ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sahte sigortalılık gerekçesiyle kendisine çıkarılan 1.217,36 TL’lik borcun hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu ödemenin iadesini talep etmiştir. Başvuru, 11 Haziran 2019 tarihinde yapılmış olup, Kurum tarafından yapılan incelemelerde, başvuranın 20 Temmuz 2010 ile 30 Haziran 2011 tarihleri arasında çalışmadığı tespit edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, bu dönemde yapılan hizmet bildirimlerinin sahte olduğunu belirleyerek, iptal edilen hizmetler için ödenen primlerin geri iade edilmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirirken, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun denetim raporunu ve ilgili mevzuatı göz önünde bulundurmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın iddialarında hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Bu nedenle, başvurunun reddi yönünde bir karar alınmıştır. Ayrıca, başvuranın yersiz ödeme nedeniyle yaptığı itirazın, yasal çerçeve içinde değerlendirildiği ve ilgili mevzuatın gerekliliklerine uygun olarak sonuçlandırıldığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hukuki çerçevede yürüttüğü işlemlerle uyumlu bulunmuş ve bu doğrultuda Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından karar verilmiştir. Başvuranın, bu karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/12178-S.18924

BAŞVURU NO : 2019/11030

KARAR TARİHİ : 29/11/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Yersiz ödemeye itiraz hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/06/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; Denetmen raporuna istinaden sahte sigortalılıktan dolayı yersiz ödeme olarak kendisine borç çıkarıldığını, bu borcu ödediğini ancak bu durumun hukuka uygun olmadığını belirterek ödemiş olduğu 1.217,36 TL ile sigorta primlerin iadesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 20/09/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü İşverenler Daire

Başkanlığı tarafından gönderilen 11/10/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle:

2.1. Başvuranın sigortalı dosyasının bulunduğu Giresun Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünden istenilen dosyası kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, 20/07/2010-30/06/2011 tarihleri arasında … unvanlı işyerinden başvuran adına yapılan hizmet bildirimlerinin Sosyal Güvenlik

Kurumunun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurları tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 06/02/2018 tarih ve 2018/SG/48 sayılı rapora istinaden, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında fiili çalışmaya dayanmadığı ve sahte hizmet olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, 2.2. Hizmetlerin iptal edildiği 20/07/2010-30/06/2011 tarihleri arasında sağlık hizmet sunucularından almış olduğu sağlık hizmeti karşılığında SGK tarafından ödenen tutarın yasal faizi ile hesaplanarak başvurana borç olarak tahakkuk ettirildiği, sahte sigortalılık nedeniyle yasal faizi ile birlikte tahakkuk eden ve iptal edilen hizmetlerin canlandırılmasına imkan bulunmadığı yönünde bilgi verildiği, 3. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında; Kanunun uygulanmasına dair işlemlerin denetimi, SGK’ nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği, ikinci fıkrasında ise SGK’nın denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlerin, yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceği, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağının düzenlendiği, 4. Buna göre Giresun Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünde … sicil sayılı dosyada … ünvanlı işyeri ile ilgili olarak düzenlenen 16/02/2018 tarih ve 2018/SG/48 sayılı denetim raporunda; başvuranın anılan işyerinde çalışmadığının 20/07/2010-30/06/2011 tarihleri arasında bu işyerindeki çalışmalarının sahte olması nedeniyle çalışmalarının iptal edilmesi yönünde yürütülen işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, sigorta primlerinin 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında (Borçlar Kanununun 65 inci maddesi uyarınca) irat kaydedileceğinden iadesinin uygun olmadığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi ” başlıklı 59 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da yapılabilir.

Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri

Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.

İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar.”, 8. 5510 sayılı Kanunun “Prim borçlarına halef olma, gecikme cezası ve gecikme zammı ile iadesi gereken primler” başlıklı 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilir. Kanuni faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar

Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.”, 9. 5510 sayılı Kanunun “Yersiz ödemelerin geri ödenmesi” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”, 10. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “İstirdadın caiz olmaması” başlıklı 65 inci maddesinde; “Haksız yahut ahlaka (adaba) mugayir bir maksat istihsali için verilen bir şeyi istirdada mahal yoktur.”, 11. 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine istinaden düzenlenen ve 27/09/2008 tarihli 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik’in;

11.1 “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler”

başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulamasında; a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde Kuruma bildirilmemesi, c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Celile Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvurunun konusunu, yersiz ödeme nedeniyle kendisine çıkarılan borcu ödeyen sigortalının borç çıkarılan meblağın kendisine geri ödenmesi ve iptal edilen hizmetleri karşılığı sigorta primlerinin kendisine verilmesi talepleri oluşturmaktadır. Bu bakımdan başvurunun incelenmesi

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan hatalı ödemelerin tahsilinde usul bakımından benimsenen 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi ve iptal edilen hizmetlere ilişkin primlerin iadesini düzenleyen 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi etrafında toplanmaktadır.

14. Başvuruya ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen cevap ve eklerinin incelenmesiyle bir başka sigortalı adına bildirilen hizmetlerin sahte olup olmadığının tespiti amacıyla gerçekleştirilen inceleme neticesinde bakkal işletmesi olarak tescil edilen işletmenin denetimi esnasında bordo tanıklarının dinlenmesi ile bordo tanıklarının da hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edilerek incelemenin kapsamının genişletilmesi sonucunda düzenlenen 06/02/2018 tarih ve 2018/SG/48 sayılı Denetmen Raporuna istinaden, 14.1. Mezkur iş yerinde eylemli olarak çalışmadığı halde bildirimi yapılan başvuranın, işverenin muhasebecisi tarafından işe girişi bildirimi yapıldığının ikrar edildiği, bununla birlikte iş yerinin sahibi işverenin iş yerinde olmadığı sürede iş yerinin yönetimini gerçekleştiren işverenin anne ve babasının ifadelerinden ve diğer kriterlerden başvuranın sigortalı bildiriminin eylemli çalışmaya dayanmadığının tespit edildiği, 14.2. Hizmet akdine dayanmayan bu hizmetleri iptal edilerek, iptal edilen hizmetlere ilişkin SGK’ ya yatırılan primlerin Borçlar Kanunu gereği, iade edilmeden Kuruma irat kaydedilmesi gerektiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

15. Bilindiği üzere; yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumunca 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesine göre işlem tesis edilmekte olup kusurun bireyden veya Kurumdan kaynaklanması durumunda tahsil yöntemi değişmektedir. Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline

İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 inci maddesinde de “Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği halde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması” halinin ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturan bir durum olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin amir hükmü gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen ödemeler kişilerin kasıtlı veya kusurlu davranışından doğması durumunda, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin geri alınması gerekmektedir.

16. Anayasa Mahkemesinin 12/07/2017 tarihli ve E.2017/44, K.2017/118 sayılı kararında; 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi uyarınca yersiz ödeme kaynaklı kurum alacağının tahsil edilmesi ve kişilere borç tahakkuk ettirilmesi işlemine dair yapılan değerlendirmede; 16.1. “İtiraz konusu kuralda, Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemelerin; ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin

Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edileceği, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınacağı öngörülmektedir. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçman, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucunun, Anayasa’ya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla her türlü düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.

16.2. Kural, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uğradığı kamusal zararın giderilmesi amacıyla sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle kendilerine yapılan fazla veya yersiz ödemeye bağlanan sonuçları öngörmektedir. Kuralın, ilgililerin kusurlu veya kasıtlı hareketleriyle Kurum tarafından

Kanun’a aykırı şekilde yapılan ödemelerin geri alınmasıyla Kurum’un gider kaybının önlenmesini ve Kurum’un aleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir düzenlemenin anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır. Sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa’nın 60. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” denilmektedir. Bu hüküm bireylere yaşlılık, hastalık, kaza, ölüm ve malullük gibi sosyal riskler karşısında asgari ölçüde bir yaşam düzeyi sağlamayı amaçlamaktadır.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında da “Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” denilerek bu görevin, devlet tarafından oluşturulacak kuruluşlar yoluyla yerine getirilmesi öngörülmektedir.

16.3. Kural, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle, var olmayan bir sosyal güvenlik hakkının gerçekleştiği değerlendirmesiyle Kurumun ilgililere yaptığı ve malvarlıklarında sebepsiz zenginleşmeye yol açan yersiz ödemelerin iadesine ilişkindir. Bu nedenle kişinin malvarlığında ekonomik bir değer taşımakla birlikte geçerliliği bulunmayan bir sosyal güvenlik hakkından kaynaklanan yersiz ödemenin iadesi talebini düzenleyen kuralın sosyal güvenlik hakkıyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasamın 2. maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.” ibarelerine yer vermiştir.

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, yukarıda izah edildiği üzere, SGK

Denetmen Raporu ile fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edilen 20/07/2010-30/06/2011 tarihleri arasındaki iptal edilen prim ödemeleri sonucunda anılan dönemde başvuranın sağlık hizmet sunucularından almış olduğu sağlık hizmetlerine karşılık oluşan SGK alacağının başvurana borç tahakkuk ettirilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı, bu bakımdan yersiz ödeme neticesinde gerçekleştirilen tahsil işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, 17.1. Öte taraftan başvuranın iptal edilen hizmetlerine ilişkin primlerin kendisine iade edilmesi talebine ilişkin olarak ise sosyal güvenlik mevzuatımızda istirdat taleplerine ilişkin hükme baktığımızda 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primlerin, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak 818 sayılı

Borçlar Kanununun 65 inci maddesine atıf yaparak hukuka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla ödenen primleri diğer bir deyişle fiili çalışmaya dayanmadığı halde sigortalılık süresi kazanmak için yapılan sahte sigortalılık nedeniyle yatırılan primlerini iadesini istisna tutmuştur.

Somut olayda ise idarenin her hangi bir kusuru olmadığı gibi idarece fazla veya yersiz tahsil edilen bir ödeme bulunmamakta, tam tersi idareyi yanıltmak suretiyle ödenen bir para, prim ödemesi, bulunmaktadır. Hayatın devamını sağlayabilmek amacıyla kamu idareleri tarafından, görev alanları ile ilgili olarak kamu hizmeti adı verilen işlerin yürütülmesi, işlemlerin tesis edilmesi gerekmektedir. Bu kamu hizmetlerinin yürütülmesi esnasında ise, kamu hizmetini sunan kurum personeli ve kamu idaresi ile kamu hizmetinden faydalanan kişiler ile kamu idaresi arasında hukukî ilişki kurulmaktadır. Bu hukuki ilişkinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve devamını sağlamak üzere tüm taraflardan dürüstlük ve iyiniyet ilkelerine uygun davranması beklenmektedir. Medeni

Kanunun 2 inci maddesinde de herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı açıkça düzenlenmiştir. Medenî Kanunun 3 üncü maddesinde ise, “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyiniyetin varlığı olduğu; ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı” kuralına yer verilmiştir. Bu bakımdan somut olayda 5510 sayılı

Kanunun 89 uncu maddesinin doğrudan iyiniyete sonuç bağladığı görülmekte, bunun soncuna ise dürüstlük kuralına aykırı davrananların katlanacağı anlaşılmaktadır. Buna göre bu talebin yerine getirilmeyerek iptal edilen sigortalılık sürelerine ilişkin sigorta primlerinin SGK’ ya irat kaydedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Giresun İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VI. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi