ÖZET: Başvuran, 1978 yılından beri Danimarka’da yaşayan bir Türk vatandaşı olarak, 3201 sayılı Kanun çerçevesinde yurtdışı borçlanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, 1992-1997 yılları arasında Danimarka’da geçirdiği sürelerin belgelenmesi talep edilmiştir. Başvuran, mavi kart sahibi olduğu dönemde SGK’nın borçlanma talebini kabul etmemesi üzerine, ikametgah belgeleri ve hastane raporları ile bu süreleri ispatlamaya çalışmıştır. Ancak SGK, gerekli belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

SGK’nın açıklamalarında, yurtdışında ev kadını olarak geçirilen sürelerin borçlanabilmesi için, başvuranın Türkiye’ye giriş-çıkış tarihlerini gösteren belgeleri sunması gerektiği belirtilmiştir. Başvuran, 1995 yılından itibaren dijital kayıtların tutulduğunu ve öncesine dair verilere ulaşamadığını ifade etmiştir. SGK, başvuranın sunduğu belgeleri yeterli görmemiş ve talebin reddedilmesine karar vermiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sunduğu belgelerin yeterli olduğunu ve SGK’nın talebin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuranın yurtdışı borçlanma talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, SGK’nın başvuranın belgelerini yeniden değerlendirmesi için bir fırsat sunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 3563-3563

BAŞVURU NO : 2018/5434

KARAR TARİHİ : 13/02/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu

BAŞVURUNUN KONUSU : Yurt dışı borçlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/04/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde posta yoluyla yapılan başvuruda; başvuran Haziran

1978’den beri Danimarka’da ikamet ettiğini, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğunu, 2006 ila 2016 yılları arasında TR vatandaşlığından geçici olarak çıkıp mavi kart sahibi olduğunu ve tekrar TR vatandaşlığına geçtiğini, SGK’nın mavi kartlı olduğu döneme ilişkin yurtdışı borçlanmasını kabul etmediğini, bununla birlikte 1992/1993/1994/1996 ve 1997 yıllarını Danimarka’da geçirdiği halde memurların hatalı işlemlerinden dolayı bu sürelerin Türkiye’de geçirilmiş gibi göründüğünü ve bu yıllara ilişkin borçlanma talebinin de reddedildiğini, ancak eski pasaportunu getirdiği takdirde işlemlerinin yapılabileceğinin kendisine bildirildiğini, 1995 yılından itibaren dijital ortamda yurda giriş çıkışlarının tutulmaya başlandığını, öncesine ilişkin söz konusu verilere ulaşamadığını, söz konusu süreleri

Danimarka’da geçirdiğinin ikametgah belgeleri ve o dönemde hastanelerde gördüğü tedavi raporlarıyla ispatladığı ve konsoloslukta tasdik ettirdiği halde SGK tarafından söz konusu belgelerin dikkate alınmadığını ifade ederek, 1992/1993/1994/1996 ve 1997 yıllarına ilişkin borçlanma talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 13/07/2018 tarihli ve … sayılı bilgi belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen … sayılı yazıda özetle;

2.1) …’in emekli aylığına hak kazanma şartları için, 4447 sayılı Kanunla 506 sayılı

Kanunun 60 ıncı maddesinin (A) fıkrasına göre; 08/09/1999 – 30/04/2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olan kadın sigortalılar için 58 yaş, 7000 gün veya 58 yaş, 25 yıl sigortalılık süresi, 4500 gün Malullük, Yaşlılık ve Ölüm sigortaları primini ödemiş olması gerektiği ,

2.2) Yurt dışı borçlanma talebinde çalışma süreleri için sigorta kurumundan alınacak

hizmet cetveli ya da bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri ya da ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak hizmet belgeleri istenilirken, ev hanımlığında geçen süreler için onaylanmış Türkçe tercümesi ile birlikte ikamet belgeleri ve pasaportlarındaki Türkiye’ye giriş çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’de giriş-çıkış tarihlerini gösterir belge istenildiği mevzuat hükümlerine göre söz konusu belgelendirme mecburiyetinin sigortalıya ait olduğu, bu belgelere ilişkin dayanak mevzuat 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, 06.11.2008 tarihli Yurtdışında Geçen

Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 8 inci ve 9 uncu maddesi, 2011/48 sayılı Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Genelgesinin 1.3 üncü maddesi ve 23/07/2012 tarihli ve 2012/9 sayılı e- Yurtdışı Talimatı olduğu,

2.3) Yabancı ülke kurumlarından yurtdışında ikamet ettikleri süreyi gösterir belge

talep edenlere; ikamet ettikleri ülkeye yaptıkları giriş ve çıkışları dikkate alınmadan ikametlerini nakletmemiş olanlara sürekli olarak o ülkede ikamet etmişler gibi (kesintisiz) belge verildiği, ancak temin edilen pasaport ya da yurda giriş-çıkış belgelerinden uzun süre Türkiye’de kaldıkları halde adlarına yurtdışında ikamet etmişler gibi belge düzenlendiğinin tespit edildiği, bu itibarla, oturum yapılan sürelerin borçlanılabilmesi için; yalnızca yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı

Kanuna göre borçlanacak olanlardan borçlanma belgeleri ile birlikte pasaportlarındaki

Türkiye’ye giriş-çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’ye giriş- çıkış yaptıkları tarihleri gösterir belgelerden birinin istenileceği ve borç tahakkuklarında Türkiye’de bulunulan sürelerin dikkate alınmayacağı,

2.4) Bu doğrultuda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri

Genel Müdürlüğünün 23/07/2012 tarihli … sayılı talimatında, “Oturum yapılan sürelerin borçlanılabilmesi için; yalnızca yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri

3201 sayılı Kanuna göre borçlanacak olanlardan borçlanma belgeleri ile birlikte

pasaportlarındaki Türkiye’ye giriş-çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’ye giriş- çıkış yaptıkları tarihleri gösterir belgelerden biri istenilecek ve borç tahakkuklarında

Türkiye ‘de bulunulan süreleri dikkate alınmayacaktır. ” hükmünün yer aldığı,

2.5) Bunun yanı sıra, 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve

Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca, yurt dışı sürelerinin borçlanma başvurusunda bulunanların gerekli belgeleri ibraz mecburiyetinin kendilerine ait olduğu hüküm altına alındığı, dolayısıyla, sigortalının her ne kadar ikamet belgesi olsa da 1995 öncesi ve 1995-1998 arası emniyet kayıtları veya pasaportun onaylı sureti olmadığından borçlanma talebinin reddedildiği,

2.6) … sigorta sicil … T.C. Kimlik Numaralı …’in dosyasının

incelenmesinde, 19/10/2016 ve 26/10/2016 tarihlerinde müracaat ederek 05.01.1984-

20.10.2016 tarihleri arasındaki çalışma ve ev kadınlığı sürelerini 3201 sayılı Kanun

kapsamında borçlanma talebinde bulunduğu, talep dilekçelerinin ekinde 30.06.1978 tarihinden itibaren Türkçe tercümesi ile birlikte ikamet belgelerinin bulunduğu, Emniyet Müdürlüğünden alınan yurda giriş-çıkış kayıtlarından 1995 tarihinden önce ve 1995-1998 arası yurda giriş çıkış tarihlerinin ve pasaport fotokopilerinin mevcut olmadığı, bu nedenle 01/11/2016 tarih, … sayılı yazı ile pasaport sayfalarının onaylı suretlerinin 3 ay süre içerisinde SGK’ya gönderilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak sigortalı tarafından SGK’ya verilen 03/11/2016 tarihli dilekçede pasaportların yenilenirken iptal edildiği ve dijital ortama geçilmediği için Emniyet kayıtlarına ulaşılamadığı belirtildiğinden mevcut belgelere göre borçlanma işlemi yapılarak 08/11/2016 tarihli yazı ile gönderildiği,

2.7) Adı geçenin bu sefer 02/12/2016 tarih, … sayılı borçlanma talep dilekçesi ekinde

sadece 1991-1995 ve 1995-1998 yıllarına ait ikametgah belgesini göndermiş olduğu istenilen belgeleri göndermediği ve 06/12/2016 tarih, … sayılı yazı ile eksik belgelerin yeniden tarafından istenildiği, söz konusu yazıya istinaden sigortalının yeniden 21/10/2017 tarihinde yurtdışı borçlanma talebinde bulunmuş olduğu ancak ekinde istenilen tarihlere ait pasaport sayfalarının onaylı suretlerinin bulunmadığı tespit edildiğinden mevcut belgelere göre kalan süreler için yeniden borçlanma işleminin yapıldığı,

2.8) …’in Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu başvurusunda 2006-2016

yılları arasında mavi kart sahibi olduğu dönemlere ve 1992-1997 yılları arasındaki ev kadınlığında geçen sürelere ilişkin borçlanma talebinin kabul edilmesini talep etse de, yukarıda 4 üncü maddede açıklanan belgelendirme mecburiyetini yerine getiremediğinden bahse konu borçlanma talebinin reddedildiği,

2.9) 2012/9 e-YURTDISİ talimatının 23.7.2012 (dahil) ya da daha sonra yapılacak

borç tahakkuklarını kapsadığı, buna göre yurt dışında ev kadını olarak bulundukları süreleri 3201 sayılı Kanuna göre borçlanmak isteyenlerden borçlanma belgeleri ile birlikte pasaportlarındaki Türkiye’ye giriş-çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’ye giriş-çıkış yaptıkları tarihleri gösterir belgelerin istendiği,

2.10) 5682 sayılı Pasaport Kanununu 2 nci maddesine göre, Türk vatandaşlarının ve

yabancıların Türkiye’ye girebilmek ve Türkiye’den çıkabilmek için yolcu giriş-çıkış kapılarındaki polis makamlarına usulüne uygun ve muteber pasaport veya pasaport yerine geçerli bir vesika ibraz etmeye mecbur oldukları, Gümrük ve diğer işlemlerin yapılabilmesi için polis makamlarınca giriş veya çıkış işlemlerinin bitirilmesinin şart olduğu, kanunlar ve milletlerarası anlaşmalarla tespit edilenlerden başka, Türk vatandaşları ile yabancılar için, ne gibi belgelerin pasaport yerine geçerli kabul edilebileceği hususunda İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının müştereken karar almaya yetkili oldukları,

2.11) Bu nedenle, Türkiye’ye giriş yapacaklar ile Türkiye’den çıkış yapacakların

usulüne uygun ve hukuken geçerli pasaport veya pasaport yerine geçerli bir vesika ibraz etmelerinin gerektiği, diğer taraftan, Türkiye’ye giriş-çıkış yapan yabancılara da girişçıkış damgası tatbik edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünce 1/11/1991 tarihinden itibaren Ülkemize giriş çıkış yapanlara ait bilgilerin tutulmakta olduğu, söz konusu bilgilerin ilgililerin talepleri halinde kendilerine verildiği,

2.12) Dolayısıyla, yukarıda belirtilen çerçevede, şikayet sahibi …’in 1/11/1991

tarihinden sonraki dönemlere ilişkin yurda giriş-çıkış bilgilerinin Emniyet Genel

Müdürlüğünden alacağı belge ile ispat etmesi halinde borçlanma işleminin gerçekleştirilmesinin mümkün bulunduğu,

3) Kurumumuzun 09/11/2018 tarihli ve … sayılı Dostane Çözüme Davet yazısına

cevaben Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 10/12/2018 tarihli ve … sayılı yazıda özetle;

3.1) 3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk

vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu

Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” hükmünün yer aldığı,

3.2) Buna göre, 3201 sayılı Kanun kapsamında ev kadını olarak bir sürenin

borçlanılabilmesi için, bu sürelerin yurt dışında geçmiş olmasının yasal bir zorunluluk olduğu, ayrıca, yabancı ülkelerde talep sahiplerine bulundukları ülkelerce gerekli inceleme yapılmaksızın ikamet belgesi verildiği ancak temin edilen pasaport yada yurda giriş-çıkış belgelerinden bu kişilerin uzun süre Türkiye’de kaldıklarının tespit edildiği,

3.3) Bu nedenle de, yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerinin tespitine yönelik

olarak, 23/07/2012 tarihli ve 2012/9 sayılı talimatlarıyla; “Oturum yapılan sürelerin borçlanılabilmesi için; yalnızca yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı

Kanuna göre borçlanacak olanlardan borçlanma belgeleri ile birlikte pasaportlarındaki Türkiye’ye giriş- çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri yada emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’ye giriş-çıkış yaptıkları tarihleri gösterir belgelerden biri istenilecek ve borç tahakkuklarında

Türkiye’de bulunulan süreleri dikkate alınmayacaktır. ” denilmek suretiyle, 3201 sayılı

Kanuna uygun olarak uygulama birlikteliğinin sağlandığı,

3.4) Bunun yanı sıra, Emniyet Genel Müdürlüğünce 1/11/1991 tarihinden itibaren

Ülkemize giriş çıkış yapanlara ait bilgiler tutulduğu ve söz konusu bilgiler ilgililerin talepleri halinde kendilerine verildiği, 3201 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama

Yönetmeliğinin 8 inci maddesine göre yurt dışı sürelerini borçlanmak isteyenlerin borçlanmaya esas belgeleri ibraz mükellefiyetinin kendilerine ait olduğu,

3.5) Ayrıca; 1992, 1993, 1994, 1996 ve 1997 yılları arasında Danimarka’da geçen ev

kadınlığı sürelerini borçlanma talebinde bulunan … hakkında Kurumumuzdan temin edilen ve kendisinin yurda giriş-çıkış kayıtlarını gösteren Emniyet Genel

Müdürlüğünün incelemesinden, 1992 yılından sonra giriş kaydı olmadığı halde 22/01/1995 tarihinde Türkiye’den çıkış yapmış olduğu ile 11/08/1995 tarihinde ise yurda ilk giriş kaydının olduğu ancak yurtdışına çıkış kaydı olmadan 12/06/1998 tarihinde tekrar yurda giriş kaydının olduğu saptandığından borçlanma talebinde bulunduğu söz konusu tarihler arasında yurt dışında bulunduğunun tespitine imkan bulunamadığı,

3.6) Bu itibarla, …’in yukarıda bahsedilen tarihler arasında Danimarka’da geçen ev

kadınlığı sürelerini Emniyet Genel Müdürlüğünden alacağı yurda giriş çıkış kayıtları ile belgelemesi halinde borçlanma işlemi gerçekleştirileceği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6) 22.05.1985 tarihli ve 18761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3201 sayılı “Yurt Dışında

Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri

Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun”un 1 inci maddesinde “Türk vatandaşları…. ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.”, 5 inci maddesinde “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.”

7) 06/11/2008 tarihli ve 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yurtdışında Geçen

Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik”in “Yurtdışı sigortalılık sürelerine ait belgeler başlıklı” 9 uncu maddesinde “ (2) Ev kadını olarak geçen süreler, yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca yapılmış veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi ya da çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerinde söz konusu birimlerin ikamet belgesine istinaden düzenleyecekleri belge ile birlikte, ikamet belgesi temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alacakları yurda giriş-çıkış çizelgesi ile belgelendirilir.”

8) Sosyal Güvenlik Kurumunun 2011/48 sayılı “Yurtdışı borçlanma

ve tahsis işlemleri”

Genelgesinin; “1.3.3. Ev kadını olarak geçen sürelere ait belgeler” başlığı altında;

“Ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanılmasında, ev kadınlarının yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesi, ayrıca aşağıda belirtilen belgelerden biri ile teyit edilecektir.

1) İkamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca veya yurtdışında bulunan

Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi.

2) Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk

temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belge.

3) Yukarıdaki 1 ve 2 nci maddelerde belirtilen belgeler temin edilemiyorsa yurtdışına

çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi.

Kanuna göre yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerin pasaport fotokopisi veya emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi ile borçlanılması halinde, sadece yurtdışında bulunulan süreler borçlandırılacak, pasaport fotokopisi veya yurda giriş-çıkış çizelgesinden ülkemizde bulunulduğu tespit edilen süreler hiçbir şekilde borçlandırılmayacaktır.” hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuranın, 3201 sayılı Kanun kapsamında 1992 ila 1997 yılları arasında Danimarka’da

geçirdiği sürelere ilişkin yurtdışı borçlanma talebinde bulunduğu ancak Sosyal Güvenlik

Kurumu tarafından yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir belge sunamadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, 1995 yılından itibaren dijital ortamda yurda giriş çıkışlarının tutulmaya başlandığı, öncesine ilişkin söz konusu verilere ulaşamadığı, söz konusu süreleri

Danimarka’da geçirdiğini ikametgah belgeleri ve o dönemde hastanelerde gördüğü tedavi raporlarıyla ispatladığı ve konsoloslukta tasdik ettirdiği halde SGK tarafından söz konusu belgelerin dikkate alınmadığı ve talebinin reddedildiği, buna karşın SGK tarafından, yabancı ülke kurumlarından yurtdışında ikamet ettikleri süreyi gösterir belge talep edenlere; ikamet ettikleri ülkeye yaptıkları giriş ve çıkışları dikkate alınmadan ikametlerini nakletmemiş olanlara sürekli olarak o ülkede ikamet etmişler gibi (kesintisiz) belge verildiği, ancak temin edilen pasaport yada yurda giriş-çıkış belgelerinden uzun süre

Türkiye’de kaldıkları halde adlarına yurt dışında ikamet etmişler gibi belge düzenlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle, oturum yapılan sürelerin borçlanılabilmesi için; yalnızca yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri 3201 sayılı Kanuna göre borçlanacak olanlardan borçlanma belgeleri ile birlikte pasaportlarındaki Türkiye’ye giriş- çıkış yaptıkları tarihleri gösterir sayfaların fotokopileri ya da emniyet müdürlüklerinden temin edilecek Türkiye’ye giriş- çıkış yaptıkları tarihleri gösterir belgelerden birinin istenileceği bu itibarla, başvuranın Danimarka’da geçen ev kadınlığı sürelerini yurda giriş çıkış kayıtları ile belgeleyemediği gerekçesiyle söz konusu yıllara ilişkin borçlanma talebinin reddedildiği görülmektedir.

11) Başvuruya konu uyuşmazlığın; 1992 ila 1997 yılları arasında Danimarka’da ikamet ettiğini

ikametgah belgeleriyle belgelendiren başvuranın söz konusu yıllara ilişkin borçlanmayı talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmektedir.

12) Dosya kapsamında tespit edilen hususlar;

12.1) Başvuran tarafından Kurumumuza sunulan Konya Valiliği İl Emniyet

Müdürlüğünün … sayılı yazısı eklerinden, başvuranın 22/01/1995 tarihinde

Türkiye’den çıkış yaptığı, 11/08/1995 tarihinde giriş kaydına rastlandığı ve çıkış kaydı olmadığı halde 12/06/1998 tarihinde giriş kaydı olduğu (ilgili idareden temin edilen bilgi de bu hususu doğrular niteliktedir (§3.5)) görülmektedir.

12.2) Diğer yandan; Kurumumuz tarafından, 16/10/2018 tarihli ve … sayılı yazı ile

Emniyet Genel Müdürlüğünden başvuranın 1992-1997 tarihleri arasında yurda giriş çıkış tarihleri talep edilmiş, 26/10/2018 tarihli ve … sayılı cevabi yazıdan, başvuranın 22/01/1995 tarihinde çıkış 11/08/1995 tarihinde ise giriş yaptığı ve başkaca bir kaydı olmadığı bildirilmiştir.

12.3) Bununla birlikte; Danimarka Glostrup Bölge Hastanesi tarafından başvuran

hakkında hazırlanan 23/06/1994 tarihli raporda, 13-14/06/1994 tarihinde başvuranın söz konusu hastanede tedavi gördüğü, ayrıca, Glostrup Hastanesinde 1996 yılında …

isimli ve 1…kimlik numaralı bir oğlan çocuğu doğurduğunun rapor edildiği, söz konusu raporların T.C. Kopenhag Büyükelçiliği Konsolosluk Şubesi tarafından da onaylandığı görülmektedir.

12.4) Öte yandan ihtilaflı döneme ilişkin … Belediyesi tarafından 15 Kasım 2016

tarihli yazıdan …’in Danimarka’da 0 2/11/1991 ila 22/01/1995 tarihleri arasında Sylen

… Taasturp ve 11/08/1995 ila 15/08/1998 tarihleri arasında … adreslerinde fiilen kaldığının beyan edildiği ve söz konusu belgenin yine T.C. Kopenhag Büyükelçiliği

Konsolosluk Şubesi tarafından onaylı olduğu görülmektedir.

13) İlgili mevzuat hükümlerine bakıldığında; 3201 sayılı Kanun gereği, Türk vatandaşlarının

ev kadını olarak geçirdikleri sürelerin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği, yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde ise bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı,

14) Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte

ise ev kadını olarak geçen sürelerin, yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca yapılmış veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi ya da çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerinde söz konusu birimlerin ikamet belgesine istinaden düzenleyecekleri belge ile birlikte, belgelendirileceği,

15) İkamet belgesinin temin edilememesi durumunda, yurtdışına çıkış ve yurda giriş

tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alacakları yurda giriş-çıkış çizelgesi ile belgelendirileceği, hüküm altına alınmıştır.

16) Yukarıda yer verilen hükümlerden de anlaşılacağı üzere, yurtdışında ev kadını olarak

geçirilen sürelerin tespitine ilişkin ikametgah belgesi istenmektedir. Yurda giriş çıkış çizelgesinin istenmesinin ise ikametgah belgesinin temin edilememesi durumunda, yurtdışı borçlanma talebinde bulunmak isteyenlerin mağdur edilmemesi adına, kişinin yurtdışında ikamet ettiğine karine oluşturması bakımından istendiği açıktır.

17) Anayasamızın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun

olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlet olarak tanımlanmaktadır. Nitekim Anayasa’nın 125 inci maddesinde, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu, ifade edilerek belirtilen hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır.

18) İdari işlemlerin yetki, neden, konu, amaç ve biçim olarak beş öğesi bulunmaktadır ve

hukuka uygun bir idari işlem ancak bu öğeler tam ve sağlıklı olduğu zaman oluşur. İşlemin öğeleri, onun incelenmesi için bir araç olmaktan önce açıklanmış iradenin idari işlem olabilmesinin kurucu koşullarıdır. İdare işlemlerinde neden göstermek zorundadır.

İdarenin gösterdiği nedenin ise gerçek, hukuken geçerli, yetkinin amacına uygun olması ve idarece teknik ve hukuki bilgilerle doğru değerlendirilmesi gerekmektedir.

19) Somut olay kapsamında, başvuranın talebinin ret gerekçesi olarak SGK tarafından kişilerin

Türkiye’de kaldıkları halde adlarına yurtdışında ikamet etmişler gibi belge düzenlendiğinin tespit edildiği, bu nedenle 23/07/2012 tarihli ve … sayılı talimatla Türkiye’ye giriş çıkış tarihlerini gösterir belgelerin talep edildiği, söz konusu talimatla istenilen belgelerin başvuranların ikametgahın yanında yurtdışında olduğuna delil teşkil edecek belge niteliğinde istendiği, anlaşılmaktadır. Somut olaya bakıldığında ise ihtilaflı dönemlerde başvuranın sunduğu ikametgah belgelerinin yanında, 1994 ve 1996 yıllarında

Danimarka’da tedavi gördüğüne ilişkin doktor raporları olduğu, bunun da başvuranın söz konusu tarihlerde yurtdışında olduğuna ispat niteliğinde olduğu, değerlendirilmektedir.

20) Nitekim; başvuran hakkında Konya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sunulan

(§12.1) yurda giriş çıkış tarihlerine daha detaylı erişilebiliyor iken Emniyet Genel

Müdürlüğü tarafından gönderilen (§12.2) belgede detaylı döküme erişilemediğinin anlaşıldığı dolayısıyla kişi yurda giriş çıkış yaptığı halde Emniyet ve sınır kapısı verilerinin eksik işlendiğinin tespit edildiği, ayrıca SGK’nın 2012 yılında hazırladığı e-yurtdışı talimatına göre kişilerden geçmişe yönelik belge getirmesinin beklenemeyeceği zira, Yönetmelik (§7) ve Genelgede (§8) ikametgah belgesinin temin edilemediği durumlarda yurda giriş-çıkış dökümünün talep edildiğinin hüküm altına alındığı, tespit edilmiştir.

21) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen mevzuat

hükümleri kapsamında başvuranın yurtdışı borçlanma talebine ilişkin istenilen belgeleri tamamladığı, hatta söz konusu süreleri yurtdışında geçirdiğine karine oluşturacak belgeler sunduğu (hastanelerde tedavi gördüğüne ilişkin raporlar), bununla birlikte ilgili idare tarafından 1992 ila 1997 yılları arasında başvuranın Danimarka’da ikamet etmediğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı halde yurda giriş çıkış tarihlerini belgeleyemediği gerekçesiyle talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; ilgili idarenin, Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap vermediği bu anlamda

‘makul sürede karar verme’, ilkesine, ayrıca şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci

maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 25/10/2018 tarihli ve … sayılı yazı ile bildirilmiştir. İlgili idarenin işlemine karşı

Konya İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuranın 1992 ila 1997 yılları arasındaki yurtdışı borçlanma talebinin ikametgah belgeleri kapsamında kabulü hususunda, SOSYAL

GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA VE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA, tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi