ÖZET: Başvuru, Kırşehir İli Mucur İlçesi Yazıkınık Köyü’nde bulunan 1446 parseldeki taşınmazın mülkiyet hakkının verilmesi talebiyle yapılmıştır. Başvuran, 30 yılı aşkın süredir ecrimisil ödeyerek bu taşınmazı kullandığını, ancak mülkiyet hakkı talebinin reddedildiğini belirtmektedir. İdare, başvuranın taşınmaz üzerindeki kullanım hakkını devrettiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini ifade etmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

Mucur Kaymakamlığı Malmüdürlüğü, başvuranın taşınmazı 2014-2015 yıllarında kullanmadığını tespit etmiş ve bu nedenle mülkiyet hakkı talebinin reddedildiğini açıklamıştır. İdare, başvuranın ecrimisil ödemelerini kayıtlara geçirmiş olsa da, taşınmazın kullanımında devamlılık şartını yerine getirmediği sonucuna varmıştır. Ayrıca, başvuranın 2013 yılında yaptığı mülkiyet talebinin, ilgili mevzuat çerçevesinde geçerli şartları sağlamadığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesine yönelik hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. İdarenin işlemleri ve başvuru sürecindeki gecikmeler, iyi yönetim ilkeleri açısından eleştirilse de, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde bir hukuki engel bulunmamaktadır. Başvuran, karara karşı Kırşehir İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 3797-3797 94019529- 101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2016/4983 2016/ 4983

KARAR TARİHİ : 25/04/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Mucur Kaymakamlığı Malmüdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : 6292 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamında Kırşehir İli Mucur İlçesi

Yazıkınık Köyü 1446 parselde kayıtlı taşınmazın mülkiyet hakkının tarafına verilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 21/11/2016 21.11.2016

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran adına tarafından yapılan başvuruda; müvekkili

’nün Kırşehir İli, Mucur İlçesi Yazıkınık Köyü parselde kayıtlı taşınmazı 30 yılı aşkın süredir ecrimisilini ödemek suretiyle kullanmakta olduğunu, idarenin, belirli süreden fazla bu şekilde kullanım hakkı kuranlara yine belirli bir ücret karşılığı mülkiyet hakkını verdiğini, ancak müvekkilinin idareden böyle bir hak elde edemediğini, gerekçesinin ise müvekkili ile isimli kişi arasında imzalanan tarla satış protokolü dolayısıyla 2014- 2015 döneminde arazinin tarafından kullanılmaması olduğunu , her ne kadar sözleşme imzalanmış ve bu niyete girilmiş olsa da taşınmaz devirlerinin ancak tapu sicilindeki işlemlerle yapılmasının mümkün olması nedeniyle sözleşmenin hüküm ifade etmeyeceğini aksi takdirde İdare tarafından müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini ancak bu konuda herhangi bir işlem yapılmadığını ifade etmekte ve ilgili dönemler için müvekkilinin ecrimisil ödemesi yaptığının idare kayıtlarında mevcut olduğunu belirtmekte olup, ilgili idarenin kararının denetlenmesini ve düzeltilerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .

1 / 6II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Mucur Kaymakamlığı

Malmüdürlüğü’nden 11/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup 07/ 02/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2 2.1. Kırşehir İli, Yazıkınık Köyünde bulunan numaralı taşınmazsın 30.200 m lik kısmının tarafından 2011 yılına kadar işgal edildiği, 2013 yılında söz konusu taşınmazın ifraz edilerek kişi tarafından kullanılmakta olan parsel numarası aldığı, kendisinden 09/ 06/ 2003 tarihinden 30/ 10/ 2013 tarihine kadar ecrimisil tahakkuk ettirildiği, 2.2. Şikayetçi söz konusu parseli 6292 sayılı Kanun kapsamında satın almak üzere 2013 yılında İdareye başvurduğu ancak satış işlemlerine rayiç bedellerin doğruluğu ve tutarlılığı idarelerince kesin olarak tespit edilen yerlerden başlanılması yönünde Maliye

Bakanlığı’nın 26/ 05/ 2016 tarihli ve sayılı Oluru ile satışlara başlanıldığı dolayısıyla bu tarihe kadar satış işlemlerinin değerlendirilemediği, bu sırada ise tarafından

Müdürlüklerine sunulan dilekçe ve eki tarla satış protokolü incelendiğinde söz konusu parsel üzerindeki hak sahipliği hakkında şüpheye düşüldüğü, 2.3. 2014- 2015 yılları arasında taşınmazın kim tarafından kullanıldığını tespit amacıyla Yazıkınık

Köyü . ve konu hakkında bilgisi olacağı düşünülen Yazıkınık Köyü nüfusuna kayıtlı şahıslar ile görüşülerek taşınmazın kimin kullanımında olduğunun tespitine çalışıldığı, tutanağa bağlanan görüşmeler neticesinde taşınmazın tarafından kullanıldığı yönünde güçlü kanaat oluştuğu, ayrıca beyanlarından da belirtilen parayı alarak 2014- 2015 yıllarında kullanım hakkını devrettiğinin anlaşıldığı, 2.4. Şikayetçi 31/ 10/ 2016 tarihinde kendisine neden satış yapılmadığının tarafına bildirilmesi yönündeki başvurusu üzerine 6292 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince kullanım hakkını devreden kişinin hak sahibi olamayacağı kanaati ile talebinin reddedildiğinin 07/ 11/ 2016 tarih sayılı yazı ile tarafına bildirildiği, 2.5. Ayrıca dilekçesi ve eki tarla satış protokolünün iddiaların incelenmesi amacıyla Mucur Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca durumun hakkı olmayan yere tecavüz etme olarak ele alınarak ‘Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair

Karar ’ verildiği, bunun üzerine soruşturulması istenilen suçun yanlış ele alındığı, Devlet malının vatandaşlar arasında satışa konu edilmesi yönünde değerlendirilmesi için itirazda bulunulduğu, 2.6. Konuyla ilgili olarak Kırşehir Valiliği Milli Emlak Müdürlüğü’nden 10/ 01/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile görüş istenildiği 03/ 02/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazı ile sıra sayılı Milli

Emlak Genel Tebliğe göre değerlendirme yapılması yönünde görüş bildirildiği tarafımıza bildirilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

2 / 6maddesinde ; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… …Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…” hükmü, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü, 6. 19/ 4/ 2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve

Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait

Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un “Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin işlemler” başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrasında “( 1) Hazineye ait tarım arazilerinin; 31/ 12/ 2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği idarece belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuran ve idarece bu maddede belirtilen şekilde tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul edenler bu maddeye göre hak sahibi sayılır .” hükmü, sekizinci fıkrasında ise “( 8)

Bu maddeye göre yapılacak satış işlemleri idarece, başvuru tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırılır .” hükmü yer almaktadır .

7. 31/ 05/ 2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 355 sayılı Milli Emlak Genel

Tebliği’nin; 7.1. ‘Tanımlar ’ başlıklı 4 üncü maddesinin b bendinde “Hak sahibi : Hazineye ait tarım arazilerinin; 31/ 12/ 2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan ve kira sözleşmesi halen devam eden kiracıları veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği İdarece belirlenen kullanıcıları ya da paydaşlarından; 6292 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 26/ 4/ 2012 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için İdareye başvuran ve İdarece tespit ve tebliğ edilen satış bedelini itiraz etmeksizin kabul edenleri ifade eder”,

3 / 67.2. ‘Hak sahibi olabilme koşulları ve başvuru süresi’ başlıklı 5 inci maddesinde; “Hazineye ait

tarım arazilerinin doğrudan satın alınmasında hak sahibi olunabilmesi için; a)… kullanıcılarının ise bu taşınmazları 31/ 12/ 2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçlı kullanıyor olmaları ve kullanımlarının halen devam ettiğinin İdarece belirlenmiş olması ya da bu taşınmazların kullanım ve süre şartlarına tabi olunmaksızın paydaşı olunması, b) Kanunun yürürlüğe girdiği 26/ 4/ 2012 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde bu taşınmazları

Kanun hükümlerine göre doğrudan satın almak için İdareye başvurulmuş olması, gerekir .” 7.3. ‘Kullanıcılara satış’ başlıklı 8 inci maddesinde “ ( 1) Hazineye ait tarım arazileri, 31/ 12/ 2011 tarihi itibarıyla en az üç yıldan beri tarımsal amaçla kullanan ve kullanımlarının halen devam ettiği

İdarece belirlenen kullanıcılarına doğrudan satılabilir . Ancak satış işleminde; kullanım süresinin üç yıldan az olması halinde varsa kiralamada geçen süre ile kullanımda geçen süreler birlikte değerlendirilir .” 7.4. ‘ Satış yetkisi ve işlemlerinin tamamlanma süresi’ başlıklı 10 uncu maddesinde “( 1) Hazineye ait tarım arazilerinin doğrudan satışına defterdarlıklar ve malmüdürlükleri yetkilidir . ( 2)Satış işlemleri, hak sahiplerinin başvuru tarihinden itibaren en geç bir yıl içerisinde sonuçlandırılır .

Taşınmazların özel kanunlar kapsamında kalıp kalmadığı konusunda iki ay içerisinde görüş vermemeleri halinde olumlu görüş verdikleri kabul edilerek işlemlerin buna göre tamamlanacağı hususu da belirtilerek, ilgili kurum ve kuruluşlardan nihai görüşlerinin verilmesi istenilir .”

Hükümleri yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Şikayet başvurucusu, 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere 30 yılı aşkın süredir ecrimisilini ödemek suretiyle kullanmakta olduğu taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 12 nci maddesi kapsamında tarafına satılmaması yönündeki idarenin kararının denetlenmesi ve düzeltilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .

10. Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin düzenlemeleri, usul ve esasları içeren 19/ 03/ 1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ile Hazineye ait tarım arazilerinin kiracılarına, kullanıcılarına ve hissedarlarına satış işlemleri düzenlenmiş ve Kanun ile getirilen başvuru süresi 2006 yılında sona ermiş ancak ilgililerin düzenlemelerden zamanında

4 / 6haberdar olamamaları nedeniyle beklenildiği kadar satış işlemi gerçekleştirilememiş, tarım

arazilerini satın alma amaçlı yoğun talepler gelmeye devam etmiştir . Bu sebeplerle Hazine taşınmazlarının ekonomiye kazandırılması vizyonu ile bu araziler yeniden ele alınmış ve 19/ 04/ 2012 tarihli ve 6292 sayılı Kanun ile Hazine ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenerek 4070 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır . (TORUN, Serdar, “Hazineye Ait Tarım

Arazileri Satılıyor”, Denetişim Dergisi, Y.2014 S.15, s.103)

11. 6292 sayılı Kanun’un 12 nci ve 355 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin 5 ve 8 inci maddelerinde; Hazineye ait tarım arazileri ve bu araziler üzerindeki tarımsal amaçlı yapılar ile sürekli ikamet edilen konutların hissedarlarına, kiracılarına ve kullanıcılarına belirlenecek rayiç bedelin %50si üzerinden doğrudan satış yöntemi ile satılacağı düzenlenmiştir . Taşınmazı satın almak isteyen kullanıcılar bakımından 31/ 12/ 2011 tarihi itibariyle en az 3 yıldan beri tarımsal amaçlı kullanılması, kullanım halinin devam ettiğinin idarece belirlenmesi ve Kanunun yürürlüğe girdiği 19/ 04/ 2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde İdareye başvuru yapılması şartları aranmaktadır .

12. Bu çerçevede, şikayete konu olayı ilgili mevzuat hükümlerince aranan kriterler bağlamında incelemek gerekmektedir . Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 09/ 06/ 2003 tarihinden 30/ 10/ 2013 tarihine kadar başvuran adına ecrimisil tahakkuk ettirildiği dolayısıyla ‘ 31/ 12/ 2011 tarihi itibariyle en az 3 yıldan beri tarımsal amaçlı kullanmak’ şartını haiz olduğu ve 30/ 10/ 2013 tarihinde idareye başvurarak Kanunun yürürlüğe girdiği 19/ 04/ 2012 tarihinden itibaren iki yıl içinde

İdareye başvuru şartını yerine getirdiği görülmekte ise de ‘ kullanım halinin devam ettiğinin idarece belirlenmesi’ hususuna baktığımızda kişinin 12/ 05/ 2014 tarihli tarla satış protokolü ile söz konusu arazinin kullanım hakkını isimli şahsa devrettiği ve İdarece yapılan araştırmalar neticesinde arazinin tarafından kullanılmadığı kanaatine varıldığı dolayısıyla bu şartı haiz olmadığı anlaşılmaktadır .

13. Diğer yandan, 6292 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 355 sayılı Milli Emlak

Genel Tebliği’nin 10 uncu maddesinde satış işlemlerinin başvuru tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde sonuçlandırılması hususunun açıkça hüküm altına alınmasına rağmen satış işlemlerinin başlaması yönünde Bakanlık Makamı Olurunun 26/ 05/ 2016 tarihinde verildiği, dolayısıyla satış işlemlerinin başvuru tarihinden yaklaşık olarak üç yıl sonra değerlendirmeye alınarak İdarece mevzuat hükümlerine aykırı davranıldığı görülmektedir . Ancak dosya kapsamı incelendiğinde İdare bir yıl sonunda satış işlemini sonuçlandırmış olsaydı dahi başvuranın kullanım halinin devam etmesi şartını sağlayamayacağı, zira 30/ 10/ 2014 tarihinden önceye tekabül eden 12/ 05/ 2014 tarihinde kullanım hakkını devrettiği anlaşılmaktadır .

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde ; başvuran başvuru tarihi olan 30/ 10/ 2013 tarihi üzerinden bir yıl geçmeden 12/ 05/ 2014 tarihinde arazinin kullanımını devrettiğinin tarla satış protokolü ve idarece araştırma yapılarak tutulan tutanaklardan anlaşıldığı dolayısıyla Kanunda öngörülen ‘ kullanım halinin devam ettiğinin idarece belirlenmesi’ koşulunu haiz olmadığı nedeniyle taşınmazın tarafına satılması talebinin İdarece reddedilmesi hususunda hukuka ve hakkaniyete aykırı bir işlemi tespit edilememiştir .

5 / 6B. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ve İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik ve gerekçeli karar verme ilkelerine uygun hareket ettiği , ancak;

Maliye Bakanlığı’nca satış işlemlerine başlanılması yönündeki Olur ’un 6292 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/ 04/ 2012 tarihinden yaklaşık olarak dört yıl sonra 26/ 05/ 2016 tarihinde verildiği ve İdarenin 30/ 10/ 2013 tarihli başvuruyu 07/ 11/ 2016 tarihinde işleme aldığı görülmüş olup iyi yönetim ilkelerinden MAKUL SÜREDE İŞLEM TESİS ETME , karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, cevabi yazılarında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmesi ilkesine uyulmadığı anlaşıldığından idarenin daha hassas davranarak bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kırşehir İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın Başvurana ve MUCUR KAYMAKAMLIĞI MALMÜDÜRLÜĞÜ’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi