ÖZET: Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen malik, genel hukuk hükümleri çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir. Ancak, Yapı Kayıt Belgesi’nin iptali ve yapı kayıt bedelinin iadesi, yalnızca yapıda ruhsat ve eklerine aykırılık bulunmadığı durumlarda veya mükerrer ödeme yapılması halinde mümkündür. Eğer bir yapı için sadece bir bağımsız bölüm için Yapı Kayıt Belgesi alınmışsa, bu belge geçerli olmayacağından, yapının tamamı için yeni bir belge alınması gerekmektedir. Bu nedenle, bağımsız bölüm için alınan belgenin iptali ve ödenen bedelin iadesi mümkün değildir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir. İmar Barışı kapsamında yapılan başvurularda, yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda bağımsız bölümler için ayrı ayrı Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün değildir. Bu durum, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için yapılan başvuruların iptal edilmesini ve yatırılan bedelin iade edilmemesini gerektirmektedir. İlgili mevzuat, bu düzenlemelerin amacını ve bağlayıcılığını açıkça ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesine dair idari işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İdare, başvuru sürecinde iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmiş ve gerekli belgeleri zamanında sunmuştur. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

katılmak zorunda olduğundan, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen malik in genel hukuk hükümlerine göre diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahip olduğu,

2.3) Diğer taraftan, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ ın 10’uncu maddesi

ile bütün Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gönderilen 07.09.2018 tarihli ve sayılı yazıya göre, Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra iptali ile yapı kayıt bedelinin tamamının iadesinin sadece yapıda ruhsat ve eklerine herhangi bir aykırılık bulunmadığının tespit edilmesi halinde veya aynı yapı/aynı bağımsız birim için mükerrer ödeme yapılması halinde mümkün olduğu,

2.4) Bu durumda, İmar Barışı kapsamında söz konusu yapının tamamı için Yapı Kayıt Belgesi

alınması gerekirken, sadece bir bağımsız bölüm için Yapı Kayıt Belgesi alınması durumunda, söz konusu belge bu haliyle geçerli olmadığından, mevcut başvuru üzerinden güncelleme yapılarak doğru bilgilerle, yapının tamamı için yeni Yapı Kayıt Belgesinin alınmasının gerekli olduğu, belirtilen sebeple, bağımsız bölüm için alınan Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilerek ödenen yapı kayıt bedelinin iadesinin mümkün olmadığı, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, denilmektedir.

5) 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık

kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı

Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

6) Yine 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Bu maddenin

uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

7) 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı

Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar’ın yer aldığı tebliğin “Yapı kayıt belgesi bedeli ve ödenmesi” başlıklı 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasının a bendinde; “Yapı malikleri; Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, birinci fıkranın (c) bendi uyarınca yapının tamamı için hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorundadır. Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamı ödenmeden Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen yapı maliki genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir.”

8) Üsta paragrafta yer alan tebliğin “Yapı Kayıt Belgesi Düzenlenemeyecek Yapılar”

başlıklı 8’inci maddesinin 2’nci fıkrasında; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”

9) 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı

Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul Ve

Esaslar’ın yer aldığı tebliğin birinci maddesinde; “6/6/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

9.1) “(5) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda

yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”

10) Üst paragrafta yer alan tebliğin beşinci maddesinde; “Aynı Usul ve Esasların 8 inci

maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

10.1) “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin

tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”

11) Üst paragrafta yer alan tebliğin altıncı maddesinde; Aynı Usul ve Esasların 10 uncu

maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

11.1) “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum

ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

11.1.1) a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet

üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

11.1.2) b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için

Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı

Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, imar barışı başvurusu için yapmış olduğu

ödemenin iadesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

13.1) Başvuranın söz konusu talebinin, İmar Barışı kapsamında söz konusu yapının tamamı için

Yapı Kayıt Belgesi alınması gerekirken, sadece bir bağımsız bölüm için Yapı Kayıt Belgesi alınması durumunda, söz konusu belge bu haliyle geçerli olmadığından, bağımsız bölüm için alınan Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilerek ödenen yapı kayıt bedelinin iadesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

14) Burada, para iadesinin mümkün olmadığı yönündeki İdarenin açıklamasının yasal

dayanağının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

15) Açıklığa kavuşturulmak istenen hususa ilişkin düzenlemeler, “Mevzuat” bölümünde

açıklandığı üzere 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesi, 06/06/2018 tarih ve

30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine

İlişkin Usul Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğ ile 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve

Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğde yer almaktadır.

15.1) Mevcut düzenlemelere göre; imar barışının sağlanmasına yönelik düzenlemenin 3194

sayılı İmar Kanunu’nda yer aldığı, bu maddeye dayanarak çıkartılan tebliğe göre ise yapı kullanma izin belgesi olmayan yapılarda bağımsız bölümler için ayrı ayrı Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olmadığı, bu şekilde imar mevzuatına aykırılığı bulunan ve Yapı Kayıt

Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, düzenlenen Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı ve Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedelin iade edilemeyeceği aşikârdır.

15.2) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt

altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 3194 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile hayata geçirilen düzenlemenin, afet riskli altında bulunan ülkemizde zaten kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için yapılmış bir devlet politikası gereği olduğu, hâl böyle iken yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için başvuru yapılmasının önüne geçilmesi gerektiği düşünülmektedir.

15.3) Bununla beraber, kanunun bağlayıcılığı ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, usulüne

uygun olarak kabul edilen ve yayımlanan yasanın bilinmesi gerektiği/bilindiği var sayılmaktadır. Zira yasayı bilmiyorum mazeretinin kabul edilmemesinin nedenlerinden biri, kamu düzeninin başka türlü korunamayacağı ve yasa otoritesinin sağlanamayacağı hususudur.

16) Bununla beraber, söz konusu şikâyet başvurusu ile aynı konuda olan 2019/11672 numaralı

başvuru hakkında Kurumumuz tarafından verilmiş olan Ret Kararı da bulunmaktadır.

17) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen mevzuat

hükümleri ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdarelerden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır. Ayrıca

İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’ na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi