ÖZET: Başvuran, 1997 yılında Polis Okulundan mezun olup Emniyet Teşkilatında 25 yıl 7 ay çalıştıktan sonra, 670 sayılı KHK ile memuriyetten çıkarıldığını ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2829 sayılı Kanun uyarınca emekli edildiğini belirtmiştir. Ancak, yasal hakkı olmasına rağmen emekli ikramiyesi alamadığını, dışardan emekli edildiği için yüksekokul mezunu bir polis memurunun maaşının altında bir aylık aldığını ve Emniyet dışında Belediyede çalıştığı sürelerin emeklilik süresine dahil edilmediğini ifade ederek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin reddedilmesine ilişkin açıklamalarında, 2829 sayılı Kanunun 12. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini ve bu nedenle emekli ikramiyesi ödenemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın emekli ikramiyesi alabilmesi için memuriyet hizmetinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın kamu görevinden çıkarılması nedeniyle bu şartın sağlanmadığı sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın emekli ikramiyesi talebinin hukuka uygun olarak reddedildiği belirtilmiş, başvuranın iddialarının ve idarenin açıklamalarının dikkate alınarak, başvurunun reddine karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10289-S.15815

BAŞVURU NO : 2019/11278

KARAR TARİHİ : 16/10/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

Başvuranın, ikramiye talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 17/06/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, 1997 yılında Polis Okulundan mezun olarak Emniyet Teşkilatına Polis Memuru olarak katıldığını, 25 yıl 7 ay çalıştıktan sonra 670 sayılı KHK’nın eki 4 sayılı listede adına yer verilmek suretiyle memuriyetten ilişiğinin kesildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca 2829 sayılı

Kanun uyarınca emekli edildiğini aylık bağlandığını ancak yasal hakkı olmasına rağmen ikramiye bağlanmadığını, dışardan emekli edildiği için yüksekokul bir polis memurunun aldığı maaşın altında aylık aldığını, Emniyet dışında Belediyede çalıştığı sürelerin de emeklilik süresine dahil edilmediğini ifade etmek suretiyle bu hususların neden olduğu mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuzun 05/07/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 06/08/2019 tarihli ve … sayılı yazıda; 2.1.Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin

Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca farklı sigortalılık statülerinde geçen hizmetlerin birleştirilmesi suretiyle aylık bağlanan memurlara, aynı Kanunun 12 nci maddesi hükmüne istinaden son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılma şartı ile

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi geçen hizmetlerine

(memuriyet hizmet sürelerine) karşılık emeklilik ikramiyesi verilmekte iken, Anayasa

Mahkemesinin 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/02/2009 tarihli ve Esas No: 2005/40, Karar No: 2009/17 sayılı Kararı ile anılan 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve” ibaresinin iptal edildiği, 2.2.Ayrıca, 01/06/2010 tarihinden geçerli olarak yürürlüğe giren ve 19/06/2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5997 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile benzer bir düzenleme yapılmış olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarihli ve 27989

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E.No:2010/81 sayılı Kararı ile bu düzenlemenin de iptal edildiği, 2.3.Bunun üzerine, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı dikkate alınarak, 26/01/2012 tarihli ve 28185 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/01/2012 tarihli ve 6270 sayılı Türkiye

Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanunun 1 inci maddesi ile 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toplan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş

Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sonu ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tüm fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak hu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya hu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz…” şeklinde yeniden düzenlendiği, 2.4.Buna göre, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malûllük aylığı bağlananlara emekli ikramiyesi ödenebilmesi için 5434 sayılı Kanun veya

5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen memuriyet hizmet sürelerinin, 1475 sayılı İş Kanununun

14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona

ermiş olması gerektiği, 2.5.Nitekim 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak” ibaresi ile dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan

“1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve” ibaresinin Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 10., 56., 60., 87., 123. ve 153. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi yönünde yapılan başvuruya İlişkin olarak Anayasa Mahkemesi 08/11/2012 tarihli ve Esas No: 2012/33 ve Karar No: 2012/174 sayılı kararında; “Emekli ikramiyesi, çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olup, anayasal ilkelere aykırı olmamak kaydıyla emekli ikramiyesinin miktar ve ödenme koşullarını belirleme konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi vardır. Bu itibarla kanun koyucunun, hizmet akdiyle çalışanlar için öngörülen kıdem tazminatı ödenebilmesi koşullarını, dava konusu kural kapsamındaki sigortalıların kamuda geçen çalışmaları için de geçerli kılmasında hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Ödenme koşulları dikkate alındığında emekli ikramiyesi; emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı almaya hak kazanan kamu çalışanlarına, aylıklarında yapılan emekli kesintilerinden bağımsız olarak, çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme olduğundan asgari sigortalılık süresi belirlenmesi, bu ödemenin niteliğine uygundur. Öte yandan, hizmet akdiyle çalışanlara ödenmekte olan kıdem tazminat ile benzer hukuki niteliği haiz olan emekli ikramiyesi ödenebilmesi için asgari sigortalılık süresi belirlenmesi ve bu sürenin 15 yıl olarak tayin edilmesi kanun koyucunun takdirindedir. Dava konusu kuralın atıf yaptığı 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendi yürürlüğe girdiği tarihte aynı durumda bulunan kişilerin tamamına uygulandığına ve bu kişiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığına göre dava konuşu kural eşitlik ilkesine aykırı değildir…” şeklinde karar verildiği, 2.6.Emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; ilgilinin Adana Emniyet Müdürlüğü emrinde polis

Memuru olarak görev yapmakta iken 670 sayılı KHK ile 17/08/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, bilahare açıkta iken Kurumumuz kayıtlarına aynı tarihte geçen 24/11/2016 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine Kurumumuzun 27/12/2016 tarihli ve … sayılı işlemi ile 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (3000) ek gösterge rakamı üzerinden 19 yıl 2 ay 15 gün fiili hizmeti, 4 yıl 9 ay 19 gün fiili hizmet süresi zammı ve 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması olmak üzere 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki toplam 25 yıl 6 ay 4 gün hizmet süresi üzerinden 01/12/2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, 2.7.İlgiliye birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanacak olması ve memuriyet görevinin kamu görevinden çıkarma ile sona ermesi sonucu 5434 sayılı Kanunun 89 uncu

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

maddesi gereğince emekli ikramiyesine hak kazanamaması nedeniyle emekli ikramiyesi tahakkuk ettirilemediği, 2.8.İlgilinin Silifke Belediyesinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında geçen hizmetlerinin tespiti için yazışma yoluna gidilerek 15/02/1994-02/09/1996 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 11 gün hizmet süresinin tespit edilmesi üzerine 28/03/2019 tarihli Kurumumuz işlemi ile söz konusu hizmetlerin toplam hizmet süresine eklendiği ve 01/12/2016 tarihinden itibaren oluşan 2.226,9 TL aylık ve 90,68 ek ödeme farkının ilgili adına tahakkuk ettirildiği, 20/05/2019 tarihli yazımız ile ilgiliye 2 yıl 6 ay 11 gün hizmet süresinin ilavesi ile toplam hizmetinin 28 yıl

15 gün olarak belirlendiği bilgisinin verildiği,

2.9.Sosyal güvenlik mevzuatında emekli aylığının hesabına ilişkin görevde iken emekli olan bir memur ile görevinden ayrıldıktan veya görevine son verildikten sonra emekli olan bir memur arasında bu kriter esas alınarak oluşan herhangi bir farklılık bulunmadığı, 2.10.İlgili tarafına 2.017,96 TL emekli aylığı ödendiğini iddia etmekte ise de ilgiliye Temmuz

2019 ayına ilişkin ödenen emekli aylığı tutarının ek ödeme dahil 3.218,83 TL olduğu,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3.18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası;

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır…” 5.2.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce

5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…

Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…”

6.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89

uncu maddesinin (Değişik: 17/1/2012-6270/1 md.) birinci ve ikinci fıkraları; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.”

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı

İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.”, 7.24/5/1983 tarihli mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen

Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un; 7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” 7.2.“Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 7.3.“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Ancak, malullük, ölüm,

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare:

27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

7.4.“Emekli İkramiyesi” başlıklı 12 nci maddesi; “(…) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli

Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.(Değişik 2. fıkra: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde 6) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz. Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 24.07.2008 – 5793 S.K/Madde) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” 8.25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun “Kıdem tazminatı” Başlıklı 14 üncü maddesin birinci fıkrası; “Bu Kanununa tabi işçilerin hizmet akitlerinin, 1. İşveren tarafından bu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında, 2. İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca, 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, 4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla; 5. 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, Feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.” hükmünü amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

9.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10.Başvuran özetle, yasal hakkı olmasına rağmen ikramiye bağlanmadığını, dışardan emekli edildiği için yüksekokul bir polis memurunun aldığı maaşın altında aylık aldığını, Emniyet dışında Belediyede çalıştığı sürelerin de emeklilik süresine dahil edilmediğini ifade etmek suretiyle bu hususların neden olduğu mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

11.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın, Adana Emniyet Müdürlüğü emrinde polis Memuru olarak görev yapmakta iken 670 sayılı KHK ile 17/08/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, bilahare açıkta iken 24/11/2016 tarihli dilekçesi ile tarafına emekli aylığı bağlanmasını talep etmesi üzerine 27/12/2016 tarihinde 1 inci derece 4 üncü kademe intibakı ve (3000) ek gösterge rakamı üzerinden 19 yıl 2 ay 15 gün fiili hizmeti, 4 yıl 9 ay 19 gün fiili hizmet süresi zammı ve 1 yıl 6 ay askerlik borçlanması olmak üzere 5510 sayılı

Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamındaki toplam 25 yıl 6 ay 4 gün hizmet süresi üzerinden 01/12/2016 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, hizmetleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanması nedeniyle de emekli ikramiyesi ödenmediği anlaşılmaktadır.

12.Bu çerçevede uyuşmazlığın, memuriyet görevinden 670 sayılı KHK ile çıkarılan ve hizmet birleştirmesi uygulanmak suretiyle aylık bağlanan başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği noktasında düğümlendiği görülmektedir.

13.2829 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde (§ 5.2) Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış

olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, 8 inci maddesinde (§ 5.3) birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir. Başvuranın toplam hizmet sürelerine ilişkin yapılan incelemede, tahsis talebinde bulunduğu tarih itibarıyla herhangi bir statüdeki hizmetinin tek başına aylık bağlamaya yeterli olmadığı, bu nedenle 2829 sayılı Kanun uygulanmaksızın tarafına aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır.

14.5510 sayılı Kanunun Geçici 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında (§ 3.2)

Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı

Kanun kapsamında görev yapanlar hakkında Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde

2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınarak yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil

5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir.

14.1.Bu çerçevede, birleştirilen hizmet süreleri içerisindeki son yedi yıllık hizmet süresi içinde 4/1-(c) kapsamında hizmet süresinin fazla olduğu ve 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim Ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında görev

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

yaptığı anlaşılan başvuran hakkında, yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı

Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği, idarece tesis edilen işlemlerin de bu doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır.

15.Kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esaslar 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu esaslar, 89 uncu maddede 17/01/2012 tarihli ve

6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi ile yapılan değişiklikler neticesinde son halini almış olup maddenin son hali şu şekildedir; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.

Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik

Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici

4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak

bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun

12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu

maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.

Yukarıdaki fıkralara göre mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ödenecek emeklilik ikramiyesinin hesabında bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen ve 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona eren geçmiş hizmet süreleri ve her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri dikkate alınmaz. Ancak, mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış olmakla birlikte, bu

Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmetleri arasında başka bir sigortalılık hali kapsamında çalışması bulunmayanların emekli ikramiyesine esas fiili hizmet sürelerinin hesabında, 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesindeki şartlar aranmaz.” 15.1.Emekli ikramiyesinin yasalarda bir tanımı bulunmamakla birlikte, emekli olan memurlara, ölümleri halinde hak sahiplerine, kıdem süreleri dikkatte alınarak, çalıştıkları kurumlarca yapılan bir ödeme olarak tanımlamak mümkündür. Niteliği bakımından kıdem tazminatına

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

benzeyen emekli ikramiyesinin, bu niteliği Anayasa Mahkemesinin 21/09/2013 tarih ve

E.:2012/33 K.:2012/174 sayılı kararında da görülmektedir. Emekli ikramiyesinin kıdem tazminatından ayrıldığı yönlerden en önemlisi ise emekli ikramiyesinin emeklilik aşamasında ödenmesidir. Kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edilmekle birlikte, meri mevzuat hükümlerine bakıldığında 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği de görülmektedir. Zira anılan fıkra uyarınca devlet memurunun görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak hak kazanmaktadır. Diğer yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca birleşen hizmetler üzerinden emekli olanların emekli ikramiyesine hak kazanması için memuriyet hizmetinin, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi şartına bağlandığı da açıktır.

15.2.Bu yönüyle yapılan düzenlemenin 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile kabul edilen ve tüm çalışanların statüsel farklılıklarının giderilmesi, sosyal politikalara ilişkin haklarının çalışan kavramı altında tekleştirilmesi amacına uygun olacağı değerlendirilmekle birlikte, 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki durumun emekli ikramiyesinin ödül niteliğini sekteye uğratarak, salt hizmetlerin birleştirilip birleştirilmediği ayrımı yapmak suretiyle uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

15.3.Nitekim Kurumumuzca daha önce verilen 25/08/2017 tarihli ve 2017/1693 no.lu kısmen tavsiye kısmen ret kararında 15 inci ve 16 ncı paragraflarda yapılan açıklamalara vurgu yapılmak suretiyle; gerek emekli ikramiyesi ve kıdem tazminatının niteliksel eşitliği görüşü, gerekse 2829 sayılı Kanunun gerekçesinde yer verilen emekli ikramiyesinin devlete yapılan hizmetin karşılığı olarak ödenen bir meblağ olduğu açıklaması göz önüne alındığında; bu ödemenin, kamuda geçen çalışma sürelerine sadakat yükümlülüğü karşılığında yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu, bu sebeple emekli ikramiyesi ödemesinin belirli koşullara bağlanmasının, hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.

16.5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddenin ikinci fıkrasında 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510

sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı

Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak 5434 sayılı Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir. Fıkradaki düzenleme ile emekli ikramiyesine hak kazanılması ve kıdem tazminatına hak kazanılma koşulları arasında niteliksel bir uyarlama yapıldığı anlaşılmaktadır.

17.Somut olayda birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan başvuranın 89 uncu maddenin ikinci fıkrası kapsamında yer aldığı açıktır. Fıkra ile emekli ikramiyesine hak kazanılmasında hakkı doğuran ilk koşul olarak aylığının bağlanması, ikinci koşul olarak ise çalışmanın kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermesi belirlenmiştir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

Bu durumda, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanan başvurana emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceğinin, çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona erip ermediği yönünde yapılacak değerlendirme neticesinde belirlenmesi gerekmektedir. Kamu görevinden 670 sayılı KHK ile çıkarılmış olmanın 1475 sayılı Kanunun

14 üncü maddesinde sayılan kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olmadığı ise

açıktır.

18.Başvuran, dışardan emekli edildiği için yüksekokul bir polis memurunun aldığı maaşın altında aylık aldığını, Emniyet dışında Belediyede çalıştığı sürelerin de emeklilik süresine dahil edilmediğini ifade etmek suretiyle bu hususların neden olduğu mağduriyetinin giderilmesi taleplerinde de bulunmuştur. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca başvuranın

Silifke Belediyesinde 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi kapsamında geçen hizmetlerinin tespiti için yazışma yoluna gidilmiş ve 15/02/1994-02/09/1996 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 11 gün hizmet süresinin tespit edilmesi üzerine 28/03/2019 tarihinde söz konusu hizmetler toplam hizmet süresine eklenerek 01/12/2016 tarihinden itibaren oluşan 2.226,9 TL aylık ve 90,68 ek ödeme farkı başvuran adına tahakkuk edilerek 2 yıl 6 ay 11 gün hizmet süresinin ilavesi ile toplam hizmeti 28 yıl 15 gün olarak belirlenmiş, Temmuz 2019 ayında ek ödeme dahil emekli aylığı 3.218,83 TL olarak ödenmiştir.

19.Ayrıca başvuran dışardan emekli edildiği için yüksekokul bir polis memurunun aldığı maaşın altında aylık aldığını ifade etmekte ise de sosyal güvenlik mevzuatında emekli aylığının hesabına ilişkin görevde iken emekli olan bir memur ile görevinden ayrıldıktan veya görevine son verildikten sonra emekli olan bir memur arasında bu kriter esas alınarak oluşan herhangi bir farklılık bulunmamaktadır.

20.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, kamuda geçen çalışması kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermediği anlaşılan başvuran hakkında,

5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca emekli ikramiyesi tahakkuk

ettirilmemesi yönünde yapılan işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verilmediği ve şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine başvuran bakımından uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

22.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.