|
ÖZET: Başvuran, 1983 yılında devlet memurluğuna geçiş yaparak emekli ikramiyesi talep etmiştir. 1984 yılında memuriyete geçiş sürecinde, kıdem tazminatı ödenmeksizin çalıştığı sürelerin emekli ikramiyesi hesabına dahil edilmesini istemiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu sürelerin 2005 yılındaki düzenlemeler öncesinde sona erdiği ve 1 yıldan az olduğu gerekçesiyle emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini belirtmiştir. Başvuran, Anayasa Mahkemesi kararına atıfta bulunarak, bu durumun hak kaybına yol açtığını ifade etmiştir.
SGK, başvuranın 1983-1984 yılları arasındaki 10 ay 27 günlük hizmetinin, sözleşmeli personel statüsünde geçtiğini ve bu sürelerin emekli ikramiyesi hesabına dahil edilmesi için iş sonu tazminatına hak kazanmış olması gerektiğini vurgulamıştır. 2005 yılından önceki sözleşmeli personel uygulamaları gereği, bu sürelerin emekli ikramiyesi ödemesine tabi olmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığına ve başvurunun reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir. Başvuranın, emekli ikramiyesi talebinin kabul edilmemesi, ilgili mevzuat ve hukuki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 20194-20194 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/7513 2018/ 7513
KARAR TARİHİ : 03/12/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Emeklilik ikramiyesi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 03/06/2018 3.6.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 04/ 11/ 1983 yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine istinaden işe başladığını, 29/ 6/ 1984 tarih ve 18446 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Bakanlar Kurulunun 241 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamesinin 15 inci maddesi ile 657 sayılı
Kanuna ek geçici madde eklendiğini, bu maddenin tanıdığı haktan yararlanmak için görev yaptığı kuruma başvurduğunu, başvuru sonrası, 26/ 12/ 1984 tarihinde, 25/ 8/ 1971 tarih ve 1475 sayılı İş
Kanunun 14 üncü maddesinde tanımlanan kıdem tazminatı ödenmeksizin memuriyete geçişinin sağlandığını , Devlet memurluğuna geçiş sürecine hiçbir şekilde işveren değişimi olmadığını, işe giriş-çıkış arasında gün kaybı yaşanmadığını ve yaptığı işin niteliğinde herhangi bir fark ve/veya ayrım ortaya çıkmadığını, memuriyete geçiş sonrasında özlük haklarının tanımı ve derece/kademe ilerlemesinin bu intibak esasları doğrultusunda gerçekleştiğini, 16/ 7/ 2014 tarihinde T .C. Emekli
Sandığından 32 yıl 1 ay hizmet süresi ile emekli olduğunu, o zaman yürürlükte olan mevzuat gereği
30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödendiğini, 27/ 1/ 2017 tarih ve 29961 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan 6770 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde ile memuriyette geçen
30 yılı aşan sürelere ait emekli ikramiyesi ödenmesinin önünün açıldığını, yapılan düzenlemeye
istinaden; ödemesi yapılmayan 2 yıl 1 aylık hizmeti karşılığı olan emekli ikramiyesinin ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurduğunu, bunun üzerine 2 yıl 1 ay hizmet süreden; 1 yıllık hizmet süresi için emekli ikramiyesinin ödendiği ve kalan 1 yıl 1 aylık hizmet süresi karşılığı olan emekli ikramiyesinin 10 aylık kısmın kamu kuruluşunda sözleşmeli
1 / 14personel olarak çalışma gerekçe gösterilerek emekli ikramiyesi ödenmeyeceğinin SGK’nın
26/ 3/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ile tarafına bildirildiğini, Anayasa
Mahkemesinin 30 yıl ve üzeri emekli ikramiyesi ödenmesinin önünü açan 25/ 12/ 2014 tarih ve Esas 1, Karar No: sayılı kararın gerekçesinde, Anayasa’da hukukun üstünlüğü, bireylerin kanun önünde eşitliği ve herkesin sosyal güvenlik haklarına sahip olduğunu ifade edilen 2 inci ve 10 uncu ve 60 ıncı maddelerine atıf yapıldığını; SGK’nın, Anayasa Mahkemesi kararının uygulamasında hem kararın gerekçelerini hem de “devlet memurluğuna geçiş” durumunu gözetmeksizin karar verdiğini ve hak kaybına uğramasına neden olunduğunu belirterek; ödenmeyen
1 yıl 1 aylık hizmet süresi karşılığı olan emekli ikramiyesinin ödemesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 25/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 03/ 07/ 2018 tarihli ve sayılı yazıda özetle :
2.1.657 sayılı Kanunun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinin;
“Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür .
…
B) Sözleşmeli personel :
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir .
Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp
Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi
Konservatuvarı sanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir .
Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri
Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir .
Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle
2 / 14kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı
ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler .
…” hükmünü amir olduğu, 2.2. 5434 sayılı T . C. Emekli Sandığı Kanunu’nun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 89 uncu maddesinin;
“Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun
14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
…” hükmünü amir olduğu, 2.3. Mülga 2829 Sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun “Aylığı Bağlayacak Kurum” ile ilgili 8 nci maddesi ile
3 / 14birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden ilgililere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde, fiili
hizmeti fazla olan Sosyal Güvenlik Kurumunca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının düzenlendiği, 2.4. Aynı Kanunun emekli ikramiyesine ilişkin yukarıda bahsi geçen 12 nci maddesinin;
“… kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir . 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır…” hükmünü amir olduğu, Madde metninde de açık bir biçimde belirtildiği üzere, mülga 2829 sayılı Kanuna göre birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sadece 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda İş Kanununa tabi (prim ödemek suretiyle geçen süre) ve/veya 5434 sayılı Kanuna tabi (kesenek ödemek suretiyle geçen süre) sürelerine emekli ikramiyesi ödenebildiği, Maddenin 24/ 07/ 2008 tarihli ve 5793 sayılı Kanunla eklenen ikinci cümlesi ile de; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesi şartı getirilmiş olduğu, bu hükmün özel hukuk gerçek kişi veya tüzel kişi işverenine bağlı olarak ve hizmet akdine tabi olarak geçirilen süreleri kapsamadığı, 2.5. Öte yandan; 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 02/ 09/ 2005 tarihli ve 25924 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 2005/ 9245 sayılı “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar”a ilişkin Bakanlar Kurulu Kararıyla değiştirildiği, Bu karar ile değişik 7 nci madde uyarınca, Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk)
saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d) İlgilinin ölümü,
4 / 14hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta
olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenmesi imkanı getirildiği, Ancak, bu uygulama ilk defa 02/ 09/ 2005 tarihinde yayımlanarak bu tarihten geçerli olarak yürürlüğe giren değişiklikle geldiğinden, 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 02/ 09/ 2005 tarihinden önce Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar kapsamında sözleşmeli olarak çalışıp, bu tarihten önce görevlerinden ayrılanların görevlerinden ne şekilde ayrıldıklarına bakılmaksızın, söz konusu çalışma sürelerinin emekli ikramiyesine esas hizmet sürelerine dahil edilmesinin mümkün olmadığı, Esasen, gerek söz konusu değişiklik sırasında, gerekse sonra yapılan değişikliklerde sözleşmeli personelden 02/ 09/ 2005 tarihinden önce göreve girip yine bu tarihten önce, 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, istihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya ilgilinin ölümü hallerinden birinin vuku bulması nedenlerinden dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere de iş sonu tazminatı ödenmesini düzenleyen bir hükme bugüne kadar yer verilmediği, Bununla birlikte, sözleşmeli personel olarak 02/ 09/ 2005 tarihinden önce çalışmaya başlayıp, sözleşmeleri bu tarihten sonra ve 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde hükme bağlandığı üzere iş sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olanların, 02/ 09/ 2005 tarihinden önceki sözleşmeli sürelerinin de Kurumlarınca emekli ikramiyesi ödemeleri sırasında dikkate alındığı, 2.6. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde emeklilik dosyasının tetkikinde; ilgilinin 04/ 11/ 1983- 30/ 09/ 1984 tarihleri arasında 10 ay 27 gün Ankara Belediye Başkanlığında 657 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi olarak 4/ 1-(a) kapsamında çalıştığı, ilgilinin 26/ 6/ 1984 tarihli ve 241 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen mülga ek geçici 58 inci madde uyarınca talebi üzerine 26/ 12/ 1984 tarihinde açıktan atama yoluyla Çankaya Belediye Başkanlığında mimar olarak devlet memurluğu görevine başladığı, 16/ 07/ 2014 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilen ilgiliye 15/ 08/ 2014 tarihinden itibaren 30 yıl 7 ay 14 gün 4/ 1-(c) kapsamındaki hizmeti, 3 ay 15 gün askerlik borçlanması, 3 ay fiili hizmet süresi zammı ve 10 ay 15 gün 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 32 yıl 26 gün hizmeti üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve ( 30) tam yıl hizmetine karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.7. 18/ 01/ 2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı
Kanununa eklenen geçici 206 ncı maddeyle 07/ 01/ 2015 tarihinden önce emekli olan ve emekli oldukları tarihteki hükme bağlı sınırlama nedeniyle 30 yılı geçen sürelerine emekli ikramiyesi
5 / 14ödenmeyenlerin 30 yılı aşan her tam hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan tanınması
üzerine 19/ 03/ 2017 tarihinde ( 1) tam hizmet yılına karşılık daha emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.8. Bu itibarla, ilgilinin 04/ 11/ 1983- 30/ 09/ 1984 tarihleri arasında 10 ay 27 gün Ankara Belediye
Başkanlığında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi sözleşmeli personel olarak çalışması, 02/ 09/ 2005 tarihinden önce sona ermiş olduğundan bu sürelere emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığı gibi, söz konusu sürenin 1 yıldan az ( 10 ay 27 gün)
olması nedeniyle de 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatına da hak kazanmadığından, ilgilinin bu sürelerinin emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmasına imkan bulunmadığı, 2.9. Bu itibarla, 657 sayılı Kanunun 4/(B) bendine tabi sözleşmeli hizmet sürelerine iş sonu tazminatı ödenmesine imkan sağlayan ve 02/ 09/ 2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından önce, 30/ 04/ 1995 tarihi itibariyle, bu kapsamdaki çalışması sona eren ilgiliye açıklandığı üzere konuya ilişkin ayrıca bir hükme yer verilmemiş olması nedeniyle, 4/ 1(a) kapsamında geçen sözleşmeli hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine Kanunen imkan bulunmadığı, İfade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü, 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür .
…
B) Sözleşmeli personel :
Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü
6 / 14üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile
çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir .
Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp
Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi
Konservatuvarı sanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir .
Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri
Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir .
Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler .
…” hükmü, 5.2. Mülga Ek Geçici 58 inci maddesinde; ( 26/ 6/ 1984 – KHK – 241/ 15 md. ile gelen ek geçici madde hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir .) (Mülga : 13/ 2/ 2011- 6111/ 117 md.)
“Bu Kanuna tabi kurumlarda halen sürekli işçi statüsü ile çalışanlarla sözleşmeli personelden 1984 yılı sonuna kadar memurluğa geçmek için yazılı olarak başvuranlar, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydı ile, bu Kanunun ek geçici 1,2 ve 3 üncü maddeleri hükümleri, 8/ 6/ 1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde sayılan kuruluşlarda 1/ 3/ 1979 tarihinde görevli olanlar için ayrıca 20/ 12/ 1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınarak derece ve kademeleri tespit edilmek suretiyle sınav şartı aranmaksızın boş memur kadrolarına intibak ettirilebilirler .
87 nci maddede belirtilen kurumlarda işçi veya sözleşmeli olarak çalışmakta iken 1/ 3/ 1975- 1/ 3/ 1982
tarihleri arasında memuriyete geçmiş olanların bu statülerde geçen hizmetleri ile memuriyette geçmiş olan hizmetleri kadro şartı aranmaksızın kazanılmış hak aylıklarının tespitinde birinci fıkra hükümlerine göre değerlendirilir .” hükmü, 6. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun “Emekli İkramiyesi” başlıklı 89 uncu maddesinde; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir .
7 / 14Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir .
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir . Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz .
Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu Kanun veya
5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş
ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz . Ancak, mülga 2829 sayılı
Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun
14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.
…” hükmü, 7. Mülga 2829 Sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkındaki Kanunun “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12 nci maddesinde; “…
kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir . 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır…” hükmü, 8. 1475 sayılı Mülga İş Kanunu’nun “Kıdem tazminatı” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler
8 / 14dışında,
2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için kıdem tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır .
İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır . İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır . 12/ 7/ 1975 tarihinden, itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur . Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır . 12/ 7/ 1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur .
İşçinin birinci bendin 4 üncü fıkrası hükmünden faydalanabilmesi için aylık veya toptan ödemeye hak kazanmış bulunduğunu ve kendisine aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için yaşlılık sigortası bakımından bağlı bulunduğu kuruma veya sandığa müracaat etmiş olduğunu belgelemesi şarttır . İşçinin ölümü halinde bu şart aranmaz.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanununa veya yalnız Sosyal Sigortalar
Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir .
Yukarıda belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz .
Ancak, bu tazminatın T.C. Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısmı için ödenecek miktar, yaşlılık veya malullük aylığının başlangıç tarihinde T.C. Emekli Sandığı
9 / 14Kanununun yürürlükteki hükümlerine göre emeklilik ikramiyesi için öngörülen miktardan fazla
olamaz .
Bu maddede geçen kamu kuruluşları deyimi, genel, katma ve özel bütçeli idareler ile 468 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kurumları kapsar…” hükmü, 9. 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar”ın 2/ 9/ 2005 tarihli ve 2005/ 9245 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile değişik 7 nci maddesinde; ” Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir . Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır .
…” hükmü, Düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, özetle; emekli olduğu kurumda ve aynı görevde 4/a kapsamında geçen sigortalılık süresinin emekli ikramiyesi hesabına dâhil edilerek söz konusu süreler için tarafına emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir .
10 / 1412. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, özetle; başvuranın 4/ 11/ 1983 ila 30/ 9/ 1984 tarihleri
arasında geçen 10 ay 27 gün hizmet süresinin 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçtiğini, 2829 sayılı Kanunun emekli ikramiyesi başlıklı 12 nci maddesine göre, 4/(B) kapsamında sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesinin hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şartına bağlı olduğu, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesi uygulamasının 2005 yılındaki 2005/ 9245 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile başladığını, buna göre, 2005 yılından önce 657 sayılı Kanunun Ek Geçici 58 inci maddesi kapsamında sözleşmesini sonlandırıp kendi isteği ile memur kadrosuna geçen sigortalıya sözleşmeli personel olarak geçen süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan bulunmadığını, diğer yandan söz konusu sürenin 1 yıldan az ( 10 ay 27 gün) olması nedeniyle de, 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatına hak kazanılmadığını, bu gerekçelerle ilgilinin bu sürelerinin emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmasına imkan bulunmadığı ifade edilmiştir .
13. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 657 sayılı Kanunun 4/(B) maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak geçip 2005 yılındaki Bakanlar Kurulu Kararından önce sona eren hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği ve başvuranın 657 4/(B) maddesi kapsamında 4/ 11/ 1983 ila 30/ 9/ 1984 tarihleri arasında geçen 10 ay 27 gün çalışması için kendisine kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir .
14. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, 04/ 11/ 1983- 30/ 09/ 1984 tarihleri arasında 10 ay 27 gün Ankara Belediye Başkanlığında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi olarak 4/ 1-(a) kapsamında çalıştığı, 26/ 6/ 1984 tarihli ve 241 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen mülga ek geçici 58 inci madde uyarınca talebi üzerine 26/ 12/ 1984 tarihinde açıktan atama yoluyla Çankaya Belediye
Başkanlığında mimar olarak devlet memurluğu görevine başladığı, 16/ 07/ 2014 tarihinde isteği üzerine emekliye sevk edilen ilgiliye 15/ 08/ 2014 tarihinden itibaren 30 yıl 7 ay 14 gün 4/ 1-(c)
kapsamındaki hizmeti, 3 ay 15 gün askerlik borçlanması, 3 ay fiili hizmet süresi zammı ve 10 ay 15 gün 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmeti olmak üzere toplam 32 yıl 26 gün hizmeti üzerinden emekli aylığı bağlandığı ve ( 30) tam yıl hizmetine karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 18/ 01/ 2017 tarihli ve 6770 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanununa eklenen geçici 206 ncı maddeyle 07/ 01/ 2015 tarihinden önce emekli olan ve emekli oldukları tarihteki hükme bağlı sınırlama nedeniyle 30 yılı geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenmeyenlerin 30 yılı aşan her tam hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmesine imkan tanınması üzerine 19/ 03/ 2017 tarihinde ( 1) tam hizmet yılına karşılık daha emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır .
15. Başvuranın 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev yapması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun Geçici
4 üncü maddesi kapsamında yer aldığı, hizmetlerinin birden fazla sosyal güvenlik kanunu
kapsamında geçmesi ve son 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmetinin fazla olduğu statünün
5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(c) statüsü olması nedeniyle kendisine 2829 sayılı Kanun gereği aylık
bağlandığı ve hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı anlaşılmaktadır .
11 / 1416. Mülga 2829 Sayılı Kanunun 12 nci maddesinde kendilerine birleştirilen hizmet süreleri
üzerinden aylık bağlananlara, Sandığa tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödeneceği, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi gerektiği, sözleşmeli personel olarak geçen sürelere emekli ikramiyesi ödenebilmesi için ise hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermesinin gerektiği düzenlenmiştir . Buna göre, diğer şartların yanında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların sözleşmeli personel olarak geçen sürelerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için hizmet sözleşmesinin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği maddede açık bir şekilde belirtilmiştir .
17. 5434 sayılı Kanununun 89 uncu maddesinde, hizmet sürelerinin tamamı 5434 ve/veya 5510 sayılı Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlere her tam fiili hizmet yılları için emekli ikramiyesi verileceği, mülga 2829 sayılı Kanunun uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği, mülga
2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi gereği 5434 sayılı Kanun kapsamındaki daire, kuruluş ve
ortaklıklarda geçen hizmetlere emekli ikramiyesi ödenirken bu maddeye aykırı hükümlerin uygulanmayacağı düzenlenmiştir . Buna göre, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden emekli aylığı bağlananların 5434 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenebilmesi için söz konusu hizmetlerin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerekmektedir .
18. Yukarıdaki iki paragrafta açıklandığı üzere, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalıların kamu kurumlarında geçen hizmet sürelerine emekli ikramiyesi ödenirken;
5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanunun 4/ 1-(c) bendi veya Geçici 4 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş
Kanunu kapsamında geçen sürelerinin kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak;
657 Kanunun sözleşmeli personel statüsü kapsamında geçen sürelerinin ise iş sonu tazminatına
veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi gerektiği anlaşılmaktadır .
19. 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” da, 2/ 9/ 2005 tarihli ve 2005/ 9245 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile yapılan değişiklik ile sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmeye başlanmıştır . Söz konusu değişiklik ile en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; emeklilik, hizmetine gerek kalmaması, istihdamına ilişkin mevzuatı uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi veya ilgilinin ölümü hallerinden birinin gerçekleşmesi halinde ilgililere iş sonu tazminatı ödeneceği düzenlenmiştir . Bu tarihten önce sözleşmeli personel statüsünde çalışıp hizmet sözleşmesi sona ermiş olanlara herhangi bir ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme ise yer verilmemiştir . Buna göre, 2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı öncesi sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken yine
12 / 14anılan karar öncesi hizmet sözleşmesi sona erenlere iş sonu tazminatı ödenmesine imkân
bulunmadığı değerlendirilmektedir .
20. 657 sayılı Kanunun Mülga Ek Geçici 58 inci maddesinde sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına intibak ettirilenlere, sözleşmelerini sonlandırmalarından dolayı herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına ya da bu sürelerinin daha sonra kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ya da bu mahiyette başkaca bir ödemenin hesabında dikkate alınacağına dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir .
21. Diğer yandan başvuranın 10 ay 27 günlük çalışması, 1475 sayılı İş Kanunun 14 üncü maddesinde kıdem tazminatına hak etme koşullarından biri olan ve diğer koşullarla birlikte varlığı aranan “çalışmanın en az 1 yıl sürmesi” şartını da karşılamamaktadır .
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın, Ankara Belediye
Başkanlığında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine tabi olarak 4/ 1-(a) kapsamında 04/ 11/ 1983- 30/ 09/ 1984 tarihleri arasında geçen 10 ay 27 günlük çalışmasının, anılan sürelerin 1475 sayılı İş Kanunun 14 üncü maddesi hükmü kapsamında 1 yıldan az olması gerekçesiyle ve başvuranın, memuriyet kadrosuna geçtiği, söz konusu dönemde, sözleşmesinin sona ermesinden dolayı sözleşmeli personele herhangi bir ödeme yapılması öngörülmediği gibi Mülga Ek
Geçici 58 inci maddede de sözleşmesini sonlandırmak suretiyle memur kadrolarına geçenlere herhangi bir ad altında ödeme yapılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan sigortalılara ödenecek emekli ikramiyesi belirlenirken sözleşmeli personel olarak geçen sürelerin iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette bir ödemeye hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiğinin düzenlendiği, başvuranın hizmet sözleşmesinin, sözleşmeli personele iş sonu tazminatı ödenmesine imkân veren düzenlemenin yürürlüğe girdiği 02/ 09/ 2005 tarihinden önce sona erdiği anlaşıldığından, başvuranın, sözleşmeli personel olarak çalıştığı sürelere emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
13 / 14VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi