ÖZET: Başvuran, Erzurum ili Oltu ilçesi Ünlükaya Köyü’nde ikamet eden bir vatandaş olarak, yaşadığı konutun afet riski altında bulunduğunu belirtmektedir. Daha önce dağ eteğine kurulu olan köy, kaya parçalarının düşmesi nedeniyle başka bir bölgeye taşınmış; burada inşa edilen konutun çevre düzenlemesi sırasında bahçe duvarları yapılmamıştır. Yağışlar sonrası meydana gelen toprak kaymaları, konutun arka kısmında toprak birikintilerine yol açmış ve bu durum, evin yapısal bütünlüğünü tehdit etmektedir. Başvuran, 2016 yılından bu yana çeşitli resmi mercilere başvuruda bulunmasına rağmen, sorununa çözüm bulamamıştır.

Erzurum Valiliği ve diğer ilgili kurumlar, başvuranın taleplerine yönelik yaptıkları açıklamalarda, afet riski taşıyan konutla ilgili gerekli önlemlerin alınması için başvuruların ilgili belediyelere yönlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, konutun bulunduğu alanda toprak kayması riski olduğu ve bu durumun önlenmesi için acil tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir. İlgili kurumlar, başvuranın sorununu çözmekte sorumluluk almakta isteksiz kalmışlardır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için Erzurum Valiliği’nin koordinasyonunda ilgili il müdürlükleri ve belediyelerin katılımıyla bir toplantı düzenlenmesini tavsiye etmiştir. Bu toplantıda, afet riskine karşı somut adımların atılması ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, ilgili kurumların üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiği ifade edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8296-S.22.12701

BAŞVURU NO : 2022/874

KARAR TARİHİ : 28/06/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ERZURUM VALİLİĞİ

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

OLTU BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Afet riskine karşı alınması gereken önlemler hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; Erzurum ili, Oltu ilçesi, Ünlükaya Köyü’nde ikamet ettiklerini, Köyün, daha önce dağ eteğine kurulu olduğunu ancak dağdan kopan kaya parçaları nedeniyle afet tehlikesi bulunduğundan başka bir bölgeye taşındığını, 5543 sayılı İskân Kanunu kapsamında kredi desteği verilerek annesi adına ada, parselde bir konut yapıldığını, bu konutun yüksek ve dik bir tepenin eteğinden toprak alınarak bu alana inşa edildiğini, konutun inşası sırasında çevre düzenlemesinde bahçe duvarlarının yapılacağı bildirilmesine rağmen bu duvarların yapılmadığını, bahse konu tepenin yeni inşa edilen konutun arka kısmını sardığını ve yaklaşık olarak evin 4-5 katı yüksekliğinde olduğunu, yağışlar sonrasında bu tepede meydana gelen toprak kaymaları neticesinde evin arka kısmında toprak biriktiğini, toprak birikintilerini kişisel uğraşlarıyla bertaraf ettiklerini ancak toprak kaymaları sonucunda evin arka kısmı temelden oyulduğundan saçak altına dökülen betonun zamanla kırılıp işlevini yitirdiğini, dolayısıyla konutun afet riski altında bulunduğunu, tepeden kaynaklı toprak kaymalarının önüne geçilmesi amacıyla tepenin üst kısmının, arka tarafa doğru aktarılarak yükseltinin azaltılması ve evin arka kısmında bahçe sınırlarında kalan tepe eteğinin kaldırılması suretiyle afet tehlikesine karşı önlem alınmasıyla ilgili olarak 2016 yılından beri defalarca çeşitli mercilere müracaat ettiğini, ancak; Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Oltu Belediyesi, Erzurum

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından bu başvurularının bir idareden diğerine yönlendirildiğini ve netice olarak sorunun çözüme

kavuşturulmadığını, ilgili kurumlar tarafından bu konuda sorumluluk alınmadığını belirterek mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Erzurum Valiliği İdare ve Denetim Müdürlüğünün 10/03/2022 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından, 7269 sayılı Kanun’un, yapıları ve kamu tesisleri o yerin genel hayatını etkileyecek nitelikte hasar gören veya görmesi muhtemel afetlerde hak sahibi kabul edilen ailelere yardım yapılması hükmüne amir olduğu, Ünlükaya Mahallesindeki olay genel hayata etkili olmadığından Müdürlüklerince 7269 sayılı Kanun’a göre yapılacak bir işlem bulunmadığı, söz konusu konut Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün yetki ve sorumluluğunda 5543 sayılı İskân

Kanunu kapsamında yapıldığından gerekli müracaatların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğüne yapılmasının uygun olacağının bildirildiği, 2.2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından; teknik personellerce düzenlenen raporda söz konusu konutun 5543 sayılı İskân Kanunu’nun “Kendi Evini Yapana Yardım” metodu kapsamında Müdürlüklerinin denetiminde yaptırıldığı, hak sahibine kendi konutunu yapması için Bakanlık tarafından kredi kullandırılarak yardımda bulunulduğu, kredili konut inşaatlarının bizzat hak sahiplerince veya kanuni vekilince yapılması/yaptırılması gerektiği, bu nedenle istinat duvarı, çevre düzenlemesi vb.

işlemlerin anılan Kanun kapsamında olmadığı ve Müdürlüklerinin sorumluluğunda bulunmadığı, bu ve benzeri problemlerin hak sahibinin ilgili belediyesine başvurarak çözmesi gerektiğinin belirtildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının 22/02/2022 tarih ve ­ ­ sayılı yazısında; bahse konu konutların, afet kapsamında Erzurum Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yaptırıldığı, 6360 sayılı Kanun gereği mahalle içerisinde yapılacak imalatların ilgili İlçe Belediyelerinin sorumluluk alanında yer aldığı, Fen İşleri

Dairesi Başkanlığının 25/02/2022 tarih ve ­ ­ sayılı yazısında ise; bahse konu Oltu

İlçesi Ünlükaya Mahallesinde yapılan şev ile ilgili Fen İşleri Daire Başkanlığı Yol Yapım Şube

Müdürlüğünün imalatının bulunmadığı belirtilmiştir.

4. Oltu Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 29/03/2022 tarih ve ­ ­ sayılı yazısında; başvuranın bütün şartları kabul ederek 27/10/2015 tarihinde konutu teslim aldığı, yapılan konutların tehlikeli kısımda olanların konutları yapımını üstlenen kurumlar tarafından başka güvenli bir alana inşa edilmesi gerektiği, söz konusu bölgeye Belediyeleri tarafından çevre düzenlenmelerinin yapılmış olduğu, diğer konuların Belediyenin sorumluluklarının dışında olduğu ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

5.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde: “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”

5.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde: “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

5.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde: “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…”

5.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir…”

5.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

7. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun; “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinde: “Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:… u) İl düzeyinde yapılan plânlara uygun olarak, doğal afetlerle ilgili plânlamaları ve diğer hazırlıkları büyükşehir ölçeğinde yapmak; gerektiğinde diğer afet bölgelerine araç, gereç ve malzeme desteği vermek; itfaiye ve acil yardım hizmetlerini yürütmek; patlayıcı ve yanıcı madde üretim ve depolama yerlerini tespit etmek, konut, işyeri, eğlence yeri, fabrika ve sanayi kuruluşları ile kamu kuruluşlarını yangına ve diğer afetlere karşı alınacak önlemler yönünden denetlemek, bu konuda mevzuatın gerektirdiği izin ve ruhsatları vermek… z) Afet riski taşıyan veya can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan binaları tahliye etme ve yıkım konusunda ilçe belediyelerinin talepleri hâlinde her türlü desteği sağlamak.

…

İlçe belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır: a) Kanunlarla münhasıran büyükşehir belediyesine verilen görevler ile birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak… f) Afet riski taşıyan veya can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan binaları tahliye etmek ve yıkmak…”

8. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Acil durum plânlaması” başlıklı 53’üncü maddesinde:

“Belediye; yangın, sanayi kazaları, deprem ve diğer doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla beldenin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum plânlarını yapar, ekip ve donanımı hazırlar.

Acil durum plânlarının hazırlanmasında varsa il ölçeğindeki diğer acil durum plânlarıyla da koordinasyon sağlanır ve ilgili bakanlık, kamu kuruluşları, meslek teşekkülleriyle üniversitelerin ve diğer mahallî idarelerin görüşleri alınır.

Plânlar doğrultusunda halkın eğitimi için gerekli önlemler alınarak ikinci fıkrada sayılan idareler, kurumlar ve örgütlerle ortak programlar yapılabilir.

Belediye, belediye sınırları dışında yangın ve doğal afetler meydana gelmesi durumunda, bu bölgelere gerekli yardım ve destek sağlayabilir.”

9. 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların

Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı” başlıklı İkinci Bölümünde düzenleme altına alınmış olan;

9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 30’uncu maddede: “(1) Bu Bölümün amacı, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi

Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenlemektir.

(2) Bu Bölüm; afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve risk azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, yurt içinde ve yurt dışında insani yardım operasyonlarının yapılması ve koordine edilmesi ile bu konularda politika önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanması hususlarını kapsar.”

9.2. “Tanımlar” başlıklı 31’inci maddede: “(1) Bu Bölümde yer alan;… b) Afet: Toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik veya insan kaynaklı olayları,… g) Hazırlık: Afet ve acil durumlara etkin bir müdahale amacıyla önceden yapılan her türlü faaliyetleri,… i) Risk: Belirli bir alandaki tehlike olasılığına göre kaybedilecek değerlerin ölçüsünü, j) Risk azaltma: Belirli bir kesim veya alanda geliştirilen afet senaryolarına göre, olası risklerin önlenmesi, kabul edilebilir ölçülere indirilmesi ya da paylaşımı amacıyla alınacak her türlü planlı müdahaleyi, k) Risk yönetimi: Ülke, bölge, kent ölçeğinde ve yerel ölçekte risk türleri ve düzeylerini tespit etme, azaltma ve paylaşma çalışmaları ile bu alandaki planlama esaslarını,… m) Zarar azaltma: Afetlerde ve acil durumlarda meydana gelmesi muhtemel zararların yok edilmesi veya azaltılmasına yönelik risk yönetimi ve önleme tedbirlerini, ifade eder.

9.3. “İl afet ve acil durum müdürlükleri” başlıklı 52’nci maddenin ikinci fıkrasında: “(2) İl afet ve acil durum müdürlüklerinin görevleri şunlardır: a) İlin afet ve acil durum tehlike ve risklerini belirlemek, afet ve acil durum hazırlıklarını yapmak. b) Afet ve acil durum risk azaltma, müdahale ve iyileştirme il planlarını, mahallî idareler ile kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği ve koordinasyon içinde yapmak, uygulamak ve uygulatmak… ğ) Başkanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme çalışmalarını diğer kurum ve kuruluşlarla birlikte yapmak…” 10. 24/02/2022 tarih ve 31760 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Afet ve Acil Durum Müdahale

Hizmetleri Yönetmeliği’nin; 10.1. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde: “(1) Bu Yönetmelik, afet ve acil durumlarda müdahale hizmetlerini yürütecek bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, valilikler, kaymakamlıklar, özel ve özerk kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişileri, bunların görev ve sorumlulukları ile bunlar arasındaki işbirliği, koordinasyon ve karşılıklı yardımlaşmaya dair iş ve işlemleri kapsar.” 10.2. “İl ve ilçe afet müdahale planları ile İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu” başlıklı 8’inci maddesinin altıncı fıkrasında: “(6)… İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu, valinin başkanlığında

il afet ve acil durum müdürü, belediye başkanı, il özel idaresi genel sekreteri, garnizon komutanı, çalışma gruplarından sorumlu il yöneticileri, mülki idari amirliğince belirlenecek bir muhtar ile sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve ihtiyaç duyulan diğer il yöneticilerinden oluşur. İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon

Kurulu, normal zamanlarda yılda en az iki kez toplanır, afet ve acil durum hallerinde ise çağrı ve talimat beklemeksizin İl AFAD Merkezinde toplanır. Bu Kurul, il kurtarma ve yardım komitesinin görevlerini de yerine getirir.” 10.3. “Yerel düzeyde afet ve acil durum hazırlık çalışmaları” başlıklı 15’inci maddesinde: “(1) Yerel düzeyde afet ve acil durum hazırlıkları illerde valilerin, ilçelerde kaymakamların koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşların desteği ile yapılır…”

10.4. “Mülki idare amirlerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 26’ncı maddesinin ikinci fıkrasında:

“(2) Vali ve kaymakamlar; a) İl ve ilçe sınırları içinde afet ve acil durum hizmetleri ile ilgili tedbirlerin aldırılmasından, … sorumludur…” 10.5. “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulunun görev ve sorumlulukları” başlıklı 28’inci maddesinde: “(1) İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulunun görev ve sorumlulukları şunlardır: a)

İl afet müdahale planının Başkanlığın belirlediği formata uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığını incelemek ve uygun ise planı kurul kararı ile onaylamak… ç) Afet ve acil durum hazırlıklarını yapmak veya yaptırmak ve alınacak önlemleri belirlemek. d) Yerel düzey olay türü planı hazırlanmasına karar vermek, hazırlamak veya hazırlatmak…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvuran; Erzurum ili, Oltu ilçesi, Ünlükaya Mahallesi, ada, parselde annesinin adına kayıtlı olan konutun, afet riski altında bulunduğundan bahisle afet tehlikesine karşı gerekli önlemlerin alınmasını talep etmektedir.

13. Bahse konu konut; daha önce dağ eteğine kurulu olan Ünlükaya Köyü’nde dağdan kopan kaya parçaları nedeniyle afet tehlikesi bulunduğundan başka bir bölgeye taşınması amacıyla hâlihazırda bulunduğu alana,

5543 sayılı İskân Kanunu’nun “Kendi Evini Yapana Yardım” metodu kapsamında, Bakanlık tarafından

kredi kullandırılarak bizzat hak sahibince yaptırılmış olup 27/10/2015 tarihinde teslim alınmıştır.

14. Teslim alınmasının akabinde arka kısmında bulunan tepede yağışlar sonrasında meydana gelen toprak kaymaları nedeniyle konutun afet riski altında bulunduğundan bahisle toprak kaymalarına karşı önlem alınmasıyla ilgili olarak başvuranın 2016 yılından itibaren çeşitli mercilere yapmış olduğu müracaatlar

üzerine Erzurum Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Erzurum İl Afet ve Acil Durum

Müdürlüğü teknik personelleri tarafından çeşitli tarihlerde incelemeler yapılarak raporlar hazırlanmıştır.

15. Ünlükaya Mahallesi’nde ve konutun bulunduğu alanda Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü

teknik elemanlarınca 19/09/2019 tarihinde yapılan etüt çalışmaları neticesinde hazırlanan raporda:

“Yapılan inceleme neticesinde konutta zemine bağlı oturmalar tespit edilmiştir. Ayrıca konut, açılan şeve çok yakın olduğundan ve uygun şev açısı yakalanmadığından killi birim olan zeminin su ile temasında harekete geçerek şevde akmalar meydana gelmektedir. Bu da konuta ileriki zamanlarda zarar verebilir.”

İfadelerine yer verilmiştir.

16. Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik elemanlarınca 22/07/2020 tarihinde yeniden yapılan etüt çalışmalarında ise şu hususlar tespit edilmiştir: “Yapılan incelemede; yer seçimi yapılan konutların olduğu alanda herhangi bir risk olmadığı fakat zemin özelliği ve zemin davranışı dikkate alınmadan ve teknik destek alınmadan yapılan kazı çalışmaları sonucu konutun bulunduğu yerde şev eğimi içsel sürtünme açısının üzerinde olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca konut, açılan şeve çok yakın inşa edildiğinden ve uygun şev açısı yakalanmadığından killi birim olan zeminin su ile temasında harekete geçerek şevde akmalar meydana gelmektedir. Sonuç olarak; konutun bulunduğu alandaki toprak kayması doğal afet sonucu olmayıp uygunsuz ve kontrolsüz açılan şev nedeniyle meydana gelmektedir.” 17. Erzurum Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından başvuranın 26/08/2021 tarihli dilekçesi üzerine hazırlanmış olan raporda: “Mahallinde yapılan incelemede konutun arka tarafında bulunan toprak yığınından büyük parçalar koptuğu ve konutun arkasında biriktiği gözlenmiştir. Herhangi bir sel, heyelan vb. durumlarda arkadaki toprak yığınının koparak aşağı doğru geleceği ve söz konusu konuta zarar vereceği ayrıca can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle ilgili Belediyesince gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiği kanaatindeyiz.” Hususlarına yer verilmiştir.

18. Gerek Erzurum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve gerekse Erzurum Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği İl Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan raporlardan, başvuruya konu edilen kotunun afet tehlikesi altında olduğu ve olası can ve mal kaybının önüne geçilebilmesi adına zaman kaybetmeksizin gerekli önlemlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır.

19. Durum böyle iken; başvuran tarafından 2016 yılından beri bu sorunun çözüme kavuşturulmasına yönelik olarak yapılmış olan başvurular üzerine ilgili kurumların sorumluluk almaktan kaçındığı, başvuranın bir kurumdan diğerine yönlendirildiği ve bu döngünün yaklaşık 6 yıl boyunca devam ettiği, sonuç itibariyle de sorunun çözüme kavuşturulması adına herhangi bir somut adımın atılmadığı görülmektedir.

20. Anayasa’nın 2’nci maddesinde Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişinin onurlu bir yaşam sürdürmesi ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirmesi için gerekli koşulları oluşturan, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi gözeten devlettir.

21. Çağdaş devlet anlayışı da sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. Bu minvalde Anayasa’nın 5’inci maddesinde kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Kişilerin huzur ve mutluluğunu sağlamanın bir koşulu da şüphesiz ki can ve mal güvenliğinin bulunduğu ortamda herhangi bir kaygı hissetmeden yaşayabilmelerini temin etmektir. Nitekim Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınmış olan yaşam hakkının yanı sıra Anayasa’nın 56’ncı maddesinde, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.

22. Anayasa Mahkemesi tarafından farklı tarihlerde verilmiş olan, 2012/752, 2014/16482, 2015/4686 başvuru numaralı kararlarda da doğal afetlerin meydana gelmesi konusunda Devletin yaşamı korumaya yönelik yükümlülükleri konusunda şu hususlar vurgulanmıştır: “Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı, Anayasa’nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete negatif yükümlülükler yanında pozitif yükümlülükler de yükler. Pozitif yükümlülükler kapsamında devletin yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını kamu görevlilerinin, diğer bireylerin ve hatta kişinin kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi vardır. Devlet, öncelikle yaşam hakkına yönelen tehdit ve risklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmalı; bununla da yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almalıdır. Bu ödev ayrıca bireyin yaşamını her türlü tehlike, tehdit ve şiddetten koruma yükümlülüğünü de içerir… Bir kişinin yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir tehlikenin bulunduğunun kamu makamlarınca bilindiği ya da bilinmesi gerektiği durumlarda, makul ölçüler çerçevesinde kamu makamlarının bu tehlikenin gerçekleşmesini önleyebilecek şekilde tedbirler alması gerekir… Bu noktada öncelikle devletin yaşamı koruma yükümlülüğü kapsamında, meydana gelen afet olaylarına ilişkin olarak kişilerin yaşamı ile vücut bütünlüklerinin korunmasının, ölüm ve yaralanma olaylarının önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınmasının bir zorunluluk olduğu belirtilmelidir.” 23. Meri mevzuat incelendiğinde; afetlerle mücadele konusunda kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel ve özerk kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilere de görev ve sorumluluklar yüklendiği ve bu suretle Devlet ile milletin hep birlikte işbirliği, koordinasyon ve karşılıklı yardımlaşma içerisinde hareket etmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.

24. Afet yönetimi konusunda ise, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer

Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ikinci bölümünde yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda; afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve risk azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması konusunda ulusal düzeyde

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına yerel düzeyde ise il afet ve acil durum müdürlüklerine kapsamlı görev ve yetkilerin verildiği görülmektedir.

25. Bunların yanında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda

Büyükşehir Belediyeleri de dâhil olmak üzere il, ilçe ve belde belediyelerine afetlerle ilgili olarak çeşitli görev ve yetkilerin verildiği, dolayısıyla Belediyelerin de afet riskine karşı üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri konusunda gerekli özen ve hassasiyeti göstermeleri gerektiği anlaşılmaktadır.

26. Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği’nde ise, yerel düzeyde afet ve acil durum hazırlıklarının illerde valilerin, ilçelerde kaymakamların koordinasyonunda tüm kurum ve kuruluşların desteği ile yapılacağı, vali ve kaymakamların; il ve ilçe sınırları içinde afet ve acil durum hizmetleri ile ilgili tedbirlerin aldırılmasından sorumlu oldukları, ayrıca görevleri arasında, afet ve acil durum hazırlıklarını yapmak veya yaptırmak ve alınacak önlemleri belirlemek de sayılan İl Afet ve Acil Durum

Koordinasyon Kurulunun valinin başkanlığında normal zamanlarda yılda en az iki kez toplanacağı hususları düzenleme altına alınmıştır.

27. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; hazırlanan raporlardan başvuruya konu edilen konutun afet riski altında olduğu, bu yönüyle bir an önce gerekli önlemlerin alınması gerektiği, ilgili kurumların ise sorumluluk almaktan kaçındığı ve sorunun çözüme kavuşturulması adına herhangi bir somut adımın atılmadığı, mevzuata bakıldığında afetlerin önlenmesi konusunda birçok kuruma sorumluluk yüklendiğinin görüldüğü, yerelde ise afet ve acil durumlara karşı alınacak önlemleri belirlemenin valinin başkanlık ettiği İl Afet ve Acil Durum

Koordinasyon Kurulunun görevleri arasında sayıldığı anlaşılmış olup sosyal devlet anlayışına ve insan odaklı yaklaşıma uygun bir şekilde olası can ve mal kaybının önüne geçilebilmesi adına başvuruya konu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması amacıyla Erzurum Valiliğinin koordinasyonunda ilgili il müdürlükleri, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Oltu Belediyesi yetkililerinin de katılımıyla toplantı tertip edilerek çözüm önerilerinin görüşülmesi ve somut adımların atılması, ayrıca Valilik tarafından yapılacak toplantılara katılım sağlanması ve üzerlerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda gerekli özen ve hassasiyeti göstermeleri hususunda ilgili İdarelere tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuruya konu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması amacıyla Valiliğinin koordinasyonunda ilgili il müdürlükleri, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Oltu Belediyesi yetkililerinin de katılımıyla toplantı tertip edilerek çözüm önerilerinin görüşülmesi ve somut adımların atılması hususunda ERZURUM

VALİLİĞİNE,

Valiliğin koordinasyonunda yapılacak toplantılara katılım sağlanması ve üzerlerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusunda gerekli özen ve hassasiyeti göstermeleri hususunda ERZURUM

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLE OLTU BELEDİYE BAŞKANLIĞINA,

TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Oltu Belediye Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; Başvurana, Erzurum Valiliğine, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Oltu

Belediye Başkanlığına ve bilgileri için İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği

Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi