ÖZET: Başvuran, 18/10/1989 tarihinden 03/11/1989 tarihine kadar vekil öğretmen olarak görev yapmış ve sonrasında 1996’dan 2016’ya kadar SSK’lı olarak çalışmıştır. Ancak, sistemde işe giriş tarihi 1996 olarak görünmekte olup, başvuran bu tarihin 1989 olması gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, vekil öğretmenlik döneminde aylık keseneği alınmadığı için bu sürenin hizmet olarak sayılmadığını ve dolayısıyla sigortalılık başlangıç tarihinin 18/10/1989 olamayacağını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini inceleyerek, vekil öğretmenlik süresinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bir öneri sunmuştur. Bu öneri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu arasındaki geçiş hükümlerine dayanmaktadır. İlgili mevzuat, başvuranın 1989 tarihindeki vekil öğretmenlik döneminin sigortalılık süresinin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönünde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. Bu kararın, başvuranın mağduriyetinin giderilmesine yönelik önemli bir adım olduğu değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10781-S.16636

BAŞVURU NO : 2019/9361

KARAR TARİHİ : 25/10/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın vekil öğretmenlik başlangıç tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Malatya İli, Darende İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı … İlkokulunda 18/10/1989 tarihinden 03/11/1989 tarihine kadar vekil öğretmen olarak … emekli sicil numarası ile görev yaptığını, sonrasında SSK’lı olarak 3… sicil numarası ile 1996 yılından

2016 yılı sonuna kadar çalıştığını, işe başlama tarihinin sistemde 1996 yılı olarak göründüğünü,

işe giriş tarihinin 1989 olması gerektiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 25/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 26/09/2019 tarihli ve … sayılı yazı ve eklerinde mevzuat hükümlerine yer verilerek

özetle:

2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının; “Bu kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmünü, 2.2. Yine Geçici 4 üncü maddenin beşinci fıkrasının; “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.” hükmünü amir olduğu, 2.3. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun emeklilik keseneğine esas tutulacak aylık ücret ve ödenekler başlıklı mülga 15 inci maddesinin (f) fıkrasında açıktan tayin edilen vekillerin, kanunlarına göre aldıkları vekillik aylık veya ücret tutarlarından emeklilik keseneği kesileceği, 2.4. Aynı Kanunun mülga 31 inci maddesi ilk fıkrasının; “… iştirakçilerin, 30 uncu madde gereğince bu Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.” şeklinde tarif edildiği, 2.5. Mülga 30 uncu madde ile “İştirakçilere bu Kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başlar.” hükmünün getirildiği, 2.6. 14 üncü maddenin (a) fıkrasının da; “İştirakçilerin emeklilik keseneğine esas aylık tutarları üzerinden her ay %16 emeklilik kesenekleri; Ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait eksik aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaz. Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların eksik aylık veya ücretlerinden tam kesenek alınır.” hükmünü amir olduğu, 2.7. Bu hükümler uyarınca ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait kıst aylık veya ücretlerinden kesenek alınmadığı, ay başlarından sonra vazifeden ayrılanların kıst aylık veya ücretlerinden tam kesenek alındığı ve bu sürelerin fiili hizmet sürelerine eklendiği, 2.8. 18/10/1989 tarihinde göreve başlayan dolayısıyla aybaşından sonra göreve girmiş olması nedeniyle aylığından kesenek kesilmesi mümkün olmayan ve 03/11/1989 tarihinde de görevinden ayrılan ilgilinin bu süresinin 5434 sayılı Kanuna tabi hizmet olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı, 2.9. Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.

Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanamaz.” 2.10. 6 ncı maddesinde ise; “Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarih, sigortalılık süresinin başlama tarihidir.

Şu kadar ki; emeklilik veya yaşlılık aylığına hak kazanılıp kazanılmadığının tespitinde, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa 1425 sayılı Kanunla eklenen ek 7 nci madde kapsamına girenler hariç, 18 yaşından önce kurumlardan herhangi birine sigortalı olanların sigortalılık sürelerinin başlama tarihi, 18 yaşını doldurdukları tarih kabul edilir.” hükmünün düzenlendiği, 2.11. Kanunun 7 nci maddesinde de, 4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş sürelerin katılmayacağı,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

2.12. İlgilinin 18/10/1989 – 03/11/1989 tarihleri arasında (23) gün çalışmış ve bu sürelerde de kıst aylık almış olduğu, tam aylık almamış olması nedeniyle aylıklarından emekli keseneği kesilmediği, bu nedenle aylıklarından emeklilik keseneği kesilmeyen bu sürede 5434 sayılı

Kanuna tabi bir hizmetinin bulunmadığı, hakkında 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanması gereken ilgilinin 2829 sayılı Kanunun 7 nci maddesi gereğince sigortalılık süresinin başlangıç tarihinin 18/10/1989 alınmasının mümkün olmadığı, 2.13. Sigortalının 4/1-(a) veya 4/1-(b) kapsamında olmasının sigortalılık sürecinin başlangıcının belirlenmesinde bir fark yaratıp yaratmayacağı noktasında, sigortalılık tescilleri çalışmanın geçtiği sürede tabi olduğu kanun hükümlerine göre yapılmakta olduğundan uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi hususunda Kanunun 38 inci maddesinde yer verilen, 2829 sayılı Kanunun 6 ncı maddesindeki kurumlardan herhangi birisine ilk defa sigortalı olunan tarihin, sigortalılık süresinin başlama tarihi olacağı hükmünü içerdiği, 2.14. İlgili kanunların konuya dair hükümlerinde başvurana aylık bağlanacak statünün 4/1(a), 4/1-(b) ya da 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa 4/1-(c) kapsamında olmasının sigortalılık sürecinin başlangıcının belirlenmesinde herhangi bir fark yaratmamakla birlikte, sigortalılara 4/1-a bendi kapsamında aylık bağlanması durumunda hangi şartlara tabi olacağının belirlenmesinde ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına ait primin ödendiği tarih dikkate alındığı, diğer statüler için yine ilgili kanunların geçici maddelerinde yer alan aylık bağlanması için aranan gün sayısının tamamlanmasına kalan süreye göre emeklilik şartlarının belirlendiği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 5.1. Mülga 12 nci maddesinde; “Bu kanunla tanınan haklardan aşağıda (I) işaretli fıkrada yazılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olmak ve 18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, (II) işaretli fıkrada gösterilenler faydalanırlar.

I– Daire, kurum ve ortaklıklar:

…

II– Faydalanacaklar:

…

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Yukarıda gösterilenlere (Cumhurbaşkanları ile erler hariç) bu Kanunda “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denilmiştir. İştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi olanlar Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı ile isteklerine bakılmaksızın ilgilendirilirler ve haklarında ayrıca İş ve İşçi

Sigortaları Kanunlarının hükümleri uygulanmaz.

…” 5.2. Mülga 30 uncu maddesinde; “İştirakçilere bu kanunun 13 üncü maddesi ile tanınan haklar, durumlarına göre 14 üncü maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlar.” 5.3. Mülga 31 inci maddesinde; “Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmıya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir.

Ay başlarından sonra vazifeden ayrılanlar için ayrıldıkları ayın tamamı fiili hizmet müddeti sayılır.

6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun; 6.1. “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici

1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506

sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı

Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” 6.2. “Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinde; “Bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve

1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926

sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:

…

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 6.3. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga

2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran tarafından özetle; 18/10/1989 tarihinden 03/11/1989 tarihine kadar vekil öğretmen olarak görev yaptığı, sonrasında SSK’lı olarak 1996 yılından 2016 yılı sonuna kadar çalıştığı, işe başlama tarihinin sistemde 1996 yılı olarak göründüğü oysaki işe giriş tarihinin

1989 olması gerektiği belirtilerek mağduriyetinin giderilmesi talep edilmiştir.

9. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre ay başlarından sonra vazifeye girenlerin o aya ait kıst aylık veya ücretlerinden kesenek alınmaması nedeniyle 18/10/1989 tarihinde göreve başlayan ve tam kesenek kesilmeden 03/11/1989 tarihinde görevinden ayrılan ilgilinin bu süresinin hizmet olarak sayılmadığı, mülga

2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi

Hakkında Kanunun 7 nci maddesinde de hizmet süreleri toplamına prim ödenmemiş sürelerin katılmayacağı düzenlendiğinden 18/10/1989 tarihinin başvuranın sigortalılık süresinin başlangıcı olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığı bildirilmiştir.

10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın 17 günlük vekil öğretmenlik yapmasına istinaden sigortalılık başlangıç tarihinin 18/10/1989 tarihi olarak belirlenip belirlenemeyeceği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.

11. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Geçici 1 inci maddesinde Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti

Emekli Sandığı Kanununa tabi olanların Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında kabul edileceği, 11.1. Kanunun Geçici 2 nci maddesinde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümlerin uygulanacağı, 11.2. Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce

5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, 11.3. Kanunun Geçici 4 üncü maddesi beşinci fıkrasında, geçici 4 üncü madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerinin ayrıca dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

12. Bunlarla birlikte, 5510 sayılı Kanunun ile getirilen hak ve yükümlülükleri ve sosyal sigorta işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan Sosyal Sigorta

İşlemleri Yönetmeliğinin “2829 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri bulunan ya da Kanunda belirtilen sigortalılık hâllerinden birden fazlasına tabi olanların tahsis taleplerinde, Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağı, 12.1. “5434 sayılı Kanuna tabi hizmeti bulunanlar hakkında uygulanacak işlemler” başlıklı

Geçici 12 nci maddesinde Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde bir süre iştirakçi olduktan sonra görevinden ayrılanların aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, evlenme ikramiyesi gibi diğer ödemeler ile ölüm, eğitim ve öğretim yardımları hakkında, Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, bunların aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile ölüm yardımı, evlenme ve emeklilik ikramiyeleri hakkında Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerinin ayrıca dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

13. Öte yandan mevzuatta atıf yapılan iştirakçi kavramının kimleri ifade ettiği, 5434 sayılı

Kanunun 12 nci maddesinde Kanun kapsamında çalışılan yerler ve görevler sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Buna göre, 12 nci maddede sayılı yerlerde çalışanlardan, Türk uyruğunda olup

18 yaşını bitirmiş bulunmak şartıyla, yine maddede gösterilenlerin faydalanacağı ve bu kişilere

(Cumhurbaşkanları ile erler hariç) “iştirakçi ve isteğe bağlı iştirakçi” denileceği düzenlenmiştir.

14. Yukarıda anılan hükümlerden özetle, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olan bir diğer deyişle çalışması olanların 5510

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında sayıldıkları, bunlar hakkında kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça yürürlükten kaldırılan hükümleri dâhil 5434 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağı, bunlardan farklı sosyal güvenlik kanunlarına/sigortalılık hallerine tabi hizmeti olanlara aylık bağlanacak kanunun mülga 2829 sayılı Kanuna göre belirleneceği anlaşılmaktadır.

15. Somut olayda başvuran 18/10/1989 – 03/11/1989 tarihleri arasında vekil öğretmen olarak görev yapmış, 1996 yılı sonrası ise özel sektörde hizmet akdine tabi olarak çalışmıştır.

Başvuranın, vekil öğretmenlik görevi nedeniyle 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi sayıldığından 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında bulunduğu, 1996 yılı sonrası özel sektördeki çalışması nedeniyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı sayıldığından 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında olduğu açıktır. Bu durumda, başvuranın birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışması bulunması nedeniyle kendisine aylık bağlanırken esas alınacak kanunun 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanmak suretiyle mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.

16. Mülga 2829 sayılı Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir. Bu durumda, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmetinin tamamının Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında geçtiği anlaşılan başvurana 5510 sayılı Kanunun geçici madde hükümleri de uygulanmak suretiyle 506 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması gerekmektedir.

17. 506 sayılı Kanun gereği yaşlılık aylığı bağlanacakların tabi oldukları emeklilik yaş şartı, Kanunun Geçici 81 inci maddesinde ilgililerin 23/05/2002 tarihindeki sigortalılık süresi esas alınarak kademeler halinde düzenlenmiştir. Bu durumda, başvuranın tabi olduğu emeklilik yaşının tespit edilebilmesi için öncelikle ilgili mevzuatı kapsamında başvuranın “sigortalılık süresinin başlangıcının” ve dolayısıyla 23/05/2002 tarihi itibarıyla “sigortalılık süresinin” tespiti gerekmektedir.

18. 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak “sigortalılık süresinin başlangıcının”, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya 506 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih olduğu, tahsis işlerinde nazara alınan “sigortalılık sürelerinin”, bu sürenin başlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmayan sigortalılar için ise ölüm tarihi arasında geçen süre olduğu düzenlenmiş olmakla birlikte, mülga 2829 sayılı Kanunun “Sigortalılık süresinin başlangıcı” başlıklı 6 ncı maddesinde Kurumlardan herhangi birine ilk defa sigortalı olunan tarihin sigortalılık süresinin başlama tarihi olduğu düzenlenmiştir.

19. Her ne kadar 506 sayılı Kanunun temelinde “sigortalılık”, “sigortalılık süresinin başlangıcı” ve “sigortalılık süreleri” kavramları bulunmaktaysa da 5510 sayılı Kanunun geçici

4 üncü maddesi gereği başvuran hakkında uygulanan 5434 sayılı Kanunda 5510 sayılı Kanunun

yürürlüğüyle yapılan değişikliklere değin bu kavramlara yer verilmemiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

20. Buna karşın 5434 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde, maddede sayılı yerlerde ve şekillerde çalışanlar “iştirakçi” kavramı altında toplanmıştır. Anılan madde gereği “iştirakçilik” maddede sayılı yerlerde ve şekillerde çalışmakla başlamaktadır.

20.1. Nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 2013/11 sayılı

Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin “Kanunun 4 Üncü Maddesinin Birinci Fıkrasının (C)

Bendine Tabi Olan Sigortalılar” başlıklı Dördüncü Kısmının “Kanunun 4 üncü Maddesinin

Birinci Fıkrasının (c) Bendine Tabi Çalışan Sigortalılar” başlıklı Birinci Bölümünün “1- Genel

Açıklama” başlığı altında Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanuna tabi bir göreve giren ancak, aylığından tam kesenek kesilmeden bu görevinden ayrılan ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeniden bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında göreve başlayan sigortalılar hakkında da 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı belirtilmiş, 3 numaralı örnekte; “23/2/2007 tarihinde 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden 26/2/2007 tarihinde görevinden ayrılan, Kanunun yürürlüğünden sonra 28/10/2010 tarihinde tekrar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir göreve başlayan sigortalı hakkında Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde 5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanacaktır.” denilerek 5434 sayılı Kanuna tabi göreve başlayan ve adına emeklilik keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılanlar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirlenmiştir. Dolayısıyla bu kişilerin 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında sayılmaları ve haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması için yalnızca iştirakçi olmaları bir diğer ifadeyle görevde bulunmuş/çalışmış olmaları yeterli görülmüştür.

20.2. Yine, Genelgenin dördüncü kısmının “Sigortalılığın Başlangıcı ve Kuruma

Bildirilmesi” başlıklı İkinci Bölümünün “2 – Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak sigortalıların hizmet başlangıcı” numaralı başlığında “Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak sigortalıların sigortalılık başlangıçları kamu idaresinde göreve başladıkları tarih olmakla birlikte, aybaşından sonra göreve girenlerden göreve başladıkları tarih ile o ayın sonuna kadar ödenen kıst aylıklarından kesenek alınmadığından, hizmetleri tam aylık ödenerek tam kesenek kesildiği tarihten itibaren başlayacaktır.” denilmiş ve uygulamaya yönelik olarak şu örnekler verilmiştir.

“Örnek 1- 18/6/1985 tarihinde memur olarak göreve başlayan ve 5434 sayılı Kanun uyarınca

Kurumumuzla ilgilendirilen sigortalının sigortalılığı göreve başladığı tarih iken, hizmet başlangıç tarihi aylığından tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşı olan 1/7/1985 tarihidir.

Örnek 2- 20/6/2000 tarihinde memur olarak göreve başlayan ve 5434 sayılı Kanun uyarınca

Kurumumuzla ilgilendirilen sigortalının, sigortalılığı göreve başladığı tarihten itibaren başlamakla birlikte hizmet başlangıç tarihi, aylığından tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşı olan 15/7/2000 tarihi olacaktır.”

Verilen örneklerdeki sigortalıların sigortalılığının göreve başladıkları tarihten itibaren başladığı, hizmet başlangıcının ise tam kesenek kesilmeye başlandığı aybaşından başladığı açıkça ifade edilmiş, dolayısıyla kişilerin sigortalılık başlangıç tarihleri ile hizmet başlangıç tarihleri arasında ayrım yapılarak bu iki tarihin birbirinden farklı olabileceği gösterilmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Bununla birlikte, tam kesenek kesilmeden görevden ayrılmış olmaları nedeniyle hizmet kazanmamış olanların sigortalılığının başladığı tarihin, göreve başladıkları tarihten başlatılmayacağına dair herhangi bir düzenlemeye ve açıklamaya yer verilmemiştir.

20.3. Buna göre, bir şekilde iştirakçi olup adına emekli keseneği ve kurum karşılığı kesilmeden görevinden ayrılan sigortalılar hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu görülmektedir. Ancak bu kişilerin aylık hesabına esas hizmetlerinin aylıklarından tam kesenek kesildiği tarihten itibaren başlayacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla mülga 2829 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde ifade edilen “ilk defa sigortalı olunan tarih”in ve “sigortalılık süresinin başlama tarihi”nin bu kişiler için 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi oldukları tarih itibarıyla başlatılması gerektiği, eğer aylıklarından tam kesenek kesilmemişse bu sürenin hizmet hesabına dâhil edilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.

21. Somut olayda başvuran 18/10/1989 tarihi itibarıyla iştirakçi olmuş ve adına emekli keseneği ile kurum karşılığı kesilmeden 03/11/1989 tarihinde görevinden ayrılmıştır. Bu durumda, her ne kadar anılan döneme ilişkin olarak aylığından kesenek kesilmediğinden başvuranın hizmet hesabında dikkate alınacak herhangi bir hizmetinin bulunmadığı anlaşılsa da başvuranın ilk defa sigortalı olduğu yani sigortalılık süresinin başladığı tarihin 18/10/1989 olduğu ve 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesi gereği tabi olduğu yaş şartının bu tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

22. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici maddeleri gereği

5434 sayılı Kanunun mülga hükümleri uygulanan ve mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri

gereği 506 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması gereken sigortalıların sigortalılık süresinin başlama tarihinin 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi oldukları tarih olarak belirlenmesi gerektiği, idarenin 2013/11 sayılı Genelgesinde de bu hususun açıkça düzenlediği ve sigortalılığın başlangıç tarihi ile hizmetin başlangıç tarihini birbirinden ayırmak suretiyle örneklendirdiği, dolayısıyla başvuranın da 18/10/1989 tarihinde iştirakçi olup aylığından kesenek kesilmeden 03/11/1989 tarihinde iştirakçiliğinin sona erdiği anlaşıldığından, aylığından kesenek kesilmemesi nedeniyle 5434 sayılı Kanuna tabi bir hizmeti bulunmadığı gerekçesiyle başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık süresinin başlama tarihi olarak kabul edilmemesi yönünde tesis edilen idare işleminde hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin

Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın iştirakçilik başlangıç tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yönündeki talebinin kabulü hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Sosyal Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA

TEBLİĞİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.