|
ÖZET: Başvuru, Karaman Valiliği Özel İdaresi’nde şantiye şefi olarak çalışan bir inşaat mühendisinin maaş alacaklarıyla ilgili yaşadığı mağduriyet üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2014 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait maaşlarının ödenmediğini, bu konuda çeşitli resmi mercilere başvurduğunu ancak sonuç alamadığını ifade etmiştir. İdare, başvuranın maaş alacaklarının ödenmesi için gerekli prosedürleri uyguladığını, yüklenici firmadan bordroların talep edildiğini ve ödemelerin bu belgeler doğrultusunda yapıldığını belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını inceleyerek, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit etmemiştir. Başvuranın, yüklenici ile anlaştığı ücretin asgari ücretin üzerinde olduğunu iddia etmesine rağmen, bu durumu kanıtlayacak belgeleri sunamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, başvuranın idareye yaptığı başvuruların zamanında yapılmadığı ve yüklenicinin bordrolarının asgari ücret üzerinden düzenlendiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İdarenin, başvuranın maaş alacaklarıyla ilgili işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve başvuranın yargı yoluna başvurma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/83-S.129
BAŞVURU NO : 2019/11750
KARAR TARİHİ : 03/01/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KARAMAN VALİLİĞİ
BAŞVURUNUN KONUSU : Maaş alacakları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 27/06/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza 27/6/2019 tarihinde yapılan başvuruda; başvuran, Karaman Valiliği Özel idaresi uhdesinde bulunan meslek lisesi inşaatında şantiye şefi (inşaat mühendisi) olarak görev aldığını, idarenin keyfi uygulamaları sebebiyle maaş alacağı konusunda mağdur edildiğini, konuyla alakalı olarak sırasıyla Karaman Valiliği Özel İdaresine, Karaman Valiliğine, İçişleri
Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne, Kamu Görevlileri Etik Kuruluna ve
Cumhurbaşkanlığına dilekçeler yazdığını, CİMER vasıtasıyla dilekçesiyle ilgili bilgi almak istediğini fakat sadece dilekçenin İçişleri Bakanlığına gönderildiği bilgisini aldığını, Karaman
Valiliği Özel İdaresi tarafından mağdur edildiğini, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel
Müdürlüğü tarafından çelişkiler tespit edilmesine rağmen bu tarihe kadar herhangi bir yaptırım uygulanmadığını belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Karaman İl Özel İdaresi Yatırım ve İnşaat Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 9/9/2019 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. İhale dosyasında yer alan hakkediş ödemeleri incelendiği zaman her hakkediş öncesinde işçi alacaklarının olup olmadığına dair ilanın yapıldığı, yüklenici firmadan bordroların talep edilerek hakkediş ödemelerinin buna göre yapıldığının görüleceği,
2.2. Söz konusu işin 29/12/2014 tarih ve sayılı Olur ile Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47.2. maddesi “Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde İhale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, İdarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel ve varsa ek kesin hükümlere göre tasfiye edilir. ” hükmü doğrultusunda fesh edildiği, idarenin bahse konu işte 5.1. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin; “Çalışanların hakları ve çalışma şartları” başlıklı 34’üncü maddesinde; “Yüklenici, yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak, işe aldığı her işçiye, personele ve teknik elemana, bunların adını ve soyadını, işe giriş tarihini, ücretini ve ücretin ödeneceği tarihi gösteren, kendisi veya vekili tarafından imzalanmış usulüne uygun bir karne vermek zorundadır. Ücret miktarı ve ödeme tarihi değişmedikçe bu karne geçerli sayılır. Değişiklik olduğu takdirde yüklenici çalışanlarına verdiği karneyi bu esasa göre, yedi gün içinde değiştirmek zorundadır. Bu yeni karnede önceki bilgilere ilave olarak yeni karnenin geçerlik tarihi mutlaka yazılır. Yapı denetim görevlisi iş yerinde çalışanlar arasında yüklenici veya alt yükleniciler tarafından ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol ederek ücretleri ödenmeyen varsa yükleniciden ve alt yüklenicilerden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenici hakkedişinden ödenmesini sağlayacaktır.
Bunun için yüklenicinin hakkediş istemesi üzerine bu istek ve hakkedişin ödeneceği tarih (yaklaşık olarak), 4857 sayılı İş Kanunu’nun 36’ncı maddesinde yazılı olduğu şekilde ilan olunur. İlanın yapıldığı, yapı denetim görevlisinin ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir sureti hakkedişin ödeme yerine gönderilir. Yükleniciden alacağı olan işçi, personel ve teknik elemanlar, ilan tarihinden başlamak üzere bir hafta içinde yapı denetim görevlisine başvurabilirler. Alacaklar, hakkediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki (işçi ücretleri ödeme günü öncesindeki) günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. Bildirilen alacak iddiaları, yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları ile varsa puantaj ve daha önceki hesap pusulalarından incelenip anlaşmaya varılan miktarların (üç aylık ücret tutarını geçmemek üzere) yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakkediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Yüklenicinin hakkedişinin ödenmesi gereken kısmından indirilen bu bordro tutarı ayrı bir çekle ödeme biriminin ilgili mutemedine verilir ve bordroda gösterilen alacaklar ilgililere yapı denetim görevlisi, yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin önünde ödenir, bu husus ayrıca bir tutanakla tespit olunur.
Yapılacak tebligata rağmen yüklenici veya vekili ödemede hazır bulunmazsa bu husus tutanakta belirtilir. Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. Personel alacaklarının kontrol edilebilmesi için yüklenici, teknik ve idareci personeli ile işçilerine yaptığı ödemelerin bordrolarından birer suretini, bordroların düzenlenme tarihinden başlayarak en çok bir ay içinde, yapı denetim görevlisine verecek ve bu bordrolarda teknik ve idareci personel ile işçilerin sanatları ve çalıştıkları yerler, ad ve soyadları ile doğum yerleri ve tarihleri belirtilecektir. Bordrolarda yüklenicinin veya vekilinin imzası bulunacaktır. Bu tür alacakların tümü para ile ödenir. Para yerine kısmen de olsa marka veya başka bir şeyin kullanılması usulü, yüklenicinin kantinlerinde paradan başka herhangi bir şeyin para yerine kullanılması yasaktır. Yüklenici çalıştırdığı işçilerin, bu işkolunda veya meslekte aynı veya benzer iş için toplu sözleşme veya mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve uygun bir bölgedeki işkolu veya meslekteki aynı veya benzer bir iş için toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilenlerden veya yüklenicinin bulunduğu işkolu ve meslekteki benzer işverenlerin verdiği genel seviyeden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yükleniciler bu çalışma şartlarının sağlanması için gerekli tedbirleri alacaktır. İş sahibi idarede sözleşmenin devri halinde işi devir alan yüklenicinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlayacak gerekli tedbirleri alacaktır. Yüklenicinin yukarıdaki paragrafta açıklanan çalışma şartlarına uymaması veya bu şartları uygulamaması halinde 48’inci madde hükümleri uygulanır.” hükmü,
5.2. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin; “Kesin teminatın iadesine ait şartlar” başlıklı 45’inci maddesinde; “(1) Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısının; kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra ise kalanının, yükleniciye iade edilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumundan ilişiksizlik belgesi getirilmesi zorunludur. (2)Yüklenicinin ilişiksizlik belgesini sunmaması halinde, durum Sosyal Güvenlik Kurumundan yazı ile sorularak, yüklenicinin ihale konusu işle ilgili borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda, geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra kesin teminat ve varsa ek kesin teminatın yarısı; kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra ise kalanı, yükleniciye iade edilir. (3)Yüklenicinin sözleşme konusu iş nedeniyle idareye ve Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kesin kabul tarihine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatlar 4735 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükmüne göre paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye geri verilir. (4)Yukarıdaki hükümlere göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir.” hükmü,
5.3. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin; “Kesin teminatın iadesine ait şartlar” başlıklı 45’inci maddesinde; “ (… İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder; a)
Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 sayılı Kanununun 25 inci maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi, hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. …4735 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir. (5) 4735 sayılı Kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir… Sözleşmenin feshedilmesi halinde 4735 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre yüklenicinin kesin teminatı; a) Tedavüldeki Türk parası ise doğrudan doğruya, b) Teminat mektubu ise tahsil edilerek, c)
Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri ve bu senetler yerine düzenlenen belgeler ise paraya çevrilmek suretiyle, gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen kesin teminat yüklenicinin borcuna mahsup edilemez. Feshedilen sözleşme konusu işlerin hesabı genel hükümlere göre yapılır ve böylece yüklenicinin idare ile ilişkisi kesilmiş olur. Bunun için de sözleşmenin feshedilmesine ait onay tarihinde işlerin mevcut durumu, idarece görevlendirilecek bir heyet tarafından yüklenici veya vekili ile birlikte tespit edilerek bir
“Durum Tespit Tutanağı” düzenlenir. Yüklenici veya vekili hazır bulunmadığı takdirde bu husus tutanakta belirtilir… Sözleşmenin feshedilmesinden veya tasfiyesinden sonra “hesap kesme hakkedişi” idarece belirlenecek bir süre içinde yüklenici ile birlikte 40 ıncı maddesindeki esaslara göre yapılır. Yüklenici gelmediği veya yetkili bir vekil göndermediği takdirde, idare bu hakkedişi tek taraflı olarak yapar ve yüklenicinin bu hususta hiç bir itiraz hakkı olamaz.” hükümleri, düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran, Karaman Valiliği Özel idaresi uhdesinde bulunan meslek lisesi inşaatında şantiye şefi (inşaat mühendisi) olarak görev aldığını, 2014 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin maaşlarının işverenlikçe ödenmediğini, idareye başvurduğunu ancak keyfi uygulamalar nedeniyle alacağının işverenliğin hakkedişlerinden kesilmediğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
8. İdare her hakkediş öncesinde işçi alacaklarının olup olmadığına dair ilanın yapıldığını, ayrıca yüklenici firmadan bordroların talep edilerek hakkediş ödemelerinin buna göre yapıldığını, başvuranın talebi ile ilgili surette de firmadan maaş ödemesine dair dekontların iletildiğini belirtmiştir.
9. Başvuruya konu mevzuat hükümleri incelendiğinde; 5 numaralı paragrafta yer verildiği üzere; idarelerin; ihale ettikleri yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığını kontrol etmek ve ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakkedişlerinden ödemek görev ve yetkileri bulunmaktadır.
10. 5 numaralı paragrafta belirtildiği şekliyle, Kanunun emrettiği bu görevin yerine getirilebilmesi için Yapım İşleri Genel şartnamesi ile bazı düzenlemeler getirilmiştir. Öncelikle yüklenici, işe aldığı her işçiye, personele ve teknik elemana, ücreti ve ücretin ödeneceği tarihi de gösteren imzalı bir karne vermek zorundadır. Ücret miktarı ve ödeme tarihi değişmedikçe bu karne geçerli sayılır. Değişiklik olduğu takdirde yüklenici çalışanlarına verdiği karneyi bu esasa göre, yedi gün içinde değiştirmek zorundadır. Diğer taraftan yapı denetim görevlileri, ücretleri ödenmeyen varsa yükleniciden istenecek bordrolara göre bu ücretlerin yüklenici hakkedişinden ödenmesini sağlayacaktır. Bunun için yüklenicinin hakkediş istemesi üzerine bu istek ve hakkedişin ödeneceği yaklaşık tarih ilan olunur. İlanın yapıldığı, yapı denetim görevlisinin ve yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin imzaladıkları bir tutanakla tespit edilerek bu tutanağın bir sureti hakkedişin ödeme yerine gönderilir. Yükleniciden alacağı olan işçi, personel ve teknik elemanların, ilan tarihinden başlamak üzere bir hafta içinde yapı denetim görevlisine başvurması gerekmektedir. Alacaklar, hakkediş raporunun düzenlendiği tarihten önceki günler için belirlenmiş sayılır. Bu tür alacakların üç aylık tutarından fazlası hakkında idareye herhangi bir sorumluluk düşmez. Bildirilen alacak iddiaları, yüklenici veya alt yüklenicinin kayıtları ile varsa puantaj ve daha önceki hesap pusulalarından incelenip üç aylık ücret tutarını geçmemek üzere anlaşmaya varılan miktarların yüklenici tarafından bordroya bağlanması sağlanır ve bu bordrolar hakkediş raporu ile birlikte ödeme yerine gönderilir. Yüklenicinin hakkedişinin ödenmesi gereken kısmından indirilen bu bordro tutarı ayrı bir çekle ödeme biriminin ilgili mutemedine verilir ve bordroda gösterilen alacaklar ilgililere yapı denetim görevlisi, yüklenici veya vekili ile işçi temsilcisinin önünde ödenir, bu husus ayrıca bir tutanakla tespit olunur. İdarenin bu düzenlemeler ile, ücretlerin ihale dokümanında öngörülen şekilde ödenip ödenmediğini kontrol etme ve ödenmediği takdirde yüklenicinin hakkedişinden kesinti yaparak ödenmesini sağlama sorumluluğunu düzgün şekilde yerine getirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
11. Başvuranın idareye vermiş olduğu 9/7/2014 tarihli dilekçeyle, inşaat mühendisi ve şantiye şefi olarak çalıştığı işyerinde 5500 TL aylık aldığını, buna karşın yüklenicinin asgari ücret üzerinden bordro düzenlediğini, firmanın idaredeki alacaklarından 2014 yılı Nisan, Mayıs ve
Haziran aylarına dair kendisine ödenmeyen maaşların kesilerek tarafına ödenmesini talep ettiği görülmektedir. Başvuruya konu yapım işine dair ihale dokümanları incelendiğinde; başvuranın ücret alacağı olduğunu beyan ettiği dönemlere dair düzenlenmiş olan 10 ve 11 numaralı hakkedişlerin ilan edildiği tarihten itibaren mevzuatta belirtilen süre içerisinde herhangi bir başvuruda bulunmadığı, söz konusu yüklenicinin 12/12/2013 tarihli vekaletname ile başvuranı, ihale konusu iş ile ilgili surette işveren vekili olarak kabul edilebilecek şekilde geniş ölçüde yetkilendirdiği, başvuranın bu yetki kapsamında bir kısım hakkediş raporu, icmali ve ilanlarını imzaladığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla başvuranın ücret alacağı olan işçilerin bu alacakları için idareye nasıl ve ne zaman başvurmaları gerektiği konusunda bilgi sahibi olmamasının mümkün olmadığı açıktır. Öte yandan ihale dokümanı içerisinde yer alan bordrolar incelendiğinde başvurana işe girdiği tarihten bu yana asgari ücret üzerinden ödeme yapılmasına karşın, idareye bu hususta herhangi bir itirazda bulunmadığı görülmektedir.
12. Başvuranın yüklenici ile anlaştığı ücretin asgari ücretin üzerinde olduğu yönündeki iddiasını belgelendirmek üzere idareye sunmuş olduğu dekontlardan görüleceği üzere; asgari ücrete tekabül eden kısmın maaş ödemesi, geri kalanının diğer ödeme olarak başvurana banka üzerinden gönderilmesi yönündeki uygulamadan başvuranın ilk işe girdiği tarihten bu yana haberi bulunmaktadır.
13. İhale dokümanı ayrıntılı şekilde incelendiğinde; hakkediş ödemelerinden önce ilana çıkıldığı ve süresi içinde başvuruda bulunan işçilerin ücret alacaklarına dair iddiaların; bordrolar üzerinden karşılaştırılarak ve yüklenicinin ödemeye dair evrakları incelenmek suretiyle karara bağlandığı görülmektedir. Başvuranın bordrosunun asgari ücret üzerinden düzenlenmesine karşın gerçek maaşının daha fazla olduğunu ilk kez öne sürdüğü 9/7/2014 tarihli dilekçesinden sonra, 27/2/2015 tarihli hesap kesme hakkedişine kadar, bu iddiası ile ilgili olarak yüklenicinin kabulde bulunmadığı, başvuranın gerçek maaşının daha yüksek olduğu yönündeki iddiasını tevsik edecek yüklenicinin imzasını haiz karneyi idareye ibraz etmediği, bu hususta verilmiş bir mahkeme kararı da olmadığı açıktır. Aksine yüklenici tarafından idareye, ilgili aylar için başvurana asgari ücret ödendiği ve ücret alacağının bulunmadığı beyan edilmiştir. Bir diğer deyişle ücret alacağının ne kadar olduğuna dair anlaşmaya varılmamış, dolayısıyla yüklenici tarafından bordroya bağlanıp hakkedişten düşülerek başvurana ödenmesi gereken bir meblağ olmamıştır.
14. Öte yandan ücret alacağına ilişkin başvuran tarafından Ankara 18. İş Mahkemesinde 2014/908 esas numarası ile yüklenici aleyhine açılan davada, hakkedişler üzerine ihtiyati tedbir konulması yönünde bir karar verilmemiştir. Buna karşın bahse konu iş ile ilgili olarak aynı yüklenici aleyhine diğer işçiler tarafından açılan kimi davalarda, yüklenicinin her türlü hakkediş, alacak ve teminatı üzerine ücret alacağı ile orantılı surette kısmi tedbir konulmuş, dava sonuçlandığında ilgili meblağların yüklenicinin çözülen teminatlarından ödendiği görülmüştür.
15. Başvuranın yükleniciden işçilik alacağı olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bununla birlikte söz konusu ücret alacağının bulunduğu yönündeki tespit, Ankara 18. İş
Mahkemesinin Karar sayılı kararı ile hukuk aleminde varlık bulmuş olup, anılan kararın verildiği tarih itibariyle yüklenici ile idare arasındaki ilişki sona ermiştir. Bu itibarla
Mahkeme kararı ile yüklenici işverenliğin başvurana yapması gerektiğine karar verilen tutarla ilgili olarak, ücret alacaklarının idare tarafından ödenmesi yönündeki başvurunun kabul edilmemesine dair idari işlemin mevzuata aykırı olmadığı düşünülmektedir.
16. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın talebine yönelik olarak idarece yapılmış işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 27/12/2019 tarihli ve E.21106 sayılı yazı ile bildirilmiş olup, Konya İş Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve KARAMAN VALİLİĞİNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi