ÖZET: Başvuruda, Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın riskli yapı tespitine dayalı olarak başvurana sağlanan kira yardımlarının geri ödenmesi talebi ele alınmıştır. Başvuran, 2013 yılında satın aldığı taşınmazda 2015 yılı itibarıyla ikamet ettiğini belirtmiş, ancak riskli yapı tespit raporu onay tarihinden sonra taşındığı gerekçesiyle kira yardımlarının geri alınması işleminin iptalini talep etmiştir. Kadıköy Belediyesi, başvuranın taşınma tarihinin riskli yapı onay tarihinden sonra olduğunu belirterek, kira yardımlarının geri ödenmesini istemiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, kira yardımı talebinin reddinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlgili mevzuat gereği, riskli yapıda ikamet etme şartının yalnızca kiracılar ve sınırlı ayni hak sahipleri için geçerli olduğu, maliklerin bu şarttan muaf tutulması gerektiği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, başvuranın durumu göz önünde bulundurularak, geri ödenen kira yardımlarının iadesi ve kalan kira yardımlarının devam etmesi yönünde tavsiye kararı verilmiştir.

Sonuç olarak, Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın başvurana verdiği kira yardımlarının geri ödenmesi talebinin iptal edilmesi ve ödenen bedelin iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu karar, idarenin hukuka uygun hareket etmesi gerektiğini ve başvuranın haklarının korunması gerektiğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 917-917 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.

BAŞVURU NO : 2017/11913 2017/ 11913

KARAR TARİHİ : 18/01/2018 |tarih|

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Kadıköy Belediye Başkanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Resen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın geriye dönük yaptığı inceleme neticesinde riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015, Riskli Yapı Tespit

Raporu Onay tarihinin ise; 16/ 03/ 2015 olduğu ve adrese Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınılmış olması gerekçesi ile başvurana verilmiş olan kira yardımlarının faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiği işlemin iptali istemi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 27/09/2017 27.9.2017

1 / 14I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza vekili aracılığıyla başvuru yapan başvuru dilekçesi ve eklerinde özetle; İstanbul İli Kadıköy İlçesi Merdivenköy Mahallesi Ada Parselde bulunan numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu taşınmazı 17/ 01/ 2013 tarihinde satın aldığını ve aldıktan sonra fiilen taşınarak burada ikâmet etmeye başladığını, MERNİS’te kayıtlı olan ikâmetini bu adrese 18/ 03/ 2015 tarihinde aldığını, sonrasında söz konusu taşınmazın riskli yapı olarak kabul edildiğini, buna göre kentsel dönüşüm işlemlerinin 16/ 03/ 2015 tarihinde başladığını, bunun üzerine Kadıköy Belediyesi’ne yapmış olduğu başvuru neticesinde kira yardımı almaya başladığını, daha sonra Kadıköy Belediyesi tarafından ödenmiş olan kira yardımının faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini, kendisinin de söz konusu iade ödemesini gerçekleştirdiğini ve fakat sonrasında Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğunu, konuya ilişkin olarak 2017/ 5086 sayılı dosya kapsamında 30/ 05/ 2017 tarihinde Gönderme Kararı ile başvurusunun Kadıköy Belediye

Başkanlığına ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletildiğini, ancak ilgili Bakanlıktan bir cevap gelse de asıl muhatap olan Kadıköy Belediye Başkanlığı’ndan süresi içerisinde herhangi bir cevap gelmediğini, kendisinin bu taşınmazda fiilen oturduğunu, nitekim ekte bulunan; 20/ 03/ 2013 tarihli

AYEDAŞ elektrik tüketim sözleşmesi, 20/ 03/ 2013 ve 14/ 01/ 2014 tarihli DASK ve sigorta poliçeleri, 20/ 03/ 2013 tarihli İSKİ mukavele makbuzları, 20/ 03/ 2013 tarihli İGDAŞ doğalgaz kullanım sözleşmesi, 10/ 04/ 2014 ve 19/ 04/ 2017 tarihli apartman aidat makbuzları, apartman karar defteri sayfaları, 13/ 09/ 2014 tarihli D-SMART arızasının giderildiğine ilişkin teknik servis formu, 2014, 2015, 2016 yıllarına ait TTNET faturaları, 2014, 2015 yıllarına ait PRONET güvenlik hizmeti faturaları, çeşitli dönemlere ait İSKİ, İGDAŞ, AYEDAŞ, DSMART ödeme makbuzlarının burada ikamet ettiğini ve fiilen bu taşınmazda oturduğunu tartışmasız biçimde ispatladığını, zira kimsenin oturmadığı bir evde elektrik, su ve doğalgaz tüketemeyeceğini, DSMART üzerinden televizyon izleyemeyeceğini, yine elektronik güvenlik hizmeti alması, DSMART yayınlarındaki kesilme üzerine evine tamirci çağırması, evini ve eşyalarını sigorta ettirmesinin, apartman toplantılarına katılmasının, fiilen ve sık sık taşınmazda bulunmayı gerektiren apartmanın kentsel dönüşüm işlemleri için seçilen kurulda bulunmasının bu hususu kanıtladığını, kira yardımını düzenleyen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 5. Maddesi ve yine bu

Kanunun uygulamasını gösteren 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16. Maddesinde maliklerin ikamet şartı bulunmadığını, Yasanın 5. Maddesinin; “Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir .” hükmü dikkatlice okunduğunda; ikamet şartının yalnızca kiracı veya sınırlı ayni hak sahiplerine özgülendiğinin görüldüğünü, – Yönetmeliğin 16. Maddesine göre; “( 1) Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir… Maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine, sahip oldukları veya kullandıkları Kanun kapsamındaki bütün yapılardan dolayı kira yardımı yapılabilir .” Hükmü üzere ilgili Yönetmelikte de malik bakımından ikamet şartı aranmadığını, Yönetmelik’e göre maliklerin sahip oldukları bütün taşınmazlar bakımından kira yardımı yapılabildiğini, buna rağmen Yasa ve Yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı şekilde kullanım ikamet şartı arayan üstelik ikamet edildiğini dahi göz ardı eden Kadıköy Belediye Başkanlığının işleminin kendisini son derece mağdur ettiğini, Kadıköy Belediyesi’nin yapmış olduğu bu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; söz konusu işlemin iptali ve ödemiş olduğu bedelin iadesini

2 / 14talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 17/ 10/ 2017 tarih ve E sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kadıköy Belediye Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen 25/ 10/ 2017 tarih ve

E sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Kira yardımı hususundaki iş ve işlemlerin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “6306 Sayılı Afet

Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında” Kanun kapsamında Maliklere ve Kiracılara yapılan Kira Yardımı Ödemeleri, İlgili Kanununa İlişkin Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslar ile 2015 Yılı Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzu çerçevesinde yapıldığını,

2.2 ada, parseldeki riskli yapı ile ilgili olarak, 6306 sayılı Kanun kapsamında Çevre ve

Şehircilik Bakanlığının Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun 5.maddesinin 2.bendinde kira yardımı ödemelerinde riski yapıda ikamet şartı aranmakta olup, “Malik, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerinden, sadece bu şartı sağlayan hak sahiplerine ödeme yapılacaktır .” Denildiğini,

2.3 Dilekçe içeriğinde belirtilmiş olan, riskli yapıdan taşınma tarihi ile ilgili, 2015 yılı Kira Yardımı

Uygulamaları Kılavuzunda istenilen belgeler içerisinde eski/yeni adresi gösteren, “İl / İlçe Nüfus ve

Vatandaşlık Müdürlüklerinden alınacak İmzalı ve mühürlü Adres Bilgileri raporu istendiğini,

2.4 Kira Yardımı İle İlgili olarak; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18/ 05/ 2016 tarih,

E sayılı yazısında; ” Kira Yardımı, Bakanlığımızca mevzuatta istenilen şartların mevcudiyeti halinde Hibe olarak yapılmakta olup hiçbir suretle kazanılmış hak olarak değerIendirilemeyecektir .” Denildiğini,

2.5 Riskli yapı onay tarihinde riskli yapıda oturmak şartıyla 6306 sayılı Kanunun Uygulama

Yönetmeliği’nin 16/ 4 Maddesinde “tahliye tarihinden itibaren en geç I yıl içinde Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli alan veya rezerv yapı alanlarında İlgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise Müdürlüğe yapılır .” hususundaki düzenlemeyle bir yıllık başvuru süresi hak sahiplerinin kira yardımı taleplerinin ne kadar sürede yapılabileceğini ortaya koymak için belirlenmiş olup, 2015 yılında yapılacak tüm yeni başvuruların 2015 yılı Kira Yardımı Uygulamaları

Kılavuzuna göre değerIendirildiğini,

2.6 na ait kira yardımı, başvuru dosyası içerisinde, İlçe Nüfus

Müdürlüğü’nden almış olduğu, Adres Bilgileri Raporu Belgesindeki Merdivenköy Mahallesi, Çavuşkuşu Sokak, , No , Daire Kadıköy adresindeki riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015, Riskli Yapı Tespit Raporu Onay tarihinin ise; 16/ 03/ 2015 olduğu ve adrese

Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınmış olması sebebi ile talebinin değerlendirilemediği,

2.7 nun “Kira Yardımından Yararlandırılmama” İşlemi İle İlgili olarak,

Ada, Parseldeki riskli binanın, riskli yapı kimliğini kazandığı tarih olan 16/ 03/ 2015 tarihinde adı geçene ait İli/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden almış olduğu Adres Bilgileri Raporu

Belgesinde Riskli Yapı Tespit Onay tarihinde Cumhuriyet Mahallesi, Derviş Eroğlu Cad . Bizimkent

Sitesi, D , N. Beylikdüzü İSTANBUL adresinde ikamet ettiği, Riskli olan;

Merdivenköy Mahallesi . Çavuşkuşu Sokak N D ‘de ki Riskli yapıya 18/ 03/ 2015 tarihinde geldiği

Riskli Bina Tespit Raporu Onay tarihinde Riskli yapıda İkamet etmediği,

3 / 142.8 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında” Kanun kapsamında

Maliklere ve Kiracılara yapılan Kira Yardımı ödemelerinin, yukarıda sayılan nedenlerle alakalı olarak İlçe Belediyelerini sınırlandırdığından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın istediği şartların mevcudiyeti halinde yapılabildiği,

2.9 Riskli binada riskli olduğu gün mutlaka oturma şartı olduğu, ‘ nun riskli

yapıda ikamet şartını sağlayamadığı, adrese Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınılmış olmasından dolayı, 6306 Sayılı Yasanın 5.2 Maddesi uyarınca Kira Yardım Başvuru talebinin iptal edilerek yapılan ödemelerin faizi ile birlikte geri tahsil edildiği belirtilmiştir .

3. Kurumumuzun 17/ 10/ 2017 tarih ve E sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur . Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından gönderilen 02/ 11/ 2017, 09/ 11/ 2017 tarih ve E . , sayılı cevabi yazılar ve eklerinde özetle;

3.1 Yapılan incelemede; na ait riskli yapı tespitinin 16/ 03/ 2015 tarihinde

onaylandığı, 21/ 08/ 2015 tarihinde Kadıköy Belediye Başkanlığına kira yardımı başvurusunda bulunulduğu, ancak Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından geriye dönük yapılan inceleme neticesinde ibraz edilen Adres Bilgileri Raporuna göre riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015 olduğu anlaşıldığından kira yardımlarının faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiği, tarafından söz konusu bedelin faizi ile birlikte 12.525,48 TL olarak (onikibinbeşyüzyirmibeşTL,kırksekizkr .) Ziraat Bankası Kadıköy Belediye Başkanlığı hesabına iade edildiğinin tespit edildiğini,

3.2 Kira yardımının, Bakanlıkca mevzuatta istenilen şartların mevcudiyeti halinde hibe olarak

yapılmakta olup hiçbir suretle kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceğini,

3.3 6306 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasında “Anlaşma ile tahliye edilen yapıların

maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir .” hükmü bulunduğunu,

3.4 2015 yılından itibaren başvuru yapan hak sahiplerinin kira yardımı başvurularının, riskli yapı

tespit raporu onay tarihinde riskli yapıda ikamet etme şartı ve 2015 yılı Kira Yardımı Uygulamaları

Kılavuzunda belirtilen diğer şartları sağlamaları halinde ilgili Belediye Başkanlığınca değerlendirildiğini,

3.5 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesinde bulunan “Anlaşma ile

tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir .” hükmü gereğince cari yılda Dönüşüm Projeleri

Özel Hesabından yapılacak kira yardımı miktarının ve hangi usul ve esaslara göre yapılacağının, her yıl alınan Bakanlık Makamı Oluru ile kararlaştırıldığını, riskli yapı tespit raporu onay tarihinde riskli yapıda ikamet etmek gerektiğini, 2015 yılı için de 15/ 01/ 2015 tarih ve 342 sayılı Bakanlık Makamı

Oluru gereğince “Riskli yapılardaki kira yardımı ödemelerinin sadece ikamet eden hak sahiplerine yapılması” maddesine istinaden uygulamaya yön vermek amacıyla Kira Yardımı Uygulama Kılavuzu düzenlenerek Valiliklere ( 81 Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gönderildiği ve Genel Müdürlüğün web sayfasında yayınlandığını,

4 / 143.6 Valilikler (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) ve Belediyelerce, 6306 sayılı Kanunun Uygulama

Yönetmeliği’nin 16 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasındaki “Kira yardımı başvuruları; tahliye tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde, Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli alan veya rezerv yapı alanlarında ilgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye yapılır .” hükmü uyarınca kira yardımı başvurularının değerlendirildiğini,

3.7 Gelinen aşamada benzer konularda açılmış davalarda; Danıştay 14. Dairesi’nin

E .2015/ 2989-K .2016/ 3125 sayılı Kararı’nda “riskli yapı olarak tespit edilen ve yapılan anlaşma sonucu yıktırılmasına karar verilen yapı maliklerine kira yardımı yapılabilmesi için söz konusu yapıda ikamet etme şartı getiren 2015 yılına ait Kira Yardımı Uygulama Kılavuzunun 3.1, 3.2, 5.1 ve 5.2. maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı” belirtilerek hukuka uygunluğunun tespitinin yapıldığı, Aynı şekilde davacıların taleplerinin reddedildiği; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare

Dava Dairesi’nin E .2016/ 63-K .2016/ 53 sayılı Kararı’nda “taşınmazı riskli yapı olarak ilan edilip yıkılan taşınmazlarda, mal sahibi veyahut kiracı olarak ikamet eden şahısların, mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla, kira yardımı almaları yönünde düzenleme getirildiği, söz konusu haktan faydalanabilmek için riskli yapı olarak ilan edilen taşınmazda ikamet etme koşulunun arandığı açıktır .” hükmü ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi’nin

E .2016/ 127-K .2016/ 97 sayılı Karar’ında “kira yardımından faydalanabilme koşullarından biri olan taşınmazda ikamet etme” hükmü ile kira yardımından faydalanabilmek için ikamet şartının gerekliliğinin ortaya konulduğunu, yine Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi’nin E .2015/ 401-K .2016/ 311 sayılı ve E .2015/ 1308-K .2016/ 488 sayılı Kararları’nda da “kira yardımından faydalanabilmek için sadece malik olmanın yeterli olmadığı, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerine de bu yardımdan faydalanabilme hakkının verilmesi karşısında malik olma şartının yanında riskli yapı olarak tespit edilen taşınmazda ikamet edilmesinin gerektiği açıktır .” hükmünde bulunulmuş ve Gaziantep 2.

İdare Dava Dairesi’nin E .2016/ 894 K.2016/ 744 sayılı ve E .2016/ 936-K . 2016/ 743 sayılı

Kararları’nda da bahsi geçen kararın onandığını, benzer şekilde Gaziantep 2. İdare Dava Dairesi

E .2016/ 892-K .2016/ 767 sayılı Kararı’yla Kahramanmaraş İdare Mahkemesi’nin

E .2015/ 304-K .2016/ 413 sayılı Kararı’nı bozarak kira yardımından faydalanabilmek için malik, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerinin riskli yapı olarak tespit edilen taşınmazda ikamet edilmesi şartının bulunduğu hükme bağladığını,

3.8 Çeşitli nedenlerle hak sahibi olmayan kişilere yapılmış olan kira yardımı ödemelerinin de,

ödemenin yapıldığı tarihten itibaren tahakkuk eden kanuni faizleri ile birlikte Borçlar Kanunu Genel

Hükümlerine göre tahsil edildiğini ifade etmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “ Cumhuriyetin Nitelikleri” başlıklı 2 inci maddesinde; “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”,

4.1 “ Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlıklı 56 ıncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı

ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir . Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir… ”,

5 / 144.2 “Konut Hakkı” başlıklı 57 nci maddesinde “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını

gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler .”,

4.3 “Dilekçe, Bilgi Edinme Ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ”, 5. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 6. 25/ 04/ 2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Adres bilgilerinin tutulması ve adres standardı” başlıklı 48 inci maddesinde : “Yerleşim yeri adresi ve diğer adreslere ait bilgilerin tutulmasına ilişkin politikanın oluşturulması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, idarî birimlere göre genel uygulamaya geçiş tarihlerinin tespit edilmesi, ulusal adres veri tabanı ile

MERNİS veri tabanının ilişkilendirilmesi ve adres bilgilerinin paylaşılmasına ilişkin işlemler

Bakanlıkça yürütülür . Bakanlığın nüfus kütüklerindeki adres kayıtlarını tamamlamak maksadıyla işbirliği talebi kurumlarca karşılanır . Adres standardı, Mahallî İdareler Genel Müdürlüğünün takip ve sorumluluğunda; Genel Müdürlük, Türkiye İstatistik Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü ve ilgili diğer kuruluşlarca ortaklaşa belirlenir . Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü tespit edilen standardın yetkili idareye bildirilmesinden sorumludur . Kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler adres ile ilgili iş ve işlemlerinde adres standardına uymak zorundadır . Bakanlık, adrese ilişkin her türlü bilgiyi kurumlardan istemeye yetkilidir . Kurumlar söz konusu isteğe yirmi gün içinde cevap vermekle yükümlüdür . Faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde diğer adres, yerleşim yeri adresi ile aynı hukuki değere sahiptir . Kurumlar yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alır . 11/ 2/ 1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri saklıdır .”,

6.1 “Bildirim yükümlülüğü ve süresi” başlıklı 50 inci maddesinde “Adres bildiriminde kişilerin

yazılı beyanı esas alınır . Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılır . Adres bildirimi, nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılır . Hizmet alımı ile ilgili başvuru sırasında, Bakanlıkça belirlenen adrese dayalı hizmet sunan kuruluşlara da adres değişikliğine ilişkin beyanda bulunulabilir . Adres bildiriminin, yirmi işgünü içinde yapılması zorunludur… Yetkili idareler adres oluşumuna dayanak teşkil eden yapı belgelerini, belgelerin oluşturulması ile eş zamanlı olarak ulusal adres veri tabanına işlemekle yükümlüdür .”,

6.2 “İdarî para cezaları” başlıklı 68 inci maddesinin c bendinde; “Adres değişikliğini bildirme

yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası, yurt içinde mülkî idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir .”, 7. 22/ 11/ 2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Yerleşim Yeri” başlıklı 19 uncu maddesinde ; “ Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir . Bir kimsenin aynı

6 / 14zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz . Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında

uygulanmaz .”,

7.1 “Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri” başlıklı 20 nci maddesinde “Bir yerleşim

yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır . Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde Türkiye’de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır .”, 8. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun “Tahliye ve yıktırma” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır . Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir .”, 9. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında;

“Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye tarihinden itibaren

Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir .”, aynı maddenin dördüncü fıkrasında;

“Kira yardımı başvuruları; tahliye tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde, Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli alan veya rezerv yapı alanlarında ilgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye yapılır… .”, 10. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğü’nün riskli olarak tespit edilmiş yapılar için hazırlamış olduğu 20/ 01/ 2015 tarihli

Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun “Riskli Olarak Tespit Edilen Konutta İkamet Eden

Maliklerden;” başlıklı 3.1’inci maddesinin g bendinde; “Malikin riskli olarak tespit edilen yapıda ikamet ettiğine ve riskli olarak tespit edilen yapıyı tahliye ettiğine dair eski ve yeni adresini gösteren

İl/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden alınacak, imzalı ve mühürlü Adres Bilgileri Raporu” alınacağı,

10.1 “Kira Yardımı Başvurularında Dikkat Edilecek Diğer Hususlar” başlıklı 5’inci

maddesinin ikinci fıkrasında; “Kira yardımı ödemelerinde riskli yapıda ikamet şartı aranmakta olup, malik, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerinden sadece bu şartı sağlayanlara ödeme yapılacaktır .”, 11. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel

Müdürlüğü’nün riskli olarak tespit edilmiş yapılar için hazırlamış olduğu 15/ 03/ 2017 tarihli

Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun “Riskli Olarak Tespit Edilen Konutta İkamet Eden

Maliklerden;” başlıklı 3.1’inci maddesinin g bendinde; “Malikin, riskli olarak tespit edilen yapıda Yapı Kimlik Numarasının alındığı tarihte ikamet ettiğine ve riskli olarak tespit edilen yapıyı tahliye ettiğine dair eski ve yeni adresini gösteren İl/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden alınacak, imzalı ve mühürlü Adres Bilgileri Raporu” alınacağı, 11.1“Kira Yardımı Başvurularında Dikkat Edilecek Diğer Hususlar” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “2017 yılı Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzu 15.03.2017 tarihinden itibaren geçerli olup, bu tarih itibarı ile yapılan yeni başvurular ve bu tarih itibariyle henüz sonuçlandırılmamış başvurular bu Kılavuz hükümlerine göre incelenir ve sonuçlandırılır .”

7 / 14hükümleri mevcuttur .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edildiğinden, Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın geriye dönük yaptığı inceleme neticesinde başvurana verilmiş olan kira yardımlarının faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiği işlemin iptali ile başvuranın ödemiş olduğu bedel ile faizinin iade edilmesine ve varsa kalan kira yardımı ödemelerine de devam edilmesine yönelik makul sürede işlem tesis edilmesi hususunda hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda , İstanbul İli Kadıköy İlçesi Merdivenköy Mahallesi Ada Parselde bulunan Kat numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu taşınmazı 17/ 01/ 2013 tarihinde satın aldığını ve aldıktan sonra fiilen taşınarak burada ikâmet etmeye başladığını, MERNİS’te kayıtlı olan ikâmetini bu adrese 18/ 03/ 2015 tarihinde aldığını, sonrasında söz konusu taşınmazın riskli yapı olarak kabul edildiğini, buna göre kentsel dönüşüm işlemlerinin 16/ 03/ 2015 tarihinde başladığını, bunun üzerine

Kadıköy Belediyesi’ne yapmış olduğu başvuru neticesinde kira yardımı almaya başladığını, daha sonra Kadıköy Belediyesi tarafından ödenmiş olan kira yardımının faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini, bu bedeli ödediğini fakat Kadıköy Belediyesi’nin yapmış olduğu bu işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; söz konusu işlemin iptali ve ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmektedir .

14. Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ve herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir . Anayasanın 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri, …kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya , insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır ” düzenlemesi ile sosyal devletin sağlanmasında devlete bir takım yükümlülükler getirmiştir . çevreyi geliştirme, sağlığını koruma, kirlenmesini önleme, sağlıklı ve düzenli kentleşmenin sağlanması, şehirlerin özellikleri, çevre şartlarını gözeterek bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyaçlarını karşılayacak tedbirleri almakta bu yükümlülüklerden bir kaçıdır .

15. Söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla bu kapsamda çıkarılan 6306 sayılı

Kanunun gerekçesinde de; “…kanun sayesinde, başta deprem olmak üzere tabii afetler sebebiyle meydana gelmesi kuvvetle muhtemel can ve mal kayıplarının önleneceği, mülkiyet haklarına saygılı, sağlıklı ve düzenli yerleşme, daha az maliyet ile en fazla sosyal faydanın temin edilmesi, kaynakların planlı, sağlıklı ve verimli kullanılması ilkelerinin hayata geçirilmesinin mümkün olacağı; Anılan gerekçede, afet riski altında olduğu kabul edilen yerlerde buralardaki meskenlerin, işyerlerinin ve sanayi tesislerinin yeni alanlara nakledilmesi sayesinde, yerleşme ve yapı emniyeti temin edileceği ve muhtemel can ve mal kayıpları ile iktisadi ve sosyal diğer zararların en aza indirilmesinin mümkün olacağı; ayrıca, hali hazırda yaşanabilirlikten uzak, köhnemiş, can ve mal emniyeti bakımından riskli ve görüntü itibari ile de çirkin olan yapılaşmaların ortadan kaldırılabileceği,

8 / 14estetik yapılar inşa edileceği ve halkın daha sıhhatli ve emniyetli şartlar altında ikametinin temin

edileceği; … “yara sarma” değil de “yara almama” anlayışına dayalı olduğu böylece Anayasadaki

“sosyal hukuk devleti” ilkesinin hayata geçirilmesi için önemli ve etkili bir adım atılması temin edildiği …” hususlarına yer verilerek bu tür yükümlülüklerin sosyal devlet ilkesi gereği olduğunun altı çizilmiştir .(bkz : 20/ 11/ 2017 tarihli ve 2017/ 9418 başvuru numaralı Tavsiye Kararı)

16. 6306 sayılı Kanun ile birlikte riskli alan içinde veya dışında olup da ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen riskli yapılar, standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil edecek şekilde iyileştirilmeye ve yenilenmeye çalışılmaktadır .

17. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da riskli olarak tespit edilen yapılardaki hak sahiplerinin bu iyileştirme ve yenilenme sürecinde oluşabilecek mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla kira yardımı adıyla kişilere finansal destek sağlamaktadır . Bu durum Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18/ 05/ 2016 tarih, 51335456- 506.02.34E . 16912 sayılı yazısında da; ” Kira Yardımı, Bakanlığımızca mevzuatta istenilen şartların mevcudiyeti halinde hibe olarak yapılmakta olup hiçbir suretle kazanılmış hak olarak değerIendirilemeyecektir .” şeklinde belirtilmiştir .

18. Söz konusu kira yardımı hususundaki iş ve işlemler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 6306

Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, maliklere ve kiracılara yapılan kira yardımı ödemeleri ise ilgili Kanununa İlişkin Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslar ile başvuru tarihi kapsamında değerlendirilecek 2015 Yılı Kira Yardımı

Uygulamaları Kılavuzu veya 2017 Yılı Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzu çerçevesinde yapılmaktadır .

19. Yukarıda da belirtilmiş olan mevzuatta kira yardımına hak kazanma koşullarına ilişkin inceleme yapıldığında; 6306 sayılı Kanun’un 5. Maddesinde; anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabileceği belirtilmiş olup kira yardımına hak kazanma koşullarına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır .

20. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin “ Kira Yardımı ve Diğer Yardımlar” başlıklı 16.

Maddesinde ise; anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapıların maliklerine tahliye tarihinden itibaren Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabileceği, yardım süresinin riskli alan dışındaki riskli yapılarda 18 ay, riskli ve rezerv yapı alanlarında ise kira yardımı süresinin

36 ayı geçmemek şartı ile ilgili kurumca belirleneceği, aylık kira bedelinin, Bakanlıkça belirleneceği

ve her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Tüketici Fiyatları Endeksi yıllık değişim oranında güncelleneceği, maliklere, kiracılara ve sınırlı ayni hak sahiplerine, sahip oldukları veya kullandıkları Kanun kapsamındaki bütün yapılardan dolayı kira yardımı yapılabileceği, inşaat halinde olup içinde ikamet edilen yapılarda ise kira yardımı veya faiz desteğinden, sadece inşaat halindeki yapıda ikamet eden malik, kiracı ve sınırlı ayni hak sahibinin faydalanacağı, başvuruların; tahliye tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde, Bakanlıkça belirlenecek bilgi ve belgelere istinaden riskli alan veya rezerv yapı alanlarında ilgili kuruma, riskli alan dışındaki riskli yapılarda ise

Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye yapılacağı, belirlenen riskli alanlarda kira yardımı süresinin yapının tahliye edildiği tarihten itibaren başlatılacağı hüküm altına alınmış olup; bu düzenlemeyle de riskli yapıda oturan ve bu nedenle yapısını tahliye etmek

9 / 14zorunda olan kat maliklerine kira yardımından yararlanabilmeleri için riskli yapı tespit

raporu onay tarihinde riskli yapıda ikamet etmek koşulu aranmamaktadır .

21. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 5. Maddesi ve

Uygulama Yönetmeliği’nin 16. Maddesi hükümlerince riskli olarak tespit edilen yapılardaki hak sahiplerine Belediye Başkanlıklarınca yapılacak olan kira yardımları ile ilgili olarak başvurunun alınmasını, incelenmesini ve ödeme yapılıncaya kadar olan süreci tanımlamak amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20/ 01/ 2015 tarihli 2015 Yılı Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunda; konutu veya işyeri riskli olarak tespit edilen hak sahiplerinin; kira yardımı için riskli yapının bulunduğu ilçe sınırındaki Belediye Başkanlığına başvuru yapacakları, riskli olarak tespit edilen konutta ikamet eden maliklerden; yetkilerce onaylı riskli yapı tespit raporu, tapu belgesi ve taşınmaza ait güncel tapu kaydı, riskli yapı tespit raporunda belirtilen adres ile uyumlu olacak şekilde malik adına kayıtlı (elektrik, su, doğalgaz, telefon hizmetleri ile ilgili) son üç aya ait fatura, malikin riskli olarak tespit edilen yapıda ikamet ettiğine ve riskli olarak tespit edilen yapıyı tahliye ettiğine dair eski ve yeni adresini gösteren İl/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden alınacak, imzalı ve mühürlü adres bilgileri raporu alınacağı, kira yardımı ödemelerinde riskli yapıda ikamet şartı aranmakta olup, malik, kiracı ve sınırlı ayni hak sahiplerinden sadece bu şartı sağlayanlara ödeme yapılacağı, hisse oranının Kira Yardımı Ödemeleri Hak Sahipliği Tablosu’ na yanlış girilmesi ya da buna benzer herhangi bir sebeple hak sahiplerine fazla ödenen bir tutar söz konusu olması halinde fazla ödenen miktarın bir sonraki aydan mahsup edileceği, hak sahibinin kira yardımından vazgeçerek faiz desteğine başvurması durumunda bir sonraki aydan mahsup edilemeyen tutarların ise anapara ve genel hükümlere göre hesaplanacak gecikme zammının hak sahibinden tahsil edileceği düzenlenmiş olup; söz konusu kılavuzda da riskli olarak tespit edilen konutta ikamet eden maliklerden, malikin riskli olarak tespit edilen yapıda ikamet ettiğine ve riskli olarak tespit edilen yapıyı tahliye ettiğine dair eski ve yeni adresini gösteren İl/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden alınacak belge yeterli kabul edilip, riskli yapı tespit raporu onay tarihinde riskli yapıda ikamet etmek koşulu aranmamaktadır .

22. 15/ 03/ 2017 tarihli Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzu’nda ise , riskli olarak tespit edilen konutta ikamet eden maliklerden; riskli olarak tespit edilen yapıda Yapı Kimlik Numarasının alındığı tarihte ikamet ettiğine ve riskli olarak tespit edilen yapıyı tahliye ettiğine dair eski ve yeni adresini gösteren adres bilgileri raporu isteneceği düzenlenmiş olup; söz konusu kılavuzda yapı kimlik numarası alındığı tarihte riskli yapıda ikamet etme koşulunun arandığı görülmektedir .

23. Ancak 2017 Yılı Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzu 15/ 03/ 2017 tarihinden itibaren yapılacak başvurulara uygulanmakta olup, başvuranın 21/ 08/ 2015 tarihinde kira yardımı başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından somut olayda; 20/ 01/ 2015 tarihli 2015 Yılı Kira

Yardımı Uygulamaları Kılavuzu uygulama alanı bulacaktır .

24. Hukuk devleti ilkesinin bir sonucu olan “ idari faaliyetlerin belirliliği ilkesi” gereğince; hukuk devletinde idarenin eylem ve işlemlerinin idare edilenler tarafından önceden tahmin edilebilir olması gerekmekte olup, idare takdir yetkisine sahip olduğu alanlarda dahi bu konuda tam bir serbestiye sahip değildir . İdare bu yetkisini tüzük ve yönetmelik gibi genel kurallarla düzenlemek ve bu düzenlemelere de uymak zorundadır . Anayasa Mahkemesi de 2005/ 5 Esas, 2008/ 93 Karar sayılı

10 / 14ve 17/ 04/ 2008 tarihli kararında; “…Bilindiği üzere, Anayasanın 2 inci maddesinde Devletin temel

nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup , hukuk devletinin temel ilkelerinden biri

“belirlilik”tir . Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir . Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir . Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar . Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar…”

Hususlarına değinmiştir . Dolayısı ile 6306 sayılı Kanun ile yasal zemine oturtularak, daha sonradan çıkarılan düzenleyici işlemlerle yararlanma şartları belirlenen “kira yardımını ödeyip ödememe noktasında idarenin takdir yetkisi bulanmamaktadır . Bu konuda idare; yürürlükteki düzenleyici işlemlere uygun davranarak şartları taşıyan herkese kira yardımı ödemesinde bulunmakla mükelleftir . Yukarıda da açıkça değinilmiş olan mevzuatta riskli yapı tespit raporu onay tarihinde fiilen binada ikamet edenlere kira yardımı yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından, idarenin şikayet başvurucusunun talebini “riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015, Riskli Yapı Tespit Raporu Onay tarihinin ise; 16/ 03/ 2015 olduğu ve adrese Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınılmış olması” gerekçesi ile reddetmesinin yasal bir dayanağının bulunmadığı ayrıca idarenin mevzuatta yer almayan bir şart ileri sürmesinin şikayetçi tarafından öngörülebilir olmadığı yine söz konusu durumun da “idari faaliyetlerin belirliliği ilkesine ” aykırı olduğu tespit edilmiştir . ( bkz : 04/ 08/ 2016 tarihli ve 2016/ 746 sayılı

Tavsiye Kararı)

25. Maliki bulunduğu taşınmazların “Riskli Yapı” olarak tespit edilerek yıkılması nedeniyle 6306 sayılı Yasa ve ilgili Yönetmelik uyarınca yapmış olduğu kira yardım talebinin reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 15/ 01/ 2015 tarih ve 342 sayılı

Olur’uyla hazırlanarak yürürlüğe giren 2015 yılına ait Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun 3. 1., 3.2, 5.1 ve 5.2. maddelerinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin olarak; Danıştay 14. Dairesi 2015/ 2989 Esas, 2016/ 3125 Karar sayılı dosyasında; “6306 sayılı Yasada belirtilen teknik ve hukuki süreç sonunda riskli yapı olarak tespit edilen binaların yıkımı ve tahliyesi konusunda anlaşmaya varan yapıların maliklerine, malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımından yararlanma imkanı getirildiği, ancak bu yardımlardan yararlanabilmek için söz konusu kişilerin yıkılmadan önce yapılarda fiilen ikamet etmeleri gerektiği anlaşılmaktadır . Bu durumda; riskli yapı olarak tespit edilen ve yapılan anlaşma sonucu yıktırılmasına karar verilen yapı maliklerine kira yardımı yapılabilmesi için söz konusu yapıda ikamet etme şartı getiren 2015 yılına ait Kira Yardımı Uygulamaları Kılavuzunun 3.1, 3.2, 5.1 ve 5.2. maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı” hususlarına değinerek kira yardımı ödemelerinde riskli yapıda fiilen ikamet şartı aranmasının hukuka uygunluğunu tespit etmiştir . İlgili 2015 yılına ait kılavuz maddelerinde riskli yapı tespit raporu onay tarihinde riskli yapıda ikamet etmek koşulu bulunmadığından idarenin şikayet başvurucusunun talebini

“riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015, Riskli Yapı Tespit Raporu Onay tarihinin ise; 16/ 03/ 2015 olduğu ve adrese Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınmış olması ” gerekçesi ile

11 / 14reddetmesinin ilgili Danıştay Kararı gereğince yerinde olduğu iddiasında da tutarlılık

bulunmamaktadır .

26. İdarenin “ ’ nun “Kira Yardımından Yararlandırılmama” İşlemi İle İlgili olarak, Ada, Parseldeki riskli binanın, riskli yapı kimliğini kazandığı tarih olan 16/ 03/ 2015 tarihinde adı geçene ait İli/İlçe Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünden almış olduğu

Adres Bilgileri Raporu Belgesinde Riskli Yapı Tespit Onay tarihinde Cumhuriyet Mahallesi, Derviş

Eroğlu Caddesi, Bizimkent Sitesi, Daire , Beylikdüzü/İSTANBUL adresinde ikamet ettiği, riskli olan; Merdivenköy Mahallesi . Çavuşkuşu Sokak No D eki riskli yapıya 18/ 03/ 2015 tarihinde geldiği Riskli Bina Tespit Raporu Onay tarihinde riskli yapıda ikamet etmediği” iddiasına ilişkin olarak; Somut olayda; başvurcunun; söz konusu taşınmazı 17/ 01/ 2013 tarihinde satın aldığı ve aldıktan sonra fiilen taşınarak burada ikâmet etmeye başladığı, MERNİS’te kayıtlı olan ikâmetini ise bu adrese 18/ 03/ 2015 tarihinde aldığı, söz konusu durumun başvurucunun 28/ 04/ 2017 ve 14/ 05/ 2017 tarihli her iki başvurusunda da sunmuş olduğu başvuru belgelerinin ekinde yer alan 18/ 11/ 2014, 18/ 12/ 2014, 18/ 02/ 2015 tarihli PRONET güvenlik hizmeti faturaları, 16/ 03/ 2015, 15/ 01/ 2015, 17/ 11/ 2014,16/ 02/ 2015,15/ 12/ 2014, 15/ 10/ 2014, 15/ 09/ 2014, 20/ 08/ 2014, 21/ 07/ 2014, 20/ 06/ 2014 tarihli TTNET faturaları, 12/ 08/ 2014 işlem tarihli TTNET-ADSL Tahsilatı

Makbuzu, 20/ 03/ 2013 tarihli Doğalgaz Kullanım Sözleşmesi, 20/ 03/ 2014 işlem tarihli İİGDAŞ

Doğalgaz Ödemesi Tahsilatı, 20/ 03/ 2013 tarihli İSKİ Yenileme Mukavelesi, 20/ 03/ 2013 tarihli

AYEDAŞ Elektrik Tüketim Abonelik Sözleşmesi, 14/ 03/ 2014, 13/ 05/ 2014, 14/ 07/ 2014, 13/ 10/ 2014, 18/ 11/ 2014, 17/ 12/ 2014, işlem tarihli Elektrik Ödemesi Tahsilatı Makbuzları, 12/ 08/ 2014 işlem tarihli D-Smart Ödemesi Tahsilatı Makbuzu, 23/ 07/ 2014, 29/ 09/ 2014, işlem tarihli İSKİ Fatura

Ödemesi Makbuzu, 25/ 11/ 2014 işlem tarihli İGDAŞ Doğalgaz Ödemesi Tahsilatı Makbuzu ile de sabit olduğu, nitekim; hayatın olağan akışında orta seviyeli, makul, dürüst bir kimsenin oturmadığı bir evde elektrik, su, doğalgaz tüketemeyeceği, D-Smart üzerinden televizyon izleyemeyeceği, internet hizmeti, elektronik güvenlik hizmeti almayacağı, dikkate alındığında da bu durumun sabit olduğu anlaşılmaktadır .

27. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendinin

“Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere 50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası , yurt içinde mülkî idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir .” Hükmü gereğince yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmeyen kişilere idari para cezası verilmesi öngörülmüştür . Dolayısı ile başvurucunun bildirim yükümlülüğü sürelerine uymayarak MERNİS kaydını geç taşınmış olması 6306 sayılı Kanun kapsamında getirilmiş olan kira yardımı hakkından yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir .

28. Bütün bu hususların yanında idarenin kira yardımında riskli yapı tespit raporu onay tarihinde kişinin riskli yapıda ikamet etmesi şartını esas aldığı bir an için kabul edilse dahi söz konusu taşınmazı 17/ 01/ 2013 tarihinde satın aldığı ve aldıktan sonra fiilen taşınarak burada ikâmet etmeye başladığı, MERNİS’te kayıtlı olan ikâmetini ise bu adrese 18/ 03/ 2015 tarihinde aldığı dikkate alındığında; başvurucunun riskli yapı tespit raporu onay tarihinde de riskli yapıda ikamet etme şartını taşıdığı anlaşılmaktadır .

29. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sosyal devlet ilkesi ve sosyal devlet ilkesinin

12 / 14gereği olarak çıkarıldığı gerekçesinde de önemle altı çizilen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki

Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve bu Kanun kapsamında, maliklere ve kiracılara yapılan kira yardımı ödemeleri ile ilgili Kanununa İlişkin Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslar ile başvuru tarihi kapsamında değerlendirilecek 2015 Yılı Kira Yardımı Uygulamaları

Kılavuzu ilgili hükümleri , idari faaliyetlerin belirliliği ilkesi, başvurucunun söz konusu taşınmazı 17/ 01/ 2013 tarihinde satın aldığı ve aldıktan sonra fiilen taşınarak burada ikâmet etmeye başladığının sunulan faturalardan anlaşıldığı, MERNİS’te kayıtlı olan ikâmetini ise bu adrese 18/ 03/ 2015 tarihinde aldığı , dikkate alındığında; Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın geriye dönük yaptığı inceleme neticesinde “riskli yapıya taşınma tarihinin 18/ 03/ 2015, Riskli Yapı

Tespit Raporu Onay tarihinin ise; 16/ 03/ 2015 olduğu ve adrese Risk Yapı Onay tarihinden sonra taşınılmış olması ” gerekçesi ile başvurana verilmiş olan kira yardımlarının faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiği işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirm e 30. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kadıköy Belediye

Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, ancak konuya ilişkin olarak 2017/ 5086 sayılı dosya kapsamında 30/ 05/ 2017 tarihli Gönderme Kararımız üzerine Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın başvurana süresi içinde cevap vermeyerek makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, bu ilkelere uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VI. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Kadıköy Belediye Başkanlığı’nın geriye dönük yaptığı inceleme neticesinde başvurana verilmiş olan kira yardımlarının faizi ile birlikte geri ödenmesinin talep edildiği işlemin iptali ile başvuranın ödemiş olduğu bedel ile faizinin iade edilmesine ve varsa kalan kira yardımı ödemelerine de devam edilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için KADIKÖY

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Kadıköy Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Tavsiye Kararının BAŞVURAN VEKİLİNE, KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve

ÇEVRE Ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine;

13 / 14Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi