ÖZET: Başvuran, 13 Ocak 2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %58 engelli kalmış ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanmıştır. Ancak, SGK müfettişleri tarafından yapılan incelemede, başvuranın kaza sırasında %100 oranında ağır kusurlu olduğu belirlenmiş ve bu nedenle maaşında kesinti yapılmıştır. Başvuran, müfettiş raporunun kendisinin ifadesi alınmadan hazırlandığını ve rapora dayanak belgelerde tahrifat olduğunu iddia ederek, yeni bir değerlendirme yapılmasını talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın kazadaki kusur oranının, mevcut mevzuat çerçevesinde yeterli belgelerle belirlendiğini ve başvuranın ifadesine başvurulmadan kanaat oluşturulabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, yapılan incelemelerde, kazanın işyerinde ve işin yürütüldüğü sırada meydana geldiği, dolayısıyla iş kazası olarak değerlendirildiği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum oluşturmadığına karar vererek, başvurunun reddine yönelik öneride bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın SGK tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi yönünde bir durum olmadığını belirterek, başvurunun reddine karar vermiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/8727-S.13407

BAŞVURU NO : 2019/8480

KARAR TARİHİ : 19/09/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İş kazasına ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 28/03/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran, … Şirketinde şoför olarak çalışmaktayken, 13/01/2017 yılında araçta fren patlaması sonucu Karaman-Mut yolunda kaza geçirdiğini, kaza sonucu % 58 engelli kaldığını, SGK tarafından sürekli iş göremezlik ve meslek hastalığından kendisine gelir bağlandığını, 04/05/2018 tarihinde işyeri sahipleri ve iş sağlığı doktoru olduğunu söyleyen kişilerin kendisini arayarak Kurumun kaza sonucu müfettiş incelemesi yürüttüğünü, özlük dosyalarında bazı evrakların eksik olduğunu, işe girerken sağlık raporu ve iş sağlığı ve güvenliği talimatlarının olmadığını belirterek evrakları tamamlamasını istediklerini, engelli kaldığını, geçmişe dönük evrak imzalamayacağını Devlet aleyhine bir iş yapmayacağını belirttiğini, SGK tarafından 25/10/2018 tarihinde gelen bilgi yazısında %100 oranında ağır kusurlu olduğunun ve maaşının 1/3 oranında kesileceği ve geriye dönük alacağın tahsil edileceği bilgisini öğrendiğini, Kurum müfettişlerinin kaza öncesi ve sonrası ifadesini almadığını ve Devletin zarara uğratıldığını belirterek; müfettiş incelemesinde yer alan rapora dayanak evrakta tahrifat olduğunu, kaza öncesi istiap haddini aşan çalışma yapıldığını, bordronun düşük gösterildiğini, bunlara göre hakkında yeni bir değerlendirme yapılmasını talep ettiğini, başvuru hakkında Kamu Denetçiliği Kurumunun 14/01/2019 tarihinde …/… sayılı dosya üzerinden Gönderme Kararı verdiğini, Kurumun bununla ilgili kendisine ret cevabı verdiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 29/05/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. İş kazalarındaki kusur oranının, incelemeyi yapan müfettiş tarafından yürürlükteki (6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 857 Sayılı İş Kanunu vb. gibi) mevzuat hükümleri göz önüne alınmak suretiyle kanaat olarak raporda belirtildiği, 2.2. Kurum müfettişlerinin; kolluk kuvvetlerinin ve Cumhuriyet Savcılıklarının tanzim ettikleri belgeleri yeterli görürlerse tekrar ifade almaya gitmeksizin kanaat oluşturabildiği, aslen iş kazası yönünden inceleme talep edilmekte olduğundan diğer iddialarla ilgili ayrıca müracaat edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği, 2.3. Normal şartlarda ikinci bir müfettiş görevlendirilmediği; ancak olağanüstü bir bilgi ve belge söz konusu olduğunda ikinci müfettiş görevlendirilmesi yapılabildiği, 2.4. Kurum müfettişlerince düzenlenen raporların Grup Başkanlığı okuma komisyonlarında okunduktan sonra uygulanması için ilgili birimlere gönderildiği, ilgili birimler tarafından iş ve işlemlerin yürütüldüğü, Hususları bildirilmiştir.

3. Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gönderdiği 20/05/2019 tarihli ve …

sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın sigorta sicil dosyasının, geçirdiği iş kazasına ilişkin tüm raporların, tutanakların ve ilgili tüm bilgi ve belgelerin yazı ekinde gönderildiği, 3.2. Başvurana …/….. tahsis numarası ile 01/06/2017 tarihinden itibaren %51 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden sürekli iş göremezlik gelirinin bağlandığı, 3.3. Başvuranın geçirdiği iş kazasındaki kusuru nedeniyle kendisine rücu edilen 4.469,18

TL’nin sürekli iş göremezlik gelirinden tahsiline devam edildiği, 3.4. Başvuranın Kamu Denetçiliği Kurumunun gönderme kararı dışında, yapılan kesinti işlemine yönelik Kuruma başka bir başvurusunun bulunmadığı, 3.5. Başvuranın tahsis dosyasının incelenmesinde Kurum ile arasında görülmekte olan ya da sonuçlanan herhangi bir davasının bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 5. 14/06/2012 tarihli 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 31/05/2006 tarihli 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanununun:

6.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesin dördüncü ve beşinci fıkralarında:

“ Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, Uzun vadeli sigorta kolları: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,”

6.2. “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında:

“Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi

mükellefi olanlar,

2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,

3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş

komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, …” 6.3. “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.

İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya

Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.

İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 6.4. “ İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar” başlıklı 16 ncı maddesinde;

“İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

a)Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.

b)Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.

c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.

d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.

e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi, …” 6.5. “ Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali” başlıklı 19 uncu maddesinde birinci fıkrasında; “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” 6.6. “İş kazası ve meslek hastalığı bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu’’ başlıklı 21 inci maddesinde; ‘‘İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

İş kazasının, 13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilir.

Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, Kurumca sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir.

İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.

…’’ 6.7. “Sigortalının kendisinden kaynaklanan sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğin artması’’ başlıklı 22 nci maddesinde; ‘‘Sigortalının aşağıdaki sayılan nedenlerden dolayı iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri; a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir bir mazereti olanlar hariç, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymaması sonucu tedavi süresinin uzamasına veya iş göremezlik oranının artmasına, malûl kalmasına neden olması halinde, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilir.

b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının kusur derecesi esas alınarak üçte birine kadarı Kurumca eksiltilir.

c) Kasdî bir hareketi yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.

d) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalışan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır.

13 üncü maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler tarafından iş kazasının anılan

bentte belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda, sigortalıya yapılacak iş göremezlik ödenekleri bildirim tarihinden itibaren ödenir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir 6.8. ‘‘İşverenin, genel sağlık sigortalısının ve üçüncü kişilerin sorumluluğu’’ başlıklı 76 ncı maddesinde; “…

İş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderleri işverene tazmin ettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılır bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle

Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir’’ 7. 20/06/2012 tarihli 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun; 7.1. ‘‘ İşverenin genel yükümlülüğü’’ başlıklı 4 üncü maddesinde; “İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.” 7.2. “Çalışanların eğitimi” başlıklı 17 nci maddesinde; “(1) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır.

(2) Çalışan temsilcileri özel olarak eğitilir.

(3) Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.

(4) İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe başlamadan önce, söz konusu kazanın veya meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir. Ayrıca, herhangi bir sebeple altı aydan fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi verilir.

(5) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz.

(6) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlar.

…” 8. 25/04/2013 tarihli 28628 sayılı İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik

Şartları Yönetmeliğinin “Genel Yükümlülükler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) İşveren, işyerinde kullanılacak iş ekipmanının yapılacak işe uygun olması ve bu ekipmanın çalışanlara sağlık ve güvenlik yönünden zarar vermemesi için gerekli tüm tedbirleri alır.

(2) İşveren:

a) İş ekipmanını seçerken işyerindeki özel çalışma şartlarını, sağlık ve güvenlik yönünden tehlikeleri göz önünde bulundurarak, bu ekipmanın kullanımının ek bir tehlike oluşturmamasına dikkat eder.

b) İş ekipmanının, çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden tamamen tehlikesiz olmasını sağlayamıyorsa, kabul edilebilir risk seviyesine indirecek uygun önlemleri alır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan değerlendirmede, başvuran hakkında Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 13/01/2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle …/… tahsis numarasıyla 01/06/2017 tarihinden itibaren 4/1-(a) kapsamında bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin, müfettiş raporu ile iş kazasında ağır kusurunun bulunduğu gerekçesi ile 1/3 oranında kesildiğini, rapora dayanak evrakta tahrifat olduğunu, kendisinin ifadesi alınmadan rapor hazırlandığını iddia ederek hakkında yeni bir değerlendirme yapılmasını talep etmektedir.

11. İdarenin vermiş olduğu yanıtlarda söz konusu işlemle ilgili raporda; kazalının olayın meydana gelmesinde %100 ağır kusurlu olduğunun değerlendirildiği, konu incelenirken aracın fenni muayenesinin ve fren bakımının yapılıp yapılmadığı, aracın yük durumunun ruhsatında belirtilen sınırlar içerisinde olup olmadığı, aracın seyir halindeki hızı, olayla ilgili düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında belirtilen hususların birlikte değerlendirilerek, söz konusu tespitlerin kanaat oluşturulmasında yeterli görülerek kazalının beyanına ihtiyaç duyulmaması üzerine kusur oranının tespit edildiği, söz konusu tespitlere ilişkin evraklara rapor ekinde yer verildiği, konuyla ilgili işveren nezdinde yapılan inceleme sonucu kayıt inceleme tutanağının düzenlendiği, kazalıya ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla kazalının şikâyetinde belirttiği hususlarla ilgili olarak gerekli araştırma ve değerlendirmelerin yapıldığı, bu nedenle ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı hususları belirtilmiştir.

12. Somut olayda uyuşmazlığın, başvurana bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin 1/3 tutarında kesilmesi işlemine dayanak olan müfettiş raporunun başvuranın ifadesine başvurulmadan yapılması ve rapora esas belgelerin yeterli olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmektedir. Kurumumuzca yapılan araştırmada; 19/09/2018 tarih … sayılı rapor ve ek belgeleri incelenmiştir. Yapılan incelemeler, tespitler ve ilgililerin alınan ifadeleri doğrultusunda; kazazede sigortalı …’ün işyerine ait kamyon ile yük taşıması sırasında geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması ile neticelenen kaza olayı, 13/01/2017 tarihinde işyerinde ve sigortalının işi yürüttüğü sırada meydana geldiğinden kaza olayının kanunun ilgili maddeleri uyarınca iş kazası olduğu, iş kazasına ilişkin bildirimin yasal süresi içinde yapıldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. İnceleme raporunun Ek:6 nolu belgesinde … plakalı araca ait hız takip listesini gösteren belge incelendiğinde, aracın kaza öncesi hızını giderek arttırarak ‘‘111 km/saat’’ hıza ulaştığı ve akabinde kaza olayının gerçekleştiği, rota bilgisine göre kaza mevkiinin uzunca bir süre rampa inişi yapılan bir yer olduğundan hızının yüksek olduğu görülmektedir. İşverence ibraz edilen … nolu araç muayene raporunda ise; aracın fenni muayenesinin 23/11/2016 tarihinde yapıldığı ve muayeneden aracın geçtiği, muayenenin 23/11/2017 tarihine kadar geçerli olduğu belirtilmiştir. Aracın en son bakımının 06/01/2017 tarihinde yapıldığı ibraz edilen … sıra nolu irsaliyeli faturadan tespit edilmiş, faturadan aracın fren bakımının yapıldığı anlaşılmıştır. Kaza günü araca ilişkin yük bilgilerine … sıra nolu sevk irsaliyesinden ulaşılmış olup, araçta 20 ton yük olduğu tespit edilmiştir. Aracın ruhsatı incelendiğinde söz konusu yükün araç ruhsatında belirtilen sınırlar içerisinde olduğu ve istiap haddinin aşılmadığı görülmektedir.

13. Başvuranın bordrosunun düşük gösterildiği ve SGK tarafından hazırlanan inceleme raporunda beyanına başvurulmadığı iddiaları ile ilgili yapılan incelemeler neticesinde; idarenin yaptığı işlemin başvuranın geçirdiği iş kazasındaki kusuru ile alakalı olduğu, bordro ile ilgili iddialarının söz konusu idari işleme bir etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. Raporda beyanına başvurulmadığı iddiası ile ilgili olarak yapılan araştırma neticesinde kaza ile ilgili kaza tespit tutanağı incelenmiş, tutanakta kazaya ilişkin başvuran …’ün beyanına başvurulduğu tespit edilmiştir. Kazalının alkollü olmadığı, yolun virajlı ve eğimli olduğu, kazalının beyanına göre frenin patlaması sonucu direksiyon hâkimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan yön tabelasına çarparak yolun karşı tarafına geçip, devrilip yoldan çıkması sonucu kazanın meydana geldiği, kaza olayının oluşumunda sürücü …’ün 2918 sayılı Karayolları

Trafik Kanununun 56/1-a (şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek) kuralını ihlal ettiği bilgilerine ulaşılmıştır. Ayrıca T.C Mut Cumhuriyet Başsavcılığının …/… Nolu kararında mağdur şüpheli …’ün savunmasının alındığı, yürütülen soruşturma neticesinde kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu saptanmıştır. Bu yönüyle başvuranın ifadesinin alınması hususu müfettişin takdirinde olup, incelemeyi yapan müfettişçe dosya kapsamındaki kaza tespit raporu ve savcılık dosyasındaki ifadelerin yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır.

14. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; diğer yandan kişinin E sınıfı ehliyet belgesi olmasına rağmen hem kaza tespit tutanağında hem de Cumhuriyet Savcılığı kararında kusurunun tespit edildiği dikkate alındığında, idarenin ilgili işleme dayanak olan inceleme raporunda, kanaate varılmasına yeterli sayılabilecek delillere ulaştığı, başvuranın ağır kusurunu gösteren bilgi ve belgelere raporda yer verildiği, başvuranın görüşüne başvurulacak veya yeniden değerlendirme yapılacak bir durum olmadığı anlaşılmıştır. İdarenin gerçekleştirdiği işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmediğinden kurumumuza yapılan başvurunun reddi yönünde karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Sosyal

Güvenlik Kurumunun cevabında başvuranın hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun

Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Konya İş

Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi