|
ÖZET: Başvuru, İnşaat ve Nakliyat Dış Ticaret Limited Şirketi’ne tebligat yapılması sürecinde yaşanan sorunlarla ilgilidir. Başvuran, müvekkilinin alacak haklarını talep edebilmesi için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine uygun olarak ihtarnamenin tebliğ edilmesini istemektedir. Ancak, Beşiktaş Posta Dağıtım Müdürlüğü, muhatabın taşınması nedeniyle tebligatı iade etmiştir. Başvuran, bu durumun yasalara ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu savunmaktadır.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, tebligatın öncelikle elektronik ortamda yapılması gerektiğini belirtmiştir. Eğer elektronik tebligat mümkün değilse, tüzel kişiye ait kayıtlı adrese tebligat yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Kurum, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddine karar vermiştir. Ayrıca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne, mevzuata uygun tebligat işlemleri gerçekleştirilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuru sürecinde yaşanan aksaklıklar ve yasal düzenlemeler ışığında, tebligat işlemlerinin doğru bir şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu karar, hem başvuran hem de ilgili idare için önemli bir hukuki çerçeve sunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/2637-S.22.3985
BAŞVURU NO : 2021/14602
KARAR TARİHİ : 28/02/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ
GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 31. maddelerindeki koşulların
BAŞVURUNUN KONUSU :
aranmadan ilgili muhataba ihtarnamenin 7201 sayılı Tebligat
Kanununun 21/1. madde doğrultusunda tebliğ edilmesi hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 31/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi adına vekili tarafından yapılan başvuruda özetle; müvekkilin alacak haklarını talep
edebilmesi için yasal hükümler kapsamında İnşaat ve Nakliyat Dış Ticaret Limited Şirketi
)’ne 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ edilecek şekilde barkod numaralı tebligat ile Beyoğlu 17. Noterliğinin 26/08/2021 tarih ve yevmiye no.lu ihtarname gönderildiğini,
1.1) Beyoğlu 17. Noterliğince Ticaret Sicil Gazetesi’nde anılan şirketin sicile kayıtlı adresine tebligat
yapıldığını, ancak bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğ istense de, Beşiktaş Posta Dağıtım Müdürlüğünce muhatabın taşınması sebebiyle tebligatın iade işleminin gerçekleştirildiğini,
1.2) Benzeri bir konu hakkında Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08/03/2021 tarihli
sayılı ilamında; hükmi şahıslara (Tüzel Kişiler) gerçekleştirilecek tebligatlarda tebliğ adresinin şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adres olması halinde tebliğin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1.
maddesi doğrultusunda tebliğ edilmesi gerektiğinin ve bu tebliğ işleminde Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 31. maddelerindeki koşulların aranmayacağının ayrıca ve açıkça belirtildiğini,
1.3) Bu kapsamda Beşiktaş Posta Dağıtım Müdürlüğünce gerçekleştirilen işlemin yasa hükmü ve Yargıtay
içtihatlarına aykırı olduğunu iddia ve ifade ederek; Tebligat Yönetmeliğinin 30. ve 31. maddelerindeki koşulların aranmadan ilgili muhataba ihtarnamenin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. madde doğrultusunda tebliğ edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun
tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup adı geçen idarenin 15/11/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle;
2.1) Tüzel kişiler adına düzenlenen tebligatlarda 7201 sayılı Kanunun 21/2 maddesinin uygulanıp
uygulanmayacağı, tüzel kişi adına kayıtlı bir yerin MERNİS adresi olarak gösterilmesi, tebligatların
“MERNİS Adreslidir”, “Ticaret Sicil Adresidir” gibi şerh ile düzenlenmesi halinde ne gibi işlem yapılması, tüzel kişilere yapılacak tebliğ işlemleri ile ilgili olarak izlenecek yol hakkında Adalet Bakanlığından alınan görüşlerde;
2.1.1) MERNİS’in gerçek kişiler esas alınmak suretiyle oluşturulmuş bir sistem olması ve bu sistemde tüzel
kişilerin adres bilgilerinin tutulması amaçlanmadığından tüzel kişilere yapılacak tebligatların Tebligat
Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin tüzel kişiye tebliğe ilişkin hükümler çerçevesinde yapılması bildirilmiş olup bu doğrultuda bahse konu tebligatın “Ticaret Sicil Adresidir”, “MERNİS adresidir”, “Tebligat Kanunu 21/2’ ye göre yapılması gerekmektedir” gibi şerhler ile düzenlenmesi halinde dahi bu şerhler dikkate alınmaksızın ilgili mevzuat maddeleri gereğince işlem uygulanması,
2.1.2) Muhatap ya da muhatap adına tebligatı alabilecek kişilerin adreste hazır bulunması durumunda tebliğ
işleminin gerçekleştirilmesi, bu kişilerin tebellüğden imtina etmesi halinde tebligatın o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim edilmesi,
2.1.3) Muhatap veya muhatap adına tebliğ yapabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak
bulunmazsa, adres kapalı ise muhatabın adreste bulunmama sebebinin bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir veya memurlarından araştırılması, muhatabın tebliğ anında adreste hazır bulunmadığı belirlenir ise anılan Kanunun 21’inci maddesi çerçevesinde tebligatın mahalle muhtarına tebliğ edilmesi, muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı ve yeni adresi tespit edilemez veya muhatap tanınmıyor ise alınan beyanlara göre mahalle muhtarının onayı ile tebligatın iade edilmesi gerektiği,
2.2) “Ticaret sicil adresi” şerhi ile tüzel kişiler adına çıkarılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat kanunun
21‘nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ yapılması hususunda Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünden alınan görüşte ise;
2.2.1) Tüzel kişi adına çıkarılan tebliğ evrakına “mernis adresidir” şeklinde şerh düşülmüş olsa dahi, bu
sistemde tüzel kişilerin adres bilgilerinin tutulması amaçlanmadığından, ilgili tüzel kişiye yapılacak tebligatın Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğini tüzel kişiye tebliğine ilişkin hükümleri çerçevesinde yapılması, keza bu kişilere 7201 sayılı Kanunun 21 veya 35’nci maddesine göre tebliğ çıkarılması ve gösterilen adresin mevcut olması halinde, ibranamenin ve tebligat parçasının bir örneğinin kapıya yapıştırılması ve kanunen öngörülen diğer işlemlerin yerine getirilmesi, aksi takdirde tebligatın iade edilmesi gereğinin belirtildiği
2.3) Bu kapsamda söz konusu tebligata mevzuat hükümler çerçevesinde işlem yapıldığı açıklamalarına yer
verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5‘inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
6) 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin
birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV)
sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahalli idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.”, ikinci fıkrasında; “Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri halinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.”, üçüncü fıkrasında; “Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre
/
elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.”, dördüncü fıkrasında; “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
6.1) “Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat” başlıklı 12’nci maddesinde “Hükmi şahıslara tebliğ,
salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”
6.2) “Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Hükmi
şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.”
6.3) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, ikinci fıkrasında;
“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, üçüncü fıkrasında; “Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.”
6.4) “Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlıklı 35’inci maddesinde; “Kendisine veya
adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek : 6/6/1985-3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. …”
7) 25/01/2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebligat Kanununun
Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin “Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.”, üçüncü fıkrasında; “Gerçek ve tüzel kişilere ait ticari işletmelerin işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ticari işletmenin o işlemde yetkili ticari temsilcisine yapılan tebliğ geçerlidir.”
7.1) “Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat” başlıklı 21‘nci maddesinin birinci
/
fıkrasında; “Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.”, ikinci fıkrasında;
“Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.”, üçüncü fıkrasında;
“ Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.”
7.2) “Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde
yapılacak işlem” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için memur tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur.”, beşinci fıkrasında; “15 inci maddede yer alan hususlar göz önünde bulundurulduğunda tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması veya yeni adresin yabancı bir ülkeye ait olması durumunda PTT merkezi tebliğ evrakını tebligatı halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.”, ikinci fıkrasında; “Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, tebligatı çıkaran mercie geri gönderilir.”, üçüncü fıkrasında; “Yeni adres, tebliğ memuru tarafından tespit edilmişse bu adres, tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır.”, dördüncü fıkrasında; “Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dahilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır. Yeni adres, aynı PTT merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde çıkaran mercie geri gönderir.”
7.3) “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama
halinde yapılacak işlem” başlıklı 31’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Tebliğ memuru; a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları, b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması, c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Borçlu özel hukuk tüzel kişisinin tebligata elverişli bir elektronik adresi varsa öncelikle bu adrese, aksi takdirde kayıtlardaki mevcut adresine tebligat yapılması gerekirken doğrudan Beşiktaş/İstanbul’da bulunan firma adresine tebligat yapılması nedeniyle başvurunun bu aşamada reddi, diğer taraftan, elektronik tebligatın zorunlu olarak
/
uygulanamaması halinde Tebligat Kanunu’nun madde 12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, ancak ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca tebliğ yapılması hususunda hazırlanan
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, ilgili şirkete Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve
31’inci maddelerinde belirtilen koşullar aranmadan ihtarnamenin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1 madde doğrultusunda tebliğ edilmesini talep etmektedir.
10) Beşiktaş Posta Dağıtım Müdürlüğünün 27/08/2021 tarihli yazısında; “… muhatabın adresten
taşındığı isim ve imza vermekten imtina eden şahsın beyanından anlaşılmış olup muhtarlık tasdik vermemektedir. İlgili tebligat çıkış merciine iade edildiği kayıtlarımız tetkikinden anlaşılmıştır.” açıklamasına yer verildiği tespit edilmiştir. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel
Müdürlüğünce söz konusu tebligata mevzuat hükümleri çerçevesinde işlem yapıldığı belirtilerek konu hakkında Adalet Bakanlığının “tüzel kişilere yapılacak tebligatların Tebligat Kanunu ve Tebligat
Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin tüzel kişiye tebliğe ilişkin hükümler çerçevesinde yapılması, bu doğrultuda bahse konu tebligatın “ticaret Sicil Adresidir” “MERNİS adresidir”, “Tebligat Kanunu 21/2’ ye göre yapılması gerekmektedir” gibi şerhler ile düzenlenmesi halinde dahi bu şerhler dikkate alınmaksızın ilgili mevzuat maddeleri gereğince işlem uygulanması” hususunda 2012 ve 2016 tarihli görüşüne yer verilmiştir.
11) Bilindiği üzere tebligat, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın,
kanunun öngördüğü esas ve usullere uygun bir biçimde (elektronik ortam da dahil) yazı veya ilan yoluyla yaptığı belgeleme işlemidir. (Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Av. Tacar Çağlar, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s.39.) Bir hukuki işlemin tebligat olarak nitelendirilebilmesi için kanunda öngörüldüğü şekilde yazılı bildirim ve belgelendirme olmak üzere iki unsurunun bulunması gerekmekte olup söz konusu unsurlardan birinin ya da ikisinin de mevcut olmaması “tebligatın yokluğu”; bu iki unsur mevcut olmakla birlikte kanuna uygun olmaması ise “usulsüz tebliğ” olarak ifade edilmektedir. (Prof. Dr. Timuçin Muşul, Tebligat Hukuku, Ankara, 2013, s.41.) Bu nedenle usulüne uygun işlemlerin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına kanunda öngörülen şekilde bildirilmesi gerekmektedir. Nitekim usulüne uygun olarak yapılan tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (Anayasa Mahkemesi, 13.11.2014, E.2013/95, K.2014/176).
12) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebligatın yapılması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Kazaî merciler,
… barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır.” hükmü haizdir.
13) Aynı Kanun’un “Elektronik Tebligat” başlıklı 7/a maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen
gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur:
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.”, üçüncü fıkrasında; “Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu
Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.” hükümleri yer almaktadır. Dolayısıyla Tebligat
Kanununun 7/a maddesine göre tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu
olup anılan hükme rağmen elektronik yolla tebligat yapılamaması hâlinde Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılması gerekmektedir.
14) Hükmi şahıslara yapılacak tebligat usulleri Kanunun 12’nci ve 13’üncü maddelerinde
düzenlemeye konu edilmiştir. Nitekim 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12’nci maddesinde “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir.”, 13’üncü maddesinde ise “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükümleri bulunmaktadır.
15) Uyuşmazlığa konu olayın incelenmesi neticesinde; alacaklı tarafından borçlu İnşaat ve
Nakliyat Dış Ticaret Limited Şirketi )’ne 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1 maddesine göre tebliğ edilecek şekilde barkod numaralı tebligat ile Beyoğlu 17.
Noterliğinin 26/08/2021 tarih ve yevmiye no.lu ihtarname gönderildiği başvuran vekilinin ifadelerinden anlaşılmış olup ilgili ihtarnamenin iade edilmesi nedeniyle söz konusu başvurunun yapıldığı tespit edilmiştir.
15.1) Söz konusu ihtarnameye yönelik tebliğ mazbatası incelendiğinde “Muhatabın adresten taşındığı
isim ve imza vermekten imtina eden şahsın beyanından anlaşılmıştır. Muhtarlık tastik vermemektedir.
Evrak merciine iade” şerhiyle iade işleminin yapıldığı tespit edilmiştir.
16) Kanun ve yönetmeliğin amacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan
kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.04.2014, E:2013/1027, K:2014/528) Nitekim Kanunun ve Yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı Yargıtay içtihatlarında açıkça vurgulanmıştır.
17) Bu kapsamda tüzel kişilere yapılacak tebligat, Kanunun 12’nci ve 13’üncü maddelerinde belirtilmekle
birlikte bazı hallerde 21’inci madde gereğince işlem yapılması gerektiği tespit edilmektedir.
17.1) Nitekim şirket adresinde şirket yetkilisi ile çalışanı bulunmaması halinde tebliğ işlemi Kanunun
21’inci maddesi uyarınca yapılmaktadır. Yargıtay tarafından da verilen kararda mahkemenin, borçlu … Dış
Tic. ve Teks. İnş. San. A.Ş.’nin komşusuna haber verilmek suretiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine dayanılarak muhatabına tebliğ edildiği gerekçesine dayanan direnmesinin yerinde olduğu ifade edilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 08.02.2012, E: 2011/721, K: 2012/51)
17.2) Muhatap ticaret şirketinin kayıtlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğündeki adresine çıkarılan tebligatın,
adreste kimse bulunmaması halinde Yargıtay tarafından; hükmü şahıslar adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatların 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun tüzüğün 28’inci maddesindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı, zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönülüp dönülmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz ise de, mahkemece tebligat yapılan adresin borçlu şirketin ticaret sicil adresi olup olmadığının ticaret sicilinden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği ifade edilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 16/02/2012, E: 2011/20638, K: 2012/5000) Benzer yönde bir başka kararda da tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen
tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat
Yönetmeliği’nin 30 ve 31’inci maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek olmadığı ifade edilmektedir.
(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 08.03.2021, E: 2021/262, K: 2021/2533)
17.3) Ayrıca ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres
değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca yapılan tebliğ geçerli olacaktır. Yargıtay’ın bir kararında borçlu … Turizm Ve Ticaret Limited Şirketinin, ticaret sicilin … Otel Bardakçı Koyu Bodrum adresinde tescilinin yapıldığı, şirketin kaydının devam ettiği ve kuruluşundan itibaren adres değişikliği işleminin yapılmadığının bildirildiği, borçlu şirkete ödeme emri tebligatının, ticaret sicilinde kayıtlı adresinde tebliğ edildiği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı gibi mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, diğer yandan Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün
… talimat sayılı dosyasından borçlu … Turizm ve Ticaret Limited Şirketi’nin … Bardakçı koyu Bodrum adresindeki otelden, tebliğ işleminden önce 22.01.2010 ve 13.3.2010 tarihli işlemler ile tahliye edildiği anlaşılmakta ise de, borçlunun söz konusu adreste ticaret sicil kaydının devam ettiği anlaşıldığından, borçlu şirketin ticaret sicilindeki adresine gönderilerek 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesine göre yapılan tebligatın geçerli olduğunun kabulü gerektiği belirtilmiştir. (Yargıtay 12. Hukuk
Dairesi, 06.12.2011, E: 2011/8213, K: 2011/26955)
18) Dolayısıyla elektronik adresi bulunmaması durumunda tüzel kişiye yapılacak olan tebligatın yetkili
Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı adrese sayılı Tebligat Kanununun 12’nci ve 13 üncü maddelerinde belirlenen esaslara uygun olarak yapılması gereklidir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 26/10/2021, E:2021/10553, K:2021/14959) Bununla birlikte şikâyete konu uyuşmazlıkta olduğu gibi bir limited şirkete elektronik yolla tebligatın ancak altyapının arızalanması gibi zorunlu bir sebeple yapılamaması durumunda Tebligat
Kanunda belirtilen diğer usullere göre tebliğ yapılabilecektir. (Muşul, s.299) Bu nedenle elektronik tebligatın yapılamaması durumunda 12’nci ve 13’üncü maddelere göre uygulama yapılması, diğer taraftan yukarıda yer verilen yargı kararlarında da belirtildiği üzere ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat
Kanunu’nun 21’inci maddesinin uygulanması gerektiği değerlendirilmiştir.
19) Ancak somut olayda noter ihbarnamesi, tebliğ mazbatası ve borçlu firmanın mersis kayıtlarının
incelenmesi neticesinde, borçlunun elektronik tebligat adresine tebligat yapıldığı ya da zorunlu bir nedenle yapılamadığına yönelik bir veri tespit edilememiştir. Nitekim başvuran vekili tarafından “tebligatın
Kanunun 21/1. maddesine göre tebliğ edilecek şekilde Beyoğlu 17. Noterliğinin 26/08/2021 tarih ve yevmiye no.lu ihtarname gönderildiği” ifade edilmektedir.
20) Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar, yargısal içtihatlar ve mevzuat hükümleri
incelendiğinde; özel hukuk tüzel kişiliğine haiz olmaları sebebiyle limited şirketlere yapılacak tebligatın ilk olarak elektronik yolla yapılması, bu durumun mümkün olmaması halinde Tebligat Kanunu’nun 12’nci ve 13’üncü maddesinin hükümlerinin uygulanması, ancak ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla birlikte adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca tebliğ yapılması gerektiği, tüzel kişi tacirler için Ticaret Sicilinde yazılı adresine yapılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 35/4 maddesi hükmü uyarınca uygun ve geçerli olduğu, şirketin adresinde şirket yetkililerinin ve çalışanının bulunmaması halinde, tebliğ işleminin Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi uyarınca yapılacağı, ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın madde 21/1’e göre yapılması halinde, tebliğ memurunun Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin madde 30/1’deki koşulları araştırmasının söz konusu olmayacağı, ticaret şirketinin adresinde bulunan yetkili kişilerin tebligatı kabulden kaçınmaları halinde ilgi Kanun’un 21/1 maddesi uyarınca işlem yapılacağı, somut olayda 27/01/2020 tarihli ve sayılı zikredilen şirketin taşınmaya bağlı yeni adresinin ilan
edildiği en son ticaret sicil gazetesinde belirtilen adrese gönderilmiş olan ihtarnameye yönelik tebliğ mazbatası incelendiğinde “Muhatabın adresten taşındığı isim ve imza vermekten imtina eden şahsın beyanından anlaşılmıştır. Muhtarlık tastik vermemektedir. Evrak merciine iade” şerhiyle iade işleminin yapıldığı anlaşılmakla birlikte, ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresin fiilen değiştirilmesine rağmen adres değişikliğinin ticaret siciline aksettirilmemesi durumunda bu adrese gönderilerek Tebligat
Kanunu’nun 21/1 maddesi uyarınca yapılan tebligatın geçerli olacağı anlaşılmaktadır.
21) Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı
kararları ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle borçlu limited şirkete elektronik tebligat gönderilmesi gerekirken doğrudan Beşiktaş/İstanbul’da bulunan firma adresine tebligat yapılması nedeniyle başvurunun bu aşamada reddi, diğer taraftan elektronik tebligatın zorunlu olarak uygulanamaması halinde ve Tebligat Kanunu’nun madde 12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, ancak ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca tebliğ yapılması gerektiği yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6‘ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlamaktadır. 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlem ya da eylemine karşı yetkili Mahkemeler nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre başvurunun KISMEN
KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE;
Borçlu özel hukuk tüzel kişisinin tebligata elverişli bir elektronik adresi varsa öncelikle bu adrese, aksi takdirde kayıtlardaki mevcut adresine tebligat yapılması gerekirken doğrudan Beşiktaş/İstanbul’da bulunan firma adresine tebligat yapılması nedeniyle başvurunun bu aşamada REDDİNE,
Diğer taraftan, elektronik tebligatın zorunlu olarak uygulanamaması halinde Tebligat Kanunu’nun madde
12 ve 13 hükümlerinin uygulanması, ancak ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresi fiilen değiştirilmiş
olmakla beraber adres değişikliği ticaret siciline aksettirilmemiş ise Tebligat Kanunu’nun 21’inci maddesi uyarınca tebliğ yapılması yönünde POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne tebliğine;
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi