|
ÖZET: Başvuran, 31 Temmuz 2016 tarihinde Jandarma Komutanlığındaki görevine son verildiğini ve 10 Mart 2017 tarihinde emekli aylığı tahsis talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, 26 Şubat 2019 tarihinde kendisine emekli aylığı bağlandığında, emekli ikramiyesinin 2017 yılı katsayıları üzerinden hesaplanarak 42.342,48 TL eksik ödendiğini ifade etmiştir. Başvuran, emekli maaşının 2019 yılı katsayıları ile hesaplanması gerektiğini ve 2019 Mart ayına ait ek ödemenin de kendisine verilmediğini belirterek, emekli aylığının 30 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bağlanmasını talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın emekli ikramiyesinin hesaplanmasında 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi gereğince, emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden aylık başlangıç tarihindeki katsayıların dikkate alındığını açıklamıştır. Başvuranın emeklilik talebinin yazılı olarak yapılması nedeniyle, emekli aylığının bağlanma tarihinin 1 Nisan 2017 olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talepleri hukuka uygun bulunmamış ve başvurusu reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın emekli ikramiyesi ve aylık bağlanma tarihine ilişkin taleplerinin incelenmesi sonucunda, SGK’nın işlemlerinin yasaya uygun olduğunu tespit etmiştir. Emekli ikramiyesinin hesaplanmasında, ilgili mevzuat hükümlerinin geçerli olduğu ve başvuranın talep ettiği ek ödemenin de daha önce kendisine ödendiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın talepleri reddedilmiş ve karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/345-S.20.508
BAŞVURU NO : 2019/12357
KARAR TARİHİ : 07/01/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Emekli ikramiyesinin güncel katsayılar üzerinden ödenmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 11/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; 31/07/2016 tarihinde 2016/669 sayılı KHK ile Jandarma Komutanlığındaki görevine son verildiğini, 10/03/2017 tahsis talebinde bulunduğunu, 26/02/2019 tarihinde, 01/04/2017 tarihi itibariyle kendisine emekli aylığı bağlandığını öğrendiğini ancak emekli ikramiyesinin 2019 tarihinde verilmesine rağmen 2017 yılındaki katsayılar esas alınarak hesaplanması sonucu kendisine 42.342,48 TL eksik emekli ikramiyesi yatırıldığını, emekli maaşının 26/02/2019 tarihinde ödenemeye başlaması sebebiyle emekliliğe esas hesaplamalarda
2019 yılı katsayılarının kullanılması gerektiğini, 2019 Mart ayına ait maaşına ek ödeme bedeli
olan 156,60 TL’nin ilave edilmeden yatırıldığını, geçmiş 23 aya ilişkin ödemenin kendisine güncellenmeden ödenmesinden dolayı mağdur olduğu hususlarını ifade ederek 30/07/2016 tarihinde emeklilik hakkı kazanması sebebiyle emeklilik aylığının başlangıç tarihinin anılan tarihe çekilmesini belirterek, Ağustos 2016 ile Mart 2017 tarihleri arasındaki 8 aylık emekli maaşının ödenmesini, Mart 2019 tarihinde kendisine verilmeyen ek ödeme miktarı olan 156,60
TL’nin kendisine verilmesini, uğradığı mağduriyetin de gözetilerek emekli ikramiyesinin emekli maaşının bağlandığı tarih olan 2019 tarihi itibariyle güncellenerek kendisine ödenmesini Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 14/10/2019 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü
tarafından gönderilen 25/10/2019 tarihli ve sayılı yazıda özetle:
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4 üncü maddesi hükmü gereği, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi çalışanlar ile bunların dul ve yetimlerine, 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılmakta olduğu, 2.2. Bu kapsamda 5434 sayılı Kanunun “Aylıkların Başlangıcı” başlıklı mülga 91 inci maddesinin; “Bu kanuna göre bağlanan çeşitli mahiyetteki aylıkların ödenmesinin… c) Her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara veya ölenlere emekli ve adi malüllük aylıkları ile dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar, son ayrıldıkları kurumlara kendileri veya dul ve yetimleri tarafından yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden ay başından; …” amir hükmü ile 4/1-c kapsamındaki sigortalılardan, açıkta iken (sigortalılığı herhangi bir nedenle sona erdikten sonra) emeklilik talebinde bulunanlara bağlanacak aylığın başlangıcının müracaat tarihlerini takip eden ay başı olacağı hükme bağlandığı, 2.3. Diğer taraftan, aynı Kanunun emekli ikramiyesi esaslarını düzenleyen 89 uncu maddesine; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik
Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve
1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma
şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici
4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu
görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. …” hükmünün amir olduğu, 2.4. Söz konusu hüküm ile gerek sadece 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici
4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanan veya toptan ödeme
yapılanların, gerekse mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananların emekli ikramiyelerinin hesaplanmasında, ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayıların esas alınacağı (aylık bağlamaya esas tutar da aylık başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak hesaplanmaktadır) açıkça düzenlendiği, Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
8. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” hükmü ile 2008 yılı
Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre göreve başlayanlar hakkında maddenin belirlediği esaslar çerçevesinde, gerek emekliler ve sigortalılar, gerekse bunlardan hayatını kaybedenlerin hak sahipleri (dul ve yetimleri)
hakkında, yürürlükten kaldırılsa dahi 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği” 9. 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Aylıkların Başlangıcı” başlıklı mülga 91 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi; “Bu kanuna göre bağlanan çeşitli mahiyetteki
aylıkların ödenmesi aşağıdaki fıkralarda yazılı tarihlerden başlar:
…
c) Her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanların veya ölenlerin emekli ve adi malullük aylıklarıyla dul ve yetimlerine bağlanacak aylıklar, son ayrıldıkları kurumlara kendileri veya dul ve yetimleri tarafından yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden ay başından; 10. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, “Hizmet sürelerinin tamamı bu
Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.” 10.1. 5434 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası üçüncü fıkrası; “İkinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınarak ödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Özlem TUNÇAK’ IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Başvuran, özetle; 31/07/2016 tarihinde 2016/669 sayılı KHK ile Jandarma
Komutanlığındaki görevine son verilmesi üzerine, 10/03/2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, 26/02/2019 tarihinde, 01/04/2017 tarihi itibariyle kendisine emekli aylığı bağlandığını öğrendiğini ancak emekli ikramiyesinin 2019 tarihinde verilmesine rağmen 2017 yılındaki katsayılar esas alınarak hesaplanması sonucu kendisine 42.342,48 TL eksik emekli ikramiyesi yatırıldığını, emekli maaşının 26/02/2019 tarihinde ödenemeye başlaması sebebiyle emekliliğe esas hesaplamalarda 2019 yılı katsayılarının kullanılması gerektiğini, 12.1. Emeklilik aylığının ise emekliliğe hak kazandığı 30/07/2016 tarihinden itibaren bağlanması gerektiği ancak idare tarafından yazılı talep tarihi itibariyle aylığının bağlandığını bu nedenle 8 aylık birikmiş emekli maaşının ödenmesi gerektiğini,
12.2 2019 Mart ayına ait maaşına ek ödeme bedeli olan 156,60 TL’nin ilave edilmeden
yatırıldığını, Mart 2019 tarihinde kendisine verilmeyen ek ödeme miktarı olan 156,60 TL’nin kendisine ödenmesini talep etmektedir.
13. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen cevapta ise özetle; emekli ikramiyesinin hangi tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanacağının 5434 sayılı yasanın 89 uncu maddesinde, emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden aylık başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak yapılması gerekitiğinin düzenlendiği, anılan Kanunun 91 inci maddesinde ise emekli aylığının başlangıcının emekliliği yazılı talep tarihini takip eden ay itibariyle başlanacağının düzenlendiği bu itibarla başvuranın emeklilik aylığı başlangıç tarihinin SGK kayıtlarına göre aylık talep tarihi olan 20/03/2017 tarihini takip eden 01/04/2017 olduğu buna göre de emekli ikramiyesinin hesaplanmasına esas katsayıların 2017 yılına ait katsayılar olduğu diğer taraftan başvurana Mart 2019 ait ek ödeminin ödendiği belirtilmiştir.
14. Başvuranın kendisine emekli ikramiyesinin ödediği tarihteki güncel katsayılar üzerinden verilmesi talebi ve emekli aylığının başlangıç tarihinin tespiti esasında toplanan başvurunun çözümü emekli ikramiyesinin güncel katsayı esas alınarak mı emekli olunan tarihteki kat sayı esas alınarak mı hesaplanacağı ve emekli maaşına hangi tarih itibariyle hak kazanıldığı noktasında toplanmaktadır.
15. Konuya ilişkin yasa hükümlerini incelediğimizde SGK tarafından gönderilen cevabi yazıda da belirtildiği üzere, başvuranın emeklilik işlemleri 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmü gereğince 5434 sayılı Kanuna göre yerine getirilmektedir. 5434 sayılı Yasa ise emekli emekli aylığının başlangıç tarihindeki kat sayıların emekli ikramiyesine esas katsayı olarak alınması gerektiğini düzenlemiştir. Buna göre öncelikli olarak emekli aylığının başlangıç tarihinin tespit edilmesi gerekmektedir. 5434 sayılı Kanunun “Emekli aylığının başlangıcı” başlıklı 91 inci maddesine her ne suretle olursa olsun açıkta bulunanlardan emekli aylığına müstahak olanlara bağlanacak aylıkların son ayrıldıkları kurumlara yazı ile yapılacak müracaat tarihlerini takip eden ay başından başlayacağı hükmü amirdir. Emekli aylıkların başlangıcının düzenlendiği 5434 sayılı Kanunun 91 inci maddesinde; emeklilik hakkı tanınan bir vazifedeyken emekliye ayrılanlara görev aylıklarının kesildiği tarihi takip eden aybaşından, açıkta bulunanlara ise yazı ile yapılan müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, görevdeyken emeklilik talebinde bulunup talepleri onaylanmak suretiyle emeklilik işlemleri sonuçlananlara görev aylıklarının kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmaktadır. Ancak, her ne surette olursa olsun emeklilik işlemi sonuçlanmadan görevden ayrılmış olanlara (açıktakiler) ise yazı ile yapılan müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmaktadır.
15.1.Bu çerçevede somut olay kapsamında, Kurumuna yaptığı emeklilik talebinin onaylanmaması nedeniyle emeklilik işlemi sonuçlanmadan kamu görevinden ihraç edilerek yeni bir hukuki statüye (açıktaki) girdiği anlaşılan başvuran, görevinden ihraç edildiği tarihten itibaren açıktakiler hakkında uygulanan emeklilik hükümlerine tabi olmaktadır. Açıkta olan başvuranın, emeklilik işlemlerini başlatabilmek için yeni bir talepte bulunması gerektiği, görevdeki talebine istinaden başlatılan emeklilik işlemi sonuçlanmadığından, kendisine görevdeyken emeklilik işlemleri sonuçlananlar gibi görev aylığının kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasına kanunen imkân bulunmadığı değerlendirilmektedir. Bu bakımdan SGK tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu değerlendirilmektedir.
16. Kurumumuzun önceki kararlarında baktığımızda emekli ikramiyesinin; niteliği bakımından çalışma hayatında istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla ve sosyal devlet ilkesi gereğince yapılan bir ödeme türü olarak kıdem tazminatına benzer bir ödeme olarak kişilerin çalıştığı yıllarda maaşlarından bir kesinti yapılmaksızın, bu kişilerin ilgili bulundukları Kurumları tarafından çalışmada istikrar ve devamlılığı sağlamak amacıyla yapılan ödül niteliğinde bir ödeme olduğu kabul edildiği görülmektedir. Bu bakımdan 5434 sayılı Yasanın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının bu nitelikle örtüşmediği, zira anılan fıkra uyarınca devlet memuru görevden ne şekilde ayrıldığına bakılmaksızın tüm hizmetleri 5434 sayılı kanunun yahut 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçmesi halinde ikramiyeye koşulsuz olarak hak kazanmasının emekli ikramiyesinin amacına uygun olmadığı değerlendirmelerine yer verilmiştir. Bu şekilde emekli ikramiyesinin tanımını yaptıktan sonra emekli ikramiyesinin hesaplanmasında güncel katsayıların mı emekli olunan tarihteki katsayıların mı dikkate alınacağının belirlenmesi gerekmektedir.
16.1. Emekli ikramiyesinin güncel katsayılar üzerinden ödenmesi taleplerinin kabulüne ilişkin
Danıştay 11. Dairenin 27/2/2013 tarihli ve E.2011/6625, K.2013/1987 sayılı kararında; “…5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesine göre emekli ikramiyesi ilgiliye bağlanan emekli aylığı esas alınarak belirlenmektedir. Emeklilik, memuriyet statüsünün değişmesine neden olan ayrı bir statü olduğundan, bu statünün başlangıcı da aylığın bağlandığı tarih olduğu gibi emekli aylığı da, ödenecek ikramiyenin bir unsuru ve ölçüsü olup, emekli aylığı belirlendikten sonra buna göre ikramiye ödenmektedir. Bu nedenle; davacının yoksun kaldığı ikramiye farkı, diğer bir anlatımla uğranılan zarar emekli aylığının bağlandığı tarih itibariyle oluştuğuna göre, tazmini gereken zararın da, zarara neden olan bu işlemin tesis olunduğu tarihteki hukuksal duruma göre hesaplanması gerekeceği tabiidir.
16.2. Bu itibarla; yukarıda değinilen açıklamalar ve yasal mevzuat hükümleri gereğince, davacıya ödenmesi gereken emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki güncel tutarlar üzerinden hesaplanarak ödenmesi yönündeki istemin herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığından reddi gerekmekte iken, kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Bu kararlar sonrasında mahkemeler, Danıştay kararları çerçevesinde karar vererek uyuşmazlıkları çözümlemişlerdir 17. Bununla birlikte emekli ikramiyesinin hesabında esas 5434 sayılı Kanunun 6270 sayılı
Kanun ile değiştirilen 89 uncu maddesinin metninde yer alan “ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 08/11/2012 tarihli ve
E.: 2012/33, K.:2012/134 s. kararında
“ Dava dilekçesinde, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi durumunda ikramiye miktarı düşük kalacağından sosyal hukuk devleti ilkesinin, çalışanların göreve başlama tarihleri, çalışma süreleri ve eğitim düzeylerine göre ödenecek emekli ikramiyesinde farklılık oluşacağından eşitlik ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin dava konusu kuralı da içeren üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, ikinci fıkra uyarınca ödenecek emekli ikramiyesinin kamuda geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlı olarak, bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylığın unsurları göz önünde bulundurularak ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınmak suretiyle ödenmesi öngörülmektedir. Dava konusu kuralın devamında ise aylığın başlangıç tarihindeki güncel katsayılar dikkate alınarak emekli ikramiyesinin hesaplanacağı belirtilmiş ve böylece kural kapsamında çalışması bulunanların herhangi bir hak kaybına uğramaları engellenmiştir.
Kanun koyucu, dava konusu kural ile farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesini öngörmek suretiyle bu kişiler lehine bir düzenleme getirmiştir. Bu nedenle kuralın, sosyal hukuk devleti ilkesiyle çelişen bir yönü bulunmamaktadır.
Öte yandan, kanun koyucunun, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara, kamuda geçen çalışma süreleri için emekli ikramiyesinin miktarını ve ödenme koşullarını belirleme konusunda, anayasal ilkelere aykırı olmamak, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözetmek koşuluyla düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır.
Kamuda ilgili personel kanunlarına göre çalışmakta iken bu görevlerinden ayrılıp, emekliliğe esas çalışma süresini hizmet akdiyle tamamlayanlar ile kesintisiz olarak kamuda çalışıp emekli olanlar emeklilik keseneğine esas aylık tutarın unsurları (aylık gösterge, ek gösterge, kıdem aylığı, taban aylığı ile emeklilik keseneğine esas oranda emeklilik tazminatı) bakımından hukuken farklı konumdadırlar. Zira kamudaki görevlerinden ayrılarak farklı sosyal güvenlik kurumlarına geçip çalışma sürelerini tamamlayanlar ile çalışma sürelerinin tamamını kamuda geçirenlerin emekli keseneğine esas aylık unsurları farklı olacağından hesaplanacak emekli ikramiyeleri de farklılık arz edecektir. Bu nedenle emekli ikramiyesinin ödeneceği tarih itibariyle farklı hukuksal konumlarda bulunan çalışanların göreve başlama tarihlerine, çalışma sürelerine ve eğitim düzeylerine göre ödenecek emekli ikramiyesinde farklılık oluşmasında eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.” gerekçesiyle madde metnin
Anayasaya aykırı olmadığı tespit edilmiştir.
18.Öte yandan başvuru konusu emeklilik işlemlerinin 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen olaylar neticesinde ilan edilen Olağanüstü Hal Döneminde tezahür ettiği, bu döneme ilişkin olarak ise idarenin işleyişine ilişkin olarak olağan dönemlerdekinden oldukça farklı bir işleyişin oldu bu bakımdan yapılan değerlendirmelerin olağanüstü hal dönemi ile sınırlı olarak halin icabı gereği aylık bağlanması ve emekli ikramiyesi ödemelerinin haklarında yürütülen soruşturma ve yargılama süreçleri de gözetilerek yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan emeklilik işlemlerinin sonuçlanmasının normalden daha uzun sürmesi anlaşılabilmektedir.
19. Nitekim anılan süreçte emeklilik işlemlerinin tamamlanmasına yönelik olarak terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı bulunması nedeniyle kamu görevinden çıkartıla veyahut bu yönde hakkında suçlama bulunan kişilere ilişkin olarak, devletin istihbarat güvenlik ve yargı organlarından bilgi alınması, bu konuda yapılacak düzenlemelerin beklenilmesi ve en nihayetinde kurumların emekliye sevk onayı göndermesi sürecine bağlı işlemlerin hassasiyete ve titizliğe aykırı işlemler yapılması telafisi güç sonuçlar doğuracağı muhakkaktır.
20. Sonuç olarak Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme ve incelemeler neticesinde; başvuranın emekli maaşının yasada yer alan hükümler doğrultusunda emeklilik talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ödemesi ve ikramiyesinin ödemenin yapıldığı dönemdeki güncel katsayılar üzerinden ödenmesine yönelik olarak yapılan başvurusunun incelenmesinde; emekli aylığının bağlanmasının yazılı talep ile mümkün olmasının sigortalıların haklarını korumaya yönelik olduğu bu bakımdan idare tarafından yasaya uygun şekilde başvurana talep tarihini takip eden aybaşından itibaren emekli aylığı bağlanması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu, 20.1. Emekli ikramiyesine esas katsayının mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği bu kapsamda 5434 sayılı Yasa hükümlerinin açık olduğu, , söz konusu yasanın Anayasa
Mahkemesi denetimi ile Anayasa uygun olduğunun tespit edildiği buna göre emekli ikramiyesinin başvurana emekli aylığının bağlandığı tarih olan 01/04/2017 tarihindeki katsayı esas alınarak bağlanmasının yasaya uygun olduğu, 20.2. Öte yandan, emekli aylığı bağlama işlemi ile başvurana emekli ikramiyesiyle birlikte 01/04/2017-28/02/2019 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin olarak emekli aylığı ile bu dönem için ek ödemenin, 01/03/2019-31/03/2019 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin olarak 3.915,02.TL ve bu aya ilişkin 156,60.-TL ek ödeme olmak üzere tahakkuk ettirilen aylık ve ek ödeme tutarlarının ödenmek üzere Ziraat Bankası Talas / Kayseri şubesine gönderildiği ve emekli ikramiyesi dahil bu ödemelerin başvuran tarafından 07/05/2019 tarihinde tahsil edildiği, Mart
2019 ayına ait 156,60.-TL tutarındaki ek ödemeyi tahsil ettiği tespit edildiğinden başvuranın
bu talebinin zaten yerine getirildiği, 20.3. Tüm bu değerlendirmeler nezdinde emeklilik işlemlerinin sonuçlanmasının işlemlerin meydana geldiği tarihe özgü sonuçları olduğu bu durumun olağan dönemlerdeki gibi olmasının beklenemeyeceği de ayrıca gözetilerek Sosyal Güvenlik Kurumunun başvurana emeklilik aylığı bağlandığı tarihteki katsayı üzerinden emekli aylığı bağlanması işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi