ÖZET: Başvuran, faturasız hat kullanıcısı olarak 2001 yılından itibaren telsiz kullanım ücreti ödemediğini ve bu ücretin alınmasının yasal olmadığını iddia ederek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) başvuruda bulunmuştur. Başvurusunda, Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 46. maddesinin beşinci fıkrasına atıfta bulunarak, faturasız hatlardan telsiz ruhsatname ve kullanım ücreti alınmaması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, BTK’nın cevabi yazısında, telsiz ücretlerinin faturalı abonelerden alınacağı ve bu ücretlerin abonelik sözleşmesine göre tahsil edileceği açıklanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, ilgili mevzuat çerçevesinde telsiz kullanım ücretinin alınmasının yasal dayanağının bulunduğunu belirtmiştir. Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 46. maddesi, telsiz ruhsatname ve kullanım ücretlerinin abonelerden tahsil edilmesini öngörmektedir. Başvuranın iddialarının aksine, bu ücretlerin yalnızca faturalı hatlardan değil, faturasız hatlardan da alınabileceği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın telsiz kullanım ücretiyle ilgili talebi, yasal düzenlemeler çerçevesinde geçerli bulunmuş ve başvurusu reddedilmiştir. Başvuran, bu karara karşı idare mahkemelerinde dava açma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16656-S.22.25516

BAŞVURU NO : 2022/9486

KARAR TARİHİ : 21/12/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın telsiz kullanım ücretine yönelik talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Şikâyetçi Kurumumuza yapılan başvuruda dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle; faturasız

hattını 2001 yılından itibaren kullanmakta olduğunu, 2018 yılına kadar telsiz ücreti ödemediğini, daha önce hazır kartların alındığını, telsiz ücreti adıyla aylık ilave ücret olmadığını, faturasız hatlardan söz konusu ücretin alınmasının kanunen mümkün olmadığını, Elektronik Haberleşme Kanunun Telsiz ücretleri başlıklı 46 ncı maddesinin beşinci fıkrasının faturalı hatlardan bahsettiğini, bu durumda faturasız hatlardan ruhsatname ve telsiz ücreti alınmaması gerektiğini, 12 yıldır faturasız hat abonesi olduğunu, BTK’nın cevabi yazısından farklı olarak şu anda emekleri ilişkin özel tarifeli hat kullandığını, mobil öğrenci hattını 2013 yılından önce kullandığını iddia ve ifade ederek; telsiz ücreti alımına son verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzca yazılan bilgi belge talep yazısına cevaben Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Başkanlığının sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Telsiz ücretleri başlıklı 46 ncı maddesinde; “(1) Bu

Kanun uyarınca telsiz cihaz ve sistemleri için alınacak telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri, teknik muayene ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak ücretler bu Kanuna ekli ücret tarifesinde gösterilmiş olup, söz konusu ücretler Kuruma gelir kaydedilir. Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine, bu

Kanuna ekli ücret tarifesine hizmet kalemleri ilave etmeye veya çıkarmaya ve eklenen hizmet kalemlerine ilişkin ücretleri belirlemeye, Cumhurbaşkanı yetkilidir. Ücret tarifesinde belirtilen ücretleri gerektiğinde her bir ücret kalemini yüzde ellisine kadar azaltmaya veya her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Maliye

Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranını geçmemek kaydıyla artırmaya, Kurum yetkilidir.

(3) Kurumdan yetki almak suretiyle elektronik haberleşme hizmeti yürüten işletmeciler, kendi sistemlerine dahil her türlü abonenin bu Kanun uyarınca Kuruma ödemek zorunda olduğu telsiz ruhsatname ve yıllık kullanma ücretlerini, abonelerinden Kurum adına tahsil ederek, Kurum tarafından belirlenecek usuller çerçevesinde, Kurum hesaplarına devretmekle yükümlüdürler.

(5) Mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilerin faturalı abonelerinden (ön ödemeli aboneleri hariç olmak üzere) alınan ruhsatname ve kullanma ücretleri, işletmecinin sistemine abone olunan ay itibariyle geriye kalan aylar için yılsonuna kadar eşit taksite bölünerek alınır.” hükümlerinin yer aldığını,

2.2) Mobil telekominikasyon hizmeti alan tüm abonelerin abonelik sözleşmesinin yürürlüğe girdiği tarih

itibariyle, aboneliğin ön ödemeli olması halinde telsiz ruhsatname ücretinin peşin olarak, telsiz kullanma ücretinin ise yılın geri kalan ayları kıst ve peşin olarak, faturalı abone olunması halinde ise telsiz ruhsatname ücretinin tamamı taksitli, telsiz kullanma ücretinin ise abonelik sözleşmesinin geçerli olduğu süre dikkate alınarak kıst ve yine taksitli olarak ödendiği, telsiz ücret tarifesine göre ilk abonelik yapıldığı yıl için bir defalık alınan telsiz ruhsatname ücretinin 2022 yılı için 50,75 TL, telsiz kullanma ücretinin ise 50,75 TL olarak belirlendiği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

3.1) “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22 nci maddesinde; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.

Haberleşmenin gizliliği esastır.”

3.2) “Vergi ödevi” başlıklı 73 ncü maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”

3.3) “Tüketicilerin korunması” başlıklı 172 nci maddesinde; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve

aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”

4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun “Kurumun görev ve yetkileri”

başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır:

f) Bu Kanunun 5 inci maddesinin (a) bendini de göz önünde bulundurarak, elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulması ve elektronik haberleşme şebeke ve altyapılarının tesis ve işletilmesi için gerekli olan frekans, uydu pozisyonu ve numaralandırma planlamasını ve tahsisini yapmak.

g) Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak.

ğ) Telsiz sistemlerinin belirlenen tekniklere ve usullere uygun olarak kurulmasının ve çalıştırılmasının kontrolünü yapmak, elektromanyetik girişimleri tespit etmek ve giderilmesini sağlamak.

l) Yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.

n) Elektronik haberleşme sektöründe kullanılacak her çeşit sistem ve cihazların, uyumlaştırılmış ulusal standartlarını yayımlatmak ve uygulanmasını sağlamak, teknik düzenlemelerini yapmak, piyasa denetimini yapmak ve/veya yaptırmak, bu amaçla laboratuvarlar kurup işletebilmek ve bu laboratuvarlarda verebileceği eğitim ve danışmanlık hizmetleri karşılığında alınacak ücretleri belirlemek.

o) Elektronik haberleşme sektöründe tesis, ölçüm ve bakım-onarım yapacak kuruluşların yetkilendirmesini bu konuda görevli kuruluşlarla koordine etmek.

r) Bu Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen ücretlerle ilgili olarak terkin de dahil olmak üzere her türlü usul ve esasları belirlemek, Kurumun yıllık bütçesini, gelir-gider kesin hesabını, yıllık çalışma programını onamak, gerekirse bütçede hesaplar arasında aktarma yapmak veya gelir fazlasını mevzuat çerçevesinde genel bütçeye devretmek.”

5.1) “Telsiz ücretleri” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca telsiz cihaz

ve sistemleri için alınacak telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri, teknik muayene ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak ücretler bu Kanuna ekli ücret tarifesinde gösterilmiş olup, söz konusu ücretler Kuruma gelir kaydedilir. Kurumun önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine, bu Kanuna ekli ücret tarifesine hizmet kalemleri ilave etmeye veya çıkarmaya ve eklenen hizmet kalemlerine ilişkin ücretleri belirlemeye, Cumhurbaşkanı yetkilidir. Ücret tarifesinde belirtilen ücretleri gerektiğinde her bir ücret kalemini yüzde ellisine kadar azaltmaya veya her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranını geçmemek kaydıyla artırmaya, Kurum yetkilidir.”, üçüncü fıkrasında; “Kurumdan yetki almak suretiyle elektronik haberleşme hizmeti yürüten işletmeciler, kendi sistemlerine dahil her türlü abonenin bu Kanun uyarınca Kuruma ödemek zorunda olduğu telsiz ruhsatname ve yıllık kullanma ücretlerini, abonelerinden Kurum adına tahsil ederek, Kurum tarafından belirlenecek usuller çerçevesinde, Kurum hesaplarına devretmekle yükümlüdürler.”, dördüncü fıkrasında; “Telsiz ücretleri Kurum tarafından belirlenen süre içerisinde Kurumun ilgili banka hesabına doğrudan ödenir. Telsiz ücretlerinin zamanında ödenmemesi halinde, anılan ücretler Kurumun bildirimi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilgili vergi dairesi tarafından tahsil edilerek Kurum hesabına aktarılır. Bu ücretlerin takip ve tahsilinde alacağın kesinleşmesi şartı aranmaz.”, beşinci fıkrasında; “Mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilerin faturalı abonelerinden (ön ödemeli aboneleri hariç olmak üzere) alınan ruhsatname ve kullanma ücretleri, işletmecinin sistemine abone olunan ay itibariyle geriye kalan aylar için yıl sonuna kadar eşit taksite bölünerek alınır.”

6) 07/08/2009 tarih ve 27312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Teknolojileri ve İletişim

Kurumu Gelirlerinin Tarh, Tebligat, Tahakkuk, Tahsilât Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in

“Ücret tarifesi” başlıklı 5 nci maddesinde; “ İşletmeciler ile bu hizmetten yararlanan abonelerin ve telsiz sistemi kurma ve kullanma izni almış olan kullanıcıların Kuruma ödemekle yükümlü oldukları ücretler, Kanuna ekli ücret tarifesine göre hesaplanarak tarh işlemi gerçekleştirilir.”

6.1) “Ruhsatname ve kullanma ücreti” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Ruhsatname ücreti bir defaya

mahsus olmak üzere ücret tarifesinde belirtilen miktar üzerinden tam ve peşin olarak tarh edilir.

(2) Yıllık kullanma ücreti; a) İşletmeciler ile bu hizmetten yararlanan abonelere ait kullanma ücretleri, ücret tarifesinde belirtilen miktar üzerinden, sistemin kurulduğu ay dâhil olmak üzere yılın geriye kalan ayları dikkate alınarak kıst ve peşin olarak tarh edilir. Ay kesirleri tam aya iblağ edilir.

b) Yetkilendirme kapsamı dışında telsiz sistemi kurma ve kullanma izni çerçevesinde bulunan telsiz sistem ve cihazlarına ait kullanma ücretleri, iznin başladığı ay dahil olmak üzere izin süresinin sonuna kadar olan aylar için peşin olarak tarh edilir. Telsiz sistemi kurma ve kullanma izin süresinin yıl kesirine denk gelmesi halinde yıllık kullanma ücreti, ücret tarifesinde belirtilen miktar üzerinden aylık kıst olarak peşin tarh edilir.

(3) İşletmeciler ile bu hizmetten yararlanan abonelere ait telsiz sistem ve cihazlarının ruhsatname ve kullanma ücretleri, Kurum ile işletmeci arasında imzalanan sözleşme veya protokollerde belirtilen sürelerde, işletmeci tarafından telsiz sistemi veya cihazının kurulduğunun Kuruma bildirilmesini müteakip tarh edilir.

(4) Yetkilendirme kapsamı dışında telsiz sistemi kurma ve kullanma izni çerçevesinde bulunan telsiz cihaz ve sistemlerine ait telsiz ruhsatname ve kullanma ücretleri, izin başvurusu aşamasında başvurunun uygun görülmesi halinde tarh edilir.

(5) İşletmeciler ile bu hizmetten yararlanan abonelere ait mevcut telsiz sistem ve cihazlarının yıllık kullanma ücretleri, Kurum ile işletmeci arasında imzalanan sözleşme veya protokollerde belirtilen sürelerde her yıl itibariyle peşin tarh edilir.

(6) Yetkilendirme kapsamı dışında telsiz sistemi kurma ve kullanma izni çerçevesinde bulunan telsiz cihaz ve sistemlerine ait telsiz ruhsatname ve kullanma ücretleri, ruhsatlandırma süresine göre peşin olarak tarh edilir. Ayrıca ruhsatlandırma süresine göre peşin olarak tarh edilen ücret, izin alınan yıl için geçerli tarife üzerinden hesaplanır. İşlem yapılan yılı takip eden yıllar itibarıyla geçerli ücret tarifesindeki artışlar için ilave fark ücreti talep edilmez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, özetle faturasız hatlardan faturalı hatlardan farklı

olarak ilgi Kanunun 46/5. maddesi gereği telsiz kullanım ücreti alımına son verilmesini talep etmektedir.

9) Anayasa’nın 167’nci maddesinde “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve

düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda günlük yaşamımızda büyük önem taşıyan, hızlı teknolojik gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı haberleşme sektörü gibi alanlarda finansal ve toplumsal koşulların da etkisiyle belirli sınırlar içinde bir takım düzenleme ve denetim faaliyetlerinin de

yapılması ihtiyacı gündeme gelmiştir.

10) Bu bağlamda, telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari

otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon Kurumu 5809 sayılı Elektronik

Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir. (https://www.btk.gov.tr/kurulus) Bağımsız idari otorite olarak adlandırılan söz konusu kuruluşlar; bir yandan görevli olduğu alanda düzenleme yetkisi kapsamında kurallar koyarken, bir yandan da bu kurallara uygun hareket edilmesini gözetip denetlemekte ve gerektiğinde önemli parasal ve idari yaptırımlar uygulayabilmektedir. (Turgut TAN, “Bağımsız İdari Otoriteler veya Düzenleyici

Kurullar”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2, Haziran 2002, s.26) Nitekim 5809 sayılı Elektronik

Haberleşme Kanunun 1’nci maddesinde “Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.” kuralı yer almaktadır. Bu bağlamda; Devletin Anayasada belirlenen görevlerini yerine getirmek üzere kurulan BTK tarafından mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde 5809 sayılı

Kanun ile Kuruma verilen yetkiler kapsamında gerekli işlemler uygulanmaktadır.

11) Dosya kapsamında incelemesi yapılan uyuşmazlık konusunu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme

Kanunu kapsamında alınan telsiz kullanım ücreti alımına son verilmesi talebi oluşturmaktadır.

12) Anayasa’nın 73 ncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler

kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yanı sıra idare ve kişiler yönünden duraksamaya yol açmayacak şekilde belirli olmasını, hukuk güvenliği ilkesine uygun olmasını ve mevcut şartlar altında bir işlemin ne tür sonuçlar meydana getirebileceği yönünde öngörülebilmesini sağlayacak şekilde düzenlenme yapılmasını gerektirmektedir.

13) Şikayete konu telsiz kullanım ücreti de 5809 sayılı Kanunda düzenlemeye konu edilmiştir. 5809

sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 6 ncı maddesinde; Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen ücretlerle ilgili olarak terkin de dahil olmak üzere her türlü usul ve esasları belirlemek kurumun görevleri arasında sayılmış olup 46 ncı maddesinde; telsiz cihaz ve sistemleri için alınacak telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretlerinin, teknik muayene ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak ücretlerin Kanuna ekli ücret tarifesinde gösterildiği ve söz konusu ücretlerin Kuruma gelir kaydedileceği hüküm altına alınmıştır.

13.1) Kanun maddesinin gerekçesinde de “elektronik haberleşme sektöründe teknik anlamda çok hızlı

bir değişim görülmesi ile GSM, CDMA ve UMTS gibi yeni sayısal telsiz teknolojilerinin gelişmesi radyo spektrumunun daha yüksek kalitede daha fazla haberleşme trafiği taşımasına olanak vermediği, her gün yeni bir teknoloji ürünü sayısal telsiz cihazı ve telekomünikasyon terminal ekipmanı veya sistem kullanıma sunulduğu, 2813 sayılı Telsiz Kanunu kapsamında, söz konusu cihaz, ekipman veya sistemlere ait alınacak ücret ile ilgili olarak, 1986 yılında 3293 sayılı Kanun ile 2813 sayılı Telsiz Kanununa ek olarak yayınlanan Telsiz Ücret Tarifesinin yeterli olmadığının tespit edildiği, bu çerçevede yetkilendirme kapsamında ve yetkilendirme kapsamı dışında olan telsiz cihaz ve sistemleri için alınacak telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretleri, teknik muayene, denetleme ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak

ücretler; Kanuna ekli ücret tarifesine ilave edilebilecek hizmet kalemleri ve bu hizmet kalemlerine ilişkin ücretler ile ücret tarifesinde belirtilen ücretlerin her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranını geçmemek kaydıyla, Kurumun teklifi üzerine belirleneceği” ifade edilmiştir.

14) Başvuran tarafından Kurumumuza gönderilen dilekçede söz konusu ücretin Kanun gereğince faturalı

abonelerden alınması gerektiği faturasız hatlar için ücret ödenmesini gerektiren bir durum olmadığı ayrıca

2018 yılına kadar telsiz ücreti ödemediği belirtilmiştir.

14.1) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 46/5 maddesi; Mobil elektronik haberleşme hizmeti

sunan işletmecilerin faturalı abonelerinden (ön ödemeli aboneleri hariç olmak üzere) alınan ruhsatname ve kullanma ücretleri, işletmecinin sistemine abone olunan ay itibariyle geriye kalan aylar için yılsonuna kadar eşit taksite bölünerek alınır.” hükmünü içermektedir.

14.2) Başvuran, yasa maddesini “Mobil elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilerin faturalı

abonelerinden (ön ödemeli aboneleri hariç olmak üzere) alınan ruhsatname ve kullanma ücretleri, işletmecinin sistemine abone olunan ay itibariyle geriye kalan aylar için yılsonuna kadar eşit taksite bölünerek alınır.” şeklinde belirtildiğini, yani faturasız abonelerden ruhsatname ve telsiz ücreti alınmayacak denildiğini” iddia etmektedir.

14.3) Şikayetçinin iddiasına dayanak gösterdiği 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 46/5

madde sadece ruhsatnameyi değil kullanma ücretlerini düzenlenmektedir. Başvuranın iddia ettiği şekilde ruhsatname ücretlerinde ön ödemeli aboneleri hariç tutulsaydı, aynı bakış açısıyla kullanma ücretlerinin de hariç tutulması gerekirdi. Bu durumun olmadığı ve yasanın ruhsatname ve kullanma ücretlerinin ödenmemesi değil, faturalı hatlarda taksitle ödenebileceğinin düzenlendiği açıktır.

14.4) Aynı şekilde yasada, ön ödemeli abonelerden ruhsatname ve kullanma ücretleri alınmayacağı ifadesi

yer almamaktadır. Diğer bir ifadeyle faturalı abonelerden alınana bir ücretin, ön ödemeli abonelerden alınmamasını gerektiren hukuki bir gerekçe mevcut değildir. Fıkrada sadece (ön ödemeli aboneleri hariç olmak üzere) faturalı abonelerinden alınacak olan ruhsatname ve kullanma ücretlerinin, işletmecinin sistemine abone olunan ay itibariyle geriye kalan aylar için yılsonuna kadar eşit taksite bölünerek alınacağını düzenlemektedir.

14.5) Kaldı ki Kanunun 46 ncı maddesinde Kurumdan yetki almak suretiyle elektronik haberleşme hizmeti

yürüten işletmeciler, kendi sistemlerine dahil her türlü abonenin ilgili Kanun uyarınca Kuruma ödemek zorunda olduğu telsiz ruhsatname ve yıllık kullanma ücretlerini, abonelerinden Kurum adına tahsil ederek, Kurum tarafından belirlenecek usuller çerçevesinde, Kurum hesaplarına devretmekle yükümlü oldukları belirtilmiştir. Söz konusu Kanun maddesinde açıkça “her türlü aboneden” ifadesine yer verilmiş olup, bizzat yasada yer alan ifadeden abonelerin faturalı veya ön ödemeli abone olması durumunun bu ücretin tahsilinde herhangi bir öneminin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

15) Sonuç olarak; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 6 ncı maddesi ile; Elektronik haberleşme

ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak ve Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen ücretlerle ilgili olarak terkin de dahil olmak üzere her türlü usul ve esasları belirlemek kurumun görevleri arasında sayılmıştır. 46 ncı maddesi

ile de; telsiz cihaz ve sistemleri için alınacak telsiz ruhsatname ve yıllık kullanım ücretlerinin, teknik muayene ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak ücretlerin Kanuna ekli ücret tarifesinde gösterilmiş ve söz konusu ücretlerin Kuruma gelir kaydedileceği hüküm altına alınmıştır. Dayanak gösterilen 46/5 madde, ruhsatname ve kullanma ücretlerinin faturalı abonelerde taksitle ödenebileceği düzenlenmiştir. Bu noktada yasal mevzuat uyarınca faturalı hatlardan alınan telsiz kullanım ücretinin ön ödemeli hatlardan alınmamasını gerektirecek hukuki bir gerekçe bulunmamaktadır.

16) Ayrıca başvuranın 2018 yılına kadar telsiz ücreti ödemediği iddiasına yönelik olarak yapılan

incelemede de; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2003 tarihli kararında; Davacı ile davalı dışı Ulaştırma

Bakanlığı arasında düzenlenen 27/4/1998 tarihli imtiyaz sözleşmesinin 21 nci maddesinde davacıya GSM şebekesinin kurulması ve işletilmesinden doğan yürürlükteki kanun ve T.C. Hükümetiyle yapılan anlaşmalar gereği tahakkuk ettirilen bütün ücret, vergi ve harçlar ile diğer ödeme masraflarını karşılama yükümlülüğü getirildiği; daha sonra bu sözleşme bağlı olarak taraflar arasında düzenlenen 21/5/1998 tarihli sözleşmenin 4, 19/2/2001 tarihli ek sözleşmenin de 2 maddelerinde cep telefonlarının ruhsatname ve kullanma ücretlerinin abonelerden sözleşmelerde kararlaştırılan şekilde davacı tarafından tahsil edilerek davalıya ödenmesinin öngörüldüğü, 2813 sayılı Yasanın 27 nci maddesinin

3 ncü fıkrasında bu ücretlerin tahsilinin genel hükümlere tabi olduğunun belirtildiği ve davalının da yasadan

doğan bu hakkını sözleşme ve ek sözleşme ile davacıya devrettiği, gerek 21/5/1998 tarihli sözleşmenin 4/c ve gerekse 19/2/2001 tarihli ek sözleşmenin 2/3 maddesinde ruhsatname ve kullanım ücretlerinin tahsiline ait her türlü riskin işletmeciye ait olduğu kararlaştırıldığı ifadelerine yer verildiği tespit edilmiştir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E: 2002/14882, K: 2003/1859, 25.02.2003) Bu bağlamda cep telefonlarının ruhsatname ve kullanma ücretlerinin 2018 yılı öncesinde de bulunduğu ve hatta dava konusu edildiği anlaşılmıştır.

Diğer taraftan 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Yasanın 46 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında elektronik haberleşme hizmeti yürüten işletmecilerin, kendi sistemlerine dahil her türlü abonenin bu Kanun uyarınca Kuruma ödemek zorunda olduğu telsiz ruhsatname ve yıllık kullanma ücretlerini, abonelerinden Kurum adına tahsil ederek, Kurum tarafından belirlenecek usuller çerçevesinde, Kurum hesaplarına devretmekle yükümlü oldukları hüküm altına alındığı da dikkate alınmalıdır.

17) Yapılan incelemede aynı konuda olmamakla birlikte GSM abonelik sözleşmelerinde aylık sabit ücret

alınacağı şartını bulunduğu bu haliyle ilgililerin sözleşme yapmaya mecbur olduğu belirtilerek ilgililerden her ay sabit ücret adı altında tahsil edilen bedelin Yasaya aykırı olduğu ve aylık sabit ücretin haksız alındığı iddialarıyla Mahkemelere başvurulduğu anlaşılmıştır. Bu çerçevede 406 sayılı Telgraf ve Telefon

Kanunu’nun Ek 18 nci maddesinin sonuna 4502 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile eklenen fıkrada yer alan “…sabit ücret…” sözcüklerinin Anayasa’nın 5 nci, 22 nci ve 56 ncı maddelerine aykırılığı savıyla iptali istenen davada; Anayasa Mahkemesi tarafından; itiraz konusu Kanun fıkrasında bir iş veya hizmetin karşılığı olarak alınan ücret çeşitleri arasında yer alan “sabit ücret”in, mobil telefon hatlarının, hiç konuşma yapmadan gelen aramaları cevaplandırması, sürekli olarak baz istasyonları aracılığıyla kontrol edilmesi ve çalışır durumda olmasının sağlanması amacıyla yapılan işletme maliyetinin karşılığında, bir tarifeye ve abonelik sözleşmesine dayanılarak alındığı anlaşıldığı belirtilerek itiraz konusu sabit ücretin abone tarafından ödenmesinin, Anayasa’nın 5 nci maddesinde temel amaç ve görevleri belirtilen sosyal hukuk devleti ve adalet ilkelerine aykırılık oluşturmayacağı ve kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkını zedelemeyeceği gibi, Anayasa’nın 22 nci maddesindeki haberleşme hürriyetini de engellemeyeceği ifade edilmiştir. (AYM, E:2000/74 K: 2004/9, 10.02.2004)

18) Tüm bu hususlar kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, Elektronik

Haberleşme Kanunun 46 ncı maddesinde belirtilen ücretlerle ilgili olarak terkin de dahil olmak üzere her türlü usul ve esasları belirlemenin Kurumun görevleri arasında sayıldığı, Kanunun 46 ncı maddesinde de

Kurumdan yetki almak suretiyle elektronik haberleşme hizmeti yürüten işletmecilerin, kendi sistemlerine dahil her türlü abonenin ilgili Kanun uyarınca Kuruma ödemek zorunda olduğu telsiz ruhsatname ve yıllık kullanma ücretlerini, abonelerinden Kurum adına tahsil ederek, Kurum tarafından belirlenecek usuller çerçevesinde, Kurum hesaplarına devretmekle yükümlü olduğu yönündeki Kanun hükmü dikkate alındığında faturalı hat abonelerinin yanı sıra faturasız hat abonelerinden de ilgili ücretlerin tahsil edilmesi işleminde bahsi geçen Kanun hükümlerine aykırılık mevcut değildir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı Ankara İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN ile BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi