ÖZET: Başvuran, 2003 yılından itibaren vergi mükellefi olarak çalıştığını ve bu tarihten itibaren sigorta tescilinin başlatılmasını talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemede, başvuranın sigortalı tescilinin yalnızca 01/10/2008 tarihinde yapıldığı belirlenmiştir. Başvuranın, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğu, ancak yapılandırılan prim borçlarını zamanında ödemediği için talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.

SGK’nın açıklamalarında, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un hükümlerine göre sigortalı sayılabilmesi için gerekli koşulları yerine getirmediği belirtilmiştir. Özellikle, başvurunun yapıldığı tarihten önceki dönemlere ait sigortalılık tescilinin sağlanması için gerekli başvuruların yapılmadığı ve dolayısıyla geriye dönük sigortalılık talebinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesinden yararlanmak için gerekli süre içinde başvuruda bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın sigorta tescil tarihinin vergi mükellefiyeti başlangıcından itibaren başlatılması talebi, SGK tarafından hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi sonucunda, SGK’nın işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit etmemiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 4519-4519 |sayi|95802452-101.07.05.99-E.95802452-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/11520 2018/ 11520

KARAR TARİHİ : 25/02/2019 |tarih|

RET KARARI

.

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ­

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sigorta tescil tarihinin, vergi mükellefi olduğu tarihten itibaren başlatılması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 26/09/2018 26.9.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, 03/ 06/ 2003 tarihinden bugüne terzi dükkânı işlettiğini, 7143 sayılı Kanun kapsamında

yapılandırma ve emeklilik müracaatında bulunduğunu, 01/ 10/ 2008 tarihinden itibaren sigortalı tescilinin yapıldığını, 2003 – 2008 yılları arasındaki çalışmalarının sigortalı hizmetine eklenmesi talebinin İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 12/ 09/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ile reddedildiğini oysa 2003 yılından bugüne kadar esnaf ve sanatkârlar odasında, Körfez Vergi

Dairesinde kayıtlı olduğunu belirterek BAĞ­KUR tescil tarihinin vergi mükellefi olduğu tarihten itibaren başlatılmasını talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru

konusuna ilişkin 08/ 11/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1) 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının Kanun

hükümlerine, Kanun’un yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

1 / 7koşullarının ise 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği,

malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesinin arandığı, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı,

2.2) 5510 sayılı Kanunu’nun 28’inci maddesinde yaşlılık sigortasından aylığa hak kazanma

koşullarının düzenlendiği, maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında da yaşlılık aylığına hak kazanma genel koşullarının belirlendiği, bu itibarla başvuran hakkındaki Kurum kayıtlarının incelenmesinden başvuranın, ilk defa 4/ 1­(b) kapsamında 01/ 10/ 2008 tarihinde sigortalı olduğunun anlaşıldığı, bu doğrultuda başvurana 4/ 1­(b) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için aranan prim ödeme gün sayısı koşulunun 9000 gün olduğu, prim gün sayısı koşulunun 28’inci maddenin ikinci fıkrasının (b)

bendinde belirtilen kademeli süreçte, 1/ 1/ 2036 tarihinden önce yerine getirmesi halinde 58 yaş, anılan tarihten sonra yerine getirmesi halinde ise gün koşulunun yerine getirildiği tarih aralığındaki yaş haddinin esas alınacağı,

2.3) Başvuranın 7143 sayılı Kanun kapsamında 5510 sayılı Kanun’un geçici 63’üncü maddesine

istinaden durdurulan sigortalılık sürelerinin ihyası ve 01/ 05/ 2015 tarihinden sonraki prim borçları için 30/ 07/ 2018 tarihinde yapılandırma talebinde bulunduğu, yapılandırma işlemine istinaden tarafına 32.785,95 TL ihya borcu ile 19.864,20 TL prim borcu çıkarıldığı, ancak başvuranın yapılandırılan prim borçlarını son ödeme tarihi olan 31/ 08/ 2018 tarihine kadar ödemediği,

2.4) Kendi adına ve bağımsız çalışanların; 1479 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi, 5510 sayılı

Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile geçici 8’nci maddesi çerçevesinde sigortalı sayıldıkları, öte yandan 5510 sayılı Kanunu’nun, 17/ 04/ 2008 tarihli ve 5754 sayılı

Kanun’un 68’nci maddesiyle değiştirilen geçici 8’inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin, Anayasaya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesine itiraz başvurusu yapıldığı ancak, Anayasa Mahkemesinin 04/ 05/ 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 29/ 03/ 2017 tarihli ve 2017/ 47 sayılı Kararıyla itirazı reddettiğini,

2.5) Bu itibarla başvuranın, 2003 yılında başlayan vergi kaydına istinaden 1479 sayılı Kanun’un

mülga 24’üncü maddesi gereğince, sigortalı sayılmayı gerektirecek faaliyette bulunup sigortalı olmak için sigortalı sayılacakları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmadığı ve ilgili kurum ve kuruluşlardan herhangi bir bildirim olmadığı, bu nedenle

Kurumca resen tescil işleminin yapılmasına imkân bulunmadığından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında kayıt ve tescilinin yapılmadığı, başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kayıt ve tescilinin 01/ 10/ 2008 tarihinde yapıldığı, Kanun’un geçici 8’inci maddesinde öngörülen ve 01/ 10/ 2008 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkânı sağlayan hükümden yararlanmak için belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı bulanmadığının anlaşıldığı, bu madde kapsamında getirilen vergiye kayıtlı olduğu süreyi borçlanma imkânı bulunduğu halde bu imkândan yararlanmayarak, süresinde borçlanma talebinde bulunmadığından geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanmasının ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitinin meri mevzuat hükümleri gereği mümkün bulunmadığı, ayrıca başvuranın 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığı bulunmadığından bu kapsamda 01/ 10/ 2008

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

2 / 7tarihinden önce herhangi bir prim ödemesinin olmadığı,

Açıklamalarına yer ver ilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında ;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

5) 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanunu’nun;

5.1) “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinin

birinci fıkrasının (I) bendinin (a) alt bendinde;

“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır .

I – Sigortalı sayılanlar :

Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; a) (Değişik alt bend : 04.10.2000 – 619 S.KHK/Madde 13) Esnaf ve sanatkarlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar, …

Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar .

5.2) “Yazılma” başlıklı 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında;

“Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz . Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz . Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar . Üç ay içinde kayıt ve

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

.

3 / 7tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca resen kayıt ve tescil edilir .”

6) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “1479 sayılı Kanuna

ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

“Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ( 4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar . Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ( 4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar .

Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ( 1) ve ( 3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/ 10/ 2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir . Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir . Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8) Başvuran bir numaralı paragrafta da yer verildiği üzere, sigortalı tescil tarihinin vergi mükellefi

olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren başlatılmasını talep etmektedir .

9) Başvuru konusu somut olayda, başvuranın sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna kayıt ve

tescil tarihinin 01/ 10/ 2008 olduğu anlaşılmaktadır . Bununla birlikte başvuranın, vergi mükellefiyeti ve oda kaydının başladığı 03/ 06/ 2003 tarihinden itibaren sigortalı sayılıp sayılmayacağı temel uyuşmazlık konusudur .

10) Bilindiği üzere 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılar, kendi adlarına ve hesaplarına bağımsız

olarak çalışmaktadırlar . Dolayısıyla bu kapsamdaki sigortalılar, bir işverenleri bulunmadığı için

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

.

4 / 7kendi sigorta primlerini bizzat yatırmakla yükümlüdürler . Bu nedenle 1479 sayılı Kanun’da

sigortalının hizmet tespiti davası açmasına imkân tanınmamaktadır . Diğer taraftan sigortalılığa esas vergi kaydının bulunduğu geçmiş sürelere kanun koyucu, çıkardığı kanunlarla zaman zaman bir hak tanıyarak bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini sağlamaktadır . Bu itibarla 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalılığın, geçmişe yönelik tespiti ve tescili için bir yasal düzenlemenin bulunması zaruridir . Nitekim 05/ 05/ 1994 tarihinden itibaren vergi, 03/ 01/ 1996 tarihinden itibaren oda kaydı bulunmakla birlikte, 02/ 12/ 2009 tarihli giriş bildirgesi ile kayıt ve tescil talebinde bulunan, bu tarihten önce Kuruma herhangi bir başvurusu veya prim ödemesi bulunmayan, Kurumca 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’nci maddesi uyarınca sigortalılığı 01/ 10/ 2008 tarihinden itibaren başlatılan davacının, 05/ 05/ 1994 tarihi itibari ile 1479 sayılı Kanun’a tabi olarak sigortalılığının başladığının tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada Yüksek Mahkemenin; davacının Kuruma tescil için başvurduğu 02/ 12/ 2009 tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeleri dikkate alarak, sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 01/ 10/ 2008 tarihinde başlatılmasına yönelik Kurum işlemini, bu tarihten önce

Kuruma kayıt ve tescili bulunmayan davacı açısından yerinde bulduğu görülmektedir . Yüksek

Mahkeme ayrıca davacının; 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ve 01/ 10/ 2008 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkânı sağlayan hükmünden yararlanmak için, maddede belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı veya borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmaması ve dolayısıyla süresinde borçlanma talebi olmaması nedenleri ile geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitine mevcut yasal düzenlemeler karşısında imkân bulunmadığını belirtmektedir . (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27/ 11/ 2013 tarihli, E : 2013/ 21­ 444 ve K: 2013/ 1593 sayılı kararı . Kaynak : www.corpus .com .tr )

11) Öte yandan 05/ 10/ 1982 – 17/ 01/ 2000 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı, 20/ 12/ 1982 ile

12/ 05/ 2005 tarihleri arasında esnaf ve sanatkârlar odası kaydı bulunan başvuranın, bu tarihler arasında geriye dönük Bağ­Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi talebini konu alan 2014/ 592 numaralı başvuruya ilişkin olarak Kurumumuzca; başvuranın Bağ­Kur sigortalılık tescil talebinin 29/ 05/ 2013 olduğu, 1479 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi gereğince 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil işlemlerini yaptırdığına dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, yine başvuran tarafından 1479 sayılı Kanun’un geçici 18’inci madde hükmünden yararlanmak amacıyla Kuruma süresi içerisinde başvuruda bulunulmadığı, ayrıca başvuranın 5510 sayılı Kanun’un geçici 8’inci maddesi uyarınca bu Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunmadığı anlaşıldığından, başvuranın vergi mükellefiyeti ve oda kaydının bulunduğu dönemlere ilişkin

Bağ­Kur sigortalılığının tesciline yönelik talebinin Kurum tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak 24/ 07/ 2014 tarihli Ret Kararı’nın verildiği anlaşılmaktadır .

12) Yine Kurumumuza yapılan ve ziraat odası kaydına istinaden geçmişe dönük tarım BAĞ­KUR’u

tescili yapılması talebini konu alan 2018/ 3761 numaralı başvuru hakkında, 25/ 09/ 2018 tarihinde verilen Ret Kararı’nda da; 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tescil ve kayıt işlemlerinin anılan Kanun kapsamında sigortalı sayılanların başvurusu üzerine yapılacağının düzenlendiği, bildirim (başvuru)

yükümlülüğünün sigortalılar üzerinde olduğu, tek başına ziraat odası kaydı bulunmasının 3 aylık süre içerisinde yapılmayan başvurular yönünden geçmişe dönük tarım BAĞ­KUR sigortalılığı tescili için esas kabul edilemeyeceği, başvuranın ziraat odası kayıt tarihiyle sigortalılık tescil talebi tarihi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

.

5 / 7arasındaki on yılı aşan sürede Kuruma başvuramamasının makul bir sebebe dayanmadığı

değerlendirilerek, başvuranın sigortalılığının ziraat odasına kayıt olduğu 21/ 8/ 2003 tarihinden itibaren başlatılmamasına yönelik olarak Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı görülmektedir .

13) Başvuru konusu somut olayda da, 03/ 06/ 2003 tarihinden itibaren vergi mükellefiyet kaydı

bulunan başvuranın, kendi adına ve bağımsız çalışmasını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirerek sigortalılık kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmadığı anlaşılmaktadır . Dolayısıyla başvuranın kendi adına ve bağımsız çalışmasına başladığı tarih itibarıyla başlamış bir sigortalılığı bulunmamaktadır .

Nitekim başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılığının, aynı Kanun’un geçici 8’inci maddesi uyarıca 01/ 10/ 2008 tarihinde başlatıldığı görülmektedir . Ancak başvuranın, mezkûr geçici 8’inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan, 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi ile 4/ 10/ 2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet sürelerini borçlanma imkânından yararlanmak için de başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır .

Buraya kadar yapılan açıklamalar doğrultusunda, sigortalı kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmayan ve süresinde borçlanma talebinde bulunmayan başvuranın, geriye dönük olarak vergi kaydının bulunduğu süreleri borçlanmasının ve buna dayalı olarak sigortalılığının başlatılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir .

14) Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler

neticesinde; başvuranın sigortalılığının vergi mükellefiyet kaydı bulunduğu tarihten itibaren başlatılması talebinin reddi yönünde tesis edilen Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvurunun incelenmesi ve araştırılması kapsamında, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin İdare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; ancak İdarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi

6 / 7Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir . Evrak teyidi