ÖZET: Başvuru, Erciş Belediye Başkanlığı aleyhine açılan tazminat davalarının sonuçlanmasının ardından, mahkemece hükmedilen bedellerin ödenmemesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2011 yılında Van’da meydana gelen depremde aile üyelerini kaybetmiş ve bu nedenle tazminat talep etmiştir. Ancak, Erciş Belediye Başkanlığı’nın temyiz başvuruları sonrasında Danıştay kararlarıyla tazminatların onaylanmasına rağmen, ödemeler 10 yılı aşkın bir süredir yapılmamıştır. Başvuran, bu durumun kabul edilemez olduğunu belirterek, tazminatların yasal faizleriyle birlikte derhal ödenmesini talep etmiştir.

Erciş Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin açıklamalarında, ödemelerin yapılabilmesi için gerekli bütçenin yetersiz olduğunu ve icra takibi başlatıldığını belirtmiştir. Ayrıca, belediyenin gelir kaynaklarının kısıtlı olduğu ve birçok icra takibiyle karşı karşıya kaldığı ifade edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ödenek talep edildiği, ancak bu ödeneklerin verilmesi durumunda ödemelerin gerçekleştirileceği vurgulanmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, mahkeme kararlarının yerine getirilmesi için Erciş Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, mahkeme kararlarını zamanında uygulama yükümlülüğü olduğu ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Başvuru, idarenin kararları uygulamaması durumunda yargı yolunun açık olduğu bilgisiyle sonuçlandırılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/10237-S.21.16500

BAŞVURU NO : 2021/7032

KARAR TARİHİ : 09/07/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın mahkeme tarafından hükmedilen bedelin ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 01/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza Av. tarafından yapılan şikayet başvurusunda özetle; müvekkilleri , ve adına başvuruda bulunduğunu, ’ın 2010 yılında eşinin Van İli Erciş İlçesine öğretmen olarak atanması üzerine Van İli Erciş ilçesine taşındığını, 2011 yılında Van ilinde yaşanan depremde annesi, babası, eşi ve çocuğunu kaybettiğini, bunun üzerine Erciş Belediye Başkanlığı aleyhine Van 1. İdare Mahkemesinin Esas, Van 2. İdare

Mahkemesinin Esas, Van 3. İdare Mahkemesinin Esas ile Van 1. İdare Mahkemesinin

Esas sayılı dosyaları üzerinden dava açtıklarını ve Erciş Belediye Başkanlığı aleyhine tazminata hükmedildiğini, kararların Erciş Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edildiğini ancak bütün dosyaların

Danıştay tarafından onandığını, müvekkillerin kazanmış olduğu tazminatların tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığını ve fakat halen ödeme yapılmadığını, mahkemece hükmedilen tazminatların 10 yılı aşkın süredir ödenmemesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek başvurucuların hak kazanmış oldukları tazminatların yasal faizleri ile birlikte ivedilikle taraflarına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 21/04/2021 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Erciş

Belediye Başkanlığının 24/05/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

Mah. Zeytindalı Caddesi No:4 Çankaya/ANKARA

2.1. Erciş Kaymakamı Erciş Belediye Başkan Vekili Kayyım ’nun 22/10/2019 tarihinde 674 sayılı KHK’nın 38’inci maddesi ile değişik 5393 saylı belediye Kanunun 46’ncı maddesi ile aynı KHK’nın 40’ıncı maddesi ile 5393 sayılı Kanuna eklenen geçici 9’uncu maddesi gereğince Erciş

Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirildiği, Belediye Başkanlığının halen Kayım ile yönetildiği, 2.2. Anayasa hükümleri gereği söz konusu mahkeme kararlarının yerine getirilebilmesi için ödeme başvuru sırasına göre bir ödeme listesi hazırlandığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne sunulduğu, 2.3. 23/10/2011 tarihinde yaşanan depremden sonra sadece deprem sebebiyle mal ve can kaybına uğrayanlar tarafından Belediye Başkanlığına karşı Van idare Mahkemelerinde toplam 472 adet tazminat davası açıldığı, bu davalardan 462 tanesinin karar bağlandığı, karara bağlanan dosyalardan Belediye

Başkanlığı aleyhine toplam 46.472.238,30 TL tazminata hükmedildiği, aynı zamanda Başkanlığın 10.404.170,88 TL vergi ve 15.284.200,92 TL SGK borcu bulunduğu, yine Başkanlık aleyhine sonuçlanan birçok tazminat davası (işçi alacağı, kamulaştırma, trafik kazası, vb.) bulunduğu, ödeme yapılamayan dosyaların tümünde Başkanlık aleyhine icra takibi başlatıldığı, dosyalarda yıllık işleyen faiz miktarının bile milyonları bulduğu, söz konusu icra takipleri nedeni ile Belediye Başkanlığına ait tüm araçlar, gayrimenkuller ve banka hesaplarına haciz bırakıldığı, 2.4. Belediye Başkanlığının gelir kaynağının İller Bankasından ayrılan pay olduğu, Büyükşehir Yasası kapsamında İller Bankasından gelen payın çoğunluğunun Van Büyükşehir Belediyesine ödendiğini, Başkanlığa ayrılan paydan personel maaşı ödendikten sonra cüzi bir miktar kaldığı ve bunun da kamu hizmetlerinin ifası için kullanıldığı, 2.5. Söz konusu mahkeme kararları ile ilgili olarak Van 2. İcra Dairesinin 2017/17650, 2017/17651, 2017/17652, 2017/17654 esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, 2.6. Başvuran vekili Av. tarafından Belediye Başkanlığına ödeme için yazılı başvuru yapıldığı, yeterli ödenek olmadığı dolayısıyla mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilemediği hususunun şifahen yapılan görüşmelerde kendilerine bildirildiği, 2.7. Mahkeme kararlarının gereklerinin bir an önce yerine getirilebilmesi adına Belediye Başkanlığınca

Hazine ve Maliye Bakanlığından 06/10/2016, 06/12/2016, 02/06/2017, 23/08/2017 ve 07/01/2021 tarihlerinde ödenek talebinde bulunulduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ödenek verildiği takdirde veya Belediye Başkanlığının ödeme olanağı bulunduğu takdirde başvurucuya ait dosyalara ödeme yapılacağı, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17’nci maddesinde; “hiç kimsenin keyfi olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılamayacağı” düzenlenmiştir.

4. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 17’nci maddesinde; “mülkten yoksun bırakılma sonucunda, zamanında ödenecek adil tazminat” koşuluna yer verilmiştir.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 1 No’lu Ek Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1’inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” hükmü düzenlenmiştir.

6. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 6.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 6.2. “Mülkiyet hakkı” kenar başlıklı 35’inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 6.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”, 6.4. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.

Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”, 6.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6.6. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. …

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 6.7. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. (2) Ancak; a) Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemler ile resen imzaladığı kararlar ve emirler, b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.”,

8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.

Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. …” düzenlemelerine yer

verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuruda, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, 2011 yılında Van ilinde yaşanan depremde başvuranın annesi, babası, eşi ve çocuğunu kaybetmesi üzerine Erciş Belediye Başkanlığına karşı açılan davalarda

Erciş Belediye Başkanlığı aleyhine tazminata hükmedildiği, müvekkillerin kazanmış olduğu tazminatların tahsili için idareye başvuru yapıldığı, ödeme yapılmaması üzerine icra takibi başlatıldığı, fakat halen ödeme yapılmadığı belirtilerek başvurucuların hak kazanmış oldukları tazminatların yasal faizleri ile birlikte ivedilikle taraflarına ödenmesi talep edilmektedir.

11. “Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.” (Anayasa

Mahkemesi E. 2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013)

12. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8’inci maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler, Gürsel Kaplan, İdare Hukukuna Giriş, Ekin Basın Yayın

Dağıtım, Ağustos, 2017, s. 28)

13. Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.

14. Diğer yandan, Anayasa’nın 138’inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuştur. İdarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda bağlı yetki söz konusudur ve idareye bu konuda hiçbir takdir hakkı verilmemiştir. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

15. Başvurucuların, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedellerin ödenmediği, kamu mallarının haciz edilemezliğine dayalı kanun hükümlerine dayanarak ödemeden kaçınıldığından bahisle, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürdükleri davada Anayasa

Mahkemesi; “mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olduğu ve bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme, mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsadığı” ifade ederek yargı kararlarının uygulanmasını “mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendirmiş, ayrıca Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağını açıkça ifade etmiştir. (bkz.

Anayasa Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarihli ve 2013/711 sayılı Bireysel Başvuru Kararı)

16. Hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü bir hizmetin kurulmasında, düzenlenmesinde ve işleyişindeki bozukluk ve aksaklık olup, asli ve birinci derecede bir sorumluluk nedenidir. Hizmet kusurunun bulunması durumunda idareyi sorumlu tutmak için başkaca bir neden aramaya gerek yoktur. Hizmet kusuru uygulamada üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan hizmetin kötü işlemesi; hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin gereği gibi yürütülmemesidir. Dolayısı ile idarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına, oturmuş makul uygulamalara uymaması veya hizmetin gereklerini nesnel ölçüler içinde gözetmemesi, hizmeti beklenen dikkat ve özeni göstermeden yapması, hizmet personeli üzerinde nezaret ve denetlemenin gereğince yapılmamış olması durumlarında hizmetin kötü işlediği ve hizmet kusuru esasına göre de idarenin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. (Zehra

Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, “Anayasa Hukuku- İdare Hukuku”, On İki Levha Yayıncılık, 15. Baskı, İstanbul, Ağustos 2012, s. 412- 417)

17. Somut olayda; Van 1. İdare Mahkemesinin E.2013/346 K. 2017/928 sayılı, Van 2. İdare Mahkemesinin

E.2013/319, K.2017/1345 sayılı, Van 3. İdare Mahkemesinin E.2015/948, K.2016/528 sayılı, Van 1. İdare

Mahkemesinin E.2016/789, K.2017/1605 sayılı kararları neticesinde davalı İdare aleyhine tazminata hükmedildiği, söz konusu mahkeme kararları ile ilgili olarak Van 2. İcra Dairesinin 2017/17650, 2017/17651, 2017/17652, 2017/17654 esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığı, Hazine ve Maliye

Bakanlığından 06/10/2016, 06/12/2016, 02/06/2017, 23/08/2017 ve 07/01/2021 tarihlerinde ödenek talebinde bulunulduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ödenek verildiği takdirde veya Belediye

Başkanlığının ödeme olanağı bulunduğu takdirde başvurucuya ait dosyalara ivedilikle ödeme yapılacağı anlaşılmıştır.

18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olması, Hukuk devleti ve Anayasanın 8’inci maddesi hükmü gereğince idari makamların görevlerini yerine getirirken hukuka, kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere de uygun hareket etmek zorunda olması, Anayasa’nın 138’inci maddesi hükmü gereği idarelerin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği, yargı kararlarının uygulanmasının

“mahkemeye erişim hakkı” kapsamında değerlendiren ve Devletin bir kurumunun aleyhinde verilen nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcunu ekonomik kaynak yokluğunu ileri sürerek makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağına yönelik

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları, söz konusu yargı kararının gecikmeli yapılmasının hizmet kusuru olduğu ve Anayasa’nın 125’inci maddesinde belirtilen

“İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı da ödemekle yükümlüdür.” hükmü gereğince; idare tarafından mahkeme kararının gereği gibi ifa edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı anlaşılmıştır

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Van İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede işlem tesisi için ERCİŞ

BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURAN VEKİLİNE ve ERCİŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/