|
ÖZET: Başvuran, 30 Temmuz 2018 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, emeklilik talebinin reddedilmesine itiraz etmiştir. Başvurusunda, 5328 gün SGK prim ödemesi ve 18 ay askerlik borçlanması olduğunu, ancak sigortalılık süresinin yetersiz olduğu gerekçesiyle emeklilik talebinin kabul edilmediğini belirtmiştir. Başvuran, 2014 yılında Emekli Sandığı’na giriş yapmış ve 783 gün prim ödemiştir. 2829 sayılı Kanun çerçevesinde, SGK’dan emeklilik şartlarını yerine getirdiğini ifade ederek, hizmet birleştirilmesi yapılmadan emekli aylığının bağlanmasını ve aradaki farkın ödenmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın hizmet sürelerinin birleştirilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle talebin yerine getirilemeyeceğini açıklamıştır. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın yalnızca 4/1-(a) kapsamındaki hizmetlerinin dikkate alınarak emekli aylığının bağlanması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın 4/1-(c) kapsamındaki hizmetlerinin aylığını azaltıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilerek, 4/1-(a) kapsamındaki hizmetler dikkate alınarak emekli aylığının bağlanması ve eksik ödenen maaş farkının faiziyle birlikte ödenmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, ilgili idare tarafından 30 gün içinde uygulanması gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 1596-1596 |sayi|53878609-101.07.04-E.53878609-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/9732 2018/ 9732
KARAR TARİHİ : 22/01/2019 |tarih|
TAVSİYE KARARI , TCKN :
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu
BAŞVURUNUN KONUSU : Hizmet birleştirilmeden aylık bağlanması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 30/07/2018 30.7.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 30/ 07/ 2018 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılmış olan başvuruda; başvuran, 01/ 07/ 2000 SGK işe giriş tarihi olup toplam 5328 gün SGK ödenmiş pirim gün sayısı olduğunu, 18 ay askerlik borçlanması ile sigorta başlangıç tarihinin 01/ 01/ 1999 olarak belirlendiğini, ödenmiş prim gün sayısının yeterli olduğunu, fakat sigortalılık süresi yetersiz olduğu için 01/ 01/ 2017 tarihine kadar sigortalı veya sigortasız beklemesi gerektiğinin söylendiğini, çalışmak zorunda olduğu için sınavları kazanarak engelli olarak devlet memuru olduğunu, 31/ 10/ 2014 tarihinde Emekli Sandığı girişi olduğunu ve toplam 783 gün emekli sandığına prim ödendiğini, SGK’dan emeklilik şartlarını doldurduğu 02/ 01/ 2017 tarihinde 5328 gün ödenmiş prim ve 18 yıl sigortalılık süresi ile 2829 sayılı Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi uyarınca son 7 yıllık hizmet suresinin çoğunluğu SGK’dan olduğu için, vergi indiriminden faydalanarak emeklilik dilekçesi verdiğini, Kurumun emekli aylığını hesaplarken SGK prim gün sayısı ve yılı yeterli olmasına rağmen Emekli Sandığı hizmetini de birleştirerek daha düşük emekli maaşı bağladığını, konu hakkında emsal Yargıtay ve T .C. Kamu Denetçiliği Kurumu kararı olduğunu, 2829 sayılı Yasanın amacının hiçbir kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak ve değişik kurumlardaki hizmetler birleştirilerek ziyan olmasını önlemek olduğunu belirterek; Emekli Sandığı günleri iptal edilerek
SGK prim ödemeleri üzerinden maaşımın tekrar hesaplanması ve 02/ 01/ 2017 tarihinden bugüne kadar oluşan farkın faizi ile birlikte kurum tarafından tarafına ödenmesini talep etmektedir .
1 / 9II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuyla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri
Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 19/ 10/ 2018 tarihli ve sayılı yazıda :
2.1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3689 sayılı Kanunla değişik 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre çalışma gücünün en az % 40’ını kaybetmek suretiyle engellilik indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda bulunan sigortalılara 6/ 8/ 2003 tarihinden önce sigortalı olup bu tarihte 12 yıldan daha az sigortalılık süresi bulunanların 506 sayılı Kanunun geçici 87 nci maddesindeki kademeli geçiş sürecindeki şartları yerine getirmeleri halinde, 5510 sayılı Kanunun geçici 10 ncu maddesi gereği 506 sayılı Kanunun mülga 60 ıncı maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87 nci maddesine göre herhangi bir yaş şartı aranmaksızın, engellilik derecelerine göre daha az prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, 2.2. Diğer taraftan, 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği; 8 inci maddesinde ise, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanıp ödeneceği; ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T .C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağının hüküm altına alındığı, 2.3. Öte yandan, 2829 sayılı Kanunun genel gerekçesinde;
– Sosyal güvenlik kuruluşları kanunları ile sağlanan hakların birbirinden farklı olması nedeniyle bu uygulamanın kurumlar arasında kaymalara neden olduğu ve bu kaymalar nedeniyle kurumların, müşterek bağlanan aylıklara, kendi statülerine göre bağlayacakları aylıkların üstünde bir miktarla iştirak etmek durumunda kaldıkları, – Kurumların kanunları arasında aylık hakkını doğuran hizmet süresi ve yaş yönünden farklı hükümler bulunmasının, tabi bulunduğu sosyal güvenlik kuruluşu kanununa göre belirli hizmet süresi ve yaşını doldurmamış olması nedeniyle aylığa hak kazanamadığı halde diğer bir sosyal güvenlik kuruluşu kanuna göre mevcut hizmet süresi ve yaşına göre aylığa hak kazanan kişilerin bu kuruluşa kaymasını ve daha kısa sürede daha fazla aylığa ve diğer sosyal yardımlara hak kazanması sonucunu doğurduğu, nedenleri ile hizmet birleştirmesi esas ve şartlarının, kaymaları önemli ölçüde önleyecek şekilde yeniden düzenlenmesinin gerektiğinin belirtildiği, 2.4. Buna göre, başvuranın 4/ 1-(a) kapsamında 1/ 7/ 2000- 3/ 4/ 2014 tarihleri arasında fasılalı 4788 prim gün sayısı ile 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere 5328 prim gün sayısı, 4/ 1-(c)
kapsamında 31/ 10/ 2014- 2/ 1/ 2017 tarihleri arasında 783 prim gün sayısı olmak üzere toplam 6111 gün hizmetinin bulunduğu, 2.5. 2829 sayılı Kanunun gerekçesinde ve maddelerinde hizmet birleştirmesinin kişinin isteğine bağlı olduğu ve talep edilmemesi halinde hizmetlerin birleştirilemeyeceğini ifade eden herhangi bir ibare bulunmadığı dikkate alındığında, Kanunun asıl amacının hizmet birleştirme işlemlerini belirli şartlara bağlayarak bu konuda yaşanan suiistimalleri gidermek olduğu, ayrıca hizmet birleştirmesinin zorunlu olmadığı yönünde verilen yargı kararlarının münferiden uygulanmakta,
2 / 9olduğu ve Kurumun genel uygulamasına emsal teşkil etmediği, 2829 sayılı Kanun gereği Kurumca
hizmet birleştirme işlemi yapılmadan aylık bağlanmadığı, 2.6. Sigortalının sadece 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmetleri ile aylık bağlanma koşullarının oluştuğu ve hizmet birleştirme yapılmaksızın hesaplanan aylık tutarları ile fiilen ödenen aylık tutarları arasındaki fark tutarların yazı ekinde gönderildiği, 2.7. Sigortalının başvuru konusu işlemle ilgili Kuruma 26/ 05/ 2017 tarihinde başvurduğu, 07/ 07/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile başvuru konusu işlemin mevzuat nedeniyle yapılmasına imkan bulunmadığına ilişkin kendisine bilgilendirme yapıldığı, 2.8. Başvuru konusu işlemle ilgili yargı organlarınca görülmekte olan veya karara bağlanmış uyuşmazlık bulunmadığı, 2.9. Yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde başvuru konusu işlemin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası; “Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 6. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin
Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir .” 6.2.“Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir .
3 / 9Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun
hükümleri uygulanmaz .” 6.3.“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir .
Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare : 27/ 1/ 2000 – 4505/ 1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır .” hükmünü amirdir .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, emsal yargı kararları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmetleri dikkate alındığında aylık bağlama koşullarını yerine getirdiğini belirterek, 4/ 1-(c) kapsamında 31/ 10/ 2014- 2/ 1/ 2017 tarihleri arasında geçen hizmetleri dikkate alınmaksızın (hizmet birleştirme yapılmaksızın) emekli aylığının bağlanmasını ve emekli olduğu 02/ 01/ 2017 tarihinden bugüne kadar oluşan farkın faizi ile birlikte kurum tarafından kendisine ödenmesini talep etmektedir .
9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi gereği
Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup tahsis talebinde bulunanlara aylık bağlanmasında esas alınacak kanunun 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, 2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin de hizmetlerin birleştirilmesini isteğe ya da talebe bağlamayıp zorunlu kıldığı belirtilerek, başvuranın hizmetlerinin birleştirilmesinin zorunlu olduğunu, bu nedenle talebin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir .
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın emekli aylığı bağlanabilecek durumda olan başvurana 4/ 1-(c) kapsamındaki sigortalılığı dikkate alınmaksızın, hizmeti birleştirilmeden emekli aylığı bağlanıp bağlanmayacağı noktasında düğümlendiği görülmektedir .
11. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın 4/ 1-(a) kapsamında 1/ 7/ 2000- 3/ 4/ 2014 tarihleri arasında fasılalı 4788 prim gün sayısı ile 540 gün askerlik borçlanması olmak üzere 5328 prim gün sayısı, 4/ 1-(c) kapsamında 31/ 10/ 2014- 2/ 1/ 2017 tarihleri arasında 783 prim gün sayısı olmak üzere toplam 6111 gün hizmetinin bulunduğu, 02/ 01/ 2017 tarihli tahsis talebine istinaden 01/ 02/ 2017 tarihi itibariyle 4/ 1-(a) kapsamında %48 vergi indirimi engellilik oranıyla ( 18 yıl 4080 gün şartları ile) mülga 2829 sayılı Kanuna istinaden aylık bağlandığı anlaşılmaktadır .
12. 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde (§ 6.1) Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir . Bu çerçevede,
4 / 9Kanunun 4 üncü maddesinde (§ 6.2); kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet
sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde (§ 6.3); birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir . Anılan Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir . Mevcut SGK uygulamalarında birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı, somut başvuruya ilişkin
Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda da anılan uygulamanın gerekçesi olarak, 2829 Kanunda tek başına herhangi bir statüden aylık bağlanabilmesi halinde diğer statülerdeki hizmetler için ne yapılacağı hususunda bir esas belirlenmediğinin ifade edildiği görülmektedir .
13. Diğer taraftan, birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir . Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu’nun 06/ 02/ 2002 tarihli ve 2002/ 21- 132 E ., 2002/ 139 K.; 10/ 03/ 2010 tarihli ve 2010/ 10- 126 E ., 2010/ 133 K.; 15/ 1/ 2014 tarihli ve 2013/ 235 E ., 2014/ 9 K.; 12/ 02/ 2014 tarihli ve 2013/ 486 E ., 2014/ 89 K.; Danıştay Onbirinci Dairesinin 17/ 01/ 2017 tarihli ve 2013/ 389 E ., 2017/ 17
K.) bulunduğu gibi konu hakkında Kurumumuzca verilmiş 21/ 10/ 2013 tarihli ve 2013/ 53, 21/ 11/ 2016 tarihli ve 2016/ 2644 Karar No’lu Tavsiye Kararları bulunmaktadır .
14. Anılan kararlarda özetle; yasanın ( 2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı
Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı
5 / 9bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı yasaya göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı
belirtilmiştir .
15. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10/ 03/ 2010 tarihli ve 2010/ 10- 126 E ., 2010/ 133 K.
sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun Genel Gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede; “Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği , bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır .
Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir . Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı
Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır . O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır .” denildiği görülmektedir .
16. Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde , kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır . Bu durumda, somut olayda sadece 4- 1/a kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle aylık bağlanabilecek durumda olan başvurana bu yöndeki talebi esas alınarak hizmetleri birleştirilmeksizin 4- 1/c kapsamındaki hizmetleri esas alınmadan aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmektedir .
17. Zira başvuranın sadece 4/ 1-(a) kapsamındaki hizmetleri dikkate alınarak hizmet birleştirme yapılmaksızın hesaplanan aylık tutarları ile fiilen ödenen aylık tutarları arasındaki fark tutarları ilgili idaren istenilmiş olup, idareden alınan aşağıdaki yer alan tabloda da görüldüğü üzere , başvuranın 4- 1/c kapsamındaki hizmetleri dahil edilmeksizin alacağı aylık tutarının birleşik hizmetleri dikkate alınarak bağlanan aylık tutarından fazla olduğu, başvuranın fazladan çalışmasının aylığını azaltıcı etkisi olduğu, bu yönüyle başvurusunda hukuki yararı olduğu tespit edilmiştir .
6 / 9Karşılaştırmalı Aylık Tablosu
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde , sadece 4- 1/a kapsamında geçen hizmetleri
7 / 9esas alınarak aylık bağlanabilecek koşulları taşıyan başvuranın, 2829 sayılı yasaya göre hizmetlerini
birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmediği, zira başvuranın 4- 1/c kapsamındaki çalışmasının aylığını azaltıcı etkisi olduğu tespit edildiğinden, başvuran hakkında tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .
20. Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca, hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir . Buna karşın,
2829 sayılı yasanın amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir
şekilde, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde
Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır . Bu çerçevede, idarenin, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir . Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarının azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İş
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvurunun KABULÜNE, Başvurana, emekli aylığı bağlandığı 01/ 02/ 2017 tarihinden geçerli olmak üzere, 4- 1/a kapsamındaki hizmetleri dikkate alınarak ve 4- 1/c kapsamındaki hizmetleri birleştirilmeden emekli aylığı bağlanması, bu nedenle kendisine eksik ödenen maaş farkının faizi ile birlikte ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu
8 / 9Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza
bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi