ÖZET: Başvuran, 18.08.2017 tarihinde eşi adına Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına emeklilik işlemleri için başvuruda bulunmuş ve 01.09.2017 tarihinden itibaren 28 yıl 6 ay hizmete karşılık aylık bağlanmıştır. Ancak, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 2018 katsayılarının dikkate alınması gerektiğini savunarak, 2017 ve 2018 yıllarına ait toplam altı aylık ikramiye farkının ödenmesini talep etmiştir. Ayrıca, polis okulunda geçen 12 aylık sürenin emeklilik hizmet süresine eklenmesini istemiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, aylık bağlama tarihindeki katsayıların esas alındığını belirtmiştir. 5510 sayılı Kanun ve 5434 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde, başvuranın polis okulunda geçen sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle, başvuranın taleplerinin yasal dayanağı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun hukuka uygun olduğunu değerlendirerek, idarenin işlemlerinde bir yanlışlık tespit edilmediğini belirtmiş ve başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın, idari işlemlere karşı yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/4714-S.6965

BAŞVURU NO : 2018/17794

KARAR TARİHİ : 24/06/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Emekli ikramiyesi ve hizmet borçlanmasına ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 29/12/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 18.08.2017 tarihinde eşi… …’in vekaleten Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına,

17.08.2017 tarihli KHK ile ihraç olması nedeniyle emeklilik işlemlerinin başlatılması talebinde

bulunduğunu, idarenin 26.01.2018 gün ve …/… sayılı yazıları ile 01.09.2017 tarihinden itibaren, 28 yıl 6 ay hizmete karşılık 2.442.85 TL aylık bağlandığını, ilk olarak 01.09.2017 tarihinden geçerli emekliliğe ayrıldığı varsayılarak, o günkü tarih baz alınarak emekli ikramiyesi hesaplanıp … TL olduğunun belirtildiğini; ancak ödeme Şubat 2018 maaşıyla birlikte yapıldığı için, hesaplamanın 2018 katsayılarıyla yapılması gerektiğini, ödemenin aradaki hak kaybıyla birlikte, 2017 yılından dört aylık, 2018 yılından iki aylık toplam altı aylık ikramiye farkının, ya da ikramiye hesaplamasının 2018 Şubat ayına göre yapılmasını; ikinci olarak da görevdeyken hizmet borçlanması kendisinden kesilen ve Polis okulunda geçen on iki aylık sürenin de emeklilik hizmet süresine eklenmesini ve bu nedenle oluşacak farkın da ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 08/02/2019 tarih ve E… sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Komiser olarak görev yapmakta iken 670 sayılı

KHK ile 07/08/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ve açıkta iken 01/09/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanarak yine bu tarihte yürürlükte bulunan katsayılar üzerinden (28)

tam hizmet yılına karşılık emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilen başvuranın emekli ikramiyesinin, bankaya gönderildiği 2018 yılının Şubat ayında yürürlükte bulunan katsayılar yerine aylık başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak ödenmesi ile Polis olarak göreve başlamasından önce 07/09/1992-08/09/1993 tarihleri arasında Polis Okulunda geçen ve hizmet borçlanması yaparak ödemesini gerçekleştirdiğini iddia ettiği bir yıllık sürenin hizmet süresine eklenmemesine dair başvurusuna ilişkin incelemeye esas olmak üzere bilgi ve belgelerin talep edildiği, 2.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanunu

İlişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi hükmü gereği, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimlerine, 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.3. Diğer taraftan, 5434 sayılı kanuna tabi sigortalıların emekli ikramiyesi esaslarını düzenleyen aynı Kanunun 89 uncu maddesi hükmü ile gerek sadece 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanan veya toptan ödeme yapılanların, gerekse mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında, ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayıların esas alınacağı (aylık bağlamaya esas tutarın da aylık başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak hesaplandığı) açıkça düzenlendiği, 2.4. Buna göre emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Komiser olarak görev yapmakta iken 670 sayılı KHK ile 07/08/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, ilgilinin vekili … …’in, Kurum kayıtlarına 18/08/2017 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile müvekkiline emekli aylığı bağlanması ve emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmesi üzerine, 12/09/2017 tarihli yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden emekliliğe esas bilgi ve belgeler ile emekliye sevk onayının talep edildiği, Emniyet Genci

Müdürlüğünün Kurum kayıtlarına 10/10/2017 tarihinde geçen 09/10/2017 tarihli ve …-…

sayılı yazıları esas alınarak, 26/01/2018 tarihli ve … sayılı işlem ile 1 inci derecenin 4 üncü kademesi intibakı ve (3000) ek gösterge rakamı üzerinden, 22 yıl 9 ay 15 gün fiili hizmeti ve bu hizmetine karşılık hak kazandığı 5 yıl 8 ay 12 gün fiili hizmet zammı süresi olmak üzere toplam 28 yıl 5 ay 27 gün hizmet süresine karşılık 01/09/2017 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı ve (28) tam hizmet yılına karşılık aylık başlangıç tarihi olan 01/09/2017 tarihinde yürürlükte bulunan katsayılar üzerinden emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, 2.5. Bilahare, ilgilinin 01/07/2018 tarihli ve … sayılı BİMER başvurusu ile emekli ikramiyesinin, bankaya gönderildiği 2018 yılının Şubat ayında yürürlükte bulunan katsayılar esas alınarak ödenmesi ile Polis olarak göreve başlamasından önce 07/09/1992-08/09/1993 tarihleri arasında Polis Okulunda geçen ve hizmet borçlanması yaparak ödemesini gerçekleştirdiğini iddia ettiği bir yıllık sürenin hizmet süresine eklenmesini talep ettiği ve emekli ikramiyesinin aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayılar esas alınarak ödenmesi işleminde herhangi bir yanlışlık bulunmadığının ve Polis Okulunda geçen sürelerinin hizmetten alınmasına ilişkili talebinin gereği yapılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne iletildiğinin 11/07/2018 tarihli yazı ile adı geçene bildirildiği, 2.6. Bu itibarla, emekli ikramiyesi ödenmesine müstahak (28) tam hizmet yılına karşılık aylık başlangıç tarihi olan 01/09/2017 tarihinde yürürlükte bulunan katsayılar üzerinden emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilmesi yönünde Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, 2.7. Diğer yandan 02/08/2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6495 sayılı

Kanunun 39 uncu maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin; Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar, hakkında da uygulandığı, bu hüküm uyarınca, 02/08/2013 tarihinden itibaren polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulanların 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigortalı sayıldıkları, 2.8. 6495 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 02/08/2013 tarihinden itibaren polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adayların

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigortalı sayılmış

olduğu, 02/08/2013 tarihinden önce Polis Meslek Eğitim Merkezinde polislik eğitimine tabi tutulanların bu sürelerinin borçlandırılarak fiili hizmet sürelerine ekleneceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, 2.9. Başvuranın da 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin, 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla değiştirildiği 02/08/2013 tarihinden önce 07/09/1992-08/09/1993 tarihleri arasında polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim

Merkezinde polislik eğitimine tabi tutulduğundan, söz konusu tarihler arasında geçen eğitim süresinin borçlandırılarak fiili hizmet süresine eklenmesine imkan bulunmadığı, 2.10. Diğer taraftan, ilgilinin emeklilik sicil dosyasının ve Kurum kayıtlarının tetkikinde; ilgilinin polis okulunda geçen mesleki eğitim sürelerinin borçlandırıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmadığı, 2.11. Başvuran ile Kurum arasında, şikayet konusu yapılan idari işleme ilişkin olarak yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü, 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun; 5.1. 02/08/2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6495 sayılı Kanunun

39 uncu maddesi ile değişik 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde;

“e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar, hakkında da uygulanır.

Dördüncü fıkranın (d) ve (e) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz, Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz. ” 5.2. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında;

“…

(4) Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten

kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Ek cümle:

11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.” hükmü, 5.3. Anılan Kanunun 48 inci maddesinde; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık, malûllük veya vazife malûllüğü işlemleri;

…

b) İstek üzerine veya yaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğü hallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin, …

onayı ile tekemmül eder.

Özel kanun hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile tekemmül eder.

Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı % 50’nin altına düşen kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b) bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda, istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda ilişikleri kesilmiş sayılır.” hükmü, 6. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun; 6.1. “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında;

“İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici

4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu

görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmü, 6.2. Ek 82 nci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Bu madde gereğince ödenen emekli ikramiyesi, emekliye sevk onayı veren kamu idareleri (Danıştay Başkanları için Danıştay, Sayıştay Başkanları için Sayıştay) tarafından yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Sosyal Güvenlik Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından (6) numaralı fıkra uyarınca fazladan ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ile (7) numaralı fıkra gereğince ödenecek emekli ikramiyesi tutarları ise yazı ile istenilmesi üzerine en fazla iki ay içinde faturası karşılığında Hazine tarafından Sosyal Güvenlik Kurumunun göstereceği hesaplara yatırılır.” hükmü, Düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuranın iki farklı konuya ilişkin talebinin bulunduğundan talepleri birbirinden ayrı olarak incelenmeyi gerektirmektedir.

9. Bu kapsamda başvuranın 18.08.2017 tarihinde eşi … …’in vekaleten Sosyal Güvenlik

Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire

Başkanlığına, 17.08.2017 tarihli KHK ile ihraç olması nedeniyle emeklilik işlemlerinin başlatılması talebinde bulunduğu, idarenin 26.01.2018 gün ve …/… sayılı yazıları ile

01.09.2017 tarihinden itibaren, 28 yıl 6 ay hizmete karşılık 2.442.85 TL aylık bağlandığı, bu

nedenle 01.09.2017 tarihinden geçerli emekliliğe ayrıldığı varsayılarak, o günkü tarih baz alınarak emekli ikramiyesi hesaplanıp … TL olduğu; ancak ödeme Şubat 2018 maaşıyla birlikte yapıldığı için, hesaplamanın 2018 katsayılarıyla yapılması gerektiği iddiasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 9.1. 5434 sayılı kanuna tabi sigortalıların emekli ikramiyesi esaslarını düzenleyen aynı

Kanunun 89 uncu maddesi hükmü ile gerek sadece 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanan veya toptan ödeme yapılanların, gerekse mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında, ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayıların esas alınacağı (aylık bağlamaya esas tutarın da aylık başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak hesaplandığı) açıkça düzenlenmiştir. Buna göre idarenin aylık bağlandığı tarihteki katsayıları esas alarak hesaplama yapması anılan mevzuat hükmüne uygun olmakla birlikte, bu hususun başvuranın mülkiyet hakkını ihlal edip etmediğinin irdelenmesi gerekmektedir.

9.2. Anayasa Mahkemesinin 2014/7621 Başvuru Numaralı ve 25/7/2017 tarihli Ferda

Yeşiltepe Başvurusu hakkında vermiş olduğu Genel Kurul Kararında; başvurucu, emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki katsayılar esas alınarak ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş olup; Yüksek Mahkeme yapmış olduğu değerlendirmede; 9.2.1. Anayasanın 35 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü cihetinde mülkiyet hakkının güvenceye bağlandığı, bu hükümde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ise, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsadığı; 9.2.2. Memurun sosyal güvenlik haklarından biri olarak emekliliğin de Anayasanın 128 inci maddesinde belirtilen memurların ve diğer kamu görevlilerinin “diğer özlük işleri” kapsamında aynı kanuni güvence içinde olduğu, (AYM, 15/12/2006, E.2006/111, K.2006/112); 9.2.3. Başvurucunun “emekli ikramiyesi alacağının” da Anayasanın 35 inci maddesi anlamında mülkiyet hakkı kapsamında “mülk” teşkil ettiği, 9.2.4. Başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan, alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi şeklindeki müdahalenin, “mülkiyetten barışçıl yararlanma” ya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerektiği, 9.2.5. Anayasanın 35 inci maddesinde mülkiyet hakkının sınırsız bir hak olarak düzenlenmediği, bu hakkın kamu yaran amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği, mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa’nın 13 üncü maddesinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, 9.2.6. Anayasanın 13 üncü maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasaya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği, 9.2.7. Bu yönüyle müdahalenin kanuna dayanması ilkesi çerçevesinde; somut olayda başvurucuya emekli aylığı ödenmemesinin 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve 5434 sayılı

Kanunun, 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına dayandığı, 9.2.8. Müdahalenin kamu yararı amacı taşıması ilkesi çerçevesinde; sosyal güvenlik ödeme ve yardımlarının devletin mali imkânlarının yeterliliği ve adil ölçüler ile sınırlı olduğu dikkate alındığında açıkça kamu yararı amacı güttüğünden müdahalenin meşru amacı bulunduğu, 9.2.9. Ölçülülük ilkesi çerçevesinde ise; emekli ikramiyesine hak kazandığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen yirmi beş yıllık süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği, belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu, 9.2.10. Yukarıdaki değerlendirmelerin neticesinde ise; Anayasanın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE ve tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır.

9.3. Görüldüğü üzere, emekli ikramiyesinin geç ödenmesi hususuna ilişkin AYM kararında

Mahkeme ikramiyeyi mülkiyet hakkına müdahale olarak değerlendirilebilir bulmuş, bu müdahalenin Anayasal sınırlar içerisinde olup olmadığı noktasında olaya özel yorum yapmıştır.

9.4. Kurumumuza yapılan başvuru özelinde de, aynı yöntem izlenerek mülkiyet hakkına yönelik bir müdahale olup olmadığı, bu müdahalenin Anayasal sınırlar içerisinde kalıp kalmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmekte olup, olayın müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

9.5. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri kapsamında 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı

Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanan veya toptan ödeme yapılanların, gerekse mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında, ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayıların esas alınacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda işlemin yasal dayanağının bulunduğu tartışmasızdır.

9.6. Anayasa Mahkemesi, incelemelerinde, idarenin verdiği kararların açıkça dayanaktan yoksun veya keyfi olduğu anlaşılmıyorsa, yetkili kamu organlarının kamu yararı tespiti konusundaki takdirine müdahale etmemekte, müdahalenin kamu yararına uygun olmadığını ispat yükümlülüğü, bunu iddia edene yüklemektedir. Somut olayda, kamu yararı amacı dışında başka bir amaç olduğu yönünde bir değerlendirme yapılamamaktadır. Zira başvuranın da bu yönde bir iddiası söz konusu değildir.

9.7. Son olarak, ölçülülük ilkesi çerçevesinde yapılan değerlendirmede; emekli ikramiyesine hak kazandığı tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen yaklaşık 5 aylık süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiği, belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağandışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu söylenemez. Zira 5510 sayılı

Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan kamu görevlileri hakkında Kanunun 48 inci maddede sayılan yetkili makamlar tarafından emekliye sevk onayının düzenlenmesi, gerek emeklilik işlemimin tekemmülü ve gerekse ilgililere tabi oldukları mevzuat uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin ilgili kurumlardan tahsili açısından yasal bir gereklilik olarak ortaya çıktığı tespitinden sonra, 18/08/2017 tarihli tahsis talebine ilişkin olarak 12/09/2017 tarihinde (yaklaşık 1 ay sonra) Emniyet Genel Müdürlüğünden sevk onayının talep edildiği, 10/10/2017 tarihinde (yaklaşık 1 ay sonra) Emniyet Genel

Müdürlüğünün anılan onay yazısını gönderdiği (Kurum kayıtlarına intikal ettiği) aylık bağlama kararının ise 26/01/2018 tarihinde (yaklaşık 3 ay sonra) verildiği, ödemenin de takip eden ayda yapıldığı görülmektedir. Bu kapsamda, 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimi ve ülkemizin bekasıyla ilgili yaşanan olağanüstü olaylar kapsamında, hain darbe girişiminin en yoğun etkisinin yaşandığı idarelerden biri olan Emniyet Genel

Müdürlüğünün ve Sosyal Güvenlik Kurumunun diğer kamu idarelerine kıyasla; işlem yükünün artması, personel sayısının azalması, öncelikli başkaca tedbirlerin alınması gerekliliği gibi nedenler dikkate alındığında, işlemlerde hakkın özüne dokunacak düzeyde gecikme olmadığı değerlendirilmektedir.

9.8. Sonuç olarak, idari işlemlerin Anayasa Mahkemesinin temel aldığı ve müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması ilkelerine aykırı olmadığı değerlendirildiğinden, yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilememiştir.

10. Başvuranın görevdeyken hizmet borçlanması yaptığını iddia ettiği Polis okulunda geçen on iki aylık sürenin de emeklilik hizmet süresine eklenmesi ve bu nedenle oluşacak

farkın da ödenmesi talebine ilişkin yapılan değerlendirmede:

10.1. 6495 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine eklenen hüküm ile, Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken

Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis naspedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adayların, 02/08/2013 tarihinden itibaren 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca sigortalı sayıldıkları düzenlenmiştir.

10.2. Buna göre anılan yasal düzenlemenin yürürlük tarihi olan 02/08/2013 tarihinden önce

Polis Meslek Eğitim Merkezinde polislik eğitimine tabi tutulanların bu sürelerinin borçlandırılarak fiili hizmet sürelerine ekleneceğine ilişkin yasal bir mevzuat hükmü bulunmadığı gibi, buna ilişkin bir geçiş hükmüne de yer verilmediği görülmektedir.

10.3. Somut olayda, başvuranın 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinin, 12/07/2013 tarihli ve 6495 sayılı Kanunla değiştirildiği 02/08/2013 tarihinden önce 07/09/1992-08/09/1993 tarihleri arasında polis naspedilmek üzere Polis

Meslek Eğitim Merkezinde polislik eğitimine tabi tutulduğu görüldüğünden, söz konusu tarihler arasında geçen eğitim süresinin borçlandırılarak fiili hizmet süresine eklenmesine yasal olarak imkan bulunmamaktadır.

10.4. Diğer taraftan, ilgilinin emeklilik sicil dosyasının ve Kurum kayıtlarının tetkikinde; ilgilinin polis okulunda geçen mesleki eğitim sürelerinin borçlandırıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılmamış olup, başvuran bu iddiasına ilişkin herhangi bir belge de sunmamıştır. Bu nedenle başvuranın bu talebine yönelik yapılan işlemlerde de herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 11. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle

“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

12. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi