|
ÖZET: Hizmet akdinin feshi, 25/II-g maddesi ve Toplu İş Sözleşmesi’nin (TİS) 30/d maddesi uyarınca 28/04/2015 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışan, mazeretsiz devamsızlık, geç gelme ve erken ayrılma gibi tutumları nedeniyle işyerindeki huzuru bozmuş ve farklı birimlere nakledilmesine rağmen bu davranışlarını sürdürmüştür. Daha önceki disiplin cezaları ve işyeri değişimi cezası uygulanmış olmasına rağmen, 15/05/2015 tarihine kadar izinsiz olarak işe gelmemiştir. Ayrıca, “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi”nde kayıtlı bir adresinin olmaması nedeniyle tebligatlar kendisine ulaştırılamamıştır.
Başvuru sahibinin, iş akdinin haksız yere feshedildiği ve mobbing uygulandığı iddiaları incelenmiştir. Ancak, yapılan değerlendirmelerde, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve mobbing iddialarının desteklenmediği sonucuna varılmıştır. İş Kanunu’nun 25’inci maddesi gereğince, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunduğu ve bu hakkın kullanılması için işçinin savunmasının alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve bu kararın tebliği için gerekli işlemler başlatılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiğini, ancak başvuru yollarının belirtilmediği durumlarda eksiklikler olduğunu tespit etmiştir. |
derhal fesih hakkı” başlıklı 25/ II-g maddesi ve Toplu İş Sözleşmesi’nin (TIS) 30/d maddesine istinaden 28/ 04/ 2015 tarihi itibariyle hizmet akdinin feshedildiği,
2.2) Çalışma süresi içerisinde, mazeretsiz olarak işe gelmemeyi, geç gelip erken ayrılmayı, sürekli
viziteye çıkmayı ve istirahat raporu kullanmayı alışkanlık haline getirmesi ve işyerindeki çalışma huzurunu ve iş ahengini bozması nedeniyle farklı birimlere nakledilerek kendisine defalarca imkan tanındığı, en son görev yaptığı birimde de alışkanlıklarını sürdürmeye devam ettiğinden hizmetinden hiçbir şekilde faydalanılamadığı, bu fiillerinden dolayı; 12/ 01/ 2009 ve 17/ 09/ 2009 tarihlerinde, Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) 30/a maddesi çerçevesinde iki kez birim amirleri, bir kez de yürütülen soruşturma sonucunda 15/ 02/ 2011 tarihinde Teftiş Kurulu Başkanlığınca olmak üzere toplam üç kez
“İhtar” cezası ile yine Teftiş Kurulu Başkanlığınca yürütülen başka bir soruşturma sonucunda
Merkez İşçi Disiplin Kurulu kararı ile 28/ 02/ 2014 tarihinde yine TİS’ nin 30/b maddesi çerçevesinde ücret kesimi cezası ile tecziye edilmiş, Teftiş Kurulu Başkanlığınca yürütülen ayrı bir soruşturma sonucunda Merkez İşçi Disiplin Kurulu kararı ile 27/ 02/ 2015 tarihinde TİS’nin 30/c maddesi çerçevesinde daimi olarak işyeri değişimi (Trabzon Bölge Müdürlüğü) cezası ile tecziyesine karar verilmiş, ancak iş göremezlik raporunun bitim tarihi olan 15/ 05/ 2015 tarihinden hizmet akdinin feshedildiği 28/ 04/ 2015 tarihine kadar da izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmemesi, ayrıca “Adrese
Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi”nde kayıtlı ikametgah adresi bulunmaması nedeniyle cezanın tebliğ edilemediğinden işyeri değişimi cezasının ilgiliye uygulanamadığı,
2.3) İş göremezlik rapor süresi bitimi sonrası olan 15/ 04/ 2015 tarihinden sonra izinsiz ve mazeretsiz
olarak göreve gelmediğinden 28/ 04/ 2015 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25/II-g maddesi ve TİS’nin 30/d maddesine istinaden hizmet akdi feshedildi, ayrıca “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar hakkındaki Yönetmeliğin; “İşe göndermede öncelikli Olanlar” başlıklı 5’inci maddesinde, Kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında çalışırken, disiplin soruşturması veya 4857 sayılı İş
Kanununun 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (II) numaralı bendi gereğince hizmet akdi feshedilenleri göndermede öncelikli olanlar dışında tutulduğundan ve kamudaki personel alımlarına ilişkin genel hükümler çerçevesinde ilgilinin tekrar aynı statüde Kurumumuzda istihdamına imkan ve yetkimiz bulunmadığından adı geçenin talebinin çözümünde yapılacak bir işlem bulunmadığı,
2.4) Başvuru sahibinin hali hazırda Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli aylığı bağlanmasına hak
kazandığı; işyeri değişimi cezası ile iş akdi feshi hususu ile Kuruma ve Kuruluşa vermiş olduğu talep dilekçelerinde belirttiği adreslere yapılan tebligat ve bilgilendirme yazılarının belirttiği adreslerde tanınmadığı ya da bulunamadığı gerekçesiyle iade edilmiş olduğu, Açıklamaları yapılmıştır .
III- İLGİLİ MEVZUAT
3) Anayasamızın “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde ; herkesin çalışma hakkı
ve ödevi olduğu belirtildikten sonra, devletin yükümlülükleri arasında, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı, “ Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri
2 / 6inceler .” hükmüne amirdir .
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
5) 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun “Dürüst davranma” başlıklı 2’nci maddesinde;
Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır .
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz .
6) 4857 Sayılı İş Kanununun “Sözleşmenin feshinde usul” başlıklı 19’uncu maddesinde , İşveren
fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır .
Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez . Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II)
numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır .
6.1) “Fesih bildirimine itiraz ve usulü” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasının 7036 sayılı
Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde; İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir . Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür .”
6.2) “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” 25’inci maddesinde; Süresi belirli olsun veya
olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim
süresini beklemeksizin feshedebilir : II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri :
g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi .
6.3) “Derhal fesih hakkını kullanma süresi” başlıklı 26’nci maddesinde; 24 ve 25’inci
maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz . Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz .
6.4) “Yazılı bildirim” başlıklı 109’uncu maddesinde; “Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin
ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir . Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir . Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren tebligat anılan
Kanun hükümlerine göre yapılır .”
Hükümleri yer almaktadır .
3 / 6IV. Kamu Denetçisi Celile Özlem TUNÇAK’ın Kamu Başdenetçisi’ne Önerisi
7) Başvuru sahibinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya
kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuru sahibi özetle MTA’da çalışırken iş akdinin haksız olarak fesih edildiğini, kendisine
mobing uygulandığını, raporlu olduğu bir dönemde iş akdinin fesih edildiğinin tebligat yapılmadan bildirildiğini, MTA yetkilileri ile yaptığı görüşmelerden de bir sonuç almadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir .
9) Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket
etmesi hukuk devletinin temel ilkelerinden birisidir . Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır . Uluslararası Sözleşmelerde ve Ulusal mevzuatımızda devletin, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlayacağı, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alacağı; adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunmanın sağlanması, amirin maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranacağı, amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanacağı, iş güvenliği, iş sağlığı ve çalışma ortamına ilişkin tutarlı bir ulusal politika geliştireceği, uygulayacağı ve periyodik olarak gözden geçireceği hüküm altına alınmıştır .
10) İş akdinin feshi yasal olarak bir takım sıkı kurallara ve usullere tabi tutulmuştur . 4857 Sayılı İş
Kanunu’nun 19’uncu maddesi uyarınca işverenin iş sözleşmesini feshederken fesih bildiriminde fesih sebebini açık ve kesin olarak bir şekilde belirtmesi gerektiği ve fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması gerektiği hususları yer almaktadır . Ayrıca, iş sözleşmesinin işçinin savunması alınmadan belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshedilemeyeceği düzenlenmiştir . Ancak kanun koyucu, söz konu düzenlemede işverenin, İş Kanunun 25’nci maddesinin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkını saklı tutmuştur .
11) İş Kanunu’nun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25’inci maddesinin
(II) numaralı bendinde belirtilen şartlara uygun olarak işverenin iş sözleşmesini feshettiği bir durumda, işçinin savunmasını isteme zorunluluğu bulunmamaktadır . Ayrıca, Yargıtay 22’nci Hukuk
Dairesinin 24/ 01/ 2017 tarihli ve sayılı kararında da belirtildiği üzere, böyle bir durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması şartı da aranmamaktadır .
12) İş Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu, işçi ile işverene belirli veya belirsiz süreli bir iş
sözleşmesini derhal ortadan kaldırma olanağını da tanımıştır . Genel olarak fesih, iş sözleşmesinin tek taraflı bir irade beyanıyla sona erdirilmesidir . Haklı nedenle fesih hakkı, dürüstlük kuralları gereği iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenemeyecek tarafa belirli veya belirsiz süreli iş akdini derhal feshetme yetkisi veren bir bozucu yenilik doğuran haktır . Haklı nedenle fesih, fesih hakkı bulunan tarafa belirli süreli iş sözleşmelerinde süreninin dolmasını beklemeksizin, belirsiz süreli iş
.
4 / 6sözleşmelerinde bildirim süresi söz konusu olmaksızın sözleşmeyi derhal sona erdirme imkânı
vermektedir .
13) İşçinin izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay
içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç iş günü işine devam etmemesi halinde işverenin iş sözleşmesini derhal fesih hakkı vardır . İşçinin devamsızlığından kasıt, işverenden izin almaksızın veya haklı bir nedene dayanmaksızın işe gelmemesi halidir . İşgünü, işçi bakımından çalışılması gereken gün olarak anlaşılmalıdır . Devamsızlığa dayalı fesihlerde ispat yükü işverendedir . İşçinin devamsızlık yaptığı tarihten itibaren mutlaka her gün ayrı ayrı devamsızlık tutanağı düzenlenmelidir . (Tanık beyanı, işyeri kayıtları vb.)
14) Fesih yetkisi, taraflardan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği
günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz . Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir .
15) Somut olayda, başvuran hakkında 2009 yılından itibaren müteaddit kereler ceza işlemi
uygulandığı; bu bağlamda son olarak 27/ 02/ 2015 tarihinde “işyeri değişimi” cezası verildiği; bununla birlikte başvuranın sağlık raporu alarak izne ayrıldığı ancak sağlık raporunda belirtilen sürenin 14/ 04/ 2015 tarihinde dolmasına rağmen işyerine dönerek işine devam etmediği; İdare tarafından başvuranın 2015 yılı Nisan ayının 15, 16, 17, 20, 21, 22 ve 24’üncü günlerinde işyerine gelmediği tespit edilerek keyfiyetin tutanak alındığı; sonuç itibarıyla da başvuranın iş akdinin, İş
Kanunu’nun 25’inci maddesinin (II) numaralı bendinin (g) numaralı alt bendi ve TİS’in 30/d maddesi kapsamında 28/ 04/ 2015 tarihi itibarıyla feshedildiği; İdare tarafından, başvuranın Kuruma bildirmiş olduğu ikametgâh adresine iadeli taahhütlü posta gönderilmek suretiyle durumun yazılı olarak bildirilmesi yoluna başvurulduğu ancak anılan adreste kişiye ulaşılamaması sebebiyle bildirimin gerçekleştirilemediği anlaşılmıştır . Diğer yandan başvuran, Kurumumuza göndermiş olduğu dilekçesinde fesih bildiriminden haberdar olduğunu beyan etmiştir . Tüm bu hususlar gözetildiğinde yürütülen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
16) Başvuranın mobbing iddiaları ile ilgili olarak; başvuran aleyhine verilen cezaların, sistemli bir
şekilde ve süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanma; yıldırma ve işten uzaklaştırma kastıyla yapılma; kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında bir zarara yol açacak nitelikte olma gibi unsurları taşıdığı yönünde bir tespit yapılamamış olup, başvuran tarafından da şikâyete konu husus dışında mobbing iddiasını destekler nitelikte başkaca bir olayın sunulmadığı görülmüştür . Bu bağlamda şikâyet konusu somut olayda mobbing olgusunun oluşmadığı kanaatine ulaşılmıştır .”,
17) Bu çerçevede, yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, idarenin cevabi
yazıları, yargı kararları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın mobbing iddialarının dayanaktan yoksun olduğu ve idarenin fesih işleminde de herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğinden şikayet konusu talebin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .”, B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; şikâyet başvurusu kapsamında idarenin başvuranla
5 / 6ilgili işlemleriyle ilgili bilgi ve belgelerin, süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza
gönderildiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve
“makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket edildiği, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Bu kararın BAŞVURANA ve MADEN TETKİK ve ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi