|
ÖZET: Başvuran, Çevre Mühendisleri Odası’na 2016 yılında üye olmuş, ancak mesleğini icra etmediğini ve Oda’nın hizmetlerinden faydalanmadığını belirtmiştir. 2019 yılında aidat borcunun ödenmesi gerektiği yönünde bir uyarı almış, ardından aidatını ödeyip istifa talebinde bulunmasına rağmen, Oda üyeliği iptal edilmemiştir. Oda, başvuranın iş güvenliği uzmanlığı yaptığı gerekçesiyle istifasını reddetmiştir. Ancak başvuran, iş güvenliği uzmanı olmanın mühendislik diplomasına bağlı olmadığını ve bu nedenle Oda üyeliğinden ayrılmak istediğini ifade etmiştir.
Çevre Mühendisleri Odası, başvuranın istifa talebini, ilgili mevzuat gereği çevre mühendisliği diplomasına sahip olmanın mesleki faaliyet için gerekli olduğunu belirterek reddetmiştir. Ancak, başvuranın iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olduğu ve Oda’nın sunduğu hizmetlerden yararlanmadığı tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabul edilmesi gerektiği yönünde bir tavsiye kararı vermiştir. Ayrıca, aidat borçlarının ödenmesi şartının yasal bir dayanağı olmadığına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın Çevre Mühendisleri Odası’ndan ayrılma talebinin kabul edilmesi gerektiği ve bu süreçteki yönetmeliklerin gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, hukukun eşitlik ilkesine ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım sergilemektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/8300-S.20.12911
BAŞVURU NO : 2019/22521
KARAR TARİHİ : 01/06/2020
TAVSİYE KARARI
ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞI
Başvuranın Oda üyeliğinden istifasının kabul edilmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 2016 yılında üniversiteden mezun olur olmaz Çevre Mühendisleri Odasına üyelik kaydı yaptırdığın, ancak üye olduğu tarihten itibaren mesleğini icra etmediğini ve Çevre
Mühendisleri Odasının imkanlarından faydalanmadığını, 2019 yılında gönderilen bir e-posta mesajıyla “birikmiş aidat bedelinin ödenmesinin, yoksa icra takibine başlanacağının” bildirildiğini, 2019 yılında son 3 yıllık aidat borcunu ödemesine ve gerekli evraklarla birlikte odadan ayrılma dilekçesi vermesine rağmen “Ocak 2018 yılından beri yapmakta olduğu iş güvenliği uzmanlığı mesleğini Çevre Mühendisi olduğu için icra edebildiği” ifade edilerek üyeliğinin iptal edilmediğini, ancak iş güvenliği uzmanlığı için mühendis olma zorunluluğu bulunmadığını, bu nedenle odaya kayıt şartı aranmadığını, İş Güvenliği Uzmanı olarak Çevre
Mühendisliği mesleğini icra etmediğini belirterek, üyelikten ayrılma dilekçesi tarihi itibariyle
Oda üyeliğinden ayrılmasının sağlanmasını ve bu tarih itibariyle aidat tahakkuk ettirilmemesini, ayrıca icra takibi başlatılacağına ilişkin bildirimlerin sadece e-posta ile yapılmasının uygun olmadığını ifadeyle bu bildirimlerin yazılı olarak yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 27/01/2020 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çevre Mühendisleri
Odası Başkanlığı’nın 12/03/2020 tarih sayılı cevabi yazısında özetle:
2.1. Odaya üye olmak için başvuran Yeşim Aydın’a 23/06/2016 tarihinde üye sicil fişi doldurtularak “Oda Kanun Tüzük ve Yönetmelik hükümlerine uyacağı” beyanı ile imzasının alındığı, Oda Yönetim Kurulu tarafından üyeliğinin onaylandığı, 17/06/2016 ve 19/09/2019 tarihleri itibariyle toplamda 625 TL’lik ödeme ile 2019 yılı Eylül ayı dahil olmak üzere aidat yükümlülüğünü yerine getirdiği, 25/09/2019 tarihli dilekçesi ile Oda üyeliğinden istifa talebini dile getirdiği, Oda tarafından gönderilen resmi yazı ile Oda Yönetim Kurulu’nun 26/09/2019 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu toplantısında üyenin Sosyal Sigortalar Kurumu Hizmet
Dökümü incelenerek İş Sağlığı Güvenliği Uzmanlığı yaptığı gerekçesiyle istifa talebinin reddedildiği, 2.2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre, İş Güvenliği Uzmanının “Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere
Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı” olarak tanımlandığı, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri
Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; iş Güvenliği Uzmanı olmak için mühendis veya mimarlık fakültesi mezunu, fen edebiyat fakültesi Fizik, Kimya, Biyoloji bölümü mezunu, teknik öğretmenler ve iş sağlığı güvenliği programı mezunu olmanın ön koşul olarak belirlendiği, 2.3. 14.02.2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren TMMOB Çevre
Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin “Üyelik” başlıklı 7 nci maddesinde ise; “Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler, mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek, kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır.” denildiği, 2.4. Başvuranın “istifa dilekçesi tarihi itibariyle Oda üyeliğinden istifasının sağlanması ve bu tarih itibariyle aidat tahakkuk ettirilmesi” ile ilgili talebinin yukarıdaki Yönetmelik maddeleri hükümlerine aykırı olması sebebiyle gerçekleştirilemediği, 2.5. Başvuran tarafından; Çevre Mühendisliği Diploması dışında farklı bir meslek diploması ile (mimarlık fakültesi, fen edebiyat fakültesi Fizik, Kimya, Biyoloji bölümü, teknik öğretmen ve iş sağlığı güvenliği programı mezunu) İş Güvenliği Uzmanlığı mesleğinin icra edildiğinin belgelenmesi ve Odaya ibraz edilmesi halinde durumunun tekrar değerlendirmeye alınarak gerekli iş ve işlemlerin gerçekleştirileceği, Hususlarının ifade edildiği ve konuya ilişkin belge örneklerinin gönderildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi:
“(1) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye
Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 3.2. “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 20/06/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının; 5.1. (f) bendinde “Bu Kanunun uygulanmasında… İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder”, 5.2. (s) bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını… ifade eder”, 6. 27/01/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Kanunu’nun; 6.1. 30 uncu maddesinde “Her türlü oda aidatı ile diğer para cezalarını tebliğ gününden itibaren otuz gün içinde mensup oldukları odaya ödemiyenler hakkında İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre takibat yapılır.” 6.2. 33 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihdisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”, 6.3. 38 inci maddesinde “Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmiyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki faaliyetten menedilirler.”, 7. 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “İş Güvenliği
Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’in
“Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin; 7.1. (f) bendinde; “İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere
Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı…ifade eder,” 7.2. (ı) bendinde; “Teknik eleman: Teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını… ifade eder”, 8. 02/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği’nin; 8.1. “Üyelerin Yıllık Ödenti Yükümlülüğü” başlıklı 99 uncu maddesinde “ (1) Yıllık ödenti, üyelerden, Odasının vereceği karara göre peşin olarak ya da eşit taksitlerle alınır. (2) Geçmiş yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır. (3) Her türlü ödenti ile öteki para cezalarını, yazılı bildirim tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde bağlı bulundukları Odaya ödemeyenler hakkında, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre kovuşturma yapılır…”, 8.2. “Üyelik ile İlgili Temel Hükümler” başlıklı 109 uncu maddesinde; “a) Türkiye’deki mühendis, mimar ve şehir plancıları, mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yaptırabilmek için, meslek disiplininin ilgili olduğu Odaya kaydolmak ve kimlik belgelerini her yıl onaylatarak, üyeliklerini korumak zorundadırlar.”, 8.3. “Oda Üyeliğini Sürdürme Zorunluluğu” başlıklı 110 uncu maddesinde; “Diploma ya da ruhsatname almak suretiyle, Türkiye’de mesleklerini uygulayabilecek duruma gelmiş olan mühendis, mimar ve şehir plancıları, hemen meslek ya da uğraşı konuları ile ilgili bir Odaya başvurarak kaydolmak ve bir kimlik belgesi almak zorundadırlar. Oda kimlik belgesi almayanlar ya da üyelik görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediği için ya da başka disiplin nedenleriyle, kimlik belgesi yenilenmemiş ya da onaylanmamış olanların, mesleklerini uygulamaları yasaklanır. 109 uncu maddedeki istisnai hükümler saklıdır.”, 8.4. “Üyelikten Ayrılma” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, yedek subaylık ve erlik hariç olmak üzere silahlı kuvvetler mensubu olan ya da kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler; bu durumu bağlı olduğu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek, gerektiğinde belgelemek, Oda
Kimlik belgesini geri vermek ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek koşuluyla, Odadan ayrılabilirler. 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve bu ana yönetmelik hükümleri bundan sonra bu kişiler için uygulanmaz. İlgili kanunlar ve bu Ana Yönetmelikteki istisnai hükümler saklıdır.”, 9. 14/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar
Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin; 9.1. “Odanın amaçları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Oda; yurt ve dünya ölçeğinde, toplum ve kamu yararı doğrultusunda, çevre mühendisliği mesleği ve çevre mühendislerine ilişkin
olarak başlıca amaçları şunlardır:
… c) Üye/ meslektaş açısından;
1) Çevre ve çevre mühendisliği konusundaki gelişmeleri tartışmaya açarak; kamuoyuna ve
meslektaşların ilgisine ve bilgisine sunmak,
2) Üyelerin öğrenim sonrası gelişimleri ile ilgili çalışmalar yapmak, kurumsal ve uygulamaya
yönelik olarak bilgi birikiminin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla yayın, öğretim, eğitim, proje, seminer, sempozyum, kongre ve benzeri çalışmalar yapmak ve çalışmalara katılmak,
3) Mesleğe ilişkin yayın, kitap, dergi, elektronik yayın, şartname, iç düzenleme ve standartların
yayını ve satışı yoluyla üyelere aktarımını sağlamak, etkinlik ve benzeri üretimlerini süreli ve süresiz yayınlar ile çeşitli iletişim yollarıyla üyelere ve kamuoyuna duyurmak,
4) Çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak, bu alanda faaliyet gösteren kişi ve
kuruluşların kanuni düzenlemeler doğrultusunda çalışmalarını tescil etmek, denetlemek, izlemek ve buna ilişkin belge, ödül, uyarı, ceza ve benzeri iş ve işlemlerde bulunmak,
5) Mesleğin uygulanması sürecinde üyelerin karşılaşacakları kanundışı ve haksız her türlü
davranışa karşı önlemler almak ve yargı yoluna başvurmak, taraf olmak, bilirkişilik, eksperlik, danışmanlık ve benzeri hizmetlerde bulunmak,
6) Çevre mühendislerinin çalışma olanaklarının arttırılması ve mesleki etkinliğin sağlanması
amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarla ilişki kurmak; ülkenin çevre mühendisliği hizmetlerine dair nitel ve nicel ihtiyaçlarını gözeterek, eğitim ve öğretim kurumlarına plan ve program önerilerinde bulunmak,
7) Sayılan amaçların gerçekleştirilmesi sürecinde ülke düzeyinde Şube, Bölge, İl ve İlçe
Temsilcilikleri kurmak, temsilciler belirlemek, bilirkişiler ve mesleki denetim görevlileri belirlemek, çevre mühendisliğine ve Oda faaliyetlerine ilişkin araştırma merkezi, eğitim merkezi, laboratuar gibi teknik birimler ile kongre ve sempozyum düzenleme kurulu, oda yayın danışma kurulu gibi organlar oluşturmak, bilim danışmalar kurulu gibi akademik çalışma grupları tesis etmek, üyelere yönelik sosyal ve kültürel çalışmalar yapmak amacıyla kütüphane, müze, lokal gibi gerekli mekanlar oluşturmak.” 9.2. “Üyelik” başlıklı 7 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olup, 3458 sayılı
Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun hükümlerine göre mühendislik mesleğini yürütmeye yetkili; yurtiçi ya da yurtdışındaki denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş çevre mühendisliği fakülte ya da bölümlerinden mezun olarak çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip; mühendisler, mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmek ve mesleki öğretim yapan kuruluşlarda çalışabilmek için Odaya kayıtlı olmak ve üyeliğin gereklerini yerine getirmek, kimlik bilgilerini onaylatarak üyeliklerini korumak zorundadır.” 9.3. “Üye yükümlülükleri” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Odaya kayıt olan üyeler; …
d) TMMOB ve yetkili Oda kurullarınca belirlenen yıllık ödentilerinin zamanında ödenmesiyle ve ödeme belgelerinin üyeye ait kopyalarının saklanması ile yükümlüdür, e) Odaya bildirdikleri üyelik bilgilerinin doğru olmasından sorumludur, f) Üye kimlik kartını, kimlikte yer alan bilgilerden en az birinin değişmesi sonrasında bir (1) ay içerisinde değişikliğin belgesi ile yazılı olarak bağlı bulundukları Oda birimine bildirmek, bilgilerin değişmemesi durumunda ise beş (5) yılda bir, yeni üye kimlik kartı almak zorundadır.
Üyelerin bilgileri güncellenmemiş olan ve son kullanma tarihini geçen kimlik belgesi geçersizdir, bu durumun sebep olacağı tüm hukuki ve mali sorumluluk üyeye aittir.
g) Adres değişikliklerini bir (1) ay içerisinde Odaya bildirmekle yükümlüdür.”
9.4. “Üyelik Vasfının Kaybolması” başlıklı 11 inci maddesinin b fıkrasında; “(Değişik:
RG-04/03/2020-31058) Herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyen, kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu iktisadi kuruluşlarında asli ve sürekli görevde çalışırken üyelikten ayrılmak isteyen üyeler, bu durumu Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmek ve belgelemek, Oda üye kimlik kartını geri vermek ve o tarihe kadar olan üyelik ödentilerinin tümünü ödemek koşuluyla ayrılabilir.” 9.5. “Üye ödentileri” başlıklı 13 üncü maddesinde; “a) (Değişik:RG-04/03/2020-31058) Üyelik ödentileri ve üyelik ile ilgili tüm ücretler, mevcut olanak ve koşullara göre TMMOB`un belirleyeceği ve/veya önereceği tavan rakamdan daha yüksek olmamasına dikkat edilerek, Oda Genel Kurulu tarafından veya Oda Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Geçmiş yıllara ait üye ödentisi, borcun ödendiği tarihteki üye ödentisi miktarı üzerinden alınır. Üye yıllık ödentisi üyelerden peşin ya da Oda Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslara göre taksitler halinde alınabilir.
b) (Değişik:RG-04/03/2020-31058) Oda Genel Kurulu ya da Oda Genel Kurulunca yetkilendirilen Oda Yönetim Kurulu, yeni üye kaydı sırasında bir defaya mahsus olmak üzere üye kayıt ücreti alınmasını kararlaştırabilir ve bu ücreti belirleyebilir, bu ücrete üye kimlik bedeli dahil olur. Aynı koşullarda kimlik yenileme işlemleri için kimlik bedeli alınmasını kararlaştırabilir ve Oda Yönetim Kurulu bu ücreti belirleyebilir.
…
ğ) (Değişik:RG-04/03/2020-31058) Tüm Oda alacaklarının tahsilatında gerekli işlemler yapıldıktan sonra başkaca bir yol kalmaması durumunda 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanır.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 11. Başvuran (1) numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Çevre Mühendisleri Odası’na biriken aidat borcunu ödeyerek istifa talebinde bulunmuş olmasına rağmen “yapmakta olduğu İş
Güvenliği Uzmanlığı mesleğini Çevre Mühendisi olduğu için icra edebildiği” gerekçesiyle üyeliğinin iptal edilmediğini, Odaya üye olduğu tarihten itibaren Odanın sunduğu hiçbir hizmetten yararlanmadığını, ayrıca aidat borçlarına ilişkin bildirimin sadece e-posta ile yapılmasının usule uygun olmadığını belirterek Oda üyeliğinden istifasının sağlanmasını ve bu tarih itibariyle aidat tahakkuk ettirilmemesini talep etmektedir.
12. Başvuranın Oda üyeliğinden ayrılmak üzere istifa dilekçesi ile birlikte İş Güvenliği
Uzmanlığı yaptığına dair kanıtlayıcı dokümanlar sunduğu, mezuniyetinden itibaren Çevre
Mühendisliği mesleğini icra etmediğini beyan ettiği ve aidat borcunun tamamını ödediği tespit edilmiştir.
13. Çevre Mühendisleri Odası tarafından başvuranın oda üyeliğinden ayrılma yönündeki talebinin; TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin, çevre mühendisliği lisans diplomasına sahip mühendislerin mesleklerinin gerektirdiği işlerle uğraşabilmelerini Odaya kayıtlı olma ve üyeliklerini koruma mecburiyetine bağlayan 7 nci maddesi; 6331 sayılı İş
Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndaki iş güvenliği uzmanlığı tanımında yer alan “iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip … mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları” ifadesi ve İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelik’in 4 üncü maddesinde yer alan “iş güvenliği uzmanlığı için mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunu …” olmanın ön koşul olarak belirlendiği hüküm çerçevesinde değerlendirilerek reddedildiği, iş güvenliği uzmanı olarak görev yaparken Çevre
Mühendisliği Diploması dışında farklı bir meslek diploması ile iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin icra edildiğinin belgelenmesi ve Odaya ibraz edilmesi halinde durumunun tekrar değerlendirileceğinin bildirildiği görülmüştür. Odanın başvurana verdiği ret cevabında ise başvuranın iş güvenliği uzmanı olarak görev yaparken “çevre mühendisliği mesleğini” ifa ettiği belirtilerek üyelikten istifasının kabul edilmediği anlaşılmıştır.
14. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre, İş Güvenliği Uzmanı “Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik eleman” olarak tanımlanmıştır.
15. İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında
Yönetmelik’in 4 üncü maddesinin (f) bendinde; iş güvenliği uzmanının iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı, (ı) bendinde ise; teknik elemanın teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını ifade ettiği belirtilmiştir.
16. Bu doğrultuda; mühendislik ve mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunlarının yanı sıra
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş
Kurumunda görev yapan ve çalışma hayatını denetleyen müfettişler, teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip kişiler ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans ve ön lisans mezunlarının teorik ve uygulamalı olmak üzere belli bir eğitim programına tabi tutularak iş güvenliği uzmanlığı belgesine haiz olmak şartıyla söz konusu mesleği icra edebildikleri anlaşılmıştır.
17. Bu konuda yapılan benzer bir başvuruda verilen 11/11/2019 tarihli ve 2019/9996
başvuru sayılı Tavsiye Kararında aşağıdaki değerlendirme ve tespitlere yer verilmiştir:
18. “Belirtilen mevzuat doğrultusunda, iş güvenliği uzmanlığı belgesi edinmek isteyen mühendislik fakültesi mezunlarının ancak ilgili eğitime katılmaları ve sınavda başarılı olmaları halinde bu mesleği icra edebildikleri, mesleğin icrasında tüm mühendislik dallarında ortak olan ve lisans eğitimi sırasında edinilen bilgi birikiminden istifade edildiği anlaşılmakta birlikte, kişilerin iş güvenliği uzmanlığı mesleğini yürütürken doğrudan mühendislik mesleğini icra ettiklerini değerlendirmenin uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. İlgili Yönetmelik hükümleri uyarınca iş güvenliği uzmanlığı mesleğini fiilen ifa edebilme nitelikleri göz önünde bulundurulduğunda iş güvenliği uzmanlığının yalnızca mühendislik mesleğinin icrasıyla yerine getirilebilen bir meslek olmadığı ve mühendislik mesleği dışında nitelikleri haiz kişilerce de yerine getirilebildiği nazara alınarak Çevre Mühendisleri Odasının iş güvenliği uzmanı olarak çalışırken çevre mühendisliği mesleğini icra ettiği yönündeki değerlendirmesini yaparken
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin 7 inci maddesinin lafzını maddenin amacını aşar biçimde geniş yorumladığı sonucuna varılmıştır.
19. Öte yandan, 07/02/2005 tarih ve 25727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 6 ncı maddesinde
Çevre Mühendisleri Odasının amaçları sıralanmış olup, maddenin incelenmesinden söz konusu amaçların çevre ve çevre mühendisliği konusunda gelişmeleri tartışmaya açarak kamuoyuna ve meslektaşların bilgisine sunmak, üyelerinin bilgi birikimini arttırıcı seminer, kongre vb.
çalışmalar yapmak, mesleğe ilişkin yayınlarda bulunmak, çevre mühendisliği hizmetlerine ilişkin olarak kişi ve kuruluşların çalışmalarını tescil etmek ve denetlemek ve benzeri hedeflere yönelik olduğu görülmektedir. … Hâlihazırda iş güvenliği uzmanlarına yönelik olarak münhasıran kurulmuş bir Odanın mevcut olmadığı ve başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olduğundan, Çevre Mühendisleri Odasının kuruluş amaç ve niteliklerinden fayda sağlamadığı göz önüne alındığında, başvuranın Oda üyeliğini devam ettirmeye ve aidat ödemeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı anlaşılmıştır.
20. Diğer taraftan, Çevre Mühendisleri Odasına üye olan başvuran iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin icrası gereği Oda tarafından sunulan hiçbir hizmetten faydalanmadığını ifade etmiştir. Bu doğrultuda, daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil iken daha önce çeşitli nedenlerle
Odaya üye olan iş güvenliği uzmanlarının Oda üyeliğinden ayrılışlarına cevaz verilmemesinin
Devlet organlarının ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduklarını düzenleyen Anayasa’nın 10 uncu maddesi ile çeliştiği değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi E. 2005/28 K. 2008/122 sayılı Kararında; “Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen “yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır…” ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu kararda aynı durumda bulunan kişilerden bir kısmına farklı kurallar uygulanmasının eşitlik ilkesinin ihlaline neden olduğu değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, aynı hukuksal duruma sahip olarak iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan çevre mühendislerinin Oda üyeliğinden ayrılışına izin verilmemesinin eşitlik ilkesinin ihlaline sebep olduğu sonucuna varılmıştır.” 21. Öte yandan, Oda üyeliğinin sonlandırılmasının Odaya olan aidat borçlarının ödenmesi şartına bağlanması da hukuka uygunluk bakımından ayrıca tartışılması gereken bir husustur.
22. Anayasanın 135 inci maddesinde; “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir.” hükmü düzenlenmiştir.
23. Söz konusu hüküm uyarınca, meslek kuruluşları ancak kanunla kurulabilmekte ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak idari yapı altında yer almaktadır. Bu çerçevede, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu kapsamında mühendislik ve mimarlık mesleğini icra eden kişiler bakımından Oda üyeliğinin zorunlu tutulmakta olduğu, TMMOB
Odalarının mesleki denetim, disiplin ve diğer bazı konularda kamusal yetkilerle donatıldıkları, üyelere yönelik faaliyet ve hizmetlere ilave olarak bu kuruluşlara kamusal nitelikteki bazı görev, yetki ve sorumluluklar yüklendiği, üyelerinden ve hizmet sundukları diğer kesimlerden gelir tahsil etme yetkilerinin olduğu görülmektedir.
24. Anılan madde metninde üyelikten ayrılmaya yönelik bir düzenleme yer almadığı, yalnızca kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmayacağı hükmünün düzenlendiği görülmektedir.
25. Oda üyeliğinden ayrılmaya ilişkin hükümlere, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
Ana Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesinde ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre
Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde yer verildiği görülmektedir.
Yönetmeliklerde herhangi bir nedenle mesleki etkinliğini sürdürmek istemeyenlerin bu durumu
Oda Yönetim Kuruluna yazılı olarak bildirmeleri, belgelemeleri, Oda üye kimlik kartını geri vermeleri ve o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek şartıyla Oda üyeliğinden ayrılabilecekleri düzenlenmiştir.
26. Kurumumuzca daha önce verilen 23/08/2017 tarih ve E.9970 sayılı Tavsiye Kararı, 13/11/2018 tarih ve E.18880 sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı, 13/03/2019 tarih ve E.6693 sayılı Tavsiye Kararı, 02/04/2019 tarih ve 2019/24 sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen
Ret Kararı ve 20/04/2020 tarihli ve S.20.10048 sayılı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret
Kararı’nda; hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, 6235 sayılı Kanun’da Odalara olan üyelikten ayrılmaya dair hiçbir düzenlemenin bulunmadığı, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına olan üyeliğin ve bu üyeliğin sonlandırılmasının bireye tanınmış bir hak olduğu ve bu hakkın sınırlandırılmasının da yine bir kanunla gerçekleştirilmesi gerektiği, Oda üyeliğinin sonlandırılmasının Odaya olan aidat borçlarının ödenmesi şartına bağlanmasının ve bu şartın ilgili Kanunla değil 8 ve 9 numaralı paragraflarda belirtilen Yönetmeliklerle getiriliyor olmasının hukuka aykırı olduğu, aidat borçlarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri gereğince icra takibi yapılması mümkünken aidat borçlarının ödenmemesi durumunda oda üyeliğinden istifa etmenin yasaklanmasının istifa müessesinin amacıyla bağdaşmayacağı ve söz konusu hüküm ile mesleğin icrasını gerektirecek işlerde çalışmamanın anlamsız kaldığı, mesleği ile ilgili işlerde çalışmıyor olmalarına rağmen aidat borcu nedeniyle kişilerin istifasının mümkün olamadığı ve borcun her ay işlemeye devam ettiği, bu itibarla söz konusu hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
27. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar doğrultusunda sonuç olarak, başvuranın yapmakta olduğu işinde Çevre Mühendisliği mesleğini ifa ettiği yönündeki iddianın hukuken yerinde olmadığı, farklı lisans bölümlerinde mezun ve farklı meslekleri icra etme hakkına sahip kişilerin iş güvenliği uzmanlığı eğitimi almaları şartıyla iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra edebildiği dikkate alındığında iş güvenliği uzmanlığı mesleğinin mühendislik mesleğinin ya da dosya özelinde çevre mühendisliği mesleğinin icrası olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla başvuranın çevre mühendisliği mesleğine yönelik olarak Oda tarafından sunulan hizmetlerden fayda sağlamadığı ve bu nedenle Oda üyeliğini devam ettirmeye ve aidat ödemeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığı, herhangi bir Odaya üye olmadan iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine zorlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil iken daha önce çeşitli nedenlerle Odaya üye olan iş güvenliği uzmanlarının Oda üyeliğinden ayrılışlarına izin verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, belirtilen gerekçelerle başvuranın üyelikten ayrılma talebinin kabul edilmesi gerektiği, aksinin hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı; ikinci olarak Türk
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ana Yönetmeliği’nin 114 üncü maddesi ile
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 11 inci maddesinde istifa şartı olarak hüküm altına alınan “o tarihe kadarki üyelik ödentilerinin tamamını ödemek” koşulunun yasal dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere
“kanunilik”, “eşitlik” ve “ayrımcılığın önlenmesi” ilkelerine ve başvuranın dilekçesine verilen cevabi yazıda “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
29. Öte yandan, başvuran icra takibi başlatılacağına ilişkin bildirimlerin sadece e-posta ile yapılmasının uygun olmadığını ifadeyle bu bildirimlerin yazılı olarak yapılmasını talep etmiştir.
30. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin
10 uncu maddesinde Odaya kayıt olan üyelerin yıllık ödentilerinin zamanında ödenmesiyle
yükümlü olduğu, Odaya bildirdikleri üyelik bilgilerinin doğru olmasından sorumlu olduğu, üye kimlik kartında yer alan bilgilerden en az birinin değişmesi sonrasında bir (1) ay içerisinde değişikliğin belgesi ile yazılı olarak bağlı bulundukları Oda birimine bildirmek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
31. Anılan Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin (ğ) fıkrasında ise “Tüm Oda alacaklarının tahsilatında gerekli işlemler yapıldıktan sonra başkaca bir yol kalmaması durumunda 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanır.” denmektedir.
32. Belirtilen hükümler kapsamında; başvuranın Odaya üye olduğu süre boyunca ödentilerini düzenli ödemekle ve bilgilerinde değişiklik olduğu takdirde bunu zamanında Odaya bildirmekle yükümlü olduğu açık olmakla birlikte, e-posta adreslerinin kolayca değişebileceği, aktif olarak kullanımının azalabileceği ya da kişilerce unutulabileceği gibi hayatın olağan akışı içinde sıkça karşılaşılan durumlar dikkate alınarak, üyelerce ödentilerin düzenli ödenmediği durumlarda Oda tarafından yapılacak hatırlatmaların gözden kaçmaması amacıyla, tebligatların üyelerin güncel adreslerine yazılı olarak yapılmasının üst paragrafta yer verilen Yönetmelik hükmüyle ve iyi yönetim ilkelerinden “nezaket” ve “kazanılmış hakların korunması” ilkeleriyle daha uyumlu olacağı, bu amaçla uygulamanın tekrar gözden geçirilebileceği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
33. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuranın Çevre Mühendisliği mesleğini ifa ettiği yönündeki iddianın yerinde olmadığı, Odanın sunduğu hizmetlerden fayda sağlamadığı ve daha önce herhangi bir Odaya üye olmayan ve iş güvenliği uzmanlığı mesleğini icra etmekte olan mühendislik fakültesi mezunlarını Oda üyeliğine ve bu kapsamda aidat ödemeye zorlayan herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu haliyle uygulamanın hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçeleriyle başvuranın Oda üyeliğinden ayrılma talebinin kabul edilmesi hususunda TÜRK MÜHENDİS
VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
İstifa şartı olarak öngörülen üyelik ödentilerinin ödenmiş olması şartının yasal dayanaktan yoksun olması gerekçesiyle yönetmelik hükümlerinin gözden geçirilmesi hususunda TÜRK
MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA VE TÜRK
MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası Başkanlığı ve Türk
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odası
Başkanlığı’na ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi