|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda 41 yıl 7 gün çalışmasına rağmen, 06/01/1975-30/11/1975 tarihleri arasındaki 10 ay 25 günlük işçi olarak geçen süresinin emekli ikramiyesinin hesaplanmasında dikkate alınmadığını belirtmiştir. Başvuru, 27/06/2016 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılmış ve 18/04/2017 tarihinde ret kararı verilmiştir. Başvuran, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında eşitlik ilkesine aykırı bir durum olduğunu savunmuş, aynı tarihte memur olarak işe başlayanların emekli ikramiyelerinin tam olarak ödendiğini ifade etmiştir.
Kurum, başvuranın 14/04/2016 tarihinde emekli olduğunu ve 40 yıl 1 ay 14 gün hizmet süresine karşılık emekli ikramiyesinin ödendiğini belirtmiştir. Ancak, başvuranın 10 ay 25 günlük süresinin bir yıldan az olması nedeniyle ek bir ödeme yapılması mümkün olmamıştır. Başvuran, bu durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İdare, başvuranın talebinin yasal çerçevede değerlendirildiğini ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket edildiğini ifade etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğuna karar vermiştir. Başvurunun reddine yönelik öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 3496-3496 53878609- 101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2016/2775 2016/ 2775
KARAR TARİHİ : 18/04/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurucunun işçi olarak çalışmış olduğu 10 ay 25 günlük çalışmalarının emekli ikramiyesinin hesaplanmasında dikkate alınması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 27/06/2016 27.6.2016
I. USUL:
A. Başvuru Süreci :
1. Başvuru, Kurumumuza elden başvuru yöntemiyle yapılmış olup 27/ 06/ 2016 tarih ve sayı ile kayıt altına alınmıştır . Başvurunun karara bağlanması için 14/ 06/ 2012 tarihli 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve İmza Yetkileri Yönergesinin 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, başvurunun incelenmesine ve araştırmasına geçilmiş, 2016/ 4314 başvuru sayılı “Ret Kararı Önerisiyle” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
1 / 12B. Ön İnceleme Süreci :
2. Yapılan ön inceleme neticesinde; başvuru konusunun Kurumumuzun görev alanına girdiği başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu idari başvuru yollarının tüketildiği, başvurunun süresinde yapıldığı ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir
II. OLAY VE OLGULAR :
A. Başvuranın Konu Hakkındaki Açıklamaları ve İddiaları :
3. Başvuran özetle, Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde 41 yıl
7 gün çalışmış olmasına rağmen çalışmalarının 06/ 01/ 1975- 30/ 11/ 1975 tarihleri arasındaki 10
ay 25 günlük işçi olarak çalıştığı dönemin bir yıldan az olması gerekçesiyle emeklilik ikramiyesinin ödenmesinde hesaplanmadığını, 07/ 01/ 1975 tarihinde yevmiyeli personel olarak gerektiğinde memur kadrosuna atanmak şartı ile çalışmaya başladığını 29/ 12/ 1975 tarihli dilekçesi dikkate alınarak 01/ 12/ 1975 tarihinden itibaren aynı başkanlıkta memur olarak çalışmaya devam ettiğini, çalışmalarının 07/ 01/ 1975- 01/ 12/ 1975 tarihleri arasındaki kısmının 4/ 1-(a) kapsamında 01/ 12/ 1975 ile 14/ 04/ 2016 tarihleri arasındaki kısmının ise 4/ 1-(c) kapsamında geçtiğini tüm çalışma süresinin toplam 41 yıl 3 ay 7 gün olduğunu çalışma hayatına sadece 01/ 03/ 1982- 01/ 07/ 1982 tarihleri arasında askerlik nedeniyle ara verdiğini, çalışma süresini 41 tam yıla tamamlamak amacıyla 01/ 06/ 1982- 30/ 06/ 1982 tarihleri arasındaki 30 günlük askerlik hizmetini 15/ 02/ 2016 tarihinde borçlandığını, 4/ 1-(a)
kapsamındaki SSK Genel Müdürlüğü İhtiyarlık Sigorta Müdürlüğünde 07/ 01/ 1975- 01/ 12
/ 1975 tarihleri arasında geçen çalışma süresinin insan kaynakları daire başkanlığınca bildirilmemesi nedeniyle 40 yıl 2 ay süreli hizmetinin dikkate alınarak emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiğini, sözlü olarak 4/ 1-(a) kapsamındaki çalışmalarının temininden sonra bilahare bir yıllık ek tahakkuk yapılacağının söylendiği fakat yine sözlü olarak belirtilen tarihlerdeki çalışmalarının bir yıldan az olması nedeniyle ödeme yapılmayacağının bildirildiğini belirtmektedir .
4. Başvurucu ayrıca, Anayasanın 10 uncu maddesi beşinci fıkrası “Devlet organları ve idari makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar ”hükmünün amir olduğunu, Anayasa Mahkemesinin kararlarında vurguladığı üzere eşitlik ilkesinin amacının hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme tabi tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayrım yapılmasını ve ayrımcılık tanınmasının önlemek olduğu, kendisiyle aynı tarihte ( 07/ 01/ 1975) memur olarak Sosyal
Sigortalar Kurumunda çalışmaya başlayan kimseye 41 yılını doldurup emekli olduğunda emekli ikramiyesinin 41 yıl üzerinden ödendiğini kendisi için aynı kurumda işçi olarak geçen sürenin bir yıldan az olduğu gerekçe gösterilerek ret edilen süreyi askerlik borçlanması
2 / 12yaparak tamamladığını ve bu süre için emeklilik ikramiyesi ödenmemesinin Anayasanın
eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, 2829 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtildiği üzere emekli ikramiyesi devlete yapılan hizmeti karşılığı olarak ödenen meblağ ise kendisinin de tüm çalışmalarının kamuda ( aynı kurumda) geçtiğine göre emekli ikramiyesinin hesabında kamuda geçen sürenin tamamının dikkate alınması gerektiğini ve kendisinin kurum ile olan akdinin 07/ 01/ 1975 tarihinde başlayıp ve 65 yaşını doldurduğu 14/ 04/ 2014 tarihinde sona erdiğini, kurumda çalıştığı sürenin kesintiye uğramadığını bu itibarla Kamu görevlileri emeklilik işlemleri daire başkanlığının yazısında belirtilen emeklilik ikramiyesi ödenmemesi işleminin iptali ile ödenmeyen bir yıllık emekli ikramiyesinin ödenmesini talep etmektedir .
B. İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları :
5. Başvuru konusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun talebi üzerine, Sosyal
Güvenlik Kurumu başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri
Emeklilik Daire Başkanlı tarafından gönderilen 03/ 03/ 2017 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle ; 5.1. Başvurucunun 14/ 04/ 2016 tarihinde yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edildiğini 15/ 04/ 2016 tarihinde emekli maaşı almaya başladığını, ilgilinin sigortalı hizmet sürelerine kıdem tazminatı ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, 5.2. İlgilinin talebinin 5434 sayılı Kanunun geçici 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi bahsi geçen Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 2829 sayılı Kanunun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi ve 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen hükümlere uygun olarak emeklilik ikramiyesi ödemesinin yapıldığını, 5.3. İlgiliye 40 yıl 1 ay 14 gün hizmetine karşılık 2.236,60 TL aylık bağlandığı ve 40 yıl hizmetine karşılık 99.220,33 emekli ikramiyesi ödemesinin yapıldığı, daha sonra tespit edilen
10 ay 25 gün hizmetininde ilave edilmesi sonucu aylık düzeltme kararıyla aylıklarının 2.259,34
TL ye yükseltildiği yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde 4/ 1-a kapsamındaki sigortalı hizmetlerine karşılık ikramiye ödenmesine imkan bulunmadığı belirtilmektedir .
C. Olaylar :
6. Başvuru formu ve ekleri ile idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi
neticesinde olaylar özetle şöyledir :
Başvurucunun idareye 11/ 12/ 1973 tarihinde iş istemi formu ile başvuru yaptığı ve 04/ 01/ 1975 tarihinde başvurusu uygun bulunarak gerektiğinde memur kadrosuna maledilmek üzere,
3 / 12İhtiyarlık sigortası müdürlüğünde bir yıl süre ile asgari ücretten geçici olarak yevmiyeli
istihdam edilmiş olup 06/ 01/ 1975 tarihinde görevine başladığı tespit edilmiştir . Adı geçen 29/ 12/ 1975 tarihli dilekçesi ile memur statüsüne geçirilmesini ilgili idareden talep etmiş olup 01/ 12/ 1975 tarihinden itibaren memur kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır . Başvurucunun
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçen hizmet
sürelerinin 325 gün olduğu belirtilmiştir . İlgili kişi 14/ 04/ 2016 tarihinde yaş haddi nedeniyle emekliye sevk edilmiş olup 40 yıl 1 ay 14 gün hizmetine karşılık olarak 15/ 04/ 2016 tarihinden başlamak üzere 2.236,60 TL aylık bağlandığı ve 40 yıl hizmet süresine karşılık 99.220,23 TL emekli ikramiyesi ödendiği; ardından tespit edilen 10 ay 25 gün sigortalı hizmet süresinin ilave edilmesi sonucu 25/ 04/ 2016 tarihli aylık düzeltme kararıyla aylıklarının 2.259,34 TL’ye yükseltildiği belirtilmiştir .
Başvurucunun Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığına hitaben yazmış olduğu dilekçesinde özetle emekli ikramiyesi ödemesinin 40 yıl 2 aylık hizmetinin dikkate alınarak yapıldığını kendisinin ise 41 yıl çalıştığını belirterek bir yıllık emeklilik ikramiyesi ödemesinin kendisine yapılması talep etmiştir . Bahsi geçen dilekçeye ilgili idarenin 01/ 06/ 2016 tarih ve 51.720.060 sayılı cevabi yazısında özetle emekli ikramiyesi talep edilen sürenin 10 ay 25 gün olması ve resmi sigortalı hizmetlerinin 1 yıldan az olması nedeniyle ödenmesine imkan bulunmadığı belirtilmiştir, başvurucu 27/ 06/ 2016 tarihinde Kurumumuza başvurmuştur .
D. İnceleme ve Araştırma Bulguları :
7. Şikâyet konusu işleme ilişkin ilgili idarelerden istenen bilgi ve belgeler ile idarelerin cevabı yazılarına raporun “İdarenin Şikâyete İlişkin Açıklamaları” ve “Olaylar” başlığı altındaki paragraflarda yer verilmiştir .
III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
A. İlgili Mevzuat :
8. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi “ … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ” hükmü yer almaktadır .
9. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde;
4 / 12“…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini
incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler…
…Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”, hükmü yer almaktadır .
10. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”; 11. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise ; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/ 8/ 1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici
4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak
bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun
12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu
5 / 12maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre (…)( 1) mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” 12. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi hakkında Kanun’un “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 inci maddesinde;
“Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır .
Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz .
Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır . Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır .” 13. Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında 24/ 05/ 1983 Tarihli Ve 2829 Sayılı Kanunun Uygulama Esaslarıyla İlgili
Yönetmeliğin “Emekli İkramiyesi” başlıklı 8 inci maddesinde;
6 / 12“Son defa T.C.Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu
Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden kurumlardan herhangi birinden aylık bağlananlara, sigorta primi veya emeklilik keseneği ödemek suretiyle geçen sürelerin toplamı üzerinden T.C.Emekli Sandığı Kanununun emeklilik ikramiyesi ödenmesine dair hükümleri gereğince ikramiye ödenir .
Ancak, sigortalı sürelerin ikramiye ödenmesinde nazara alınabilmesi için bu sürelerin T.C.
Emekli Sandığına tabi Daire, Kuruluş ve Ortaklarında geçmiş olması gerekmektedir . Bu şekilde sigortalı geçen hizmetlerden dolayı ilgililere evvelce herhangi bir kıdem tazminatı veya emeklilik ikramiyesi ödenmiş süre var ise, emeklilik ikramiyesinin hesabında bu süre nazara alınmaz .
Bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden son 7 yıllık sürenin yarısından fazlasının T.C.Emekli Sandığında geçmiş olması nedeniyle bu Kurumca aylık bağlanmış olsa dahi, son defa T.C.Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmayanlara emeklilik ikramiyesi ödenmez . Bu gibilerin ayrıldıkları görev itibariyle kıdem tazminatı alma hakları varsa bu hakları saklıdır .” 14. 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre; “Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet
akitlerinin :
1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. (Ek : 25/ 8/ 1999 – 4447/ 45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı
Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır”, bahsi geçen maddenin altıncı fıkrasında “ Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz .” Hükümleri yer almaktadır .
7 / 12B. Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar :
15. Yargıtay 22 nci Dairesinin 04/ 12/ 2013 tarihli ve E:2013 / 71, K :2013 / 1642 sayılı kararında ; “ 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. Maddesi gereği halen yürüklükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde işçiye hangi hallerde kıdem tazminatı
ÖDENECEĞİ SAYILMIŞTIR . Bu hüküm, mutlak emredici olup, yorum yoluyla genişletilemez .
” denilmiştir .
16. Yargıtay 22 nci Dairesinin 07/ 11/ 2013 tarihli ve E:2012 / 27551, K :2013 / 23520 sayılı kararında; “ 1475 Sayılı Kanun’un 14/ 2 nci maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceği HÜKME
BAĞLANMIŞTIR . O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır . Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirilmesi için gerekli BİR KOŞULDUR .” denilmiştir .
C. Kamu Denetçisi Celile Özlem TUNÇAK’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
D. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme :
18. Başvuran 06/ 01/ 1975 ve 30/ 01/ 1975 tarihleri arasında Sosyal Sigortalar Kurumunda 4/ 1- a kapsamında geçen hizmet sürelerinin 4/ 1-c kapsamında emekli olurken hesaplanmamasının meri mevzuata ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmektedir . Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ışığında yapılan değerlendirme neticesinde 12 inci paragrafta belirtildiği üzere iş kanuna tabi olarak çalışılan süreler için emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sonlandırılması gerekmektedir . 14 inci paragrafta kıdem tazminatı almaya hak kazanılacak haller sayılmış olup, hizmet akdinin devam ettiği her tam yıl için kıdem tazminatı ödeneceği belirtilmiştir . Bu noktada 4/ 1-a kapsamında geçirilen hizmet süreleri ile ilgili olarak kıdem tazminatı alabilmek için iki şartın aynı anda olması gerektiği, bu şartların iş sözleşmesinin sonlandırılması için 1475 sayılı İş kanunun 14 üncü maddesinde sayılan hallerden bir tanesinin olması ve aynı zamanda çalışma süresinin en az bir tam yıl olma koşullarına bağlı olduğu anlaşılmaktadır . Başvuran ve idare
8 / 12tarafından gönderilen belgeler incelendiğinde, başvuranın 07/ 01/ 1975 tarihinde yevmiyeli
olarak istihdam edildiği, ilgilinin idareye vermiş olduğu 29/ 12/ 1975 tarihli dilekçede kendi isteği ile yevmiyeli personel olarak çalıştığı statüden memur statüsüne geçirilmesi talep ettiği ve memur statüsüne geçişinin yapıldığı tespit edilmektedir . 14 inci paragrafta belirtildiği üzere kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdi bu maddeye göre kıdem tazminatını ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi durumunda geçen sürelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacağı hususu belirtilmiştir .
19. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün bila tarih ve 115601- 21 sayılı görüş yazısında “…… başka bir statüye geçişi ifade eden atama işleminin ya da salt statü değişikliği durumunun belirsiz süreli iş sözleşmesini tek başına sona erdirmeyeceği ve bu durumda kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı hususunun; kurum yönetmeliği, yönetim kurulu kararı veya kurum içi sınav uygulaması dikkate alınarak her bir olay için belirsiz süreli iş sözleşmesinin hangi tarafça (işçi veya işveren) feshedildiğinin tespitine bağlı olduğu mütalaa edilmektedir . Ayrıca, söz konusu tespit sonucunda iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğine yönelik olarak kesin bir olguya dayanılmadığı sürece; kurum yönetmeliği, yönetim kurulu kararı veya kurum içi sınav uygulaması sonucunda kıdem tazminatı ödenmeksizin aynı kamu kurumunda statüsü değiştirilerek görev yapmaya devam edenlerin işçilik sürelerinin emekli ikramiyesi hesabında dikkate alınması uygun olacağı değerlendirilmektedir .” Yönünde görüş yazısı bulunmaktadır .
20. Başvuran 29.12.1975 tarihli dilekçesi ile memur statüsüne atanmasını ve iş sözleşmesinin sonlandırılması talep etmiş olup ilgili kamu kuruluşunca talep kabul edilmiştir . Talep edilen 4/ 1-a statüsünde geçirilen hizmet süresine ilişkin emekli ikramiyesi ödenmesi, başvuranın söz konusu dönemde ki çalışmalarını kıdem tazminatı hak edecek şekilde sonlandırmadığı, kıdem tazminatı hak etmek için gerekli olan şartlara sahip olmadığı tespit edilmiştir . Yargıtay
Yirmiikinci Hukuk Dairesinin Esas :2013 / 71 Karar : 2013/ 1642 ve 04/ 02/ 2013 tarihli kararında “ 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. Maddesi gereği halen yürürlükte olan 1475 sayılı iş Kanunu’nun 14 üncü maddesinde işçiye hangi hallerde kıdem tazminatı ÖDENECEĞİ
SAYILMIŞTIR . Bu, hüküm emredici olup, yorum yoluyla genişletilemez .” Ve yine aynı hukuk dairesinin Esas :2012 / 27551 Karar :2013 / 23520 ve 07/ 11/ 2013 tarihli kararında “ Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirilmesi için gerekli BİR KOŞULDUR .” denilmiştir .
21. Başvuran her ne kadar 01/ 06/ 1982- 30/ 06/ 1982 tarihleri arasındaki 30 günlük askerlik süresini 15/ 02/ 2016 tarihinde borçlandığını belirtmiş olsa da borçlanılan bu sürenin çalışma süresinin bir yıla tamamlanması konusunda hesaba katılmayacağı aşikârdır .
22. Bir başka iddiasında başvuran kendisi ile aynı anda 4/ 1-c kapsamında işe başlayanın söz konusu dönem için emekli ikramiyesi alıp kendisinin almamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtse de bahsi geçen kişi ile işe başlama dönemlerinde aynı statüde olmadığı kendisi 4/ 1-a kapsamında başlamış iken diğer kişinin 4/ 1-c kapsamında olması sebebiyle eşit olmadıkları farklı hukuki statülere tabi oldukları anlaşılmaktadır .
9 / 12D. İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme :
23. 2709 T .C. Anayasasının “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru hakkının ve 17 inci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmadığı gibi şikâyete konu olayda, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesi ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinde yazılı ve güvence altına alınmış olan başkaca bir insan hakkı ihlalinin tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır .
E. İyi Yönetişim İlkeleri Yönünden Değerlendirme :
24. Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka uygun hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .
25. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum ve davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden
Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41’inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen “Avrupa
Doğru İdari Davranış Yasasında da yer verilmiştir .
26. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; idarenin şikâyetçiye ayrıntılı cevaplar verdiği, şikâyet konusuyla ilgili evrakların süresinde gönderildiği, verilen cevapların yasal dayanaklarının gerekçeli şekilde açıklandığı anlaşılmış olup, böylece idarenin “kararların gerekçeli olması”, “kanunilik” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ederek iyi yönetişim ilkelerine uygun davrandığı , buna karşılık idarenin cevabi yazılarında, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin bu hususlarda bundan böyle iyi yönetişim ilkelerine uyması beklenmektedir
10 / 12IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 27. 14/ 06/ 2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun
“Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu
Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, şikâyet başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte şikâyetçiye tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir . Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu şikâyetçiye 27/ 12/ 2016 tarihli ve sayılı yazı ile bildirilmiştir .
B. Yargı Yolu 28. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili idarenin işlemine karşı ( 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7/ 1.maddesi uyarınca özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde) 60 günlük ( vergi ihtilafları için 30 gün) dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Ankara İş
Mahkemesine yargı yolu açıktır .
V. KARAR :
29. Başvuranın İddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinde, BAŞVURUNUN REDDİNE , Kararın BAŞVURUCU VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi
11 / 12Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi