|
ÖZET: Başvuran, 18 Mart Çan Termik Santrali İşletme Müdürlüğü’nde laboratuvar personeli olarak çalışmakta ve yüksek gerilim tazminatı talep etmektedir. Ancak, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın görev alanında yüksek gerilim altında fiilen çalışmadığı gerekçesiyle talebi reddedilmiştir. Başvuran, toplu iş sözleşmesinin ilgili maddelerine dayanarak, eşitlik ilkesi çerçevesinde tazminat ödenmesini istemektedir.
İdare, yüksek gerilim tazminatının ödenebilmesi için belirli şartların sağlanması gerektiğini belirtmiştir. Bu şartlar arasında, açık ve kapalı şalt merkezlerinde veya enerji nakil hatlarının bakım ve kontrol hizmetlerinde fiilen çalışma zorunluluğu bulunmaktadır. Başvuranın, bu şartları taşımadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, benzer durumdaki diğer başvuruların da reddedildiği ve yargı kararlarının, tazminatın ödenmesi için belirtilen koşullara uyulması gerektiğini ortaya koyduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın yüksek gerilim tazminatı talebinin hukuka uygun bir şekilde reddedildiği değerlendirilmiştir. İdarenin, başvuranın durumunu değerlendirirken toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun hareket ettiği ve eşitlik ilkesine aykırı bir durumun söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurunun reddine dair karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 1593-1593 |sayi|53878609-101.07.05.99-E.53878609-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/9518 2018/ 9518
KARAR TARİHİ : 22/01/2019 |tarih|
RET KARARI
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel
Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran yüksek gerilim tazminatı ödenmesini talep etmektedir .
BAŞVURU TARİHİ : 25/07/2018 25.7.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran 18 Mart Çan Termik Santrali İşletme Müdürlüğü’nde
4857 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmakta olduğunu, Kamu-İş ile Tes-İş arasında yapılan ve
01.03.2017- 28.02.2019 tarihlerini kapsayan 17. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 98. maddesinin 5.
fıkrasına göre uygulanmakta olan yüksek gerilim tazminatından faydalanma talebinin İşletme
Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından “Laboratuvar / Su Arıtma Personeline Yüksek
Gerilim Tazminatı ödenemeyeceği” kararlaştırıldığından olumsuz yanıtlandığını, hâlbuki görev alanları arasında “şalt sahasının“ bulunduğu yerler ve 1000 volt üzeri trafoların çalıştığı alanlar olduğunu ifade ederek, laboratuvar personeline de “eşitlik ilkesi” gereği yüksek gerilim tazminatı ödenmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Şikâyet konusuna ilişkin olarak Kurumumuzun 03/ 08/ 2018 tarih ve sayılı bilgi/belge
talep yazısına cevaben Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü’nden (EÜAŞ) alınan 08/ 08/ 2018 tarih ve sayılı yazıda;
1 / 92.1) “Görev yapan personelden toplu sözleşme metninde belirtilen şartlarda çalışan, “ …, açık ve
kapalı şalt merkezleri, enerji nakil hatlarının tesisi, bakım veya kontrolü hizmetlerinde; Elektrik
Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen 1000 volt ve üzeri yüksek gerilimde” “fiilen çalışan” şartlarını taşıyan personellere ödeme yapılması gerekmekte olup konuya ilişkin Maliye
Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan 27/ 07/ 2016 tarih ve sayılı yazıda; a) TEİAŞ, EÜAŞ ve TEDAŞ Genel Müdürlüklerinin açık ve kapalı şalt merkezlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen çalışan kamu görevlilerine, a) TEİAŞ, EÜAŞ ve TEDAŞ Genel Müdürlüklerinin enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrolü hizmetlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen çalışan kamu görevlilerine; yüksek gerilim ilave ödemesi yapılmasına imkân bulunduğunun belirtildiği,
2.2) Yüksek gerilim ilave ödemelerinin uygulamasında Genel Esasların belirlenmesine yönelik Toplu
Sözleşme hükümlerinin, Maliye Bakanlığının görüşü, Şirketin Teftiş Kurulu Başkanlığının raporları dikkate alınarak düzenlenen Komisyon Kararında; “Toplu sözleşme maddelerinde açıkça belirtildiği üzere, ödemenin yapılabilmesi için “yüksek gerilim altında fiilen çalışma” şartının getirildiği yani; enerji üretim yerlerinde, açık ve kapalı şalt merkezlerinde ve enerji nakil hatlarının tesisi, bakım veya kontrolü hizmetlerinde görevli olarak çalışanların yararlanabileceği, dolayısıyla bu ödemeden yüksek gerilime maruz kalan her çalışanın yararlandırılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle;
1) “ Ambar, Laboratuvar, Su Tasfiye, Kantar, İnşaat, Yangın Emniyet ve Sivil Savunma ve idari
binalarda çalışan personel ile Güvenlik Görevlileri ve Şoför” gibi görevli olmayan personele çalıştığı yerlerde yüksek gerilime maruz kalındığı gerekçesi ile ödeme yapılamayacağı,
2) a-) Termik ve Doğalgaz Santral İşyerlerinde Elektrik, Kazan, Türbin, Baca Gazı Arıtma, Kömür
Alma-Kül Atma İşletme bölümleri İle Elektrik, Ölçü Kontrol Bakım bölümlerinde görevli fiilen çalışan personele, Mekanik Atölye, Kazan ve Türbin bakım bölümlerinde ise İşletme
Müdürlüklerince rehabilitasyon ve revizyon dönemlerinde ayrıca görevlendirilerek yüksek gerilim altında fiilen çalıştırılan personele, b-) Hidrolik Santraller İşyerlerinin Elektrik ve Türbin İşletme bölümleri ile Elektrik, Elektronik ve
Ölçü Kontrol Bakım bölümlerinde fiilen çalışan personele, Mekanik Atölye, Makine ve Türbin
Bakım bölümlerinde ise İşletme Müdürlüklerince rehabilitasyon ve revizyon dönemlerinde ayrıca görevlendirilerek yüksek gerilim altında fiilen çalıştırılan personele , c-) Bakım Yönetim Daire Başkanlığı Test Müdürlüğü ve Bağlı Test Müdür yardımcılıklarında çalışan personelden yukarıda belirtilen santral işyerlerinin bölümlerine test amaçlı olarak görevlendirilen ve fiilen çalıştıkları günler için, d-) Santrallerin Eğitim ve İş Güvenliği Servisinde çalışıp, Müdürlüklerince yukarıda belirtilen bölümlerde kontrol amaçlı görevlendirilen personele fiilen çalıştıkları günler için, Ünitelerince yüksek gerilim tazminatı ödenebileceği,
2.3) Yüksek Gerilim Tazminatı ödenecek Memur, Sözleşmeli Memur ve İşçi personelin
çalıştırıldıkları veya görevlendirildikleri servisler ile yaptırılan işlerin açıkça belirtilerek Puantaj
2 / 9cetvellerinde gösterilmesi gerektiği, İşletme Müdürlüklerince Komisyon kurularak Yüksek Gerilim
Tazminatından yararlandırılacak personelin belirlenmesi gerektiği, toplu sözleşme hükümlerinde belirtilen çalışma yerlerinde “fiilen” çalışan personele yaptırılan işlerin amirleri tarafından “puantaj” yapıldıktan sonra Yüksek Gerilim ilave ödemesi yapılmasının esas olduğu,
2.4) “Maruz kalma” ile “fiilen çalışma” nın farklı anlamlara geldiği, toplu sözleşmenin ilgili
maddesinde “maruz kalma” ifadesi kullanılmış olsaydı, santrallarda görev yapan hemen hemen tüm personelin ilave ödemeden faydalanması imkânı olacağı; oysaki, yürürlükte olan Toplu Sözleşmede;
Yüksek Gerilim Altında “fiili” çalışma kısıtı getirildiği, bu konuda ilgili kurumların tespit yaparak, anılan sözleşme hükümlerinde belirtilen yerlerde fiili olarak çalışan personele ilave ödeme yapılmasına hükmedildiği, hal böyle iken Toplu Sözleşme hükümlerine aykırı haksız yüksek gerilim ilave ödeme taleplerinin İdarece karşılanması mümkün görülmediği,
2.5) Bu kapsamda, başvuranın görev yaptığı 18 Mart Çan Termik Santralı İşletme Müdürlüğü
tarafından oluşturulan komisyonda, Toplu Sözleşme hükümleri doğrultusunda Yüksek Gerilim İlave
Ödemesinin kimlere ve nasıl yapılacağına ilişkin 14.03.2018 tarihinde karar verildiği,
2.6) Yüksek Gerilim İlave Ödemeleri konusunda Şirket aleyhine İdare Mahkemesinde 3 dava
açıldığı; Yüksek Gerilim İlave Ödemelerine ilişkin Şirket lehine karar verilmiş olup, davacıların taleplerinin reddedildiği Kahramanmaraş İdare Mahkemesinin sayılı ve 29/ 05/ 2018 tarihli; sayılı ve 29/ 05/ 2018 tarihli; sayılı ve 04/ 07/ 2018 tarihli kararlarında özetle “…4688 sayılı Kamu Görevlileri ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamına giren kurumlarda istihdam edilen personelin söz konusu ödemeden faydalanabilmesi için, ya açık ve kapalı şalt merkezlerinde, ya da enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrol hizmetlerinde çalışılıyor olunması, diğer taraftan bu alanlarda çalışılmaya ek olarak yüksek gerilim altında fiilen görev yapıyor olunması gerektiği, eş anlatımla yüksek gerilim altında fiilen çalışılmakla birlikte, açık ve kapalı şalt merkezlerinde veya enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrolü hizmetlerinde çalışılması durumunda anılan ödemeden yararlanılamayacağı sonucuna ulaşıldığı …” belirtilmiştir .
2.7) Başvuru sahibinin söz konusu ilave ödemeden faydalanabilmesi için 17. Dönem İşletme Toplu İş
Sözleşmesinin 98.maddesinde “Yüksek Gerilim Tazminatı” başlıklı V-bendinde belirtilen yerlerde fiilen çalışması gerektiği, anılan sözleşme hükmünde açıkça belirtilen yerlerde fiilen çalışmayan personele haksız ve mevzuata aykırı Yüksek Gerilim İlave Ödemesi talebinin olumlu karşılanması ve ödeme yapılmasının mümkün görülmediği belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2079 sayılı Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10’uncu maddesinin beşinci
fıkrasında “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar .”
3.1) “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinin ilk iki
fıkrasında; “İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler . Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir .”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin
3 / 9üçüncü fıkrasında ; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun ‘Kurumun görevi’ başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
5) 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Eşit davranma ilkesi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci
fıkrasında; “İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz .”
6) 6356 sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1 inci
maddesinde; “Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir .”
6.1) “Kuruluşların faaliyetleri” başlıklı 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında “Kuruluşlar,
faaliyetlerinden yararlanmada üyeleri arasında eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasaklarına uymakla yükümlüdür…”
6.2) “ Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasında
“Sendikaya üye olmak serbesttir . Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz .”,
6.3) “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33 üncü maddesinde; “( 2)
Toplu iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı hak ve borçları ile sözleşmenin uygulanması ve denetimini ve uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümleri de içerebilir . … ( 5)
Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez .”
6.4) “Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi” başlıklı 35 inci maddesi; “( 2) Toplu iş sözleşmesi en
az bir ve en çok üç yıl süreli olarak yapılabilir . Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez .”
7) Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası (TES-İŞ) ile Kamu İşletmeleri İşverenleri
Sendikası (KAMU-İŞ) arasında EÜAŞ ve Bağlı İşyerleri için Bağıtlanan 17. Dönem İşletme
Toplu İş Sözleşmesinin;
7.1) 98 inci maddesinin “Yüksek Gerilim Tazminatı” başlıklı V bendinde “EÜAŞ, Genel
Müdürlüğüne ait enerji üretim yerlerinde, açık ve kapalı şalt merkezlerinde, enerji nakil hatlarının tesis, bakımı veya kontrolü hizmetlerinde, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen 1000 volt ve üzeri yüksek gerilimde fiilen çalışan işçilere her bir gün için 15,00 TL/Gün ilave ücret ödenir .”
7.2) “Ferdi Şikayet Hakkı” başlıklı 12 nci maddesinde “Toplu İş Sözleşmesinin herhangi bir
maddesinin kendisi hakkında uygulanmaması veya yanlış olarak tatbik edilmesi, yahut çalışma
4 / 9hayatını düzenleyen mevzuattan doğan aksaklıklar sebebiyle mutazarrır olan işçiler, durumu işyeri
Sendika temsilcisine bildirir . İşyeri Sendika temsilcisi konuyu en yakın işyeri amiri veya vekiliyle halle çalışır . İşyeri kademesinde uzlaşma olmadığı takdirde, Sendika temsilcisi konuyu Şubesine iletir . Şube konuyu İşveren veya İşveren vekiline aksettirir ve sorunun müştereken karara bağlanmasını talep eder…”
Hükümleri yer almaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis
edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran özetle EÜAŞ’a bağlı 18 Mart Çan Termik Santrali İşletme Müdürlüğü’nde 4857 sayılı İş
Kanunu’na tabi Laboratuvar personeli olduğunu, görev alanları arasında “şalt sahasının“ bulunduğu yerler ve 1000 volt üzeri trafoların çalıştığı alanların mevcut olduğunu, ifade ederek, Kamu-İş ile
Tes-İş arasında yapılan 17. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesinin (İTİS) 98. maddesinin beşinci bendine göre uygulanmakta olan yüksek gerilim tazminatından “eşitlik ilkesi” kapsamında faydalandırılmayı talep etmektedir .
10) Çalışma yaşamında meydana gelen değişimlerin, mevzuat hükümlerine hızlı ve sürekli biçimde
uyarlanamaması, iş hukukunun kendine özgü kaynaklarının da ortaya çıkmasına yol açmıştır . Bu kapsamda özel hukuk ilişkilerinden, mesleki teşekküller ile işveren ve işçi sendikalarının faaliyetlerinden, toplu görüşmelerin sonunda varılan antlaşmalardan doğan bireysel iş sözleşmeleri, toplu iş sözleşmeleri ve işyeri iç yönetmelikleri iş hukukunun kendine özgü kaynaklarını oluşturmaktadır .
11) Yürürlükteki mevzuat hükümlerinin, çalışma hayatı ve ilişkilerinin tüm ayrıntılarını öngörmesi
ve düzenlemesi beklenemez . Yasama organı tarafından kanunlarla getirilen düzenlemeler, sosyal devlet düzeni içerisinde daima asgari seviyeyi belirler . Bireysel veya toplu iş sözleşmeleri ile kanunlarda belirlenen asgari seviyenin üzerinde hak ve menfaat tanıyan hükümlerin getirilmesi mümkündür .
12) Konuyla ilgili olarak Yargıtay 9’uncu Hukuk Dairesi 22/ 01/ 2009 tarihli, Esas ve
Karar sayılı kararında : “Çalışma koşullarını belirleyen faktörler arasında yukarıdan aşağıya doğru bir sıralama yapmak gerekirse; Anayasa, kanunlar, toplu iş sözleşmesi, bireysel iş sözleşmesi, personel yönetmeliği ve benzer kaynaklar ve işyeri uygulamaları bir bütün olarak çalışma koşullarını belirler . Çalışma koşullarını belirleyen piramidin üst sıralarında mutlak emredici olarak düzenlenen bir hususun, işçi lehine de olsa alt sıradaki kaynaklar ile değiştirilmesi mümkün değildir . Bunun dışında emredici hükümlerin bulunmadığı hallerde çalışma koşullarını belirleyen kaynaklar arasında çatışma durumunda, işçi yararına olan düzenlemenin çalışma koşulunu oluşturduğu kabul edilmelidir . Normlar kuralı uyarınca, iş sözleşmesinde işçi lehine bir
.
5 / 9düzenleme işverenin tek taraflı tasarrufu ile işçi aleyhine değiştirilemez .” şeklinde hüküm kurmuştur .
13) İş hukukunun akdi kaynaklarından olan toplu iş sözleşmeleri ile öngörülen amaç, yasama
kaynaklarının yanında, bunların belirlediği çalışma şartlarına ilave olarak işçilere tamamlayıcı yararlar sağlamaktır . Bu noktada taraflar sözleşme serbestisi içinde, kendi aralarında anlaşarak toplu iş sözleşmelerinde, çalışma yaşamı ile ilgili yürürlükteki mevzuatın emredici hükümlerine aykırı olmayan hükümler belirleyebilirler . Toplu sözleşmelerde, herhangi bir haklı ve makul neden olmadan çalışanlar arasında fark gözetici hükümlerin yer almaması Anayasamızda yer alan eşitlik ilkesinin ve işverenin eşit davranma yükümlülüğü ilkesinin bir gereğidir .
14) Bilindiği üzere, kamu hizmetinin genel ilkelerinden olan eşitlik ilkesi idareye birçok sorumluluk
yüklemektedir . Eşitlik ilkesi Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtilen fiili değil hukuki eşitliği ifade eder . Yani aynı statüdekiler arasında eşitliği ifade eder . İdarenin, farklı statülerde olan personel hakkında farklı işlem tesis etmiş olması eşitlik ilkesine aykırı değildir . Buna göre idare, kamu hizmetini dilediğine sunmakta özgür olmadığı gibi eşit durumda bulunanlara eşit biçimde sunmak, denkler arasında bir farklılaşma, ayrışmaya sebep vermeyecek şekilde kamu hizmetinin ifasını sağlamak zorundadır .
15) Bu kapsamda, Kurumumuza Türkiye Taşkömürü Kurumunda çalışan bir kamu görevlisi
tarafından yüksek gerilim tazminatı ödenmesi talepli başvuru üzerine yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, başvuranın Toplu Sözleşmede sayılan şartları karşıladığının, ancak çalıştığı Kurumun adının Toplu Sözleşme metninde geçmemesi sebebiyle ilave ödemeden faydalanamadığının tespit edilmesi üzerine verilen 20/ 04/ 2018 tarih ve başvuru sayılı Kararda 4688 sayılı
Kanunun 31 inci maddesinde yer alan “… Toplu sözleşmeye kurumsal hiyerarşiyi bozacak ve aynı veya benzer unvanlı kamu görevlilerinin mali ve sosyal hakları arasında kurumlar arası dengesizliğe yol açacak hükümler konulamaz .” hükmüne atıfla “2019 yılında yapılacak toplu sözleşme görüşmelerinde yüksek gerilim altında çalışan kamu görevlileri arasında dengesizliğe mahal vermeyecek şekilde (sözkonusu maddenin) yeniden değerlendirilmesi” yönünde ilgili idarelere tavsiyede bulunulmuştur .
16) Somut dosyada başvuran, EÜAŞ’a bağlı Santralde 4857 sayılı İş Kanununa tabi Laboratuvar
personeli olarak çalıştığını, görev alanları arasında “şalt sahasının“ bulunduğu yerler ve “ 1000 volt üzeri trafolar” olduğundan bahisle “eşitlik ilkesi” kapsamında tarafına yüksek gerilim tazminatı ödenmesini talep etmektedir . Diğer bir değişle, başvuran çalışma alanında “yüksek gerilime maruz kaldığı” gerekçesiyle ilave ödeme yapılmasını istemektedir .
17) Kendisine bağlı işyerlerinde yüksek gerilim altında çalışan ve yüksek gerilim etkisine “maruz
kalan” çalışanlarının ilave ücret ödemesinden yararlanması hususunda EÜAŞ tarafından Maliye
Bakanlığı’na sorulan görüş yazısına cevaben, açık ve kapalı salt merkezlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen çalışan kamu görevlileri ile enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrolü hizmetlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen çalışan kamu görevlilerine yüksek gerilim ilave ödemesinin yapılacağı bildirilmiştir .
18) İdare tarafından yüksek gerilim tazminatının ödenmesine ilişkin olarak Genel Esasların
belirlenmesi amacıyla oluşturulan Komisyonun 06/ 12/ 2017 ve 14/ 03/ 2018 tarihli Tutanaklarında, hem “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin 2018- 2019 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşmenin 10. Bölümünün “Yüksek Gerilim İlave Ödemesi”
6 / 9başlıklı 11 inci maddesinde “TEİAŞ, EÜAŞ, TEDAŞ Genel Müdürlüklerine ait enerji üretim
yerlerinde, açık ve kapalı şalt merkezlerinde, enerji nakil hatlarının tesis, bakımı veya kontrolü hizmetlerinde, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen 1000 volt ve üzeri yüksek gerilimde fiilen çalışan kamu görevlilerine çalıştıkları her gün için 15 TL ilave ücret ödenir .” hükmüne; hem de 4857 sayılı Kanuna tabi çalışan işçiler için 7.1 sayılı paragrafta verilen İşletme
Toplu İş Sözleşmesinde (İTİS) yer alan “EÜAŞ, Genel Müdürlüğüne ait enerji üretim yerlerinde, açık ve kapalı şalt merkezlerinde, enerji nakil hatlarının tesis, bakımı veya kontrolü hizmetlerinde, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen 1000 volt ve üzeri yüksek gerilimde fiilen çalışan işçilere her bir gün için 15,00 TL/Gün ilave ücret ödenir .” hükümlerine atıfta bulunulduğu, buna göre idareye ait işletme müdürlüklerinde çalışan personelden hangilerinin anılan tazminattan yararlandırılacağı belirlenirken anılan toplu sözleşme maddelerinde belirtildiği üzere
Memur, Sözleşmeli Memur ve İşçi personel için “yüksek gerilim altında fiilen çalışma şartının” dikkate alındığı, bu kapsamda sözkonusu ödemeden yüksek gerilime maruz kalan her çalışanının yararlandırılmasının mümkün olmadığı belirtilerek “Ambar, Laboratuvar, Su Tasfiye, Kantar, İnşaat, Yangın Emniyet ve Sivil Savunma ve idari binalarda çalışan personel ile Güvenlik
Görevlileri ve Şoför gibi görevli olmayan personele çalıştığı yerlerde yüksek gerilime maruz kalındığı gerekçesi ile ödeme yapılamayacağının” belirlendiği anlaşılmıştır .
19) Bahsekonu idari işlemde, ilave ücretin ödenebilmesi için ilgili mahkeme kararlarında da
belirtildiği üzere (bkz . prg . 2.6) “ya açık ve kapalı şalt merkezlerinde, ya da enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrol hizmetlerinde çalışılıyor olunması, diğer taraftan bu alanlarda çalışılmaya ek olarak yüksek gerilim altında fiilen görev yapıyor olunması” hususlarının dikkate alındığı; bunun
İTİS hükümleriyle uyumlu olduğu görülmektedir .
20) Somut dosyada başvuranın, çalıştığı termik santralde açık ve kapalı salt merkezlerinde ve yüksek
gerilim altında ya da enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrolü hizmetlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen veya aktif bir şekilde çalışmadığı; dolayısıyla yüksek gerilim tazminatını alabilmek için
İTİS hükmünde belirlenen şartları taşımadığı anlaşılmaktadır . Mevcut mevzuat karşısında “fiilen çalışmamakla birlikte yüksek gerilime maruz kalınması” sebebiyle tazminatın ödenmesinin hukuken mümkün olmadığı, başvuranın talebinin idare tarafından reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir .
21) Şikayete konu husus başvuranın çalıştığı işyerinde geçerli olan 17. Dönem İşletme Toplu İş
Sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanmakta olup; aynı sözleşme ile söz konusu tazminatın sözleşme ile tanımlanmış muhtelif çalışma sahasında görevlendirilen personelden fiilen çalışanlar ile çalışmayanlar arasında farklı belirlenmiş olmasının, Anayasamızın eşitlik ve ücrette adalet prensiplerine yahut İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa
Sosyal Şartı gibi uluslararası hukuki metinlerdeki eşit davranma ilkesine aykırı olarak nitelendirilebilmesi ancak söz konusu farklılığın hukuken yasaklanmış bir ayrımcılık sonucunda ya da farklı davranışın sübjektif bir nedene dayanması hallerinde mümkün olacaktır .
22) Şikâyet konusu olayda Anayasamızın eşitlik ilkesine ya da 4857 sayılı İş Kanunu açısından eşit
davranma ilkesine aykırılığın ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmektedir . Zira işveren sendikası ile işçi sendikası tarafından müzakere edilmiş ve karşılıklı anlaşma neticesinde bağıtlanmış bulunan Toplu İş Sözleşmesi ile yüksek gerilim tazminatının ödenmesine ilişkin hususlar
7 / 9tespit olunmuştur . Buna göre iş mevzuatı uyarınca işyerinde toplu iş sözleşmesi imzalamaya
yetkili bulunan işçi sendikasının da kabulü ile toplu iş sözleşmesinin imzalanması esnasında işçiler arasında yüksek gerilim altında fiilen çalışan işçilere tazminat ödenmesi öngörülmüş olup, işveren aynı durumda olan işçiler için aynı uygulamayı yapmaktadır . Bu bakımdan 17. Dönem
İşletme Toplu İş Sözleşmesi ile getirilen düzenlemenin İş Kanunu’nun emredici hükümlerinden olan eşit davranma ilkesine aykırılık teşkil etmediği açıktır .
23) Yargı kararlarında belli bazı durumlarda işverenin eşit davranma borcunun varlığından söz
edilmiş, ancak esaslı nedenler olmadıkça ve biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça bu yükümlülüğün bulunmadığı vurgulanmıştır . Yine işverence, nesnel nedenlerin varlığı halinde işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi durumunda eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemeyeceği belirtilmiştir .
24) Taraflar arasında işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı noktasında
uyuşmazlık bulunan bir davada Yargıtay 9. Hukuk Dairesince verilen 24/ 03/ 2011 tarihli, E .2011/ 10207, K.2011/ 8653 sayılı kararda; “ Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir . Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır . Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı iş yerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır . Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmemektedir .
” ifadesine yer verilmiştir .
25) Benzer bir başvuru üzerine Kurumumuz tarafından verilen 16/ 10/ 2018 tarihli ve
başvuru sayılı Kararda özetle, “santral sahası içinde yüksek gerilime maruz kalmanın söz konusu tazminatın ödenmesi için yeterli olmadığı, toplu sözleşme ile söz konusu tazminatın ödenmesinin farklı şart ve kriterlere bağlanmasının Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırılığın ileri sürülemeyeceği belirtilerek; idare tarafından yapılan işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı” tespit edilmiş ve başvurunun reddine karar verilmiştir .
26) Ücretlerin ve iş koşullarının, işverenlerin ya da işveren örgütlerinin çalışanların örgütleriyle
isteğe bağlı görüşmeleri neticesinde toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmiş olduğu durumlarda, bu düzenlemelerden memnun olmayan işçilerin taleplerinin sendika üzerinden ve toplu görüşmeler sırasında çözümlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir . Benzer nitelikli başvurulara ilişkin
Kurumumuzun istikrar kazanmış kararları bulunmaktadır . (Bkz . 24/ 04/ 2017 tarihli ve 2016/ 4945
Başvuru No’lu Ret Kararı; 23/ 12/ 2015 tarihli ve 2015/ 3407 Başvuru No’lu Ret Kararı; 21/ 11/ 2018 tarihli ve 2018/ 6799 Başvuru No’lu Ret Kararı)
27) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri, idarenin cevabi
yazıları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın “yüksek gerilim tazminatını” alabilmek için toplu iş sözleşmesi hükmünde belirlenen şartları taşımadığı, toplu iş sözleşmesi hükmü ile çalışanlar arasında söz konusu tazminatın ödenmesinin farklı şart ve kriterlere bağlanmasının Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmediği, toplu iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı iradeleriyle yapılan görüşmeler sonucunda mutabakata varılarak imzalandığı, işveren tarafından çalışan personele yapılan tazminat ödemesinde farklılaşmaya gidilmesinin toplu iş sözleşmesinin bir gereği ve sonucu olduğu, iki mali yıl boyunca kesin hüküm ihtiva eden
8 / 9Sözleşmenin hükümlerinin yorum yoluyla genişletilerek uygulanmasına imkân bulunmadığı,
dolayısıyla açık ve kapalı salt merkezlerinde ve yüksek gerilim altında, enerji nakil hatlarının tesisi, bakımı, kontrolü hizmetlerinde ve yüksek gerilim altında fiilen veya aktif bir şekilde çalışmayan başvurana yüksek gerilim tazminatının idare tarafından ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup
Çanakkale İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi