|
ÖZET: Başvuru, başvuranın isteğe bağlı sigortalı sayılması talebine ilişkindir. Başvuran vekili, müvekkilinin 1996-2013 yılları arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, ancak şirketin kurucu ortağı veya yönetim kurulu üyesi olmaması nedeniyle sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini belirtmiştir. Başvuran, iptal edilen sürelerin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesini talep etmekte ve 2011 yılında ihya ettiği 2000-2005 tarihleri arasındaki dönemin de dikkate alınmadığını ifade etmektedir. Ayrıca, başvurusuna İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından 5 ay boyunca yanıt verilmediğini vurgulamaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın sigortalılık durumunu inceleyerek, 1996 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydının yapıldığını ve iptal edilen sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanmadığını belirtmiştir. Başvuranın, 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlerin, isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabul edilmediği ifade edilmiştir. Ancak, Yargıtay kararları doğrultusunda, başvuranın ödediği primlerin karşılık geldiği sürelerin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlerin, isteğe bağlı sigortalı sayılması yönünde işlemlerin gerçekleştirilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu karara uygun hareket etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 7335-7335 |sayi|95802452-101.07.04-E.95802452-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/13161 2018/ 13161
KARAR TARİHİ : 19/03/2019 |tarih|
TAVSİYE KARARI , TCKN :
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : AV.
TCKN :
Adres :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın isteğe bağlı sigortalı sayılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 25/10/2018 25.10.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili, müvekkilinin . A.Ş. ortağı olması nedeniyle 27/ 02/ 1996 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı iken adı geçen şirketin kurucu ortağı veya yönetim kurulu üyesi olmaması nedeniyle 2013 yılında sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini ve açılan davanın aleyhe sonuçlandığını, iptal edilen sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi için başvuru yapıldığını, bununla birlikte bu süreler isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilirken iptal edilen sigortalılık süreleri içerisinde yer alan ve müvekkilinin 2011 yılında ihya ettiği 01/ 04/ 2000 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasındaki dönemin dikkate alınmadığını, bu sürelerin isteğe bağlı olarak kabul edilen diğer sürelerden farklı olmadığını, öte yandan başvuru konusu hakkında İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Konak Sosyal Güvenlik
Merkezine verilen ve 31/ 05/ 2018 tarih, sayı ile kayıt altına alınan dilekçeye aradan 5 ay geçmesine rağmen cevap verilmediğini belirterek 01/ 04/ 2000 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasındaki
1 / 8dönemin de müvekkilinin isteğe bağlı sigortalılık sürelerine eklenmesini ve 31/ 05/ 2018 tarihli
dilekçeye bugüne kadar cevap verilmemesi nedeniyle idarenin uyarılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuru konusu hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel
Müdürlüğünden alınan 11/ 12/ 2018 tarih ve E: sayılı yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 14/ 10/ 1996 tarih ve kayıt sayılı Bağ-Kura giriş bildirgesi ile müracaat etmesi ve Balıkesir Ticaret Sicil Müdürlüğünde sicil ile tescilli
Şirketi kayıtlarını belgelemesi sonucunda, tarafına 17/ 10/ 1996 tarih ve sayılı yazı ile 27/ 02/ 1996 tarihi itibarıyla Bağ-Kur numarası ile kayıt ve tescilinin yapıldığı ve toplam borç miktarının bildirildiği, 2.2. 02/ 10/ 2009 tarihinde başvuranın 21/ 02/ 2006 – 31/ 12/ 2006 tarihleri arasında telefon, cep telefonu vb. haberleşme cihazları perakende satışı işinden dolayı Kurtdereli Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı olduğunun tespit edilmesi üzerine bu sürelere sigortalılık tesis edildiği, 2.3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 17’nci maddesi gereğince; başvuranın sigortalılığının, 30/ 04/ 2008 tarihi itibarıyla 5 yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunması nedeniyle 31/ 07/ 1999 tarihi itibarıyla durdurulduğu, 2.4. Başvuranın 12/ 05/ 2011 tarih ve sayılı dilekçesi üzerine işlem yapılarak, durdurulan 01/ 08/ 1999 – 09/ 03/ 2005 ile 21/ 03/ 2006 – 31/ 12/ 2006 tarihleri arasında geçen 2298 gün sigortalılık süreleri için 6111 sayılı kanunun 16’ncı maddesine göre 13.959,29 TL olarak hesaplanan ihya tutarının tebliğ edildiği, başvuranın söz konusu tutarı 19/ 07/ 2011 tarihinde ödediği, 2.5. Başvuranın sigortalı sicil dosyasının yeniden incelenmesi kapsamında, Balıkesir Ticaret Odası
Başkanlığına, başvuranın Şirketi
Ortaklığına kurucu ortak olup olmadığı, şirkete hisse devri ile girip girmediği, yönetim kurulu üyesi olup olmadığı, yönetim kurulu üyesi ise üyeliğe seçilme tarihlerinin sorulduğu, Balıkesir Ticaret
Odası Başkanlığının 12/ 03/ 2013 tarihli cevabi yazısında başvuranın bahse konu şirketin kurucu ortağı olmadığı, 16/ 09/ 1996 tarihinde yapılan genel kurul hazirun cetvelinde isminin yer aldığı, şirket yönetim kurulu üyesi olarak görev almadığı, unvanı ile kayıtlı herhangi şahıs kaydının olmadığının bildirildiği, 2.6. Bu itibarla Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılanları ve sayılmayanları belirten 1479 sayılı
Kanun’un 24’üncü maddesi gereğince, başvuran hakkında kurucu ortak ve yönetim kurulu üyeliğine rastlanılmadığından, sigortalılık sürelerinin vergi mükellefiyet süreleri olan 21/ 02/ 2006 – 31/ 12/ 2006 tarihleri arasında olmak üzere yeniden düzenlendiği, 2.7. 29/ 05/ 2013 tarihinde ise başvuranın reklam araç ve gereç eşantiyonların dağıtımı ve teslimi faaliyetlerinden ötürü Kemeraltı Vergi Dairesi mükellefiyet kaydı olmasından dolayı yeniden sigortalılığının başlatıldığı, 2.8. Başvuranın; 22/ 02/ 2018 tarihli dilekçesinde, Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptali işlemine karşı
Balıkesir 1. İş Mahkemesinde açtığı davanın mahkemenin 10/ 09/ 2015 tarihli, E : / ve K:
2 / 8/ sayılı kararıyla kabul edilmesine rağmen, Yargıtay tarafından söz konusu kararın
bozulması neticesinde iptal edilen hizmet süresinin zorunlu sigortalılık kapsamında değerlendirilmesi talebinin kabul görmediğinden bahisle, 27/ 02/ 1996 – 09/ 03/ 2005 tarih aralığı için isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılmasını ve iptal edilen söz konusu tarih aralığındaki hizmetlerinin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilerek yeniden tescilinin sağlanmasını talep ettiği, 2.9. Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün 2004/ 15 sayılı genelgesinde yer alan ; “… Sigortalılıkları tescil itibariyle iptal edilmesi gerekenlerden … ödenen primlerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini talep edenlerin, giriş bildirgeleri iptal edilmeden tescil tarihi itibariyle terk ( 01)
kodu ile sigortalılıkları sona erdirilerek tescil tarihinden sonra ödedikleri primlerin tam ay olarak karşıladığı aybaşı itibariyle sigortalılıkları ( 05) kodu ile başlatılacak yine ödedikleri primlerin tam ay olarak karşıladığı süreler ile sınırlı olmak üzere sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir ” hükmü gereği, başvuranın işlemlerinin yapılarak ödemelere göre isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin değerlendirildiği ve başvurana 09/ 05/ 2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgi verildiği, 2.10. Başvuranın 31/ 05/ 2018 tarihli dilekçesi ile iptal edilen zorunlu sigortalılık kapsamında ihya edilen 01/ 04/ 2000 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasının da isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesini talep ettiği ancak bu sürede başvuranın ödemelerinin bulunmaması nedeniyle 19/ 07/ 2011 tarihinde yaptığı 13.959,29 TL . tutarındaki ödemenin mevzuat hükümleri gereği isteğe bağlı sigortalılık sürelerinde geriye dönük olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığına yönelik 07/ 11/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazının başvurana gönderildiği, başvuranın Haziran 2011 itibarıyla borç tutarının 4.836,56 TL olduğu, ödemiş olduğu 13.959,29 TL tutarından söz konusu borcun düşülmesi sonucu 31/ 07/ 2011 tarihi itibarıyla 8.833,57 TL tutarında fazla ödemenin oluştuğu, söz konusu fazla ödeme tutarından 01/ 07/ 2011 – 28/ 05/ 2013 ve 29/ 05/ 2013’ten günümüze kadar geçerli olan sigortalılık sürelerine ilişkin sigortalı tarafından ödenmemiş olan primlerin tahsil edildiği, 2.11. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un yürürlüğe girmesi sonrasında Kurumun iş yoğunluğunun ve işlem hacminin artması, ayrıca talep ve ödeme sürelerinin Kanun’la süreli belirlenmesi nedeniyle
7143 sayılı Kanun kapsamında talepleri olan sigortalılara öncelik verildiği, başvuranın 22/ 02/ 2018
tarihli talebine işlem yapılarak 09/ 05/ 2018 tarihli yazı ile 31/ 05/ 2018 tarihli talebine de 07/ 11/ 2018 tarihli yazı ile bilgi verilmiş olmasından dolayı geç cevap verilmesinde ihmal, kasıt ve kusur bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri
3 / 8inceler .” ,
4. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanunu’nun “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinin (a) alt bendinde;
“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır .
I – Sigortalı sayılanlar :
Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
…
g) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları, …
Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar .”, 6. 6111 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun’un 16’ncı maddesinde;
“Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan mülga 2/ 9/ 1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda
Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı halde prim borçları nedeniyle ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş ve bu sigortalılık süreleri bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu sigortalılık sürelerinin ihyası amacıyla 5510 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapacakları yazılı müracaatlarında, durdurulan bu sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek bu Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasına göre hesaplanmasını talep edebilirler . Bu şekilde hesaplanan prim borç tutarının tamamı bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödendiği takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir . Bu maddede belirtilen süre içinde hesaplanan borç tutarının tamamının ödenmemesi halinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu madde kapsamında
4 / 8ödenmiş olan tutarlar ilgilinin bu madde kapsamı haricinde başkaca prim borcunun bulunmaması
kaydıyla faizsiz olarak iade edilir .”, Hükümleri yer almaktadır .
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran vekili, bir numaralı paragrafta da ifade edildiği üzere müvekkilinin 6111 sayılı Kanun ile ihya ettiği sürelerin isteğe bağlı sigortalılık sürelerine eklenmesini talep etmektedir .
9. Başvuru konusu somut olayda, başvuranın
Şirketi ortağı olması nedeniyle 27/ 02/ 1996 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasındaki 1479 sayılı
Kanun’a tabi sigortalılığının, şirketin kurucu üyesi ortağı olmadığı ve ayrıca yönetim kurulu üyesi olarak da görev almadığının Sosyal Güvenlik Kurumunca anlaşılması üzerine iptal edildiği anlaşılmaktadır . Bunun üzerine başvuranın Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin iptali işlemine karşı
Balıkesir 1. İş Mahkemesinde açtığı dava lehine sonuçlanmasına rağmen, Yargıtay tarafından söz konusu kararın bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada Mahkemenin bozma ilamına uyarak davanın reddine karar verdiği ve nihayet bu kararın da, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından 13/ 11/ 2017 tarih, E : / ve K: / sayılı karar ile onanarak kesinleştiği görülmektedir .
Hemen belirtmek gerekir ki, Kurumumuza yapılan başvurunun konusu ile başvuranın sigortalılık sürelerinin iptali üzerine açtığı dava hakkındaki kesin hüküm arasında uyuşmazlık konuları açısından farklılık bulunduğu anlaşılmaktadır . Zira başvuru konusu kapsamında yapılan inceleme, başvuranın 27/ 02/ 1996 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasında sigortalı sayılıp sayılmayacağına ilişkin olmayıp, bu sürelerin 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primler dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık süresi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinden ibarettir . Şu halde başvuru konusu somut olayda, başvuranın iptal edilen sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında sayılıp sayılmayacağı temel uyuşmazlık konusudur .
10. Esasen başvuru konusu uyuşmazlığın ortaya çıkmasının, 1479 sayılı Kanun’un öngördüğü sigortalı olma şartlarını taşımadıkları tespit edilen sigortalıların, sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine imkân veren 1479 sayılı Kanun’a 2654 sayılı Kanun’la eklenen ve 3165 sayılı Kanun’la değiştirilen Ek Geçici 12’nci madde benzeri bir hükmün bulunmamasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir . Zira mezkûr madde ile kayıt ve tescilleri bulunmakla birlikte 1479 sayılı Kanun’un öngördüğü şartları taşımadıkları için sigortalı sayılmayanların kayıt ve tescilli bulundukları sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün kılındığı görülmektedir . Öte yandan söz konusu maddenin uygulanmasının, 01/ 10/ 1972 – 20/ 04/ 1982 tarihleri ile sınırlı olduğu anlaşılmaktadır . Ayrıca somut
5 / 8olayda Sosyal Güvenlik Kurumunun, Yargıtayın sigortalıların zorunlu sigortalılık kapsamında
bulunmadığı gerekçesi ile sigortalılıklarının iptal edilemeyeceği ve primi ödenen sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kararlarını dikkate alarak, 1479 sayılı Kanun’un öngördüğü sigortalı olma şartlarını taşımayan sigortalıların ödedikleri primlerin tam ay olarak karşıladığı sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine imkân sağlayan 2004/ 15 sayılı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Genelgesi’ni 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan prim ödemeleri açısından uygulamadığı anlaşılmaktadır .
11. Somut olayda başvuranın 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan ve prim borcu nedeniyle durdurulan 01/ 08/ 1999 – 09/ 03/ 2005 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerine ilişkin prim borcunu 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği uyuşmazlık dışındadır . Bu itibarla 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılan ihya ile bu sürelerin, iptal edilinceye kadar 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçerli bir sigortalılık süresi olarak değerlendirildiği kabul edilmelidir . Zira 6111 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinde de, sigortalıların durdurulan sigortalılık süreleri için hesaplanan prim borç tutarının tamamını Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen beşinci ayın sonuna kadar ödemeleri halinde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği açıkça ifade edilmiştir .
12. Bu noktada Yargıtay, sigortalının yanıltması ve kötü niyeti olmaksızın Kurumun hatalı borç bildirimleri ve 4247 Sayılı Kanun’a göre prim tahakkuku yaparak sigortalıdan prim tahsil etmesinin, prim tahsil edilen süreler açısından sigortalılık statüsü konusunda kişilere güvence vereceğini, bu itibarla Kurumun; yıllar önce hatalı borç bildirimi ve tahakkuka dayalı olarak sigortalıdan tahsil edip nemalandırdığı prim bedellerini yaşlılık aylığı tahsis aşamasına gelindiğinde yok kabul ederek sigortalıyı Anayasal nitelikteki sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakmasının dürüstlük kuralına
aykırılık teşkil edeceğini belirtmektedir . Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20/ 11/ 2002 tarihli, E :
2002/ 21- 892 ve K: 2002/ 990 sayılı ve Yirmi Birinci Hukuk Dairesinin 13/ 11/ 2007 tarihli, E :
2007/ 278 ve K: 2007/ 20492 sayılı kararları . Kaynak : https : //www .corpus .com .tr/ ) Bu nedenle her ne kadar zorunlu sigortalılık kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmayan sürelere ilişkin prim ödemelerinin bulunması durumunda, genel olarak sigortalılar lehine yorum yapmanın hakkaniyete de uygun olacağı düşünülmektedir . Nitekim Yüksek Mahkemenin 08/ 04/ 1987 – 12/ 07/ 2010 tarihleri arasında anonim şirket yönetim kurulu üyesi ve ortaklığına dayalı olarak 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edilen davacının, anonim şirket yönetim kurulu üyesi olmadığının anlaşılması nedeni ile başlangıçtan itibaren anılan sigortalılığının iptaline ilişkin olarak açılan davada, zorunlu sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında davacının ödediği primlerin, her bir primin ödendiği tarihten itibaren karşıladığı sürenin tespit edilerek, belirlenecek süre kadar davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi
gerektiğine hükmettiği anlaşılmaktadır . (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 26/ 05/ 2014 tarihli, E :
2014/ 8926 ve Karar : 2014/ 12707 sayılı kararı . Kaynak : https : //www .corpus .com .tr/ )
13. Yine Yüksek Mahkeme; davacının zorunlu sigortalı olmayı gerektirir şekilde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunmadığının tespiti halinde, isteğe bağlı sigortalılığa yönelik tescil istemi olmamasına karşın ödenen primlere karşılık gelen sürenin isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilmesinin sosyal güvenlik ilkelerine de uygun düşeceğini belirtmektedir . (Yargıtay
Onuncu Hukuk Dairesinin 14/ 03/ 2014 tarihli, E : 2013/ 15280 ve K: 2014/ 5857 sayılı kararı . Kaynak :
6 / 8https : //www .corpus .com .tr/ ) Hal böyle olunca somut olay açısından, başvuranın; 1479 sayılı
Kanun’un aradığı zorunlu sigortalı olma şartlarını sağlamaması nedeniyle iptal edilen sigortalılık süreleri için yapmış olduğu prim ödemelerinin, isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesi talebinin kabul edilmesi gerekmektedir .
14. Diğer taraftan somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılan prim ödemelerinin 2004/ 15 sayılı Genelge kapsamında, isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin belirlenmesi açısından dikkate alınmamasının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir . Zira Yüksek
Mahkemenin, davacının 02/ 10/ 1987 – 30/ 04/ 2008 tarihleri arasındaki 20 yıl 6 ay 28 günlük süreye ilişkin prim borcunu 6111 sayılı Kanun’dan yararlanmak suretiyle 29/ 07/ 2011 tarihinde ödemiş olması nedeniyle, bağımsız çalışmaya esas vergi, oda ve sicil kayıtlarının bulunmaması halinde davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının mümkün olmasa da, anılan ödeme tarihi itibarıyla meydana gelecek olan fazla prim ödemesinin karşılık geldiği süre kadar davacının isteğe bağlı sigortalı sayılabileceği ve buna göre tahsis şartlarının varlığının yeniden değerlendirilmesi gerekeceği sonucuna ulaştığı görülmektedir . Yüksek Mahkeme ayrıca bağımsız çalışmanın varlığının belirlenemediği sürelere ilişkin 5458 sayılı Kanun ile öngörülen yapılandırma kapsamında prim ödemesinin bulunması halinde isteğe bağlı sigortalılık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini
belirtmektedir . (Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin; 06/ 11/ 2014 tarihli, E : 2014/ 18536 ve K:
2014/ 22912; 02/ 07/ 2014 tarihli, E : 2014/ 10898 ve K: 2014/ 16400 ve 28/ 01/ 2016 tarihli, E :
2015/ 7744 ve K: 2016/ 1079 sayılı kararı . Kaynak : https : //www .corpus .com .tr/ ) Şu halde de, somut olayda başvuranın, iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin prim ödemesini 6111 sayılı Kanun uyarınca yapmış olmasının, bu prim ödemesinin karşılık geldiği süre kadar isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesine engel olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır .
15. Kurumumuzca ilgili mevzuat, tüm dosya kapsamı ve Yargıtay kararları çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde; 1479 sayılı Kanun’un aradığı şekilde zorunlu sigortalılık şartlarını taşımaması nedeniyle iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin prim borcunu 6111 sayılı
Kanun kapsamında ödediği tartışmasız olan başvuranın, ödediği primlerin karşılık gelen süresi kadar isteğe bağlı sigortalı sayılmasına yönelik talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmesinin, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Sosyal Güvenlik Kurumunun Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve böylece “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır . Ancak
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuranın 31/ 05/ 2018 tarihli dilekçesine 07/ 11/ 2018 tarihinde cevap verildiği, dilekçelerine verilen cevaplarda başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu nedenlerle “makul sürede karar verme”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uyulmadığı anlaşılmış olup; idareden bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir .
7 / 8VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup; İzmir İş
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın, iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği primlerin karşılık geldiği süre kadar, isteğe bağlı sigortalı sayılmasına yönelik işlemlerin gerçekleştirilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi