|
ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı talepte, 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında anonim şirket kurucu ortağı olarak geçirdiği sürelerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabul edilmesini istemiştir. Ancak, SGK, 5510 sayılı Kanun gereği, bu dönemde kurucu ortakların sigortalı sayılmadığını ve başvuranın yersiz tescilinin iptal edildiğini belirtmiştir. Başvuran, 2015 yılında prim ödemelerine başlamış olmasına rağmen, bu sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi talebinin reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını belirterek, SGK’nın işlemlerinde bir aksaklık bulunmadığını ifade etmiştir. Başvuranın, 5510 sayılı Kanun’un geçici 22. maddesi gereğince sigortalılığını devam ettirmek için gerekli süre içinde talepte bulunmadığı ve dolayısıyla isteğe bağlı sigortalılık süresinden yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, başvuranın 2015 yılında yaptığı ilk prim ödemesinin, isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi reddedilmiş ve SGK’nın işlemlerinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket ettiğini, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda daha fazla bilgi verilmesi gerektiğini önermiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/2443-S.3534
BAŞVURU NO : 2018/15312
KARAR TARİHİ : 07/05/2019
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Sigortalılık niteliği taşımadığı halde idarece yersiz tescili yapılan başvuranın, iptal edilen sigortalılık süreleri için ödemiş olduğu primlere istinaden aynı süreler için isteğe bağlı sigortalı sayılma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/11/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 1479 sayılı Kanunda sigortalı olarak sayılan anonim şirketlerin kurucu ortaklarının 1/10/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla sigortalı sayılmadığını ancak 5510 sayılı Kanunun geçici 22 nci maddesi ile kurucu ortak olarak 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalı iken 5510 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılmayanların 6 ay içerisinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıklarının devam edeceğinin düzenlendiğini, kendisinin de düzenlemenin değiştiği tarihte bir anonim şirkette kurucu ortak olduğunu, 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasındaki kurucu ortak olarak geçen sürelerini
2009 yılı Mayıs ayından itibaren ödemeye başladığını ve nihayet 7143 sayılı yapılandırma
kanunu kapsamında 31/08/2018 tarihinde tamamen ödediğini ancak daha sonra 5510 sayılı
Kanun kapsamında sigortalı sayılmadığından ödediği primlerin yasal faiziyle birlikte tarafına iade edileceğinin kendisine bildirildiğini oysaki konunun iyi bir mevzuat bilgisi gerektirmesi nedeniyle kendisi durumunu bilemese bile SGK’nın 9 yıl sonra fark edip bildirmesinin kendisini zor durumda bıraktığını, durumu hakkında daha erken bir tarihte bilgilendirilmiş olsaydı ona göre işlem yapmasının mümkün olabileceğini belirterek iptal edilen 1556 gününün ve bu günler için yaptığı prim ödemesinin isteğe bağlı sigorta kapsamında kabul edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 06/12/2018 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 07/02/2019 tarihli ve … sayılı yazıda ilgili mevzuat hükümlerine de
yer verilmek suretiyle özetle:
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.1. 5510 sayılı Kanunda anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalı sayıldığı, yönetim kurulu üyeliği sona eren ortakların sigortalılığının ise yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarihten itibaren sona ereceğinin düzenlendiği, başvuranın sigortalılık tescilinin 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasındaki anonim şirket kurucu ortaklığından dolayı 05/05/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 02/12/2014 tarihli İB formuna istinaden yapıldığı, 2.2. Başvuran tarafından anılan kapsamdaki sigortalılığına ilişkin ilk prim ödemesinin 6552 sayılı yapılandırma kanunu kapsamındaki 04/12/2014 tarihli başvurusunu takiben 2015 yılında yapıldığı ve tüm prim borcunun 7148 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında 31/08/2018 tarihinde ödendiği, 2.3. Ödemeyi müteakip başvuranın hizmetlerinin birleştirilmesi işlemleri sırasında dosyada yapılan incelemede başvuranın 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olmadığının anlaşılması üzerine sehven yapılan yersiz tescilinin iptal edildiği, 2.4. 5510 sayılı Kanunun Geçici 22 inci maddesine göre, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmaktayken 5510 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılmayan anonim şirket kurucu ortaklarının, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 6 ay içerisinde başvuruda bulunması halinde sigortalılıklarının devam ettirildiği ancak başvuranın kurucu ortak olarak
5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış ve Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla devam eden sigortalılığı bulunmadığından geçici 22 nci maddeden yararlandırılmasına imkân bulunmadığı, 2.5. 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinde, hatalı tescil işleminden dolayı iptal edilen sigortalıklara ilişkin zamanında prim ödemesi yapmış olanların sigortalılıklarının tescil tarihi itibariyle sonlandırılacağının ve tescil tarihinden sonra primi ödenen ay başı itibariyle isteğe bağlı sigortalığın başlatılarak primlerin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak şartı ile bu kişilerin söz konusu sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı sigorta süresi olarak değerlendirilebileceğinin düzenlendiği ancak, başvuranın primlerinin süresi içinde ödenmeyip ilk prim ödemesinin 2015 yılında 6552 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında yapılmış olması ve bu dönemde hâlihazırda zorunlu 4/1-(a) sigortalılığının devam ediyor olması nedeniyle bu düzenlemeden yararlandırılmasına imkân bulunmadığı
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanunu’nun “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı mülga 24’üncü maddesinin birinci fıkrası;
“Aşağıda sayılan sigortalılar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.
I – Sigortalı sayılanlar:
Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
…
g) Anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları, Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.
6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 6.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesi;
Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
…
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
…
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş
komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, …
sigortalı sayılırlar…
6.2. “Anonim şirket kurucu ortaklarının sigortalılıklarına ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 22 nci maddesi;
“Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin kurucu ortaklarından daha önce 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine tabi olarak sigortalı olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. Bu süre içerisinde talepte bulunmayanların sigortalılıkları ise bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle sona erer.”
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7. 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin “İsteğe bağlı Sigortalılık” başlıklı yedinci kısmının birinci bölümünün “1/10/2008 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan sigortalıların primlerinin değerlendirme işlemleri” başlıklı dördüncü kısmı; “Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında ilk defa 1/10/2008 tarihinden sonra zorunlu sigortalı olarak tescilleri yapılan ve daha sonraki bir tarihte zorunlu sigortalılıkları sona erenlerin isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam etmeleri halinde primlerinin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak kaydıyla ödemiş oldukları sürelerin “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilmesi işlemlerine devam edilecektir.
…
Ayrıca, Kanunun 4 üncü maddesinin (b) bendi kapsamında tescilleri yapılan ancak 5510 sayılı
Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları daha sonraki bir tarihte tespit edilmesi nedeniyle sigortalılıklarının tescil tarihi itibariyle iptal edilmesi gerekenlerden;
– Prim ödemelerinin iadesini talep edenlerin sigortalılıklarının tescil tarihi itibariyle iptal edilerek ödenen primler iade edilecek, – Ödenen primlerin “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilmesini talep edenlerin giriş bildirgelerinin iptal edilmeden tescil tarihi itibariyle terk (01) kodu ile sigortalılıklarının sona erdirilmesi ile tescil tarihinden sonra primi ödenen ayın başı itibariyle (05) kodu ile sigortalılığın başlatılması ve primlerin karşıladığı süre ile sınırlı kalmak şartıyla “isteğe bağlı sigortalılık süresi” olarak değerlendirilecektir.
…” hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında anonim şirket kurucu ortağı olarak geçen sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabul edilmesini talep etmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5510 sayılı Kanun gereği anonim şirket kurucu ortaklarının sigortalı olarak sayılmadığı, başvuranın 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında anonim şirket kurucu ortağı olarak geçen süresinin 02/12/2014 tarihli bildirimi üzerine sehven sigortalılık süresi olarak tescil edildiği, yapılan hatanın fark edilmesi üzerine de yersiz sigortalılık tescilinin sona erdirildiği, diğer taraftan, sigortalılık niteliği taşımadıkları halde tescil edildikleri sonradan anlaşılanların söz konusu sürelerinin, talepleri halinde, anılan
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kapsamdaki tescil tarihlerinden sonra prim ödedikleri ayın başından başlayarak primlerinin karşıladığı süre kadar isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirildiği, buna göre, başvuranın primlerinin süresi içinde ödenmeyip ilk prim ödemesinin 2015 yılında 6552 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında ödenmesi nedeniyle söz konusu sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığı belirtilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın, Kurumun yersiz tescil işlemine dayanarak 2015 yılından itibaren parça parça ödenen primlere istinaden, başvuranın 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında anonim şirket kurucu ortağı olarak geçen sürelerinin, isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında anonim şirket ortağı olması nedeniyle başvuran tarafından İB formu verilmek suretiyle 02/12/2014 tarihinde yapılan bildirim üzerine başvuranın anılan tarih aralığında 4/1-(b)
kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, bu kapsamdaki ilk prim ödemesinin 6552 sayılı yapılandırma kanunundan yararlanılarak 02/02/2015 tarihinde yapıldığı, 31/08/2018 tarihi itibarıyla başvuranın prim borcunun tamamen ödendiği, prim borcunun ödenmesini müteakip hizmet birleştirmesi işlemleri için dosyası incelenirken başvuranın 05/05/2009 ile 29/08/2013 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olmadığının tespit edilmesi üzerine tescilinin iptal edildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan başvuranının, 06/12/2014 tarihinde başlayan ve
Kurumumuza başvuru yapıldığı tarihte de devam etmekte olan 4/1-(a) kapsamında kesintisiz sigortalılığının bulunduğu dolayısıyla isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini talep ettiği sürelere ilişkin ilk prim ödemesinin yapıldığı Şubat 2015 tarihinde hâlihazırda 4/1(a) kapsamında zorunlu sigortalı olduğu görülmektedir. Nitekim başvuranın talebinin de Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından ilk ödemenin yapıldığı tarihte 4/1-(a) kapsamındaki zorunlu sigortalılığı devam ettiğinden kabul edilmediği anlaşılmıştır.
13. Bu çerçevede başvuran, 05/05/2009 ile 28/09/2013 dönemine ilişkin primlerini ödemiş olduğunu belirterek Sosyal Güvenlik Kurumunun 2013/11 sayılı Sigortalılık İşlemleri
Genelgesi hükümlerini ve yargı kararlarını gerekçe göstererek, primlerini ödediği dönemin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesini talep etmektedir. Bu durumda başvuranın talebinin anılan mevzuat hükümleri ve yargı kararları ile örtüşüp örtüşmediğinin ortaya konması gerekmektedir.
14. Anonim şirket kurucu ortakları 1479 sayılı Kanunda sigortalı olarak sayılmaktayken 1/10/2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunda bu kişilerin sigortalı sayılacağına dair herhangi bir hükme yer verilmemiş, anonim şirket ortaklarından yalnızca yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalı sayılacağı düzenlenmiştir. Ancak 5510 sayılı
Kanunun Geçici 22 nci maddesinde daha önce anonim şirket kurucu ortağı olmaları nedeniyle
1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin altı
ay içerisinde talepte bulunmaları halinde sigortalılıklarının aynen devam edeceği, talepte bulunmayanların sigortalılığının ise Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla sona ereceği belirlenmiştir.
15. Bunun yanında Sosyal Güvenlik Kurumunca çıkarılan 2013/11 sayılı Sigortalılık
İşlemleri Genelgesinde, 4/1-(b) kapsamındaki zorunlu sigortalılıkları sona erenlerden isteğe
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
bağlı sigortalılık talebinde bulunmadan prim ödemeye devam edenlerin daha sonra isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunmaları halinde, zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren isteğe bağlı sigortalı sayılacağı düzenlenmiştir. Bu sayede, 4/1-(b)
kapsamındaki zorunlu sigortalılığı sona erdiği halde anılan kapsamda prim ödemeye devam etmiş olanların söz konusu sürelerinin, yazılı olarak sonraki bir tarihte istekte bulunsalar dahi sigortalılık süresi olarak sayılması mümkün olmaktadır.
16. Yine, 4/1-(b) kapsamında yersiz tescil edildikleri sonradan anlaşılan ve tescilleri iptal edilenlerin ödedikleri primlerin, anılan tescil kapsamında ilk defa prim ödendiği tarihin ait olduğu aydan başlamak üzere ve ödenen primlerin karşıladığı süre kadar isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir. Bu sayede, yersiz tescil sonucu yapıldığı anlaşılan 4/1-(b) kapsamındaki prim ödemelerinin, ödeme tarihinden itibaren sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi mümkün olup Genelgede ilk defa prim ödendiği tarihten önceki sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir.
17. Somut olay kapsamında, ilk defa 05/05/2009 tarihinde anonim şirket ortağı olup dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden şirketin yönetim kurulunda yer almadığı anlaşılan başvuranın, Kanunun açık hükmü gereği 4/1-(b) kapsamında zorunlu sigortalı olmadığı açıktır.
Bu durumda, sigortalılık niteliği taşımadığı halde Sosyal Güvenlik Kurumunca başvuran hakkında tesis edilen tescil işleminin yersiz olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
18. Diğer taraftan, başvuranın taleplerine dayanak olarak gösterdiği 2011/13 sayılı
Genelgenin yukarıda yer verilen ilgili hükümlerine göre, 05/05/2009 ile 28/09/2013 tarihleri arasında 4/1-(b) kapsamında yersiz tescili yapılan ve anılan süreye ilişkin primlerini 02/02/2015 tarihinden itibaren ödemeye başlayan başvuranın ödediği primlerin, prim ödemesinin yapıldığı 2015 yılı Şubat ayından başlamak üzere karşıladığı süre kadar isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilebileceği anlaşılmakla beraber, başvuranın 05/05/2009 ile 28/09/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin yaptığı prim ödemelerinin, isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak anılan döneme mal edilmesinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmamıştır.
19. Yine, başvuranın talebine dayanak olarak gösterdiği yargı kararlarının ve konuya ilişkin başkaca yargı kararlarının incelenmesinden, anılan kararların mevcut 2013/11 sayılı
Genelgenin ilgili hükümlerinin aksi yönünde olmadığı, söz konusu kararlarda özetle; Kurumun hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin, sigortalı niteliğini taşımadığı süreler yönünden sigortalı yararına usuli kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığının vurgulandığı, ancak sigortalılık niteliği taşınmadığı halde Kuruma prim ödemesi yapılmış sürelerin varlığı halinde davacının isteğe bağlı sigortalı olma iradesinden bahsedilebileceği, bu durumda bu ödemeyi takip eden aybaşından itibaren ödenen primlerin karşılığı kadar olan sürenin, sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmüştür (Yargıtay Yirmibirinci Hukuk Dairesinin 09/10/2000 tarihli ve E: 2000/5655, K: 2000/6538; Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesinin 21/02/2004 tarihli, E: 2003/10243, K: 2004/291;
14/03/2014 tarihli, E: 2013/15280 ve K: 2014/5857; 28/01/2016 tarihli, E: 2015/7744 ve K:
2016/1079 sayılı kararları. https://www.corpus.com.tr/).
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
20. Yukarıda yer verilen açıklamalar kapsamında Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; 05/05/2009 ile 28/09/2013 tarihleri arasındaki döneme ilişkin
Kurumca yapılan yersiz tescile istinaden başvuran tarafından ilk prim ödemesinin 02/02/2015 tarihinde yapıldığı, yersiz tescilden kaynaklı prim ödemelerinin ise ilk prim ödemesinin yapıldığı tarihin ait olduğu aydan başlamak üzere isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilebileceği anlaşıldığından, başvuranın 02/02/2015 tarihinden itibaren yaptığı prim ödemeleri dikkate alınarak 05/05/2009 ile 28/09/2013 tarihleri arasındaki süresinin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi talebinin reddi yönünde tesis edilen Sosyal
Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.