ÖZET: Başvuran, 2008 yılında eşinin vefatı nedeniyle bağlanan ölüm aylığı ile birlikte, babasından aldığı yetim aylığının 2017 yılında kesilmesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Başvuran, bu süreçte kendisine 22.000 TL borç çıkarıldığını ve bu borcun maaşından kesildiğini belirterek, sistem veya memur hatası nedeniyle mağdur olduğunu ifade etmiş ve borcun düzeltilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvurana 2008 yılından itibaren eşinden dolayı ölüm aylığı bağlandığını, ancak babasından aldığı aylığın yersiz ödendiğini tespit etmiştir. 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi gereğince, hatalı işlemlerden kaynaklanan ödemelerin geri alınabileceği belirtilmiştir. Başvurana, babasından dolayı yapılan ölüm aylığının iptali ve yersiz ödemelerin geri alınması işlemi, hukuka uygun bulunmuş ve başvuru reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, idarenin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu tespit etmiştir. Başvurunun reddine dair karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5948-S.8955

BAŞVURU NO : 2019/1354

KARAR TARİHİ : 23/07/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Babasından aldığı ölüm aylığından kaynaklanan mağduriyet hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza, … T.C. Kimlik Numaralı … … tarafından yapılmış olan başvuruda; başvuran, %61 engelli olduğunu, eşinin vefatından dolayı şahsına 01/10/2008 tarihinde ölüm aylığı bağlandığını, her iki maaşı alması yönünden herhangi bir hatanın olmadığının ifade edildiğini, ancak 2017 Şubat ayında babasından aldığı yetim aylığının kesildiğini, 01/03/2018 tarihinde yayımlanan bir genelge ile yeniden maaşlarını bağlanması için SGK Yozgat İl

Müdürlüğüne başvurmasına rağmen talebinin reddedildiğini, tarafına 22.000 TL borç çıkarıldığını ve anılan borcun maaşından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edildiğini, borca konu yapılan ödemeye kendisinin sebebiyet vermediğini, sistemin ya da memurun hatası dolayısıyla şahsının mağdur olduğunu belirterek, tarafına çıkarılan borcun düzeltilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının konuya ilişkin 17/04/2019 tarih ve …

sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvurana müteveffa eşinden dolayı 4/1-(a) kapsamında 01/10/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinde; Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin; ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından kaynaklanması halinde, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeleri kapsayacak şekilde, ödemelerin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte geri alınacağı, kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanması halinde ise, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin toplamıyla sınırlı olmak üzere geri alınacağı, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edileceği, yersiz

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

ödemenin gelir ve aylıklardan kesilerek tahsil edilmesinin söz konusu gelir ve aylıklardan %

25 oranında kesilmek suretiyle uygulanacağı, dolayısıyla başvurana yersiz olarak ödendiği

tespit edilen tutarlar 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince eşinden almakta olduğu aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle tahsil edildiği, 2.2. Başvurana müteveffa babası … …’dan dolayı ilk olarak 01/05/2010 tarihinden itibaren, daha sonra 01/01/2018 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandığı, 2929 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanununun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlıklı 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde; Ölen sigortalının 24 üncü madde gereğince tespit edilecek aylığının, 18 yaşını veya ortaöğrenim yapması halinde 20, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan erkek çocukları ile herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmayan veya buralardan aylık veya gelir almayan yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocukların her birine % 25’inin aylık veya toptan ödeme şeklinde verileceği, buna göre başvurana 01/10/2008 tarihinden itibaren müteveffa eşinden dolayı 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı bağlanması nedeniyle yukarıda belirtilen 27 nci maddeye aykırı olarak sehven babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği, 2.3. Başvurana sehven babasının vefatından dolayı bağlanan ölüm aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar için 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin (b)

bendi kapsamında faizsiz olarak 22.917,15 TL borç kaydı oluşturulduğu, 2.4. Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında 05/12/2017 tarihinde yapılan değişiklikle, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden (01/10/2008) önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir ve aylık bağlanmasında, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki kanun hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, mezkûr değişiklik sonrasında “Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliği Değişiklikleri” konulu, 01/03/2018 tarihli ve 2018/9 sayılı Genelgenin 2008/Ekim Aybaşından Önce Ölen Sigortalıların Hak Sahiplerine Ölüm Aylığı Bağlanması başlıklı bölümünde de; herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık veya gelir aldığı için

2926 sayılı Kanun kapsamında almakta olduğu ölüm aylığı iptal edilen hak sahibi kız

çocuklarının, 34 üncü maddeye göre aylığa hak kazanma koşullarını yerine getirmeleri halinde,

2926 sayılı Kanun kapsamındaki aylıklarının 05/12/2017 tarihini takip eden aybaşından

itibaren yeniden bağlanacağının talimatlandırıldığı, başvurana babasının vefatından dolayı 01/01/2018 tarihinden itibaren tekrar ölüm aylığı bağlandığı, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun “Eş ve çocuklara aylık bağlanması” başlıklı 68 inci maddesi: “(Değişik: 1753 / 21.06.1973) Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır. I- Ölen sigortalının 67 nci madde gereğince tespit edilecek aylığının;…C) Çocuklardan; a) 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış olan veya çalışamayacak durumda malûl bulunan ve Sosyal Sigortaya, Emekli

Sandıkları’na tabi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan (…) çocuklarla, yaşları ne olursa olsun, evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal

Sigortaya, Emekli Sandıkları’na tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukların her birine % 25’i,…Oranında aylık bağlanır. …VI- Sigortalının kız çocuklarına

bağlanan aylıklar, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya (Ek ibare:

495829.7.2003/ m.35) “buralardan gelir veya aylık almaya” başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden devre başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde I inci bölümün (C) fıkrası hükmü saklı kalmak şartıyla, bu tarihten başlanarak yeniden aylık bağlanır. Ancak evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almağa hak kazanan kimseye bu aylıklardan fazla olanı ödenir.” Hükmünü düzenlemektedir.

6. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanunun “Ölüm sigortasından aylık bağlanma şartları” başlıklı 23 üncü maddesinde; a) Ölüm tarihinde an az üç tam yıl sigorta primi ödemiş olan, b) Malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken veya yazılı olarak istekte bulunup malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandıktan sonra ölen, c) Bağlanmış bulunan malullük veya yaşlılık aylıkları kesilmiş iken ölen, d) En az üç tam yıl sigorta primi ödemiş olanlardan 21 inci maddeye göre toptan ödeme isteğinde bulunmakla beraber toptan ödeme yapılmadan ölen, Sigortalının hak sahiplerine yazılı istekleri üzerine aylık bağlanır.

Ancak, sigortalı iken geçirdiği iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölenler için bir tam yıl prim ödemek yeterlidir. Şeklinde ifade edilmiştir.

7. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanunun “Eş ve çocuklara, ana ve babaya tahsis yapılması” başlıklı 27 nci maddesinde; “Ölen sigortalının tahsis yapılmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlerde belirtilen oran ve şartlarda aylık bağlanır veya toptan ödeme yapılır.

Ölen sigortalının 24 üncü madde gereğince tespit edilecek aylığının veya 26 ncı madde gereğince yapılacak toptan ödeme tutarının; a) Dul karısına % 50’si; aylık alan çocuğu bulunmaması halinde ise % 75’i, b) Sigortalı kadının ölüm tarihinde çalışamayacak durumda malul veya 55 yaşını doldurmuş olup da geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen kocasına % 50’si, aylık alan

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

çocuğu bulunmaması halinde ise % 75’i, c) 18 yaşını veya ortaöğrenim yapması halinde 20, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan erkek çocukları ile herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmayan veya buralardan aylık veya gelir almayan yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocukların her birine % 25’i, d) Sigortalının ölüm tarihinde veya sonradan eşine veya çocuklarına yapılması gereken tahsisin toplamı sigortalıya ait tahsisten aşağı olursa artan kısım eşit paylar halinde, geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babasına, her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın en çok % 25’i olacak şekilde, Aylık veya toptan ödeme şeklinde verilir.

Hak sahiplerine bağlanacak aylıklara esas aylık tutarı, birinci basamak göstergesinin katsayı ile çarpımının % 50’sinden az olamaz. Bu miktarın, hak sahibi bir kişi ise % 80’inden, iki kişi ise % 90’ından, iki kişiden fazla ise % 100’ünden az aylık bağlanamaz.

Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş veya babalığı hükme bağlanmış çocukları ile sigortalının ölümünden sonra doğan çocukları bağlanacak aylıktan yukarıda belirtilen esaslara göre yararlanırlar.

Hak sahibi eş ve çocuklara yapılacak tahsisin toplamı, sigortalıya ait aylık veya toptan ödeme tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için, gerekirse hak sahiplerinin tahsis miktarından orantılı olarak indirimler yapılır.” İfade edilmiştir.

8. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar

Kanunun Ölüm sigortasından bağlanan aylığın kesilmesi başlıklı 28 inci maddesinde; “Sigortalının dul eşi evlenirse aylığı kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan evlenme son bulunca aylık yeniden bağlanır. Sonraki eşinden de aylık almaya hak kazanan dul eşe bu aylıklardan fazla olanı ödenir.

Sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi işlerde çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takibeden dönem başından itibaren kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan sebebin son bulması halinde, bu tarihi takibeden aybaşından itibaren herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmamak veya buralardan aylık veya gelir almamak kaydıyla yeniden aylık bağlanır.

Sigortalının erkek çocuklarına bağlanan aylıklar; çocuğun 18 yaşını, ortaöğrenim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurduğu tarihe kadar devam eder. Belirtilen yaşları doldurdukları tarihlerde çalışamayacak durumda malul olan çocukların aylıkları, bu yaşları doldurduktan sonra da kesilmez.” Denilmektedir.

9. 5510 sayılı sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı

Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.”

Şeklindedir.

10. 01/03/2018 tarihli ve 2018/9 sayılı, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği

Değişiklikleri Konulu Genelgenin “2008/Ekim Aybaşından Önce Ölen Sigortalıların Hak

Sahiplerine Ölüm Aylığı Bağlanması başlıklı 9 uncu Maddesi: “ 5510 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası; “17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2.9.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8.2.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1. maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edildiğinden, talebin reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, eşinin vefatından dolayı şahsına 01/10/2008 tarihinde ölüm aylığı bağlandığını, daha sonra babasının vefat etmesi nedeniyle babasından dolayı da ölüm aylığını almaya başladığını, tarafına her iki maaşı alması yönünden herhangi bir olumsuz durumun söz konusu olmadığının ifade edilmesine rağmen 2017 Şubat ayında babasından aldığı yetim aylığının kesildiğini, 01/03/2018 tarihinde yayımlanan bir genelge ile yeniden maaşlarını bağlanması için SGK Yozgat İl Müdürlüğüne başvurmasına rağmen talebinin reddedildiğini, tarafına 22.000 TL borç çıkarıldığını ve anılan borcun maaşından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edildiğini, borcu konu yapılan ödemeye kendisinin sebebiyet vermediğini, sistemin ya da memurun hatası dolayısıyla şahsının mağdur olduğunu, bu sebeple tarafına çıkarılan borcu kabul etmeyerek bunun düzeltilmesini talep etmektedir.

13. Başvuran daha önce Kurumumuza yersiz ödeme iddiasıyla çıkarılan borca itiraz ettiğini belirten dilekçesiyle başvuru yapmış olup, başvuruya ilişkin Kurumumuz tarafından 16/10/2018 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir.

14. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın babasının 10/06/2003 tarihinde, eşinin de 29/02/2004 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Başvuranın hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı aldığı; ancak 2017 Şubat ayında babasından aldığı ölüm aylığının kesildiği, daha sonra 13/12/2017 tarihinde ilgili idareye babasından dolayı aldığı ölüm aylığının yeniden bağlanması talebiyle başvuru yaptığı, ancak başvuranın talebinin, vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı alması nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır.

15. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2016 yılında 4/b kapsamında ölüm aylığı alanlar (çocuk) için yapılan kapsam taramasında başvuran için 03/02/2016 tarihinde yapılan işlem neticesinde başvuranın babasından dolayı almış olduğu ölüm aylığının yersiz ödenmiş

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

olduğunun tespit edildiği, aylık bağlama işleminin kurumun hatalı işleminden kaynaklanması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde idarece başvuran adına faizsiz olarak geçmişe dönük 5 yıla ilişkin (2011-2016 yılları arası) borç tahakkuku yapıldığı tespit edilmiştir.

16. Başvurucuya babasının vefatı üzerine ödenen ölüm aylığının iptal edilmesi ve 2011-

2016 yılları arasında yapılan ödemelerin idare tarafından geri istenmesi kurum hatasına

dayandığından, bu somut olayın mülkiyet hakkı bağlamında incelenmesi gerekmektedir.

17. Zira Anayasa Mahkemesinin, 17/01/2019 tarihli ve 30658 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015/18919 No’lu Ümmü Çakır başvurusunda, yüksek mahkeme; ölüm aylığının iptali suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin içerdiği kamu yararı amacı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu hükmüne vararak mülkiyet hakkına müdahale olup olmadığı yönünden değerlendirme yapmıştır.

18. Bir üst paragrafta belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında da değinildiği üzere mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun düşebilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği ifade dilmiştir.

18.1. Bu kapsamda Kurumumuza yapılan somut başvurunun anılan ilkelerden

“kanunilik” yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlıkların, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri esas alınarak incelenmesi ve çözülmesi gerektiğinden, ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken de kural olarak hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması buradan hareketle başvuranın talebini ilettiği tarihte geçerli olan

5510 sayılı Kanun uyarınca, başvuranın yukarıda belirtilen talebi için mülga 2926 sayılı

Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

2926 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığının bağlanması anılan

Kanunun 27 nci maddesinde düzenlenmiştir. 2926 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde, ölen sigortalının 24 üncü madde gereğince tespit edilecek aylığının 18 yaşını veya ortaöğrenim yapması halinde 20, yükseköğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul bulunan erkek çocukları ile herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmayan veya buralardan aylık veya gelir almayan yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocukların her birine % 25′ inin aylık veya toptan ödeme şeklinde verileceği hükme bağlanmıştır. Anılan hükümden 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalıların hak sahipleri çocuklarına aylık bağlanabilmesi için bunların herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık veya gelir almaması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Başvurana 01/10/2008 tarihinden itibaren müteveffa eşinden dolayı 4/1-(a) kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Ancak 2926 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde de belirtildiği üzere hak sahipleri çocuklarına aylık bağlanabilmesi için bunların herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık veya gelir almaması gerekmektedir. Öte yandan başvurucuya yapılan yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi esas alınmıştır. Bu bağlamda; kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin toplamıyla sınırlı olmak üzere geri alınacağı ifade edilmiştir. Buna göre başvurana yersiz olarak ödendiği tespit edilen 22.917,55 TL’nin 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince eşinden almakta olduğu ölüm aylığından %25 oranında kesinti yapmak suretiyle tahsil edildiği, dolayısıyla başvurana ödenen yersiz ödemeye ilişkin tutarın geri alınması işleminde yapılan müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğunu söylemek mümkündür.

18.2. Kurumumuza yapılan somut başvuru hakkında “kamu yararı amacı taşıma” ilkesi yönünden yapılan incelemede; Anayasanın 13 üncü ve 35 inci maddeleri gereği mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. İdarenin tesis ettiği hatalı işlemi geri alması veya belirli durumlarda işlemi ortadan kaldırması mümkündür. Bu durum sosyal güvenlik ödemeleri içinde geçerli olup, dolayısıyla idarenin yersiz ödemeden kaynaklı kurum alacağını tahsil etmesi ve kişilere borç tahakkuk ettirilmesi işleminde kamu yararının asıl amacı sosyal güvenlik sisteminin korunması ve devamlığı sağlamaktır. Kamu yararı açısından başvuruyu değerlendirdiğimizde; 22/06/2013 tarih ve “4/1-(a) ve 4/1-(b) Sigortalılarına İlişkin Tahsis

Uygulamaları” konulu 2013/26 sayılı Genelgenin “8.3. Ölüm Sigortasında 4/1-(b) Sigortalıları ve Hak Sahiplerine İlişkin Koşullar” maddesinde; ölüm sigortasında gerek sigortalılar gerekse hak sahipleri yönünden sigortalının ölüm tarihinde geçerli olan mevzuatın uygulanacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılar dışında 01.01.1984-02.10.2000 ile 08.08.2001-02.08.2003 tarihleri arasında ölen 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalıların hak sahipleri çocuklarına aylık bağlanabilmesi için 3 tam yıl sigortalı olma şartı yanında hak sahiplerinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işte çalışıp çalışmadıkları ile buralardan aylık veya gelir alıp almadıkları dikkate alınarak değerlendirme yapılacağı belirtilmiştir. Bu değerlendirmeye istinaden başvuranın babasının 10/06/2003 tarihinde vefat ettiği ve hak sahibinin eşinden dolayı ölüm aylığı alması nedeniyle, müteveffa babasından dolayı aldığı ölüm aylığı iptal edilmiştir. Zaten başvuranın normal şartlar altında almaması gereken ölüm aylığının iptal edilmesi ve akabinde kişiden yersiz ödeme adı altında yapılan ödemelerin geri alınmasındaki temel maksadın sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini korumak olduğu şüphesizdir. Bunun da kamu yararı amacını taşıdığı değerlendirilmektedir.

18.3. Kurumumuza yapılan somut başvuru hakkında “ölçülülük” ilkesi yönünden yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucu vermiş olduğu kararında; ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111 , K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38). Bu

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

bağlamda somut başvurumuzu ölçülülük ilkesi açısından incelediğimizde; başvuran eşinin vefatı üzerine 01/10/2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaktadır. Daha sonra idareye yapmış olduğu başvuru ile babasının bağlı olduğu sigorta kolundan da ölüm aylığı almak istediğini belirtmiş ve kendisine 01/05/2010 tarihinden itibaren ikinci bir ölüm aylığı bağlanmıştır. Başvuran 2010 tarihinden itibaren hem eşinden hem de babasından ölüm aylığı almaya başlamıştır. Ancak daha öncede belirtildiği gibi başvurucunun babasından dolayı almaması gereken ölüm aylığını 2011-2016 yılları arasında aldığı ve bu noktada kurum hatası kapsamında tespitin yapıldığı tarihten geriye doğru en fazla 5 yıllık dönem için tarafına faizsiz olarak 22.917,15 TL borç tahakkuk ettirilmiştir. Tahakkuk eden borca ilişkin başvurucunun almış olduğu aylıktan %25 oranında kesinti yapıldığı ve şimdiye kadar 9.975,52 TL’nin ödendiği borç dokümanından anlaşılmaktadır. Buna müteakip Sosyal

Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında 05/12/2017 tarihinde yapılan değişiklikle 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden (01/10/2008) önce ölen sigortalıların hak sahiplerine gelir ve aylık bağlanmasında, hak sahiplerine ilişkin koşulların tespitinde hak sahibi olma niteliğinin kazanıldığı tarihteki kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Mezkûr değişiklik sonrasında Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce çıkarılan “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği Değişiklikleri” konulu 01/03/2018 tarihli ve 2018/9 sayılı Genelgenin 2008/Ekim Aybaşından Önce Ölen Sigortalıların Hak Sahiplerine

Ölüm Aylığı Bağlanması” başlıklı 9 uncu maddesinde, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık veya gelir aldığı için 2926 sayılı Kanun kapsamında almakta olduğu ölüm aylığı iptal edilen hak sahibi kız çocuklarının Kanunun 34 üncü maddesine göre aylığa hak kazanma tarihini takip eden aybaşından itibaren yeniden bağlanacağı belirtilmiş olup, başvuranın daha önce babasından dolayı aldığı ancak sonrasında sehven bağlandığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığı yukarıdaki maddeye istinaden 01/01/2018 tarihinden itibaren tekrar bağlanmıştır. Ayrıca başvuran zaten 2011-2016 tarihleri arasında iki aylık almakta olup, kurum hatası nedeniyle kendisinden geri istenen tutarların diğer aylıktan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmeye başlandığı, daha sonra ise Sosyal

Güvenlik Kurumunun 2018/9 sayılı genelgesi kapsamında 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine yeniden aylık bağlanmasına ilişkin düzenleme sayesinde başvurana babasından ölüm aylığı bağlandığı görülmektedir. Bu durumu değerlendirdiğimizde başvurana yönelik idarenin tespiti 2016 yılında gerçeklemiş ve kurum hatası olması nedeniyle ancak 5 yıllık yersiz ödenen tutar yani 2016-2011 yılları arası geri alınabilmiştir. Oysa ki başvurana babasından dolayı ölüm aylığı ilk kez 2010 yılında bağlandığı, ve kendisinden bir yıl boyunca emsallerine göre fazladan aylık almasına rağmen,

2010 yılında ödenen aylıkların geri alınabilmesi mümkün gözükmemektedir. Bu açıdan

burada başvuranın mülkiyet hakkının korunması açısından adil bir dengenin gözetildiği ve başvuranın ekonomik durumunu derinden sarsacak bir işlem yapılmadığı değerlendirilmektedir.

19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran vefat eden eşinden dolayı 4/1-(a) kapsamında 01/10/2018 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya başladığı, daha sonra 16/04/2010 tarihinde 4/1-(b) kapsamında babasından ölüm aylığı alabilmek için tahsis talebinde bulunduğu ve hak sahibi olarak 01/05/2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya başladığı, ancak kurumun daha sonra yapmış olduğu hata tespiti incelemesinde başvuranın

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

babasından dolayı aldığı ölüm aylığının sehven bağlandığı tespit edilerek iptal edilmesi ve yersiz ödemenin tahsil edilmesi işleminde başvuranın mülkiyet hakkının kanunilik, kamu yararı ve ölçülülük ilkeleri bağlamında ihlal edilmediği ve idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.