|
ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiştir. Başvuran, Türk Telekom üzerinden taahhütlü internet hizmeti alırken, sözleşmesini 6502 sayılı Kanun’un 52. maddesi gereğince feshetmek istemiştir. Ancak, firma tarafından cezai şart ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Başvuran, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na yaptığı başvuruda da sorunun çözülmediğini ifade ederek, ilgili yönetmeliğin kanuna aykırı olduğunu savunmuş ve düzenlemenin gözden geçirilmesini talep etmiştir.
İlgili idareler, başvuranın taleplerine yönelik açıklamalarda bulunmuş ve taahhütlü aboneliklerin süresinden önce feshedilmesi durumunda, abonelerin yalnızca sağlanan indirimlerin ve cihazların tahsil edilmemiş bedellerinin ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, taahhütlü aboneliklerin belirli bir süre için yapıldığını ve bu süre zarfında abonelerin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte, tüketicilerin haklarının korunması amacıyla 6502 sayılı Kanun’un 52. maddesinde değişiklik yapılması yönünde çalışmaların başlatıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde karar verilmiştir. Tüketicilerin taahhütlü aboneliklerini süresinden önce feshetme durumunda ek ücret talep edilmemesi gerektiği belirtilmiş, ancak mevcut düzenlemelerin gözden geçirilmesi için Ticaret Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/91-S.22.142
BAŞVURU NO : 2021/12045
KARAR TARİHİ : 04/01/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI
TİCARET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Süresi bir yılı aşan taahhütlü aboneliklerin süresinden önce feshedilme durumunda aboneler tarafından ödenen cezai şart bedeli hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08/07/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi özetle; Türk Telekom aboneliği üzerinden internet (VDSL) hizmeti kullanmakta olduğunu ve
2 senelik taahhütlü sözleşme imzaladığını, 6502 sayılı Kanun’un 52’nci maddesinin dördüncü fıkrası
kapsamında sözleşmesini feshetmek istediğini ancak ilgili firma tarafından söz konusu madde hükmü dikkate alınmayarak “ceza ödemek kaydıyla sözleşmenin feshedileceği” yönünde bilgi verildiğini,
1.1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na konuyla ilgili başvuruda bulunmasına rağmen sorunun
çözülmediğini ve kendisine verilen cevapta Yönetmeliğin ilgili maddelerinin gerekçe gösterildiğini ancak
Yönetmelikteki cezai şart hükmünün 6502 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu iddia ve ifade ederek Kanun’un emredici hükmüne aykırı işlem yapılmasının engellenmesini ve ilgili Yönetmeliğin yeniden düzenlenip
Kanuna uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Başkanlığından ve Ticaret Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup Bilgi Teknoloji
Başkanlığının 17/09/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) “Abonelerin taahhütlerini süresinden önce sona erdirme hakkına sahip olduğu, taahhüdün süresinden
önce sona erdirilmesi durumunda işletmeciler tarafından mevzuat hükümlerine uygun olarak hesaplanan
cayma bedelinin, işletmeci ile tüketici arasında akdedilmiş olan taahhütnamede yer alan hükümler kapsamında talep edilebildiği,
2.2) Aboneliğin taahhütnamede belirtilen süre öncesinde sonlandırılması durumunda cayma bedelsiz fesih
işlemi yapılabilmesinin ise Yönetmelik (Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları
Yönetmeliği)kapsamında yalnızca abonenin yerleşim yerinin değişmesi ve hizmetin yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sağlanamaması durumu için düzenlendiği,
2.3) Öte yandan Kurumun 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu uyarınca elektronik haberleşme
sektörüne ilişkin düzenlemeleri yapma yetkisine haiz olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un 52’nci maddesi ile ilgili oluşan tereddütlerin Ticaret Bakanlığı tarafından 24/01/2015 tarihli ve
29246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği” ile ortadan kaldırıldığı,
cayma bedeline ilişkin hususların ilgili düzenlemeler çerçevesinde yürütülebileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
3) Ticaret Bakanlığı’nın 22/12/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
3.1) Abonelik sözleşmesinin, tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla
edinmesini sağlayan sözleşmeler olduğu; elektrik, su, doğal gaz, elektronik haberleşme sektörü gibi alanlarda tüketicilerle akdedilen abonelik sözleşmelerinde uyulması gereken usul ve esasların, 6502 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52’nci maddesinde ve 24/01/2015 tarihli ve 29246 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinde düzenlendiği,
3.2) Söz konusu mevzuatta; abonelik sözleşmesinin şekli ve içeriği, satıcı veya sağlayıcının yükümlülükleri,
taahhütlü abonelik ve ödeme bildirimine ilişkin esaslar, abonelik sözleşmesinin feshi ve sonuçları konularında ayrıntılı düzenleme yapılarak abonelik sözleşmelerinin hazırlanma aşamasından tüketicilerle imzalanma aşamasına, sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu abonelik süresi boyunca ve sözleşmenin sona erdirildiği aşamaya kadar tüketicilerin korunmasının amaçlandığı,
3.3) 6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir
yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması hâlinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.” hükmünün yer aldığı,
3.4) Elektrik, su, doğal gaz ve elektronik haberleşme sektörü gibi alanlarda tüketiciler ile akdedilen
abonelik sözleşmelerinde, sözleşme süresi sözleşmede belirtilmediği, yani sözleşme; belirsiz süreli olarak yapıldığı ve her iki tarafça feshedilmedikçe devam ettiği,
3.5) Ancak, daha sonra özellikle elektronik haberleşme sektöründe tüketicilerin taahhütlü kampanyalar
kapsamında hizmet alımını tercih etmesi halinde, bu kampanyalara ilişkin taahhütnamelere (abonelik sözleşmesinin eki/ayrılmaz parçası kabul edilen) dayanarak tüketicilerden belli bir süre abone kalma yönünde taahhütler alındığı, taahhüt süresinin bitiminde ise, sözleşme tekrar belirsiz süreli olarak devam ettiği, bu bağlamda, taahhütlü aboneliklerin; belirsiz veya belirli süreli abonelik sözleşmelerinden farklı
özelliklere sahip olması nedeniyle Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin dördüncü bölümünde özel olarak düzenlendiği,
3.6) Yönetmeliğin 14 ve 16 ncı maddelerinde yer alan düzenlemeler ile satıcı veya sağlayıcıların taahhütlü
aboneliğini süresinden önce fesheden tüketicilerden talep edebilecekleri bedeller ile bu bedellerin hesaplanma yöntemi ve istisnasına ilişkin kuralların belirlendiği,
3.7) Bu kapsamda, taahhütlü aboneliklerde herhangi bir bedel ödemeden sözleşmenin süresinden önce
feshinin ancak tek bir durumda mümkün olduğu; tüketicinin yerleşim yerinin değişmesi ve taahhüt konusu hizmetin tüketiciye yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sunulmasının fiilen imkânsız olması halinde, tüketicinin herhangi bir bedel ödemeden taahhütlü aboneliğini sonlandırabildiği,
3.8) Taahhütlü abonelik sözleşmesi, karşılıklı edim içeren borç sözleşmesi hükmünde olduğundan, sözleşme
süresince iki tarafın da (tüketici ve satıcı/sağlayıcı) sözleşme şartlarına uyması beklenir. Taahhütlü aboneliklerde; tüketiciler abonelik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan taahhütnamede belirtilen süre kadar abone kalmayı taahhüt ederken; satıcı veya sağlayıcılar da tüketicilere sözleşme konusu mal veya hizmetin bedelinden indirim yapmayı, tüketicilerin ödemelerini abonelik faturasına yansıtılan ilave bir ücret şeklinde taksitler halinde yaptığı cep telefonu, tablet vb. malları temin etmeyi veya tüketiciye birtakım avantajlar sunmayı taahhüt etmektedir. Dolayısıyla, bu tür aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması durumunda tüketici söz konusu sözleşmede belirtilen süre kadar abone kalma taahhüdünü yerine getirmemiş olacağından, satıcı veya sağlayıcıların bu tüketicilerden sağlamış oldukları indirimleri, malların tahsil edilmemiş bedelleri veya diğer faydaların tahsil edilmemiş bedellerini talep etmelerinin “cezai şart” olarak değerlendirilemeyeceği,
3.9) 6502 sayılı Kanun’da “cezai şart” bağlamında bedel alınamayacağı düzenlenmiş olup, yararlanılan
indirim ya da kalan cihaz bedelinin tüketiciden talep edilmesinin cezai şart kapsamında değerlendirilmediği, bu tahsili öngörülen bedeller; cezai şartın unsurlarını ihtiva etmediği için “ahde vefa” ve “denkleştirici adalet” ilkesi uyarınca tarafların haksız zenginleşmesine neden olunmaması için sözleşme hukukunun fedakarlıkların denkleştirilmesi ilkesi kapsamında tüketiciler tarafından yararlanılan imkanların ödenmesini kapsadığı,
3.10) Diğer taraftan, bazı Tüketici Mahkemeleri tarafından 6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinin
dördüncü fıkrasının dayanak gösterilerek taahhütlü aboneliklerde tüketicinin herhangi bir sebep göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman fesih hakkına sahip olduğu yönünde karar verildiği, bahse konu yargı kararları ile ilgili olarak çeşitli mecralarda yapılan haberlerde tüketicilerin taahhütlü aboneliğini herhangi bir sebep göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshedebileceği yönünde yanlış bir algı oluşturulduğu dikkate alınarak, bu konudaki tereddütleri gidermek amacıyla taahhüt verilen abonelik sözleşmelerine ilişkin tüketiciyi koruyucu düzenlemelere kanun metninde yer verilmesinin gerekli olduğu sonucuna varıldığı, bu kapsamda, 6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinde değişiklik yapılması yönünde bir mevzuat çalışması başlatıldığı, ayrıca, Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliğinde de değişiklikler yapılarak tüketicileri koruyucu düzenlemelerin hayata geçirilmesinin planlandığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4.1) “Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi” başlıklı 167 nci maddesinde; “Devlet, para,
kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.”
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5.1) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
6) 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun “Tanımlar ve kısaltmalar”
başlıklı 3 üncü maddesinde; “(1) Bu Kanunda geçen; a) Abone: Bir işletmeci ile elektronik haberleşme hizmetinin sunumuna yönelik olarak yapılan bir sözleşmeye taraf olan gerçek ya da tüzel kişiyi, b) Abonelik sözleşmesi: İşletmeci ile abone arasında akdedilen ve işletmecinin bir bedel karşılığında dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği ya da her ikisini birden kapsayan sözleşmeyi,…ifade eder.”
6.1) “İlkeler” başlıklı 4 ncü maddesinde; “1) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin
kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde
aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.
ç) Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi.”
6.1) “Abonelik sözleşmeleri” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Tüketiciler, elektronik
haberleşme hizmetine abone olurken bu hizmeti sağlayan işletmeciyle sözleşme yapma hakkına sahiptir. Sözleşme; yazılı olarak veya elektronik ortamda kurulur. Elektronik ortamda kurulacak sözleşmelerde, başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek şekilde, Kurum tarafından belirlenecek yöntemler kullanılır ve bunlara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir. Abonelik sözleşmelerinde asgari olarak elektronik haberleşme hizmeti sağlayan işletmecinin adı ve adresi, sunulacak hizmetler, teklif edilen hizmet kalitesi seviyeleri ve ilk bağlantının gerçekleştirilebilme süresi,
sunulacak bakım ve onarım hizmetlerinin çeşitleri, uygulanacak tarifelerin içeriği ve tarifelerdeki değişiklikler hakkında güncel bilgilerin hangi yollardan öğrenilebileceği, sözleşmenin süresi, sona ermesi ve yenilenmesine ilişkin koşullar, işletmecinin kusurundan kaynaklanan nedenlerle sözleşmede belirtilen hizmet kalite seviyesinin sağlanamaması halinde tazminat ya da geri ödemeye ilişkin işlem, abone ile işletmeci arasında uzlaşmazlık çıkması halinde uygulanacak çözüm yöntemleri gibi bilgilere yer verilir.”, dördüncü fıkrasında; “ İşletmeci tarafından abonelik sözleşme koşullarında değişiklik yapıldığının aboneye bildirilmesinden sonra, abone herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeyi feshedebilme hakkına sahiptir. İşletmeciler, sözleşmede yapılacak değişiklikler yürürlüğe girmeden en az bir ay önce abonelerini bilgilendirmekle ve söz konusu değişikliklerin abone tarafından kabul edilmemesi halinde abonelerin herhangi bir tazminat ödemeden sözleşmeyi fesh edebilme haklarının bulunduğunu bildirmekle yükümlüdürler. Aboneler taleplerini bildirmek kaydıyla aboneliklerini her zaman sona erdirebilir.”
7) 07/11/20003 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Abonelik
sözleşmeleri” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir.”, dördüncü fıkrasında; “Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması halinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Fesih bildiriminin kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.”
8) 24/01/2015 tarihli ve 29246 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Abonelik Sözleşmeleri
Yönetmeliğinin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Yönetmelik, tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan her türlü abonelik sözleşmesini kapsar.”, ikinci fıkrasında; “Elektrik, su, doğal gaz ve elektronik haberleşme sektörü dışındaki abonelik sözleşmelerine bu Yönetmeliğin yalnızca 5 inci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 22 nci, 23 ncü, 24 üncü ve 25 inci maddeleri uygulanır.”
8.1) “Taahhütlü abonelik” başlıklı 14 ncü maddesinin birinci fıkrasında; “Taahhütlü abonelikler,
satıcı veya sağlayıcının, taahhütnamede belirtilen süre kadar abone kalmayı taahhüt eden tüketicilere; a) Sözleşme konusu mal veya hizmetin bedelinden indirim yapmayı, b) Sözleşme konusu malın teslimi veya hizmetin ifası ile birlikte taahhüt konusu malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devretmeyi ya da hizmeti ifa etmeyi, taahhüt ettiği aboneliklerdir.”
8.2) “Taahhütname verme zorunluluğu” başlıklı 15 nci maddesinde; “Taahhütnamede; taahhüdün
geçerlilik süresi ile taahhüt konusu mal veya hizmetin nitelikleri, tüm vergiler dahil toplam fiyatı, indirim yapılan tarifenin taahhüt verilmeden önceki fiyatı, aylık yapılan indirim miktarı, taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda tüketicinin elde ettiği faydalara ilişkin geri ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi yer almak zorundadır.”
8.3) “Taahhütlü aboneliğin süresinden önce feshi” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur.”
8.4) “Sözleşmenin feshi” başlıklı 22 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Tüketici, belirsiz süreli veya
süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.”, üçüncü fıkrasında; “Tüketicinin taahhütlü aboneliğini süresinden önce feshetmesi halinde, 16 ncı madde hükmü uygulanır.”
9) 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne
İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin “Taahhütlü abonelikler” başlıklı 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “ Taahhütnamede; taahhüdün geçerlilik süresi ile taahhüt konusu hizmet ve cihaz nitelikleri, tarifenin taahhütsüz aylık fiyatı, indirimli aylık fiyatı, cihazın bedeli ve aylık cihaz ücreti, cayma bedeline konu olabilecek diğer tüm tutarlar ve taahhüdün süresinden önce sonlandırılması durumunda abonenin ödeyeceği bedelin hesaplanma yöntemi yer almak zorundadır.”, beşinci fıkrasında; “Taahhüt bitiminden önce taahhüde aykırılığın oluşması halinde, işletmecinin talep edeceği bedel, taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar; aboneye sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, aboneden taahhüt kapsamında, taahhüde son verilmesinden taahhüt bitimine kadar olan dönem aralığında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının daha düşük olması halinde, düşük olan tutar esas alınır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Ücret indirimi, bedelsiz cihaz gibi tüketiciye ek fayda sağlayan taahhütlü aboneliklerde tüketicilerin taahhüdünden önce herhangi bir neden sunmadan feshetme durumunda – yönetmelik gereği taahhüde son verildiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim ve cihaz ve diğer faydaların tahsil edilmemiş kısmi ile sınırlı olan- ek ücret istenmemesi talebinin reddi, diğer taraftan 6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinde değişiklik yapılması yönündeki faaliyetler kapsamında – tüketicilerin taahhüt karşılığı sahip oldukları indirim, bedelsiz cihaz devri gibi faydaların devam etmesi kaydıyla- taahhütlü sözleşmelerin feshine yönelik yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak çalışmaların yapılması hususunda hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, elektronik haberleşme alanında imzalanan ve
süresi bir yılı aşan taahhütlü aboneliklerin süresinden önce feshedilmesi durumunda ilgili şirketler tarafından abonelerden tahsil edilen tutarların 6502 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu iddia ederek adı geçen
Kanunun 52’nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin
Tüketici Hakları Yönetmeliğinin Kanun’a uygun hale getirilmesini talep etmektedir.
12) Anayasa’nın 167’nci maddesinde “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı
ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda günlük yaşamımızda büyük önem taşıyan, hızlı teknolojik gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı haberleşme sektörü gibi alanlarda finansal ve toplumsal koşulların da etkisiyle belirli sınırlar içinde bir takım düzenleme ve denetim faaliyetlerinin de yapılması ihtiyacı gündeme gelmiştir.
13) Bu bağlamda, telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari
otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon Kurumu 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir. (https://www.btk.gov.tr/kurulus) Bağımsız idari otorite olarak adlandırılan söz konusu kuruluşlar; bir yandan görevli olduğu alanda düzenleme yetkisi kapsamında kurallar koyarken, bir yandan da bu kurallara uygun hareket edilmesini gözetip denetlemekte ve gerektiğinde önemli parasal ve idari yaptırımlar uygulayabilmektedir. (Turgut TAN, “Bağımsız İdari Otoriteler veya Düzenleyici
Kurullar”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2, Haziran 2002, s.26) Nitekim 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanunun 1’nci maddesinde “Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.” kuralı yer almaktadır. Bu bağlamda; Devletin Anayasada belirlenen görevlerini yerine getirmek üzere kurulan BTK tarafından mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde 5809 sayılı
Kanun ile Kuruma verilen yetkiler kapsamında gerekli işlemler uygulanmaktadır.
14) Dosya kapsamında incelemesi yapılan uyuşmazlık konusu ise, 6502 sayılı Kanunun 52’nci
maddesinde yer alan “Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.” düzenlemesi kapsamında elektronik haberleşme sektöründe imzalanan ve süresi bir yılı aşan taahhütlü aboneliklerde sözleşmenin bir yıldan sonra feshedilmesi durumunda ilgili şirketler tarafından abonelerden tahsil edilen tutarların kanuna aykırı olduğu iddiası hakkındadır. Bu kapsamda öncelikle, taahhütlü abonelikler ile belirli süreli abonelikler arasında hukuken bir farklılık olup olmadığının ve bir yıldan uzun süreli yapılan taahhütlerde bir yılı aşan kısımlar için herhangi bir bedel ödemeden fesih hakkı bulunup bulunmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirilmiştir.
15) Bilindiği üzere günümüzde teknolojik gelişmelerin ve toplumsal ihtiyaçların bir sonucu olarak internet,
sabit telefon hizmetleri ya da mobil telefon hatları, elektrik, su aboneliklerinden TV platformlarına kadar gündelik hayatın bir parçası olan pek çok hizmetten çeşitli abonelikler aracılığı ile faydalanılabilmektedir.
Nitekim elektronik haberleşme alanındaki abonelik verilerine bakıldığında; 2020 yılı sonu itibarıyla sabit telefon abone sayısının yaklaşık 12,4 milyon, internet abonesinin 82,3 milyon ve mobil abone sayısının da 82.1 milyon olduğu anlaşılmaktadır. (https://www.btk.gov.tr/uploads/pages/faaliyetraporlari/2020-genel-faaliyetraporutr.pdf, 22.12.2021, s.38-46.)
15.1.) Bu kapsamda tüketici sayısının giderek artmasına da bağlı olarak elektronik haberleşme sektöründe işletmeciler tarafından daha fazla aboneye ulaşılması ve pazar payının artırılması için bir takım kampanyalar yapılmakta, ürün ve hizmet satışında en avantajlı teklif ile tüketicilere ulaşılmaya çalışılmaktadır. Pek çok firma tarafından 24 ve 36 ay süreli taahhüt kampanyası yapılarak tüketicilerin daha uzun sürelerle sözleşme yapması ve aynı zamanda uzun taahhüt süreleri kapsamında abonelerin nispeten daha düşük fiyatlarla hizmet/ürün alımının yapılması sağlanmaktadır. Bu durumda, hem firmalar hem de tüketiciler için avantajlı göründüğünden her iki taraf için de cazip olduğu anlaşılan taahhütlü anlaşmaların yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak tüketiciler tarafından taahhüt süresinin dolmasını beklemeden abonelik sözleşmesinden caymak istendiğinde bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu noktada abonelik sözleşmeleri, taahhütlü abonelik sözleşmeleri, taahhütlü aboneliklerde fesih hakkı ve taahhütlü aboneliklerin süresinden önce fesih edilmesine yönelik mevzuat hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir.
16) Öncelikli olarak Kanun’a göre tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla
edinmesini sağlayan sözleşme abonelik sözleşmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda süresi belirli bir süre ile sınırlandırılmışsa belirli süreli abonelik sözleşmesi, sözleşme bir süre ile sınırlandırılmadığında ise sözleşmenin belirsiz süreli abonelik sözleşmesi olarak nitelendirilmesi mümkündür. Esasında abonelik sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olması sözleşmenin sona ermesine yönelik meydana getireceği hukuki sonuçlar nedeniyle önemlidir.
16.1) Nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 52’nci maddesinde “Tüketici,
belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır.
16.2) Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 22’nci maddesinde de Kanun’a benzer şekilde “Tüketici,
belirsiz süreli veya süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir.” hükmü yer almakla birlikte aynı maddenin üçüncü fıkrasında “Tüketicinin taahhütlü aboneliğini süresinden önce feshetmesi halinde, 16 ncı madde hükmü uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir. 16’ncı maddede ise “Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur” düzenlemesi yapılmıştır. Bu kapsamda Kanun’a göre süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinin feshinde; satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması halinde tüketicinin feshetme hakkı bulunmakta, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini ise herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkı bulunmaktadır. Yönetmelikte talep edilen bedelin satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı tutulmuştur.
17) İlgili Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin incelenmesinde 6502 sayılı Kanun kapsamında abonelik
sözleşmelerinin feshine yönelik “süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmeleri” ile “süresi bir yıl ve üzerinde olan belirli süreli abonelik sözleşmeleri ve belirsiz süreli abonelik sözleşmeleri” olarak ikili bir durum oluştuğu ancak şikayet konusu uyuşmazlığa esas olan taahhütlü abonelik sözleşmesi hakkında 6502 sayılı Kanunda herhangi bir hükme yer verilmediği tespit edilmiştir. Abonelik
Sözleşmeleri Yönetmeliğinde ise taahhütlü abonelik sözleşmesi ve taahhütlü abonelik sözleşmesinin feshine yönelik hükümler bulunmaktadır.
17.1) Nitekim Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinde taahhütlü aboneliklerin, satıcı veya sağlayıcının,
taahhütnamede belirtilen süre kadar abone kalmayı taahhüt eden tüketicilere; a) Sözleşme konusu mal veya hizmetin bedelinden indirim yapmayı, b) Sözleşme konusu malın teslimi veya hizmetin ifası ile birlikte taahhüt konusu malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devretmeyi ya da hizmeti ifa etmeyi, taahhüt ettiği abonelikler olduğu belirtilmektedir.
17.2) İlgi Yönetmeliğin 22’nci maddesinde belirsiz süreli veya süresi bir yıl ve daha uzun olan belirli
süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahip olduğu belirtilerek tüketicinin taahhütlü aboneliğini süresinden önce feshetmesi halinde 16’ncı maddenin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedelin, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduğu, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
17.3) Diğer bir ifadeyle Kanun’da belirli süreli ve belirsiz süreli abonelik sözleşmesinin fesih işlemlerine
yönelik hükümler yer almakta olup, taahhütlü abonelik sözleşmelerinin fesih işlemleri ise düzenlemeye konu edilmemiştir. Yönetmelikte, ise taahhütlü aboneliğin feshine yönelik ayrı bir hükme yer verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla taahhütlü abonelik sözleşmesi, hukuki niteliği itibarıyla diğer abonelik sözleşmelerinden ayrılmaktadır. Çünkü taahhütlü abonelik sözleşmelerinde abone belirli bir süre abone kalmayı taahhüt ederken satıcı ve sağlayıcının ise buna karşılık olarak bedelde indirim yapmayı ya da bir malın mülkiyetini veya kullanım hakkını devretmeyi taahhüt etmektedir. (6502
Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında Abonelik Sözleşmeleri, Sümeyye Türker, 2020, s.33) Böylelikle tüketici, edinmek istediği mal veya hizmeti daha düşük bir fiyat karşılığında edinebilirken işletmeci de belirlenen sürelerde müşteri kaybı endişesi yaşamadan daha uzun vadeli plan ve programlar yaparak müşteri memnuniyetini sağlayabilmektedir. Taahhüt süresi kısalması, tüketici açısından bir sonraki abonelik döneminde daha yüksek bir ücret düzeyi üzerinden hizmetten faydalanılması durumunu beraberinde getirebilecektir. Örneğin belli süreyi aşan aboneliklerde cihaz devrinin bedelsiz sağlanması nedeniyle, bir yılın bitiminde taahhütlü sözleşme fark alınmaksızın feshedildiğinde bedelsiz teslim edilen cihazın ne olacağı sorusu önem arz etmektedir.
17.4) Bu noktada taahhüt süresinde ücret artmadan aynı bedelle veya cüzi bir artışla hizmet almaya
devam eden abonenin taahhütlü aboneliği süresinden önce feshetmesi hukuken engellenmemekle birlikte, taahhüt süresi dolmadan taahhüdün sonlandırılması nedeniyle aboneye diğer fesih hallerinden farklı olarak bir mali sorumluluk yüklenmiştir. Nitekim Yönetmeliğin 16’ncı maddesinde
“Taahhütlü aboneliklerde tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması halinde, satıcı veya sağlayıcının talep edeceği bedel, tüketicinin taahhüdüne son verdiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim, cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorundadır. Ancak, tüketiciden taahhüt kapsamında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının, bu tutardan düşük olması halinde sınır değeri olarak tüketici lehine olan tutarın esas alınması zorunludur.” hükmü ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları
Yönetmeliğinin 12’nci maddesinde de taahhüt bitiminden önce taahhüde aykırılığın oluşması halinde, işletmecinin talep edeceği bedelin, taahhüde aykırılığın oluştuğu döneme kadar; aboneye sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin tahsil edilmemiş kısmının toplamı ile sınırlı kalmak zorunda olduğu, ancak, aboneden taahhüt kapsamında, taahhüde son verilmesinden taahhüt bitimine kadar olan dönem aralığında tahsil edileceği belirlenen bedellerin henüz tahakkuk etmemiş kısmının toplamının daha düşük olması halinde, düşük olan tutar esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
17.5) Bu nedenle abonenin kendisine sağlanan indirimler ile cihaz veya diğer faydaların bedellerinin
hesaplamaya konu edilerek taahhütlü aboneliği boyunca faydalandığı hizmetlerin indirim bedellerinin sözleşmeyi sonlandırdığı tarih itibariyle hesaplanması gerekmektedir. İkinci olarak, abonenin taahhüdünü sona erdirdiği tarihten itibaren taahhüdün bitimine kadar kalan sürede ne kadar bir ücret ödemesi gerektiği hesap edilmelidir. Bulunan iki tutardan hangisi abonenin lehineyse, diğer bir ifadeyle düşük olan tutarın işletmeci tarafından aboneden talep edilmelidir.
17.6) Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 12’nci maddesinde göre
mobil elektronik haberleşme hizmetleri dışındaki taahhütlü aboneliklerde abonenin yerleşim yerinin değişmesi ve taahhüt konusu hizmetin aboneye yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sunulmasının fiilen imkansız olması durumunda abone tarafından, yerleşim yeri değişikliğinin belgelendirilmesi halinde herhangi bir cayma bedeli ödenmeksizin taahhütlü abonelik sözleşmesinin feshedilebileceği de hüküm altına alınmıştır. Benzer şekilde Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinde de taahhütlü aboneliklerde tüketicinin yerleşim yerinin değişmesi ve taahhüt konusu hizmetin tüketiciye yeni yerleşim yerinde aynı nitelikte sunulmasının fiilen imkansız olması durumunda, tüketicinin birinci fıkrada belirtilen tutarları veya herhangi bir bedeli ödemeksizin taahhütlü aboneliğini feshedebileceği belirtilerek işletmeciler tarafından taahhütlü aboneliği süresinden önce fesheden tüketicilerden talep edebilecekleri bedellerin istisnası belirlenmiştir.
18) Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında; internet, telefon ve televizyon hizmetlerinin sağlandığı
elektronik haberleşme sektöründe taahhütlü abonelik sözleşmesine sıklıkla uygulandığı tespit edilmektedir.
Ancak uygulamada belirli süreli sözleşmeler ile indirim, bedelsiz cihaz devri gibi tüketiciye ek imkan sağlayan taahhütlü sözleşmelerin sıklıkla birbirine karıştırıldığı anlaşılmakla birlikte taahhütlü sözleşmelerin belirli süreli sözleşmelerden farklı olarak tüketicinin belirli süre abone olmasının karşılığı olarak hizmet bedelinden indirim yapılması ya da kullanım hakkının devri gibi bir takım faydalar sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle aboneye herhangi bir fayda sağlamadan, abonenin bir süre taahhüt vermesinin sağlanması durumunda ilgili sözleşme taahhütlü sözleşme değil belirli süreli abonelik sözleşmesi olarak nitelik kazanmaktadır. Dolayısıyla taahhütlü abonelik sözleşmesi, karşılıklı edim içeren sözleşmelerden olduğundan, taahhüt süresi boyunca ücret artmadan aynı bedel karşılığında veya cüzi bir artışla hizmet almaya devam eden tüketicinin, süresinden önce taahhüdünü sonlandırması durumunda sözleşmede yer alan “süre” şartına uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle işletmeci
tarafından Yönetmelikte belirlenen ödeme kalemleri yine Yönetmelikte belirlenen hesaplama yöntemi ile istenebilecektir. Nitekim Kurumumuz tarafından verilen bir kararda taahhütlü abonelikte bulunan abonelere özgü durumlar dikkate alındığına, taahhütlü aboneliği bulunan şikayetçiden cayma bedeline konu olabilecek tutarların istenebileceği değerlendirmesi yapılmıştır. (20/04/2021 tarihli ve 2020/99602 başvuru numaralı Ret Kararı.)
19) Diğer taraftan; 6502 sayılı Kanun’da taahhütlü aboneliklere yer verilmemesi ve belirsiz süreli veya
süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesinin herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin abonelerce istenilen zamanda feshetme haklarının olduğunun belirtilmesi, bu kapsamda taahhütlü sözleşmelerin de belirli sürelerle yapılması nedeniyle uygulamada bir takım sorunların yaşandığı incelemekte olan mevcut başvuru ve Kurumumuza yapılan diğer başvurular üzerinden tespit edilmiştir. Yukarıda da ifade edildiği üzere taahhütlü sözleşmelerin belirli süreli sözleşmelerden farklı ve kendine özgü nitelikleri bulunmasına ve taahhüt süresince ücretin artırılmayarak hizmetin aynı bedelle veya cüzi bir artışla sunulmasına imkan sağlanmasına rağmen, ilgili sözleşmelerin feshi sürecinde tereddütlerin yaşandığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda 6502 sayılı Kanun’un 52’nci maddesinde değişiklik yapılması yönünde mevzuat çalışmalarının başladığı idarenin açıklamalarında ifade edildiğinden, taahhütlü sözleşmelerde belirli süreli sözleşmeden farklı olarak tüketicinin belirli süre abone olmasının karşılığı olarak hizmet bedelinden indirim yapılması, bedelsiz cihaz devri gibi tüketici lehine uygulamaların muhafaza edilmesi suretiyle taahhütlü sözleşmelerin feshine yönelik tereddüt giderici çalışmaların makul süre içerisinde yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
20) Başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; taahhüt karşılığı indirim ve bedelsiz cihaz devri gibi tüketiciye ek imkan sunan taahhütlü aboneliklerde tüketicilerin taahhüdünden önce herhangi bir neden sunmadan feshetme durumunda – yönetmelik gereği taahhüde son verildiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim ve cihaz ve diğer faydaların tahsil edilmemiş kısmi ile sınırlı olarak- ek ücret istenmemesi talebinin reddi, diğer taraftan
6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinde değişiklik yapılması yönünde mevzuat çalışmalarının başladığı
ifade edildiğinden taahhütlü sözleşmelerin feshine yönelik tereddüt giderici çalışmaların makul süre içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’, ve makul sürede karar verme’, ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca
başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlamaktadır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlem ya da eylemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, başvurunun
KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Ücret indirimi, bedelsiz cihaz gibi tüketiciye ek fayda sağlayan taahhütlü aboneliklerde tüketicilerin taahhüdünden önce herhangi bir neden sunmadan feshetme durumunda – yönetmelik gereği taahhüde son verildiği tarihe kadar tüketiciye sağlanan indirim ve cihaz ve diğer faydaların tahsil edilmemiş kısmi ile sınırlı olan- ek ücret istenmemesi talebinin REDDİNE, Diğer taraftan 6502 sayılı Kanunun 52’nci maddesinde değişiklik yapılması yönündeki faaliyetler kapsamında – tüketicilerin taahhüt karşılığı sahip oldukları indirim, bedelsiz cihaz devri gibi faydaların devam etmesi kaydıyla- taahhütlü sözleşmelerin feshine yönelik yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak çalışmaların yapılması yönünde TİCARET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın Başvurana, Ticaret Bakanlığına ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ticaret Bakanlığı tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi