir işçisi sayısı yönünden aranılan asgari yükümlülüklerin yanı sıra yükletilen diğer vecibeleri noksansız ve zamanında yerine getiriyor olmaları gerekmektedir.
Dolayısıyla gazeteler sözü edilen yayınlama haklarını yitirmeme noktasında mevzuatımız uyarınca yükletilen vecibelerin yerine getirilebilmesi için mali anlamda ilave masraf yapmak zorunda kalmaktadır.
Mevcut bu durum karşısında yukarıda ifade edilen mülahazalar istikametinde devletin sosyal sorumluluk yükümlülükleri devreye girmektedir. Buradan hareketle başta tarım, inşaat, hayvancılık, turizm gibi sektörlere imtiyaz, teşvik, sübvanse adı altında devlet desteği sağlanırken, yazılı basın gazeteler de resmi
ilanların yayını yoluyla desteklenmek suretiyle, devletin bu mecraya muhtemel desteği temin edilmiş olacaktır.
Resmi ilanların, gazetelerde yayın işlemleri sadece bir duyurunun yapılmasıyla sınırlı olmayıp, farklı yönlerden muhtelif gayelerin yerine getirilmesine imkan sağlayan bir sistemdir. Bu hususun tam olarak anlaşılması bakımından resmi ilanların gazetelerde yayınına dair Basın İlan Kurumunca yürütülen işlemlere kısaca değinmek uygun olacaktır.
Resmi ilanların gazetelerde yayınlanmasının muhtelif gayeleri bulunmakta olup bunlardan birisi de mümkün olduğunca fazla hedef kitleye diğer bir ifadeyle potansiyel muhataba duyurulmasıdır.
Basın İlan Kurumu bu amacın en etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi için günümüz teknolojik gelişmelerini gözetmek suretiyle mevzuat yönünden ve teknolojik gelişmeler bağlamında lüzum gelen her türlü girişimi yapmakta ve görev gereklerini geliştirerek devam ettirmektedir.
Resmi ilanların asli yayın mecrası meri mevzuatımız uyarınca gazeteler olarak gösterilmişse de Basın İlan
Kurumu Genel Kurulu; Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar
Yönetmeliğinde günümüz mevcut şartlarını dikkate alarak yapmış olduğu düzenlemeyle, bahse konu ilanların, yine bu ilanları yayınlama hakkını haiz bulunan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde eş anlı olarak duyurulmasını zorunlu kılmıştır.
Basın İlan Kurumu e-dönüşüm politikaları kapsamında başlatmış olduğu dijital uygulamalar arasında, resmi ilanların temel gayelerinden biri olan en fazla potansiyel muhatabına mümkün olabildiğince etkin ve verimli bir şekilde ulaştırılması konusunda da gerekli teknik ve altyapı çalışmalarını başlatmış ve bu çalışmalar sonucu ortaya çıkan uygulamalar her daim takip edilip geliştirilmektedir.
Bu bağlamda, gazeteler ile eş zamanlı bir şekilde kendilerine ait internet (haber) sitelerinde yayınlanan resmi ilanların tamamı, dijital ortamda Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesi üzerinden de duyurulmaktadır.
Ayrıca anılan Yönetmelikte resmi ilan yayınıyla alakalı gazetelerin internet (haber) sitelerini teşvik eder mahiyette ve özellikle bu sitelerde yer alan resmi ilanlara olan ilgiyi ve gazetelerin resmi ilan istihkaklarını arttırıcı uygulamalarımız da bulunmaktadır.
Gösterilen tüm bu çaba ve gayret, Basın İlan Kurumu tarafından yüklenilen resmi ilanların gazetelerde yayınına dair aracılık görevinin günümüz mevcut şartlarına en uygun şekilde yerine getirmek, devletin sosyal sorumluluk yükümlülüğü adına yazılı basının mali anlamda desteklenmesine aracı olmak, ayrıca anılan ilanların en etkin ve verimli bir şekilde hedef kitlelerine ulaştırılmasını sağlamaktır.
Her şeyden önce, muhatap gazeteler, anılan resmi ilanları yayınlayabilmeleri için Basın İlan Kurumu mevzuatı uyarınca fikir işçileri kadrosunda asgari sayıda istihdam etmek zorunda oldukları ve ülke geneli itibariyle sayıları 8 bin civarında olan fikir işçilerinin aylık ücretlerinin karşılanmasında, resmi ilanların yayını hizmetinden elde ettikleri gelirler kaynak oluşturmuştur.
Bu meyanda, yine muhatap gazeteler diğer giderlerinin de karşılanması noktasında resmi ilan gelir kaleminden yararlandıkları gibi, ilgili gazetelerin ticari işletme hacimlerine göre elde ettikleri resmi ilan gelirlerinin bir kısmını belirli oranlar dahilinde gelir vergisi olarak; bir kısmını da istihdam ettikleri 8 bin civarındaki fikir işçisinin stopaj vergisi ile sigorta primleri şeklinde devlete geri ödemektedir. Ayrıca gazeteler Basın İlan Kurumu Genel Kurulu tarafından kendilerine yükletilen asgari fiili satış, kadro ve
yüzölçümü gibi yönlerden düzenli olarak kontrol edildiklerinden ülkemizde kayıtlı sektörler arasında yer almaktadır.
Mali yönden göz ardı edilmemesi gereken diğer bir husus ise resmi ilan yayını ile alakalı yurt genelindeki
1.000 civarındaki gazetenin sektör anlamında kağıt, mürekkep, kalıp, ulaşım, haberleşme vs. konulardaki
tedarikçileriyle birlikte ülke ekonomisine sundukları katma değerdir.
Resmî ilanlar ve bu ilanları yayınlamaları hasebiyle elde ettikleri gelirlerle giderlerinin bir bölümünü karşılamak suretiyle zor şartlar altında yayın hayatlarını idame ettirme gayreti içerisinde olan ve basının kılcal damarları olarak gösterilen yerel gazeteler aynı zamanda yayınlandıkları lokal bölgelerin gözü, kulağı ve dilleri oldukları bilinmekte, resmî ilan gelirleri bu gazeteler için hayati önem taşımaktadır.
Bununla birlikte resmi ilanlar, kamu yönetiminin sevk ve idaresinde önemli bir işlev gördüğünden bunların yayın sürelerinin de mevzuatta öngörülen usul ve esaslara riayet edilerek yapılması keyfiyeti dikkate alınarak Basın İlan Kurumuna ait ilan portalı ilan.gov.tr’de yayınlanan resmi ilanların dijital olarak yayınında da tüm bu hususları kapsayan nitelikleri haiz bir yapı ve mekanizmanın kurulup işletilmesi söz konusudur.
Bu itibarla, resmi ilanların dijital mecrada yayınlanması ve yazılı basın sektörünün yayıncılık faaliyetlerinin dijitalleştirilmesi sürecinde bazı prensiplerin göz önünde bulundurulması önem arz etmektedir. Bunlar; 1. Resmi ilan yayınlama hakkı bakımından gazetelerin müktesep haklarının korunması, 2. Hem teknik hem de idari bakımdan yetkin ve şeffaf bir ölçüm sistemi oluşturularak dijital yayın döneminde gazeteler arasında rekabetin artırılması, 3. Muhtemel gelir kayıplarının telafisi bakımından geçiş sürecinin belli bir takvime bağlanması, 4. Gazetelerin dijital reklam piyasalarına eklenmesini teminen gerekli alt yapı ve piyasa düzenlemeleri hazırlıklarının tamamlanması, 5. İnternet haber sitelerine hukuki statü kazandırılmak suretiyle resmi ilan yayınlama hakkı için müracaat imkânı tanınması, ancak diğer gazetelerin aleyhine oluşabilecek gelir kayıplarının önlenmesine yönelik ilave kamu desteği sağlanması, 6. Resmi ilanların dağıtım ve yayınlanması sisteminin hukuk sistemimiz ve kamu idaresi bakımından taşıdığı önem dikkate alınarak ilanların yayın mecrası ve yayın organlarının tespitinin bütüncül, sistemik bir yaklaşımla ele alınması.
Sonuç olarak resmi ilanların dijital mecrada yayınlanması ve bunun sevk ve idaresinin nasıl yapılacağı hususunda ülkemizde altmış yıla yakın bu alanda hizmet veren Basın İlan Kurumunun birikim ve tecrübesi önemli bir imkân sunmaktadır. Bu imkânın değerlendirilmesi ülkemizin yeni yönetim döneminde başlatacağı yeniden yapılanma ve kalkınma hamlelerine yardımcı olacak ve ciddi katkılar sunacaktır.
Dijital teknolojideki gelişmelerle birlikte internet (haber) siteleri medya sektörüne yeni bir aktör olarak girse de internet (haber) siteleri hakkında, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların
Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun dışında,
özellikle sadece basılı eser olarak tanımlanan süreli yayınları kapsayan 5187 sayılı Kanunda olduğu üzere, anılan internet (haber) sitelerinin kuruluş, işleyiş vb. hususlardaki usul ve esaslara ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Ayrıca, internet (haber) sitelerinde fikir işçisi statüsünde çalışanlar için gazeteler ile haber ve fotoğraf ajanslarında fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı iş görenlerin tabi olduğu 5953 sayılı Basın Mesleğinde
Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun benzeri bir yasal düzenleme de mevcut değildir.
Bundan önce 2014 yılında her iki konu hakkında ve internet (haber) sitelerinde de resmi ilan yayınlatılabilmesine yönelik sözü edilen 5187 ve 5953 sayılı Kanunların yanı sıra 195 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Tasarısı hazırlanmış, ancak TBMM Genel Kuruluna getirilmediğinden, bir anlamda kadük duruma düşmüştür.
Bununla birlikte konuya dair başvuruda belirtilen talep hakkında herhangi bir işlem yapılabilmesi için
Basın Kanunu, Basın İş Kanunu, Basın İlan Kurumunun Teşkiline Dair Kanun ve resmi ilan yayınını zorunlu kılan Kanunların değiştirilmesi gerekmektedir.
Her resmi ilan, yayınını zorunlu kılan bir mevzuat hükmünden hareketle yayınlatılmaktadır. Dolayısıyla dijital haber siteleri ve radyoların, 5187 sayılı Basın Kanunu, 5953 sayılı Basın İş Kanunu ve Basın İlan
Kurumu Kanunu kapsamına bu Kanunlarda yapılacak değişikliklerle alınması halinde, gazetelerin yanı sıra dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklamlardan yararlanabilmesi için resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinin yer aldığı başta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu olmak üzere ilgili diğer Kanunların gazetelerde resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinde dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklam yayınlanmasına dair değişiklikler yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
… Kurumumuza daha önce yapılmış benzer mahiyette başvurular bulunmamaktadır.
… Ayrıca başvurularda belirtilen hususlarla alakalı olarak Kurumumuzun bağlantılı bulunduğu T.C.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile istişarelerde bulunulmaktadır.
… Radyo yayıncılığı ve dijital haber siteleri görev, yetki ve sorumluluk alanımızda bulunmadığından
Kurumumuz kayıtlarında radyo yayıncılığı ve dijital haber sitelerine ilişkin herhangi bir istatistik mevcut değildir.
Radyo yayıncılığı ve dijital haber siteleri görev, yetki ve sorumluluk alanımızda bulunmadığından
Kurumumuz kayıtlarında radyo yayıncılığı ve dijital haber sitelerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılması mümkün olamamıştır. ” açıklamasına yer verilmiştir.
3. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından gönderilmiş olan 23/03/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle; “İlgi yazınız içeriğinde yer alan sorulardan, Üst
Kurul’un görev ve yetkisi kapsamında bulunanlara cevap verilmesi mümkün olup konuya ilişkin görüş ve açıklamalarımız aşağıda sunulmaktadır.
1-Dostane çözüm yönteminin sağlanmasına dönük işlemlerin ne olduğu ve dostane çözümün temin edilemeyeceğinin belirtilmesi halinde neden dostane çözüme ulaşılamadığına ilişkin bilgi istendiği birinci ve ikinci madde ile ilgili olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“Dostane Çözüm” başlıklı 33/A maddesinin “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmü uyarınca dostane çözümün sağlanması idare tarafından talebin yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun kuruma bildirilmesi şartlarına bağlanmıştır.
Bu doğrultuda, aşağıda detaylı şekilde arz ve izah olunacağı üzere; öncelikle, şikâyet konusu hakkında Üst
Kurulumuza yapılan herhangi bir başvuru bulunmamaktadır. Ayrıca, talebin karşılanması ve talepte yer alan mevzuat değişikliklerini yapmanın Üst Kurul’un görev ve yetki alanına dahil olmaması dolayısıyla, dostane çözümün mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
2- Şikâyetçinin iddiaları ve taleplerinin karşılanması bakımından idari ve hukuki görüşümüzün sorulduğu üçüncü maddeye ilişkin açıklamalarımız aşağıda yer almaktadır.
Bilindiği üzere RTÜK; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş olup, kanun ve ikincil mevzuatlarla kendisine verilen görev ve yetkileri yerine getirmekte olan bir kamu otoritesidir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun “Amaç” başlıklı
1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin düzenlenmesi ve denetlenmesi, ifade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması, medya hizmet sağlayıcılarının idarî, malî ve teknik yapıları ve yükümlülükleri … belirlemektir.” hükmü, “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında ise; “Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altında, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalgalar veya diğer yollarla yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleriyle ilgili hususları kapsar.” hükmü yer almaktadır.
Şikâyet başvurusunun içeriğine bakıldığında; 1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair
Kanun ve Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği kapsamında yer alan resmi ilan yayınlanma şartlarının, yerel dijital haber sitelerini ve Ankara’da yayın gerçekleştirmekte olan yerel radyoları da kapsayacak şekilde genişletilmesinin talep edildiği, dolayısıyla mevzuat değişikliği yapılması yönünde bir talepte bulunulduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere kanun değişikliği bir yasama faaliyeti olup, Anayasamızın 87’nci ve devamındaki maddeler uyarınca; kanun yapmaya, değiştirmeye ve kaldırmaya yetkili mercii Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.
Anayasamızın 5’inci maddesinde yer alan; “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” hükmü uyarınca idarenin bu yönde bir faaliyet yürütmesi mümkün olmamaktadır. Yönetmelikler ise; kanun hükümlerine uygun şekilde hazırlanarak kanunun nasıl uygulanması gerektiğinin daha detaylı açıklandığı, idarelerce Kanuna uygun olacak şekilde hazırlanan ikincil normlardır.
Resmi ilanların yayınlanması usul ve esaslarına ilişkin hususlar, Basın İlan Kurumu’nun görev ve yetki alanına girmekte olup, “Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği”
Basın İlan Kurumu tarafından çıkarılmış olan ikincil bir düzenlemedir. Dolayısıyla, konuyla ilgili mevzuat değişikliği yapma görev ve yetkisi de, idare hukukunun genel ilkelerinden biri olan “usulde paralellik ilkesi” gereğince, Basın İlan Kurumu’na ait bulunmaktadır. Bunun yanı sıra resmi ilanlar, süreli yayınların konusuna girmekte olup, anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca süreli yayınlardan kasıt gazete ve dergiler, başka bir ifade ile yazılı basındır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; şikâyet başvurusuna konu husus Üst Kurulumuzun görev ve yetki alanı dışında kalmakta olup, gerek 6112 sayılı Kanunda, gerekse Üst Kurulumuzun ikincil mevzuatında resmi ilanların yayınlanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
… 4- … Üst Kurulumuz kayıtlarında yapılan incelemede; ülkemizde radyo yayın hizmeti faaliyetinde bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluş sayısının 9 Mart 2021 tarihi itibariyle 943 olduğu tespit edilmiştir.
Dijital haber sitelerine ilişkin olarak ise; herhangi bir istatistiki bilgi ve şikâyete konu taleple ilgisi bulunan rapor veya bilgi Üst Kurulumuz kayıtlarında yer almamaktadır.
5- Radyoların ve dijital haber sitelerinin gelir kaynaklarının neler olduğuna ilişkin dokuzuncu maddeye ilişkin, 6112 sayılı Kanun ve Üst Kurulumuzun ikincil mevzuatında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Üst Kurulumuz aldığı kararla, Kovid-19 salgınının ülkemizi etkilemeye başlamasıyla birlikte, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ödemek durumunda oldukları “ticari iletişim geliri Üst Kurul paylarının” 3 aylık dönem için ötelendiğini, Resmi Web Sitesinde yer alan 1 Nisan 2020 tarihli duyuruda yayınlamıştır. Bunun yanında, 25 Haziran 2020 tarihli duyuruda sürecin olumsuz ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla yayıncıların gönderme yükümlülüğü olan iki evrakın iletilme süresini 3 ay ertelediği duyurulmuştur.” açıklamasına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “(…) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. (…) ” hükmüne, 4.1. “Basın hürriyeti” başlıklı 28’inci maddesinde; “Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. (…) ” hükmüne, 4.2. “Süreli ve süresiz yayın hakkı” başlıklı 29’uncu maddesinde; “Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. (…)
Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanır.” hükmüne, 5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10’uncu maddesinde; “1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar. (…)
2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, (…) için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” düzenlemesine, 6. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “(…) Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.” düzenlemesine, 7. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmüne, 7.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine, 8. 02/01/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’un “Görevleri” başlıklı
2’nci maddesinde; “Basın – İlan Kurumunun görevleri şunlardır:
1. Resmî ilânların mevkûtelerde yayınlanmasında aracı olmak, 2. Kurumun idaresine iştirak eden mevkûtelere, basın dernek ve sendikalarına en çok beş yıl vâde ile kredi açmak, 3. Yönetmelikte tespit edilecek, basında fikren veya bedenen çalışanlar gibi basın mensuplarına, vâdesi iki yılı geçmemek üzere borç para vermek, 4. Basının her türlü ihtiyaçlarını temin etmek (makine, kâğıt, mürekkep gibi), 5. Yönetmelikte tespit edilecek basın mensupları ile bunlardan çalışamaz durumda olanlardan yardıma muhtaç bulunanlara ve ölenlerin ailelerine yardım etmek, 6. Yukarıdaki bendde yazılı olanlar için diğer her türlü sosyal teşebbüslerde bulunmak, 7. Bu kanunla kendisine verilen diğer görevleri ifa etmek.
Kurum bu görevlerini yerine getirmek için gerekli ticari ve sosyal faaliyetlerde bulunur. Bu maksatla ayrıca lüzumlu teşekkül ve müesseseler kurabilir. Kurum, gayrimenkul iktisabına ve türlü temlikî tasarruflarda bulunmaya, ipotek almaya ve vermeye ehildir.” hükmüne, 8.1. “Tarif” başlıklı 29’uncu maddesinde; “a) Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve yönetmeliklerle yayınlanması mecburi olan (Özel dernekler hariç) veya, b) Genel ve katma bütçeli dairelerle il özel idareleri, belediyeler, köyler ve iktisadi devlet teşekkülleri ve sermayesinin yarısından fazlası, kamu hukuku tüzel kişilerine ait bulunan teşekküllerin verdikleri, reklâm mahiyetini taşımayan ilânlar, resmî ilân sayılır.” hükmüne, 8.2. “İstisna” başlıklı 42’nci maddesinde; “(Değişik: 14/6/1984 – 3022/1 md.) 29 uncu maddenin (b)
bendinde anılan daire ve teşekküllerle kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin Kurumun şubesi bulunan yerlerde yayınlanan gazete ve dergilere verecekleri ilan ve reklamlar, ancak Basın – İlan Kurumu aracılığı ile yayınlatılabilir.
Kurum tarafından verilmeyen yukarıdaki fıkrada anılan ilan ve reklamlar yayınlanmaz ve prodüktörler ne suretle olursa olsun bu ilan ve reklamlar hususunda gizli veya açık herhangi bir muamele veya iş yapamazlar.” hükmüne, 9. 03/03/2011 tarihli ve 27863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6112 sayılı Radyo Ve
Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı yetkisi altında, her türlü teknik, usul ve araçlarla ve her ne isim altında olursa olsun elektromanyetik dalgalar veya diğer yollarla yapılan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleriyle ilgili hususları kapsar. …” hükmüne, 9.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunun uygulanmasında; … l) Medya hizmet sağlayıcı: Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti içeriğinin seçiminde editoryal sorumluluğu bulunan ve bu hizmetin düzenlenme ve yayınlanma biçimine karar veren tüzel kişiyi, … ş) Radyo ve televizyon reklamı: Taşınmazlar, hak ve yükümlülükler dâhil olmak üzere mal veya hizmetlerin teminini teşvik etmek, bir amaç veya düşünceyi yaymak veya başka etkileri oluşturmak amacıyla ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı gerçek ve tüzel kişi tarafından, bir ücret veya benzeri bir karşılıkla yapılan her türlü duyuru veya öz tanıtım yayınını, … t) Radyo yayın hizmeti: Karasal, kablo, uydu ve diğer yayın ortamları üzerinden yapılan ve bireysel iletişim hizmetlerini kapsamayan ses ve veri yayınını, … aa) Ulusal yayın: Ülke nüfusunun asgarî yüzde yetmişine ve Üst Kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini, … jj) Yerel yayın: En fazla bir ilin sınırları içine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini, ifade eder.” hükmüne, 9.2. “Televizyon ve radyo yayın hizmetlerinde reklam ve tele-alışveriş” başlıklı 10’uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “ Ücretsiz yayınlanan ve Üst Kurul tarafından tavsiye edilen kamu hizmeti duyuruları reklam sürelerine dâhil edilmez.” hükmüne,
9.3. “Kuruluş” başlıklı 34’üncü maddesinde; “(1) Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla, idarî ve malî özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliği niteliğinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur.
(2) Üst Kurul, bu Kanun ve mevzuatta kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. …” hükmüne,
9.4. “Görev ve yetkiler” başlıklı 37’nci maddesinde; “(1) Üst Kurulun görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yayın hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğünün, düşünce çeşitliliğinin, Rekabet Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla rekabet ortamının ve çoğulculuğun güvence altına alınması, yoğunlaşmanın önlenmesi ve kamu menfaatinin korunması amacıyla gerekli tedbirleri almak.
b) Millî frekans planında karasal radyo ve televizyon yayınları için 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu hükümlerine göre Üst Kurula tahsis edilen frekans bantları çerçevesinde televizyon kanal ve radyo frekans planlamalarını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak.
c) Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayın lisansı talebinde bulunabilmeleri için gerekli idarî, malî ve teknik şartları belirlemek ve bu kuruluşlardan şartları sağlayanlara yayın lisansı vermek, denetlemek ve gerektiğinde iptal etmek.
… k) Yayın hizmetleri ile ilgili gelişmeleri takip etmek, sektöre ilişkin genel stratejileri, ortak denetim, özdenetim ve ortak düzenleme mekanizmalarını belirlemek; yayın hizmetlerinin ülkemizde gelişmesini sağlayacak çalışma ve teşviklerde bulunmak; medya hizmet sağlayıcılarının çalışanlarına yönelik eğitim ve sertifika programları düzenlemek ve sertifika vermek.
l) Yayın hizmetleri alanında hazırlanan mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmek. …” hükmüne, 10. 05/10/2016 tarihli ve 29848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Resmî İlân Ve Reklâmlar İle
Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Bu
Yönetmelik, resmî ilân ve reklâmların kapsamını, yayınını, dağıtımını, resmî ilân ve reklâm yayınlama hakkını, Basın İlan Kurumu ile valiliklerin aracılık etme görev ve yetkisini, resmî ilân ve reklâmları yayınlayacak süreli yayınların vasıf ve ödevleri ile kontrol usûl ve esasları ile hükümleri kapsar.
…(3) Bu Yönetmelikte tanımlanan süreli yayınlar, usûlüne uygun ve iradî resmî ilân veya reklâm yayınlama talepleri dışında bu Yönetmelik hükümlerine tâbi değildir. …” hükmüne, 10.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte geçen; … ı) Süreli Yayın: Bu Yönetmelikte belirlenen yayın aralıklarıyla yayınlanan ve vasıfları taşıyan basılmış eser olarak nitelenen gazete ve dergileri, … s) Yerel gazete: Tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından ve tek bir yerleşim yerinde aynı isimle basılmak suretiyle dağıtılıp satışa sunulan, günlük veya haftalık arasındaki bir yayın aralığında yayınlanan gazeteyi, … ifade eder.” hükmüne, 10.2. “Resmî ilânlar” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik kapsamında; a) Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya yönetmelik gereği yayınlanması zorunlu olan ilânlar,
b) Merkezî yönetim kapsamındaki idareler, mahallî idareler, sosyal güvenlik kurumları, kamu iktisadî teşebbüsleri, kamu hukuku tüzel kişiliğini haiz teşekküller ile sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait veya bunların yüzde elliden fazla sermaye payı olan iştiraklerinin reklâm niteliği taşımayan ilânları, resmî ilândır.
(2) Özel derneklerin birinci fıkranın (a) bendi kapsamında vermeleri zorunlu olan ilânlar, resmî ilân sayılmaz.” hükmüne, 10.3. “Resmî reklâmlar” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Resmî reklâmlar, 195 sayılı Kanunun 42 nci maddesi gereğince 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan daire ve teşekküllerle kanunla kurulan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin gazete ve dergilere verecekleri hususî ilânlar ile reklâmlardır.” hükmüne, 10.4. “Resmî ilânların dağıtım ve yayınlanma ilkesi” başlıklı 29’uncu maddesinde; “(1) Resmî ilânlar, görev alanlarına göre Kurum veya valilikler tarafından bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usûllere göre resmî ilân yayınlama hakkına sahip gazetelere dağıtılır.
(2) Resmî ilânların dağıtımında, ilân verenlerin yasal dayanağı olan talepleri dikkate alınır.
(3) Resmî ilânlar aksi belirtilmedikçe süreli yayınların genel baskılarında yayınlanır.
(4) Resmî ilânlar yayınlandığı gazetenin imtiyaz sahibine ait internet (haber) sitesinde eş zamanlı olarak yayınlanır. Birden fazla gazetenin imtiyaz sahibinin aynı olması durumunda her bir gazetenin ayrı internet (haber) sitesi olması gerekir.” hükmüne, 10.5. “Ek gösterge şartları” başlıklı 73’üncü maddesinde; “(1) … g) Basılı her sayısı için kendilerine ait internet (haber) sitelerinde ilgili güne ilişkin 00.00-24.00 saatleri arasında farklı konularda en az on beş güncel haber ve bu haberlerle bağlantılı resim/fotoğraflara, süresi yirmi saniyenin altında olmamak üzere güncel video habere ve iki köşe yazısına yer veren gazetelere Kuruma yazılı talepleri üzerine 1/6 oranında, (ğ) bendinde; Gazetelerin basılı sayısında yayınlanan resmî ilânların Kurumun ilân portalında (ilan.gov.tr)
görüntülenmesini sağlayan dijital pano (widget) uygulamasına kendi internet (haber) sitesinin ana sayfasında görünür alanda yer veren ve ilân portalından Kurum Genel Müdürlüğünün belirleyeceği ilanlardan en az üç farklı ilanı kaynak göstererek her gün kendisine ait internet (haber) sitesinde Kurum
Genel Müdürlüğünün belirleyeceği şekilde kullanıp ilân portalındaki ilgili ilanın linkini koyan gazetelere 1/6 oranında, … ek gösterge uygulanır.
… (3) Birinci fıkranın (g) ve (ğ) bentlerine göre ek gösterge uygulamasından yararlanan gazetelerin kendilerine ait internet (haber) siteleri içeriğinde 30/11/1994 tarihli ve 22127 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Basın İlân Kurumu Teşkiline Dair 195 Sayılı Kanun’un 49 uncu Maddesinde Yer Alan Basın
Ahlâk Esasları Hakkında Genel Kurul Kararını ihlal ettiğinin resen ya da şikayet üzerine tespiti halinde, ilgili gazeteler Yönetim Kurulu kararıyla iki ayı geçmeyecek şekilde birinci fıkranın (g) ve (ğ) bentleri hükümlerinden yararlandırılmaz.” hükmüne, 11. 12/01/2017 tarihli ve 29946 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Resmi İlan ve Reklamların
Elektronik Ortamda Alınıp Dağıtılmasına Dair Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, resmî ilân ve reklâmların Basın İlan Kurumu tarafından elektronik ortamda
İLANBİS aracılığıyla ilân verenlerden alınması ve süreli yayınlara dağıtılmasının sağlanmasıyla ilgili usûl ve esasları belirlemektir.” hükmüne, 11.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “ a) Elektronik ortam: Belge ve bilgilerin üzerinde bulunduğu her türlü bilgisayarı, gezgin elektronik araçları, bilgi ve iletişim teknolojisi ürünlerini, b) İlân Bilişim Sistemi (İLANBİS): Elektronik ortamda gönderilen resmî ilân ve reklâmların alınması ile süreli yayınlara dağıtılmasını sağlayan, Kurumun resmî ilân ve reklâmlara aracılık hizmetlerinin yürütüldüğü ilân bilişim sistemini, … f) Süreli yayın: Resmî ilân ve reklâm yayınıyla alakalı gazete ve dergileri, ifade eder.” hükmüne, 11.2. “İLANBİS kullanımı” başlıklı Geçici Madde 1’de; “Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Kurum aracılığıyla yayınlanacak resmî ilân ve reklâmların ilân verenlerden alınması ve süreli yayınlara dağıtılması işlemleri İLANBİS üzerinden yapılır.” hükmüne,
12. 12/12/2020 tarihli ve 31332 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Basın İlan Kurumu İlan Portalı
Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı, Basın İlân Kurumu aracılığıyla gazetelerde yayınlatılan resmî ilan ve reklam veya elektronik ortamda yayını zorunlu resmî ilanlar ile özel ilan ve reklamların Kurumun ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” hükmüne, 12.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “… ç) İlan portalı: Basın İlân Kurumuna ait “ilan.gov.tr” alan adından ve buna bağlı alt alan adlarından oluşan dijital ortamda ilan ve reklam yayın hizmetlerinin sunulduğu internet sitesini, … ifade eder.” hükmüne, 12.2. “Gazetelerde yayımı zorunlu resmî ilanlar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, yönetmelikler ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca Kurum aracılığıyla
195 sayılı Kanun ile 5/10/2016 tarihli ve 29848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmî İlân ve
Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğine göre gazetelerde yayımlatılan resmî ilanlar, ilan portalında da yayınlanır.” hükmüne, 12.3. “Elektronik ortamda yayını zorunlu resmî ilanlar” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Herhangi bir mevzuat hükmü gereğince ilan portalında yayınlanması zorunlu kılınan resmî ilanlar, ilan portalının yanı sıra resmî ilan yayınlama hakkını haiz günlük fiili satışı 50 bin adedin altındaki gazeteler ve aynı gazetelerin internet sitelerinde üçüncü fıkra kapsamında belirlenen tarifeye göre Kurum aracılığıyla yayınlatılır.” hükmüne, 13. 15/05/2020 tarihli ve 31128 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yeni Koronavirus (Covıd-19)
Salgını Sürecinde 195 Sayılı Kanun Kapsamında Yürürlükte Bulunan Mevzuatın Uygulamasına
İlişkin Genel Kurul Kararında; “ (…) Resmi ilan ve reklam yayınıyla alakalı Basın İlan Kurumu ve
Valiliklerin görev alanındaki süreli yayınların, COVID-19 salginindan asgari düzeyde etkilenmesi ve mevzuat gereği yükletilen vecibelerin yerine getirilememesi nedeniyle mağdur olmamaları için Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği, Basın İlan Kurumu Yönetmeliği ve
Basında Fikren veya Bedenen Çalışanlara verilecek Borç Para ve Yapılacak Yardımlar Hakkında Genel
Kurul kararının uygulamasına ilişkin aşağıdaki kararlar verilmiştir.
(…) 3. Basın İlan Kurumu ve Valilik görev alanındaki gazetelerin Resmi ilan ve Reklamlar ile Bunları
Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 46, 66, 72, 73, 79 ve 81 inci maddelerine göre aranılan fiili satış adedine (baskı-bayi-abone vs.) ilişkin düşüşlerde salgın mücbir sebep olarak değerlendirilecek ve anılan maddelerdeki fiili satış adetleri şartları uygulanmayacaktır.
(…) 9. Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 19, 20 ve 21 inci maddeleri uyarınca daha önce alınan Genel Müdürlük kararlarıyla belirlenen ve aynı Yönetmeliğin 26 nci maddesine göre uygulanmakta olan mahsup işlemleri ile 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesine göre Basın
İlan Kurumu Yönetim Kurulunun resmi ilan ve reklam kesilmesi yönündeki müeyyide uygulamaları ertelenmiştir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Kamu Denetçisi tarafından, resmi ilan yayınlanma şartlarında yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları da kapsayacak şekilde düzenleme yapılması talebine ilişkin başvurunun reddi, salgın hastalık sürecinde yapılan destek ve yardımların çeşitlendirilmesi ve yerel medyaya yapılan desteklerin artırılması hususunda tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Uyuşmazlık konusu özetle; resmi ilan yayınlanma şartlarının yerel dijital haber sitelerini ve Ankara’da yayın yapmakta olan yerel radyoları da kapsayacak şekilde genişletilmesi talebinin reddinin incelenmesi talebi hakkındadır.
16. Şikâyet konusunun çözümü amacıyla Kurumumuz tarafından 19/02/2021 tarihli ve sayılı yazıyla Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünden ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, söz konusu yazıda; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesi kapsamında başvuru konusunun dostane çözüme kavuşturulabilmesi için talep hakkında yapılan veya yapılması planlanan bir işlem bulunup bulunmadığı, “DOSTANE ÇÖZÜME” ulaşılamamasının ve şikâyetçinin talebine uyulmamasının hukuki gerekçelerine ilişkin bilgi, talep ve iddialara ilişkin idari ve hukuki değerlendirmelerinin neler olduğu, konuya ilişkin yapılan yazışmalara ilişkin bilgi ve belgelerin örneğinin gönderilmesi, mevcut durumda resmi ilan verilmesi uygulamasının nasıl gerçekleştiği, resmi ilanın ilgili mevzuatta nasıl düzenlendiği ve kapsamının ne olduğu, dijital haber sitelerine ve radyolara resmi ilan verilip verilmediği, dijital haber sitelerinde ve radyolarda resmi ilanların yayınlanmasına engel teşkil eden hususların ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerinin neler olduğu, resmi ilanların yayınlanmasında dijital haber sitelerini ve radyoları kapsayacak bir çalışma yapılıp yapılmadığı, varsa yapılmış olan çalışma, taslak ve raporların bir örneğinin gönderilmesi, dijital haber sitelerine ve radyolara resmi ilan verilmesi hususundaki görüşlerinin ne olduğu, ülkemizde yayın yapan dijital haber sitelerine ve radyolara ilişkin istatistiki bilgilerin ve şikâyete konu taleple ilgisi bulunan rapor ve bilgilerin gönderilmesi, mevcut durumda dijital haber siteleri ve radyoların gelir kaynaklarının neler olduğu, şikâyetçilerin “salgın hastalık ile birlikte ortaya çıkan ekonomik şartların yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları mali açıdan zayıflattığı ve rollerini icra edebilmek için gerekli mali koşulları olumsuz etkilediği” iddiaları
bağlamında dijital haber sitelerinin ve radyoların mali yapısının yeterliliğinin belirlenmesine, salgın hastalık sürecinin etkilerine, resmi ilan verilmesinin kamuya getireceği yüke ve halihazırda resmi ilan verilen basın organları üzerinde meydana getireceği etkilere ilişkin bir çalışma yapılıp yapılmadığı, varsa konuya ilişkin çalışma ve raporların bir örneğinin gönderilmesi, bir çalışma ve rapor bulunmaması halinde konuya ilişkin değerlendirmelerinin neler olduğunun açıklanması, dijital haber siteleri ve radyolara resmi ilan verilmesi hususunda diğer ülke uygulamalarının nasıl olduğu, diğer ülke uygulamalarında dijital haber siteleri ve radyolara resmi ilan verilip verilmediği, şikâyet konusu hakkında veya başvuru konusuna benzer mahiyette yargı mercilerine intikal eden ve başvuru konusunu ilgilendiren bir uyuşmazlığın olup olmadığı, bulunduğunun kabulü halinde yargı mercilerince ne tür kararların tesis edildiği şeklinde 11 adet sorunun yöneltildiği bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
16.1. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazıda özetle; Kurumlarının 195 sayılı Kanun uyarınca resmi ilan ve reklamların gazete ve dergilerde (süreli yayın) yayınlatılmasına aracılık etmekle görevli olduğu, resmi ilanların yayın mecrasının süreli yayın tanımı içerisinde bulunan “gazeteler” olarak belirlendiği, Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak
Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde yapılmış olan düzenlemeyle, ilanların, yine bu ilanları yayınlama hakkını haiz bulunan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde eş anlı olarak duyurulmasının zorunlu kılındığı, 16.1.1. Gazeteler ile eş zamanlı bir şekilde kendilerine ait internet (haber) sitelerinde yayınlanan resmi ilanların tamamının, dijital ortamda Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesi üzerinden de duyurulmakta olduğu, 16.1.2. İnternet (haber) siteleri hakkında, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun dışında, özellikle sadece basılı eser olarak tanımlanan süreli yayınları kapsayan 5187 sayılı Kanunda olduğu üzere, anılan internet (haber) sitelerinin kuruluş, işleyiş vb. hususlardaki usul ve esaslara ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, ayrıca, internet (haber) sitelerinde fikir işçisi statüsünde çalışanlar için gazeteler ile haber ve fotoğraf ajanslarında fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı iş görenlerin tabi olduğu 5953 sayılı Basın
Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun benzeri bir yasal düzenlemenin de mevcut olmadığı, 16.1.3. 2014 yılında her iki konu hakkında ve internet (haber) sitelerinde de resmi ilan yayınlatılabilmesine yönelik sözü edilen 5187 ve 5953 sayılı Kanunların yanı sıra 195 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun Tasarısı hazırlandığı, ancak TBMM Genel Kuruluna getirilmediği, kadük duruma düştüğü, 16.1.4. Talep hakkında herhangi bir işlem yapılabilmesi için Basın Kanunu, Basın İş Kanunu, Basın İlan
Kurumunun Teşkiline Dair Kanun ve resmi ilan yayınını zorunlu kılan Kanunların değiştirilmesi gerektiği, 16.1.5. Her resmi ilanın, yayınını zorunlu kılan bir mevzuat hükmünden hareketle yayınlatılmakta olduğu, dolayısıyla dijital haber siteleri ve radyoların, 5187 sayılı Basın Kanunu, 5953 sayılı Basın İş Kanunu ve
Basın İlan Kurumu Kanunu kapsamına bu Kanunlarda yapılacak değişikliklerle alınması halinde, gazetelerin yanı sıra dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklamlardan yararlanabilmesi için resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinin yer aldığı başta 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu olmak üzere ilgili diğer Kanunların gazetelerde resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinde dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklam yayınlanmasına dair değişiklikler yapılmasına ihtiyaç bulunduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
16.2. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazıda özetle; RTÜK’ün radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulduğu, kanun değişikliği yapmanın bir yasama faaliyeti olduğu, Anayasamızın 87’nci ve devamındaki maddeler uyarınca; kanun yapmaya, değiştirmeye ve kaldırmaya yetkili merciin Türkiye Büyük Millet
Meclisi olduğu, 16.2.1. Gerek 6112 sayılı Kanunda, gerekse ikincil mevzuatta resmi ilanların yayınlanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, ülkemizde radyo yayın hizmeti faaliyetinde bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluş sayısının 9 Mart 2021 tarihi itibariyle 943 olduğu, dijital haber sitelerine ilişkin olarak ise herhangi bir istatistiki bilginin bulunmadığı, 16.2.2. Üst Kurullarının aldığı kararla, Kovid-19 salgınının ülkemizi etkilemeye başlamasıyla birlikte, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ödemek durumunda oldukları “ticari iletişim geliri Üst Kurul paylarının” 3 aylık dönem için ötelendiğini, 25 Haziran 2020 tarihli duyuruda sürecin olumsuz ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla yayıncıların gönderme yükümlülüğü olan iki evrakın iletilme süresini 3 ay ertelediği açıklamasına yer verilmiştir.
17. Şikâyet konusuna ilişkin mevzuat incelendiğinde; 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair
Kanunun 2’nci maddesinde resmî ilânların yayınlanmasında aracı olmanın, basının her türlü ihtiyaçlarını temin etmenin Basın İlan Kurumunun görev olduğu, 42’nci maddesinde resmi ilan ve reklamların ancak
Basın İlan Kurumu aracılığı ile yayınlatılabileceği, Resmî İlân Ve Reklâmlar ile Bunları Yayınlayacak
Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 4’üncü maddesinde süreli yayının belirlenen yayın aralıklarıyla yayınlanan ve vasıfları taşıyan basılmış eser olarak nitelenen gazete ve dergi olarak, yerel gazetenin tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından ve tek bir yerleşim yerinde aynı isimle basılmak suretiyle dağıtılıp satışa sunulan, günlük veya haftalık arasındaki bir yayın aralığında yayınlanan gazete olarak tanımlandığı, 29’uncu maddesinde resmî ilânların resmî ilân yayınlama hakkına sahip gazetelere dağıtılacağı, resmî ilânların yayınlandığı gazetenin imtiyaz sahibine ait internet (haber) sitesinde eş zamanlı olarak yayınlanacağı, 17.1. 6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde yerel yayının en fazla bir ilin sınırları içine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini ifade ettiği, 34’üncü maddesinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulduğu, 37’nci maddesinde yayın hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğünün, düşünce çeşitliliğinin, rekabet ortamının ve çoğulculuğun güvence altına alınmasının, televizyon kanal ve radyo frekans planlamalarını yapmanın veya yaptırmanın ve uygulamanın, yayın lisansı vermenin, denetlemenin ve iptal etmenin, yayın hizmetleri ile ilgili gelişmeleri takip etmenin, sektöre ilişkin genel stratejileri, ortak denetim, özdenetim ve ortak düzenleme mekanizmalarını belirlemenin, yayın hizmetlerinin ülkemizde gelişmesini sağlayacak çalışma ve teşviklerde bulunmanın yayın hizmetleri alanında hazırlanan mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmenin görev ve yetkisinde bulunduğu hükümlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
18. Yazılı metin ve sabit görsel materyallerin (fotoğraf, resim, çizim vb.) yer aldığı medya türüne basılı medya adı verilmektedir. Geçmişten günümüze teknolojik gelişmeler ile birlikte medya da bu gelişmelerden etkilenerek değişmiştir. Görsel ve işitsel medya ile şekillenen değişime son olarak internet medyası da eklenmiştir. İnternet, görsel, işitsel ve basılı medyanın bir araya geldiği ve yeni medya adı verilen bir medya türüdür.
19. Basın veya daha geniş kapsamıyla medya; demokratik toplumlarda kamu otoritesi ile kamuoyu arasında köprü olma görevini üstlenmekte, kamuoyunun tüm sorunlarını ilgililerine ulaştırıp çözümlenmesine katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla yazılı, görsel, işitsel medyanın ve internet medyasının icra ettiği hizmet geniş anlamıyla bir kamusal görev niteliği taşımaktadır.
20. Anayasa’nın 26’ncı maddesinde yer alan ifade özgürlüğü ile onun özel güvencelere bağlanmış şekli olan ve Anayasa’nın 28’inci maddesinde yer alan basın özgürlüğü demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olup, toplumun ilerlemesi ve her bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır. Bu bağlamda basın özgürlüğü herkes için geçerli ve demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir. (Anayasa Mahkemesinin 04/06/2015 tarih ve 2014/12151 Başvuru Numaralı Genel
Kurul Kararı, R.G. Tarih- Sayı : 2021/10872-S.21.17495 1/7/2015-29403) Basın özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ile bunlara ilişkin bir kanaat oluşturulması için en iyi araçlardan birini sağladığı açıktır. (Anayasa
Mahkemesinin 21/11/2017 tarih ve 2014/12162 Başvuru Numaralı Kararı)
21. Basın özgürlüğü bazı ülkelerin anayasalarında, uluslararası bildiri ve sözleşmelerde ifade özgürlüğü ile birlikte ele alınmıştır. Doktrinde de bazı yazarlar basın özgürlüğünü ifade özgürlüğünün bir şekli ve ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve söz konusu özgürlüğün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. (Çetin Özek, Basın Özgürlüğünden Bilgilenme Hakkına, Alfa Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 1999, s. 204)
22. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesinde basın özgürlüğünden açıkça bahsedilmese de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında 10’uncu maddede yer alan özgürlüklerden yararlanma konusunda basın mensuplarına özel bir statü tanıyan ilke ve kurallar grubu geliştirilmiştir. Bu ilke ve kurallara göre devletlerin hakların kullanılmasına müdahale etmemeleri gerekmektedir. Bununla birlikte, bireylerin haklarına, özel kişiler veya devlet dışı aktörler tarafından müdahale edilmesini önleme de dahil olmak üzere, bireyler arasında insan haklarının etkin bir şekilde korunmasını sağlamak için gerekli adımların atılmasında pozitif yönde hareket etmeleri de gerekmektedir.
(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kapsamında İfade Özgürlüğünün Korunması, Uygulamacılar için el kitabı Dominika Bychawska-Siniarska, Türkçe’ye Çeviren: Av. Tuğçe Duygu Köksal, s. 99 ve 103) Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardandır. AİHM, ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında ifade özgürlüğünün toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birisini teşkil ettiğini yinelemektedir. (Anayasa
Mahkemesinin 21/11/2017 tarih ve 2014/12162 Başvuru Numaralı Kararı)
23. Demokrasilerde yönetenlerin yönetilenlere karşı şeffaf olması ilkesi gereğince kamunun faaliyetlerinden kitlelerin haberdar edilmesi için kamuya ilişkin ilanların duyurulması ihtiyacı bulunmaktadır. Kamu idarelerinin iş ve eylemleriyle ilgili yayınlattığı resmi ilanların temel gayesinin, mümkün olan en fazla sayıda muhataba ulaşılmak suretiyle kamu yönetimlerinin eylem ve işlemleri hakkında kamuoyunda farkındalığın oluşturulması olduğu gibi, dolaylı olarak devletin sosyal sorumlulukları kapsamında basının desteklenmesi olduğu da ifade edilebilir.
24. Resmi ilanların diğer ilan ve reklamlardan farkının ortaya konulması ve resmi ilanların gazetelerde belirli usul ve esaslar çerçevesinde yayınlatılmasının yasal düzenlemeye bağlanması bakımından Basın İlan
Kurumunun teşkiline dair 195 sayılı Kanunun 29’uncu maddesi ile Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları
Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 5’inci maddesinde resmi ilan; kanun, Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi veya yönetmelik gereği yayınlanması zorunlu olan ilânların ve merkezî yönetim kapsamındaki idareler, mahallî idareler, sosyal güvenlik kurumları, kamu iktisadî teşebbüsleri, kamu hukuku tüzel kişiliğini haiz teşekküller ile sermayesinin yarısından fazlası bu teşekküllere ait veya bunların yüzde elliden fazla sermaye payı olan iştiraklerinin reklâm niteliği taşımayan ilân olarak, resmî reklâmlar ise mezkûr
/
Yönetmeliğin 7’nci ve 195 sayılı Kanunun 42’nci maddesi gereğince 5’inci maddenin birinci fıkrasının (b)
bendinde sayılan daire ve teşekküllerle kanunla kurulan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin gazete ve dergilere verecekleri hususî ilânlar ile reklâmlar olarak tanımlanmıştır.
25. Kamu idarelerinin iş ve eylemleriyle ilgili yayınlattığı resmi ilan ve reklamların temel gayesi, mümkün olan en fazla sayıda potansiyel muhataba ulaşılmak suretiyle bir yandan kamu yönetimlerinin eylem ve işlemleri hakkında kamuoyunda farkındalığın oluşturulması diğer yandan da kamuoyuna eşit şekilde bilgi sağlayarak rekabetin artırılmasının sağlanmasıdır. Bu temel amacın yanı sıra dolaylı olarak devletin sosyal sorumlulukları kapsamında basının desteklenmesi, hem tarihi olarak hem de hala devam eden değişik ülkelerde değişik şekillerde uygulaması bulunan önemli bir amaç olarak yerini korumaktadır. Özel ilan ve reklamlar ise 195 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesi ile Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak
Süreli Yayınlar Yönetmeliğinin 6’ncı maddesinde tarif edilmiş olup, aynı Kanunun 43’üncü maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 7’nci maddesine göre bunları veren gerçek veya tüzel kişilerin isteklerine uygun olarak gazete ve dergilerde yayınlatılmaktadır.
26. Basın İlan Kurumunun kanuni müşterileri arasında yer alan kamu kurum, kuruluş, müessese, teşekkül, iştirak ve benzerlerinin resmi ilan sayılmayan Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli
Yayınlar Yönetmeliğinin 7’nci maddesine göre resmi reklam olarak tanımlanan ilan ve reklamlarının hangi gazete ve dergide yayınlanacağı hususu ise kanuni müşterilerin irade ve tasarrufundadır. 195 sayılı
Kanunun 43’üncü maddesi uyarınca bu türdeki ilan ve reklamların yayınlanacağı süreli yayınların belirlenmesi konusunda Basın İlan Kurumunun herhangi bir tercihi ve tasarrufu bulunmamaktadır.
27. Anayasanın 29’uncu maddesinde süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esasların kanunla düzenleneceği, Kanunun haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamayacağı ve süreli yayınların, devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından eşitlik esasına göre yararlanacağı belirtilmiştir.
28. Anayasa Mahkemesi’nin 09/01/2020 tarihli kararında ifade edildiği üzere, basın özgürlüğünün gerçekleştirilebilmesinin koşullarından biri de kuşkusuz ekonomik imkânların bulunmasıdır. Zira basın özgürlüğü haberin içeriğinin yanında haberin veriliş biçimini de kapsar. Bilhassa süreli yayınlar açısından, haberin verilmesi için ekonomik imkânlar büyük ölçüde resmî ilan ve reklamların yayınlanmasıyla sağlanmaktadır. (Anayasa Mahkemesinin E:2016/5653, K:2016/5653 Sayılı Kararı, R.G. TarihSayı : 2021/10872-S.21.17495 11.03.2020-31065)
29. Resmi ilanların dağıtılması basın özgürlüğü açısından önemlidir. Çünkü resmi ilanlar, basını finanse etme gibi bir öneme sahiptir. Türkiye’de yazılı basının finans kaynakları konusunda en önemli gelirlerden biri gazetelerin Basın İlan Kurumu’ndan aldıkları ilanlar ve reklamlardır. Habercilik, hedef kitlelere bilgi aktarımının yapıldığı bir süreçtir. Bu süreç içerisinde medya işletmelerinin sahip oldukları gelir kaynakları üretilen haberlerin içeriğini ve kalitesini etkileyecektir. (Osman Vedüd Eşidir, Türk Basın
Sektörünün Finansmanında Basın İlan Kurumu’nun Yeri Ve Önemi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı Doktora Tezi, İstanbul, 2016, s. iii)
30. 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrası ile 34’üncü maddesinin, Anayasanın 29’uncu maddesine aykırılığı savıyla iptali istemiyle yapılmış olan başvuruda Anaysa Mahkemesi tarafından verilen 29/12/2011 tarih ve sayılı kararda özetle; “(…) resmi ilan yayınlama hakkı verilecek gazetelerde esas alınacak olan ilke ve kriterlerin kanun ile belirlenmesi gerekirken Basın İlan Kurumu Genel Kurul Kararı ile belirlendiği belirtilerek, itiraz konusu kuralların Anayasa’nın 29. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. (…)
Anayasa’nın 29. maddesinde resmi ilanların dağıtılmasına ilişkin açık bir kural bulunmamaktadır. İtiraz konusu kurallarla gazetelerin niteliklerini artırma amacıyla, yayınlarda sürekliliği ve güvenilirliği hedefleyen ölçütler getirilmesi durumunun, yayın kuruluşlarının düşünce ve kanaatlerini serbestçe yayımlanması özgürlüklerini engelleyici veya bunların kullanılmalarını zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik koşulları içermediği açıktır. Diğer taraftan itiraz konusu kurallarla resmi ilan yayınlama hakkının süreli yayınlara verilmesi esas ve usullerin belirlenmesi konusunda Basın İlan Kurumu Genel
Kuruluna yetki verilirken; resmi ilan yayınlama hakkına ilişkin temel esaslar ve yürütmeye bırakılan alanın çerçevesi de çizilmiştir. Kanun’da belirtilen genel çerçeve ve esaslar doğrultusunda, ayrıntı ve uzmanlık gerektiren konularda Basın İlan Kurumu Genel Kuruluna yetki verilmesinde Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa’nın 29’uncu maddesine aykırı değildir.” şeklinde belirtilerek resmi ilan yayınlama hakkının süreli yayınlara verilmesine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi konusunda Basın İlan Kurumu Genel Kuruluna verilen yetkinin Anayasa’nın 29’uncu maddesine aykırı olmadığı yönünde karar verilmiştir.
31. Basın İlan Kurumu, 02/01/1961 tarih ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun ile kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz bir kurumdur. Görevine dair işlemlerde düzenleyici, denetleyici ve destekleyici fonksiyonları bulunmaktadır. Basın İlan Kurumu, resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bakımından süreli yayınların belirli vasıflara uygun hale gelmesi için ödevler yükleyerek denetleme yapabilmekte ve bunların ihlali halinde müeyyide uygulayabilmektedir.
32. Ülkemizde özel radyo yayınları 1990 yılından itibaren herhangi bir yasal düzenlemeye tabi olmaksızın başlamıştır. 1993 yılında Anayasa değişikliği yapılarak radyo ve televizyon yayınları üzerindeki kamu tekeli ortadan kaldırılmış, özel radyo ve televizyon yayınlarının yapılmasına olanak sağlanmıştır. Özel radyo ve televizyon yayınlarını düzenleyen Mülga 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayınları Hakkında Kanunun 1994 yılında yürürlüğe girmesiyle, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu kurulmuştur.
33. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo ve televizyon faaliyetlerini düzenlemek ve denetlemekle görevli, Anayasanın 133’üncü maddesi kapsamında üyeleri TBMM Genel Kurulunca seçilen, özerk ve tarafsız bir kamu tüzel kişiliğidir.
34. Anayasa ve Basın Kanununa göre gazete ve dergiler, faaliyete başlamak için izin alma şartına tabi değildirler. Cumhuriyet Savcılıklarına bildirim esaslı olarak serbestçe faaliyet göstermektedirler.
Gazetelerin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı kazanması ve bu hakkın devam etmesine yönelik işlemler, kendi talepleri doğrultusunda yürütülmektedir.
35. Ülkemizde karasal, sayısal, uydu, kablo, IPTV ve internet ortamından yayın yapacak kuruluşlara yayın lisansı ve yayın izni ise Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilmektedir. Ülkemizde radyo ve televizyon yayıncılığını düzenleyen temel kanun olan ve 1994 yılında yürürlüğe giren Mülga 3984 Sayılı
Kanun, yaklaşık yirmi değişiklikle günün şartlarına uyarlanmak istenmişse de yayın teknolojisindeki hızlı değişim, Anayasa Mahkemesinin bazı maddeleri iptal etmesi gibi temel nedenlerle yasal çerçevenin yeniden düzenlenmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ile yayın teknolojisindeki gelişmeler, sektörün ve toplumun beklentileri göz önünde bulundurularak yeni bir kanun taslağı hazırlanmıştır. Bu taslak, AB müktesebatına uyum çerçevesinde 2007 yılı Aralık ayında AB
Resmi Gazetesinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve AB Sınırötesi Televizyon Direktifini değiştiren AB
Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi hükümleri esas alınarak düzenlenmiştir. Söz konusu taslak,
2010 yılında hükümet tasarısı olarak TBMM’ye sevk edilmiştir. Kanun Tasarısı, 15 Şubat 2011 tarihinde
TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmış, Cumhurbaşkanının onayının ardından, 6112 Sayılı
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun 3 Mart 2011 tarihli ve 27863
Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. (Bknz:
https://www.rtuk.gov.tr/hakkimizda/3803/878/hakkimizda.html, E.T.:22/06/2021)
36. Söz konusu Kanun’un 37’nci maddesinde yayın hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğünün, düşünce çeşitliliğinin, rekabet ortamının ve çoğulculuğun güvence altına alınmasının, televizyon kanal ve radyo frekans planlamalarını yapmanın veya yaptırmanın ve uygulamanın, yayın lisansı vermenin, denetlemenin ve iptal etmenin, yayın hizmetleri ile ilgili gelişmeleri takip etmenin, sektöre ilişkin genel stratejileri, ortak denetim, özdenetim ve ortak düzenleme mekanizmalarını belirlemenin, yayın hizmetlerinin ülkemizde gelişmesini sağlayacak çalışma ve teşviklerde bulunmanın yayın hizmetleri alanında hazırlanan mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmenin Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun görev ve yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
37. Cumhuriyetin ilanından bu yana resmi ilan ve reklamların dağıtımına ilişkin tarihi süreç incelendiğinde özetle; Basın İlan Kurumunun faaliyete geçtiği 1961 yılı öncesine bakıldığında, gerek
Osmanlının son dönemlerinde gerekse Cumhuriyet sonrası 1961 yılına kadar olan dönem içerisinde resmi ilan olarak addedilebilecek ilanların gazetelerde yayınının farklı uygulamalar hayata geçirilmek suretiyle gerçekleştirildiği, Cumhuriyetin kuruluşundan 1961 yılına kadar resmi ilanların dağıtımının; serbest uygulama dönemi (1925-1931), Maarif Cemiyetinin aracılık yaptığı dönem (1931-1943) ile Türk Basın
Birliği ve Ortakları dönemi (1943–1946) ve Türk Basın Birliği Resmî İlanlar Limited Ortaklığı Şirketi dönemi (1957-1960) olmak üzere dört ayrı dönemde özetlenebileceği, çoğunluğunu kamu idaresi, bir bölümünü ise zamanın gazete sahiplerinin ortaklaşa kurduğu müesseseler olan bu kuruluşlar aracılığıyla resmi ilanların yayınlatıldığı, 1961 yılında ise 195 sayılı Kanun’un çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
38. Basın ya da geniş tabiriyle medya ister yerel, ister ulusal, isterse küresel düzeyde olsun yaşamın ayrılmaz bir parçası konumundadır. Medyanın toplumlar için daha da önemli bir yer edinmekte olduğu tartışmasız kabul edilmektedir. Bu nedenle bütün Dünya’da ülkeler, basına ya da medyaya verdikleri doğrudan ya da dolaylı desteklerle sistemlerini güçlendirmeyi amaçlamışlardır. Bu kapsamda diğer ülke uygulamalarına yönelik olarak Basın İlan Kurumu tarafından yapılan ve 03/03/2021 tarihli ve
E.31/2021-9902 sayılı yazı ekinde gönderilen “Basına veya Medyaya Yapılan Devlet Destekleri
Uygulamaları ve Basın İlan Kurumu” isimli çalışmanın incelenmesinde fayda bulunmaktadır. Bahse
konu çalışmanın ülke incelemelerine ilişkin bölümünde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
38.1. Almanya:
38.1.1. Almanya’da resmi ilân kurumu bulunmadığı, partilerin ve resmi kurumların istedikleri gazeteye ilan verdikleri, Kurumların kendi internet sayfalarında ilânları açıkladıkları bir uygulamanın bulunduğu görülmektedir. Bir başka deyişle ülkemizde olduğu gibi resmi ilanların gazetelerde yayınlatılması yoluyla kamu kaynaklarının gazetelere aktarılması şeklinde bir mekanizma söz konusu değildir.
38.1.2. Kamu kaynakları, basın işletmelerine proje karşılığında aktarılmaktadır. Vakıflar, dernekler, bankalar aracılığıyla veya doğrudan hibe yoluyla da basına yönelik bir takım desteklerde bulunulmaktadır.
Almanya özelinde 2018 yılı resmi verilerinde basına aktarılan kamu kaynağı Grafik 1’de verilmektedir.
Grafik 1: Almanya’da 2018 Yılında Basına Aktarılan Kamu Kaynağı (Milyon Euro)
/
Televizyon 405
Günlük Gazeteler 280
Ev Bültenleri 286
Reklam Bültenleri 200
Dergiler 128
Dizgicilik 110
Almanya’da 2018 Yılında Basına
Dijital medya 158
Aktarılan Kamu Kaynağı (Milyon
Bilboard Yayınları 87
Euro)
Uzmanlık/Meslek Dergileri 86
Radyo 72
Haftalık ve Pazar Günü… 20
Film ve Tiyatro 9
Gazete Ek Yayınları 8
0 100 200 300 400 500
38.1.3. Buna göre, 2018 yılı içerisinde 1 milyar 580 milyon Euro’luk bir kamu kaynağı kullanılmıştır.
Burada 280 milyon Euro’luk bir kaynağın günlük yazılı basın için kullanıldığını bunun geçen yıla oranla yüzde 8,1 oranında düşüş gösterdiğini buna mukabil dijitale aktarılan kaynağın 158 milyon Euro olduğunu bu rakamın da geçen yıla göre yüzde 12 oranında artış gösterdiğini resmi verilerden görebilmektedir. 1998 yılında 138 olan dijital yayın organı sayısı, 2018 yılı itibariyle 850’dir.
Grafik 2: Almanya’da 1998-2018 Yılları Arasında Dijital Yayın Organlarının Sayısı 2018 850 790 2016 702 698
2014 690
661
2012 661
661 2010
661 636
Almanya’da 1998-2018 Yılları
2008 635
Arasında Dijital Yayın Organlarının 630
2006 629
Sayısı 631 2004 633 631 2002 401 390
2000 230
160 1998
138
0 200 400 600 800 1000
Grafik 3: Almanya’da 2000-2018 Yılları Arasında Harcanan Kâğıt Miktarı (Ton)
2018 1.914.000
1.919.000
2016 1.925.000
1.950.000 2014
1.998.000 2.078.000
2012 2.114.000
2.272.00 0
2010 2.250.00 0
Almanya’da 2000-2018 Yılları 2.126.000
Arasında Harcanan Kağıt Miktarı 2008
2.340.0 00
2. 713.000 (T on)
2006
2.6 13.000
2. 699.000
2004 2.461 .000
2.419. 000
2002 2.181.000
2.903.000 2000
2.873.000
0 1.000.000 2.000.000 3.000.000 4.000.000
2000 yılında harcanan kâğıt 2.873.000 ton iken 2018 yılında bu miktarın 1.914.000 tona gerilemiş olduğu
görülmektedir. Almanya’da 2018 yılı verilerine göre en fazla kaynak 400 milyon Euro ile Televizyona aktarılmaktadır. Almanya’da toplam reklam büyüklüğü ise 2018 yılı verilerine göre 15 milyar Euro’dur.
38.2. Fransa:
38.2.1. Fransa’da hükümet televizyon ve radyoların da dâhil olduğu basın kuruluşlarına fonlar aracılığıyla maddi yardımda bulunmaktadır. Gazeteler, dağıtım ağlarının genişlemesine paralel olarak artan maddi yardımlar ile birlikte matbaalarının kuruluş aşamasında ve devletin sağlamış olduğu birçok alanda vergi indirimleri de dâhil olmak üzere farklı şekillerde destek almaktadırlar. Fransa’da yapılan basın desteklemelerinin %93’ünden fazlasının basılı yayınlara yaklaşık %7’si ise çevrimiçi yayınlara yönlendirildiği görülmektedir. Kısa adı SPIIL olan çevrimiçi yayınlar meslek birliği, doğrudan ve dolaylı desteklerin toplamının yıllık yaklaşık 1,4 milyar Avroluk bir hacme sahip olduğunu belirtmektedir.
Fransa’da Fransızca olarak yayın yapan, genel veya politik içeriğe sahip, haftada en az beş kez yayınlanan, fiziksel olarak basılan gazeteler doğrudan maddi yardım yapılarak desteklenmektedir. Bunu yaparken gazeteler tirajı 250 bin üzeri, 250 bin-150 bin arası ve 150 bin altı olmak üzere üç kategoride değerlendirilmektedir.
38.2.2. Devlet yardımları, 10.6 milyar euro yıllık cirosu olan basın sektörünün yüzde on ikisini oluşturur.
Sadece 2018 yılında dört yüz milyon Euro vergi indirimi yoluyla 626 milyon euro doğrudan yardım yoluyla basına destek olunmuştur. Medyaya yapılan yardımlar ise şu şekilde sıralanır; reklam geliri düşük ulusal gazeteler ve yerel gazeteler yardım fonu, haftalık yerel gazetelere yardım fonu, günlük yerel basının modernleşmesine yönelik yardım fonu, internet haberciliğinin geliştirilmesine yönelik yardım fonu.
38.3. Amerika Birleşik Devletleri:
38.3.1. ABD’de gazetelerin desteklenmesi konusunda kısmen ülkemizdeki yapıya benzer şekilde resmi ilanların kamu tarafından yayınlatılması uygulaması bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde kuruluş gününden bu yana halkı bilgilendirmek için kamu bildirileri yayınlanıyordu. Ancak, 200 yıl gibi uzunca bir geçmişten sonra son zamanlarda kamu duyurularının çevrimiçi hale getirilmesi gündeme geldi.
Gazete reklamlarına 1,4 milyon dolardan fazla harcama yapan Arizona ve 25 milyon dolar civarında harcama yapan Pennsylvania gibi eyaletler harcamalarını azaltma yoluna gitmişlerdir.
38.3.2. ABD’deki gazetelerin baskı giderleri ve şirketlerin çevrimiçi gelir akışlarını büyütmek için girişimlerde bulunması gazetelerin gelir kalemlerinde ciddi düşüşlere neden olmuştur. Kamuoyuna yapılan duyurular uzun zamandır Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gazete endüstrisi için güvenilir bir gelir akışı olmuştur, ancak son birkaç yılda devletlerin harcamalarının düşmesi ve kamuya duyuruların maliyetin bir kısmının çevrimiçi olarak dağıtılabileceğinin genel olarak ortaya çıkması yazılı basına yönelik tehditleri arttırmıştır.
38.3.3. 2000 yılı ABD’deki Ulusal Gazete Birliği verilerine göre kamuya açık ilanlar gazete gelirlerinin ortalama yüzde 5’i ile yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Genel ilanlar genellikle devlet kurumları tarafından zorunlu kılınmaktadır. Bununla birlikte, 2008 – 2009 yasama yılında, eyalet yasa koyucuları, 40 eyalette
153 teklifle, kamu duyurularının yer aldığı kanunlarda değişiklik yapılmasını önermiştir. Değişiklikler
eyalet düzeyiyle sınırlı olmamakla birlikte ülke genelindeki yerel okul kurulları ve şehir konseyleri başta olmak üzere kamu duyurularının yayınlanmasını basılı gazetelerden çevrimiçi gazetelere taşımak için adımlar atmıştır. ABD’de Obama yönetimi zamanında Varlık Elden Çıkarma programı için federal bildirimlerin internete taşınması yönünde açıklamalarda bulunulmuş ve bu hamlenin federal hükümeti 5 yıl içinde 6,7 milyon dolar tasarruf ettireceği düşünülmüştür. ABD’de gazete gelirleri son on yılda yaklaşık yüzde 18 oranında düşerken, kamuya yapılan bildirimler durağan kategorilerden biri olarak kabul edilmiştir. ABD’de kamu bildirilerinin tamamıyla çevrimiçi gazetelerde yayınlanması, ABD’deki geleneksel gazete endüstrisi için var olan birkaç gelir kalemlerinden birini ortadan kaldırmış olacaktır.
38.4. Danimarka:
38.4.1. Radyo ve televizyon faaliyetlerinin düzenlenmesi Kültür Bakanlığı’nın yetkisi altındadır. Ayrıca basılı ve dijital ticari medyaya da yardım verilmektedir. Medya desteği yasası basılı ve dijital medya için üretim ve inovasyon yardımı ile ilgilidir. Yardımları sağlayan belli başlı enstitüler yer almaktadır.
Bunlardan ilki Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür ve Saraylar Ajansıdır. Bu ajansın amaçlarından biri, elektronik medyanın kalitesinin, çok yönlülüğünün ve çeşitliliğinin korunmasına katkıda bulunmaktır.
Ajans, Radyo ve Televizyon Kurulu sekretaryasıdır. İkinci olarak ele alınan enstitü ise, Radyo ve
Televizyon Kuruludur. Bu kurul radyo ve televizyon alanında karar veren bağımsız bir otoritedir. Kurulun görevleri arasında, hibelerin yerel radyo ve televizyona verilebileceği havuzu yönetmek, radyo ve televizyon faaliyetlerini yürütmek için lisans vermek, radyo ve televizyon şirketlerinin kamu hizmeti yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini açıklamak ve reklamlarla ilgili kararlar almaktır. Üçüncüsü ise DR’dir. DR, Danimarka medya pazarındaki en büyük kamu hizmeti sağlayıcısı olup, tamamen lisanslı, bağımsız bir kamu kurumu olarak düzenlenmiştir.
38.4.2. Vatandaşların medya tüketim davranışları son yirmi yılda önemli ölçüde değişmiştir. İnternet giderek ücretsiz bir haber kaynağı olarak kullanılmakta, basılı gazeteler, reklamlar için geleneksel gelir tabanı düşmektedir. Ülke çapında daha küçük basılmış gazeteler ve mevcut olmayan serbest internet tabanlı medyanın desteklenmesi ve yeni, bağımsız haber medyasının başlatılması için bir inovasyon havuzu oluşturulmuştur.
38.5. Belçika:
38.5.1. Belçika’da halkın okuryazar oranı daha yüksek olmasına rağmen, halkın çoğu günlük bir gazeteye abone değildir. Belçika’da yerleşik Dünya Gazeteler Birliği (WAN), birçok gazetenin günlük yayınlarında sayfa sayısını azalttığını, metinleri daha kompakt hale getirildiğini ve gazetelerin tabloid olarak ortaya çıktığını bildirmiştir. Ülke medyasında sunulan destekler; basın sektörüne destek, kullanılan tam zamanlı gazeteci sayısına göre destek, gazeteciye destek, gazetecilik ürününe yönelik destek ve okurların arttırılmasına yönelik destek olmak üzere dört ana başlık altında toplanmaktadır.
38.6. Ülke uygulamaları incelendiğinde; tüm dünyada basına doğrudan ya da dolaylı şekillerde kamu desteğinin sağlandığı, bu desteğin sağlanma usul ve esaslarının ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği, ülkemizde ise 1961 yılı öncesinde başlayan bu desteğin sonrasında da Basın İlan Kurumu aracılığıyla özgün bir modelin hayata geçirilmek suretiyle sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Dijital teknolojilerin tüm dünyayı etkilediği, birey ve kurumların dijitalleşme sürecinde ilerledikleri bir dönemde doğal olarak kamu kurumlarının, kamu hizmetlerinin ve kamu ilanlarının yazılı basın organlarının yanı sıra radyo, televizyon ve internet medyasına yönelik çeşitli destek ve sübvansiyon yöntemleri geliştirdikleri görülebilmektedir.
39. Mevcut durumda ülkemizdeki somut uygulama incelendiğinde; Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair
195 sayılı Kanun uyarınca Basın İlan Kurumunun resmi ilan ve reklamların gazete ve dergilerde (süreli
yayın) yayınlatılmasına aracılık etmekle görevli olduğu, resmi ilanların yayın mecrasının süreli yayın tanımı içerisinde bulunan “gazeteler” olarak belirlendiği, Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları
Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde yapılmış olan düzenlemeyle, ilanların, yine bu ilanları yayınlama hakkını haiz bulunan gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde eş anlı olarak duyurulmasının zorunlu kılındığı, gazeteler ile eş zamanlı bir şekilde kendilerine ait internet (haber)
sitelerinde yayınlanan resmi ilanların tamamının, dijital ortamda Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesi üzerinden de duyurulmakta olduğu, 39.1. Resmi İlan ve Reklamların Elektronik Ortamda Alınıp Dağıtılmasına Dair Yönetmelik ile tüm resmi ilanlar gazetelere istihkakları doğrultusunda elektronik sistem üzerinden ilan bilişim sistemi İLANBİS aracılığıyla dağıtılmakta olduğu, resmi ilanların gazetelere dağıtım işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği, resmi ilan sahiplerinin gazete seçme hakkı bulunmadığı, 39.2. Gazetelerde mevzuat gereği yayınlatılan resmi ilan ve reklamlar veya elektronik ortamda yayını zorunlu resmi ilanlar ile özel ilan ve reklamların Kurumun İlan Portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanmasına ilişkin usul ve esasları kapsayan Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliğinin 12 Aralık
2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı, bu bağlamda, gazeteler ile aynı gazetelerin kendilerine ait
internet (haber) sitelerinde yayınlanan resmi ilanların tamamının, dijital ortamda Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesi üzerinden duyurulmakta olduğu, 39.3. Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliğin 29’uncu maddesinin dördüncü fıkrasıyla resmi ilanların gazeteler ve bu gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde
Kurum tarafından geliştirilen dijital pano (widget) uygulaması üzerinden Basın İlan Kurumu İlan
Portalına (ilan.gov.tr) trafik akışıyla duyurulması zorunluluğu getirildiği, Basın İlan Kurumu aracılığıyla gazetelerde yayınlatılan resmi ilan ve reklamlar veya elektronik ortamda yayını zorunlu resmi ilanlar ile özel ilan ve reklamların ilan portalında yayınlanmasına ilişkin usul ve esasların Basın İlan Kurumu İlan
Portalı Yönetmeliğinde düzenlendiği, bu şekilde resmi ilanların meri mevzuata göre asli yayın mecrası gazeteler olsa da, Basın İlan Kurumu ilan portalının da bazı mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde (Tebligat
/
Kanunu ve Yönetmeliği ile İcra ve İflas Kanunu) resmi ilan yayınlama hakkı bulunan gazetelerle birlikte resmi ilanların yayın mecrası olarak belirlendiği, 39.4. Belirtilen düzenleme neticesinde İcra ve İflas Müdürlükleri ile Sulh Hukuk Mahkemeleri Satış
Memurlukları tarafından satışı yapılan menkul ve gayrimenkul açık artırma satış ilanlarının gazetelerin basılı sayılarıyla eş zamanlı olarak ilan.gov.tr internet sitesinde “İcra İlanları” sayfasında kamuoyuyla paylaşıldığı, kamu kurum ve kuruluşlarının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yaptıkları menkul/gayrimenkul satış, kiraya verme, irtifak hakkı tesis edilmesi gibi konulardaki ihale ilanları ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirilen mal alım, yapım işleri, kiralama ve hizmet alım ihalelerine ilan.gov.tr’de yer verilmekte olduğu, 39.5. Kamu kurum ve kuruluşlarının 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre elektronik ortamda yayınlanması gereken ilanen tebligatlarının ve İcra İflas Kanununun 288’inci maddesi gereğince Konkordato ve Mühlet ilanlarının da Basın İlan Kurumu vasıtasıyla ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlanmakta olduğu, 39.6. Bunların dışında personel alım ilanlarının, kamu bankalarının gayrimenkul satış ilanlarının, Vakıflar
Genel Müdürlüğüne bağlı Bölge Müdürlüklerinin gazetelerde yayınlatılan ihale ilanlarının, İstanbul Ticaret
Odasının düzenlediği fuarlara ilişkin duyuruların da ilan.gov.tr’de yayınlandığı, ayrıca resmi ilanların ilan.gov.tr’nin Facebook, Twitter, Instagram ve Linkedin hesapları ile Youtube kanalında paylaşılmakta olduğu anlaşılmaktadır.
40. Diğer yandan Basın İlan Kurumu tarafından “Gençlerin Katılımı ile Yerel Yazılı Basının Dijitale
Dönüşümü ve İnternet Yasası Çalıştayları” (Bknz: https://bik.gov.tr/kurumsal-haberler/genclerin-katilimiile-yerel-yazili-basinin-dijitale-donusumu-ve-internet-yasasi-calistaylari-ana-yapisal-diyalog-forumukatilimci-listesi-aciklandi/) düzenlendiği, “Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi devam ediyor” başlıklı 5 Temmuz
2019 tarihli duyuruda yapılan bölgesel eğitimde dijital haberciliğin tarihsel gelişim sürecinin ve ‘Yeni
medya’ kavramı ile ‘Yeni Medya’ kavramının ele alındığının belirtildiği (Bknz:
https://bik.gov.tr/kurumsal-haberler/yeni-nesil-gazetecilik-egitimi-devam-ediyor-2/), “Yerel Basında
İnternet Haberciliğinin Geliştirilmesi Eğitimi” başlıklı 4 Mart 2021 tarihli duyuruda il bazında eğitim faaliyetinin yürütüldüğü (Bknz: https://bik.gov.tr/kurumsal-haberler/yerel-basinda-internethaberciliginin-gelistirilmesi-egitimi-sertifika-toreni-konyada-gerceklestirildi/), “BİK Yerel Basında
İnternet Haberciliğinin İyileştirilmesi Projesini Başlatıyor” başlıklı 16 Ekim 2017 tarihli yerel basın işletmesi çalışanlarına yönelik olarak İnternet haberciliğinin iyileştirilmesi konusunda eğitim düzenlediğine ilişkin duyurusunda; “İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla elektronik yayın yapan dijital gazete sayısının 20.000’lere ulaştığı tahmin ediliyor. Bu durum, dijital gazeteciliğin, geleneksel basılı gazeteciliği geride bırakacak bir kitle iletişim aracı olacağını gösteriyor. Ülkemizde hemen hemen tüm ulusal gazeteler, televizyonlar, radyolar, yerel medya unsurları, artık internet siteleri ve mobil platformlar üzerinden gazetecilik faaliyetlerini yürütüyor. İnternetin ve habercilikte yaşanan dijital dönüşümün tam olarak anlamlandırılabilmesi, elektronik ortamda haberin sunumundaki farklılığın ve internetin teknik açıdan haberciliğe getirdiği yeniliklerin ortaya konabilmesi için, bazı bilgilerin yenilenmesi ve internet gazeteciliğinin temel noktalarının bilinmesi gerekiyor. Basın İlan Kurumu, Resmi İlanların yerel yazılı basın kuruluşlarına dağıtımını gerçekleştirirken bazı göstergeleri baz alarak, bu gazetelerde bazı özellikler arıyor. Bunlardan biri de her yazılı gazetenin bir internet sitesinin olması. Yapılan incelemelerde internet haber sitelerinin haber dillerinin dijital ortama uygun olmaması, sitelerin içerik bakımdan zayıf olması, grafik ve tasarımının istenen seviyeden düşük olması, site içeriğinin karışık olması ve gözü yorması gibi
eksiklikler tespit edilmiş. Yerel yazılı basının dijital ortamda var olabilmesi, yayın yaptığı bölgeyi dijital ortamda ve uluslararası mecrada daha iyi temsil edebilmesi için, online gazetecilik konusunda tespit edilen bu eksikliklerinin giderilmesi gerekmekte. Basın İlan Kurumu, ilk kez Zonguldak ilinde yerel gazete işletmelerine internet haberciliği eğitimi vererek pilot bir uygulama başlatacak. Benzeri uygulamalara
Kurumun şubesi bulunan diğer illerde de devam edilecek ve internet haberciliği eğitiminin yaygınlaşması sağlanacak.” (Bknz: https://bik.gov.tr/kurumsal-haberler/bik-yerel-basinda-internet-haberciligininiyilestirilmesi-projesini-baslatiyor/) şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.
41. Ayrıca Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazı ekinde yer alan 01/03/2021 tarihli Bilgi
Notunda “Basın İlan Kurumu 2021 yılı içerisinde de ‘Yerel Yazılı Basının Dijitale Dönüşümü, İnternet
Haberciliğinin Geliştirilmesi, Yazılı ve Dijital Basında Reklamcılığın Geliştirilmesi, Mizanpaj ve Haber
Dilinin İyileştirilmesi, Kurumsal İletişim Eğitimleri, Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimleri, Basın İşletmelerinde
Bilgi Güvenliği ve Siber Güvenlik Eğitimi ve Yazılı Basının Dijital Reklam Piyasalarına Entegrasyonu’ projelerini muhtelif şehirlerde hayata geçirmeyi planlamaktadır.” şeklinde belirtildiği görülmektedir.
42. Yukarıda yer verilen açıklamalardan yapılan mevzuat değişiklikleri ile gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde eş anlı olarak duyurulmasının zorunlu kılındığı, gazeteler ile eş zamanlı bir şekilde kendilerine ait internet (haber) sitelerinde yayınlanan resmi ilanların tamamının, dijital ortamda Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesi üzerinden de duyurulduğu, tüm resmi ilanların elektronik sistem üzerinden ilan bilişim sistemi İLANBİS aracılığıyla elektronik ortamda dağıtım işlemlerinin gerçekleştirildiği, resmi ilanların gazeteler ve bu gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde Kurum tarafından geliştirilen dijital pano (widget)
uygulaması üzerinden Basın İlan Kurumu İlan Portalına (ilan.gov.tr) trafik akışıyla duyurulması zorunluluğu getirildiği, resmi ilanların ilan.gov.tr’nin Facebook, Twitter, Instagram ve Linkedin hesapları ile Youtube kanalında paylaşılmakta olduğu, ayrıca ulusal gazetelerin, televizyonların, radyoların, yerel medya unsurlarının internet siteleri ve mobil platformlar üzerinden gazetecilik faaliyetlerini yürütmeye başlaması ile internetin ve habercilikte yaşanan dijital dönüşüme uyum sağlanmasına yönelik olarak yeni habercilik anlayışına hem kurumların hem de basın organlarının uyum sağlayabilmesine yönelik çeşitli projeler, eğitim faaliyetleri ve çalışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır.
43. Basın ya da geniş tabiriyle medya ister yerel, ister ulusal, isterse küresel düzeyde olsun yaşamın ayrılmaz bir parçası konumundadır. Medyanın toplumlar için daha da önemli bir yer edinmekte olduğu tartışmasız kabul edilmektedir. Kitle iletişim araçları toplumsal denetimin sağlanmasında olduğu gibi, toplumsal değişmenin de başlıca araçlarından olan birisi olarak görülmektedir. Dolayısıyla en geri kalmışından en gelişmişine kadar tüm ülkeler, basına ya da medyaya verdikleri doğrudan ya da dolaylı desteklerle siyasi sistemlerini güçlendirmeyi amaçlamışlardır.
44. Demokrasilerde çok seslilik ve yönetimlerin halk tarafından denetlenebilir olması esastır. Demokratik ve denetlenebilir bir ortam halkın haber alma yollarının çeşitliliğinin ve yaygınlığının sağlanabilmesi ile gerçekleştirilebilir. Haber alma hürriyetinin sağlanabilmesi için medyanın ekonomik olarak güçlü olması gerekmektedir. Ekonomik olarak güçlü bir basın ve güçlü bir medya ile demokratik gelişim sağlanabilecek, özgür ve bağımsız basın bu şekilde halka haber ulaştırabilecektir.
45. Yerel medya bölgesel haberlerin halka ulaştırılmasında ve kamu yönetimiyle halk arasında bir köprü görevi üstlenmesi hüviyetiyle demokrasinin mahalli düzeyde yerleşmesinde çok önemli bir işlev
görmektedir. Demokrasinin ülkenin kılcal damarlarına yerleşmesinde en etkin ve en önemli araçlardan biridir. Yerel medyanın güçlü olduğu yerlerde yaşayanlar demokrasinin ve haber alma özgürlüğünün de güçlenmesiyle birlikte haklarını daha etkin savunabilecek, insan haklarına daha duyarlı olacaklardır.
46. Gazetecilik ve radyoculuk mesleği yerel düzeyde de yapılsa ulusal düzeyde de yapılsa işlev ve görev olarak aynıdır ve üstlendiği kamusal hizmet nedeniyle saygındır. Yerel düzeydeki haberlerin halka ulaştırılmasında çoğu zaman tek kaynak yerel medyadır. Yerel düzeydeki ihtiyaçlar, sorunlar, yöre halkının beklentileri, en çok yerel medya tarafından bilinebilmekte ve bu ihtiyaç ve beklentiler en doğru şekilde yerel medya tarafından iletilebilmektedir. Ancak üstlenilen bu önemli göreve karşılık ekonomik gelir kaynaklarının da ulusal basına göre daha kısıtlı olduğu bilinmektedir. Buna bağlı olarak teknik donanım, kadro ve personel yapısı da doğrudan etkilenmektedir.
47. Aynı şekilde dijitalleşme ve gelişen internet teknolojisi medyanın da dönüşümünü ve değişimini beraberinde getirmektedir. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında gazete gibi basılı mecralarda yayınlanan ilan formatı ile doğan modern reklamcılık, iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelere paralel olarak radyo, televizyon ve günümüzde internet üzerinden yeni formatlarda hayat bulmuştur. İnternetle birlikte insanların gündemi takip etme, habere ulaşma ve okuma alışkanlıkları yeni boyutlar kazanmıştır. İnternet medyasının ulusal düzeyde yaygınlaşması ve ulaşılabilirliğinin yüksek olması ile birlikte okunurluğunun artması yerel düzeyde de dönüşümü ve değişimi beraberinde getirmektedir.
48. Bu değişim ve dönüşüme, destekleyici ve düzenleyici hüviyetiyle mevzuatta görev ve yetki verilen
İdarelerin liderlik etmesi, dönüşümü kolaylaştırması ve yön göstermesi gerekmektedir. Dijitalleşme beraberinde birçok alanda yeni yasal düzenlemelerin ve güncellemelerin yapılmasını gerekli kılmaktadır.
Aynı şekilde mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı durumlarda ortaya çıkabilmektedir.
49. Nitekim yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere Resmi İlan ve Reklamlar ile Bunları Yayınlayacak
Süreli Yayınlar Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ile Resmi İlan ve Reklamların Elektronik Ortamda
Alınıp Dağıtılmasına Dair Yönetmelik ve Basın İlan Kurumu İlan Portalı Yönetmeliği, bu ihtiyaçlar nedeniyle yapılmış olan mevzuat düzenlemeleridir. Aynı şekilde Basın İlan Kurumu tarafından
Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazıda belirtildiği üzere 2014 yılında internet haber sitelerinin yaşadığı mağduriyetleri gidermek amacıyla hazırlanan, Başbakanlığa arzı Bakanlar Kurulu’nca 10/02/2014 tarihinde kararlaştırılan ve 12/03/2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulan kanun tasarısının genel gerekçesinde; “internet haber siteleri, gazetelerin sunmuş olduğu kâğıt üzerindeki haberleri sanal ortamda okuyucuların hizmetine sunmakta, buna mukabil basılı gazetelere ve gazetecilere tanınmış olan haklardan istifade edememektedirler.” şeklinde belirtilmiş, 195 sayılı Basın İlan Kurumu
Teşkiline Dair Kanun’a eklenen bir madde ile internet haber sitelerinde de resmi ilan ve reklam yayınlatılmasının düzenlenmesi amaçlanmış, esas ve usullerin belirlenmesi Basın Yayın Enformasyon
Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nün hazırlayacağı yönetmeliğe bırakılmış, ancak TBMM Genel Kuruluna getirilmediğinden, kadük duruma düşmüştür.
50. Söz konusu düzenlemeler ve yukarıda yer verilen projeler ve çalışmalar, dijitalleşme sürecinin ilgili idareler tarafından izlendiği, değişim ve dönüşüme yönelik tedbirler alındığı, eğitim faaliyetleriyle de basın organlarının bu dönüşüme hazırlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
51. Diğer yandan “naylon gazete” olarak tabir edilen reklam ve ilan amacıyla kurulmuş olan gazetelerin en başta etik değerlere saygılı, sürekli, ilkeli ve istikrarlı yayın yapan medya organlarına ve gazeteciliği bir meslek olarak yapan fikir işçilerine zarar verdiği ve “naylon gazete” olarak tabir edilen gazetelerin baskı, kağıt ve dağıtım masrafları nedeniyle daha cazip olan dijital ortamı tercih ettikleri, aynı şekilde dijitalleşme ile öngörülen değişim ve dönüşüme de en büyük sekteye “naylon gazete”lerin sebep olduğu bilinmektedir.
Bu nedenle etik değerlere saygılı, sürekli, ilkeli ve istikrarlı yayın yapan medya organlarına olan desteğin devam etmesi için “naylon gazete” ile kamu kurumlarının mücadelesi kadar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Federasyonu, Basın Konseyi gibi kuruluşlar ile gazeteciliği bir meslek olarak yapan fikir işçilerinin de işbirliği önemlidir.
52. Aynı şekilde hızla değişim geçiren yayın teknolojilerinin maliyet yükünü artırması, yayın mecralarının yeni teknolojilerle yapılmaya başlanması yerel radyolar için maddi imkânsızlıkları beraberinde getirmiştir.
Daha çok yerel imkânlarla sınırlı kalan yayıncılığın gelirlerinin de sınırlı kaldığı, salgın hastalık sürecinin getirdiği genel sorunların yerel radyolar ve radyo çalışanları için ek yük getirdiği bilinmektedir. Dünyada ve ülkemizde önemli sektörlerde ekonomik faaliyetler büyük ölçüde durduğundan bunun olumsuz yansıması olarak radyo televizyonların ticari iletişim gelirlerinde telafi edilemez daralmalar meydana gelmiştir.
53. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan cevabi yazıda, ülkemizde radyo yayın hizmeti faaliyetinde bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluş sayısının 09/03/2021 tarihi itibariyle 943 olduğu, Üst Kurullarının aldığı kararla, Kovid-19 salgınının ülkemizi etkilemeye başlamasıyla birlikte, medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ödemek durumunda oldukları “ticari iletişim geliri Üst Kurul paylarının” 3 aylık dönem için ötelendiği, sürecin olumsuz ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla yayıncıların gönderme yükümlülüğü olan iki evrakın iletilme süresinin 3 ay ertelendiği belirtilmiş, Basın İlan Kurumu tarafından alınan Genel Kurul kararıyla da fiili satış adedine (baskı-bayiabone vs.) ilişkin düşüşlerde salgın mücbir sebep olarak değerlendirilecek ve Yönetmelikteki fiili satış adetleri şartlarının uygulanmayacağı, mahsup işlemleri ile resmi ilan ve reklam kesilmesi yönündeki müeyyide uygulamalarının ertelendiği anlaşılmıştır.
54. Bu noktada Kurumumuzca yürütülen inceleme ve araştırma, öncelikle başvuruya konu iddia ve şikâyetin 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi kapsamında yer alıp almadığı bağlamında değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. 6328 sayılı
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, Kamu Denetçiliği Kurumunun, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu, ikinci fıkrasında ise, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemlerin Kurumun görev alanı dışında olduğu düzenlenmiştir. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 4’üncü maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilmiş, Uygulama Yönetmeliğinin “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19’uncu maddesinde, şikâyet başvurusunun, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulacağı ve ön incelemede şikâyet başvurusunun Kurumun görev alanına girip girmediğinin inceleneceği; “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında ise, şikâyet başvurusunun ‘idari başvuru yollarının
tüketilmesi’ koşulu hariç 19’uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması hâlinde incelenemezlik kararı verileceği, hüküm altına alınmıştır.
55. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Egemenlik” başlıklı 6’ncı maddesinde, hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, “Yasama yetkisi” başlıklı 7’nci maddesinde, yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu ve bu yetkinin devredilemeyeceği, “Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü” başlıklı 11’inci maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri ana başlığı altında düzenlenen “Genel Olarak” başlıklı 87’nci maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerinin, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek olduğu, “Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi” başlıklı 88’inci maddesinde, kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, “Anayasa Mahkemesi” ana başlığı altında düzenlenen “Görev ve yetkileri” başlıklı 148’inci maddesinde, Anayasa Mahkemesinin, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetlemek ve bireysel başvuruları karara bağlamakla görevli olduğu, “İptal davası” başlıklı 150’inci maddesinde, Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkının, Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere ait olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
56. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 87’nci maddesine göre “kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak” Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) görev ve yetkisindedir. Kanun tekliflerini milletvekilleri vermektedir. Kanun teklifleri, TBMM Başkanlığı’na sunulduktan sonra TBMM
Başkanlığı’nca doğrudan ilgili komisyona gönderilmekte, teklif üzerindeki görüşmelerini tamamlayan komisyon konuyla ilgili hazırladığı raporunu Genel Kurul gündemine alınmak üzere
TBMM Başkanlığı’na sunmaktadır. Bu suretle Genel Kurul’da kabul edilen teklif kanunlaşmaktadır. Akabinde TBMM’den çıkan kanunlar Cumhurbaşkanı’na gönderilmekte, Cumhurbaşkanı tarafından imzalanıp meclise gönderilen kanun, yürürlüğe girebilmesi ve uygulanabilmesi için Resmi Gazete’de yayımlanmaktadır. Sonuç olarak yasaları çıkartan yasama organı TBMM, uygulayan ise yürütme organı olan kamu idareleri ile yargı organı olan mahkemelerdir.
57. Bu nedenle yasamanın yetki alanına giren konuları Kamu Denetçiliği Kurumunun denetleme imkânı mevcut değildir. Nitekim yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemlerin Kamu
Denetçiliği Kurumunun görev alanı dışında bırakılmasının, bu işlemlerin zaten anayasa yargısının denetimine tabi olmasından kaynaklandığı ifade edilmektedir. (Erhürman, Tufan (2000), “Türkiye İçin
Nasıl Bir Ombudsman Formülü”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt.49, Sayı.1-4)
58. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 5’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler” den kastedilenin Anayasa’da meclisin görevlerinin düzenlendiği 87’nci maddede yer alan işlemler olduğu, bu düzenlemenin sebebinin ise söz konusu işlemlerin sadece anayasa
yargısının denetlemesine açık olması ve anayasa yargısı haricinde herhangi bir denetim aracıyla düzenlenmesinin istenmemesinden kaynaklandığı, bir sebebin ise kurumun tek bağlı olduğu yer olan ve faaliyetlerini yürütürken gücüne ihtiyacı olduğu meclisin yasama yetkisinin kullanılması kapsamındaki işlem ve eylemlerinin denetlenmesinin “TBMM’ye bağlı” olma ilkesiyle çakışmasının engellenmek istenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
59. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını inceleyebilmekte ve idareye önerilerde bulunabilmektedir. Merkezi yönetim ve yerinden yönetim örgütlerinden oluşan “idare” ise yürütme erki içinde ancak siyasal olmayan ve kamu görevinin yürütülmesi için örgütlenen bölümünü oluşturmaktadır. Yasama erkinin görev alanına giren hususlar ise hem “idare” kapsamında olmadığından, hem de anayasal sistem izin vermediğinden Kurum’un görev kapsamına girmemektedir.
60. Dosya kapsamında yapılan incelemede internet (haber) siteleri hakkında, 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi
Hakkında Kanunun dışında, internet (haber) sitelerinin kuruluş, işleyiş vb. hususlardaki usul ve esaslara ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, internet (haber) sitelerinde fikir işçisi statüsünde çalışanlar için gazeteler ile haber ve fotoğraf ajanslarında fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı iş görenlerin tabi olduğu 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun benzeri bir yasal düzenlemenin de mevcut olmadığı, şikâyet konusu talep hakkında herhangi bir işlem yapılabilmesi için Basın Kanunu, Basın İş Kanunu, Basın İlan Kurumunun Teşkiline Dair Kanun ve resmi ilan yayınını zorunlu kılan Kanunların değiştirilmesi gerektiği, her resmi ilanın, yayınını zorunlu kılan bir mevzuat hükmünden hareketle yayınlatıldığı, dolayısıyla dijital haber siteleri ve radyoların, 5187 sayılı Basın Kanunu, 5953 sayılı Basın
İş Kanunu ve Basın İlan Kurumu Kanunu kapsamına bu Kanunlarda yapılacak değişikliklerle alınması halinde, gazetelerin yanı sıra dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklamlardan yararlanabilmesi için resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinin 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 7201 sayılı Tebligat
Kanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu olmak üzere ilgili diğer
Kanunların gazetelerde resmi ilan yayınını zorunlu kılan mevzuat hükümlerinde dijital haber siteleri ve radyoların da resmi ilan ve reklam yayınlanmasına dair değişiklikler yapılmasına ihtiyaç bulunduğu, ancak şikâyet konusu talebin karşılanması için bahse konu mevzuat hükümlerinde değişiklik yapılmasının yasamanın görev ve yetki alanında kaldığı, yasama yetkisinin Türkiye Büyük
Millet Meclisinde olduğu, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemlerin ise 6328 sayılı Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kurumumuzun görev alanı dışında bırakıldığı anlaşılmakta olup, resmi ilan yayınlanma şartlarında yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları da kapsayacak şekilde düzenleme yapılması talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
61. Dolayısıyla Kurumumuz tarafından yapılan inceleme, şikâyet konusuna ilişkin olarak idare tarafından yürürlükteki mevzuata göre işlem yapılıp yapılmadığı, mevzuatın tanıdığı görev ve yetkilerin hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı ile sınırlıdır.
62. Diğer yandan yukarıda kimi ülke uygulamaları örneklerinde görüldüğü üzere, tüm dünyada basına doğrudan ya da dolaylı şekillerde kamu desteğinin sağlandığı, dijital teknolojilerin tüm dünyayı etkilediği, birey ve kurumların hızla dijitalleşme sürecinde ilerledikleri ve teknolojilerin hayatın merkezine yerleştiği bir dönemde doğal olarak kamu kurumlarının, kamu hizmetlerinin ve kamu ilanlarının yeni dönemin fırsatlarından yararlanarak değişmesinin kaçınılmaz olduğu anlaşılmaktadır.
63. Dijital teknolojilerin tüm sektörlerde olduğu gibi medya alanında da dönüştürücü etkisinin artmasından hareketle dijital yayınların da destek mekanizması çatısı altına alınması için gerekli mevzuat düzenlemelerinin ve teknik altyapının kurulması için Basın İlan Kurumu tarafından mevzuatla verilen görev ve yetki kapsamında çalışmalar yapıldığı anlaşılmaktadır.
64. Ancak bu dijitalleşme sürecinde gazetelerin müktesep haklarının korunması, hem teknik hem de idari bakımdan yetkin ve şeffaf bir ölçüm sistemi oluşturularak dijital yayın döneminde gazeteler arasında rekabetin artırılması, muhtemel gelir kayıplarının telafisi bakımından geçiş sürecinin belli bir takvime bağlanması, gazetelerin dijital reklam piyasalarına eklenmesini teminen gerekli alt yapı ve piyasa düzenlemeleri hazırlıklarının tamamlanması, internet haber sitelerine hukuki statü kazandırılmak suretiyle resmi ilan yayınlama hakkı için müracaat imkânı tanınması, ancak diğer gazetelerin aleyhine oluşabilecek gelir kayıplarının önlenmesine yönelik ilave kamu desteği sağlanması, resmi ilanların dağıtım ve yayınlanması sisteminin hukuk sistemimiz ve kamu idaresi bakımından taşıdığı önem dikkate alınarak ilanların yayın mecrası ve yayın organlarının tespitinin bütüncül, sistemik bir yaklaşımla ele alınması gibi belirlenen prensiplerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
65. Bu noktada şikâyetçilerin talepleri, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; resmi ilanların ilgili mevzuat uyarınca süreli yayın tanımı içerisinde bulunan “gazeteler”de yayınlatılabildiği, resmi ilan yayınlanma şartlarının yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları da kapsayacak bir düzenleme yapılmasına ilişkin talebin karşılanması için 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda, 5187 sayılı Basın Kanununda, 5953 sayılı Basın İş
Kanununda, 195 sayılı Basın İlan Kurumunun Teşkiline Dair Kanunda, 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda, 7201 sayılı
Tebligat Kanununda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda ve 3402 sayılı Kadastro Kanununda değişiklik yapılması gerektiği, 65.1. Bahse konu mevzuat hükümlerinde değişiklik yapılmasının yasamanın görev ve yetki alanında kaldığı, yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğu, yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemlerin ise 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanun’un 5’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kurumumuzun görev alanı dışında bırakıldığı, 65.2. Diğer yandan Basın İlan Kurumu tarafından, gazetelerin kendilerine ait internet haber sitelerinde eş anlı olarak duyurulmasının zorunlu kılınması, ilan.gov.tr, İLANBİS, dijital pano (widget) uygulamaları ve sosyal medya hesaplarının kullanılması gibi uygulamalar ile elektronik dönüşüme ilişkin adımlar atıldığı, aynı şekilde yaşanan dijital dönüşüme uyum sağlanması için hem kurumların hem de basın organlarının uyum sağlayabilmesine yönelik çeşitli projeler, eğitim faaliyetleri ve çalışmalar yapıldığı, dünya örneklerinde farklı uygulamalarla görüldüğü üzere söz konusu dönüşümün belirli bir süreci ve yukarıda belirtilen prensiplerin gözetimini zorunlu kıldığı, /
65.3. Bununla birlikte yerel radyo ve yerel dijital haber sitelerinin demokrasinin, çok sesliliğin ve haber alma özgürlüğünün yerel düzeyde yerleşmesi için üstlendiği kamusal hizmetin ekonomik olarak güçlü olmayı gerektirdiği, hızla değişim geçiren yayın teknolojilerinin maliyet yükünü artırması, yayın mecralarının yeni teknolojilerle yapılmaya başlanması, yerel imkânlarla sınırlı kalan yayıncılığın gelirlerinin de sınırlı kalması, salgın hastalık sürecinde dünyada ve ülkemizde yaşanan ticari iletişim gelirlerindeki kayıpların ve genel sorunların yerel medya ve çalışanları için getirdiği ek yükle birlikte değerlendirildiğinde, doğrudan veya dolaylı devlet desteklerinin zaruri olduğu sektörde salgın hastalık sürecinde yapılan ve yukarıda belirtilen destek ve yardımların çeşitlendirilmesine ve yerel medyaya yapılan desteklerin artırılmasına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 66. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyet kapsamında bilgi ve belge talebinde bulunulan konu İdarelerin
Kurumumuz bilgi ve belge talep yazılarına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
67. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN
REDDİNE;
Resmi ilan yayınlanma şartlarında yerel dijital haber sitelerini ve yerel radyoları da kapsayacak şekilde düzenleme yapılması talebine ilişkin BAŞVURUNUN REDDİNE, Salgın hastalık sürecinde yapılan destek ve yardımların çeşitlendirilmesi ve yerel medyaya yapılan desteklerin artırılması hususunda BASIN İLAN KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE VE RADYO
VE TELEVİZYON ÜST KURULUNA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın ŞİKÂYETÇİLERE, BASIN İLAN KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE VE RADYO VE
TELEVİZYON ÜST KURULUNA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idareler
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi